En Sıcak Konular

Şakir Kocabaş

1 Temmuz 2014 12:07 tsi
Şakir Kocabaş Gelişmiş bir lisan anlayışı için ne gerekli?

Gelişmiş bir lisan anlayışı için ne gerekli?

Şakir Kocabaş, 'İfadelerin Gramatik Ayrımı' kitabında özellikle teorik açıklamaların din için tehdit boyutuna geliyor olmasına dikkat çekerken aynı zamanda bir dine ait ifadelerin ya da bizatihi o inancın teorik bir sisteme dönüşüyor olmasını da bir tehdit olarak görüyor. Fadime Türkölmez yazdı.



Sorular soruyoruz cevaplara bizi götürsün diye ama basit bir şeyi atlıyoruz; elmalarla armutlar birbirine karışıyor. Oysa ilk öğrendiklerimizdendir elmalar ve armutlar… Gelgelelim bugün lisanımızda hepsi birbirine karışmış durumda.

Bazen söylediğimin nasıl anlaşıldığını öğrenmek için bir çaba içine girmeye gerek kalmadan olasılıklar içinde en makul olanının anlaşılmasını tercih ediyorum. Garip bir durum ama gerçek. O yüzden sanırım kitaplar arasında gezinmeye bırakıyorum çoğu zaman kendimi, düşünceler ve ifadeler arasında gelip gidiyorum. Ne anlıyorum, biliyorum da anlatabiliyor muyum emin değilim ya da anlatabileceğimden mi demeliyim? Kendime de bırakabilirim pekâlâ ama anlatmaya kalkmak, ne anladığını görmek gibi oluyor. Ve başlıyorum.

İnanmayı mı neye inandığını mı bilmiyorsun?

Lisanınızın temellerinin sorguya çekilmesini ister misiniz? Lisanınızın temellerinin sorulara konu olması demek, hipotetik sistemlerinizin olaylarla herhangi bir karşılaştırmaya girmeksizin sorguya çekilmesi demek olacaktır.” diyor Şakir Kocabaşİfadelerin Gramatik Ayrımı kitabında. İster miydim ya da ister miydiniz? Karışık mı? Hadi en baştan: Bugün biz bir anlam kargaşası ve ortak dil tutturma söylemleri içindeyiz ama soruyor muyuz kendimize ‘ortak dil’ neye göre? Yani biri size bilimsel bir açıklama yapıp sizden bilimsel bir sonuç mu bekliyor yoksa bilimsel açıklaması sizin inancınıza kaynaklık mı etmek amacında? Ya da inancınızı bu bilimselliğe dayandırıp sizi kendi bilimselliğine çekmek mi mevzu?

Müslümanlar, belki son 600 yıllık süre içersinde mantık, matematik, felsefe ve deneysel bilim alanlarında derinlemesine ve sürekli bir araştırma ve çalışma yapmadıkları için, sonunda idealistler, materyalistler ve pozitivistlerle aynı anlam anlayışını paylaşmak durumuna düşmüşlerdir.” İşte Şakir Kocabaş böyle özetliyor durumu kitabında...

Bunca zamandır söylenen cümleler, açıklamalar ve sorular üzerinden yapılan çarpıtmaları, sözde bilimselliği ifadeler üzerinden ortaya koyan Kocabaş şöyle devam ediyor: “Biri bana gelse ve hiçbir şeye inanmadığını söylese, derim ki: Ya neye inandığını bilmiyor (farkında değil) ya da inanmak kelimesinin nasıl kullanıldığını bilmiyor.”

Tersten okunan dualar

Şakir Kocabaş, kitabında özellikle teorik açıklamaların din için tehdit boyutuna geliyor olmasına dikkat çekerken aynı zamanda bir dine ait ifadelerin ya da bizatihi o inancın teorik bir sisteme dönüşüyor olmasını da bir tehdit olarak görüyor. Yaşanan karmaşayı Mesnevi’deki abdest dualarının tersten okunması örneği ile açıklarken oradaki gibi uzuvlara ait olmayan dualar nasıl anlamsızsa ifadelerin birbirinden ayrı gramatiklerde kullanılmasıyla ortaya çıkan anlamsızlığı dile getiriyor. Öyle ki; W. M. Watt’ın sorduğu “Kur’an Allah kelamı mıdır?” sorusuna “Müslümanlara göre evet, Hıristiyanlara göre değil.” diyerek yaptığı şeyi dini bir soruya gramatik bir cevap vermek ve dahası bununla bir sorunun dolaylı yoldan reddedilmesi olarak gösteriyor.

Kitap içerisinde buna benzer farklı terimler kullanılarak aynı gramerlerde verilen cevaplar ve cevap olmaktan çıkan sonuçlarla karışan kafaları takip edebiliyorsunuz.

Çalışması için, “Burada göstermeye çalıştığım şey sadece, temel ve dini ifadelerin teorik temellerini(?) araştırmaya kalkmanın anlamsızlığını ortaya koymak.” diyen Kocabaş, “teorik açıklamalar dini açıklamaların yerini alacak demek, gözleri görmeyen bir adam için, işitme yeteneği geliştikçe, işitsel ifadeler (yani işitme ile ilgili ifadeler), görsel ifadelerin (görme ile ilgili ifadeler) yerini alacak demeye benzer.” diyerek yaşanan karmaşanın getirildiği boyutu da dile getiriyor. Ancak o, tüm bu çarpıtmaların bilinçli yapıldığını da düşünmüyor. Çünkü ona göre bu denli gelişmiş bir lisan anlayışına sahip değiller.

İnanıyorum mu, teorime göre mi?

Getirilen ön eklere de değiniyor Şakir Kocabaş. Soruyor mesela: “Bir şey objektif ise neden belirtilir?” Ya da inançlarla ilgili olamayan bir ifade için “inanıyorum ki” denir mi? O burada özellikle matematiksel ifadelere tarife göre, teorik ve tecrübî ifadelere “teoriye göre” ön eklerini getirerek basit bir ayrışmaya dikkat çekiyor. Yani kullandığınız gramer, söylediğinizin turnusol kağıdı. Bilimsel bir ifadeye ‘inanıyorum demek’ teorinizi alt üst ediyor.

Kullanılan ifadelerle ilgili tezatları da göz önüne seriyor: “Bir yandan bir taraf (yani evrimci) bazı ifadelerinde çaresizlik içinde ‘evrim”, ‘tabiat’, ‘süreç’ gibi kelimeleri dini bir gramer içinde kullanırken, ‘Yaratılış-bilimci’ de bazı ifadelerinde ‘Tanrı’, ‘Yaratılış’ gibi dini terimleri teorik bir gramer içinde kullanmaya çabalamaktadır.” Anlaşılan tam bir karmaşa, bundandır ki kimse birbirini anlamıyor. Durumumuz mu? İşte onun şahane örneği: “İşte şurada bir ağaç var” diyen birine hipotezcinin yaklaşımı; yani bu açıklama karşısında etrafına bakma gereği duymayarak dedikleri: “Beyin durumunuzun gösterdiğine göre, orada gerçekten bir ağaç var.”

http://www.dunyabizim.com/?aType=haberYazdir&ArticleID=17478&tip=haber



Bu haber 2,359 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,558 µs