En Sıcak Konular

Kara Yerin Sırrı Necronomicon Üzerine Okur Çıkarımları

26 Temmuz 2020 09:15 tsi
Kara Yerin Sırrı Necronomicon Üzerine Okur Çıkarımları Buğra Ayyıldız Yazdı:Kara Yerin Sırrı Necronomicon Üzerine Okur Çıkarımları

Kara Yerin Sırrı Necronomicon Üzerine Okur Çıkarımları

 

İçten saygılarımla başlarım.Kara Yerin Sırrı Necronomicon yazısını okurken ilgili yazıyı nefeslendiren Deruni Baba’nın daha önceki eserlerine bakma ve bu eserlerle  ilgili yazı üzerine çıkarımlarda bulunmaya çalıştım.Deruni Komutanın tüm okurlarının bulabileceği bağlantılar bulduğum kanısındayım.Kara Yerin Sırrı yazısını okuyan okurların aklına geldiğini düşündüğüm bağlantılar kurduğumu düşünüyorum.Bu okur çıkarım yazısını okumaya tenezzül edenlere teşekkür ederim.


 Sayfa 1 Deruni Baba:

 

*Burada Nekronomikon yazıyor. Yazı çok eski bir alfabe ile yazılmış. Şuan bu alfabe kayıp alfabeler arasında sayılıyor. Dünya’da bu yazıyı çözümleyebilecek yalnızca bir ya da iki kişi var.

 

Burayı okuduktan sonar Deruni Baba’nın Kulbak Bilge eserinden bir bölüm aklıma geldi.Kulbak Bilge ve Ulak Temir günümüze geldiklerinde kendilerini Latif Baba karşılıyordu. Kulbak bilge ve Ulak Temir dinlendikten sonra Latif Baba’nın Sır Kitabına eğilmişlerdi. Kulbak Bilge gördüklerine Harut-Marut dönemine benziyor demişti.Eserden tıpkı alıntı:Alfabeleri kırmızı-siyah renktedir.Harut ve Marut dünyaya indiğinde şeytan çok endişelenmişti.Fakat bu durum çok uzun sürmedi.Eserdeki çizimde çirkin bir suret var acaba o çirkin suretteki varlıklar Kara Yerin yaratıklarından bir grup mu.En doğrusunu Allah bilir Harut ve Marut yere gönderildiğinde Kara Yerin varlıklarından bazılarının yeryüzünde olduğunu Harut ve Marut’un onlara ve büyülerine karşı insanları eğittikleri kanısına vardım.Tabi Kulbak Bilge’deki ve ilgili yazıdaki alfabeler birbirine çok benzemiyor.Yahut benziyor ama ben anlamadım.Fakat Deruni Baba açtığı büyük bilgilere gore Harut –Marut döneminde Kara Hayat yaratıklarıyla da mücadele edildiği ortaya çıkıyor.

Ilgili yazı https://www.onaltiyildiz.com/?haber,2978/-kulbak-bilge-5

 

*Herşey doğaya, havaya, suya ya da ateşe iz bırakır. Bu kitaba zamanın bir çok şeytanisinin eli dokunmuştur. Bazı yazılar ise kurbanların kanları ile yazılmıştır. Kara Yer denilen mekandan Efendilerini çağırmak için uyguladıkları ritüeller bu kitapda sırlanmıştır.

 

Hayrın da şerrin de doğaya,havaya,suya ya da ateşe iz bırakmasını aynı zamanda bu cevherlerden yaratılanlara da iz bırakılabileceği şeklinde düşündüm.Bunu düşünürken dayanağım Deruni Baba’nın Tengrinin Türkünde Evrim Teorisi makalesi oldu.(Ayrıca Tengrinin Türkünde de bu konu vardı) Aymunla çoğalan İtbarakların temzilenmesi sonucunda insanlar o zamanları unutmasın diye azı dişi,kuyruk sokumu gibi insanda  bir işe yaramayan uzuvların olduğunu okumuştuk.Kara Yerdekileri Efendi edinenlerin de tarih boyunca ettikleri şerler de iz bırakmış olabilir mi? Belki büyü yaptırma vs sapkın işlere eğilenlerin arttması gibi bir durum bu şerlerin izi mi? https://www.onaltiyildiz.com/?artikel,493/

Ayrıca resimde p gibi aslında delikli iğne gibi bir görüntü var.Devenin iğne deliğinden geçmesi konusunun hakikatini Deruni Baba’nın Kulbak Bilge eserinde okumuştuk.Bence devenin iğne deliğinde geçmesi Rahmani fakat şeytan ilahi düzeni taklit etmesinden yola çıkılırsa Kara Yerdekilerin de kendilerince bir iğne deliğinden geçmesi Rahmani olanın takliti diye düşündüm.Kulbak Bilge 2 de gök yüzünde daha önce görülmemiş yaratıklar yeryüzüne iniyordu.Bu yaratıklar çeşitli surettelerdi.Acaba Kulbak Bilge’nin kendi devrinde Kara Yer varlıkları yeryüzüne inme teşebbüsünde bulundu da geri geldikleri yere mi kovalandılar.Elbette Deruni Baba bilir fakat ilgili yazıdan sonra Kulbak Bilge 3.sayfadaki yaratıkların Kara Yer yaratıkları olduğu kanısına kapıldım.Yanlışsa özür dilerim.

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,2936/kulbak-bilge

 

Sayfa 2 Deruni Baba

 

*Bu sayfada görünen varlık Dünya’da her gün dolaşan en şerli varlıktır. Bu varlığa verilen mühlet içinde, bizim alemimizde dolaşma ve bazende alemimizde yaşanan olaylara müdahale izni vardır. Bu varlık ceninlerde bedenlenmek isteyen en büyük Deccal adayıdır.

 

Deruni Baba’nın açıkladığı en şerli varlık gibi bedenlenmek isteyen başka bir şerliyi kendilerinin Aziz eseri (gerçekten kitaplar dolusu araştırma konusuna ışık tutan bilgiler olduğu tarafsız,namuslu bir bakış açısıyla bakınca görünüyor) Kulbak Bilge’de Cinnet adıyla öğrenmiştik,o da bedenlenip geri gelmek istiyordu.Anladığımız kadarıyla Kulbak Bilge,Adem Bey,Latif Baba,İlhami Abi ve diğer Erenlerin gayretiyle gelemedi.Fakat Cinnet orta yaşlı tipsiz bir adam suretindeydi acaba Deruni Baba’nın bahsettiği en şerli varlık ta bedenlense insane suretinde mi bedenlenecektir.Ayrıca eserde alıntıyla devam edelim:Harut-Marut indiğinde yeryüzünde sihir hüküm sürüyordu.Şeytan ve tafyasına karşı gard alsınlar diye şerlilerin sihir sırlarını Verdi.Ancak insanlar öğrendikleriyle birbirlerine sihir yapıp şeytanilerden olmuştu.Pek azı hariç. Acaba Deruni Baba’nın dediği sihire kendilerini kaptırıp şeytani olanlar Kara Yerdeki şerlileri Efendi olarak Kabul etti.Yahut bir kısmı yaptıkları sihirler ile o şerli varlıkları bedenlediler.Açizane çıkarımım budur.

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,2995/kulbak-bilge-7

 

* Alem içinde var olan Kara Yer denilen mekanda yaşar. O ve ona uyan şeytanları ŞİRA denilen delikler (Kara Yer’den Uzay-Zamanımıza açılan yasak kapılar) sisteminden bizim mekanımıza giriş yaparlar.

 

Deruni Baba’nın Kulbak Bilge kitabından:Şira şeytani istilasından sonrateknolojinin hayal edilemez boyutuna ulaşılmıştı.Orada kendini tanrıça ilan etmiş Uzza. Lat-Menat-Uzza denilen şerli meliklerin kara yerden o gezegenlere girdiği ortaya çıkıyor.Ayrıca Sultan Baba bu üçünün şeytanla işbirliğinde olduğunu da açıklamıştı.Tabi ilgili yazıya gore asıl Şira üçlü gezegeni ile bu yasak kapılar ad benzerliğine sahip.Belki de Kara Yerden gelen ilk istila Şira üçlü gezegende oldu en doğrusunu Allah bilir.

 

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,3653/kulbak-bilge-16

 

*Bu varlık bizim uzay zamanımızda Adem peygamberin daha önce ayak bastığı toprakların çoğunu ele geçirdi. Adem peygamberin ayak bastığı gezegenlerde ki işbirlikçileri ile bir olarak Kara Yer’den kapılar açtılar ve bu gezegenleri istila ettiler. Bu yazıdan once Ali Erim Beyin yazısında Deruni Baba’dan deruni bir nefesi okumuştuk.

 

Kalperen Ocağında sabah olmak üzere… Çağları delen Büyük Türk, uzaya Türk Sancağını dikmeye yemin etmiş Türk balalarına muhteşem ‘Türk Çağını’ müjdeliyordu:

 

“Turanı kuracağız. Türk Töresini dünyaya hakim kılacağız. Burada da durmayacağız. Sancağımızı uzaya taşıyacağız.

 

9 Tuğ gezegenine gideceğiz orayı da düşmanlardan temizleyip Töre’nin bayrağını dikeceğiz. Orada da durmayacağız.

 

Anayurt Ilduzyurda gideceğiz. Orayı da düşmanlardan temizledikten sonra daha ileriye Kızıl Gezegene gideceğiz. Kızılelma’yı ele geçireceğiz.

 

Daha da ileride Peygamber Efendimiz ‘aguşunu açmış’ bizi bekliyor. Şehitlerimiz bizi bekliyor. Fatih Sultan Mehmet bizi bekliyor. Sonra bana döndü dedi ki:

 

Mustafa Kemal Atatürk bizi bekliyor.

 

Hep beraber Kızılelma’yı Tengri’ye sunacağız. Kızılelma’yı Tengri’ye sunarken düşünün hepimiz oradayız, Peygamber Efendimiz orada. O muhteşem manzarayı düşünün.”

 

Sarsılarak içimden dedim ki: Evet, Başbuğ Atatürk kendi söylemişti:

 

 “Ben öldükten sonra Türk Milleti yüzbinlerce Mustafa Kemal çıkaracaktır. Bir Atatürk’ün cihan karşısında yarattığı mucizeler yaman olmuştu. Fakat yüzbinlercesinin yapacağı şeyler daha azametli olacaktır…”

 

Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

 

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7881/ataturk-un-dis-politikasi-yurtta-tore-cihanda-turk

Kara Yerden gelenlerin istila ettiği Türk gezegenleri,yıldızlarının geri alınacağı müjdesi Türk milletine verildiğini anlıyoruz.O  yurtlarımızı istila edenleri de kurtuluş müjdesini de Deruni Baba açıkladı.

 

*Bir çok yıldız sistemi (Kurt takım yıldızı, Boğa takım yıldızı, Ejderha takım yıldızı vs) Kara Yer’den açılan kapılar ile istila edilmiştir. Kimisi kısmen istila olurken kimisi tam anlamıyla ele geçirilmiştir. Yukardaki acı gerçeği ve ardından gelen muhteşem müjdeden sonar bu kısım için Deruni Baba’nın Deruni Devlet Kutsal Halı kitabına başvurdum.

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,5300

 

Kitabı okuduktan sonra pek çok okur gibi saldıranların kim olduğunu merak etmiştim.Zamanla Deruni Baba’nın açtığı sırlarla,gerçeklerle bu kısmı anlamaya çalışmıştım.Önce uzaylı şerliler diye düşünmüştüm fakat ilgili yazıda kendilerin dediklerinden eğer ki yanlış anlamadıysam İstanbul ve dünyaya saldıranların en başında Kara Yerin varlıkları var.Yanlış anladıysam özür dilerim.Ayrıca bunlarla iş birliği edenler de karşılık olarak haşa tanrı-tanrıça ilan ediliyorlar diye düşündüm.

 

*Kara Yer’in varlıklarının istilası ile yıldız sistemlerinde ki yaşayanlara Kara Yer bilgisi ile hükmedilir. Bu bilgiler ile buralardaki yaşamlar düşünebileceğiniz en gelişmiş teknolojinin dahi ilerisindedir. Buralarda ki yaşam artık bilim ile izah ve tespit edilemez. Bu sistemlerde Melek dahi gelse inanmazlar ayetinin tecellileri vardır.

Deruni Baba’nın son eseri Tengrinin Türkünde Türkün Kırmızı kitabının çevirisini  okumuştuk.Sayfa 8 ve 9’da Kara Yer/Hayattan gelen varlık ilahlık ilan etmiş sonar yenilmişti.Sayfa 11’de o çağın ins’i aldanıp birini yaratmaya kalkıp oluşturduğunun kölesi olmuştu.Acaba aldanan ins Kara Yer/hayattan gelenin bıraktıklarından yahut yaptıklarından mı etkilendi.Belki de o çağın insi Kara Yerdekilerle bağlantı kurup onlarca ifsat edildi.En doğrusunu Allah bilir.(Tegrinin Türkü sayfa 116)

 

*Teozofist akımların taptığı yıldız Kurt takım yıldızında bulunan Sirius yıldızıdır. Bunlar Kuran’ı da amaçlarına uygun olarak yorumlayıp, Sirius yıldızı Şira’dır, derler. Halbuki bu doğru değildir. Şira, Kara Yer’den Uzay-Zamanımızı istila edebilmek amacı ile açılan delikler (kapılar) sisteminin tümüdür. Bu deliklerin sonuncusu Sirius’tadır. Bu konu hakkında eminim ki pek çok ayet ışık tutucudur.Kur’anımızdan Kaf suresi 36.ayete başvuruyorum. Onlardan önce nice nesilleri helak ettik ki, vuruş ve tutuşları bunlardan daha zorluydu. Ülkelerde delikler açmışlardı/beldelerde kaçacak delik aradılar/beldeleri boydan boya dolaştılar. Var mı bir kaçacak yer? (Yaşar Nuri Öztürk çevirisi)

 

Bu arada ayetin orjinalinde karn sözcüğü var yani boynuz fakat tüm çevirilere baktım bunu kuşaklar diye çevirmişler.Bu ayet üzerine sayın Orkun Akar’a akıl danıştım.Kendisi bu boynuz sözcüğünü gösterdi.Ben göremezdim yoksa.Bu tek boynuz ifadesinin Oğuz Kaan Zülkarneny gibi çift boynuzlu-çift zamanlı değil tek boynuzlu tek zamanlı olduğunu söylediler.Kendimce bu tek boynuzlu-delikler açanların Kara Yer varlıkları olduğu kanısında olduğumu söyledim.Orkun Akar ağabeyim ise ayette anlatılanların tek boynuz/tek yönlü zaman akışı içinde oldukları ve bu tek boyuttan kurtulmak için delikler/geçiş kapıları açmaya çalıştıklarını,teknik olarak çok güçlü olduklarını ama Kara Yerdekilerden yardım almaya muhtaç oldukları kanısını söyledi.Kısaca ayettekilerin Kara Yerdekileri işbirlikçileri olabileceği onlardan önce nice işbirlikçinin helaktan kaçamadığı şeklinde bir sonuca vardım.Elbette Orkun Akar ağabeyimin yardımıyla.En doğrusunu Allah bilir.

*Sirius’un ve bazı gezegenlerin Ay ile kavuşumları ritüeller ve gözlemler için çok önemli.

 

Bu konu hakkında Sultan Baba’nın Deruni Devlet Kutsal Halı kitabındaki bir bölüm aklıma geldi.(Şu an kitap yanımda olmadığı için sayfa numarasını veremiyorum fakat okuyan herkes hatırlayacaktır).Adem Bey ve Baki Günay Bey bir görev için eski bir roma/bizans harabesine gidiyorlardı.Orada bir grup şeytani şeytani bir ayin yaparlarken kullandıkları kitabı alıp gidiyorlardı.Sonra da kitabı yakıp yok ediyorlardı.Eğer yanlış anlamadıysam bu yok edilen kitap ve o şeytani ayin  bu yukardaki durum ile alakalı.Bu konu daha sonar Kulbak Bilge’de Deruni Baba tarafından tekrar açıklanmıştı.

 

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,3583/kulbak-bilge-15

 

Sayfa 4 Deruni Baba:

 

*Göksel bir kuş var. Dünya’da yaratılmamış bir kuş. 12 yılda bir 12 takvimi dolaşır ve Yılanı tutar. Bu yılan şerdir. Tutar onu etkisiz hale getirir. Buda belli döngülerde gerçekleşir. Devlet kuşu kavramı buradan doğmuştur.

*Devlet kuşu başına kondu kavramı. Anka’nın aslı simurgtur. Çağlar değiştikçe devirler farklılaştıkça Simurg Anka olmuş bazende Karga olmuştur. Ergenekon destanında Karga sırlanmıştır.

 

Sultan Baba’nın eserlerinden Asa’da Ula kentine yapılan baskından sonra Anka kuşu İstanbul’da 4 çocuğa gözükmüştü.Sonra Tengrinin Türkünde OK-OZ’daki Tuğrul Kuşunu öğrenmiştik.Irsi anlamda değilse manevi olarak bu göksel kuşun Atası yahut ilki olarak Tuğrul Kuşu diye düşündüm.Eski Dünya Tasvirindeki Kartal da belki bu göksel kuştur.Yanlış anlamışsan özür dilerim.

Sayfa 1 Analiz:

*Çağrılan varlığa nasıl bir canlının (insan, hayvan veya bitki) kurban edilmesi ya da varlığın hangi tılsımla çağrılması gerektiği gibi konular vardır. Çoğu insan bu metodları bilmediği için ve çağrılan varlığı yönetemedikleri için varlık o kişiye musallat oluyor ve kişinin akli dengesini yitirmesine ya da kendine zarar vermesine neden oluyordu Bu konuda aklıma ilginç bir Japon animesi geldi. D-grayman isimli bu animede yakınları ölmüş insanları kandıran şeytani bir grup ölü çağırma ayinleri yaparak çağırdıkları insanın ruhu bedenine geri dönünce canavara dönüşmesine  sebeb oluyorlardı.Bunlarla ise Nuh peygamber zamanında kurulmuş bir örgüt mücadele ediyordu.Nedense çok ilginç gözüktü bana.Örnek olarak kullanmama da ilgili yazı serisinin ikinci bölümünde transhumanizm gibi akımların Japonya’da çok yaygın olduğunu öğrenmek sebeb oldu.

 

*Yer altına inmek, bazı yasaklı ritüeller ile burada ki varlıklarla iletişim kurmak. Yasak olan bilgilere erişebilmek. Kara Yer’den bilgi alabilmek.

 

Baran Aydın Beyin Hankah kitabında zamanın 9’lu 10’lar Konseyinin adamı olduğunu öğrendiğimiz Latin şair Vergilius ve onun takipçisi İtalyan şair Dante Alighieri İlahi Komedyada yer altına iniyorlardı.Asıl sebebi de Deruni Baba sayesinde açıklanmış oldu.

 

*Yer altına inme ritüelleri, ölü diriltme ritüellerinde kullanılan cenin ve kan ayinleri önemlidir. Bu sayfadaki varlıklar için özellikle cenine ait ‘Taze Kan’ kodu ile mühürlenmiş kanlar akıtılmaktadır. Deruni Baba’nın Melekler Ağlarken kitabında Adem Bey,Latif Baba ile Hilali grup şeytan,Dabılyu ile firavun ve 9 şeytanisinin toplantısını gizlice dinlemişlerdi.Toplantı başlamadan once 9 şeytani dünyanın çeşitli yerlerinden kürtaj sonucu getirdikleri bebek kanlarını şeytanın içinde olduğu çukura döküyorlardı.Okurken insanın içini yakan bu şeytani işin aslını astarını yine Deruni Baba tarafından açıklanmış oldu.Bu eserde aynı şekilde şeytanın insane oğlunun çocuk sahibi olmasına duyduğu nefreti öğrenmiştik.Ceninlerde decal bedenleme Yüce Allah’ın ilahi düzenini taklit etmek diye düşündüm.Çünkü şeytanilerin ilahi düzeni taklit ettiklerini Deruni Sultan’dan öğrenmiştik.

*Kanın içindeki DNA’yı görmek için bir tür ışık kullanıyoruz. Işığın bize gösterdiği kısma DNA diyoruz. Fakat bize görünen şey hakikatin sadece küçük bir cüzzüdür. Bu küçük cüzze bakarak bütün canlıları ve canlılarda ki halleri (hastalık, enfeksiyon, virüs vs) tam anlamı ile çözmek mümkün değil. İnsan bedeni ile küçük bir çukura sığıyorken; manası ile kainatı kapsar denmiyor mu?

 

*Kanın içinde bulunan DNA’nın bir görünen yapısı birde görünmeyen alemlere, kainatın hafızasına dönük karanlık yapısı var. Bu kısım henüz tam anlamıyla keşfedilemiyor. Keşfetmek için özel frekanslar gerekiyor. DNA’nın karanlık kısmının çözülmesi çalışmaları ile ve insanlığın Kara Yer’in sırrına apaçık şahit olacağı zaman dilimi bir hikmete binaen birlikte yürümektedir.

 

Sultan Baba Kopuz Ata eserinin 5.Bölümünde Kan sırrı,don değiştirme gerçeklerini ilk defa açıklamıştı.Göktan Ata ve yaptığı fedakarlığı okuyanlar hatırlamıştır.Bu kan sırrı Gökte Umu uygarlığının son zamanlarında iyice azalmıştı diye yazmıştı Sultan Baba.Acaba Umu güçlü dönemindeyken oranın Türkleri bu kan sırrının tümünü kullanarak mı kara yer varlıklarına karşı mücadele ediyorlardı.Benim ki açizane çıkarım doğrusunu Allah bilir.

 

Kur’anda İlyas peygamber insanları Baal’a taptıkları için uyarmaktadır. "Bal'e yalvarıp yakarıyor, yaratıcıların en güzelini bırakıyor musunuz? Saffat suresi 125.ayet.Baal bir grup çoğulu baalim,bunlara tapanlar burada yazılamayazak iğrençlikte kurban ayinleri yaparlarmış.İsrailoğulları da bir süre bunlara tapmış.İlginç olan baalların tasvirleri de az çok kanatlı kara yer varlığına benzemektedir.(Baal tapıcılığı için Hakan Olgun’un makalesini önerebilirim)

*8 kollu güneş 8 çift hayvan zamanı sayfa 3 için tefekkür edilmelidir. Dikkat edilirse ilgili sayfada Güneş 8 kollu ve Güneş ile kodlanan sistemin beşinci kolundan şihap topları çıkmaktadır. Neden beşinci kol? Beşinci kola ait sır ne olabilir? Beşinci kola ait hangi çağa atıf yapılmış olabilir? Mesela Avustralya’da öldürülen develer ile şerliler deve çağına geçildiğinin sırrını bildiklerini ilan etmiş ve bununla Türk Devletine mesaj vermiş olabilirler mi? Deve çağının sırrı nedir? Piriminiz ilk kez hikmetini dile getirdiği Hz. Ali ve Deve’nin kaybolma hadisesi tefekkür edilmelidir. Derman Hz. dediği gibi deve yaratılışın sırrını taşımaktadır. Deve çağında insanın doğal yaratılışı yani fıtratı tamamen bozulacak mıdır? Bunun sonucu 8 çift hayvan çağından kozmik çağa geçiş ile son bulabilir mi? Son olarak göğü taşıyan sekizlinin; sekiz çift hayvan çağı ile ilişkisi vardır.

 

Sultan Baba bir çalıştayda Şems suresinde geçen nakate/dişi devenin bir anlamının da bir system/düzen olduğunu söylemişti.Devenin kesilmesi doğru düzenin bozulması,ölçünün terkedilmesi,haddin aşılması olarak ortaya çıkmıştı.Şems suresinin 12.ayetinde onların en azgınları beas edildiğinde diyor.Genel olarak çevirilerde ayaklanma denilmiş fakat beas diriltme demek en doğrusunu Allah bilir Semud kavmi nakate/doğru düzeni terkedip ölü diriltme çalışmasına mı giriştiler.En doğrusunu Allah bilir.

 

Kara Yerin Sırrı üzerine Sultan Baba’nın okuyucuların aklına çok daha iyi ve değerli bağlantılar,çıkarımlar geldiğine eminim.Kendimce Sultan Baba’nın dediklerini kendi eserleri üzerinden anlamaya çalıştım.Yanlışlarım için özür diler okumaya tenezzül edenlere teşekkür ederim.Umarım okuyanın vakti boşa geçmiş olmaz.

 

Saygılarımla

Buğra Ayyıldız

 



Bu haber 1,509 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,187 µs