En Sıcak Konular

Kambaba Gündem, Mülteci Sorunu - ( Kambaba-22 )

7 Mayıs 2022 21:31 tsi
Kambaba Gündem, Mülteci Sorunu - ( Kambaba-22 ) Kambaba Gündem, Mülteci Sorunu - ( Kambaba-22 )

Kambaba Gündem, Mülteci Sorunu - ( Kambaba-22 )

 https://www.youtube.com/watch?v=V2m0w76IbuY

 

 

,

  Konuşmanın Deşifresi: (Konuşma birebir deşifre edilmeye çalışılmıştır, ancak referans noktası konuşmanın kendidir.)  

Oktan Keleş: Kambaba’dan yüce Türk milletine, kıymetli balalara, tenezzül buyuran izleyen takipçilere en kalbî duygularımla selamlar, saygılar ve sevgiler. Birçok ileti aldım, Kambaba bu mülteci konusunda ne düşünüyorsunuz vesaire. Konuya hızlı girmek istiyorum müsaadenizle, bu yüzden kısa bir video çekmeyi uygun gördüm. Dağdayız, hâlâ bizim dağımızda şu anda kar var, yani kış daha gitmedi. Ülkemizde bahar var, bahar çiçekleri açmasına rağmen soğuklar devam ediyor. Umarım ki kalpler ısınır, kalplerde muhabbet oluşur. Evet, 2006 yılında yazmış olduğum kitaplar Suriye meselesini dünyada, bakın Türkiye’de değil, takipçilerimiz eski dostlarımız çok iyi bilirler, ilk defa yazdığımda alay konusu hâline gelmişti. Bugünleri müteakiben yıllarda da 16 yıl geçmiş kıymetli izleyenler. Şunu dediydim, şunu yazdıydım bıktık biliyorsunuz, takip edenler bunu çok iyi bilirler. Ve çeşitli pasajlarla makaleleri tekrar tekrar gündeme koyduk. Onaltıyıldız.com sitesinde de “Suriye Meselesinde Bizi Eleştirenler Şimdi Nerelere Saklandınız?” diye bir başlıkla kıymetli editörümüz küçük makalelerimizi yıllarıyla beraber, kitabımızla, tarihiyle beraber koymuşlar, tenezzül edenler oraya bakabilirler. Ve televizyon programlarında yıllarca dile getirdik ve bugün ne söylediysek onlar yaşanıyor, yani sürpriz değil. Fakat tabii artık bir vaka meydanda. Ne yapacağız? Soruyorlar “Kambaba biz nasıl bir tedbir alalım? Şu andaki mevcut olaylarda ne yapalım ve nasıl bir tavır gösterelim?” vesaire. Özellikle genç kitle, teşekkürlerimi sunuyorum, birçok ileti gönderdiğinden dolayı bu videoyu çekiyoruz. Kıymetli takipçiler, maalesef ki basiretsiz yöneticilerimizin ve işte o ne dersek diyelim emperyalizmin -uzun uzun anlatmaya gerek yok, nedenlerini nasıllarını hızlı anlatarak geçeceğim çünkü sizler eminim ki benden daha iyi biliyorsunuz- mevcut siyasetlerinin getirmiş olduğu günleri yaşıyoruz aslında sürpriz yok. Peki, şimdi artık böyle bir mesele var, işte gündemde çok çeşitli hadiseler söz konusu, maalesef ki gerginlikler söz konusu. Geçtiğimiz 15 Nisan’da bir tweet atmıştım, soruyorsunuz söyleyeyim dedim… Dedim, dedim. Mülteciler gidecek, nasıl diye sormayın ama gidecekler, meraklı olanlar da onlarla beraber gidecek, burası Türkiye diyerek bir tweet atmıştım 15 Nisan’da. 15 Mart’ta Cumhurbaşkanı “göndermeyeceğiz” dedi. Ben 15 Nisan’da yani bir ay tekabül, 15’lere dikkat edin, bu tweeti attıktan üç gün sonra bütün medyada biliyorsunuz U dönüşü işte nasıl gönderiyorlar şimdi diyerek herkes şaşırdı, medyada büyük bir işte gündem oldu, 1 milyon mülteci falan filan gidecek… Gidecek mi gitmeyecek mi bunlar her şeyi söylerler, bugün böyle yarın böyle. Biz buna bakmıyoruz. Siyasete, politikaya bakmıyoruz. Şu anda söylediklerimi bilerek konuşuyorum kıymetli izleyenler. İşte 16 yıl olmuş kitaplarımda bahsettiğim zaman yine tekrar edeceğim ama bugünkü yaşananları sürpriz olmadığını harfiyen kelime kelime yazmıştık. Ve bu pasajdan, onaltıyıldız.com’da mesela Yılmaz Bağıran diye eski bir kıymetli takipçimiz, selamlarımı iletiyorum, “Haklı Çıkmak” başlıklı şöyle bir yorum atmış bana: “O zaman ki yorumlarına katılmayanlardan biri de bendim Kambabam. İnsanlar ölüyor sen ne diyorsun diyordum. Geldiğimiz noktada sonuna kadar haklı olduğunu görüyorum ve açıkçası umudumu da tükettim. Ne olacak, nasıl olacak bir çıkar yol göremiyorum. Belki bir müjde verirsin de umudumu ayakta kalır diye bekliyoruz.”. Yine Turan Kağan Aborjine Melami rumuzlu bu Avusturalya’dan kıymetli takipçimiz, bu da eski kardeşlerden: “Kitaplarının ilk baskısı mevcut, ilk okuduğumda şok olmuştum. Asıl şok bunlar gerçek olunca oldu.”. Yıl 2006’ydı kıymetli izleyenler ve muhtelif televizyon programlarında, muhtelif… 2006’yı müteakiben defaatle söyledik Suriye’de bunlar olacak, şöyle olacak, böyle olacak. Bunlara girmiyorum çünkü hepsi oldu ve yaşanıyor. Peki, şimdi ne olacak? Mevcut konjonktürde nasıl davranacağız? Ortada bir kaotik durum var. Bakın, bilinen şeyleri kısaca geçeceğim, bilinmeyen bir şey, yani söyleyeceğim her şey aslında siyasetçisi, yazarı, gazetecisi, yandaşı işte şusu busu falan filan söylemişlerdir. Ama ben bunların yanında hızlıca geçip bilinmeyen bir şeyi bilerek söyleyeceğim ki gençlerimiz asla kaotik ortamda, bu kaosun içerisinde heba olmasınlar diye. Uyaracağım. Bakınız, gündemde gelişen olayları maalesef ki görüyorsunuz, gerginlik had safhada. İçişleri Bakanı ile Sayın Ümit Özdağ’ın âdeta söz düellosu ve hiç hoş olmayan maalesef ki sözler, görüntüler ve gerginlik. Nereye doğru gidiliyor bu mesele? Yani İçişleri Bakanlığı’nın makamı önemlidir, kişisinden bahsetmiyorum. Yani makam önemlidir fakat bu makam ve devlet kurumlarının birçok maalesef ki makamı zedelendi demek dilim varmıyor, saygınlığına gölge düşürülüyor. Ama bizatihi o makamda oturan kişilerce bu gerçekleştiriliyor maalesef ki. Ağızlarından çıkan kelimeyi bilmediklerinden, kulaklarının duymadıklarından mıdır yoksa cahillikten midir, art niyetten midir, şundan mıdır, bundan mıdır hiçbir yoruma gerek yoktur. Sonuçta bir vaka var. Yakışmıyor. Makam, makam taşıyanların oturacağı bir yerdir. Sonuçta İçişleri Bakanı’na söylenmeyen kalmadı. Yani çok zedelendi. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir makamı, içişleri makamı. Tekrar altını çiziyorum, kişiyi baz almıyorum burada, makamı ama makam sahibi buna yol açıyor. İşte daha önceki meseleler ve şimdiki meseleler, şunlar bunlar. Devlet kurumları ve devlet kurumlarını temsil eden makam sahipleri kendine çekin düzen vermek zorundadır. Devletin dağılan otoritesi kelimesi hiç hoş bir kelime değildir çünkü arkasından çok farklı yorumlar yapılabilinir. Bu otoriteyi sağlamak adına siyasiler, erk güçler farklı uygulamalara girişebilirler. Daha baskıcı, daha totoliter. Hayır! Milletine maalesef ki bu uygulamalar reva olmaz. Şimdi, mülteci meselesine dönecek olursak ya da sığınmacı… İşte bazen tweet kısa kısır olduğu için mülteci diyorum. Mülteci statüsünde değiller evet, hukuken, uluslararası hukuk tanımında sığınmacı, göçmen de değiller ya da geçici sığınmacı, işte barınmacı bir ton şey ama ne dersek diyelim herkesin anlayacağı dilde işte mülteci girmişler, kaçak. İpini koparan gelmiş. Savaştan kaçmış ama bunlar ülkemizde gerçekten dünyanın hiçbir ülkesinde olmadığı kadar rahat yaşıyorlar. Uluslararası hukukun getirmiş olduğu anlaşmalar baktığımız zaman ülkemizde ne kadar mülteci, kaçak, sığınmacı, şucu bucu neyse bunlara ne deniyorsa var, bilinmiyor. Rakamlar veriliyor, işte şu kadar Suriyeli var bu kadar. Mesela Millî Savunma Bakanı ki tweetimde de yayınladım onu, geçtiğimiz yıllarda ben bunu iddia etmiştim televizyonda üzerime çok gelmişlerdi. Dedim ya “dedim, dedim, dedim” dememek istiyorum ama dedim kardeşim, ortada her şey. Yani bu konuştuklarımı bilerek yapıyorum kıymetli balalar, sizler için. Kaotik hiçbir oyuna gelmemeniz için gençler. 9 milyon Suriyeliye bakıyoruz dedi. 18 Kasım 2021 olacak yanılmıyorsam çünkü iki-üç gün önce attım tweeti, oradan aklımda kaldı. Ki o yıllarda televizyonlarda biz bunu söylediğimiz zaman “9 milyon bir Avrupa ülkesinin nüfusu sen ne diyorsun!” falan işte ben demiyorum bugünkü Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar Bey böyle diyor, dedi daha doğrusu ve üzerinden de gördüğünüz gibi kaç ay geçti. Ve Afganistanlılar, Pakistanlılar, Afrika’dan Senegalliler… Kulağımıza birçok saçmalıklar geliyor. Toplumda yaşıyoruz. Toplumda yaşayan dostlarımız var. Hepsi sosyal. Çeşitli kurumlarda, çeşitli sahalarda, mesleklerde vesaire. İşte Afganistan’da, Pakistan’da, Senegal’de, şurada burada bazı tarikatların, İslamcı radikal akımların Türkiye’de 2023’te efendim işte İslami devrim olacak, oraya gidin, orada birçok işte cihat yapın sığınmacı rolüyle vesaire ve arkasından… Neden bunları söylüyorum? Dikkat edin bunlar üflemeler, söylenenler. İşte halifelik ilan edilecek, şudur budur falan. Arkasından da birçok komployla beraber yine söylentiler ve söylentileri haklı çıkaracak fake de olsa görüntüler, hoşa gitmeyen meydan okumalar, saçmalıklar toplumun içinde yaşanıyor. İstediğiniz kadar gözlerinizi kapatın. Birçok şey görülüyor ve duyuluyor. Yani bu bir realite. Şimdi, efendim devleti yönetenler kızıyorlarmış bu işe, bilmem neymiş. Kimsenin bu ülke babasının çiftliği değil! Benim dedelerim Çanakkale’de savaştı. Bir tanesinin madalyası bendedir. E tabii ki sinirleneceğiz vatan bizim, devlet bizim, millet bizim. Efendim biz bunları almayalım mı? Her şeyin bir üslubu vardır. Yani devlet büyükleri, tenzih ediyorum… Özür diliyorum. Sinirlenmemek elde değil. Biz sinirlenelim, gençler siz sinirlenmeyin. Şimdilik sinirlenmeyin. Konuşurken bile insan tahrik oluyor. Yani bir takım siyasetçiler milletini azarlayamaz. Vatana sahip çıkmak azarlanma konusu mu ya? Kaygı duymak vatanından azarlanma konusu mu? Garo Paylan denen o adama Sayın Bahçeli “diasporanın ajanı” dedi. Mecliste hem şerefsizliktir, alçaklıktır bir ton laf söyledi. Biliyorsunuz ki daha süresi de var. Biz dedik ki işte şu kadar süre içerisinde şunun gereği yapılsın. Yani biz bunları, millî konuları millet olarak dile getiriyorsak… Ne demek ya bu? Bu azar konusu mu olmalı? Yani millet de kaygılarını dile getirir, kaldı ki kaygıyı geçti. Yaşanan vakalar var, hadiseler var. Ha biz bunları şu anda bu kaotik ortamın aslında kaotik olmadığını sizlere anlatacağım. İşte birçok anlatacağım şeyler derken üstünden hızlı hızlı geçiyorum. Yani kökenini anlatırım, tarihini anlatırım, şunu anlatırım değil. Hızlı hızlı anlatacağım, kısa bir video olsun. Ama hiçbir yerde bulamayacağınız bir bilgi vereceğim. Evet, gündeme bunlar geldi. Bir de öyle konuşmalar var ki efendim biz Moğol steplerinden gelmişiz. Ya el insaf ya, biz mülteci miyiz kardeşim? Atalarımız, dedelerimiz buraya savaşarak geldiler, vatan yaptılar kanlarıyla. Hâlâ da o kanlar dökülüyor bu vatanda kalabilmek için ya. Yani bir de tarih bilmeyen ya da ne bileyim tarihten öte millî kimliğini, millî tarihini bilmeyen insanların makamlarda oturması hakikaten esef verici bir durum ya. Biz mülteci miyiz ya? Moğol steplerinden gelmişiz. Evet, benim sülalem de yıllar önce… Benim secerem vardır bilen bilir buradan kaç metre olduğunu, uzunluğundadır, yazar şuradan, şuradan, şuradan, şuradan… Bir kısmı Göktürkçe, bir kısmı Osmanlıca, Arapça, Çağatayca falan hatta son dönemlerde de işte bugünkü kullandığımız Türkçe’dir. Soyumuz bellidir. Evet, biz de Horasan tarafından, o taraftan gelmişiz yıllar yıllar önce, şimdi söylemeyelim. Trabzona yerleşmişiz işte dağılmışız vesaire falan falan. Ama binlerce yıl önce biz burayı vatan tutmuşuz ya. 1071 yılında, şimdi tarihe girmeyeyim, vatan değil biz daha önce buradayken oraya gidip oradan tekrar buraya geldik ya. El insaf. Ee? Moğol steplerinden geldiniz! Göçmen miyiz biz? Şimdi bunu dillendirmeyelim mi? Ya konuşmayalım diyorum çünkü devletin makamı benim için önemlidir. Gençlere de söylüyorum devlete saygı esastır. Ancak devlet basiretsizler elindeyse Türk milletinin bu basiretsizlikten ve o basiretsizliğin getirmiş olduğu sonuçlardan kaygılanması, vatanına sahip çıkma duyguları, kabarması çok normaldir ya. Bırakalım o zaman ya. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Şimdi diyorsunuz ki Moğol steplerinden gelinmiş. Ya bunu, ya düzeltmek mümkün değil de aynısını HDP söylüyor, aynısını PKK söylüyor, aynısını Ermeni diasporası söylüyor! “Siz Orta Asyalı halksınız.” aynısını Vatikan söylüyor! “Sizi üçüncü bin yılda, ikinci bin yılın sonunda tekrar geldiğiniz Asya’ya göndereceğiz. Siz Moğol steplerinden geldiniz.” diyor. Ya kime hizmet ediyorsunuz be! Ya sinirlenmeyelim mi? Yine de bu devlet bizim, bu makam bizim, bu siyasetçiler de bizim. Yani burada halkımızın endişesi var, gençlerin endişesi var. Gençlere diyorum ki… 15 tane kitap yazdım 10’u bunların üzerine ya. Vatikan’ıyla, masonuyla, siyonistiyle, emperyalistiyle uğraşmaktan devlet kayıtlarında vardır hepsi ya. Yazılarım da belli ortadadır, yani ne diyelim hepsini inkâr edelim biz, evet kapatalım Anadolu topraklarını gidelim. Bir de böyle saçma sapan tartışmalara yol açacak konuşmalar yapılıyor. Bakın mesela gündemden bir tanesi Erol Mütercimler. Binbaşı bizim eski… Küçümsediğim için söylemiyorum ama şu konuşmasını şimdi bu gündem olayına da buyurun Moğol stepleri üzerine tüy dikmek gibi bir şey. Bakın nerelere gidiyor olay! Şimdi onu göstereceğim size. Evet, bakın. Evet, buyurun ne demiş Erol Bey.

Erol Mütercimler: …kullanılan tümceden sonra düello geleneği Türk kültür geleneğinde var mı? Hayır efendim, Türk kültür geleneğinde düello geleneği yoktur. Bizde…

Oktan Keleş: Doğru söylüyor. Bu İçişleri Bakanı ile Sayın Ümit Özdağ’ın atışmasına atıf yapıyor düello geleneği derken. Tekrar geri alıyorum.

Erol Mütercimler: …sonra düello geleneği Türk kültür geleneğinde var mı? Hayır efendim, Türk kültür geleneğinde düello geleneği yoktur. Bizde düello yok. Peki, biz Türk kültür geleneğinde daha doğrusu Türküyle, Kürdüyle Anadolu insanının…

Oktan Keleş: Dikkat edin. Türküyle, Kürdüyle, Anadolu insanı ile ne geleneğimiz varmış dinleyin.

Erol Mütercimler: …tarihsel olarak bakın düello geleneği yoktur. Peki, ne geleneği vardır? Efendim, komplo geleneği vardır. Başka ne geleneği vardır diyorsanız pusu kurmak geleneği vardır. Yani bizde düello geleneği yoktur. Bizde kalleşlik geleneği vardır.

Oktan Keleş: Buyurun. Şimdi bu lafı ne ile tevil edeceğiz? Ya şimdi bunu yabancı biri söylese değil mi dünyayı başına yıkarız. Türk geleneğinde işte Türk, Kürt Anadolu insan geleneğinde, tarihsel geleneğinde ne varmış? Kalleşlik varmış. Ya Erol Bey… Yani bu sözü nasıl biz düzeltelim arkadaş. Hani ironi de değil. Bakın dinleyin şimdi.

Erol Mütercimler: …vardır diyorsanız pusu kurmak geleneği vardır. Yani bizde düello geleneği yoktur. Bizde kalleşlik geleneği vardır.

Oktan Keleş: Buyurun!

Erol Mütercimler: Bizde böyle tek başına karşı karşıya gelmezsin, bir sürüyle gelirsin birisi seni bu türlü bir kavgaya davet ettiğinde. Şimdi Özdağ ile Soylu arasındaki bu…

Oktan Keleş: Şimdi tevil edelim hadi. Şimdi bakın tartışmalar nereye geliyor ülkede. Entelektüel bilgiye sahip olan insanlar da Türk tarihinde diyor, kültür geleneğinde kalleşlik vardır diyor. Ya bu söz hakarettir Türk milletine, Türk tarihine. Yani ironi falan da değil yani. Türk tarihinde kalleşlik değil, kalleş vardır. Her zaman için kağanların obasında münafıklar, hainler vardır. Yüzde on kontenjanından bahsedilirdi eskiden kağanların. Hatırlarsınız Atilla İlhan da öyle bir şey söylemişti merhum. Nasıl bir kelime bu ya? Ya kardeşim Türklüğü savunuyoruz, savunurken… Şems’in bir sözü vardır. Bakın 30 seneden beri 32 senelik yazarlık hayatımda, çıktığım yüzlerce televizyon programında, belki beş yüz defa aile ortamında, konferanslarda söylemişimdir, söyleyeceğimi de tekrarla söylemişimdir. Şems der ki: “Öyle insanlar gördüm ki Allah’ı ispat edeyim derken inkâr ediyorlardı.”. Ne kadar enteresan bir söz değil mi? Ya şimdi biz Türklüğü savunuyoruz, konjonktürdeki meselelere çözüm arıyoruz, e kardeşim kendi tarihimize kendimiz kalleşlik vardır diyoruz ya. Düello yoktur, bakın. Erol Bey, öğrenin. Kâğıda bakarak okudunuz orada o meseleyi ama Türk tarihinde pusu meselesi de operasyonda, savaşlarda, cenklerde vardır. Kurtlar misali Türkler’de Turan Taktiği dediğimiz, daha sonra Hilal Taktiği dediğimiz ki bunu bütün Türk kağanları, başbuğları uygulamıştır savaşlarda. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de Harp Akademilerindeki eğer eserini iyi okusaydınız oradaki Harp Akademilerindeki dersleriniz eğer iyiyse Büyük Taarruz’un da aynı sistemle yapıldığını öğrenmiş olmanız gerekirdi. Pusu tabii ki kurtlara bakarak Cengiz Han bile kurtları izlediğimde bir savaş taktiği geliştirdim demiştir. Pusu, kişiler arasında olan husumetler için geçerli değildir. Artı, mübazele diye bir olay vardır. Çağrı Filmi’ni hatırlayın. İki kişi çıkar savaşçılardan, iki ordu karşı karşıya gelir, işte iki tarafın da en kahramanı çıkar, önce birbiriyle dövüşür vesaire. Türklerde koz paylaşmak vardır. Dede Korkut Destanları’nda, Bayındır Han Destanları’nda kız-erkek dahi güreşir, kozlarını paylaşır. Kalleşlik yoktur! Kalleş vardır, münafık vardır. Şu anda da bol miktarda bunlardan var. Ne yapıyorsunuz? Ne diyorsunuz? Lütfen bunu düzeltiniz çünkü sizin biliyorum ki Türk tarihine olan saygınızı, hiç şüphem yok. Ama lütfen! İşte biraz önceki Moğol stepleri kelimesinin absürtlüğü kadar hatta bu daha da tuhaf bir şey yani Türk tarihinde... Üstelik de Türkler, Kürtler… Kardeşim, Anadolu insanı… Hiçbir zaman kalleşlik meselesini Türklere yakıştıramazsınız. Kalleş vardır, çıkar. Şimdi biri dese ki senin sülalenin aile geleneğinde kalleşlik vardır. Kabul eder misin ya? Etmezsin. Ama kalleş olabilir insanın akrabaları içerisinde puşt olabilir ne bileyim. Şimdi ağzımı bozmak istemiyorum. Bütün sülaleye, bütün bir soya, bütün bir ırka, bütün bir millete bunu nasıl kondurabiliriz ya! Üstelik de olmayan bir şey. Türkler yiğitliğiyle meşhurdur. Çanakkale Savaşı’nda… Diğer savaşları saymıyorum, siz onu bildiğiniz için size söylüyorum. Efendim 15-20 kişi… Evet, sağ-sol olaylarında da vardı. Beni 10 kişi döverse ben de 15-20 kişi toplar döverim. Bu puştluk, kalleşlik değildir. Bu başka bir şeydir. Koz paylaşmak başka bir şeydir. Kalleş, Türk sözlüğünde bakın nedir? Arkadan vuran, hain, işi yarıda bırakan… Türk milletinin tarihine bunu nasıl yakıştırıyorsunuz ya? İşte bakın kıymetli balalar sinirlenmeyin. Ben sinirleneyim, sizler sinirlenmeyin. Bizim gençlikte yaptığımız işleri sizler yapmayın. 30 seneden beri yazdığım şeylere bakın, hepsi tahakkuk etmekte. Neden? Çünkü bir çizgi üzerinde gittik, bir ilke üzerinde gittik. Türk tarihine, Türk tarih geleneğinde kalleşlik vardır deniyor ya! Beni de 10 kişi döverse, tekrar söylüyorum, 20 kişi toplar gider döverim. Bu intikamdır. İntikam başka bir şeydir. Affetmek de başka bir şeydir. Yani o sağ-sol olaylarında da gruplaşmalar, sosyolojik vakaya dönen o hadiseler, çatışmalarda… Şimdi neyi kastettiğinizi de tahmin edebiliyorum. 10 kişi gidip de bir adamı yolda yakalayıp, durup dururken söylediği sözlerden dolayı, şunlardan dolayı, bunlardan dolayı sallayıp işte kahramanlık taslayanlar… Evet, onlar kalleştir. Türk geleneğinde düello yoktur. İlkel kabilelerde başlamış, daha sonra Orta Çağ’da, Avrupa’da, Batı’da vesaire kurumsallaşmış saçma sapan bir şeylerdir. Türklerde yiğitlik ve koz paylaşma vardır. Ha ben bunu kalkıp da Sayın Ümit Özdağ’ın yaptığı meseleyi ya da İçişleri Bakanı’nın yaptığı meseleyi onayladığım anlamında söylemiyorum. Ben şahsen olsaydım Ümit Özdağ Beyefendi’ye, Ümit Hoca’ya kalkıp da burada haddim de değil ama 52 yaşında bir adam olarak da, büyüklerimiz olarak öğrendiğimiz şeyler de İçişleri Bakanlığı’nın kapısını devlet makamı olduğu için gitmezdim. Kişiselleştirdiniz, çok haklısınız. Konuşulan kelimelerde ağır hakaretler var ama başka şekilde halledilebilinirdi. Neyse. İşte bakın, konuşmalardan çıkan sonuca bakın. Ondan sonra bunun üzerine yazılan yazıya bak. Mehmet Metiner, eskiden bu HDP’nin, daha önceki partilerin genel başkanlığını, eş başkanlığını yapmış bir adamdı. Şimdi işte AK Parti’den milletvekili oldu, daha sonra işte şu anda milletvekili de değil. Yazı yazmış: “Alın başınıza çalın ırkçılığınızı. Siz kimsiniz? İmtiyazınız nereden geliyor?”. Bakın, güzel, genel bir şey söylemiş gibi. Devam ediyordu: “Türk nedir bilmeyenler Türk diye böbürlenip duruyorlar.”. Bak, bak, bak! “Türklüğü ırkçılığa indirgeyen yaklaşımlar sergileyerek Türk’e de Türklüğe de zarar veriyorlar.”. Doğru mu? Doğru. Ondan sonra bakın cümleye “Hâlâ bu ülkenin Kürtlerine ve onların dillerine karşı en hafif tabiriyle ön yargı içinde olanların Türklük iddiaları Türk’e de Türklüğe de safi zarar.”. Ya Kürt’ü niye karıştırıyorsun? Konu mülteci meselesi. İşte orada üç tane öğretmen mi neymiş işte gündemde Kürtçe tabelalara karşı bir şeyler… Bütün yazıyı ırkçılıktan gelip, Türkçülüğü ırkçılıkla ima edip… “Herkes bilsin ki Türk demek Müslüman demektir.”. Ne demek ya? Ne demek ya? Ya kardeşim İslam yokken… Hiç mi öğrenmediniz ya? Mete Han Müslüman mıydı? İslam gelmiş miydi o zaman? O zaman Türk değil miydi bunlar? Hunlar Türk değil miydi? Oğuz Kağan Türk değil miydi? 1400 sene önce gelen İslam’dan önce Türkler şerefli değil miydi? Daha önce de söyledik bunu ya. İşte bakın bunlar bam teline basmaktır. Bunu İsmet Ağabey de yapmıştı. Ankara’da ben bir konferansta da vermiştim, bana sormuşlardı Müslüman demek Türk demektir, Türk demek… Batı’da, Osmanlı’dan sonra yükseliş devrinde böyle gördüler. Müslümanlık bir dindir arkadaş. Yani ne yani Kürtlükle şimdi bu mülteci meselesinin ne alakası var? İşte efendim Erzurum’un Karayazı ilçesinde Türkçe tabelayla en anlamlı … falan filan Kürt tabelasına karşı göstermişler de… Efendim “Herkes Türklük veya Kürtlük adına konuşurken bin düşünmelidir.”. Evet, bin defa düşün Mehmet Metiner! Konuştuğun şey bam teline basıyor. Bilerek yapıyorsun. Bunları bilmiyor değilsin sen. Türk demek Müslüman demekmiş! Ne münasebet ya? Bilime ters, bilime. Müslüman Türk’e söylediğimiz bir şey yok. Biz de Müslümanız canım. Ben Müslüman da değilim ayrıca. Elhamdülillah Müminim yani Müslümanlık kötü bir şeydir. Münafıklık, her türlü dolap onlardadır. “Irkçı Türkçülük anlayışıyla ırkçı Kürtçülük anlayışı üzerinden…” ya ne alaka var kardeşim? Ne alaka? Devam ediyor, devam ediyor… İşte falan filan, demokrasi, birlik, bilmem ne, cart curt… “Öğretimizin temelini oluşturan kutsal kitabımız…”. Kur’an’ı katıyor, Hazret-i Peygamber’i katıyor, Bilâl-i Habeşî’yi katıyor -severim onu-… İşte falan falan falan… İşte “Hepimiz Âdem’in çocuklarıyız. Âdem ise topraktandır.”. Bak, bak, bak! Vay be! Dinî kitapta yazılan şeyi… Vay be! Yani bilmiyorlar bu ibareyi. Efendim “Üstünlük yalnızca takvadadır. Arap’ın Acem’e, Acem’in Arap’a üstünlüğü yoktur.”. Hani bir hadis-i şerif. E biri de felsefeci çıksa kardeşim tamam Arap’ın Acem’e, Acem’in Arap’a üstünlüğü yoktur, iki ırktan bahsediyor, Türk’ün hepsine üstünlüğü vardır dese ne olacak? Bakın, kelimelerinizi dizerken imalarınız anlatmak istediğinizin önüne geçiyor. Ben biliyorum öyle bir şey yok tabii ki. Ama Kur’an-ı Kerim’i bilmiyorsunuz, o Âdem topraktandır meselesi de öyle değil de neyse şimdi, sizle tefsirle tartışırım, mesele bu değil. Davut sülalesini çoğunun üstüne üstün kıldık, kiminizi kiminize üstün kıldık, İsrailoğullarını üstün kıldık, şunları üstün kıldık diye birçok ayet var, üstünlük var dese Kur’an ayetine göre, mesela inandığınız din adına söylüyorum. İşte “Kimse Arap olduğu için üstün veya değerli değildir Türk veya Kürt olduğu için de…”. Ben Türk olduğum için değerliyim kardeşim! Bu kadar! Sen kimsin benim adıma konuşuyorsun be! Kimse Türk olduğu için değerli değil, ne münasebet! Al sana da bir herze!

İşte arap olmayan karıştırıyor oradan Bilal Habeşi’yi yine katmış, Türk’ün Kürt’ü anlamlı kılan öğreti yüzünden hedef tahtasıdır falan falan  yav Kürt ile Türk’ün bir sorunu yok ki senin gibiler sorun yapıyor be. Şimdi Kürtlükle ne alakası var meselenin. Şu mülteci olayları meselesinin Ümit Özdağ beyin bu hamlesi vs siyasi hamle doğru yanlış ayrı konu yazıyı hepsini okuyacak değilim ama işte “Türkçede bizim Kürtçede. Türk, Türklük adına Kürt’e düşman olmaz ona Türk denmez. İşte kürt de Kürtlük adına Türk’e hasım olmaz.” güzel şeylerde söylemiş falan falan işte tarihi birlikte yazacağız ırkçı Türkçülerde, ırkçı Kürtçülerde kaybetmeye mahkûmdurlar bu topraklarda imtiyaz ideolojisinin sözü geçmeyecektir biz birlikte Türkiyeyiz” kardeşim konu mülteciler ya mülteciler. Yani güzel şeyleri de araya serpiştiriyorsun ama Türkçülükle Türklük kavramıyla ırkçılığı niye yan yana tutuyorsun? Birileri mültecilere tepki gösteriyor bende gösteriyorum bak %83 anket yapıldı bu ülkede 30 tane AKP’li sayıyım içlerinde 1 tane bakan 7 tane müsteşar onlarda şikâyetçi ne yapacağız şimdi? Yani ırkçı mı oluyor faşist mi oluyor? Bir de Kürt meselesini ne karıştırıyorsun konu mülteciler ya. İşi döndürüyorlar dolaştırıyorlar işte güzel şeyler de söylüyorlar falan falan eee? Kürt Türk meselesini ne karıştırıyorsunuz? Bakın işte konular böyle devam ediyor. Balalar, gençler siz anlayın bu tuzaklara düşmeyin, tahrik olmayın bakmayın benim sinirlendiğime ben yıllardan beri bunlara sinirliyim. Yıllardan beri televizyon programlarında anlattık bunları. Bir tanesi de cem küçük bey efendi yıllar önce bununla bir TV programı da yapmıştım davet etmişti rahmetli Ömer Lütfi Mete vs. falan programın adı da satranç tahtası olacak. Şimdi şey yazmış “iç hatta dış savaş çıkarmak isteyen faşistler” yapma ya 2006’da ben yazmıştım bunu 5 sene öncesinden. Neyse işte utanmadan bu insanlara gidin ülkenizde savaşın deniyormuş bak bak evet deniyor utanmıyoruz da. Türkiye sokaklarında silah sıkmayı biliyorlar, erkekseniz gelin demeyi biliyorlar. Erkekseler gidecekler ülkelerine savaşacaklar. Devam ediyor işte “savaştan kaçmış bu insanlara” diyor savaştan da kaçmışlar. Benim ecdadım işte bu bak binbaşı Erol bak ecdadım kaçmıyor işte. Milli mücadele yıllarını hatırlayın.  “bir grup üstelik okumuş faşist baskı uyguluyor” işte ümit beyin adını da vermiş o ümit Özdağ’ın sorunu. İşte dükkânını basmış falan falan. Başka ülkelerin görüntülerini Türkiye’de yaşanmış gibi gösteriyorlar diyor doğru buna da değineceğim. İşte neymiş sokakta saç ektirmiş Arap görmekten bıktık diyen utanmazlar varmış, Avrupalılar gelse ağızlarını açmazlarmış, işte batılı faşistleri Arapları aşağılayanlarda aynı kafadalarmış bak bak işte bunların bir kısmı İslama, Müslümana karşılarmış. Ya millet Müslüman olmak zorunda mı ya? Ya bu kadar Müslüman var 1.5 milyar var ne işe yarıyor bunlar? Şu hale bak ya bütün problem İslam ülkelerinde. Üstelikte o Müslüman dediğin İslam ülkeleri hep Avrupa’ya kaçmak istiyor insanları bizim ülkemiz dâhil. Suriye ve mülteci meselesini bazı tipler bunların başında fetö’cüler kaşıyormuş evet bu olabilir. Efendim ite Suriyeliler giderse işsiz kalırmış fabrikatörler işte bunu iç işleri bakanı da söyledi. Ya bu emek sömürüsü de günahtır. Fabrikatörler efendim diyormuş ki işte bunlar kalsın falan. Kaç tane fabrikatör var ülkede? Ben fabrikatör değilim. Yani bunlar Suriyeliler olmasaymış bir tane de bayanda bir gazeteci bugün haberlerde vardı 15 Temmuzu da Suriyeliler sayesinde kazandık diyor Allaah Allaah milli mücadeleyi de onlar sayesinde kazandık (!) hatta Moğolistan’dan da buraya onlarla beraber geldik onlar dedi hadi size kıyak yapalım. Ya arkadaşlar bakın ne bilime ne tarihe ne realiteye hiçbir şeye sığmıyor nereye saptırıyorsunuz olayı. Yav faşistlikle ne alakası var? %83 bu ülkede faşist mi kardeşim? AKP’liler dahi kendi de biliyor kendisi de rahatsız bu cem küçük. Bak Cem Küçük daha önce de sana televizyondan bir uyarı gönderdiydim Oda TV bizi yazdı daha sonra KRT’de hatırlıyor musun? Bu ne ya bu kadar yapma ya bırak bu işleri ya sende biliyorsun realite kardeşim. Yani mülteci problemini gündeme getirmek faşistlik, ırkçılık değildir rahatsızız ya rahatsız bu millet. Haa doğru söylediğin şeyler var şimdi oraya geleceğim kısa kısa. Bakın kardeşim çöküş içindeki iktidarlar bu problemi kullanırlar ve yandaşları, yalakaları, dalkavukları da bunu yaparlar daha sonra rezil rüsva olurlar. Bak yapmayın bunu iktidar çöküş içinde gidiyor bunlar ve muhtemelen erken seçim olacak daha önceki Kambaba videolarına bakınız ve o yüzdendir ki bu agresiflik. Bu dil kirli bir dil ayrıştırıcı, tahrik edici bir dil yanlış bunlar. Devlet kurumlarının başlarındakiler bunları bu şekilde dile getirmemeli tehdit etmemeli milleti. Bu yandaşları da faşist. Sensin ulan faşist cem senin faşist ırkçı da sensin! Bir de Çepnisin ulan sen bildiğim kadarıyla. Ben mülteci sorununu dillendiriyorum diye ırkçı mı oluyorum? Bu dil işte bu dil bizi ayrıştırıyor sende biliyorsun bunu. Bir takım işte falanlar filanlar bize ne falandan filandan %83 faşist mi akrdeşim? Değil demi kimsin ulan sen bu kelimeleri kullanıyorsun! Konum senin yazın falan değil konu mülteciydi sordular oraya geldim. Ben enden bunları Mehmet Metiner beyinde seninde dillendiriyorum işte biraz önce erol mütercimlerin yazısını da videosunu da dillendirdik eleştirdim. Ya arkadaşlar bakın konu mülteci evet bir problem var evet doğru olan şeyi söylüyorum. Bugün Türkiye de hiç söylenmeyecek hiçbir yerde bulamayacağınız bir şey söylüyorum dinleyin balalar. Gençler soruyorsunuz ya tavrımız ne olsun diye. Provokasyonlara gelmeyin devletinize sahip çıkın bakmayın bunların kışkırtmalarına az kaldı bunlar suları ısındı, devletinizin yanında olun ancak bu gün iktidar mülteci meselesini bu mülteci kelimesinin de altını çiziyorum işte sığınmacı mığınmacı afganistandan geliyorlar daha önce krt’de sorguluyorum programı yapmıştım Ferit Altay ile çok izlenmişti ve biter bitmez program canlı yayında ve binlerce telefon geldi tekrar verdiler. Orada ben yine baya bir konuşmuştum bu siyasal İslamcıların ne yapmaya çalıştıklarını filan yıllar önce bakarsanız bulursunuz. İktidar mülteci konusunda ipleri elinden kaçırdı, kontrolü kaybetti ama bu ülke bizim arkadaşlar onlarla aynı gemide değiliz ama aynı ağacın dalındayız sanki yani misal verelim. El birliğiyle bu işten kurtulmamız gerek muhalefetiyle, iktidarıyla. İşte Esad ile konuşulsun dedik çözümleri söylemiyorum. Sadece kışkırtma ve kaotik olaylara girmeyin. Evet, bu deminde söylediği doğru bir şey var kışkırtmak isteyenler var. cia ülkede cirit atıyordur şu anda. Şimdi bakın doğuyu söylemek başka bir şeydir doğruyu yanlış için kullanmak başka bir şeydir imza oktan keleş diyelim. Ortada bir vaka var sorun var doğrudur ama bu doğruyu alıp yanlışa devletimizi akamete uğratacak pozisyonlara, kaotik noktalara getiriyorlar. Bir doğru var ortada bir problem var ama iktidar kaybetti. Soros ne diyordu Türkiye’de mülteciler kalmalı ve Türkiye bunlara bakmalı göndermemeli demişti, gönderilmesin istemişti. Bunlarda düne kadar göndermeyeceğiz demişti. O zaman bunlarda Sorosçu. Fotoğrafları kendilerini var bizim yok fetö’cülerle kendilerinin var. Çözüm sürecinde bu şimdi hain main dedikleriyle kendileri var ki onlar hain gerçekten o ayrı konu. E arkadaşlar yani bizim gibi insanlara bu laflar tutmaz faşistmiş bilmem neymiş. Ben Türkçüyüm kardeşim Tengriciyim Türkçüyüm var mı? Ama devletimin bayrağımın vatanımın yanındayım ve devletime sahip çıkmak suç mu ya? Bir problemi söylemek suç mu? Ha şimdi ne olacak kontrolü kaybettiler verdikleri sözlerden mi diyelim. Artık işte sınır kapılarını niye kontrol edemiyorlar sınır namustur ha? Bak konuşmuyorum oraları. İran sınırına duvar örüyoruz değil mi bunlar için değil arkadaşlar bir de şöyle bir realite var…

Evet, müsaadenizle bir iki duman var kamların özelliğidir ya dumanla ilişkileri vardır ya. Çünkü bu yazıları okuyup sinir olmamak, tahrik olmamak mümkün değil. İç hatta dış savaş çıkarmak isteyen faşistler başlıklı Cem Küçük’ün yazısı. Kardeşim Suriye’ye giren siz değil misiniz? Dış savaşı çıkartan siz değil misiniz? Emevi camiinde namaz kılacağım diye siz değil misiniz? Yapmayın etmeyin diyen de bizdik o dönemde.  Bu Mehmet Metiner, Fetö’ye övgüler dizerken bu Cem de aynı şekilde Nagehan Alçılar filan. Şu anda tereyağından kıl çeker gibi zeytinyağı gibi suyun üstüne çıktılar ya Allah Allah hayırdır. Yani o zaman en büyük iç hatta dış savaş çıkarmak isteyen faşistler iktidar oldu ya bu yazıya göre. Yani nereden baksanız zırva. Şimdi ben bunları eleştirmek maksadıyla değil gündemi nasıl yuvarlayıp nerelere yönlendirmeye çalıştıklarını balalara anlatmaya çalışıyorum. Yani dedim ya bunların işte muhafazakâr şusu busu samimiyeti bu kadar ya. Hani Müslüman değilim dedim elhamdülillah müminim dedim çünkü Mekke dönem, ayrıydı Medine dönemi ayrıydı bakın münafık ayetleri Medine döneminde geldi niye? Devletleşti Medine’de İslam ve münafıklar oluştu çünkü Beytül Makdis işte hazine devlet parası şu bu olunca münafıklar çoğaldı onun için mümin olmak önemli. Adama soruyorsun hala elhamdülillah Müslümanım diyor. Müslüman ayetinde ne vardı yaratıcı ne dedi: “Müslüman oldum demeyin İslama girdim deyin” hemen oldum demeyin diyor ya oldum demeyin diyor girdim deyin diyor. Bunlarınki işte her şeyleri ortada inandığınız meseleleri dillendirirken bile insanları tahrik ediyorsunuz ya faşistmiş bilmem ne. Akp’lilerin de %80’i böyle. Bir hacı vardı bizim apartmana biraz kulağı kesiklerden biri taşımıştı dedim niye bunu taşıdın aile apartmanı falan ya işte bilmiyordum şudur filan. Çıkaramadılar sonra bize geldiler bi de Rizeliydi bu adam. Neyse biz kendi yöntemlerimizle çıkardık bir şekilde. Daha sonra onun akrabası Suriyelilere ev verdi. 3 kişiye vermiş 13 kişi olmuş falan şimdi geçmiş tarih çıkaramıyoruz ya. Vermeyin kardeş yani bunlar problem. Ha işte bunlar 2023’te İslam devleti olacak Türkiye bilmem ne şu bu falan bakın bunların doğru söylediği noktalara geleceğim dedim ya doğru var ortada ama doğruyudu da yanlış kullanmamak lazım. Şu anda iktidar kontrolü elinden kaçırdı fakat ne yapacağız vatanımızı teslim mi edeceğiz? Hayır. Akli selim davranıp kaotik ortamlara girmeyeceğiz şu anda CIA emin olun cirit atıyor. Duvardan bahsettim İran sınırına bunlar için değil biliyor musunuz çünkü dünyada bir göç akımı var. Asya’dan gelişmemiş ülkelerden batıya doğru bir göç akımı var ve Türkiye bunun geçiş hattı onun için kuruluyor dünyanın da gündeminde olacak. Ha bunlar gidecek bak hepsi gidecek emin olun burası Atatürk Türkiyesi fakat sakın bu oyunlara gelmeyin bu yazarlar çizerler Mehmet Metiner’ler, hocaefendi diye işte Nagehan Alçılar, Ergenekoncular diye beni de dahil etmeye kalkmışlardı vs. unutmadık biz bunları ama o Ekrem var ya o altılı masa dediğimiz zaman Davutoğlu’ndan Babacan’dan hala hayır bekliyorsunuz. Bakın bu iktidar gidecek ama gelen ne yapacak arkadaşlar. Yani konu bu iktidarın gitmesi mi sadece? Gitti, gelen ne yapacak? Mülteci konusunda ne yapacak bakın hepsi mıy mıy konuşuyor. Sezgin Tanrıkulu gibiler, Ermeni soykırımı ile yüzleşelim diyenler niye bir ses çıkmıyor CHP’den? Atatürk’ün partisi güya ki hiçbir zaman oy vermedim. Akp’ye de hiçbir zmaan oy vermedim televizyonda da defaatle anlattım. Bakın bu siyasi diller de yanlış dedik. Çöküşte olan iktidarların dilidir bu çırpınışlarıdır ama iktidar bunu kaybetti ve iktidar şu anda ne yapmaya çalışıyor biliyor musunuz bir olay çıkmasın diye bu yanlışların üstüne yanlışlar yapıyor. Onun için biz de Türk milleti olarak akli selim davranacağız. Bunların oyunlarına alet olmayacağız. Kimlerin? İşte gizli servislerin. Ülkemizde mülteciler üzerinden problem çıkartmaya çalışacaklar. Yıllar önce televizyon programı yaparken defaatle anlattık Condoleezza Rice 22 ülkenin sınırları değişecek filan diye. Nasıl değişecek falan dediler bakın değişti yıllar geçti değil mi? Yıllarca TV programlarında anlattık bunları. Bunlar bir senaryoydu ve şu anda yaşıyoruz maalesef ki AKP bu duruma getirdi. Davutoğlu, Emevi camiinde namaz kılacaktı Suriye’ye girecekti Suriye bize girdi. Daha önce KRT’de söyledim diye RTÜK’e beni şikâyet ettiler. E girmedi mi kardeşim? İşte Afganlılar kaçak göçmenler buradan gidip Avrupa’ya sığınmaya çalışanlar şunlar bunlar burası güzergah ve ülkemizde ülkemizde problem çıkarmaya çalışanlar o sorguluyorum programını o yüzden önerdim size. İşte İstanbul fethedilecektir onun askerleri ne güzeldir meşhur hadisini hatırlayın sahih veya değil ben fatih doğumluyum, Trabzonluyum ama fatih doğumluyum kabrinde başında yazan o meşhur hadis. Dedim ki o programda istanbulu tekrar fethetmeye çalışıyorlar. Çünkü bu inanca göre bazı tarikatlar işte Afgan olsun Pakistanlı olsun Afrikalı olsun üflüyorlar unların hepsi Amerikalıların kışkırtması tabii ki. Onlarda saf saf geliyor burada her an bir olay çıkabilir. İktidar bunu korkusunda bakın bunu söylemezler ben söylüyorum onun için gençler sakın devlet bu işe kesinlikle el koydu ve koyacak. Bunlar gidecek akp’nin işi değil artık bu bunlar beceremiyor el birliğiyle göndereceğiz onun için Türk silahlı kuvvetlerine sahip çıkacağız ordumuza gidecekler meraklanmayın burası yolgeçen hanı değil. Bunların anlattığı gibi ensarmış filan bırakın bu hikâyeleri ya artık millet yemiyor. Dedim ya faşist diyor ya %82 istemiyor bunlar faşist mi kardeşim. Öbürü de Türk Kürt diyor ya bizim bir sürü Kürt kardeşimiz var hısmımız var ne alakası var mültecilerle Kürtlerde istemiyor kardeşim ak partililer istemiyor ya ama geliyorlar işin ucuna dayıyorlar bakın gündem kaydı. Öbürü de erol bey yani insan hakikaten dilim dolaşıyor sinirleniyorum. Konu Türklük davası çünkü. O da diyor ki işte kalleşlik vardır kültürümüzde. Atatürkçüyüm diyen adama bakıyorum o ayrı bir şey söylüyor. İşte o Rizeliden bahsettim çıkaramadı dedim ondan sonra mafya tutmaya kalktı iyi mi? Ya bir de bunlarda böyle bir şey var sözde milliyetçi. Tivite de attım bugün işte dindarlar niye mafya kullanır? A-) korkak oldukları için b-) milleti korkuyor zannettikleri için c’yi de siz doldurun dedim. Bu millet korkmuyor türk devleti çok güçlü bakın Libya da yaptıklarımıza, mavi vatanda yaptıklarımıza, Kafkaslarda, balkanlarda, ırakta her yerdeyiz Türk ordusu çok güçlü korkmayın ya. Bu vatanı öyle işgal filan edecekler sıkar o. Bu işte bazı filmler dezenformasyanlar şunlar bunlar. Bazıları iyi niyetiyle yapılıyor ön alınsın diye bazıları işte uyarılıyor halkı bilinçlendirmek için fakat işte bu arada ne olur gizli servisler CIA özellikle bu lanet NATO, Amerika bunlar ortalığı karıştırır kardeşim. İşte mülteciler de buna çünkü yıllar önce söyledik bunu bakın göç gelecek diye bakın yapmayın bunu diye. Bu Davutoğlu var ya bu Davutoğlu. Peki, şimdi bu iktidar gitti Sezgin Tanrıkulu gibi adamlarda, Davutoğlu gibi adamlarda, babacan gibi adamlarda, AKP artıklarından ne medet bekliyorsunuz ya? Ekrem de cıkmış nagehan alçıyı almış karşısına zırt gelir tırıs gider mi ne öyle bir şey söylemiş yazıklar olsun be sana da oy vermedim erkemde müsterihim çok şükür ya. E biz bak ben evet televizyonda mhp’ye oy istedim zamanında çok önceki seçimlerde daha sonra da en fazla biz eleştirdik mhp’yi, pişman olduk dedik ama yani yerimiz belirli. Ben bunlara oy vermedim diğerlerine ama şimdi bu iktidar gidecek gitmeli de gidiyor zaten çöktü bitti fakat giderken bu enkaz, bu devlet, bu ülke bizim. mülteciler üzerinden büyük bir provokasyon yaparlarsa işte bu basiretsiz yazarlar var ya işte bu cem’ler filan faşistler diyerek tahrik yapmaya çalışanlar onlarında ateşine odun taşıyorlar. Mehmet Metiner’ler şunlar güya bilir kişiler televizyonlar bunlarla kaynıyor aldanmayın genç kardeşlerim devlet bunları gönderecek, giderecekler. Ha nasıl diye sormayın gidecekler. Yakında esad ile de oturup konuşacaklar yıllardan beri söylediğim de gerçekleşecek. Akp esad’tan önce gidecek. Onlar bir hafta da işi bitiriyordu bu davutoğlu. Bakın bütün melaneti bu basiretsizlik açtı bu ülkenin başına bunlara oy verenler sizlersiniz amcalarımız, dayılarımız, bilmem nemiz komşumuz akıllı olun ya. Sadece konu bu mu? Ekonomi ne durumda? İşte her şey sıkıntı da şu anda onun için devletin yanında olacağız sakın gençler provokasyona gelmeyin bunların tahriklerine gelmeyin. Ümit bey ile iç işleri bakanı arasında bu mesele ha diyecekler ki şimdi nasıl? Ya sabahtan beri şikâyetimizi yaptık.

Şimdi 6’lı masa hikayelerine bakıyorlar konumuz siyaset değil konu mülteci. Bunları nasıl bir çözümü olacak çok merak ediyorum. Bunlar gidecek mi? Bunları devlet gönderecek Türk silahlı kuvvetlerinin önderliğinde devlet gönderecek ve gidecekler rahat olun ancak asla tahriklere gelmeyin bunların sözlerini faşist ne diyorlar ya topuyla iade ediyoruz bunlara. Vatanımızı korumak suç değil kardeşim, bayrağımızı korumak suç değil, devletimizin yanında olmak suç değil.  Garo Paylan’lara konuşsunlar bak bekliyoruz o süreyi. Bir seneden beri devlet bahçeli bey çıkıyor işte hdp kapanacak, kapansın bilmem ne hep diyorsunuz da bir şey yok. AKP’de öyle diyor Erdoğan da aynılarını söyledi ya onlara biraz yoğunlaşın gündemi nasıl kaydırıyorlar. Hemen geldi Mehmet Metiner mülteci konusunda yazıya bak kürt, türk vs. sanki böyle bir konu var şimdi yani konu bu mu şimdi? Bu da işte iç hatta dış savaş çıkarmak isteyen faşistler demiş. Yani bunlara aldanmayın bu duvarları dediğim gibi göç politikaları olacak daha zor günler var çünkü gıda sorunu olacak ve bu yüzden biz bir an önce Asya devletleri ile bütünleşmemiz gerekiyor. Bu Amerikan politikalarından uzaklaşmamız gerekiyor. Esad ile de oturulup konuşulsa bu halloluacak ama bunlar halletmezse de az kaldı bakın erken seçimde bekliyorum ben. Bunlar gidecek ister erken seçim olsun ister zamanında olsun fark etmez çöküşte olan bir iktidarın, yıllardan beri yıpranmış olan bir iktidarın dilini de kabul etmiyoruz tabi ama bunu karşılığında tahrikkar olarak gençleri “hadi hep beraber sokağa çıkalım hadi bilmem ne yapalım” yok yok. Bu sefer yemek yok bu işleri gençler okusunlar istikballeri için mücadele etsinler bizim dediğimiz budur. Şimdi yine bakıyorum ben buradan bazı sorularınıza. İç işleri bakanının yani komik yani sözleri tasvip edilecek şekilde mi ama herkeste şimdi çıksın desin ki arkadaş falan bakan in aşağı filan bakan in aşağı. Ya bu devletin kurumlarına da saygısızlık olur olmaz. Bunun önü açılmamalı başka şekillerde hesaplaşılabilinir. Tabi ben hukuk önünde diyeyim de ayrı konu.

Kıymetli takipçilerimiz burada gördüğümüz hadise mülteciler gidecek! Bakın buna emin olun. Yıllardan beri yazdım çizdim hatta sadece 15 kitabın 4 kitabı benim yazıp da yıllar içinde ve daha sonra çıkan konularla alakalı. Yayınevi çok ısrarcı oldu. “Ya bunların hepsini sanki kâhin gibi bilmişsiniz” dedi. Hatta bir gazete öyle bir manşet atmıştı. Yani bu siyasetçilere bakmayın siz. Süleyman soylu bizim demokrat partideydi. Ben demokrat parti genel başkanın baş danışmanıydım. O mahkeme yoluyla tekrar geri döndü o zaman Tayyip Erdoğan’a neler söylüyordu. Bu Mehmet Metiner aynı, bu cem küçükler hocaefendiler vardı bunların. Çözüm sürecinde ooo önder apo’nun dünya görüşü falan diyecek kadar alçalanlar vardı bunların içinde hala utanmadan bize faşist diyorlar. Ulan faşist sizsiniz lan! Türk milletine kalleş, faşist, ırkçı şucu bucu diyen misliyle iade ediyoruz. Bak ben burada hanımlar, çoluk çocukta izliyor diye şey yapamıyorum. Bunların hepsi meydana çıktı. Bakın size ben bir Karadenizden bir olay anlatıyım. Küçük temel biz derede çok yüzdük derede. Ha bir de bu of meselesi. Ya ümit abi “Of’lu biliyorduk seni Oflular cesaretli olur sen kof’lu çıktın” diyor.  Ya niye tahrik ediyorsun bütün Oflular çıksa gel bakıyım ben Ofluyum dese olmaz. Bak bu dil yanlış. Hadi onlar konuşur gidiyor çünkü onlar bir bedel de ödeyecek hukuk önünde. Bakın göreceksiniz neler olacak ama size ne oluyor ya sizler örnek olun ya. HDP kapatılacak! Hepsinin hesabı tek tek görülecek hukuk önünde göreceksiniz ama bakın onların bile 6-7 milyon oyunu almak için iktidarda muhalefette nasıl böyle aralarında vız vız yapıyorlar. Unutuyorlar Garo Paylan’ı unuttular soykırımı hemen mülteciye geldi iş. Ümit Özdağ ile iç işleri bakanının meselesine. Ah ahh çekiyoruz da bir şeyi hatırlatayım bakın yarım kalmasın. Bu İstanbul fethedilecektir hadisi vs. falan bir tane Sadat kurucusu Tanrıverdi bir adam diye mehdiye hazırlık yapıyoruz demişti hatırlıyorsunuz değil mi? Sonra işte danışmandı falan istifa etti. Bakın yıllardan beri tarikatlar içimizdeki tarikatlarda aynı numarayı çeviriyorlar. O sorguluyorum programında bunu anlatmıştım da kısaca anlatıyım. Yine böyle İslam ülkelerinde bunu üflüyorlar CIA ağzıyla, Vatikan ağzıyla, İsrail ağzıyla. Ne diyorlar biliyor musunuz İstanbul tekrar fetholunacaktır kim fethedecek? Mehdi. İstanbul 1453’te fetholundu ya fatih sultan Mehmet han, Türk kağanı Bizansı ezdi aldı işte Doğu Roma imparatorluğunu vs. bir çağ açtı bir çağı kapandı. Yoook bir daha olacak bir kere daha olacak tekbirle dendi. yani bir hadis var işte mehdi gelecek İstanbul’un surları tekbirlerle yıkılacak falan. Uzundur da şimdi kısa anlatıyorum. Bakın dezenformasyona ve gizli servislerin üç kâğıtlarına. Bunun üzerine İstanbul işgal oldu biliyorsunuz milli mücadele yıllarını hatırlayın İngilizler tarafından vs. 7 düvel üzerimize geldi. Gazi Mustafa kemal Atatürk, başbuğ Atatürk İstanbulu bir kez daha fethetti ve istanbul’da işgalcileri kovaladı ve dendi ki bak 2. Kez fetholundu. Baktılar ki ya evet böyle bir şey oldu Konstantiniyye diyorlar İstanbul. Onlar Konstantiniyye diyor. Konstantiniyye dergileri filan çıkarttı bu Daeş’çiler, İşid’çiler bilmem neler. Neyse yook efendim olur mu bir daha olacak. Bakın tayyi mekan var ya tasavvufta bunların tayyi yalanı bitmez. Şimdi de ahir zamanda bir daha olacak bu ahir zamanda ne zamansa yani. Ama işte can alıcı cümleyi söylüyorum sakın! Önce mehdinin çıkmasını istiyor musunuz? Evet, istiyoruz. Nasıl çıkacak bu mehdi? İstanbul’un işgal olması gerekir. Yapma ya! Sakın karışmayın, önlem almayın filan yapma ya. Niye? Alırsanız e mehdi çıkmaz. Yani mehdinin çıkışını İstanbul’un işgaline bağlıyorlar alçaklar. Ondan sonra mehdi gelecek işte İstanbul’u fethedecek falan tekrar mehdi çıkacak. Tarikatlara üflenen şey bu gizli servislerin yapmış olduğu planlardan bir tanesi. Bakın araştırın yine göreceksiniz. İlk defa Türkiye de ben söylemiştim. Şimdi bunu uluslararası alanda İslam ülkelerine de üflüyorlar. İstanbul’da mehdi çıkacak, İstanbul’da hilafet olacak 2023’te falan filan. Bir güruh gelmeye başladı fısıldıyorlar bunları duyuyoruz ya. Yani düşünün ve şu anda Afganistan’dan, Afrika’dan, Pakistan’dan her yerden gelmeye başladılar. Bunlar provokatif eylemlerde bulunabilirler. Onlar zannediyor ki mehdi falan çıkacak. Onun için uyanık olacağız tabii ki vatanımızı savunacağız. Yok ya işgal olacak ses çıkarmayın Müslümanlar niye? Mehdi gelecek ya. Ulan biz türküz türk ne mehdisi işte gelmiş mehdi. Gazi Mustafa kemal Atatürk gelmiş. Bir mehdi daha gelirse o da türk milletinden olur biter de İstanbul’un işgaline gerek yok. Niye Atina’nın işgalinden bahsetmiyorsunuz lan? Vatikan’ın işgalinden? New York’un işgalinden ha? Balalar uyanık olun sakın ha kaos çıkarmaya çalışıyorlar asla kanmayın. Devletimiz işini bilir. Şunu düşünün bugün rejimi değiştirmeye kalkıyorlar sabah kalkıyoruz ki rejim değişmiş birilerinin atıp tuttuğu gibi bir şeyler olmuş. Biz ne yapacağız? Elimiz armut mu toplayacak? Sıkar o sıkar sıkar.

Şu milliyetçilerle Türkçüleri birbirine düşürüyorlar. Bir de Türkçülük adında, milliyetçilik adı altında, Atatürkçülük adı altında, İslamcılık adı altında milleti birbirine sokuyorlar. Bakın böyle bot hesaplar, fake hesaplar, sahte hesaplarla şunlarla bunlarla milletin değerlerine küfür ediyorlar. Türkçülük adına peygambere şuna buna. Yav kardeşim bu milletin börtü böceği dahi Türk milletinin milliyetçiliği altında olması lazım. Burada bu vatan topraklarında yaşayan herkesin ortak ismi Türk milletidir biziz biz. Sakın! Devletimiz mültecileri gönderecek. Bakı buna emin olun. Gaz maz almak meselesinde de değilim ha beni tanıyanlar bilir ne diyorsakta o. Dakikası dakikasına günü gününe verdiğim istihbaratların çıktığını da takipçilerim çok iyi bilir. Ha bunun da gününü saatini verebilirim ama sabırlı olun. Her şeyde bir hayır vardır biliyor musunuz? ohh oldu alın siyasal İslamcılar alın bakın görün rezalete bakın. Camileri parti ilçe merkezine çevirdiler ya. İnsanlar dinden soğudu bunları yazdığımız için anlatmıyorum şimdi. Gençler sordunuz söylüyorum CIA, Mossad veya BND işte MI6, MI5  neyse bir çok istihbarat örgütü cirit atıyordur ve muhtemelen de ülkemizde mülteciler üzerinden bir kaos planı tasarlamışlardır. Biz alet olmayacağız devletimiz işini bilir sakın! gençlerin kıyımına da müsaade etmeyeceğiz. Siyasetçiler yesin birbirini yiyin birbirini yiyin yiyin afiyet olsun. Bize iş düşerse biz devletimizle nikâhlıyız. Hatta hep söylerim benim meşhur bir lafım vardır biz sülale boyunca böyleyiz aslında gelenek olarakta devletimizle beşik kertmeliyiz kardeşim. Bu devlet bizim canımızı almadan ne yıkabilirler, ne vatanımızı bölebilirler, ne bayrağımızı indirebilirler onun için tahriklere gelmeyin uyanık olalım ve tedbirli olalım, akıllı olalım. Ordumuza, kahraman Türk silahlı kuvvetlerine, Türk ordusuna asıl ismi odur aslında Türk ordusuna sahip çıkalım. Bu Amerika, İsrail şu bu falan evet bu planları yapacaktır bu coğrafyada kalmanın bir bedeli var dolayısıyla da uyanık olalım.

Şimdi fıkraya geçelim. Karadeniz’de derelerde çok yüzdük. Küçük temel derede yüzerken diğer çocuklar, arkadaşları ona muziplik olsun diye elbiselerini çalıp götürmüş. E bu derede çırılçıplak kalmış. Yapacak bi şey yok eve gelecek o halde sırılsıklam. Önünü kapatmış elleriyle koşture koştura eve doğru gelmiş. Babası görmüş olup biteni tabi. Ula demiş uşağım ne salak adamisun sen yaa ula demiş yüzünü kapat oni kim taniyacak. Şimdi bunlar artık tanınıyor kardeşim her yerleri açıkta anlatabiliyor muyum? Yani balalar sakin olun provokasyona gelmeyin çünkü ülkede iktidarda şu anda aciz durumda. Her an bir olay patlayabilir onların bu manada hatalarını çekiyoruz ama devlet bizim, ülke bizim, vatan bizim. Mecburen bir el atacağız ve Türk ordusu çok güçlüdür. Şunu bilin gidecekler her şey olacak bakın aydınlık günler çok yakın. Buraya bir not aldım tivit atmak için. “Kimse meraklanmasın Atatürk Türkiyesi ilelebet payidar olacaktır. Şerrin bir planı var ise balalar, kurtlar unutmayın hayrın da öyle planları var kiii hemi de iri..

Sürçü lisanımız olduysa affola…

Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahvadıyız… TÜRK OLMAKTAN GURULUYUZ, ONURLUYUZ. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE! Teşekkür ediyorum tahrik yok. balalarıma, takipçilerime, izleyicilerime tenezzül buyurdukları için teşekkür ediyorum. Kusura bakmayın sinirleyiyoruz ki gençler yanlışa gitmesin. Mülteci olayını kaşımak isteyen CIA  var ülkede uyanık olalım, tuzaklara düşmeyelim. Tamam bir yanlış var yanlışı yanlış ile kapatmayalım. Sabır…

Tengri Biz Menen!

 Not: Videoyu yayına hazırlayan  Fatih Erdoğan'a, konuşmayı deşifre eden Fatih Yıldız'a ve Esra Sert'e  teşekkür ederiz.


 



Bu haber 6,289 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,560 µs