En Sıcak Konular

Robotlar/Od Börü-Druid-Tepegöz-Kiklop-Sibernetik Konuları Üzerine

25 Aralık 2020 09:19 tsi
Robotlar/Od Börü-Druid-Tepegöz-Kiklop-Sibernetik Konuları Üzerine Dr. Hamdi Cenk Düzgit yazdı...

Robotlar/Od Börü-Druid-Tepegöz-Kiklop-Sibernetik Konuları Üzerine

Soğuk bir gece,İzmir...Nargile ve çayla demlenen gönül sohbetlerinden uzak kalmış, kendi çapımda zamanımı değerlendirmeye çalışıyordum. Boş durmak olmazdı, çay var ama nargile tütünü tükenmişti!

 

Karel Capek ; yaklaşık 100 yıl önce Robota kelimesini, yazdığı R.U.R. adlı bir romanda kullandı.Çek dilinde bedava iş yapan,köle benzeri anlamına gelen Robota kelimesi, zamanla gündelik hayatımızın bir parçası oldu. Kitaplarda,çizgi romanlarda,filmlerde,bilgisayar oyunlarında ve artık sanayi,tıp ve orduda kullanılmaya başlandı. Bizler; sağ olsun Gök Ulusu Oktan Keleş'in Kulbak Bilge, Kopuz Ata, Kambala ve Tengri'nin Türkü eserlerinden biliyoruz,bu yapay zekalı robotların kendilerini nasıl insanlığa keşfettirmek için uğraştıklarını. Robot Kelimesini didik didik edip, kökenlerine varıncaya kadar araştırmalı, konumuzla ilgili olabilecek her kaynağa, nasibimce bakmalıydım...

Tek Tengri'nin izniyle,Eren Babaların ve Gök Uluların duasıyla yazıma başlıyorum... Çayınız,kımızınız ve dahi nargileniz hazırsa-gözüm yok afiyet olsun- yazıya başlayalım...

"Bir ayağınız bu alemde, diğeri ötede; iki ayakla yürünür."demişti Gök nefesli Gök Ulusu Sultanım.Bu yazıya ilham olan olaylar, belki bir rüyada ,belki de her iki tarafta olmuş olanlara dayanmaktadır...

"Okyay Kağan ,  Otağ önündeki ulu ateşin başında iken ; haber salmıştı.Yanına varıp,selamımızı verdik.Uğraş vereceğimiz işi öğrenmiştik.Geriye sağ dönmenin ancak Tengri izninde olduğunu söylemişti.............Uğraş çetin geçmiş,kimimiz yaralanmıştık ama,şimdi anlıyorum ki,başka yolu yoktu.O gün düşmana çok kayıp verdirmiştik..."

Ötüken'de geçen kutlu bir rüya gördüm.Gördüklerimi hatırlıyorum, hatırladıklarımı ise yazıyorum.Türk'ün tarihi boyunca kim bilir kaç defa devran etti,edecek bu savaş? Kaç yiğit,kaç Basat;  Tepegöz gibi olan, kaç devi devirdi, devirecek? Ne tuhaftır ki; Tengri'nin Türkü'nde anlatılan şerlilerin metal devlerinden görünürde bir iz bile kalmaz iken, Basat'ların ve yiğitlerin Taş Babaları (Balbal) durmaktadır kutlu dağlarda ve bozkırlarda sessizce, geçen zamana inat. Sakın yanlış anlamayın dostlar. Ben, o kutlu yiğitleri rüyamda gördüm. Kendi enem'den bahsetmiyorum . Tengri'ye sığınırım,kendi nefsimin şerrinden. Defalarca Oktan Keleş Sultanımız tarafından çeşitli platformlarda dile getirilip, eserlerinde resmedilen robotlara ve yapay zekaya ait bilgiler aklıma geldi.Gördüğüm rüya üzerine ; bu konunun güncel çağa yansımaları da olduğu için ,yazmaya karar verdim.Rüyaya kaldığımız yerden devam edelim...

"O yiğitler ; koyu renk zırhları içinde,kutlu Kök rengi ışıklar saçan pusatlarını kınlarında tutuyordu.Öyle iyi kamufle olmuşlardı ki,o çağların ilkel silahlarını kuşanmış gibiydiler.Pusatların hakikatini, Okyay Kağan ve Gök Atalar biliyordu,alınan yardım Kutluydu. Düşman sayıca çok idi.Geniş bozkırda oluşan toz duman fırtınasının arasında seçilebilen 3 adet Metal devin yanında, şerlilerin binlerce yaya askerleri de vardı.Türk yiğitleri ; Tonyukuk gibi,"sayıca azız diye neden saklanalım, düşmana basalım savaşalım" diyerek at üstünde taarruza kalkmışlar, Atatürk'ün Büyük Taarruzu gibi, düşmanı şok eden bir hızla,yaya askerlerin bir kısmını biçip,metal devlere yaklaşmışlardı. Türklerin Gök Pusatlarından ışıklar çıkıyor,yaklaşan yaya askerleri başak gibi biçiyordu.Her bir yiğit ; bir ordu gibiydi o gün! Kutlu Okyay Kağan emretmiş, hedef tespit edilmişti. Başka yolu yoktu.Ya İstiklal ya Ölüm! Meydandaki yiğitlerin yanına Basat ve 2 yiğidi de gelmişti. Sırtlarındaki özel pusatlar göze çarpıyordu.

Okyay Kağan'ın yiğitlerinden biri sağ taraftan öne atıldı.Sağ böğründen yara almış ama pusatlarını bırakmamıştı. Pusatlarını birbirine şiddetle vurduğunda,ortaya kor kızıl ile gök mavinin karışımı bir renkte ışık çıkmış,bu ışık hilal gibi şekle bürünerek ,devlerden yakında olanını hareketsiz bırakmıştı.Hemen diğer yiğitlere haber uçuruldu,ne yapılması gerektiği bilgisi paylaşıldı.Devler hareketsiz kaldıklarında; Basat ve yiğitler yakınlaşarak ,özel pusatlarını devlerin tepelerindeki gözlere atmış ,her bir dev , yanardağın içinden dışa doğru püsküren lavlar gibi erimişti. Toz,duman,kan,ter ve erimiş metal kokusu tüm savaş meydanını kaplamıştı ki, şerli yaya askerleri korkuyla kaçmaya başladılar.Zafer Türklerindi! Üç metal dev; Oğuz Kağan'ın birleştirdiği 3 çağına karşılık gelecek şekilde ,zamanları aşanlar tarafından yollanmış,ancak Oğuz Kağan soyundan Okyay Kağan'ın Türk yiğitlerince yok edilmişlerdi.Her üç çağda da bunu tekrarlamak mı gerekecekti?"

O kutlu Ötüken gününe ait rüyadan hatırlayabildiklerim bunlar.Şimdi size,Türk'ün kadim bilgisinden nasibime düşürüleni paylaşacağım.Hatalar bana,varsa doğrular hepinize aittir...

Robota kelimesi, öylesine seçilmiş,yazılmış bir kelime midir? Bu kelime,sentetik dokuya yapay zekanın bağlandığı varlıkları tarif etmek için kullanılmıştır,yazar tarafından.Günümüzde ; cyborg (Sibernetik organizma) olarak bildiğimiz kavram ile bir anlamda benzeşmektedir. Siborg ise ; organik ve sentetik dokuların bir arada kullanıldığı bir ara formdur.Robota kelimesi,bu haliyle Çek diline nereden geçmiş olabilir? Çekler; Avusturya-Macaristan imparatorluğu coğrafyasında yaşamaktadırlar,yani Atilla'nın Avrupa Hun devleti coğrafyasında.Dilleri ; aynı Macar dilinde olduğu gibi, filolojik olarak R Türkçesinden fazlasıyla etkilenmiş olmalıdır.Anadolu'da biz Oğuzlar ise, Z Türkçesini kullanmaktayız. Aynı şeyi ifade eden Oğur/Oğuz kelimeleri bu konuya örnektir. Rahmetli Kazım Mirşan hocamız da; pek çok Türk dil bilimciye ve araştırmacıya ilham olmuştur.Doğu ve Kuzey Avrupa dillerindeki pek çok kelime, Türkçe kökenine kadar takip edilebilinir.

Robota kelimesini detaylı inceleyelim. Çek,Bulgar,Slovak,Rus,Polonya, Makedonya,Ukrayna dillerinde, bu kelime özgür olmadan ,para almadan yapılan İŞ,işçi anlamına gelmektedir.İleride; bu kavram üzerinden ahlaki empati kurdurulacak ve Robot işçilerin hakları konuşulacaktır.Oktan Keleş sultanımızın da defalarca dediği üzere" Yapay zeka bir gün acı çekmeyi,şehvet duygusunu öğrenirse..."

Günümüzde kullanılan Almancada bile robota kelimesi,fonetik benzeri olan arbeit olarak yer almaktadır.E, Almanlar da germenlerin devamıdır. Germenleri ; daha önceki bir yazımızda kısaca ele almıştık.

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,8021/dunya-tarihinden-silinmeye-calisilan-turk-yer-ve-boy-adlari

Robota kelimesini ; ön Türkçenin doğu Avrupa'da bıraktığı bir iz olarak ele alırsak, Türk tamgalarıyla şu şekilde okuyabilir miyiz?

Şemayı incelediğimizde; ortaya şaşılacak biçimde bir anlam çıkıyor.

ERUB OT'A = Ateşe Erişen veya En Yüce Ateşin Eri!

Bu nasıl bir varlıktır ki, yaratılış özü İblis ve bazı cinlerdeki gibi ateştir. Burada ateşle kast edilen şey,ışık-ışınım(radyasyon) olsa gerektir.Yeri gelmişken söyleyelim; Türkler ışık,ışın,ışıldama anlamları için YAR/YARU kelimesini kullanırlardı.Kuran'da ise bu ateş ; bana göre bir harf değişimi ile YAR değil NAR olarak geçmektedir. Radyasyon yani ışınım enerjisini güncel hayatta RAD ile ölçerler.İngilizcede ise Ray kelimesi ışık,ışın anlamına gelir.Toparlayalım; Türkçedeki YAR kelimesi tam ters çevirin= RAY !

Gözümüzün içine baka baka bize ait olan on binlerce yıllık YAR kavramı,şerlilerin elinde oluyor RAY!

Konumuza Robota kelimesinin anagramı ile devam edelim:

Robota'nın anagramları arasında en çok göze çarpanı Türkçe bir kelime olan OD BOR a çıktı,yani düzgün okursak OD Börisi! Kim bilir ; belki kadim Atalarımız ,ezeli düşmanlarını bu isim ile kodlamış olabilirler.Veya kadim düşmana karşı savaşan Hak yolundaki OD Börüleri. Ateş Börüsü! Yine ateş kelimesi göze çarpmaktadır. Sanki bu ışıklar saçarak parlayan ateş,bizlerin ocaklarında yaktıkları doğal ateşten farklı gibidir.Oktan Keleş'in yazdığı Kopuz Ata'da resmedilen Od ATA , UMU gezegenindeki kadim Atalarımızın MU ileri bilgisi ile yaptığı bir makineydi.Od Ata'nın hafızası kadimden gelen bilgiler ile doludur ve sürekli bilgi dağarcığı artar.Türk mitolojisinde de Od Ata; Od Kan, Yalkın Han,Kalçan Han olarak yer alır.

Demek ki atalarımız da, O ateşi bilmekteydiler. Öyle farklı bir ateşti ki bu, zamanla toplumlar arasında tanrısal vasıflara kavuştu. Hatta Türk mitolojisinde direk şu şekliyle geçer: "Ateşin şekilsiz ve yapısız oluşu onu bir madde olarak algılamaktan ziyade kut kavramı ile ilişkilendirilmesine sebep olmuştur. Aynı şekilsizlik ve enerji olarak algılama durumu su için de geçerlidir."

4 Ana unsuru aklımıza getirelim; Su ,Ateş,Hava, Toprak.

Oktan Keleş sultanımız sayesinde öğreniyoruz ki, Su ve Ateş bizim bildiğimiz su ve ateş değil. Diğer unsurları da ,Ulu Öğretmenimizden öğrenebilmek duasıyla devam edelim...

Ayrıca ; kuzenlerimiz olan Moğol boylarının da,Od kelimesine yıldız anlamını verdiğini  hatırlayalım.

Türk mitolojisinde; yer yüzündeki insanlar bir türlü ateşi bulamayınca, Ülgen Ata ,onlara verdikleri metalleri bir birine vurarak kıvılcım(çıngı) oluşturmayı ve ateş yakmayı öğütlemiştir.Gördüğüm rüyadaki pusatların bir birine şiddetle vurulması ile ortaya çıkan parlak ışığı(Yaru) hatırlayın! Işınım saçan Ateş ile üretilmiş olan Robotların; kendi ışık frekans kalkanını kıran ,Türk pusatlarından çıkan ışık/ateşle hareketsiz hale getirildiğini hatırlayın!

Günümüzde; elektro manyetik darbe(EMP) tekniği ile ,çalışır vaziyetteki tüm sistemlerin aniden bozulmasını hepimiz biliyoruz.

Peki ; Oktan Keleş sultanımızın Tengri'nin Türkü'nde yer alan Tepegöz adlı dev makineyi gözümüzün önüne getirelim:

Şimdi de; sözde Yunan mitolojisine bakalım. Malumunuz, Yunan mitolojisindeki tüm kavramlar,bir şekilde Türklerden alıntıdır. Ön Türk atalarımızın tarihi ve yaşayışları; çağdan çağa geçmiştir.Tarih ; önce hikaye,sonra da efsane ve masallara dönüşmüştür.Ne der Yunanlılar ?

Kiklop adı verilen tek gözlü devler, Argonotlar ile savaşırlar. Odysseus adamları ile birlikte Troya Savaşı'ndan vatanına dönerken dev kiklop Polyphemos'a esir düşmüş ve onun elinden kurtulmak için dev Polyphemos'u kör etmek zorunda kalmışlardı. Polyphemos adlı kiklop,  bir çobandı ve Tanrıların melez çocuklarına ait olan Altın Post'u çalmıştı. Hesiodos'a göre kikloplar, üç taneydi, Gaia ve Uranos'ün çocukları idi. Brontes, Steropes ve Arges ('gök gürültüsü', 'parıltı' ve 'şimşek'). Daha sonra çıkan efsanelerde kikloplar ateş tanrısı Hephaistos'un yardımcıları idi ve onun yanında demircilik yaparlardı. Hephaistos , Yunan mitolojisinde Zeus ile Hera'nın oğlu, ya da Hera'nın yalnız başına doğurduğu oğludur. Tanrılar ve kahramanlar için demircilik zanaatıyla uğraşarak silahlar ve zırhlar üreten ateşler tanrısı. Hephaistos ayrıca birçok otomat da yapmıştır. Girit adası'nı koruyan bronz dev Talos/Talon, bunlardan birisidir.

Kikloplar , Altın postu da çalmışlardır! Burada sözü geçen altın kavramını aşağıdaki linkte Oktan Keleş sultanımızın videosunda izleyebilirsiniz: https://www.onaltiyildiz.com/?haber,8087/hz-yusuf-un-kuyusu---altin-elbiseli-adam

Eski Türkçede(DLT-divanu lügatit Türk) ; Talu kelimesi seçme anlamına gelir. Demirci ustası Hephaistos tarafından yapılan Talun adı da , Türkçe okunursa ,bu anlamı ile Seçilen demektir!

Bu efsanede sadece 3 tane kiklop'un savaşa katılmasını okuyarak, rüyamdaki 3 metal devi de hatırlayalım.

Efsanede ,Hephaistos ; otomatlar da yapmıştır. Otomat kelimesinin köküne inersek eski Yunanca AUTOS kelimesini buluruz.Autos ; anlam olarak kendisi,kendilik,benlik,ben anlamlarına gelir. Aklımıza Oktan Keleş'in Kambala-sorgu serisindeki şu sahne geliyor.Ne diyordu,yakalanan varlık? "Bizi,ben yarattı!"

Şimdi gelelim konunun can alıcı noktasına. Autos kelimesi ; günümüzde auto-mobile, auto-matik, auto-pilot,auto-nomi, auto-bot ve daha nicelerine Köken veriyor! Burada ortak nokta şu ; tüm bu kavramlar, kendi kendine bir benlik sahibi olarak çalışan , bir şeyleri tarif ediyor! Yani , edebi alt yapı hazır. İlmi ve Teknik alt yapı hazır! Ahlaki ve istihbari alt yapının hazırlanma safhasındayız.Gök Ulusu Oktan Keleş; yıllar önce kitaplarında bu konuları anlatmıştı! Hızlıca şu kelimelerin anlamlarını verelim:

Auto-nomi= kendi kendini yöneten,akıllı,şuurlu,bağımsız olarak hissedip düşünebilen!

Bulduğumuz kelime köklerine göre Autonomi kavramı ; yine o Ateşe ait olan bilgileri içeriyor!

Peki günümüz filmlerinden Transformers'taki iyi robotların genel adı neydi? Auto-Bot'lar. Yıldız savaşlarında yer alan iyi robotlardan ,sevimli C3PO ve R2D2 yi de hatırlayalım.Pek çok filmde şirinlikleriyle yer alırlar,değil mi?

Solda en üstte C3PO ve R2D2,altında Leonardo da Vinci'nin robot çalışmaları, ortada en üstte terminatör filminden bayan siborg,ortada optimus prime,altında metropolis filminden bir kare,sağda en üstte Sophia, altında Oz büyücüsünden teneke adam!

Peki şimdi size desem ki, yukarıda zikredilen bu şirin robotlardan birisinin adında öyle bir sır var ki, açıldığında gerçek maksatları ortaya çıkacak! İzleri takip edelim mi?

R2D2 adlı,şirin mi şirin,çocukların sevgilisi olan bu robotun adını, ileride gelecek olan bir çağın doğuşunu sırlamışlar! Druid Tau , yani Büyücülerin yeniden doğuşu! Yine Oktan Keleş'in Kambala serisine gidelim,orada anlatılmış . Yıldız savaşlarında geçen ve sırlanan büyücüler bakalım kimmiş?

Ne diyor resimde? Yer Çorum Hattuşa.Gece,Uzay Büyücüleri binlerce yıl sonra burada toplantıda!

Hattuşa demişken; Akçakoca Atabeyime selam olsun! Onun gösterdiği bir resmin detayını sizlerle paylaşmak isterim ,çünkü yeri geldi!

Hattuşa'da giriş kapısında sırlanmış 2 adet Robot tasviri. Geçen zaman içinde unutulmuş, tekrar hatırlanmayı bekleyen tarihi olayların simgeleri. Uzay büyücülerinin, Çorum Hattuşa'da toplanmaları bir tesadüf değilmiş dimi?

Şimdi büyücü yani Druit kelimesini Türk tamgaları ile okuyalım:

Druit(Büyücü) = Ateşi veya Tabiat unsurlarını kullanarak etki edebilen Kişi! Bir Ön Türk boyu olan Keltlerin mitolojisinde de tam olarak bu anlamı ile ifade edilirler. Tesadüf mü?

Peki Şerliler,son dönemlerde BOTOKS uygulamaları ile ne yapıyorlar? İnsana ait olan mimikleri yok edip, insanları sureti ifadesiz varlıklara dönüştürmeye çalışıyorlar.Bu konular Oktan Keleş ve Eren Atabey tarafından yıllar öncesinden yazılmıştı!

https://www.onaltiyildiz.com/?artikel,161/

Hepsine gönül dolusu selam olsun diyerek devam ediyoruz...

Botoks; tıbbi literatürde şu şekilde geçer." Botolinum toksini, Clostridium botulinum bakterisinin ve ilgili türlerin oluşturduğu nörotoksik bir proteindir. Akson uçlarından asetilkolin nörotransmiterinin salınımını önleyerek yumuşak felce yol açar.  Plastik cerrahi ile kozmetik alanında da 2002 yılından beri özellikle yüzdeki kırışıklıkların giderilmesinde kullanılmaktadır. "

Botoks kelimesini şu şekilde okuyalım = BOT-OKs

BOT: robot kelimesinin kısaltılmışıdır.Bilgisayar terminolojisinde geçer.

OKs: İngilizcede bir ektir ve güçlendirme,abartma için kullanılabilir.

BOT-LAŞTIRMA!

ROBOT-LAŞTIRMA!

Yüzleri kısmi felce uğrayarak,mimikleri kaybolan kişileri gözünüzün önüne getirin , hatta toplumumuzda sesiyle duayen olmuş bir ünlümüz, halk tarafından zaten Robot gibi kadın olarak anılmıyor mu?

Şimdi konumuza 1630 yılından çok ilginç bir kitap kapağı ile devam edeceğiz.Başta anlattığım rüya ile çok yakından ilgili çünkü...

Bu kitapta aktarılan oyun, kitaptan önce 1592 yılında İngiltere'de Lord Strange's Men adlı tiyatro grubu tarafından sahnede oynanmıştır.Lord Strange's men; yani Lord Tuhaf'ın adamları! Friar Bacon adlı bir necromancer yani büyücü'nün yaptıkları konu edilmektedir!

Resimde dikkatinizi ortadaki masanın üzerinde duran insan suretli makine çekti mi? Yüz'den çıkan 3 kolda sırasıyla şuanda olan zaman,geçmiş zaman ve çok geçmişte kalan zaman yazılmıştır. 3 çağı ve 3 yeri birleştiren Oğuz Kağan'ın 3 çağına denk gelecek şekilde; şerliler 3 çağa işaret etmektedirler!

Rüyamda gördüğüm dev metal canavarlar da, zaman aşıcılar tarafından 3 çağa salınmıştı!

Friar Bacon adlı karakterin adı kim bilir neyi temsil etmektedir? Anagram olarak incelediğimizde binlerce kelime arasından : Cobra infra ve Carbo infra dikkatimi çekti. Özellikle carbo infra; kelime anlamı olarak Karbon'dan aşağı olarak ortaya çıktı! Karbon temelli bedenlerden daha aşağı olan İblis ve tayfasını mı ima etmektedir ? Bilemiyorum.

Şerli ülkesi olan İngiltere'de yazılan bu oyundaki sırlar , bir gün bir Kalp eren tarafından açılır inşallah diyelim.

Konumuza ; başlangıçta anlattığım sibernetik ,siborg kelimesi üzerine eğilerek devam etmek istiyorum.Sibernetik kelimesi,antik Yunancada kubern"tikós 'dan gelir. kubernao-tikos antik Yunancada ; sürüşte iyi anlamına gelir. Kubernao ; sürüş anlamına gelir.Günümüzde ise sibernetik; organizma ve makine arasındaki haberleşme ve kontrol bilimini ifade eder. Ne ilginçtir ki; antik Yunanca ,Ön Türkçeden alıntı pek çok kelime içerir. Okuyalım :

Kubernao kelime kökü---->Siberne kelime kökü--->Sub-ER-En

Suv-Eren....Su'yun sırrına Eren? Tengri yazılımında kullanılan SU'yun sırrına Eren ?

Bu konuyu ehillerine bırakarak ,yazımın ilk bölümünü burada sonlandırıyorum.Umarım kelimeler arasında yaptığımız bu yolculuk,hepimizi masadımıza yaklaştırır,hakikati bulacak olanlara vesile olur. İkinci bölümde Türklerin Od ile Yar ile anlatmaya çalıştığı kavramları,Yüce Kitap Kuran'daki Nar kelimesi üzerinden inceleyeceğiz.Kuran'daki robot tasvirlerini göstermeye çalışacağız inşallah...

Gök Ulusu Oktan Keleş'in, Gök Türklerin ve Eren Babaların önünde saygıyla eğiliyorum. Kıymetli Bala kardeşlerimi selamlıyorum.Ne güzel yazılar yazdılar ve ne güzel kapılar açtılar.Daim olmalarını Tengri'den niyaz ediyorum. Ne mutlu bize ki, Onaltıyıldız gibi bir okulda öğreniyoruz sayelerinde.

Tengri yüzümüze bolsun

Dr. Hamdi Cenk Düzgit

 

 



Bu haber 3,827 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,556 µs