En Sıcak Konular

Hayat Ağaçları

22 Temmuz 2020 10:35 tsi
Hayat Ağaçları Hayat Ağaçları- Ağaçlar

HAYAT AĞAÇLARI

AĞAÇLAR


Normalde şaşırmazdım ama bir hafta kadar önce, Gönül Sultanı’mın Kambala serisinden etkilenip, üstüne de Göbeklitepe Kam Mimarisi adlı yazısında vurgulanan Kutsal Ağaç, Hayat Ağacı vurgusundan da hayranlığa düşerek ağaçlar hakkında gönlüme düşenleri karalamaya başlamam ve sonrasında içimden bir sesin “dur, bekle” demesiyle beklemeye geçmem her halde tesadüf olamaz diye düşünüyorum. Düşünmüyorum, hissediyorum tüm hücrelerimle. Olsa olsa bu tevafuktur.

Ağaç gibi apayrı yaradılışta olan bir biyolojik mekanizma, bir tepede, bir ormanda, kendi doğal ortamında baş başa kaldığınızda sizinle konuşur, evet basbayağı konuşur eğer dinlerseniz. Bu haliyle insanoğlu gibi bu dünyadan olamaz, bambaşka bir yerden geldiğini hatırlatır en başta bizlere. Yıllar önce kaynağını hatırlayamadığım bir yerde, birilerinin de ağaçların bu dünyaya ait olamayacağı ile ilgili bir yazıyı anmadan geçmeyeyim. Bilgi ağlarında bulabilseydim buraya küçük bir not düşecektim. 

Kambaba’mın Tengri’nin Türk’ü kitabı da hatırlayacağınız gibi Kutsal Ulu Ağaç etrafında şekillenerek başlıyor. Tıpkı videodaki Ulu Ağaç gibi

 

                        

 

 İnsanoğlundan çook önce dünya denen bu yerde var edilmiş, belki de ilk var edilmiş canlılar ağaçlar. Neden ilk var edilmiş diyorum, çünkü bugün biliyoruz ki diğer biyolojik varlıkların hayatiyeti ağaçlara, bitkilere bağlı. Kendilerine emanet edilmiş bir sırrı taşır gibi bir halleri var. Öyle sessiz, öyle suskun öyle sabırlı ve öyle canlılar ki. Yalnız sanılıyor tepedeki tek ağaç. Dallarında yuva yapan kuşlarla, etrafında koşan tavşanlarla, gövdesinde gezinen karıncalarla, her bahar açan tazecik yapraklarına gelen tırtıllarla, kelebeklerle, asla yalnız değiller tek bile kalsalar. Ya yerin altındakiler? Solucanlar, fareler, köstebekler, çeşitli böcekler, mikroskobik canlılar, bakteriler vs. onları yalnız bırakır mı sanıyorsunuz? 

 Değerli öğretmenimiz, Başkamımız, Sn Oktan Keleş’in resimlediği ve anlattığı, Türk Ata’dan önce var edilen Hayat Ağacı var olmanın sessiz çığlığıdır..                                     

                                           

 

Hayat Ağacı hayat vermişti Hayat’a.

 İlk iki tohumunu Umay Ana’ya vermişti. Umay Ata’yı Umay Ana yapmıştı. Orada öylece dururken yaptı hem de bunu. Demek ki büyük payeler, makamlar, yetkiler de verebiliyordu bir ağaç. Tengri buyruğu ile ilk kurulan Ertuğ’un da simgesi olmuş, bayrağında yer almıştı.

 Sahi ne yazıyordu dört yapraklı hayat ağacındaki yazılı buyruklarda? Göktür(ü)k tamgaları mı vardı her birinde, bir harfi birçok manalar veren? Hayat ağacındaki o dört yaprakta yazılan buyruklar, Sayın Zeybek Başbuğumun anlattığı, Türk Milleti’nin hayatındaki 4T mi acaba? Tanrı, Türk, Töre ve Turan mı tanıtılıyor ilk buyruklarda?

 Tohumlardan biri Ötüken’e ekildiğine göre Görsay’ı Körmez(Başkörmez) eden de bir ağaç değil miydi? Ne suçu vardı ağacın? O ağaç yaratıcının kendini yarattığı yerde duruyordu. Kutsal Hayat Ağacını ele geçirmek adına bir başka yasak ağaçla kandırmıştı Adem Ata’yı Başkörmez. Demek ki bir ağaç, Körmez’in içindeki kibri, haseti açığa çıkarıp yüzüne vurabiliyordu.

         Başkamımız, değerli öğretmenimiz, Kulbak Bilge (sf.98)’de “Ağaç deyip geçenler hatırlasın “Musa’ya Rabbi ağaçtan seslendi (Kasas-30).”  “Mübarek bir ağaç (Nur-35).” Bir de lanetli ağaç vardır. Sanıldığı gibi bu ağaç zakkum ağacı değildir. “Hani sana Rabbin insanları çepeçevre kuşatmıştır, demiştik. Sana gösterdiğimiz o görüntüleri ve Kur’an’da da lanetlenen ağacı, ancak insanları sınamak için meydana getirdik. Biz onları korkuturuz da, bu onlara büyük bir azgınlıktan başka bir şey sağlamaz (İsra-60).” Ayetleri hatırlatıyordu bizlere.

  Geniş yetkilere sahip yaratılmıştır ağaçlar. Kökü toprağa sımsıkı bağlı görünür ancak aslında son derece özgün tavırlar sergilerler. Her biri ayrı şekillerde dallanır, başka başka yapraklar ve çiçekler açarlar mesela. İçlerindeki habitatta yaşayan türler bile farklı farklıdır. Bir ağaç bir dünyadır, bir evrendir bu anlamda. 

İnsan-1: “İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?”

 İnsanın adının anılmadığı çağlar geçti. Ama ağaçlar yine oradaydı. Nelere şahit oldular? Bazıları ceviz ağacı gibi resimlerini çekti olayların, şerlilerin, Türk’ün atalarının, galaktik iyi ve kötü tüm varlıkların belki de. Belki bazıları da sesleri kaydettiler. Yapraklara, filizlere, çiçeklere, yaşlı ve genç dallara. Sultanım da o anda ses verdi Ney’i ile ulu ağacın yanında ve onda kaydedildi ses. Uluların ruhları, kurt, kuş, toprak, yaprak dinledi huşu içerisinde.

 Dünyadaki her şey ama her şey bir ağaca bağlı.  Diyelim ki, bomboş bir toprağa bir ağaç diktiniz. İşte tüm varlık alemi, havadaki oksijenden tutun da topraktaki mikrobiyal aktivite, ağacın içinde, ışında barınan çeşitli hayvanlar, yapraklarından, meyvelerinden yiyenler ayrı, odunundan yiyenler ayrı, gölgesinde dinlenenler ayrı. Ve insan… İnsan da biyolojik bir organizma olduğuna göre ona bağlı.

 Son olarak baktığım Vikipedi’ye göre Animizm’de ağaçlar kişiliğe ve ruha sahip olan varlıklardır. Bu inançla ağaçlara gösterilen saygı neticesinde bereketin etkileneceğine inanılır. Bu bir külttür. Eski Türklerin be Moğolların inancı Tengricilikte ve Kuzey Amerika’nın yerli inançlarında, ayrıca bir de dünyanın merkezinde durduğuna, yer ve gök alemi birleştirdiğine inanılanHayat Ağacıvardır.

Hayata hayat veren ağaçların gizeminden çok az bir bölümünü anlatabildim dilim döndüğünce. Elbette bununla sınırlı değil. Kendisi hayatın başlangıcı olan, sınırlı olabilir mi hiç? Cansız gibi görünen dağa, taşa, toprağa olabilecek etkilerine hiç girmedik daha. Ya uzaya, yıldızlara, aya, güneşe, dallarının işaret ettiği gökyüzüne olan konuşmaları, bilgi alışverişleri? Tüm evrene yaydığına pek inandığım sevgi enerjisi? Belki bunu da başka bir koldaşım anlatır. Vakti zamanı gelirse ben de bahsederim. Okuma lütfunda bulunan tüm okurlara, Sevgili Sultanıma, Sevgili Erol Elmas Abimize ve tüm Kalpten Erenlere sevgi saygı ve en derin hürmetlerimle. Çok özlendiniz çok.

 

Yasemin ALPAĞUT



Bu haber 2,087 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,879 µs