En Sıcak Konular

Emir Yıldızdan

Köşe Yazısı
Emir Yıldızdan
27 Şubat 2016

Suriye Meselesini Önceden Görmek



İktidara yakın yazar olarak bilinen Abdulkadir Selvi Yeni Şafak’ta  şu tarihte itiraf ediyordu: 16 Şubat 2016.


İtirafa bakar mısınız:

“ Suriye'de iç savaşın uzaması ABD ve İsrail projesiydi.

 ABD, başından beri Esed'in gitmesi konusunda samimi olmadı. Yetmedi bir de Rusya'yı Suriye'ye soktu. Suriye'yi bir ateş topuna çevirip, Türkiye'nin kucağına bıraktılar.”

http://www.yenisafak.com/yazarlar/abdulkadirselvi/turkiyenin-guvenlikli-bolge-plani-2026840

Sayın Selvi’ye Günaydın diyorum…

Tıpkı  Sayın Davutoğlu’nun zamanın da itiraf ettiği gibi: http://www.timeturk.com/tr/2013/05/25/davutoglu-ndan-ilginc-suriye-itirafi.html

Oktan Keleş başından beri SURİYE konusunda UYARMIŞTI.

Yetkililerimizin zamanlarının olmadığını biliyorum elimden geldiğince kısa bir özet hazırladım:

12.08 2011’de  Oktan Keleş:

 “Amerika, İsrail ve İngiltere’nin bölgedeki büyük planının bir parçası  da; Türkiye’nin, Orta Doğu’daki yükselen prestijini tersine çevirmektir. Bunun için de Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesi için uğraşmaktadırlar.”

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=170


11 Ekim 2012’de:

“1- Arap Baharı safsatası istenilen hızda gitmediğinden başka coğrafyadaki Arap ülkelerine üflüyorlar.Yani diğer Arap ülkelerinin gururlarını okşuyorlar. 

2- Suriye meselesinin uzaması yine bu psikolojik söylemin hedefi.”

Nedense mülteciler hep Müslümanlardır. Kabak hep Müslümanların başına patlıyor. Mesela Esad canisine karşı Suriye’deki Hıristiyanlar savaşıyor mu? 

Ortadoğu’da etnik nüfuz hareketleri planlarına dikkat edilmeli! Bunun ülkemize olan tarihsel etkileri dikkatle takip edilmeli. Zira bugün Meclis’te eyalet sistemine geçme yasasını andıran bir konu gündemdeydi.

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=279 


18 Ağustos 2011’de:

“Türk Milletine açılmış bir savaş vardır. Türk Devletine ise zaten çoktandır bir savaş açmışlardı.”

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=956


6 Nisan 2012’de:

Ortadaki tablo bu, peki ne yapılmalı? ABD ve AB’ye bu konuda asla güvenilmemeli. Milli politika uygulanmalı.”

Rusya Ortadoğu’daki kalesini kolay kolay bırakmaz. ABD ise hem kendi hem de İsrail çıkarlarınca ASYA’YA biraz daha yanaşma isteğinde.  

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1465


1 Ağustos 2012’de:

Rusya'nın Ortadoğu'daki tek müttefiki Esad rejimi yerine, Rusya'nın menfaatlerini aynen müdafaa edecek biri geçmeyince, Esad'ın düşmeyeceğini hangi basiretsizler tahmin edemedi? 

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=262


14 Ağustos 2012’de:

Bir başka açıdan da bakarsak; Türkiye'nin Rusya ile enerji başta olmak üzere silah alımı gibi birçok alanda yakınlaşması oldu bu sıralar. Bu kimin işine gelmez? ABD'nin… Peki o zaman ne yapılmalıydı? Tıpkı Soğuk Savaş yıllarında, "Sovyetler gelecek?" tehlikesi gösterilerek, Şeytani her plan uygulandı değil mi? Şimdi aynı filmi bir kez daha sahneye koyuyorlar: "Bu işin arkasında Rusya var!"  hikâyesi ile. Peki Rusya yok mu bu işin içinde? Yani Rusya Suriye'nin hamisi değil mi?  Tabii ki hamisi. Rusya'nın Ortadoğu'daki son kalesi Suriye'dir. Peki İran'ın bu olay işine gelmez mi? Gelmez olur mu? Suriye, Lübnan ve kısmen Filistin İran'ın ileri oyun alanlarıdır. Bunlar çok doğal. Tıpkı Balkanların, Kafkasların bizim ileri kalelerimiz olduğu gibi.

İşte Şeytani plan bunun üzerine, bu gerçeklik üzerine kurulu. Bu işin arkasında; İran, Rusya var, daha geride ise Çin. Ama bu işin arkasında İran ve Rusya var, diyenler nedense hiç İsrail'i ve Amerika'yı dillendirmiyorlar? Neden mi, çünkü onların senaryolarına göre kalem oynatıyorlar da ondan. Bir de şöyle diyorlar saf saf: ABD bizim stratejik ortağımız, müttefikimiz, hiç öyle şey yapar mı? Yani bize kazık atar mı?

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=256


4 Eylül 2012’de:

Esad’ın gitmesi de çabuk olacak sanıldı. Oysa Esad yıpratıcı unsur olarak planlanmıştı. Yani diğerleri gibi hemen gitmeyecekti. Hükümetin, basiretsiz, ütopik hayaller peşinde koşanları bunu anlamadılar. Zannettiler ki Esad’da hemen gidecek.” (Abdulkadir Selvi daha 16 Şubat 2016’da gerçeği görmüş. Aynı cümlelerle söylememiş mi?)

“Hükümet, yanlış stratejisi, yanlış Suriye politikaları ile Kuzey Irak’tan sonra Kuzey Suriye’yi de karşımıza bir sorun olarak dikti. İsrail’in nihai hedefine ancak bu kadar hizmet edilir.”

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1821


22 Temmuz 2013’te:

Şeytaniler uzun vadede Esad’ın devrilmemesi üzerine planlar kurdu, ama Arap baharının oraya sıçrayacağını aptallar bile bilirdi. Bunun için de tavşana kaç, tazıya tut planını devreye sokuyorlar. Mezhepsel taraflar netleşince de, Suriye’ye ABD planı doğrultusunda, düşmanca tavır alan ülke, bu rolünü aşarsa, uyarılacaktı.  Yaşananları bir düşünün, bunlar olmadı mı?”

Bunlar, hemen Esad devrilecek planına göre politika yaptılar. Çünkü dost dediklerine güvendiler. Ama güvendikleri dostları da, Esad kadar zalimdi.  Fark etmediler herhalde. ABD, AB neden muhaliflere silah ambargosu yaptı? Tam Esad güçleniyor; pat bir açıklama Fransa’dan “silah ambargosu kalksın.” Tabi bu açıklama  plandaşlarının sesi olarak seslendiriliyor. Bakıyorlar Esad sallanıyor, pat İngiltere açıklama yapıyor, “Türkiye yanlış yapıyor,” diye. Hâlbuki Türkiye’ye gazı da onlar veriyor. Duruma göre, Esad bir hamle yapıyor, pat Angelina Jolie mülteci kampında dünya kamu oyunu gıdıklıyor. Esad hamleyi arttırınca, pat İsrail Golan tepelerine hava saldırısı yapıp, durumu dengeliyor. Muhalifler hamle yapıyor, pat Rusya hemen ABD ile telefonda vs vs”

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2546


19 Ekim 2015’te:

Rusya Suriye’yi bırakmaz, Esad’dan  da istediğini almadan desteğini kesmez" diye. Rusya ile Türkiye karşı karşıya getirilmek isteniyor! Bulaşmayın Suriye’ye. Bazıları eleştirmiş; “Suriye sınırındaki yapılanmadan sonra hala Oktan Keleş müdahaleye karşı mı?” diye. Cevap: Tabii evet! Karşıydık, hala karşıyız! Haklı çıkmadık mı? Bataklığın büyük sineği Rusya’yla, Suriye’de karşı karşıya gelecektik. Birtakım beyinsizler anladı mı şimdi?

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=393


5 Aralık 2015’te:

Şu anda somut bir realite söz konusu. Arap Baharının başlangıcından bir kaç yıl öncesinde olan hadiseler sanki şu an Türkiye'de sahneye konuluyor.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=4608

     

18 Aralık 2015’te

Türk Milli Stratejisi uygulanmalı! Akılcı politika tesis edilmelidir! Aman dikkat; gündem daha çok hata yapmaya müsait...

Hep söyledik, yazdık, Milli konular hayatidir, iç siyaset çekişmelerine alet edilemez. Bizim içteki çekişmelerimiz bizi bağlar,  yanlış varsa bir birimizi yeriz, severiz, döveriz, kırarız, düzeltmek için mücadele ederiz. Bizim iç meselemiz, dış güçleri, ilgilendirmez, onlara bir şey yemek düşer! Bu ülke bizimdir, namusumuzdur! Türkiye’yi yurt dışına şikayet eden kim olursa olsun, cezalandırılmalıdır!

http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=406

 .....

Yetkililer, Oktan Keleş'in uyarılarını zamanında dikkate alsalardı, hem bu kadar Müslüman kanı dökülmeyecek, hem de Türkiye sokaklarında bu kadar Suriyeli  Müslüman kardeşlerimiz sersefil olmayacaklardı. 

ABD'nin ve İsrail'in oyununu başından beri ilk yazan kişi Oktan Keleş'in kıymetini anlayacaklar ama neleri kaybettikten sonra? 

Allah Türk Ordusuna ve Türk Milletine zeval vermesin.


Emir Yıldızdan  

buulkem@gmail.com   

Twiter:@emiryildizdan

17 Şubat 2016 



Bu yazı 4,047 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mayıs 2019 Barbarosun Sancağı
    • 12 Aralık 2018 NATO mu PESCO mu?
    • 17 Ağustos 2018 Papaz Kaçtı Oyunu
    • 17 Aralık 2017 Yüzyıllık İntikam
    • 13 Ağustos 2017 Gökteki Türklerle Yerdeki Türkler Birleşti!
    • 4 Ağustos 2017 Gargad-DNA Görünmezliği Projesi ve Manyetik Biyoloji
    • 31 Temmuz 2017 Pentagon'un Planını 5 Yıl Evvel Deşifre Etmiştik
    • 23 Haziran 2017 27 Uçağın Sırrı
    • 4 Mayıs 2017 LOLAN (LÜLEN)-ECE-AYSULU TÜRK'e Kavuştu!
    • 6 Şubat 2017 13 Ocak 16.40, Denktaş, İstanbul
    • 1 Ocak 2017 Tarikatlar-Cemaatler ve İstihbarat-1
    • 6 Aralık 2016 Ordu, Bütün Türk Milletidir!
    • 1 Kasım 2016 Sessiz Sözsüz Yaşananlar
    • 22 Eylül 2016 Kadim Savaş Devam Ediyor
    • 16 Eylül 2016 Che Guevara Yahudi'dir!
    • 28 Ağustos 2016 Biden Hangi Şantajlarla Geliyor
    • 5 Ağustos 2016 Şifreler Açıklanıyor!
    • 29 Haziran 2016 İstanbul'un İlk Sahibi Türklerdi!
    • 8 Haziran 2016 Türklerin Sırrı AY'da Saklanıyor
    • 29 Mayıs 2016 TIME Dergisine Kapak Olmak

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,849 µs