En Sıcak Konular

Mimiklerinizi Yok Ettirmeyin!

23 Ocak 2014 09:31 tsi
Mimiklerinizi Yok Ettirmeyin! Botoks: Şeytan'ın mimikleri yok etme operasyonu....

                                                              MİMİK DİLİ 

Allah (cc) insan yüzünü ifadelerle yarattı. İlk insan Hz. Âdem (as)’dan bugüne kadar hangi dinden, toplumdan, kültürden, ırktan olursa olsun yüz ifadeleri değişmez. Mimikler aynı tepkiyi verir. Buna “insanlığın ortak dili” denir. Zira insanlar yaşadıkları duyguları yüzdeki kasların hareketiyle mimiklerine yansıtır. Bu “ilk dil”dir.

ESRAR İLMİNDEN:

Yüce Allah Âdem’i ilk yarattığında, suretine ruhundan (nurundan) üflediğinde ilk bu dili kullandı Âdem (as). O an Rabbinin suretine üflediği “nur”la ilk tepkisini verdi; bu mimik hareketiydi. Âdem üflenen ruhla yaratılışının farkına vardığında, ilk verdiği mimik (konuştuğu dil) korku ve ağlama oldu. Bu yüzden tüm Âdemoğulları dünyaya gelirken, doğar doğmaz ağlar. Bu durum babamız Âdem (as)’ın o günkü tavrından genlerimize psikolojik bir âdet olarak kalmıştır. Yüce Allah (cc) Kur’an’da, insana görmek için göz, duymak için kulak, konuşmak için dil verdiğini beyan eder. Bu dille daha sonra hayata katılmıştır Âdem (as).

“ALLAH ÂDEM’E BÜTÜN İSİMLERİNİ ÖĞRETTİ.”     Bakara / 31

ibaresi birinci dile; yani “mimik” hadisesine; Âdem’in neye, nasıl tepki vereceğinin unsuruna işaret eder. Zira Âdem (as) öğrendiği isimleri algılamasıyla bu fiili; yani “mimik dilini” gerçekleştirir.

Yaradan’dan öğrendiği eşyanın isimlerinin Âdem (as)’da ne gibi bir algılama meydana getirdiğine bakalım:

Öğrendiği isimlerin Âdem (as)’da korku algılamasıyla korku mimiği ya da neşe algılamasıyla mutluluk mimiğini yapması…

Âdem (as)’ın bildiğimiz dil ile; yani konuşma lisanıyla ilk fiili de Yaradan’ın emriyle, Yaradan’ın kendisine verdiği bu kabiliyeti kullanmasıyla olmuştur.

ALLAH: EY ÂDEM EŞYANIN İSİMLERİNİ MELEKLERE ANLAT DEDİ.” Bakara / 33

Bunun üzerine Âdem konuşma (dil ile) lisanıyla anlattı.

Bu açıklamalardan sonra tekrar insanın yüzündeki şifre, ilk dil meselesine dönelim.

Bir örnek:

Bir Alman’la yolda karşılaştınız. Lisan olarak Almanca bilmiyorsunuz. Ona yanlışlıkla bir zarar verdiniz. Bu hareket karşısında Alman kaşlarını çattı. Siz dilini bilmediğiniz bu insanın kızdığını Allah’ın bizzat insana öğrettiği mimik denilen bu ortak dil sayesinde, bir tercümana ihtiyaç duymadan anlarsınız. Örnekler çoğaltılabilir: Neşe, korku, tiksinme vs... Aslında sırf bu mimik dili ile insanlar anlaşabilir. Duyguların, iç ve dış âlemin, insan hislerinin yüze vurmasından o insanın iç hislerinin bir kısmı okunabilir. Bu ilmi bilenler iyi bir yüz okuyucusu olurlar. Bu yüzden istihbarat ajanları mimik eğitimi alırlar. Demek ki tüm insanlık aslında bu ortak dili konuşuyor. 

1. Resim:Huzur, mutluluk dili.   2. Resim:Öfke, kızgınlık vs... dili 3. Resim: Hayret, şaşkınlık vs... dili


İnsanlık kızdı mı kaşını çatar. Tiksindi mi yüzünü buruşturur. Korktu mu kaşlarını kaldırır, gözleri büyür. Yüz endişe hâline bürünür.

Genelde bir birey olan insanın psikolojisi bulunduğu toplumun psikolojisini taşır. Bireyin dış ve iç âlemindeki hadiselere gösterdiği tepki yüzüne, mimiklerine yansıdığı gibi toplumların da mimikleri vardır.

Bir örnek:

Yılandan korkan birine yılan gösterirsen korkar ve üstteki üçüncü resmin anlattığı şekle bürünür. Daha ileri giderseniz ağlar vs... Sihirbazlar toplumlara da aynısını yaparlar. Yılan denilen hayvan sinsi, soğuk, sokan, sürüngen vs... gibi algılanır. İşte bireyin iç dünyasında o yılan nasıl bir his meydana getiriyorsa toplumda da aynıdır. Toplumlara gösterilen yılan tabiatındaki hadiseler toplumun iç dünyasındaki his kimyasını bozduğundan aynı etkiyi dışarıya tepki olarak verir.

Mimik dili konuşma dilinden önce kullanılan dil olduğundan bu konu önemlidir.

Bir örnek:

Bir sihirbaz birinin iç dünyasını anlamak istiyor. Öteki bunun farkında. Sihirbaz yılanı adamın yanına koyuyor. Adamın ilk tepkisi yüze, mimiğe sirayet eder. Eğer çok etkilenmişse, daha sonra bağırır, dile döker tepkisini. Mimik dilinin önemi de buradan gelir. Bazı birey ve kapalı toplumlar ne yaparlarsa yapsınlar ses çıkarmayabilirler; ama mimik verirler. İşte sihirbazlar bu mimiği okurlar. O toplum neden tiksinir, neden hoşlanır vs… bunları okurlar. Bu bir bilgidir; mimik, dil lisanı… Onun için bu bilgileri ilerletirler: Vücut dili, hâl dili vs...

ESRAR İLMİNDEN:

Âdem (as) eşiyle cennetten çıkarıldığında, pişmanlığından dolayı çok ağladı. Bakara / 37’de buyrulduğu gibi, Allah’tan aldığı ilhamlarla tevbe etti. Allah’tan bağışlanmasını hep ağlayarak istedi. Bu tavır da yeni doğan Âdemoğullarına sirayet etti. Bebekler doğarken ağladığı gibi, aynı zamanda bir şey isterken de ağlar. Acıktıklarında, altları kirlendiğinde... Bu nedenle “Ağlamayan çocuğa meme yok.” denir.

Burada anlatılan bir konu da, bebeklerin bile lisanlarının oluşudur.

Not: Âdem (as)’a suhuflar inmişti. Cebrail (as) Âdem (as)’a yazıyı öğretti ve bu bilgiyle daha sonra Âdem (as), topluluğuna bilgiler verdi.

OKU! İNSANA BİLMEDİKLERİNİ BELLETEN, KALEMLE (YAZMAYI) ÖĞRETEN RABBİN EN BÜYÜK KEREM SAHİBİDİR.”  Alak / 3,4,5   

Yazının yeryüzünde hüküm sürmesi çok çeşitli yazı çeşitlerini doğurdu: Sembolik yazılar, şekillerinin anlam yüklendiği harfler… Örneğin: Göz, yılan, el, kılıç vs... Bu yazı türü Eski Mısır’da kullanılmış. Çağımızda adına “hiyeroglif yazılar” denilmiş, çözülmesi binlerce yıl almış ve nihayet 1822 yılında Champollion tarafından çözülmüş. Tabii ki asıl gerçek bu değildir.

* Bugün bilim adamları mimik ifadelerini robotlara uyarlıyor.

* “ALLAH İNSANI YARATTI VE ONA DERDİNİ ANLATMAYI VE ANLAMAYI ÖĞRETTİ...” Rahman / 3,4

* Hayvanlarda mimik olmaz. Mimik, insana has bir lisan-ı ilimdir.

* Güzellik uğruna (ŞEYTAN GÜZEL GÖSTERİR ayeti gereği) yapılan yüz estetikleri ve botox denen yüz gerdirmeleri mimik diline karşı bir Şeytan tasarrufu, üflemesidir. Bu tip işlemleri yaptıranların mimikleri sabitleniyor ve kasları, yüz ifadesini donuklaştırıyor. Botox yaptıranların tek mimiği, genelde şaşkın bir ifade oluyor.

Oktan Keleş

(Asa Kitabı sh.43-46)  

 http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2305



Bu haber 6,170 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,489 µs