En Sıcak Konular

Tengri’nin Türk’ü Hakkında Tefekkür

25 Ağustos 2019 07:57 tsi
Tengri’nin Türk’ü Hakkında Tefekkür Tengri’nin Türk’ü Hakkında Tefekkür

Tengri’nin Türk’ü hakkında Tefekkür


Başbuğum başta olmak üzere, Başkanıma, Erol abiye, Tuğbeyime, Bacibeylere ve diğer tüm Koldaşlara selam olsun. Ayni şekilde onaltıyıldız’ı takip edenlere ‘de selam olsun.

Kitap elime biraz gecikmeli geçti ve daha yeni bitti sayılır. Daha geniş bir zamanda, daha kendimi konuya vererek bir çalışma yapmak istedim, ama nedense biran önce yazmam gerektiği hissine kapıldım. Ya nasip diyelim ve oltamızı atalım… bakalım tefekkür denizinden neyle nasipleneceğiz … belki bir balık, belki de bir inci … ha bismillah … 

Dikkatimi birden fazla olay çekti aslında. Muhtemelen bir sonraki okumamda, daha fazla olay dikkatimi çekecek. Her birinin üzerinde kendi adıma çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her çizilen resmin, kullanılan rengin ve yazılan kelimelerin, hesaplı bir şekilde yapıldığını. Hatta çizilen cisimlerin hangi yöne baktığı, sayfa numarası gibi detayların hepsinin hesaplı olduğunu düşünüyorum. Umarım sırrına erenlerden oluruz. Erenlere selam olsun! 

Devam edelim…

Okyay’ın çıktığı yolda ve yaşadığı bazı olaylarda, Kuranda gecen hadiselerin bir yansıması olarak görüyorum. En azından kitabı okurken, bazı bölümlerden sonra, aklıma hemen Kurandaki o hadiseler geldi. 

Mesela, Okyay’ın kristal otağa davet edildiğinde (1)  yerde su ve balıkları görünce, üstüne basmak istememesi. Kurandaki Belkıs ile Süleyman (As..) hadisesini çağrıştırdı bana.

Bir diğeri, Okyay’la Edige'nin yolculuğu, dinlenmeleri ve bir günlük yürüyüşün sonunda gor tünelden (mağara) çıkmaları, Okyay’ın muhafızları gözlemlemesi (yaban adamları görmeleri ve bunların adam atadan, 10 nesil sonra ortaya çıkmış olmaları.(2)  Yani çok uzun bir süre geçmiş aradan. Devamında Elgayin evinde misafir olup, sabah Okyay’ın, “amma uyumuşuz” deyip, şehre inip araştırma yapmak ve oradaki fısıltıları dinlemek istemesi (3), Bu olay, Kurandaki Ashâb-ı Kehf kıssasını hatırlattı. 

Aşağıdaki çizimde tam olarak ne olduğuna karar veremediğim, yumurta şeklinde, aynaya benzeyen bir şey var. Edige’nin, Okyay’ı göstergeçle izlediği için mi öyle çizildi, bilmiyorum. Başı boş bırakılmadığını, bir zırh veya koruma altında olduğunun mu işareti acaba? Nasipse öğreniriz. 


Pazar yerinde karşılaştığı kişinin avlamış olduğu taze tavşan (4)  ve akabinde tanıştığı kişilerin ötükenli olduğunu öğrenmesi. Tirede avlanan tavşanı ve akabindeki olayları hatırlayın.  https://www.onaltiyildiz.com/?haber,6193  Ben ne kadar orada olamasam da, oradaydım. Siz uludunuz, bende uludum. .. Bu olayı hatırlayınca içim hep cız eder. Gelebilirsin denmesine rağmen, Annemleri yalnız bırakamadığımdan, gelememiştim. Nasip değilmiş diyelim ve devam edelim…  

 

Pazardaki Ötükenlilerlin Okyay’ı, Apayla tanıştırmaları ve onun zindandaki ötükenliyi kurtarmasını tembihlemesi (5) Bazı badireleri aşıp, zincire vurulmuş tutsak ötükenliyi kurtarması.(6) (Kuranda bahsi gecen Hz. Yusuf’un zindandan çıkması) 

Bulundukları kaleden kurtulmaları için, hava sürtünmesiyle yanan, özel bir mancınıkla kendilerini denize fırlatmaları.(7) (Hz. İbrahim hadisesi, ateşin suya dönüşmesi)  

Başka dikkat çeken bir olay ise, şehrin valisinin (8)  görüntüsü. Muhtemelen çift boynuzlu ve sakallı haliyle, güven vermek istemesi, ama boynuzunun göğe değilde, yere doğru göstermesi ve gözlerinin şaşı olması. “M” veya “W” harfide ayrıca dikkat çekici.  Bu vali kim olabilir? Kim kendini halktan biri gibi gösterme çabasında, ama aslında şeytana hizmet ediyor? 

 

İnsanlardan öylesi vardır ki dünya hayatı konusundaki sözleri senin hoşuna gider; o, hasımların en yamanı olduğu halde kalbinde olana Allah’ı şahit de tutar.

Hâkimiyeti aldığında ise ülkede bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.

Ona, "Allah’tan kork!" dense gururu kendisini günaha sürükler. Ona cehennem yeter! Orası ne kötü bir yataktır!

İnsanlardan öylesi de vardır ki, kendisini Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya adamıştır. Allah, kullarına çok şefkatlidir. (Bakara 204-207) (9)

Devamında Atabörk ve Okyay’ın, zaman çarkına girerek, Kulbak Bilgeye ulaşmaları. 

Kulbak Bilgenin Ademle sohbeti.(10)  2. Sayfadaki Ant dairesinden, üç yapraklı hayat ağacının ortaya çıkması, doğması. Bu bana ana rahmindeki embriyonun 3 germ yaprağından(ento, meso, ekto-derm) organlarının gelişme aşamasını ve onun sonucunda hayat bulup, ete kemiğe bürünmesi olayıyla çok uyumlu geldi. Bu 3 germ yaprağının, ikincisinden (mesoderm) Kalp ve damarlar ve bazı diğer organlar gelişiyor.

Yıl 1970. Ademin 4 yaşındayken babasını kaybetmesi ve manevi dedesiyle, Fatih Molla Camii’ne gitmesi. Camide misketini kaybetmesi ve dedesinin sonra bulursun diye teselli etmesi.(11)  Yıllar sonra ademin düşüncelere dalıp, duvar çatlağının arasından başka dünyalara acılan kapıyı hissetiniz mi diye sorması. Bu bölümün, bende neyi caristirdigini alta belirteceğim. 

Ademin, TMT karargâhına gitmesi (12) , notları sunması ve sonrasında İropiyon'un İstanbul’a, bazı yaratıklarla beraber gelmesi ve * Ay'ın sır anahtarını, *pusat taşlarını ve *su taşını Töreciden istemesi. Aralarındaki uzay antlaşmasını bozma tartışması ve tepegözün imha edilmesi çizimi. Dikkat çeken, Yertürkleri yalnız bırakmayan Göktürkün çizimde yer alması. 



Ademin hem İstanbul’u " hem Türkiye’yi " hem de tüm Dünya’yı kurtarması. Boşuna denmiyor bir TÜRK " Dünyaya bedel diye. İşte o TÜRK bu TÜRK. Ellerinizden öperim BAŞBUĞUM. 

 

Görevini başarıyla yerine getirdikten sonra, yine Molla Camiine uğrayan Ademin manyetik çözücü taşı yerine koyması ve beklerken “duvarın” dibindeki parlayan misketi bulması. İncelerken misketi tutuş şeklide dikkat çekici. 

Bir başka dikkat çekici olay ise, manyetik alanı delen taş ile misketin ayni camide olması. 

Bu hareketin 666  sayısını temsil ettiği kabul edilir, şeytanilerin bu sayıya sahip çıkmak istemelerine ve her fırsatta bir yere göz şeklini sığdırmak istemelerine, iyi bir cevap olduğunu düşünüyorum. 

Gözümüz, “o tek” gözünüzün üstünde! Düşmanı takipte gevşeklik etmeyiz! 

  

Bir kaç fotoğraf daha göstermek istiyorum size. Buna benzer çok fotoğraf var bilgi ağlarında. Mesela Papanın ve bazı diğer başkanların.  

Devam edelim… 

Göktürklerin olayları yakinen takip ettiklerin ide tekrar görmüş olduk " Özmistigin’in ve Ece’nin karşılanması ve hediyelişilmesinden (13) sonra,  Ecenin Adem’den hediye olarak misketi istemesi ve yollarına devam etmeleri. 

İşte burası, yukarıda değineceğim dediğim yer. Kuranda Hızır’ın (as.) Musa (as.) ile çıktıkları yolda, yıkık duvarı örmesi ve duvarın altındaki hazinenin, çocuğun büyüdükten sonra eline geçmesi için tamir ettiğini söylemesi. Camide duvarın altına kaçan Ademin misketi, acaba o hazine olabilir mi?veya “bir misketten çok daha fazlası”  olabilir mi? 


Misketin içine yerleştirilmiş sırlarla dolu bir inci (bilgi), ehlinin eline, vakti geldiğinde geçmesi için duvarın altında bekletilmiş olabilir mi? Ya su taşı olabilir mi?  

Iropiyon tam 3 şey istemişti Töreciden. Misketteki renkler, belki de bu 3 şeyin sırrını veya yerini barındırıyor. 



Bismillah diyerek oltamızı atmıştık, nasibimize ne çıktıysa ona şükrederiz. Allah bereket versin.

Hatalı yorumlamam olduysa, affınıza sığınırım. Birde şunu eklemek lazım. Iropiyon savaş başladı dediğinde, aslında savaşın çoktan bitmek üzere olduğundan bile haberinin olmaması. TÜRK DEVLETININ Büyüklüğünü bir kez daha görmüş ve göstermiş olduk. 

Şeytanilerin (Iro)Piyonlarini göndermelerine karşılık, cevabi Erenler versin ve o sözle oltamızı denizden çekelim:  “Ancak şurası bilinmelidir ki; Devletimiz, satranç tahtasındaki oyununu çoktan bitirmiştir. 

 Yani, şah ve mat… ne mutlu TÜRKÜM diyene!

Saygılar... 

Oktuğkurt

19 Ağustos 2019 

Dipnotlar:  

[1] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 55)

[2] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 67-68)

[3] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 83) 

[4] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 85)

[5] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 86)

[6] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 91)

[7] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 92 - 96) 

[8] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 96)

[9] (Kuran-i Kerim, Bakara 204 - 207)

[10] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 115)

[11] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 107)

 [12] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 133)

 [13] (Oktan Keleş, Tengri'nin Türk'ü, 2019, S. 166)         

Bu yazıyı yazarken, 18. Ağustos, sabah 04:30 " 05:00 sularında, birden televizyon açıldı, ekranda hiçbir görüntü yok ve televizyonun sağ ve sol tarafındaki ışıklandırmada her zamanki gibi yandı. Yanlışlıkla kumandanın üstüne bastığımı zannettim ama kumandanın masanın üstünde olduğunu gördüm. Fazla üstünde durmadım ve televizyonu kapattım. Yandaki ışıklandırma sönünce, kapandığını zannettim, ama 1-2 dak. sonra, televizyonun hala açık olduğunu fark ettim. İkinci denememde kapandı. Açıkçası çokta umursamadım, hiçte tedirgin olmadım. Sadece paylaşmak istedim. İlk defa böyle bir şey oldu. 

Kitabı okurken, aklıma izlediğim videodan bu görüntüler  geldi. Bu ve diğer fotoğrafları, olayların ve çağların birbirlerine yansıması olarak görüyorum. Beklide sadece öyle bir benzerlik var. Takdiri size bırakıyorum. 

“Olan olmuştur, olacak olan, olmuşun içindedir”


Bu haber 1,440 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,581 µs