En Sıcak Konular

Metaverse Evreni - Paralel Tanrı (2)

14 Aralık 2021 19:18 tsi
Metaverse Evreni - Paralel Tanrı (2) Derviş Ozan yazdı...

Metaverse Evreni - Paralel Tanrı (2)

 

Kulbak Bilge 17’de şöyle bir soru vardı: ‘’Şeker mi tatlı, Bilgi mi?’’

Değerli Onaltıyıldız Ailesi,
Bu çalışma kesinlikle ‘’Metaverse Evreni Budur’’ iddasında değildir. Bu çalışma, Metaverse Evreni’ni arka plandan okuma, derinden duyma, yarından görme üzerine yapılmış ve ilgilenenler için bir farkındalık oluşturma adına yazılmıştır..

Müsadenizle, başlamak istiyorum:

Ray Kurzweil’in 2045 yılı için öngördüğü; özetle, ‘’insan beyninin ve yeteneklerinin dijital ortama yüklenmesi ile gerçekleştirecekleri BİLİNÇ NAKLİ  sonucu insanların adeta ölümsüzlüğe kavuşacağı’’ savı, geçtiğimiz yıllarda güncellenerek 2029 yılına tarihlendi.

Kurzweil adı ‘’dijital evren’’ için bir –dahi- olarak anılsa da, Kurzweil’in yapmış olduğu çalışmaların arka planında temel olarak Tanrı Kavramını hedef aldığını biliyoruz.

Kurzweil, genel olarak insanlık ailesine şu seslenişte bulunuyor: ‘’insanlık, şu anki yaratım hali ile büyük bir aciziyet içerisinde. Organları hastalanıyor, kemikleri eriyor, hücreleri yavaşlıyor ve yaşlanıyor; nihayetinde ölüyor. Bu yaratım, kendi içinde büyük kusurlar barındıyor. İnsanlık ailesi, bizim yaptığımız/yapacağımız çalışmalar sonucunda; kendini yenileyen organlara, çelikten kemiklere, 1 trilyondan fazla nanorobotla yenilenen ve yaşlanmanın önüne geçecek yapay hücrelere sahip olacak ve bilinçlerini/hafızalarını/düşünme yetilerini dijital bir ortama yüklememiz sonucu ölümsüzlüğe kavuşacak.’’

Gerçekten de Ray Kurzweil ve ekibi insanlığa ölümsüzlüğü/sonsuzluğu vaad ediyor. Peki, bu size bir şey hatırlatmıyor mu?

Mesela, Taha 120?

‘’..şeytan O’na vesvese verdi, dedi ki; Ey Adem, sana SONSUZLUK ağacını ve asla ÇÖKMEYECEK bir hükümranlığı göstereyim mi?’’


Benim düşünceme göre, burada konumuzla alakalı 2 detay var, nedir onlar? Evet, SONSUZLUK ve ÇÖKMEYECEK HÜKÜMRANLIK!
Adeta Şeytan ve Kurzweil aynı dili kullanıyor. Her ikisi de insanlığa SONSUZLUK vaadinde bulunuyor.

Bilirsiniz ki, dijital sistemler için tıkanma/işlevi yitirme/yavaşlama gibi temel problemler ÇÖKME tabiri ile anılır.
Örneğin; facebook çöktü, mobil bankacılık sistemi çöktü, filanca uygulama çöktü gibi. Dikkat edin, Kurzweil ve ekibi tasarladıkları dijital sisteme o kadar güveniyor ki, ASLA ÇÖKMEYECEK bir platform olduğundan bahsediyor.
Tıpkı Şeytan’ın Adem’e seslenişi gibi, Kurzweil de aynı dil ile İnsanlığa sesleniyor: Sonsuzluk ve ÇÖKMEYECEK SİSTEM.

Tekrarında fayda var: ‘’..şeytan O’na vesvese verdi, dedi ki; Ey Adem, sana SONSUZLUK ağacını ve asla ÇÖKMEYECEK bir hükümranlığı göstereyim mi?’’(TAHA, 120)

Yine aynı kişi, bir başka röportajında şöyle diyor:
‘’2030'lara gelindiğinde sanal gerçeklik tamamen zorlayıcı olacak ve zamanımızın çoğunu sanal ortamlarda geçirmek durumunda kalacağız. Yani bir noktada hepimiz sanal insanlar olacağız.’’ Kurzweil, 2003.

 

      SANAL GERÇEKLİK

      ARTTIRILMIŞ SANAL GERÇEKLİK

      KARMA GERÇEKLİK

Şekil 1 SANAL GERÇEKLİK

 

Şekil 2 ARTTIRILMIŞ SANAL GERÇEKLİK

Şekil 3 KARMA GERÇEKLİK

 

 

METAVERSE EVRENİ’NE HOŞGELDİNİZ

Bilgiağlarında;
‘’Bilgisayar başında olmak yerine, kurgusal bir gerçeklik olan meteverse'de bütün dijital ortamların birbirlerine bağlandığı bir sanal dünyaya yalnızca kulaklık ve gözlükten oluşan ekipmanla girebilirsiniz.

Çoğunlukla bilgisayar oyunları için kullanılan mevcut sanal gerçeklikten farklı olarak, metaverse ile girilen kurgusal evrende, iş yapabilir, oyun oynayabilir, sinema salonuna gidebilir veya sadece gezinebilirsiniz.

Bu Metaverse evreninde kendinizin bir temsilcisi olan üç boyutlu bir (3D) avatar yaratıp onu kullanabilirsiniz. Ancak bu şimdilik yalnızca bir fikir olduğu için metaverse üzerinde uzlaşılmış tek bir tanım yok.’’ gibi genel kavramlar ile metaverse tanımı kısaca bu şekilde yapılmaktadır.

Şekil 4 Facebook Kurucusu ve Metaverse Avatarı

Biz ise bu tanımların dışına çıkarak bir okuma yapmaya çalışacağız.

İzninizle, konuyu daha da derinlemesine görmek açısından biraz da Google’a ait bir üründen, GOOGLE EARTH’tan bahsetmek istiyorum.

GOOGLE EARTH, ‘’kapsamlı bir Dünya haritası yapmak için görüntüler kullanan benzersiz bir coğrafi haritalama ve etiketleme programıdır. Bu uygulama bir milyardan fazla uydu bazlı veriyi ve havadan kaydedilmiş görüntüyü birleştirmektedir.’’ Bu uygulama, Dünya’yı tespit edebildiği bütün noktalarına kadar resimlemiştir.

Google ve diğer navigasyon uygulamaları ile telefonlarımıza sağlanan anlık ve canlı veri akışını da lütfen unutmayın! Yaşayan bir dijital süreklilik...

Şimdi, lütfen bir an için Google Earth’ün bütün bu verilerinin Sanal Gerçeklik Evreni için kurgulanmış dijital ortama yüklendiğini düşünün; bütün yerküre simüle edilmiş bir halde ve bütün gerçekliği ile bir ‘’ok’’ tuşu kadar yakınınızda, Dünya’nın herhangi bir yeri, bir kaç saniye kadar yakınınızda ve tüm bunlar vizesiz, pasaportsuz, biletsiz, zahmetsiz!

Peki niçin? Bize çekici/süslü gösterilen bu kolaylık hizmetleri hangi planın/aklın ürünü? Acaba Şeytanın ‘’süslü göstermesi’’ meselesini buraya oturtabilir miyiz?
İblis şöyle dedi: "Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!" (HİCR 39)

Yine, Elon Musk’ın ‘’en ilkel  Afrika kabilelerine bile interneti ulaştıracağım’’ cümlesini nasıl düşünmeliyiz? Acaba Elon Musk’ın bu amacı ile Ray Kurzweil’in şu açıklaması arasında nasıl bir bağ olabilir?
Ray Kurzweil: “2030'larda insan ve makine, gerçek ve sanal gerçeklik veya iş ve oyun arasında net bir ayrım olmayacak. Akıllı nanorobotlar çevreye, vücudumuza ve beynimize derinlemesine entegre olacak, tam sanal gerçeklik sağlayacak, sinir sistemindeki tüm duyuları birleştirecek, ışınlama deneyimi yaşayacak ve insan zekasını artıracak. 2040'lara geldiğimizde insan zekasını bir milyar çoğaltacağız.’’

Yoksa ‘’Balta girmemiş ormanlar yerine, Wi-fi girmemiş organlar mı demeliyiz?’’

       Elon Musk’ın wifi ile çevrelediği Dünya

       Google Earth ile en ufak çakıl taşına kadar simüle edilip dijital evrene taşınan yerküre

       Bill Gates’in Microsoft Mesh (mesih?) ile dijital evreni kurgulaması

       Ray Kurzweil’in ölümsüzlük/sonsuzluk vaadi

Bütün bunlar bizim inanç merkezimizin/din anlayışımızın neresinde yer alıyor?

‘’Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttaki olanlar için şüphesiz ki âhiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?’’ (EN’AM, 32)

Bu ayeti unutmayın lütfen!

Beynin manipüle edilmesi sonucu zaman ve mekan kavramlarının gerçeklikten kopartırılarak 30 yıllık süreyi 10-15 güne indirmek ve bu süre içerisinde 30 yıl geçirdiğine/yaşadığına ikna olmak! Evet, aynen Amerika’da yayımlanan bir makale bundan bahsediyor: ‘’ ’her insanın doğuştan sahip olduğu evrensel haklar olduğu ve bu yüzden bir hata yaptığı için kimsenin yıllarca hapis yatmaması gerektiği, onun yerine suçlunun metaverse evreni içerisinde yani sanal/arttırılmış/karma gerçeklik evreninde, zihinsel manipülasyonlar ile 10-15 günlük zaman aralığında, 30 yıllık cezasını; simüle edilmiş/dijital bir hapishanede tamamlamasının daha doğru olacağının vesaire...’’

                                                  

Sanırım bunun olabilmesi için de kişinin bir kabine sokulması gerekiyor. Öyle ya, yaşadığını sandığı şeylere fiziksel tepkiler verecek ama bu fiziksel tepkileri vermemesi için de özel dizayn edilmiş ve içine sokulduğu bu kabinler içerisinde uyutulması gerekecek...

‘’Suçlu, bir kabin içerisinde cezasını çekmek için uyutulacak.’’

 Fakat bu uyutma ve zihinsel manipülasyon olayı sadece ceza kavramı için olmasa gerek, belki de şirketler tarafından bir ödül ya da yaşamın olağan akışı içerisinde yapılmak istenen 10 günlük bir Bahamalar Tatili METAVERSE EVRENİ içerisinde 1 günde gerçekleştirilebilecek.

Nihayetinde, 2 durum için de kişinin bir kabin içerisinde uyutulması gerekecek. Zihinsel fonksiyonlar manipüle edilmiş fakat açık, fiziksel tepkiler etkisizleştirilmiş. Her şey Metaverse Evreni içerisinde simüle edilmiş; doku hissi, koku hissi, görme, işitme, tatma...

Arkadaşlar, cezasını çeken ya da tatilini yapan bu kişiler, kendilerine verilen sürenin sonunda kabinlerinden uyandırıldıkları sırada şu soruyu sorsalar, bu soru size tanıdık gelir mi?

-‘’Bizi kabinlerimizden kim uyandırdı?’’

 

hani, ayet de şöyle diyor ya ‘’bizi kabirlerimizden kim uyandırdı?’’ (Yasin, 52) ve diyalog şu şekilde devam edecek olsa

-METAVERSE KURUCULARI: Siz Metaverse’in içinde ne kadar kaldınız?

-KULLANICILAR: (zihinleri Onların Metaverse Evreninde uzun bir süre kaldığına ikna olmasına rağmen, çevresel etkenlerden dolayı örneğin; Metaverse Atölyesinde sabah yapılan kahvaltının hala kaldırılmamış olduğunu gördüklerinde Kullanıcılar şöyle diyecek) Bir gün veya bir günden daha az bir süre kaldık. İstersen Kullanıcı Kimliklerimizden kayıtlarımıza bakın.

-METAVERSE KURUCULARI: Doğrusu siz, çok az bir süre kaldınız.

 

O zaman bizim hemen Mü’minun Suresi 112-113-114. ayetlerine bakmamız gerekecek.

112: ‘’Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?’’ diye soracak.
113: Onlar da, ‘’bir gün veya bir günden daha az bir süre kaldık; istersen sayanlara sor’’ diye cevap verecekler.
114: Allah şöyle buyuracak: ‘’doğrusu siz çok az bir süre kaldınız. Keşke bunu vaktiyle bilseydiniz.

Kıymetli dostlar;

METAVERSE EVRENİ, kurgusu ve algısı itibariyle Kuran Ayetlerini taklit ederek; burada bir kutsallık olmadığı, bütün yaşanmışlığın bir dijital tasarım olduğu illüzyonu ile Tanrı İnancı’na darbe vurma amacı taşıyor olabilir mi?

Mesela, diyelim ki; 10 dakikalık boş vaktinde, Uludağ’da 2 günlük kayak tatili yapmak isteyen bir kişi, Metaverse Evreni’ne bağlanıyor ve zihinsel manipülasyon sonucu 10 dakika içerisinde 2 günlük bir deneyim yaşıyor.

Bu kişi, gerçekte 10. dakika, Metaverse’de ise 2. günün sonunda süresinin bittiğini gösteren bir zil sesi ile uyandırılırken, Uludağ’ın ve bütün o kayak ortamının da grafik anlamında silindiğini görse, süresi bittiği için dağların yok olduğunu, adeta bir serapa dönüştüğüne şahit olsa ve reel evrene uyandığında şunu dese:

‘’zil çalınca, Uludağ adeta serapa dönüşüp, yok oldu.’’ 

Acaba aklımıza şu ayet gelir mi? Bence gelir, gelmeli de:

 

‘’ o gün Sür’a üflenince...,

..dağlar yerinden oynar ve serap olur.’’ (Nebe18-20)

Ya da şöyle devam edelim:

Dilerseniz Enfal Suresi’nden konuşalım. İçerik olarak ganimetlerin paylaşımı, Allah’ın yardımı, yapılan savaşın durumundan bahseder, 75 ayettir. 75 ayettir lakin bir ayet vardır ki, çok entresandır; amiyane tabir ile Şeytan, Metaverse Evreni ile alakalı olarak bir ifşada bulunur: ‘’fakat  2 ordu birbirini görünce ardına döndü ve: ben sizin görmediklerinizi görüyorum, ben Allah’tan korkuyorum. Allah’ın azabı şiddetlidir, dedi.’’ (Enfal, 48)

Değerli dostlar;

Şeytan ‘’ben sizin görmediklerinizi görüyorum’’ derken  neyi görüyordu acaba? Yoksa aynı surenin 9.ayetinde yer alan ‘’bin meleğin yardımı’’ meselesine mi şahit olmuştu? Müminlerin safına katılan fakat müminlerin de göremediği 1000 melek...

Görünmeyen 1000 melek!

Bakın dostlar;

Metaverse Evreni bu sureyi şu şekilde manipüle etmeye çalışabilir mi? Bir iddia değil, basit bir soru...

Kullanıcı X, uyutularak sanal/arttırılmış/karma gerçeklik evreninin içine giriyor ve kurguladığı karakteri ganimetler( bu arada Enfal, ganimetler demek) toplamak için bir savaşa sürüklüyor. Karşı taraf güçlü, kendisi ise zayıf.

Dikkat! Şimdi Kullanıcı X, ya savaşı kaybedecek, kurgu karakteri sıfırlanacak ya da Metaverse Yönetiminden kendisine destek göndermesini isteyecek. Dostlar, Metaverse Yönetimi destek olarak karşı tarafın göremeyeceği, daha fazla da olabilir tabiki, 1000 tane meleği(destek güç) Kullanıcı X’e gönderebilir mi?

Kullanıcı X, uyandırılıp reel hayata döndüğünde Metaverse Evreni içerisinde yaşadığı bu deneyimin Kuran’daki Enfal suresine çok benzediğini, kendisinin de görünmeyen ordularla desteklendiğini, demek ki Kuran diye bildiğimiz şeyin ilahi bir mesaj olmadığı, Tanrı dediğimiz kudretin bir yazılımcı, dünya dediğimiz evrenin bir dijital tasarım olduğunu düşünür mü acaba?

Metaverse Evreni, Kuran ayetlerini manipüle etmek için kullanılabilir mi?

Yalnızca İslam dünyası için değil, diğer inanç sistemleri için de aynı algıyı oluşturabilir mi?

Tanrısızlar ile Tanrılıların savaşında yeni bir cephe midir Metaverse?

müsadenizle, birkaç örnek daha vermek istiyorum:

Metaverse Evreni’ne gruplar/takımlar halinde girmek isteyenler de olacak elbette. Belki de bu gruplar, destansı bir savaşın akıncıları olmak isteyecekler. Belki bu grup İstanbul’un fethini engellemeye çalışacak(paralel evren meseleleri) yahut Ankara Savaşı’nda Timur’un fillerine karşılık, Beyazıd’ın ordusuna Ejderha(simüle edilmiş) desteği sağlayıp, savaşın kaderini değiştirmek isteyecek. Bu misyonla Metaverse Evreni’ne girip, misyonunun dışında bir seyir izleyen grup; Metaverse Yönetimi tarafından şu şekilde anılır mı? ‘’bu grup, verdikleri sözde durmadılar. Öyleyse cezalarını da çeksinler.’’ Devamında reel hayata uyandırılan malum grup, kendilerine neden ceza verildiğini sordukları zaman, şu cevabı aldığında aklınıza Sebe Suresi 17.ayet gelsin: ‘’Nankörlük ettikleri için onları böyle cezalandırdık. Biz nankörlerden başkasını cezalandırır mıyız?’’

Peki, Metaverse Evreni içerisinde kurguladığı karakteri ölen kişi için nasıl bir illüzyon/algı yaratabilirler?
Bu kişi, Metaverse Evreni’ne yeniden girmek istediğinde, kendisine aynı karakter ile giremeyeceği söylenecek. Başka bir karakter kurgulayacaklar, kendisinin bile bilmediği bir karakter ile Metaverse Evreni’ne geri dönmesine müsade edecekler!
Peki ama neden böyle yapacaklar?
Böyle yapacaklar çünkü ‘’Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.’’ (VAKIA, 60-61) ayetini taklit ederek, kişinin inanç dünyasında tahribat yaratmak isteyecekler; bunların hiçbirinin ilahi bir mesaj/vahiy olmadığını, tamamen eski dünyanın dijital hatıraları olduğunu empoze etmeye çalışacaklar.

Tabi ki, ilk aşamada hedef asla biz olmayacağız. Hedef tamamen bizden sonraki nesiller, çocuklarımız, çocukları...
İlk nesil metaverse evreni(1.nesil) yaratacağı algı ile tamamen hayatı kolaylaştıran bir mecra olarak sunulacak, süslü gösterilecek. Bizim bu konuda bilincimizin açık ve yüksek bir seviyede olması gerekecek.

Duyulmayını duymak, görülmeyeni görmek, söylenmemişi söylemek...

Son bir açıklama daha, sonra bitiriyorum.

Kasas Suresi, 30: ‘’Oraya gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısındaki ağaçtan: Ey Musa, alemlerin rabbi olan Allah benim, ben. diye seslendi.’’

Bu ayette benim için birkaç dikkat çekici nokta oldu:

       Vadi (lokasyon/mekan)

       Sağ (yön)

       Ağaç (doğallık, organik) evet, bu ayeti okurken de aklıma devamlı olarak şu tabir geliyordu: Silikon Vadisi!

Silikon Vadisi ile bu ayetteki Vadinin ne alakası olacaktı ki? Acaba bu ayette Allah bize nasıl bir uyarı da bulunuyordu? Bir başka ayette ‘’Şeytan size süslü gösterir’’ derken de açık bir uyarıda bulunan Allah, bizleri neye/ne şekilde/nereden gelecek bir seslenişe/gösterişe karşı uyarıyordu?

Bakalım;

Silikon Vadisi, Kuzey Kaliforniya'daki San Francisco Körfez Bölgesi'nin güneyinde kalan; ileri teknoloji, inovasyon, risk sermayesi ve sosyal medya şirketlerinin küresel merkezi olarak görülen bölgenin gayriresmî adıdır. Coğrafi olarak kabaca Santa Clara Vadisi'ni kaplar.

İlginç bir şekilde, Silikon Vadisi ileri teknolojinin merkezi olarak adlandırılıyor ve coğrafi olarak da gerçekten bir Vadi’nin içinde yer alıyor.

Vadi’nin adı SANTA CLARA!

Kasas 30’daki detayları hatırlayın; vadi, yön, ağaç (organik).

Silikon Vadisi için detaylara bakalım; mekan olarak Santa Clara Vadisi; yön olarak Kuzey-Güney ve organikliğin zıttı olan Silikon/yapay detayı...

 

Peki SANTA CLARA da nedir?

Belki tek başına bir anlam ifade etmiyor olabilir. Öyleyse Santa Clara’ya bir de şöyle bakın; birkaç harfin yerini değiştirerek:

SANTA CLARA  ???? S A T A N     R A C A L.

Nedir bu SATAN RACAL dostlar? Çeviri uygulamalarından baktınız mı?

Allah, Musa’ya kutsal vadinin sağındaki ağaçtan ‘’benim Allah’’ derken, bizleri de şöyle uyarıyor olabilir mi?

-Sizlere birileri kutsallıktan uzak ve yapay bir mekandan ‘’Benim, Allah.’’ diyecektir, inanmayın.-

Böyle bir şey olabilir mi?

peki olursa, o birileri kim olabilir ki?

SANTA CLARA isminde gizlenmiş SATAN RACAL olabilir mi? Çeviri programlarından SATAN RACAL kimmiş baktınız mı?

 

Silikon Vadisinin güneyinden SATAN RACAL, yapay zeka ürünü olan metaverse evreninden ‘’benim, Allah’’ diyecek, bilin, bilelim.

Şimdilik bitti, Teşekkür ederim.

 

Derviş Ozan

oey54@hotmail.com 



Bu haber 7,449 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,487 µs