En Sıcak Konular

Dr. Hamdi Cenk Düzgit

Köşe Yazarı
Dr. Hamdi Cenk Düzgit
19 Haziran 2020

Kafesteki Cenin- Ant Geni



16 Haziran 2020... Yer İzmir...Akşam saatleri...

Mu Hanlığının kayıtlarını açan , Deruni Sırların sahibi Oktan Keleş'in Kambala 5- Kafesteki cenin videosunu 4.kez izliyorum...

Video'nun bitiminde gecenin bu ilerleyen saatinde kalemim,not defterim,ders kitaplarım,ders videolarım hazır bir şekilde, durum muhakemesi yapıyorum.Çayı yeni bitirmiştim ki aklımda aldığım notlar ve Sultan Babam'ın sesi , başlıyorum yazmaya...

Bu yazıyı ; bilimsel bir çalışma ile makaleyi ,anlaşılacak şekilde harmanlayarak hazırlamayı uygun buldum.Gerekli yerlerde kaynaklar gösterilecektir...

Tengri'nin izni ve Eren Babaların duasıyla...

Bismillah...

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7959

Okyay Kağanım'ın söz konusu videodaki sözlerine kulak verelim:

"Kafesteki Cenin şudur: Doğmamış, ana rahmine düşmüş bir cenin’in müdahale edilme alanı. Yani bir teknolojiyle DNA’larına -anlaşılacak şekilde söylüyorum- sinyal gönderiliyor, frekans gönderiliyor ve ona sorular soruluyor. Şimdi diyeceksiniz ki cenin de akıl mı oluşmuş? Hayır. Ama DNA’nın kendine has bir aklı var. Bakın bunları da bilerek söylüyorum. Bu söylemiş olduğum gibi, Mu kayıtlarından sizlere çevirerek söylüyorum. 

Evet, daha beyin oluşmadan DNA’larının ve DNA’nın da DNA’sı diyebileceğim küçücük bir emir molekülüne göndermede bulunuldu. Bulunacak demiyorum, deneylendi." 

Bu sözlerden sonra aklıma ilk gelen şey şuydu: Cenin'in embriyolojik gelişiminin (- beyin gelişmeden önceki -) hangi evresinde söz konusu şerli sinyali etkisi, hangi organik yapıya isabet ediyor olabilirdi?

Çayları,közleri ve dahi kim neyi istiyorsa hazırlayın.İnanın; az sonra okuyacaklarınız sizi de şaşırtacak,çünkü öyle noktalar var ki!

Tıp fakültesi ders notlarımdan, İnsan embriyolojisi ile ilgili kısımlardan kısaca bahis ederek başlayayım:

Genler ve ürünleri proteinler arasında, hatta genlerin birbirileri arasında karmaşık etkileşimlere bağlı olarak embryogenezis oluşur. Bu süreçte annenin kanındaki biyokimyasal maddeler, uterustaki fiziksel ve kimyasal koşullar da çevresel etkenler olarak çok etkili olur. Yani beyin oluşumu önce fiziksel ve kimyasal daha sonra toplumsal çevrenin zaman zaman belirleyici etkileri altında gerçekleşir.(Sarnat,2000)

Gelişimin ilk aşamalarında insan embriyosu basit bilaminar bir disktir. 8.günde şekli 8 sayısına benzer!

Fertilizasyondan hemen sonra hızla çoğalan hücreler üç temel tabaka olan endoderm, ektoderm ve mezodermi oluşturur. Ektodermden nöroektoderm gelişir ve ilk birkaç hafta içinde nöral preplak oluşur.

16.Günde primitif çizgi ve primitif node adı verilen yapı oluşur! (16.gün)

Resim 2 deki şekil neye benziyor? Hatırlayalım...

Anne  karnındaki 16.günde oluşan bu yapı beyin gelişiminin belki de ilk evresi, Türk ANT tamgasına benziyor! Cenin, sinir sistemi oluşumunun bu ilk evresinde adeta ANT veriyor! Belki de Tin'lerin bedene tutunduğu ve ANT verdiği ilk gün bu 16.gündür diyerek , konuya devam ediyorum...

Nöral preplak daha sonra notokordun üstündeki ektodermin kalınlaşması ile oluşan nöral plak tarafından ikiye bölünür. Notokord; erken embriyogenez esnasında, gövdeye eksen oluşturup ona destek sağlayan, mezodermal kökenli sert kordon; sırt ipidir. Yani nörolojik gelişim, notorkordun oluşumu ile başlar. Çünkü notokorddan salgılanan bazı kimyasal maddeler etraftaki dokuların dönüşümüne ve böylece nöral plak oluşumuna neden olur. Bu ajanların başlıcalarından biri ATIVIN olup mezoderm-nöroektoderm oranını belirler. NOGGIN ise nöroektodermin oluşumunu indükler.( Bicknese, 1999) 

Notokord ; beyin ve sinir sisteminin oluşumu için çok kritik 2 madde salgılıyor! Şimdi tam bu sırada teorimi kuruyorum:

Okyay Kağan'ım ne demişti? Bir sinyal yoluyla, anne karnındaki cenine etki ediliyor ve bu etki DNA'nın aklında mutasyona(değişime) neden oluyor! Dikkat ediniz; DNA'nın şeklinde değil, aklında-fikrinde değişime neden oluyor bu şerli sinyal!

Öyleyse ; DNA ve DNA'nın aklı nedir? Yani mikro alemdeki hedef bölge neresi? 16.günde oluşmuş olan Primitif node içinde mi ?

Hayatımızın yapı taşı olan DNA , nasıl mutasyona uğrar? Nedir bu mutasyon çeşitleri ? Şerli sinyali ne tür bir mutasyon etkenidir?

Bu soruları bilimsel kaynaklarıyla cevaplayalım inşallah:

Önce DNA'nın yapısını inceleyelim ki, aklını bulalım!

Deoksiribonükleik Asit denilen DNA, genetik bilginin depolanması ve ifade edilmesi için gereklidir.(Lippincott's Illustrated Review:Biochemistry)

Genler ise , hücrelerin ve dolayısıyla da canlıların kalıtsal karakterlerinin, yaşamları için gerekli olan proteinlerin, enzimlerin, diğer makro- ve mikromoleküllerin kodlarını taşıyan, kromozom üzerinde lokalize olmuş, değişik uzunlukta (kodladığı proteinin büyüklüğüne göre) DNA sekanslarıdır.(Prof.Dr.Mustafa Arda ,Temel Mikrobiyoloji)

DNA'nın aklı neresidir? O küçük emir/sır molekülü-geni nedir? Adı nedir?

Tam bu noktada sinyal aktarımında görevli bir nükleotid olan cAMP molekülü aklıma geldi. cAMP, çevrimsel adenozin mono fosfat molekülü olup, ATP'nin bir türevidir.Hücre içi sinyal transdüksiyonunda kullanılır.Yani bir çeşit sinyal ulağıdır!

Sinyal ulağını bulduk gibi, peki bu şerli sinyal nereye ve nasıl etki ediyor olabilir? Nereye etki ettiğini daha sonra okuyacaksınız ama önce, nasıl etki ettiğini yazalım ki, bilimsel olarak bu şerli mutasyonun gerçek olduğu anlaşılsın.

DNA Mutasyonu ; DNA dizilerinde(genotipte) meydana gelen kalıtsal değişikliklerdir.

DNA'da oluşan hasarlar 2 şekilde olabilir:

1- DNA replikasyonu(kopyalanıp-çoğalması) sırasında

2- Çevresel etkiler ile.

     a) Fiziksel etkiler (UV ışınları,radyasyon,HAARP ışınları,cep telefonu dahil tüm mikro dalga ışınları,elektromanyetik alanlar...)

     b) Kimyasal ajanlar

Tüm bu etkilere rağmen ; DNA tamir mekanizmaları tarafından ,elden gelenin en iyi şekliyle tamirat yapılmaya çalışılır.

Ne var ki ,DNA Tamir mekanizmaları da dış etkilere açıktır! Yani DNA'nın aklına bu şerli sinyali yollayan enerji kaynağı ,DNA tamir mekanizmasını da etkisiz hale getirebilmektedir.

DNA Mutasyonları 2 şekilde meydana gelir:

1- Spontan(kendiliğinden)

2- İndüklenebilir( YAPAY-Yönlendirilmiş) !!!

 

Mutajenler nedir? DNA'yı değişime uğratan ajanlardır! Sinyaller!
1-Fiziksel: UV ışınlar,iyonizan ışınlar,manyetik alan,sıcaklık...)

2-Kimyasal: Kanserojen ajanlar

Mutasyon tipleri nedir?

1- GEN Mutasyonları

     a) Tek baz değişimi

           -yanlış eşleşme

           -anlamsız mutasyon

           -Sessiz mutasyon!!!

    b)kırpılma yeri mutasyonu

2-Kromozom yapı-sayı değişiklikleri

 

Bu kadar tıbbi bilgi aktarımından sonra teorime devam ediyorum:

Anne karnındaki cenine, 16.günde ANT geni adını verdiğim gen aracılığı ile TİN(Tengri'den İnen) yüklendiğinde, şerli sinyali ANT geninde yapay(indüklenebilir) ve sessiz(tek baz değişimi) mutasyona yol açar.

Sessiz mutasyon sonucu; tek baz değişse bile , ortaya çıkan amino asit değişmeyeceği için, büyüme fiziksel olarak etkilenmez ancak fikri bir değişim meydana gelebilir.

Gördüğünüz üzere, elimizde ; anne karnındaki ceninin sahip olduğu ANT genine etki ederek,onun şeklini değil ama, fikrini değiştirebilen bir yapay/sessiz mutasyon var!

Bu etkiyi sağlayabilen enerji kaynağı ne olmalı?

Sevgili Ömer Hocam yazısında bu enerji kaynaklarına dair çeşitli açıklamalar yapmış.

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7965/cenine-etki

Yazısından alıntı yapalım:

"Sinir Sistemine Etkiler: 

Hipotalamusta norepinefrin düşüklüğü (1.6 GHz; günde 10 dk/1 gün);

Hipotalamusta dopamin düşüklüğü (1.6 GHz; gündü 10 dk/1 gün);

Hipotalamusta nöron büyümesi (1.7 GHz; 22 gün);

Beyin hücreleri sıcaklığında artış (2.45 GHz; günde 2.5-7 dk/1 gün) ;

EEG frekanslarında değişim; kan-beyin bariyeri geçirgenliğinde artış (1.3 GHz; günde 20 dk/1 gün);

Miyelin dejenerasyonu (3 GHz; günde 180 dk/90 gün); Glial hücre proliferasyonu (3 GHz; günde 180 dk/90 gün).

Başka sistemlerle de örnek çoğaltılabilinir. Şu bir gerçekki sağlık için EM dalgalar hücresel boyutta zararlı değişikliklere neden olmaktadır.

Ayrıca insanlar, yani bizler de kızılötesi EM dalga yaymaktayız. Vücudumuz besinlerin yanmasıyla oluşan ısıyı , vücut sıcaklığını 37 C’ de sabit tutmak için sürekli dışarıya vermek zorundadır. Bunu da kızılötesi EM dalga yaymakla gerçekleştirir. Dünyamızın sıvı haldeki metal çekirdeğinin hareketinden kaynaklanan doğal bir değişken (AC) manyetik alanı vardır ve bu alan 5-10 Gauss düzeyindedir. (Dünyanın birde 0.5 Gauss' luk DC manyetik alanı vardır). İnsan bedeninde de değişik manyetik alanlar bulunur. Örneğin 0.1-20 Hz arasındaki beyin dalgaları 8-10 G' luk bir manyetik alan oluşturur. Ne var ki EM dalga kaynakları, bu doğal değerlerin çok üzerinde manyetik alan oluştururlar. Bizde günde 24 saat, yılda 365 gün bu manyetik alanların etkisinde kalıyoruz.

Çeşitli çalışmalarda, mobil telefon sinyallerinin beynin elektriksel aktivitelerinde ve algılama fonksiyonlarında (dikkat, hatırlama, tepki verme gibi) kısa süreli değişimlere neden olduğu belirlenmiştir. Özellikle bebekler ve çocuklar, elektromanyetik alanın olumsuz etkilerine karşı, gelişim dönemlerini tamamlamamış olmaları nedeniyle önemli bir risk grubu konumundadır.

Demek ki dışarıdan anne karnın da bu müdahale teorik olarak mümkün görünmektedir. Emir yıldızdan hitler projesi ile ilgili bir makaleden alıntıya bir bakalım “Bundan sonra kod adı “ayakkabı” olan bir operasyonla diş tedavisi bahanesi ile Hitler’in beynine yüksek  miktarda radyasyon verildi. Bu alanda çalışan uzmanlar bilir ki, beynin belli bölgesine yüksek miktarda radyasyon verirsen, yarı deli kişilik halini alıyor, düşünce bozukluğu baş gösteriyor ve dayanılmaz kalıcı ağrılar oluşuyordu.”https://www.onaltiyildiz.com/?haber,1543

Cenine daha farklı yollardan neden yapılamasın."

 

Okyay Kağan'ımın Kambala-5 videosundan alıntı yapalım:

"İşte bu Kafesteki Cenin meselesi de onunla alakalı. DNA’larına uydu veya başka bir şey ile şimdi bunları çok açmıyoruz. Frekans gönderiliyor. Dünyanın her yerinde bu frekansları alacak hamileler ve o frekans artık kendine göre teknoloji soru soracak: senin rabbin benim..."

 

Şimdi öyle bir noktaya geldik ki; Kafesteki cenine etki eden enerji kaynağını da ; ondan kurtulma yollarından birisini de bulduk sanıyorum. Cenine etki edebilen kaynak,bence x ışını,iyonizan radyasyon,mikrodalga veya Haarp ışınları değil, manyetik alan radyasyonudur!

 

Neden? Çünkü DNA'da yapay-sessiz mutasyon yapabilecek kaynaklardan biridir. Ayrıca diğer enerji kaynakları, DNA'da daha ciddi hasarlara neden olacak çok güçlü dalgalardır.(Kromozom anomalileri,Kanserojen etkiler gibi)Güçlü ışınlar ile oluşan kalıcı hasarlar ise, son ürünün yani İnsan'ın oluşumunda istenmeyen etkilere neden olabilir.Unutmayın ki şerlilere,planlarında kullanabileceği akıl ve fikir sahibi sağlıklı bedenli insanlar gerekiyor,Kromozom anomalili organ hasarlı insanlar değil!

Aşağıda kafesteki cenine etki edebilecek türden çeşitli enerji kaynaklarının yaydığı enerji miktarları görülmektedir.

Kafesteki cenine etki eden enerji kaynağı bir çeşit manyetik alan radyasyonudur dedik. Bu fikre nereden kapıldım? cevap aslında çok basit! Okyay Kağan'ımın Tengri'nin Türkü adlı eserinde giydiği kıyafeti hatırlıyorsunuz değil mi?

Okyay Pusat elbisesi! Elbiseyi,özelliklerini ve yapabildiklerine aşağıdaki resimden bakalım:

Elbise, dünyanın manyetik alan enerjisi ile çalışıyor! Kurşun,radyasyon geçirmez! Şerli negatif ışınlarından etkilenmiyor!

Türk Ordusu'nun en seçkin birimleri kendisine bu elbiseyi boşa seçmemiştir diyorum. Bu elbisenin dünyanın manyetik alanından enerji alması bile, başlı başına şerli enerji kaynağının bir çeşit anti manyetik alan enerjisi olması teorimi güçlendiriyor. Piyon olarak görevli Elon Musk ,Bill Gates ve arkadaşlarının hizmet ettiği Şeytan;  Tengri'nin yaptığı her şeyin zıddını yapacak,onu bozmaya çalışacak! Böylece satrançtaki piyon harici taşlarını, ordusunu kurmaya çalışacak/çalışıyor!

Pekiii,çaylar ve közler tazelendiyse Teorimi toparlayalım:

Anne karnındaki cenine, 16.günde ANT geni aracılığı ile TİN(Tengri'den İnen) yüklendiğinde;  şerli sinyali olan manyetik radyasyon, ANT geninde yapay(indüklenebilir) ve sessiz(tek baz değişimi) mutasyonuna yol açar.

Sessiz mutasyon sonucu; tek baz değişse bile , ortaya çıkan amino asit değişmeyeceği için, büyüme fiziksel olarak etkilenmez ancak fikri bir değişim meydana gelebilir.

Zürriyetlerinden söz alınmamış(Kuranı Kerim Araf suresi 172.ayet) ,cismine değil ama fikriyatına etki edilmiş olan bu cenin, bebek olarak doğar ve akıl baliğ çağına geliiiir...

Okyay Kağanımın kendi sözleri ile devam edelim:

"Bu sinyalle bir müddet sonra, bir şarkı olur, bir tat olur, bir koku olur, bir hadise olur. Bir zaman sonra DNA’ya gönderilen frekans onda akli ve beyni oluştuktan sonra fikriyatı oluştuktan sonra hatırlamaya geliyor ve diyor ki ben seçtim evet dinimi. Evet, soruyor bakın dikkat ediniz burada fiziki bir seçim değil bu DNA’ya gönderilen. Bu müdahaleden bahsetmiyorum.Fikri bir frekans yani hatırlayacağı bir frekans ileride, doğumundan sonra."

 

2.Hatırlatıcı sinyal nedir? Ne olabilir?

2.hatırlatıcı sinyal , ya ses dalgası ya da görüntü olabilir!

Çünkü ; DNA'sı sessiz bir biçimde ,şerli etki ile değiştirildikten sonra dünyaya gelen bu çocuğa , yine çok güçlü ışınlar,hastalık(kanser vb.) yapıcı  bir enerji kaynağı ile etki etmek,  son ürüne(ASKERE) zarar verir! Tepegöz; bunu istemez! Ses dalgası ve görüntüler hem çok yaygın olarak şarkılarda hemen her medya ortamında kullanılır,hem de nispeten daha zararsızdır.

Tüm bu etkiler altında değişime uğratılan Şerli insan'ın sonu ne olacak? Veya bizim çocuklarımız da tehlike altında mı? Cevabı Sultan Babam veriyor Kambala-5 videosunda:

"Bu safhaya geldiği için Türk takviminin, gerçek Türk takviminin bugünkü kullandığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti de Miladi takvimi kullanıyoruz. 2020 sırlarındandı bunu açtık antisini de söyleyeceğiz. Yani bunlar vebal altında değil. Anti uygulamalarının da videosunu çekeceğiz hiç endişelenmeye Türk budununa gerek yok Türk Töresi en büyük ilaç. Bakın anneler için söylüyorum, babalar için söylüyorum. Herhangi bir hastanede bu sinyali alabilirsiniz, sokakta gezerken alabilirsiniz. Tekrar söyleyelim şu mesafeler vardı ya Cuma namazı meselesi öyle namaz olur mu arkadaş? Safları sıklaştırın derdi imam şimdi açın diyor 1 metre böyle 2 metre böyle falan filan. Çünkü insanlar bir araya gelince belirli sinyaller birbirine karışıyor. Sırlar başka sosyal mesafe inanıyor musunuz? "

Devamı:  https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7969/kafesteki-cenin--ant-geni



Bu yazı 424 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2020 Altın Elbiseli Adam Yazıtı Okuması - Elbise - Altın Post Efsanesi
    • 8 Eylül 2020 Kuyuların Sırrı- Ress ve Araf Halkı- Asa Yazılımı...
    • 16 Ağustos 2020 Tengrinin Yazılımının Koruyucuları Kamlar ve Burkan
    • 14 Temmuz 2020 Dünya Tarihinden Silinmeye Çalışılan Türk Yer ve Boy Adları
    • 28 Haziran 2020 Yerlig Han-Dabbe-Ant Frekansı
    • 19 Haziran 2020 Kafesteki Cenin- Ant Geni
    • 5 Haziran 2020 Tengri'nin Türkü-Türk Kelimesinin Anlamı Üzerine İnceleme
    • 27 Mayıs 2020 Orhon Vadisindeki Bengü Taşların Sırrı - Gelecekten Yazılmış Uyarılar -
    • 17 Mayıs 2020 ABD Uzay Gücü Amblemi
    • 9 Mayıs 2020 Mu Han lığının Yükselişi- Mu Han Met
    • 21 Nisan 2020 Yapay Benlik-Put'un Sırrı
    • 5 Nisan 2020 Türk Yazıtlarından ve Efsanelerinden Günümüze Kam/Kamer
    • 11 Ocak 2020 13 Yıldızın Sırrı-Yılan/Ejder Varlıklar
    • 27 Aralık 2019 Türk Anıt ve Yazıtlarındaki Sırlar-Sir Budun
    • 15 Kasım 2019 Kültigin Yazıtı Ve Diğer Yazıtların Tengri'nin Türkü Işığında Yeniden Okunması Denemesi
    • 27 Haziran 2019 Ayasofya'daki Türk Viking Yazısı
    • 23 Haziran 2019 İstanbul- Hızır Ata
    • 1 Nisan 2019 Aydaki Türbe/Gökteki Sır-3
    • 18 Şubat 2019 Ay'daki Türbe/Gökteki Sır-2
    • 14 Şubat 2019 Ay'daki Türbe/Gökteki Sır

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,632 µs