En Sıcak Konular

Bende Arkadya’daydım

12 Temmuz 2018 10:58 tsi
Bende Arkadya’daydım Nicholas Poussin - Bende Arkadya’daydım


Nicholas Poussin - Bende Arkadya’daydım

“Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti’nin tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.” ATATÜRK

Resim sanatın gelişimini, eski devir insanlarının mağaralara çizdikleri resim ile bugün milyon dolarlarla, paha biçilemeyen kıymet haline gelmesi arasında gidip gelen süreçler dahilinde görebiliriz. Paha biçilemeyen resimlere baktığımızda daha çok evrensel mesaj taşıyan konuların başta olduğunu görürüz. Böyle olması, bize bilginin üstünlüğünün, ne olursa olsun en üst düzeyde övgüye layık olduğunu davranış diliyle anlatan bir durumdur.

Resim Sanatı iki şekilde yorumlanabilir. Birincisi teknik konuları açıklamak suretiyle, ikincisi ise anlam bakımından yüklenmiş olduğu mesaja bakarak diyebiliriz. Teknik olarak, renkler, ışık, gölge, kompozisyonun tuvale veya kağıda yerleşimi vs şeklinde daha çok sanatla ilgiyi meslek haline getirmiş kişilerin ilgilenebileceği, mana olarak ta istisnasız herkesin yorum katabileceği iki türlü ayrım şeklinde açıklayabiliriz. Biz çalışmamızda teknik kısmını akademisyenlere, ressamlara bırakarak, Atatürk’ün toplumun bilinç düzeyinin yükselmesi gerektiğini ifade eden, istisnasız herkesi içine katan “Türk Milletinin özelliği olan güzel sanatları sevmek ve yükselmek” sözünde belirtmiş olduğu mana kısmından bahsetmeye çalışacağız.

Nicholas Poussin - Et in Arcadia Ego:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Nicolas_Poussin


Barok (Reform) Döneminin en önemli ressamlarından biri olan Poussin 1594 yılında Fransa’da doğmuş, 1665 yılında Roma’da ölmüştür. Resimlerinde daha çok dini motifler ve pagan unsurlar göze çarpmaktadır. Et in Arcadia Ego ( Bende Arkadya’daydım ) tablosu, bizim inceleyeceğimiz en önemli eserlerinden sadece biridir. Poussin’i anlayabilmek için önce yapmış olduğu öteki tablolara baktığımızda fetiş öğeler göze çarpmaktadır.

FETİŞİZM:

http://sosyolojisi.com/fetisizm/739.html

Genel ifadesiyle fetişizm, bazı insanların, kendisinde tabiatüstü bir kuvvetin var olduğunu kabul ettikleri cansız bir şeyi kutsal saymaları, ruhlarla ilişkili olduğuna inandıkları maddi bir varlığı tanrı kabul etmeleridir. XIX. yüzyıl sosyoloğu Auguste Comte’a göre fetişizm dinlerin evrimiyle İlgili araştırmalarda görülen tanrı suretlerine benzer. Bu tür tanrı suretleri metafizik düşünce safhasında kendini göstermiştir.

Poussin’in resimlerinde en belirgin fetiş nesne, ayak ve sandalet resimleridir. Münir Derman Hazretlerinin de bahsetmiş olduğu İlmi Ercül (Ayak İlmi) Fetişizm akımının ana omurgasından biridir diyebiliriz. Poussin’in uygulamış olduğu çizim diline bakarak, Dali ve Picasso gibi gizemli, anlaşılamaz olmayı tercih etmemiş, bilakis anlaşılmak için oldukça fazla çaba sarf etmiştir. İnsan düşününce, “Dali ve Picasso soyut resim anlayışıyla Poussin’in klasik metodunun kıyaslanması yanlıştır” gibi bir algı oluşmaması için başında yazdığımız, Anlam yönünden ele aldığımızda Poussin, Dali ve Picasso kadar anlaşılmaz ve bir o kadar da çözülebilirdir. Soyut resim derken çizimlerden ziyade işlenen konudan bahsediyoruz. Çizimlere baktığımızda Kübizm denilen akımın etkisinde, nesnelerin ölçülerine dikkat etmeden serbest çalışma şeklinde anlatılabilir. Dali ve Picasso anlaşılamamanın zevkini yaşamlarının sonuna kadar sürmüşlerdir.

Kafatası Kültü:



Poussin’in, “Bende Arkadya’daydım” adlı tablosu baştan aşağı mesajlarla doludur. Bu tablonun birinci versiyonu ve ikinci versiyonu aşağıda görülebilir. Resmi açıklamadan önce resmi açabilmek için yardım aldığımız başka resimlerden örneklerle başlamak yerine olacaktır.

Maide Suresi 31. Ayet: Derken Allâh, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Karganın yaptığını görünce); "Yazık bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyin (ben?)" dedi ve pişman olanlardan oldu!

Kafatası Kültü, genel olarak ölüm felsefesiyle ilişkilendirilir. Ölüm, yok oluş ve varoluşu aynı anda içinde barındırır. 1,2 ve 3. Resimlerde kafatası olan yerlerde kesin bir karga vardır. 4. Resimde farklı olarak insan değil de gezegenin ölüm-doğumu resmediliyor. Bu fark etmez insanlarda gezegenlerde ve akla gelebilecek her şeyin doğumu ve ölümü aynıdır. 

1. Resmi Maide 31. Ayetle okumak gerekir. Kafatası bir semboldür. Normalde beyin yani suya vurgu vardır. Her şeyin sudan başlayacağını anlatır bize. Nitekim resimde, kargadan sonra ki resimde 2. karga suya dönüşüyordur ve ilk formların oluşumu anlatacaktır.

2. Resmi Araf Suresi 133. Ayetle okumak gerekir “Biz de onların üzerine ayrı ayrı mu'cizeler olarak tûfân, çekirge, kımıl (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik; ama yine büyüklük tasladılar ve suçlu bir topluluk oldular.” Kafatası yani Suyun oluşumunu tufan olarak görmeli. Bazı oluşumlardan sonra artık toprak oluşmuş, sonra çekirge, resimde faredir. Bu anlayış farkından dolayı böyledir. Daha sonra sinek ve kurbağalarla devinim son sürat devam etiğini gösterir. Bu ayeti Kerimeyi ters okuma mantığıyla bu şekilde yorumluyoruz. Normalde Firavun Halkına ceza olarak bunlar gönderildi. Fakat sıralamaya baktığımız zaman hepsi ard arda birer Rahmet olduğu anlaşılır. Tarlaları çekirgeler istila etmiştir. Ondan sonra haşerat gönderilir ve çekirgelerin yok olduğunu anlarız sonra kurbağalar yetişir ve haşeratı yok ederler ve nihayetinde kan gelir kurbağalarda yok olur. Bunların hepsi ayrı ayrı dert gibi gözükse de aslında fabrika ayarlarına dönüş vardır. Demek ki ne kadar ileri gidilmiş, Musa AS. gibi büyük bir peygamber sayesinde ayarlara geri dönüş yapılmıştır. Resimde sağ üste bir karga vardır ve nihayetinde Kurt gözükür. 2. Resmi ayrıca bu makale ile okuyunuz. Tengri'nin Türk'ünde Evrim Teorisi. www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6441

3. Resim Göbeklitepe’de ki T taşının altında kafası kopmuş sadece vücudu olan bir ceset vardır. Bu resmin açıklamasını Göbeklitepe Gerçekleri yazısında açıklamıştık. Kısaca Kafatası ilk önce soldan başlayarak 3 sepeti sırayla oluşturur. Sonra orta alana geçer sırasıyla yine soldan başlayarak orta alan oluşur ve en son alt bölüm oluşur.

4. Resmi de bir gezegenin ölümünü, parçalanışını görmekteyiz. Fakat devamında yine bir oluşum söz konusudur. Kehf Suresi 96. Ayetle okursak: “Bana demir kütleleri getirin. İki ucu denkleştirdiği vakit: «Körükleyin!» dedi. Demiri bir ateş haline getirince: «Getirin bana üzerine erimiş bakır dökeyim!» dedi.” Burada da bir set oluşurken aynı zamanda gezegen oluşumuna vurgu vardır.

4. Resim çok önemlidir. Bu anlaşılabilirse hem mitolojinin temeli hem de gezegenlerin oluşumu tamamen insana açılacaktır. O anlaşılmadan 5. Resim anlaşılamaz. Dikkat edilirse ortadaki Altın Ceviz 2 katmanlıdır bir de dış kabuğuyla 3 şeyi ifade eder. Ayrıca içinde ki iki katman 2. Resimde ki iki adamı yani iki Aslanın ne olduğunu anlatır. Dışta ki yeşil kabuğu ise açıklayacağımız asıl resimde ki kadının kim olduğunu anlatır.

 

Pan Kültü:

 

Enam 9. Ayet

  Eğer O(Hak Elçisi)ni melek yapsaydık, yine bir adam (şeklinde) yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük. 

 

Poussin’in, Et in Arcadia Ego (Bende Arkadya’daydım) isimli tablosu ayrıca “Arkadyalı Çobanlar” ismini almaktadır. Bu isimle anılmasında ki neden Pan Kültünü yansıttığı içindir. Stafford’da bir çiftlikte Shugborough Hall, adıyla bilinen "Çoban Anıtı" vardır. Bu anıt Poussin’in, Bende Arkadya’daydım isimli tablosunun rölyefi, Hollandalı sanatçı Peter Scheemakers tarafından yapılmıştır. Rölyef tablonun bire bir aynısının ters yansıması şeklindedir.

https://en.wikipedia.org/wiki/Shugborough_inscription

 

Rölyefte “Et in Arcadia Ego” yazmakta ve “D.O.U.O.S.V.A.V.V.M.” şeklinde harf sembolleri kullanılmıştır.  Birinci resimde “Et in Arcadia Ego” yazısında işaret parmağı "N harfinin üzerinde, baş parmak ise "R harfini göstermektedir. Yunanca’da "R harfi "P diye yazılır. Tersten okursak “Pan” yazdığı görülür. "N ve "R’yi gösteren parmaklar "V harfi işaretini göstermektedir. Yani o harflerin yerine "V harfi koyup tersten okursak “Evita” yani “Havva” yazdığı görülür. Pan yazısından dolayı bazı kişiler tabloyu “Arkadyalı Çobanlar” şeklinde yorumlamışlardır. Bu bilgiler tablonun konusunu anlamamızı sağlayan bilinçli yerleştirilmiş ipuçlarıdır. Harf sembolleri 10 adet gözüküyor fakat aslında 12 adettir. Baştaki "D harfi "I ve ters "C harfinin birleşiminden oluşmuştur. Sondaki "M harfi ise iki adet "I nın yan yana gelmesiyle oluşmuştur. "D harfi kılıç ve yay (Ok, yay) sembolünü göstermesinin yanında Satürn’ün de simgesidir. "M harfi iki adet kılıcı ve iki adet Aslan sembolüdür. Bunların tek harf ile gösterilmesinde ki nedeni anlayabilmemiz için yukarıda ki Altın Ceviz ve kabuğu (2 adet) bunun yanında, cevizinde içinde iki adet bölümünün neyi anlattığını bilmemiz gerekir. Geri kalan harfleri Göbeklitepe Gerçekleri yazısında B Yapısını anlattığımız 10 aşamanın aynısının burada harf sembolüyle gösterilmesidir. Burada konumuzla alakalı olduğu için "V. Görülmeyen ruh (El), "A alfa dişi, -V.V. sağa ve sola bakan Aslan (Ayak) demektir. Yani Göbeklitepe’de ki Arslanlı yapı.

 

Pan hakkında internette doyurucu yazılar çoktur onun için biz burada kullanacağımız bölümleri almakla yetineceğiz. Pan, keçi bacaklı, üst tarafı insan olan, Yunan tanrısıdır. Üst tarafı insan alt tarafı keçi (Oğlak) demek, üst tarafın (metafizik) alt tarafta farklı gözükmesi (fizik) şeklinde görülmelidir. Pan çobanların tanrısı olarak geçmektedir. Çoban sözü bütün güdenleri içine alan bir konudur. Ayrıcalığı çözebilmemiz için Hermes ile Toth ilişkisini iyi anlamak gerekmektedir. Örnekleme yaparsak Sfenks’i hatırlayın. O’nun alt tarafı Toth, üst tarafı Hermes’miş gibi. İşte Pan’da aynı alt tarafı oğlak, üst tarafı insan. Burada Hermes’i özellikle örnek olarak vermemizde ki neden, Hermes konusunda ki algıların sabitleşmiş olması nedeniyle, farklı bir pencereden göstermek içindir.

Pan perilere düşkünlüğü ile bilinmektedir. Perilerin ne olduğu http://www.onaltiyildiz.com/?haber,2936/kulbak-bilge Kulbak Bilge’de açıkça yazılmıştı. Pericanlar bir dönemin birlik makamının odak noktası idi. Perihanlar gelince sırasını onlara vermişti. Sonunda Elifanlar birlik makamında kalmıştı. Pan ne zaman bir peri yakalamak istese, o peri ya sazlığa ya da çam ağacına dönüşüyordur. Bu hikayelerden en ünlüsü Syrinks ile olan hikayedir. Syrinks’e aşık olmuştur ama aşkına karşılık görememiştir. Bu işin peşini bırakmamış Syrinks’i kovalamaya başlamıştır. Tam yakalayacakken Syrinks su perilerinden yardım ister onlarda Syrinks’i sazlığa çevirir. Pan avuçlarıyla bir demet sazlık yakalamış olur. Yine aynı şekilde Pitys adlı bir periye aşık olur karşılık bulamaz ve kovalamaya başlar. Tam yakalayacakken bu seferde Piyts, Çam Ağacına dönüşür. Pan, Çam Ağacına sarılmış olur. Bir de Pan’ın ölümü önemlidir. Thamos adlı bir denizciyle bir şekilde iletişim kurmuş ve “Hey Thamos orada mısın? Palodes’e ulaştığında oradaki herkese ulu tanrı Pan’ın öldüğü haberini yaymayı unutma!” diye seslenmiş. Thamos’la iletişim kuran Pan mıdır? Eğer Pan ise ölmüş biri nasıl iletişim kurar. Eğer Pan değilse, o zaman O’nun yerine gelmiş başka bir tanrı haber vermiştir. Artık keçi devri başlamış, İnsan kendini açığa çıkarmaya çalışıyordur.(Thamos denizcidir yani insandır) Kestirmeden söylemek gerekirse, Pan, Keçi Tanrısıdır. Kendisini açığa çıkarmak için oluşumları tek tek tetiklemektedir. Ne zaman Keçi gözüktü, Pan öldü fakat bu sefer İnsan Tanrısı devam etmiştir. Pan Kültü, bu öğretinin hakiyeleştirilerek anlatımı demektir. Kendisini nasıl açığa çıkardığının detaylarını bilmek isteyenler yukarıda linkini verdiğimiz “Tengri'nin Türk'ünde Evrim Teorisi” ne bakabilirler. 

Atlantis Kültü:   

Et in Arcadia Ego “Bende Arkadya’daydım” demektir. Kulbak Bilge 15’te İlhami Abi ne diyordu: Bende Ordaydım. 

Arkadya, Atlantis’in kodlanmış ismidir. Kodun ne olduğunu yukarıda belirtmiştik. Havva ve Pan kelimelerini içinde saklayan bir kod olduğunu açıklamıştık. Sutu boğda “Hiç yaşamamışlar gibi” derken aslında yaşamışlar fakat filmin konusu hafızadan hafızaya aktarılarak gelmiş. Buraya resmi anlatırken değineceğimiz için üzerinde fazla durmuyoruz. Sadece Atlantis’e vurgusu olduğunu belirtmekle yetiniyoruz. Poussin zamanında da Atlantis’in nerede olduğu konusu oldukça revaçtaymış. Tarsus, kelimesi de Atlantis’i anlatan bir koddur.


Tarsos, Yunanca Ayak demektir. Düz olarak bakarsak Ayak Bilgisi anlamına gelir. Türkiye de Tarsus’ta gizemli bir kazı yapılmış, gündemi oldukça fazla meşgul etmişti. Bu bilgi ile konuya bakmak gerekir. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201801301032024898-mersin-tarsus-gizemli-kazi/ Tarsos’u tersten okursak Sarasota yı kodladığı anlaşılır. Sarasota, Meksika Körfezinde bir yerleşim yeridir. Kuruluşu 1500’lü yıllara dayanır. Baran Aydın “Fatih’in Sırrı Hilal’in Şövalyeleri” isimli makalesinde, ilk fethedilen yer olarak Turks and Caicos adalarını belirtmişti. Bunlar aynı yerdedirler. Günümüzde Atlantis’in, Atlantik Okyanusunda olduğu varsayımı yapılır. Hatta Okyanus bile ismini buradan almıştır. Ajanlar tarafından bilgi Haçlılara verildiği anlaşılıyor. Kristof Kolomb Amerika’ya Venezuela’dan girmiştir. Burası da Meksika Körfezinin olduğu yerdir. Poussin zamanında Kıta keşfedileli 100 sene olmuştur. Adayı doldurmak için yeni yaşam, refah seviyesi yüksek, altın kayalar propagandaları yapıldığını anlamamız zor değil.

https://en.wikipedia.org/wiki/Sarasota,_Florida

Poussin’in resimlerinde ayak " sandalet - göze çarpan en önemli fetiş objelerin başında gelir. Resimlerde ki bazı karakterin ayağında sandalet vardır bazılarında yoktur. Bu bize sandalet giyenlerin, yalın ayak olanların durumunu anlatır. Yalın ayak olanları metafizik gözlüğüyle bakmamız gerektiğini, sandalet giyenleri de fizikte ki yansıması olarak görmemiz gerektiğini anlatır. Ön bilgilerden sonra asıl resmi yorumlamaya başlayabiliriz.

 

 

Birinci resim Poussin’in “Et in Arcadia Ego” tablosunun çıraklık diye adlandırabileceğimiz ilk dönem çizimidir. İkinci resim ustalık dönemini anlatan bir tablodur.

Birinci resme baktığımızda, kafatası kültü ve Pan açıkça seçilmektedir. Pan’ın önünde su testisi vardır ve dökülüyor durumdadır. Bu Pan’ın ölü olduğunu anlatmak içindir. Yani Pan’ın bir önceki durumunu betimler. İkinci resimle devam edersek ölü olan Pan, Sol baştaki ayakta duran, ayaklarını çapraz durumda tutan Pan’dır. Unutulan yani “Hiç yaşanmamış gibi” olan bilgileri anlatan Keçi, formunda çizilmiş olan Pan, ortada ki ayakları keçi dönemini, sanki belden aşağısı keçi, üst tarafı insan gibi çizilmiş görüntüsü verilmeye çalışılmış. İnsan olan Pan, hikayede ki Thamos olan Pan Kırmızı kıyafet giyen Pan’dır. Yanında ki kadının elini ona tutması ise onun dönemini anlatmak içindir. 1. Pan’ın yalın ayak olması, O’nun ölmüş olduğunu anlatır. Ayaklarını "D harfi gibi yapması, konumuz açısından 1. Ok ve yayında görevinin ne olduğunu anlatır. Bu dönem Yunan mitolojisine göre Çam ağacıdır. 2. Dönemin yüksek anlayışı Keçidir. 3. Dönemin zirvesi ise İnsandır. Yüzüklerin efendisinde ki 3 Çağa bu bakış açısıyla bakılmalı. Ray Kurzweil, tanrı öldü demek için sabırsızlanmaktadır. İnsan tanrı yerine, yapay tanrı (yapay zeka) yaratma çabasında yoğun şekilde çalışmaları bununla görmek gerekir. Resimde Keçi Pan’ın ve İnsan Pan’ın parmaklarını"V şeklinde yapması Göbeklitepe’de ki doğuran kadın sembolünde ki iki Arslan’ı anlatır. Kadının ellerini "V şeklinde göstermesi üstte ki Altın ceviz ve dışının yeşili ile sembolize edilmesinin yanında "M harfi ie gösterilen sembolün anlatımıdır.  Ortada ki iki Pan, sol üstteki sembolde "W yani Omega ile gösterilirken anlatılmak istenen, biri, birinin devamı olmuştur. Baştaki Alfa’nın Üç Ok’u vardır. Üç Ok’a dikkatli bakılırsa "M harfi seçilebilir. Lahit’in üzerine gölge etmiş olan Pan’ın eline bakarsak bir kılıç gibi resmedilmiştir. Ve kılıç gölge de görülen kafayı sanki kesecekmiş gibidir. Bu Kafatası kültünü anlatır. Sol tarafta ayakta duran yalın ayak Pan’ın sol eline bakarsak, ortadaki Üç parmağının bitişik, baş ve serçe parmağının açık olduğu görülür. Bu iki adet "V nin ve "M’nin başlangıcının neye dayandığını anlatmak içindir. Yani burada bir gözükme durumu söz konusu değil tamamen niyetlerle, düşünce ile okuma yapılması gerekir. Altta "U harfi yazdığımız yer ise kılıcın (Arslanın) oluşumunu anlatır.  Yunan mitolojisinde Lykaon, Callisto, Arkas şeklinde mitolojiyi koklayarak yine bu yaratılış fenomenine şahit olabiliriz. Biz sadece Lykaon için Wikipedia’da yazan bölünü yazacağız. 
   

https://tr.wikipedia.org/wiki/Lykaon  Lykaon, Yunan mitolojisinde Arkadya kralı. Zeus, kendisine insanların inançsızlığı hakkında ulaşan haberlerin doğru olup olmadığını anlamak için bir gezgin kılığında onun sarayına konuk olur. Halk bir tanrının geldiğini anlayarak dua etmeye başlar, ancak Lykaon alay eder ve yabancıyı öldürme girişiminde bulunur. Ayrıca bir esir keserek Zeus'a iğrenç bir ziyafet hazırlar. Ancak sofra hazırlanır hazırlanmaz tanrıların babası sarayı bir yıldırımla yıkar ve günahkâr kralı bir kurda (Yunanca: lykos) dönüştürür.


Kadir Sevencan 



Bu haber 7,169 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,794 µs