En Sıcak Konular

Samiri'nin Eksik Bıraktığı Halka Bölüm -1-

19 Mayıs 2020 16:36 tsi
Samiri'nin Eksik Bıraktığı Halka  Bölüm -1- Okuyucu Tefekkürleri....

Samiri'nin Eksik Bıraktığı Halka  Bölüm -1-

 

 

Bir ara kuranın bazı ayetlerinde (Taha 85-87-88-95-96) Hz. Musa'nın Tur dağına çıktığında arkada kalanların daha sonra buzağı yapması ve bunu sağlayanın Samiri adından biri olması konusu incelemiştim. Samiri çok ilginç bir kişilik. Genelde yorumlar onun kötü bir kişilik olduğudur. Benim görüşüm tam tersineydi. Melek bile olabileceğini düşünüyordum. Çünkü çok ilginç birinin varlığını görmüştüm. Mısır'da kaçarken sahiplerinin altınlarını çalanların ellerinden altınları alarak sanki onları sonraki yolculukları için temizlediğini düşünmüştüm. Bu düşüncem hala da geçerlidir. Daha sonra size de tavsiye edeceğim Ankara Ünv. İlahiyatan Şaban Ali Düzgün'ün videolarının bazılarında Samiri konusu işlenmişti. Şaban Hoca'nın yorumunda ise benim çok ilgimi çeken bir yön vardı. Samiriye bunu neden yaptığını soran Hz. Musa'nın aldığı cevap mükemmel bir felsefe konusuydu adeta. (buradaki eksiltme bir kelimenin anlamı üzerinden yapılan yorumdur) “Onların aralarından bir şeyi eksilttim” diyordu. Hocanın yorumunda ve kitapta zaten eksilenin ne olduğu açıklanmıyor. Sadece yorum olarak “en çok neyin eksikliğini hissediyorsanız o çekip alınmıştır” diye yorum yapmıştı. Benim her zaman karşılaşabileceğim bir cevap değildi. Ve çok ilgilenmiştim konuyla.

Samiri konusu sabahın karanlığında aklıma takıldı. Onu bir kez daha tefekkür etmeme neden oldu. Eğer tefekkürlerim doğruysa, Samiri'nin ne yaptığı ve sonraki olayların ne olduğu, bunun virüslü günlerimizle ne ilgisinin olduğunu göstereceğim.

Samiri'nin eksik bıraktığı her neyse öyle basit bir şey değil. Tanım yapılmamasının nedeni öyle toplumun o anki ihtiyacı olan bir şey de değil. Tanımsız olmasının nedeni, çok daha geniş bir anlam barındırmasında yatıyor. Eksiklik tamam; ama öyle tek başına bir eksiklik değil.

Nedir bu eksiklik? Altın bir zincir düşünün. O zincire değer katan, değerini koruyan nedir? Altın olması değildir. O zincire değer katan, halkalarının birbirine olan güçlü bağıdır. Eğer o halkalardan biri eksilirse, koparsa, bozulursa, o zincir farkında olmadan sahibinin boynundan düşer; kaybolur, zincirde gider, taşıdığı değerde kaybolur. İşte sözü edilen eksikliğin anlamlarından birisi budur. O zincirdeki baklaların adının empati, sevgi, saygı veya toplumu asil yapan, erdemli kılan herhangi bir haslet olabilir. Onlardan biri düştüğünde diğerleri de bundan etkilenir ve toplum çökmeye başlar.

O halde soralım? Samiri'nin eksilttiği ve bizim normalde anlayamayacağımız şey neydi? Aslında çok açık. Samiri'nin buzağı yaptığı meta. Onların bütün sevgisi, bütün birlikte olma gerekçesi çaldıkları altınlardı. Bir birilerine olan güvenleri, birlikte var olma nedenleri altınlarını, sözde şan ve şöhretlerini buna bağlamışlardı. Bir anlamda bütün karakterleri o altına yüklenmişti. Ve eşyanın tabiatı işte tam bu noktada devreye giriyor. “Hiçbir şey boşluk kabul etmez”. Erdemlilikle ilgili olan bir bakla, yerini kötülükle ilgili olan başka bir haslete dönüştürür. Güvensizlik, eminim bunun en başında gelir. Çünkü güven duymak, güvenilir olmak toplumu bir arada tutan en önemli unsurdur. Eğer güven kaybolmuşsa o toplum, güvenin kaybolduğu oranda ve hızda çöküşe geçer. (Ülkemizde şu anda bunu yaşamıyor muyuz) Samiri o adeta taptıkları altını alıp buzağı yapınca aralarındaki ilişki anormal bir hale gelmiştir. İşte bu noktada Samiri'nin eksilttiği şeyin sadece altın olduğunu, altın ile onların aralarındaki bağı kopararak, onları temize çıkarmak olduğunu da düşünebiliriz. Ama gelişen süreç onlar için böyle iyi niyetli bir düşüncenin doğru olma ihtimalini azaltıyor.

Aslında her biri kendi için ayrı bir kibir sahibi olan bu hırsızlar ne birlikte olabiliyor ne de ayrılabiliyor. Güvensizliğin en bariz şekli. İşte bunun adı siyonizm. Ki savaş esiri olan yandaşlarını sonradan paraya satın almalarındaki sosyolojik sebepte bu olabilir. Birbirlerine düşman. Ama başkaları araya girince koruyan.

Tam bu noktada Allah son dinini indirmek için neden öncelikle bütün her şeyi güven üzere kurulmuş olan, daha öncesine el emin sıfatını hak eden bir peygamber seçtiğini daha iyi anlıyorum.

Devam edelim.

Büyük bir ihtimalle 12 pınar olayı bu hadiseden sonra gerçekleşti. Bence onların durumuna atıf yapılan bağlamla ilgisi olabilir. Sonra ne oldu? Uzun süre çöllerde gezmeleri, bütün bakış açılarının değişmesi. Dahası, yeni bir neslin oluşumudur. Evet o nesil buzağının ham maddesi olan altın ve hırsız mantığından uzak ama, yok edilmek istenen kötücül temel kodlarla yetişmeleri de var. Yani o nesil belki küçülüyor ama saflaşıyorda diyebiliriz. En azından bir kısmı için böyle düşünebiliriz.

Gelelim günümüze. Ne ilgisi var günümüzle? Benin kurandan anladığım şu: Kuran geçmiş dönemdeki kıssaları belki bağlam olarak alır. Ama o bağlam orada başlasa bile orada bitmez. Tarihin çeşitli zamanlarında kendi şartlarında o bağlam tekrar eder. Kuranın evrenselliği, her çağda bir ufuk açısı olması bu nedenledir. Şu anda bizim yaşadığımız zamanlar da aynen bu bağlamın veya çeşitli ayetlerin bağlamlarının tezahür etmesidir.

Korkarım bizi, bize bağlayan zincirin bir belki daha fazla halkası eksildi. Ve o zincir artık tamamen değersizleşti. Yerine gelen halka bizleri iyice birbirimizden ayırıyor. O zincir bize esaretin zinciri olarak geri dönüyor. Bizi bir birimize bağlayan, daha yaşanabilir hayat sağlayan o zincir, sefasını başkalarının, cefasını bize yükledikleri bir hayatı bize sunan yapının ellerine geçmiştir.

O eksik halkayı tekrar oluşturacak ve tek güç yine bizde. O gücü kullanıp eksikliği tamamlarsak kurtuluruz. Eksikliği tamamlamazsak diğer kavimler gibi yok olur gideriz. Yok oluşların tamamı acıyla olur. Ya kin, öfke duyduğumuz her şeyi acıya rağmen unutup yerini sevgiye, en azında nefretin olmadığı bir kalbe bırakacağız. Ya da o acı katlanarak artacak, yok olmamıza kadar sürecek.

Yılmaz Bağıran

 



Bu haber 1,712 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,453 µs