En Sıcak Konular

Kambala'dan Selamlar Tefekkür

26 Haziran 2020 08:53 tsi
Kambala'dan Selamlar Tefekkür Bekir Öztürk Yazdı: Kambala'dan Selamlar Tefekkür

KAMBALA’DAN SELAMLAR – 6

 

“DÜN DÜNDE KALDI CANCIĞAZIM

ARTIK YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM”

Mevlana

Öncelikle, sultanım. Aleyküm selam diyerek söze başlıyorum. Allah’ım sizden ve eren babalardan ebeden razı olsun…

iyi ki varsınız.

Tehlike büyük! Bizleri uyaran sizleri TENGRİ başımızdan eksik etmesin.

Bir sohbetinizde, “bundan 1,500 yıl öncesinin aklı, anlayışı ile dine, hayata bakışımız aynı olmamalı” demiştiniz. Mevlana hazretleri bunu formüle etmiş ve yukarıda kullandığım sözü ile sanki olayı özetlemiş. “DÜN DÜNDE KALDI CANCIĞAZIM ARTIK YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM”

Yıllardır aynı kelimeler ve sözler etrafında dönerek hem yanlış anladık hem de yanlış uyguladık. Devir, hayat ve çağ her gün değişiyor. Buna paralel olarak ta yaşam, akıl, anlayışlar da değişiyor ve gelişiyor. Bu gelişen hayata bakışımız da değişmeli.

Sultan babam bize öyle güzel bir yol çizdi ki, her anlattığı düşüncemizi, bakışımızı dünden bu güne hatta geleceğe yönlendirdi. Dünün tecrübesi ile bu günün aklı, gerçeği ile geleceğin hayalleri ile yeni bir düşünce oluşturmamıza rehber oldu.

Video da yerin yok olması, ölmesi debelenmesi can çekişmesi bence iki türlü manaya gelir. Şuan bile teknoloji uğruna, çok kazanma uğruna dünyamızı yok ediyoruz. Korumuyoruz. Havayı, suyu, toprağı, hayvanı, bitkiyi, doğayı kirletiyor ve yok ediyoruz. Daha ileri zamanlarda bu daha beter bir hal alacaktır. Gerçekten dünyamızı kayıp edeceğiz. (Geldiğimiz bu kaçıncı gezegen?( Bunun sohbet ve yazılarını takip edenler bilir.) Kafese girmeyen insan yeni bir yurt tutabilir. Töreye uyan TÜRK. Yeniden bir ERGENEKON çıkışı yapar.)

1/ Gerçek manada dünyanın ölümü

2/  Frekans ya da daha başka gelişmiş teknolojik gelişmelerle insanı gerçek dünyadan kopararak sanal bir yaşama hapis ederek dünya ile bağının koparılması yoluyla hayattan koparılan insanların hayal dünyasında yaşamaları. Tıpkı bilim kurgu filmlerindeki gibi gönüllü kölelik. (Köle nerde tutulur? Kafesteki cenin videosu daha bir anlamlı hale geldi.)

Oysaki insan çabası kadar vardır. Kanı, teri, emeği ve çalışması ile insan, insandır. İnsan üzülecek, sevinecek, ağlayacak, gülecek, çalışacak, kavga edecek, sevecek, sevilecek yani her türlü zıtlıkla, zorluklarla insan yaşadığını anlar. Hep gülerek, hep hazla, her zaman tatlı yaşayarak insanlık ve yaşam olamaz.

İnsanı, insan yapan en önemli şey çabasıdır.

Bir frekans ve müdahale ile beyni, ruhu, aklı ele geçirilerek kafeslenen;  İnsan olmaz! İnsan ruhu, aklı, duygusu ile insandır. Bunlardan yoksun olan insan değil artık. Bir makinadır. Makine verilen işini yapar. Belli bir süre sonrada bozulur, miadını doldurur. En sonunda da hurdaya gönderilir.  

Dünyayı teknoloji ile öldürenler, yaşayanlara da, sanal bir yaşam kurunca, Yaratana ait olan her şeyi bir şekilde perdeleyince orta da ne güneş kalır nede bilgisi. Bunu bilmeyen kâinat kitabını ne bilsin? Bilmediği şeyi nasıl okusun? İradesi olmayan insan, bir robot olmuştur. Türk tarihin de anlatılan mankurt iradesi bloke olmuş insanı anlatır. Bazen hep şüpheleniyorum bizim masal, hikaye ve efsanelerimiz gerçekten geçmişte mi yaşandı diye.  Deli Dumrul hikayesini bu gün aynı ile yaşıyoruz mesela (Geçmeyen insanların köprü parası verdiği zamanlardayız)

Aslında her şey tekerrür ediyor. Aynı planı ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. Bizler unutuyoruz. Allahtan, eren babalar ve kadim TÜRK devleti var. İyi ki de var. İnsan ibrette almıyor. Az rahata kavuşunca her şeyi unutuyoruz. İnsana her zaman biraz zorluk olmalı yoksa rehavet her seferinde bizi yıkıma, yok oluşa götürüyor. İnsanı tetikte tutmak gerek. (Sultanım, doğaya, dağa, ormana çıkar, hayvan besler, bitki, sebze yetiştirir. Bizlere de tavsiye eder. Sebebi gayet açık; her şeye, her şartta hazırlıklı olmak.)

Öyle hazır olmalıyız ki, geçmişe ait diye basite aldığımız ahlaki, dini, kültürel tüm değerlerimizi yarına taşımak. Gelecek nesillerimize karşı büyük bir görev ve borcumuzdur. Neslimizi korumak istiyorsak bu günden yarına çok gayret etmeliyiz. Bize ait olan değerleri korumalı ve her şeye rağmen yaşatmalıyız.

Töremiz bu yüzden önemli! Sultan babam neden sürekli; TÖRE, TÖRE diye uyarıyor. Gayet açık, geleceğimiz ve neslimiz tehlikede! Aman dikkat! Çocuklarımıza, töremizi, tarihimizi, görevimizi (misyon), ahlakımızı öğretmeliyiz. Türk bu yönü ile de setdir. Kalkandır.

Bizim kağanımız, OĞUZ KAĞAN diye neden özellikle söylediğini şimdi daha iyi anlıyorum. Oğuz Kağan seddin kurucusu ve koruyucusudur. Bizde torunları olarak bu mirası alıp geleceğe taşımalıyız.

İyilik, vicdan, güzellikler, merhamet bizi insan yapan değerlerdir. Yıllar önce sultanım ne yazmıştı? “İyilik duvarını yükseltelim.” Bu duvar işte, Zülkarneyn – Oğuz Kağan seddidir.

Yıllardır, kıyameti bir yok oluş olarak anlıyorduk. Bu videodan sonra şunu anladım. Birileri insanı makine, robot, mankurt (zombi) ya da köle yapmak istiyor. Komut, cip, frekans yada daha başka bir şeyle kontrol altına alıp, insanlıktan çıkarma çabasında. Bu tuzağa düşen bu zokayı yutan maalesef anladığımız manada kıyameti yaşamış oluyor, olacak. Yaşadıkları yaşam onlara cehennem olacak.

Oysaki, kıyamın kelime manası ayağa kalkmadır. Bu frekans ve teknoloji ile kafeslenecek olan insanlığa (kafesteki cenine = kafesteki canına) bir emir var! KıyamET! AYAĞA KALK! BAŞ KALDIR!

İnsan kalana, inanana, kafese girmeyene bir uyarı, bir emir var. Kalk, baş kaldır, köle olma, mücadele et, insana kıyameti yok oluşu yaşatacak olana karşı koy! (Kıyameti koparacak olana karşı) kıyam et! (ayağa kalk) olarak anlıyorum.

 Müddesir suresi ilk iki ayet ne diyor; Ey örtüsüne bürünen!  Kalk ve uyar!”

Efendimiz Hz. Muhanmed a.s. gibi bizde, uyarı görevimizi yapmalıyız. Kıyam etmeliyiz.

Hayat hep bir seçim. Seçimlerimiz kaderimizi ve yaşamımızı etkiliyor.

Seçimin ne? Hak mı? Şer mi?

Hakkı tutarsan; iyi olacaksın, iyi şeyler yapacaksın. Kendin için değil en yakından, uzağa, uzak zamanlara insanlık için ve hayatın, yaşamın devamiyeti için yaşayacaksın. İlkel dediğimiz insanlar aslında en güzel hayatı dolu dolu yaşayanlarmış. Teknoloji bize kolaylık getiriyor ama sağlığımızı, gençliğimizi ve mutluluğumuzu çalıyor. Hayat basit. Onu zorlaştıran bizleriz. Töre sahibi olan hayatta her şeyin bir ruhu, canı olduğunu bilir ve ona göre yaşar. Yaşatır. Bizi tüm milletlerden ayıran özellik bu idi. Maalesef onu da kayıp ediyoruz.

Yeni bir toplum inşa etmeliyiz. Erdem, ahlak ve ruhumuzla. İyilik üzerine, sevgi üzerine.

Yoksa yarın çok geç olabilir.  

Şerri tutarsan; belli bir süre zevk, haz ile yaşarsın ve nefsine hoş gelen kolay bir hayat yaşadığını sanırsın. Oysa ki kafese girdin. En kolay peynir tuzakta olur derler. Tuzağa düştün. Bir anlık zevk için, haz için ruhunu şeytana sattın. Ruhu olmayanın nesi var ki? Aklını, bilincini, ruhunu kayıp edince zaten hangi yaşam olursa olsun cehennemdesin. Köle olmuşsun. Özgür olmayana her yer cehennem! (bize ise her Trabzon J)

Şer, kayıp etmeye mahkumdur. Her kazanımı, bir Pirus zaferidir. SONUN DA HEP İYİLER KAZANIR.

KORKMA!!!

LA TAHZEN…

Yaradan, yarattığını sahipsiz bırakır mı? Bırakmaz! Bırakmadığı için; eren babalar var.

Hak, hakkı sahipsiz bırakmaz. Hanginiz çocuğunu terk ediyor? Yaradanımız bizi terk etsin.

Ümit varız, korkmuyoruz ve hazırız. Biz zaten asırlardır böyle bir final mücadelesini bekliyoruz. Şerden, TÜRK’ün intikamını alacağız. (İnşallah)

Budun olarak töre, ahlak, milli değerlerimize, dinimize sahip çıkarsak bize her yer ÖTÜKEN!

Ötükende, sultan babamın önderliğinde, hep beraber var olma duasıyla…

Balalarınız ve kalperenleriniz sizi çok özledi sultanım.

Saygı, sevgi ve dua ile...

Bekir ÖZTÜRK

 



Bu haber 1,472 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,240 µs