En Sıcak Konular

Kızıla Kayma

22 Mayıs 2021 16:14 tsi
Kızıla Kayma Yılmaz Bağıran yazdı..

Kızıla Kayma

 

Bilim dünyasını derinden etkileyen kızıla kayma ve onun etkileri üzerine bir çalışmamı sizinle paylaşacağım. Konuyla ilgili olarak ciddi anlamda birbirini takip eden algı yanılgılarının olabileceğini düşünüyorum. İlgili olanlar en azından kendi düşüncelerini bir kez daha sorgulayabilirler belki. Açıkçası burada yazdıklarımın tamamı doğru olsa bile onların bilim dedikleri saplantıları değiştireceklerini de sanmıyorum. Hedefim bu konuda amatör olarak ilgi bilgi alanı olanlara farklı bir bakış açısı sunmaktır. Hiç bir şekilde doğru budur gibi bir iddiamda yok. Sadece her konuda farklı bir bakış açısının olabileceği tecrübeme dayanarak bu çalışmayı paylaşıyorum.


Öncelikle kızıla kayma nedir? Onu kısaca açıklamaya çalışacağım. Yanda şekilde gördüğünüz elektromanyetik spektrum. Renkler dikkat ederseniz (soldan sağa) mor renkten başlayıp, kırmızıya giden bir ren değerleri oluşturuyor. Her renk ise bir dalga boyuna denk geliyor. Teleskoplarla yapılan gözlemler de galaksilerin gözlemlenmesinde, gözlenen nesne spektrum kızıla kayma yapıyor. Bunun üzerine bir kaç teori inşaa ediliyor. Bunun en çok bilineni evrenin genişleme teorisidir. Bu zamana kadar kızıla kayma ile ilgili olarak aksi veya farklı bir teoriyi en azından ben bilmiyorum. Sadece malumat şeklinde duruyordu. Daha sonraları kara madde ve ardından kara enerji diye tanımlar çıkmaya başladı. Neye göre bu tanımları yapıyorlar uzun süre anlayamadım. Sonra bir yazıda konunun kızıla kayma ile ilgili olduğunu öğrenince uzun zamandır üzerinde çalıştığım bütünleşik fizik teorisine göre inceledim. Okuyacağınız düşünceler bu teori eşliğinde yazılmıştır. Tamamen benim yanlış algımda olabilir. İçinden bazı düşünceler bilimsel olarak doğru da olabilir.

Bir bilim insanının açıklamalarından anladığım kadarıyla tanrı parçacığı denilen ve bütününe kara enerji denilen yapı, diğerlerinde olduğu tamamen yanlış yorumlama sonucu gibi görünüyor. Bu parçacığın var olma ihtimali şöyle bir gözleme dayanıyormuş. Uzak yıldızlara (farklı galaksideki) yapılan gözlemlerde bazı noktalarda yıldızların hareketinde sapmalar meydan geliyor. Normalde bu sapmaların olması için çevresinde mutlaka bir kütle olması gerekir diye düşünüyorlar. Ama o yıldızın çevresinde böyle bir kütle yok. O halde neden bu hareketi yapıyor? İşte bunun üzerine görünmez enerji diye bir şey uydurup onu arıyorlar. Halbuki o görüntünün bize gelene kadar geçtiği yolları ve muhtemel değişimi hiç hesaba katmıyorlar. Farklı eterik yoğunluk katmanları, geldiği noktada daha önce oradan geçen büyük kütleli yapıların izleri böyle bir sapma yapabilir. Yani sadece bir kütle değil, tam tersine uzayın bizim hesaplarımıza göre olan eterik yoğunluğunun da farklı olması bu sapmaya yol açabilir.


Sorun aslında kızıla kayma denilen durumun yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor olabilir. Dikkat ederseniz bu durum sadece galaksiler arası gözlemlerde çalışıyor. Bunun sebebi şunlar olabilir. Bakış açısına göre kendi galaksimizde ki titreşimleri daha kısa dalga boyunda yani maviye yakın olanlarda görüyoruz. Benzetme yapacak olursak bir önceki örnek çizime göre 1 nolu bakış açısında yakın gözlem nesnelerine ait bilgi birbir üstüne binmeden bize ulaşıyor. Ama mefase arttıkça dalgaların sanki birbir üstüne biniyormuş gibi görünmesi gerçekleşir. Sadece algı yanılgısı. Ki bunun bir de şu özelliği var. İki galaksi arasında önemli oranda boşluk vardır.

Alt çizimdeki örneğe bakalım. Ortada ki çizgi X galaksisinden Z galaksisine gelen bilgi. Mavi olan alanlar galaksi,  galaksinin kendisi etrafındaki hale ise çekim alanıdır. Mavi alanda neredeyse sabit olan bir yasa ve yörüngeler vardır. Mesela ışık hızı sabit olabilir Çünkü galaksinin ortalama bir kütle çekimi vardır. Ama Z galaksisine gittikçe galaksinin kütle çekiminden kurtulacaktır. D noktasında ise diğer galaksinin çekim kuvvetine kapılacaktır. Yani bir ışın A-B noktasında çıktığı galaksinin çekim kuvvetinden dolayı zorlanacak, C noktasında kendi hızına kavuşacak,  D-E noktasında ise gittikçe hızlanacaktır. Bir ışının bu kadar değişken bir hıza sahip olması farklı galaksilerdeki gözlemcilere  göre yanıltıcı sonuçlar verebilir.


Kızıla kayma konusunda asıl etken olan durum ışığın hareket etmek mantığı ile ilgilidir.  Işığın hareketini bugünkü bilim yanlış tanımlıyor. Işığı sanki bir tanecik gibi düşünüyorlar ve adına da foton diyorlar. Öyle bir şey yok halbuki. Açıklayacağım. Işığın tanecik olarak tanımlanmasının nedeni newton sarkacında gizlidir.

 


Newton sarkacında tanecikler hareket etmez. Ama gelen hareketi, hareketin yönüne göre en uygun olan diğer taneye iletir. En sonunda hareketi ileten tanecikler kütleyle karşılaştığında o kütleye ait olan uygun frekanstaki elektronların enerjisini yükseltir. Bu yükselmeye ışık adını veririz. Sarkaçta ki taneciklerin çok küçük olması, ikisi arasındaki mesafenin çok az olması, yapılan bütün gözlemlerin zaten dünya dediğimiz şartları sınırlı olan bir ortama göre olması, farklı ortamların denenmemiş olması, fotonların kütlesinin olmaması (çünkü tanecik değil) )gibi sebeplerden dolayı onu sanki mermi gibi düşünür, yorumları ona göre yaparlar. Halbuki var olan sadece harekettir. Yani gözlenen yerden gelen belli frekanstaki bilgidir. Gözlenen yerden gelen başka herhangi tanecik vb. yoktur. Işık bir çeşit mermi gibi bombardıman yapmaz. Olan sadece bütün evrende bulunan eterik malzemenin kısa hareketidir.

Işık ve dolayısı ile kızıla kayma ve karanlık enerji ile ilgili yorumları yaparken dikkate alınması gereken bir özellikte galaksi bile olsa kendi etrafında son derece hızla döndüğü ve bu dönmeye bağlı olarak evreni büktüğüdür. İki galakside de bu bükülme olduğu için bükülmeye bağlı olarak gelen ışın ya hafif  “S” ya da hafif  “C” şeklini çizerek yol alır. Yani galaksiler arasındaki gözlemlerde gözlediğimiz galaksi hiç bir zaman tam o noktada değildir. O galaksinin dönüş yönüne ve bizim galaksimizin dönüş yönüne göre olan ilişkisi, galaksilerin çekim kuvvetlerin güçleri vb. toplamı sonucu ortaya çıkan bükülme, ışığın yolunu da belirler. Eğer bu bükülmeleri dikkate almazsan sanki başka bir kütle ışığı çekiyormuş algısı oluşur. Kara enerjiyle ilgili olan değerlendirmenin kaynağı da budur zaten.

 


Özetleyecek olursak. Evren dediğimiz yapı boş değildir. Orada BFT ye göre ilk hallerinde olan veya ilk gruplaşmalarda olan temel oluşum noktaları vardır. (bilinen kütle vb. saymıyorum zaten) Bu oluşum noktaları kütle olamamış haldedir. Her biri evrensel iletişimi sağlamakla görevlidir. Işık vb. her türlü iletişim bunlarla gerçekleşir. Uzayın bükülmesi dediğimiz durumda, bu noktaların en kuvvetli olan bağlantılarının iki galaksi arasındaki varsayılan doğru çizgiye göre değil, kendini çeken kuvvete göre çekim yönün eğilmesi demektir. Bunun anlamı şudur: Eğer bizim galaksimize göre galaksi merkezinden diğer galaksi merkezine dik bir çizgiye göre gözlem yapılırsa bükme olmayacağı için gözlenen galaksi tamda gözlediğimiz yerde demektir.

Bonus: Eğer eterik yapının birbirleri ile olan iletişimi keserseniz olağanüstü halle dediğimiz olaylar yaşarsınız. Mesela görünmez olursunuz. Veya galaksinin bir ucundan diğerine anında gidersiniz. ışınlama dediğimiz olay. Veya boyut farkı yaratırsınız. Böyle bir şey yapılabilir mi? ee biz bunun için yaratılmadık mı? Halifelik bu seddi aşmak için değil mi?

Yılmaz Bağıran


Bu haber 1,914 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler

    1. Selkinçek-Salıncak

    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,616 µs