En Sıcak Konular

Orkun Akar

Yazar
Orkun Akar
22 Mart 2016

Ay Bize Nur, Onlara Zuldür



Astronomi bilim dalına göre Ay, Dünyamızın uydusudur; Mevsimler, okyanuslardaki akımlar, karşılıklı çekim dengesiyle yörüngesel düzen ve daha bir çok hayati unsur Ay’ımızın dünyamıza göre olan konumuna bağlıdır. Bu tespitler tartışılmaz gerçeklerdir. Acaba Ay ile ilgili tüm gerçekler sadece bu bilimsel verilerde anlatıldığı kadar mıdır? Bakalım o zaman.

Yüce kitabımızda geçen, konuyla ilgili ayetleri yazalım önce;

Yunus suresi 5.Ayet : "Güneşi ışık, Ay'ı nur yapan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için Ay'a menziller (konak yerleri) tayin eden O'dur. Allah bunları ancak hak ile yaratmıştır. O, bilen bir topluluk için âyetlerini birer birer açıklar."

Tekvir suresi 1.Ayet : "Güneş katlanıp dürüldüğü zaman."

Saff ve Tevbe sureleri : "Allah nurunu tamamlayacaktır."

Yunus suresi 5.ayette ‘’Ay ve nur’’ ifadesi önemlidir. Nur da aynı Ruh gibi yüce Rabbimizin özel olarak yarattığı ve mahiyeti bilinmeyen hassalardandır. Bu işaretle Ay’ın manası da bir başka anlam kazanmaktadır. Rabbimizin vaadi haktır, şüphesiz ‘’Nurunu’’ tamamlayacaktır. Ay’da nur ile anıldığına göre bu tamamlanmada bir işlevi, yeri vardır. Nedir bu işlev ve yer? Bu işlevi kimler biliyor/bilecek? Rabbimiz bununda cevabını Yunus suresi 5.ayetinin devamında vermiş ariflere.’’ O, bilen bir topluluk için". Bu konu ile ilgili dersi Kalperen Ocakları Derneğinde yapan Sayın Oktan KELEŞ hocamızdan öğrenmiştik o müstesna topluluğu. Burada anılan topluluk kadim tarihi boyunca tamgalarında, destanlarında ve bayraklarında bu işareti taşıyan ve yaşayan Türklerdir.


 
Göktürk sikkesi


Yeri gelmişken şu hususa değinmeden geçemeyeceğim. Kıymetli hocamızı tanımadan evvel şahsen ben Kuranımızı nesir gibi okumuşum sadece. İşaret ve manalarını idrak etmeden. Bize bu ‘’Okumanın’’ nasıl yapılacağını da öğreten hocama huzurlarınızda bir kere daha teşekkürü borç bilirim.

Konuya tekrar dönersek;Tamalanacak nur çevriminde Ay’ında bir işlevi olacak ve bunun sırrıda bir toplulukta yani Türklerde olacak.

Ay konusu ile ilgili muhterem hocamızın yapmış olduğu konuyla ilgili  sohbetlere, seri yazılara ve Kulbak Bilge çizgi serisinin ilgili bölümlerine bir kere daha bakılmalıdır.(Kalperenler programı-5 http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3414 ;Sin-Ay yazısı http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=294,Ehli Ay çocukları ve tavşan kardeşler yazısı http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=333 , Kulbak bilge çizgi serisinin ilgili bölümleri).

Bu sohbet ve yazılarında Sayın Oktan KELEŞ hep Ay’a vurgu yapmış ve Küfr kelimesinin manasının ‘’Gerçeği örtmek’’ olması nedeni ile şeytanilerin bu gerçekleri de örtmek için Ay ile ilgili faaliyetlerde, deneylerde bulunduklarını mesela Ay’ı bombaladıklarına dikkat çekmiştir. Gerçekten de Ay’da  sözde mineralojik analiz yapmak maksadıyla yüzey ve altından numune alabilmek için küçük(!) ölçekli bombalarla işlem yapmaktadırlar. Tabiki gerçek başka.

Bu gerçeklere White Rabbit (Beyaz tavşan) olgusu ve meşhur Dr.Who dizisinin 8.Sezon 7.Bölümü üzerinden değinmeye çalışalım.

White Rabbit

Beyaz tavşan olgusunu popüler halde ilk sunan Alice harikalar diyarında isimli masalın yazarı Charles Lutwidge Dodgson olmuştur. Bu masalı gerçek adı ile değil de mahlas ad kullanarak neşretmiştir. Mahlas adı ise Lewis Carol’dır. Niçin mahlas kullanmıştır? Bunu yazının devamında yazmaya çalışacağım. Masal Alice’nin bir gün kırda gezerken Beyaz bir tavşana rastlaması ve tavşanın Alice; "harikalar dünyasına gitmek ister misin?" sorusu ile başlar. Alice merak eder ve istediğini söyler.Bunun üzerine Alice sihirli bir mantar yedirilir ve Alice tavşan deliğinden girerek harikalar diyarına girmiş olur. Dikkat edilecek ifade şudur; "Fallow the White Rabbit" Beyaz tavşanı takip et. Neden Beyaz tavşan ve deliği? Bakmaya çalışalım. Hocamızın sürekli bizlere dediği gibi hiçbir ad, sembol, kavram öylesine değildir muhakkak bir şeye işaret eder. Bu düsturdan hareketle tavşan ve deliği kelimesini analiz etmeye çalışalım.

Rabbit Hole : RABB ELOHİT…

Elohit; bu kelime yakaladığımız donedir. Elohit İbranice İlahi Tanrısal dil/lisan anlamına gelir. Burada bir yönteme işaret var.Deliğe girecek olanlara yapılan bir işlem. Alice sihirli mantar yediriliyor yani bilinci bloke edilip yönlendirilebilir hale getiriliyor. Gösterilen vizyonları gerçek sanacak duruma getiriliyor yani oranın lisanını anlar hale getiriliyor. Aynısı Matrix film serisinin birincisinde de verilmişti. Neo karakterine Morpheus iki hap sunuyordu. Ve film içeriğindeki bir sahnede Beyaz tavşanı takip et mesajı alan Neo omzunda Tavşan dövmesi olan bir kızı takip ediyordu. Rabb burada bu işlemi yapan eğitici kişiyi ifade eder. Alice’te Tavşandır bu Rabb, Matrix’te Morpheus. Şeytaniler bu işlemi ‘’MONARCH ULTRA’’  projesi ile güncellemişlerdir. Monarch, monarşi anlamındadır yani tek yönetici Singularity…. Simge beyaz tavşandan Monarch kelebeğine döndürülmüştür. Anlaşıldığı üzere Rabbit Hole ifadesinin seçilmesi Rabb Elohit ifadesini gizlemek içindir. Yazarın mahlasına da bu yöntemle bir bakalım;


Lewis Carol : E w/vil Solar C….Evil Solar C….

Şeytani Güneş sistemi olan Sirius C…Hocamızdan öğrenmiştik; Sirius sisteminde bulunan ve Mısır’ı saptıran şeytani varlıklar. Masala esin’i verenleri de tespit ettik Allahualem.G erçek ismi olan Charles lutwidge Dodgson’a bakarsak da bir şeyler çıkarabiliriz ama burası konumuzla alakalı olmadığı için yazmayacağız ayrıntısını.(Lut-Wiged-Dodge-Son)


Konuyla ilgili muhteşem tespitleri kıymetli hocam Ehli Ay çocukları yazısında yapmıştı. Kısaca değinecek olursak, Bu şeytanilerin üstün bir seçilmiş ırk yaratma fantezisi olduğu hepimizce malumdur artık. Neden beyaz tavşanları kullanmışlar deneylerde? Bilhassa Ankara tavşanlarını. Şahsımda bir tıp/sağlık profesyoneli olduğu için konu bana çokta yabancı değil. Kromozomları tek renge yani beyaza kodlu oldukları için bu cins seçilmiş. En saf ırka ulaşmak için. Ayrıca tavşanların sık ve çok yavrulu üremesi de başka bir etken. Bu deneylerle Ay ve buradan serbest bırakılacak varlıklarla iletişim kurabilecek, aynı lisanı anlayacak bir neslin inşası. Bu nesil Deccalin kadrolarını oluşturacaktır. Ehli Ay çocukları.

Yazımıza ilk defa Oktan hocamızın bahsetmiş olduğu Ay ile ilgili hususlardan bazılarını bir bölümünde işleyen Dr.Who 8.sezon 7.Bölüm ‘’Kill the Moon’’  TV dizisiyle devam edelim.

Bölümün ismi dikkat çekici; Ay’ı öldürmek. Muhterem büyüğümüz değinmişti Ay’ı parçalamaya çalışacaklar diye. Yani Ay’ı parçalayıp Efendimizin SAV Şakk-ı Kamer mucizesiyle Ay’da manyetik dalgalarda Cinni Firavunlarıyla beraber boğduğu ve hapsettiği şerli varlıkları serbest bırakmaya çalışacaklar. Bu bombalamalar neticesinde olacak ‘’İkinci yarılma’’ Ahir zaman alametlerindendir. Bu yarılma hattının adını da Sayın büyüğümüzden öğrenmiştik; ‘’Mim Vadisi’’. İlginçtir ki dizide Ay üzerinde madencilik yapan firma ve ülke Meksikalı. M yani Mim ile başlayan bir ülke. Amerika, Rusya gibi uzay faaliyeti olan bir ülke değil de Meksika. Bölümün adı olan Kill the moon ismini yukarıdaki teknikle bir irdeleyelim;

Kill the Moon   :  MOLOK THE NİL.  Yani Moloch/Malek the Nil.  Eski İbrani tradisyonunda Çocukların kurban olarak sunulduğu sözde Tanrı.

 
Konu nasılda birbiriyle örtüşüyor. Çocuk kurbanı ve Ehli Ay çocukları. Bu şeytani figürde Siriusla ilişkilidir. Sirius’a Nil yıldızı da denir. Nilin/yaşamın anahtarını tutan İsis’in tuttuğu Ankh figürü. İsis’e Dr.Who ismini analiz ederken değineceğiz.
  


Dr.Who dizisi popüler bir dizidir ve en uzun süren dizi unvanını almıştır. Değindiğimiz bölümünde de ifade edildiği gibi Dr.Who kendine "zaman gezgini, zaman lordu" diyor. Bu bize neyi çağrıştırıyor? Evet Hızır atamızı. Katımızdan ilim verdiğimiz bir kul dediği Rabbimizin. Dizinin başından beri Dr.Who karakteri zaman zaman değişmekte, farklı bir simada ve kişilikte görülmektedir. Aynı Hızır atamın bir devirde Dede Korkut gibi görünmesi, İlhami abi gibi gözükmesi gibi. Tamamen taklit. Dahası var. Dr.Who. Dr.Kim yani. Kim, bir sürü görünüm ve kişilik. Dr. ifadesi hekimliği değil Doktora derecesinden Akademik bilim adamlığına atıf. Yani bende ilim verilenlerdenim deniyor. Ama Hızır ataya Rabbimiz vermiş, bunlara ise Sirius. Kıyas bile edilemez. Ayrıca Who seslendirildiğinde ‘Hu’ diye ses çıkar. Buradan da kime isyan edildiğinin işaretini görmekteyiz. Gelelim Dr.Who’nun gemisine ; TARDİS. Aynı yöntemle bakalım;

Tardis  :  İstar D,İştar D….Sirius’taki tanrıça. Kelimeyi karıştıralım bir daha ;

Tardis  : Astrid…Yaşlı, büyük kız kardeş anlamına gelen kız çocuklarına verilen bir isim. Neyi çağrıştırıyor? Masonik jargonda da kullanılan ‘’Dul karının çocukları’’. İSİS…İŞTAR…

Holywood filmlerinde sıklıkla işlenen Yapay zeka sistemlerinin hemen tamamının neden dişil isimler olduğu şimdi anlaşılmıştır sanırım.İSİS…

Dr.Who’nun yaşadığı gezegene bakalım. Gallifrey…

Gallifrey    :   ALL GREY Fİ… Bütün griler ışık taşıyıcılarıdır. Fi Yunan alfabesinde Phosphoros , ışığı taşıyan/getiren demektir. İLLUMİNATİ…Uzaylılara genel olarak litaratürde ‘’Griler’’ denmektedir. İzler açık ve net. Şerli cinnileri uzaylı diye pazarlama. Bu bahsi de kıymetli büyüğümüzden öğrenmiştik.

Tüm bu işaretlerin analizinden sonra bölüm içeriğini Oktan hocamızın yazılarıyla harmanlayıp çalışmayı bitireceğim.

Doctor Who :9 harf   Kill the moon   :11 harf    9/11

Dr.Who Ay’a yanlarına liseli bir kız çocuğunu alarak gidiyor.Mantıken tutarsız bir davranış olsada Ehli ay çocuklarına gönderme yapmak için senaryoya eklenmiş.

Ay’da madencilik faaliyeti yapan firmanın elemanları,Örümcekler tarafından öldürülmüş.Ay’da sismik hareketlenmeler var ve bu durum delik ve çatlakların oluşmasına neden oluyor.Bu çatlaklardan çıkıyor bu örümcekler.Tabiki örümcek sunumuyla gizlenen cinni varlıklar.

Ara ara çığlıklar duyuluyor.Oktan hocamızın söyleyişi ile;Ay’ın siyah yüzünün çığlığı bekler 9’ları.

Ay da bu durumu anlamak için gönderilen ekipte, nükleer bombalar var.Hocamızın Ay’ı nükleer bombayla parçalayacaklar tesbitine gönderme.

Dr.Who zamanda ileri gidip bu duruma yönelik bir tesbiti söylüyor ordakilere. Ay bir yumurtaymış ve bir varlık doğmak üzere. Yine Ay’ın bir yumurtaya benzediğini ilk söyleyen hocamızın tesbitine gönderme.

Ay parçalanıyor ve bu durumu çok özel bir varlığın doğumu ne güzel diye bilinç altlarına kodluyorlar. Yani ‘’Ay’ı bir amaçla parçalayacağız endişe etmeyin, bu çok ulvi bir amaç içindir ‘’kabulünü insanlara inandırmak.

Oktan hocamıza bu durumu sorduğumuzda kendileri şöyle cevap vermişti’’Allah nurunu tamamladıktan sonra,Ay’ı parçalasalar ne olur?’’

Sonuç olarak Türk’ün sırrının olduğu, Allahın c.c nurlarından bir nur olan Ay’ı parçalayacaklar. Bunu yukarıda yazmış olduğum Tekvir suresi 1.ayetten anlıyoruz.’’Güneş dürüldüğünde’’ hocamız bu ayeti ders yaparken sormuştu; Güneş dürülüyor peki Ay’a ne oluyor? Diye. Buradan Ay’ın o dürülme vaktinde olmayacağını, parçalanmış olabileceğini tefekkür etmiştik en doğrusunu Allah c.c bilir diyerekten.

Bir dersin sonunda söylemişlerdi "Herkesin,her ülkenin,servisin gözü, kulağı sitemizde, derneğimizde, sizlerde" diye. Hocamızın öngörüleri hep çıktı hamdolsun. Kalperenleri olarak takipteyiz.

 

Orkun AKAR

 

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,4361 



Bu yazı 261 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Ocak 2022 Kendine Gel! İlla Din Mi Diyorsun? Ken Dine Gel...
    • 19 Aralık 2021 Babil İfsadı
    • 18 Kasım 2021 Dünya Değişiyor... Bunu Suda Hissediyorum... Bunu karada Hissediyorum... Havada Koklayabiliyorum
    • 31 Ekim 2021 Çatı Kavram Olarak İnsan;
    • 1 Temmuz 2021 Hız Körlüğü
    • 22 Mayıs 2021 Evren Hapishanesinin Kodu: Kuantum Dolanıklığı mı?
    • 3 Mayıs 2021 Evren Hapishanesi ve Zaman
    • 28 Ekim 2020 KÜN EMRİ İLE VARA ÇIKANA ZAN PERDESİYLE DOKUNMA ÇABASI
    • 15 Ekim 2020 Artemis Antlaşması
    • 16 Eylül 2020 TİNİN SANA NE DER? KODU ÇÖZ! GİYSİNİ GİY GEL!
    • 5 Eylül 2020 KUYUDAN SU / SIR ÇEKENLER
    • 1 Temmuz 2020 Dabbet Ül Arzdan Dabbetül Arşa
    • 18 Haziran 2020 Bekke Protokolüne Karşı Protokol mü? Cekke Steli Ne İçin Dikilmiş?
    • 29 Mayıs 2020 Öyle Bir Ok At Ki!
    • 14 Mayıs 2020 Mu Han Met : Yüksel Ey Türk! Senin İçin Yükselmenin Hududu Yoktur!
    • 5 Mayıs 2020 Tetragrammaton: Ben Benim!
    • 15 Nisan 2020 New York: Ben Bununla Yepyeni Bir Başlangıç Yapacağım Eski New Yorkta Eğer Orda Yapabilirsem, Her Yerde De Yapac
    • 11 Mart 2020 Şeytan Sizi Fakirlikle Korkutur
    • 31 Mayıs 2019 Da Vinci Ve Vitrivius Adamı Üzerine Analizler
    • 29 Mayıs 2019 Kabeyi Yıkacağı Hadisle Zikredilen Habeşli Köle Vurgusuna Dair Kısa Analiz

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,219 µs