En Sıcak Konular

Oktan Keleş



Oktan Keleş
7 Mayıs 2020

Kambaladan Selamlar-3



 https://www.youtube.com/watch?v=LTEeRNxCJdU

 

 Konuşmanın Deşifresi: (Konuşma birbir deşifre edilmeye çalışılmıştır, ancak referans noktası konuşmanın kendidir.)

  Kambaladan Selamlar-3

Bütün balaları ve yüce Türk milletini saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Yine gündemle alakalı kısa bir video çekiyoruz. Önümde sizlerden gelen birçok mesajlar, sorular var. Birçoğunu daha önceki videolarımızda cevaplandırmıştık. Aynı soruları tekerrür bakımından soran izleyicilerimiz var herhalde izlememişler. Sıklıkla bu korona meselesi çıktığı günden itibaren ilk yaptığımız videolara/yazılara lütfen baksınlar birçok soruların cevaplarını bulacaklar.

Evet, ağız değiştirdiler görmüş olduğunuz gibi korona virüsü global anlamda, küresel anlamda dünya da bir silah haline getirmişlerdi. Korku ve panik yaymışlardı. Ülkemizde de bunun birçok çığırtkanı mevcuttu. Şimdi birkaç notumdan örnekler vermek istiyorum. Normalleşme başladı ve biliyorsunuz ki devlet büyüklerimizde ülkemizdeki normalleşmenin kademeli olarak yapılacağını beyan ettiler. Bu korku havasının aslında bu kadar paniğe sevk edecek kadar dünya ölçeğinde olmadığını bütün dünya insanı gördü ve insanlık bunu yemedi. Amerika’da, Avrupa’da, Asya’da birçok dünya ülkesinde insanlık adeta isyan içerisinde ve “hayır, biz bu şekilde bir muameleyi kabul etmiyoruz demekteler.”

Kıymetli dostlar, küreselcilerin küresel çığırtkanları mevcut ülkemizde de bunlardan bol miktarda var. Çip’çiler var çipçi yani herkese çip takılacak, robotik insanlar olacak vs. ne oldu? İlk videolarımızda ne demiştik göreceksiniz sizi korku ve paniğe sevk edenler ağız değiştirecekler ve değiştirmeye başladılar. Hemen korkuyla 2. ve 3. dalgadan bahsetmeye başladılar. Ülkemizde de turizm yerleri özellikle 7 vilayette Aydın, Mersin, Antalya, Muğla gibi vilayetlerimiz "ki turizm ağırlıklı- ne demiştik ilk videomuzda meraklanmayın plajlar yine dolacak göreceksiniz. Tabi birdenbire bu geçiş süreci raconuna uygun uygulandığı için gerçekleşmemekte ve şunu söyleyelim kıymetli dostlar bu kitapları biz yıllar önce yazdık. Tekrar edeceğiz Sin insanlarını, Singularity’i vs. birçok şeyi, bugün vuku bulan her şeyi söyledik. O gün söylediklerimiz o gün için değerliydi. Bugün söyleyeceklerimiz de ileriki günler için önemli. Onun için gard alınması gerekli. Yani bugün söylenilenleri batıda think tank kuruluşları vardır, sesli düşünce kuruluşları bunlar. Çok çeşitli toplantılar yaparlar, bu gibi hadiseleri yatırırlar masaya, fütüristler vs. birçok etkin bu okültizmle, mistisizmle vs. birçok varyasyonu var. İlgili sahadaki insanları toparlarlar, ileri dönük programlar hazırlarlar ve söylerler. Bizim söylediklerimiz o gün için bugünleri işaret ediyordu ve bugünler tahakkuk etti. Yani bundan 15-20 sene önce söylediklerimiz. Bugün söyleyeceklerimiz de 15-20 sene sonrası için belki daha kısa vadeli veya daha uzun vadeli çeşitli kademeli tarihsel döngüde geçerli olacak ve vuku bulacak olaylar için şimdiden tedbir alınması, şimdiden olasılıkların değerlendirilmesi açısından önemli.

Evet, kıymetli dostlar bakalım ne olmuş. Bilim kurulu üyesi Tevfik Özlü bey geçtiğimiz gün televizyonlarda diyor ki; “belki benim söylediklerimin yarısı yanlış ben de bilmiyorum.” Diğerleri de bunu söylüyor. Herkes farklı konuşuyor. Yani bilim kurulu üyeleri "ki hepsini saygıyla selamlıyoruz bir iş yapıyorlar sonuçta- fakat şöyle diyorlar; “bu virüsün tanımıyoruz, bu virüsün tedavisi yok.” Dostlar hiç sormuyor musunuz? Peki, tedavisi yoksa her gün sağlık bakanımızın "ki bu konuda başarılı olduğuna inanıyorum ben- verdiği çeşitli bilanço sayıları var. Vefat sayıları, iyileşenler, test sayıları, tespit edilen vakalar vs. biliyorsunuz. Şimdi kıymetli dostlar, tedavisi yok ise nasıl tedavi ediliyor da bunlar tedavi edilen hasta sayısı diye bilançoya dökülüyor. Şimdi biraz bunu uyanır gibi oldular iyileşen hasta sayısı denmeye başlandı. Anlayın anlayın diye söylüyorum ilk günden itibaren ki biz bunları geçen sene birçok mecrada anlattığımızda bu seneye dönük mevzuları, gülüp geçenler şimdi binlerce mail atmakta. Bizim derdimiz tekrar tekrar altını çizelim biz şunu söylemiştik, şunu söylememiştik değil. Fakat hatırlatmakta fayda var ki söylediklerimizi dezenformasyon olarak kullanan birçok çevre var. Şimdi devam edelim en önemli mesele şu; şimdi ağız değiştirdiler ya bunlar. 2. Dalga gelecek 3. Dalga gelecek diye. Evet, ben dedim ki bu bir prova, bir dünya insanının hareket tarzı. Kim ilaç geliştiriyor, kim aşı geliştiriyor, aşı kabiliyetlerini bu meselede -Dünya Sağlık Örgütünün pandemi ilan ettiği bu mevzu da- kim daha güzel, disiplinize çalışıyor hangi ülke babında söylüyorum. Bunları tarttılar hareket tarzlarını, insanların korku, psikolojik eşiklerini değerlendirdiler. Ve baltalıyorlar devamlı. Dünya Sağlık Örgütü başka bir şey söylüyor, Amerika’sı başka bir şey söylüyor, Avrupa’sı başka bir şey söylüyor. Her yerden ayrı bir ses çıkıyor. Fakat şu görüldü ki Türkiye çok şükür bu konuda dünya da hakikaten örnek olacak bir konuma geldi. Örnek derken bu Korona’yı çok abartmıyorum daha önceki videolarımda da söylediğim gibi ben birçok ölümün Korona’dan olduğunu düşünmüyorum. Ama her şeyi söylemek mümkün değil kıymetli izleyenler yeri ve zamanı geldiğinde fakat ne demek istediğim anlaşılıyordur.

Şimdi önemli, hiç kimsenin söylemediği bir meseleyi söyleyeyim yine. Şimdi bazıları diyor ya internetten konuşuyoruz, olan bir şeyi söylüyoruz diye. Arkadaşlar, bir kere etrafımızda medyada, sosyal medyada vs. bu konu hakkında söylenen lafları söyleyen kişilere çok dikkat etmek gerekir. Bill Gates de Bill Gates. Rothschild’ler, Bill Gates şunu dedi, Bill Gates bunu dedi… Adeta onların reklamını yapan şahıslar var. İstisnaları her zaman olduğu gibi tenzih ediyorum ve kıvırmaya başladılar çünkü normalleşme başladı. İtalya’da başladı Fransa’da, İspanya’da vs. birçok dünya ülkesinde Amerika’da eyaletler vs. ve dolayısıyla da işte Asya’yı, Çin’i filan saymıyorum. Birçok dünya ülkesinde insanlık bunu yemedi artık yeter ya falan dedi. O korku yayıcılar vardı ya çip takılacak online, sanki online sisteme daha önce geçilmemiş, okullar daha önce sanki bilgisayar programıyla akıllı tahtalara geçilmemiş, bankacılık sistemi yapılmamış daha önce defaatle anlattık bunları anlatmanın tekerrürün de anlamı yok ama sıklıkla referans vereceğim lütfen istirham ediyorum onalltiyildiz.com ve daha önceki bu konuyla ilgili videolarıma bakınız arada sırada referans vereceğim.

Şimdi arkadaşlar kimsenin söylemediği meseleye gelelim. Bu korona meselesi güzel bir koz oldu dünya ölçeğinde. Korona suikastları oluyor mu? Bakın korona suikastları yani Covid-19 suikastları taç demek ya vs. demiştik bunu. Acaba birileri suikasta kurban gidiyor mu? Gidecek mi? Öyle ya bazı ülkelerde muhalif, daha önce mimlenmiş, altı üstü çizilmiş çeşitli etki ajanları etki kurumları vs. siyasetçi, bürokrat, din adamı birçok mecrada iş adamı korona bahanesiyle dünyayı terk ettiriliyor mu? Dünya ölçeğinde söylüyorum yanlış anlaşılmasın. İleride bunlar konuşulacak denecek ki; bu suikastla gitti ama ölüm sebebi Korona. E kimse yaklaşamıyor, otopsi yok, görevliler gömüyor virüs salgını var diye, cenazelere yaklaşılmıyor bu da konuşulacak. Dikkat edin dünya çapında bu işte kimler ölüyor, kimler ölmüyor bunları ileriki günlerde belki biraz daha açarak konuşabiliriz.

Arkadaşlar, bu sene yaz sıcaklık rekoru kırılacağını meteoroloji uzmanları söylüyor. Ne oldu da birdenbire normalleşmeye dönüldü. Hani korona bitmeyecekti ve yine bilim kurulu dünyada da böyle biz virüsle yaşamaya alışacağız vs. deniyordu. Virüsün hiçbir etkisi bilinmiyor. Kim söylüyor bilim kurulunda profesörlerimiz söylüyor, tıp uzmanları söylüyor biz bu virüsü tanımıyoruz. Her gün yeni bir bulgusunu ifşa ediyorlar fakat görünmeyen bir virüs hatta belki bir virüs bile olmayabilir. Ama tabii ki devletimizin de her şeyin farkında olarak bu konuya eğildiğinden şüphem yok. Dolayısıyla da dikkat edin ne oldu da birdenbire ağız değiştirenleri saymıyorum onlar zaten yok çip takacaklar vs. “Hangi çılgın bana çip takacakmış şaşarım!” istiklal Marşı’nın dizelerini hatırlayın. Çip zaten şu akıllı telefonlarda bilmem işte navigasyondur, internet âleminde, bilgisayar teknolojileri, dijital teknolojileri anlamında her şeyimiz takip ediliyor seslerimizi yapay zekâ vs. bunları zaten anlattık, yıllarca anlattık. 2010’da Habertürk’te yaptığım, Serdar Turgut beyle programda söylediğim zaman kimse bilmiyordu, gülüyorlardı. Çıkmışlar şimdi 2-3 sene önce ben söyledim falan diyorlar. Ya 2010 senesindeki videoyu gösteriyoruz. Habertürk televizyonunda canlı yayında daha öncekileri de gösterdik tweet’ten vs. onaltiyildiz.com’dan, hala utanmadan biz söylemiştik filan…  Söyleyin, söylemeyin meselesi değil lütfen dezenformasyona uğratıp konuları ve insanları Türk Milletini korkutmaya kalkmayın. Türk Milleti korkmayacaktır. Bunaldı, sıkıldı.

Devam edelim Avm’ler, plajlar açılıyor. Dolayısıyla da bu alanda Korona’nın, dünya çapındaki planına dikkat edelim. Bir korona yan sanayisi çıktı. Ateş ölçen gözlükler, ateş ölçen dereceler, maskeler, ilaçlar, aşılar vs ve dolayısıyla da kasklar korona yan sanayisi büyük bir sektör haline geldi. Korona iyi bir koz dedim ya biraz önce. Suikast kozu, ticari ekonomik kozu, korkutma aracı haline geldi.  Dolayısıyla da büyük bir sektör dünyada oluştu. Tabi sektörün başındaki kişiler hep aynı kişiler bu önemli. Neden mi? İleriki zamanlarda nasip olursa birkaç bu konularla ilgili video yapabiliriz.

Evet, arkadaşlar ne değişti diyetçilerimiz vardı televizyon programlarında değil mi şu elmayı kabuğundan soy, zencefili şöyle yap iyi gelir vs. hiçbiri kalmadı. Şimdi bağışıklık sistemini güçlendirin. Hani korona ilaçları, hani din adamları, dualar camiler kapandı her zaman söylediğim gibi. Kâbe kapandı acaba hac olacak mı olmayacak mı vs. Her gün ezan okunuyor Allahuekber Allahuekber ezin: çağır demek ezan… Ezanı okuyan hoca bitirdikten sonra sakın camiye gelmeyin, dışarı çıkmayın diyor. Ya Allah gel diyor aynı kişi, tebliğ eden kişi gelmeyin diyor. Bari bunu imama yaptırmayın daha önce de söyledik bunu başkaları yapsın çok ironik bir şey çıkıyor demek ki dua ile de olacak iş değil tekrar altını çizelim duanın gücünü küçümsemiyoruz ders çıkarmak gerekir arkadaşlar. Çiçekler, hayvanlar diğer canlılar diğer mahlûkat insanlar gibi bu virüsten endişeli değil hiç düşündünüz mü? Neden endişeli değiller hiç düşündünüz mü? Hep söylüyorum; ibret alalım, ders çıkartalım. Bütün mahlûkat, Nebahat, canlılar nedense endişeli değiller. İnsanoğlu neden endişeli acaba? Daha önceki videolarımla bu kelimeleri lütfen birleştiriniz

Evet, arkadaşlar kontrollü bir virüs operasyonu devam etmekte. Bu manada da evlere kapanıldı edildi. Biraz önce de arz ettiğim gibi diyetisyenler filan. Onlara benim bir tepkim yok yanlış anlaşılmasın. Televizyon programlarında çıkıyordu ya şu yemeği şöyle yapın vs. şimdi yok. Birçok şey çöktü farkında mısınız? Evet, şimdi evde genellikle vakit geçirenler kilo alıyoruz diyorlar. Zaten dünyanın açlıktan ölen istatistik rakamı dünya genelinde 4 katı fazla tokluktan, obeziteden ölen var. Araştırırsanız yine Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarından göreceksiniz. Açlıktan ölenler hali hazırda dünyamızda var. 8 milyon Afrikalı öldü açlıktan. Daha önce de vurguladım ama tokluktan ölenler de var ve 4 kat fazla. Birileri birilerinin hakkını mı çalıyor? Hakkına mı tecavüz ediyor? Bunları düşünmek lazım. Türkler, dünyanın sahibidir. Biraz sonra gireceğim o noktaya ve sorumluluğunu taşımak zorundadır. Şövenist, hayalperest, ütopist bir kelime olarak lütfen düşünmeyin. Ama bu Televizyon programlarında bu işleri yapanlar; hani evde kal kilo aldım diye şikâyet edenler var. Bizim Fadime de şikâyet etmiş, kilolu. Doktora gidiyorlar, diyetisyene. Temel diyor ki böyle böyle. Ata binsin her gün diyor doktor. Neyse gel zaman git zaman 1 hafta 10 gün ata biniyor. Arkadaşı idris soruyor; ne oldu? Sen geçen Fadime’ye at bindirmeye gitmişsin, niye götürdün? diyor. Ya işte kilo versin diye götürdük diyor. Peki, ne oldu? diyor. At 5 kilo verdi diyor. Yani dolayısıyla da bizim dışımızdaki canlılara da dikkat etmemiz lazım. Birileri kilo alırken tabi ironik bir şeyler söylüyorum saçmalamıyorum yanlış anlamayın anlayan anlıyor birileri veriyor. Alma, verme, hakkınca alma, hakkınca bölüşme. Hani bir kitabımda yazmıştım, âşıkların sözüdür gerçi bu “Dünyayı felaketlere götürenleri buldum: Ölmeyi bilmeyenlerle, bölmeyi bilmeyenlermiş” demiştim Bir Meczubun Rüyası’nda, 2006’da.

Arkadaşlar, ders çıkarmaktan bahsettik ve işte tatil planları normalleşme adı altında 7 il oldu. Hani diyorlar ya hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunu siyasetçiler söylüyor kıymetli izleyiciler. Onlar için Korona bir fırsat. Ekonomik yönden, birçok yönden. Siyasetçiler; “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Niye? E korona var. Tam köşeyi dönecektik Korona geldi batırdı. Sanki hesaplar, kitaplar bilinmiyormuş gibi. Bu bir bahane emin olun her şey eskisi gibi olacak. Ben biraz sonra bu değişen dijital, online teknolojiye dayalı insanlık kültürünün ve bekasının devamiyetini bundan sonra bir video çekeceğim evimde, çeşitli araçlarla gereçlerle de göstereceğim. Nerden nereye geldik insan geni aynı. Hep söylüyorum ben siyah beyaz kuşak çocuğuyum. Siyah beyaz televizyonlar, lambalı radyoların çocuğuyuz biz. Şimdi dijital birçok televizyon mu dersin, bilgisayar mı dersin hayal bile edemeyeceğimiz şeyler çıktı ama insan aynı insan. Yani hiçbir şey değişmeyecek meraklanmayın dünya yerinde şu anda. İlerisi için söyleyeceklerimizi dikkat ediniz ilerisi için önlem almak lazım bugün değil. O korku yayanlar bunları iyice dinlesin.

Evet, biz tabi bunları internet yokken yazdık şimdi bunları internetten alıp anlatıyorlar. Bir tarihe bakmak lazım bütün bu anlattıklarımı internet yokken, daha icat edilmemişken yazıp çiziyorduk yazılarımızla makalelerimizle kitaplarımızla vs. Şimdikiler internetten şöyle olacakmış, böyle olacakmış çekirgeler filan. Kardeşler, çekirge tabi gelir. Bakın arşivimden göstereceğim Osmanlı’dan beri çekirgeyle mücadele kitapları basılmıştır Devlet-i Aliyye. Sonra Cumhuriyet dönemi Mustafa Kemal Atatürk’ün özellikle bastırtmış olduğu kitaplar vardır ve bunun içinde çekirgeler önemli bir bölüm tutar güveler vs. birçok şey. Dolayısıyla da 7 senede bir Devlet Planlama Teşkilatının bu su, kıtlık vs. hatta ben bunu Kuran’la bir ara ilişkilendirmiştim. Yusuf Peygamberin 7 sene kıtlık, 7 sene bolluk meselesiyle. Devlet Planlama Teşkilatı da bütün programlarını ona göre yapardı. Şimdi kaldırdılar o teşkilatı. O, tekrar tesis edilecek, üretime tekrar dönülecek hayvancılığa, tarıma mecbur. İlk günden beri söylüyoruz bakın söylediğimiz noktaya herkes geldi. Çekirge de gelir, böcekte gelir efendim eşek arıları geliyormuş… Her zaman geliyor bir bakın, araştırın sanki yeniymiş gibi dünyaya felaket korkuları niye? O, Bill Gates’lerin tayfası, onlarla beraber dünyaya tanrı, firavun, deccallik yapacak bir kadro şeytaniler, bu adamları bilinçli veya bilinçsiz konuşturup korku yaydırır. Şimdi normalleşince ağız değiştiriyorlar ya efendim neymiş normalleşecekmiş ama kışın çok tehlikeli ha öbür sene çok tehlikeli… Ya bi durun kardeşim ya. Daha önce de söyledim 99 depremini biz yaşadık. Herkes ne zaman eve gireceğiz diye soruyordu aylarca, şimdi de ne zaman evden çıkacağız diye soruyor. Dünya bu bu! Türkiye bu! İnsanlık bu! Bütün kaderin üzerinde, planların üzerinde Tek Tengri’nin de bir planı vardır bunu unutuyoruz mesele bu.

Arkadaşlar, 2008 Dünya Sağlık Örgütü, dünya kuş gribinin bilançosunu yayınladı. Hatırlıyorsunuz değil mi; tavuklarımızı, güvercinlerimizi, kuşlarımızı, kekliklerimizi, kümes hayvanlarımızın hepsini itlaf ettiler, yani öldürdüler. Topladılar köy tavuklarımızı vs. ondan sonra kene çıktı, Kırım Kongo ateşli vs. birçok vatandaşımız vefat etti. Bizim coğrafyamızın hayvanları, böcekleri, keneleri değil bu. Hayvanları ekolojik dengeden kümes hayvanlarını itlaf ettirdiler, öldürttüler. Dünyayı şaşayla yine korku panikle işte kümes hayvanımı var oooo! eyvah eyvah! hemen hemen hemen! Bütün köylere gittiler ki ben yaşadım onları bir ara anlatırız. Gerçi birkaç tane profesörde dedi ki; “çok büyük bir aldatmacaydı.” Sonra Dünya Sağlık Örgütü’nün istatistiğine bakalım. 2008 istatistiği: Dünya da 107 kişi, Türkiye de 4 kişi vefat etmiş. Ama bu arada olan olay bütün tavuklar itlaf.  Düşünün arkadaşlar, arkasından ne oldu et fiyatları fırladı. Dünya et fiyatları ve et üretimi havzasında yer alan bir Türkiye var %19-21 arası bu et karşılama potansiyeli olan, ticaretini yapan, üretimini yapan bir ülkeydik ve o 2008’de ki o kuş gribi masallarıyla tavuklarımız, kümes hayvanlarımız gitti. Hani biride vardı o zamanlar işi ranta çevirdiler “rabbim Cleveland falan dedi” dedi. Nedense rab’leri hep böyle Cleveland diyor, Amerika filan diyor. Hiç Tengri Dağı diyeni Altaylar diyeni Türk töresi diyenini çok nadir duyuyoruz. Türk yöneticilerden bahsediyorum. Ama meraklanmayın, duyacaksınız. Türk çağına girdik daha önce de ilan ettim ben onu. Ondan sonra geçtiğimiz günlerde gazetecilerden bazıları, bazı bürokratlar, siyasetçiler Turan çağına girdik diye benden sonra… Doğru Turan çağı, biz Turan içinde çalışıyoruz ama Türk birliği, Türk çağı merhale merhale. Turan da bunun bir merhalesi.

Evet, arkadaşlar demek ki et fiyatları artacaksa bir virüs uydurulur gelirler bütün kümes hayvanlarını itlaf ederler, yok ederler. Sonra seni bağımlı ederler yurtdışından ithal et hadi bakalım. Şimdi tabi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak meselesi gibi şimdi tabi bunları konuşsak mı konuşmasak mı arkadaşlar, insanlar suya düştükleri için boğulmazlar, yüzme bilmedikleri için, sudan çıkamadıkları için boğulurlar. O zaman yüzme bileceğiz. Bütün olaylar, hadiseler karşısında dünyada teslim olmayacağız, soğukkanlılığımızı koruyacağız, psikolojimizi diri tutacağız, Türk töresini daima bekasını sağlayacağız ve kadim tarihimizi çocuklarımıza anlatacağız, okullara müfredat olarak koyacağız, yerleştireceğiz. Her şeyi söyleyemiyoruz değil mi. Hadi bir fıkra ile işi şöyle biraz latifelendirelim. Fadime ölüm döşeğindeymiş. Demiş ki; “ula herif öleyrum da hadi bak ölüp gideyrum itiraf et hangi kadınlarla gezdin, hangi kadınlarla beraber oldun nasılsa öleyrum söyle da.” Bizim Temel  demiş; “ula itiraf ederim de ya ölmezsen?” Dolayısıyla söyleyemiyoruz bazı şeyleri çünkü bazıları da söylediklerimiz üzerinde plan geliştiriyorlar. Ama göreceksiniz Türk çağında her şey değişecek. Roman, hikâye değil yaşayacağız ve göreceğiz. Bundan hiçbir Türk’ün şüphesi olmasın, diğerleri çok önemli değil

Evet, arkadaşlar hani bu 65 yaş vatandaşlarımız evde bunaldılar, 20 yaşa kadar genç kardeşlerimiz doğru ama gençler çokta mırın kırın yapmayalım. Çanakkale’de siperde bizler için şehit olanların o siperde günlerce kaldığını aç, susuz, hastalıklarla boğuştuğunu ki daha önce televizyonlarda yayınlamıştım yıllar önce. Maskeli gaz atmışlar İngiliz namussuzları vs. biyolojik savaş olduğu gibi o dönemde de yine böyle zehirleme yaparak diğer o zaman meydanda değil ama kimyasal savaşlar yapılmış ve maskeler şunlar bunlar. Sabahlara kadar mevzide kurşun yağmuru içerisinde ki, Çanakkale’de vardır o mermi havada çarpışmış iç içe girmiş benim evde de var Çanakkale’den kalma, bazı dede yadigârları, var onları ilerde gösterebilirim. Onları düşünelim ya. Evimizdeyiz çok şükür. Evet, sıkıntılarımız yok mu? Halkımız çalışamıyor, esnaf kepenk kapattı vs. vs. Her şeye rağmen şükredecek çok şeyimiz var. Devletimiz mutlaka vergi affını çıkarmalıdır. Buradan da ilan edelim. Ama bir takım alçak ve hainlerde milletimizin içerisine tefrika çıkarmak ve kaos çıkarmak isteyecektir ve istiyorlar. Bunlara da milletimizin pirim vermemesi ve uyanık olması gerekiyor. Şükretmemiz lazım. Bak o Çanakkale’de kurtuluş savaşında, kurtuluş derken milli mücadele savaşı daha öncede söyledim. Televizyonlarda da çok söyledim. Kurtuluş derken onlar bizden kurtulduğu için kurtuluş. Bizim milli mücadele savaşlarımız. Dedelerimiz, şehitlerimiz, gazilerimiz ki bir dedem gazidir benim. İstiklal madalyası da bendedir. Vasiyetle geçer onlar böyle. Devletin vermiş olduğu bir şeydir, kanunu vardır. Sitelerde neler çevirmişler kıymetli izleyenler. Evlerimizde ayağımızı oturup da uzatıp da, çeşmemizden akan su şunla bunla, onları timsal, emsal kabul edilemeyecek, insan pozisyonda lütfen mırın kırın etmeyelim ve Tengri’ye şükredelim ve geri duralım. Daha zor günler için diri duralım. Ama tabii ki vatandaşlarımız için hepimiz için geçerli. Bütün ihtiyaçları da görülmelidir. Onlar siyasetçilerin işi siyaset yapmıyoruz dedik ya. Ergenekon’dan geçiyoruz şu an, bu virüs Ergenekonu olmayan ama geçeceğiz Türk milleti olarak. Buradan geçelim ondan sonra birbirimizi yeriz. Şimdi değil, şimdi değil.

Arkadaşlar soruyorlar yine sormuşlar söyleyelim. Sağlık Bakanlığı'nın vermiş olduğu rakamlara inanıyor musunuz? Evet, kesinlikle inanıyoruz. Bildiğim şeyler var kesinlikle doğrudur. Tekrar altını çiziyorum birçok ölümün Korona’dan olduğuna inanmayan biri olarak bütün Sağlık Bakanlığı'nın vermiş olduğu bilanço, istatistikler her gün doğrudur. Lütfen ona itibar edelim.

Arkadaşlar, tabii siyasetçinin problemi, ülkenin problemi, devletin problemleri farklıdır. Siyasetçi seçilirken bu tür problemleri çözmek için seçilmesini ister ve vadeder. Bu problemlerin altından, üstünden kalkacağım diye. Bugünler geçtikten sonra maske mi bulamadın? Çık hesabını sor. Efendim bu maskeyi de çok abartmayın. Bir bez parçası. Bu dünyadaki maskeler var ya bizim bildiğimiz bez parçaları falan değil onlar tıbbi maske onları da uzmanlara lütfen sorun. Şimdi burada anlatmıyorum bunu. Bez mi bulamıyoruz, yapamıyoruz mu, yıkayamıyoruz mu vs. vs. Bunlara gerek yok. Şimdi eleştiriyi lütfen yapmayın. Devlet bunları karşılamak konumunda tabii ki. Vaat ettin sonra tekrar satışa sunduğun falan filan ama çok da abartılacak şeyler değil. Ama hakkımızı da tabii ki arayacağız. Bugünler geçtikten sonra siyasetçiye sen oy mu verdin kardeşim? Legal anlamda, hukuk devleti gereği olarak soracaksın. Sen bize bunu vaat ettin, bak biz böyle olduk. Dükkânımızı kapattık, esnaftık şu kadar zarar gördük. Elektrikti suydu şuydu buydu. İşte o zaman sandıkta bunun hesabını sorun. Demokratik platformda sorun. Fakat öyle kaotik şu anda zor dönemde biliyoruz ki şu anda zor bir dönemde dediğim de öyle korkulacak bir şey yok. Bakın bu Korona ile ilgili çok film çekecekler ileriki senelerde. Ama devletimiz bunun farkında. Onların da bir bildikleri var. Onların da bir planı programı var. Buna uyuyacağız arkadaşlar Türk milleti, Türk budunu olarak.

Arkadaşlar işte Amerika çöküyor mu? Avrupa gidiyor mu? Hayır. Mevziiyi terk etmemek gerekiyor. Mevziiyi korumak gerekiyor. Neden? Amerika YPG alçağına yardım ediyor. Güney Kore ile ilişkileri hat safhada. Pasifik'te gemiler gezdiriyor. Şimdi Rus denizlerine 4 gemi göndermek gibi bir planları var vs. Dünyada ki bütün programlarını, planlarını jeostrateji, jeopolitik bütün hamlelerini devam ettiriyor. Bekasını sürdürüyor. BOP devam ediyor. Büyük Ortadoğu projesi hiçbir şey durmadı. Ama şunu bilin emperyalizm çökecektir. Bir de bu olayları biz irdelerken bakıyorum bizim anlı şanlı aydın dediğimiz, gazeteci dediğimiz insanlar genellikle Batı literatüründeki ağız ile konuşuyor. Kapitalizm, emperyalizm çerçevesinden bakarak şu meseleleri bundan sonra ne olacak, salgından sonra ne olacak, Dünya ne olacak? Elinin körü olacak, hiçbir şey olmayacak. Aynı devam edecek. Sistem değişir, teknoloji değişir değil mi? Zepline binerken uçağa biniyordum biraz daha hızlı araçlara binersin. Her şey, teknolojik olarak değişiyor. Bugün eşeğe binen adam yaşıyor ama aynı anda uçağa da biniyor. Dünya ölçeğinde söylersem Amazon’da altında pantolon olmayan, don olmayan kişilerle, uzaya giden insanoğlu beraber yaşıyor doğru mu? Mevziiyi terk etmeyeceğiz ülke olarak uyanık olacağız. Efendim ABD çöküyor gitti. Yok öyle bir şey. Avrupa Birliği ne olacak? Kenetlenecek. Sorunlar yaşayacak daha önceki videolarda da söyledim. Ama eninde sonunda Amerikası, emperyalizmi, küreselciler iflas edecekler ama şu anda değil. Bu bir süreç arkadaşlar. Onun için öyle çeşitli propaganda yapıp artık bitki falan deyipte korkuyla, panikle sizin ticari ilişkilerinizi, sizin çeşitli stratejilerinizi bozmaya çalışan cenahların sesine dikkat edin. Dünyayı iyi analiz edin. Küreselciler daha da güçlenecek ama çökecekler. Güve gibi. Hani güve bir halıya girdiği zaman halı dümdüz durur ama yer için için. Bir kaldırırsın yünler dağılır.

Şu anda Güneş Asya'dan doğacak. Türk çağı başlamıştır. Turan Birliği bunun bir merhalesidir. Ondan önce de devletlerarasında çeşitli anlaşmalar olabilir, olacaktır da. Fakat bu süreci de iyi takip etmek lazım . Şövanist,ütopist de hareket edip realiteden uzaklaşmamak lazım. Henüz daha kesinlikle Amerika’sı Avrupa’sı falan çökme gibi bir meselesi söz konusu değil. Biz bir an önce Türk Birliğini kurmamız gerekmektedir, Turan Birliğini kurmamız gerekmektedir, gerekirse Asya birliğini kurmamız gerekir merhale merhale.

Evet, arkadaşlar bakıyoruz. Devlet bu işleri takip ettiğini biliyorum. Dünya Sağlık Örgütünün yapısı değişebilir. Yani işte Trump'la falan şey yapıyorlar. Şimdi bakın bu virüsü koz olarak kullanan Avrupa Birliği ordusu çıkınca Amerika buna köpürdüydü hatırlıyor musunuz? NATO'nun parasını biz mi vereceğiz vs. dediklerinde hakikaten de bir sürtüşme oldu. Fransa Avrupa Birliği ordusundan yanaydı vs. En çok şimdi Koronaydı… Avrupa Birliği de Korona bahanesiyle Papası neyse hepsi cezalandırılıyor. Şimdi onun için 2. dalga 3. Dalga 5. dalga... Dalga geçmeyin! Türk milleti ile dalga geçmeyin! Dünya bizi ilgilendirmiyor. Ama dünyadan da sorumludur Türkler. Biraz sonra geleceğim ona.

Arkadaşlar, çekirgeyi söyledik. Çekirge parçası vardı değil mi zıp zıp zıpla çekirge falan. Bunları konuştuk. İnsanlık tarihinde olacaktır. Tabii ki ekolojik dengeyi bozarsan, işte ısınma şu bu vs. Suları, doğal yatakları, doğal değerlerimizi, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı tüketirsen değil mi, ekolojiyi bozarsan birçok şeyle karşılaşırsın. Ama şu anda emin olun mahlûkat, nebat nefes aldı. İnsanlar biraz içeride durunca, nefes aldılar.

Arkadaşlar biz Put, İlah, Tanrı diye bir 3 Eylül 2019 tarihinde Türk Çağını ilan etmiştim bir videomda. Orada virüsün nasıl bir virüs olduğunu da anlatmıştım. Lütfen o videoya kısaca bir göz atın. Put, İlah, Tanrı 3 Eylül 2019 videoma baksınlar çünkü çok soruyoruz görürsünüz orada.

Şimdi geleceğiz Pentagon-UFO meselesini yazıda yazmıştım birkaç madde neden. Arkadaşlar bir, bu olaylar zaten biliniyordu. Sahte fake videolarla birçok karartma yapılarak, kamufle ederek bu gerçek gizleniyordu dünya için. Ama dünyanın ciddi bütün ülkelerinin bilimleri uzaylı diye tabir edilen varlıklardan haberdiler. Ülkemizdeki birçok UFO gözlemci, gözlenen yerlerde halkımızın gördüğü gibi efendim tanımlanamayan cisim tanımlayamıyoruz falan diyorlardı. Pentagon birdenbire 2004-2015 ki geçtiğimiz yıllarda onların programları yapılmıştı aynı görüntülerin, sonra Pentagon dedi ki evet onlar UFO. Tanımlayamıyoruz. Tehdit… Dünya ayağa kalkıyor. Allah Allah! Bayram değil seyran değil eniştem beni neden öptü. Ya bayrama seyrana gerek yok uzaylılar var arkadaşlar ancak daha önce de, yıllar önce yazdığım kitapta da söylediğim gibi böyle saçma sapan UFO hikâyeleri gibi değil. Uzaylı geldi beni aldı o tarafıma bir şey soktu bu tarafımdan bir şey çıkardı, çip taktı bilmem ne yaptı vs. Ya senin gibi bir salağı niye alsın uzaylı. Ha salakları falan araştırıyorsa hayrı büyük onun. Hakir gördüğüm için değil onu söyleyenlerden bahsediyorum. Hakikaten alınanlar, sorguya çekilenler, deneylenenler var bunları tenzih ediyorum ama. Bazı böyle videolar var, uzaylı geldi vs. Karartmaydı o. Şimdi Pentagon sızdırma yapıldı dedim yazımda. Soruyorlar neden Pentagon işte Amerika NASA niye birbirleri… falan işte. Arkadaşlar, Amerika'nın yapısını bilmiyorsunuz. O soruyu soranlara söylüyorum. Pentagon ayrı bir kurum, NASA ayrı bir kurum, Beyaz Saray ayrı kurum. Amerika'daki sistemi bizdeki gibi değil. Eyalet sistemi mesela Texas bağımsızlığını ilan edebilecek Anayasası’nda prosedür maddesi vardır istediği an koparım ben Amerika'dan diyebilir. Ve Amerika ağzını açamaz öyle anlaşılmıştır. Sistemleri farklı. Pentagon, Korona virüs sebebiyle vesaire onları bahane ederek bu sızdırmaları yaptı. Çin bunları hackledi, eline aldı ve artık dünya dışı birçok uydu gönderildiğinden sebep bunlar gizlenemiyor artık görülüyor. Fake videolar vs. şunlar bunlar artık bu işi örtemiyor. Yalanlama olamayacak çünkü birçok uydu atıldı bunlar çok net gözlemlenecek. Bizlerin elinde de çok güzel görüntüler var. Gerekirse yayınlarız. Devletimizin elinde çok güzel görüntüler var. Hava kuvvetleri subaylarımızın çekmiş olduğu, pilotlarımızın, yerdeki köylümüzün falan filan, Devletin elinde onlar. Amerika'sı da biliyor bunu Çinlisi de Rusya’sı da falan filan Batı’sı da. Artık gizlenecek bir mesele değil fakat şunu yapabilirler UFO dini falan. Her şeyi planlarlar yazmıştım. Hani biz UFO'nun şurasına karşıyım. Son model teknoloji ile UFO’lar geliyor dünyaya düşüyor. Bu kadar basit ve komik değil bu işler. Bu işler var. Önümüzdeki günlerde daha ciddi sırf bu konuyu gündem alacak Göktürkler‘de var, atalarımızda var dikkat ediniz. Yalnız değiliz!

Evet, arkadaşlar yine Yunanistan’ı sormuşlar. Yine kuduruyor falan filan ne söyleyeyim yani Yunanistan şunu bilir dedelerimizi tanır. Türk askeri bir yere girerse orası Türkiye olur. Yunanistan bunu iyi biliyordur. Atina’yı da alırız, Katinayı da öperiz. Kötü niyetle değil ha yanlış anlaşılmasın. Arkadaşlar,  biz Asya kimliğine sahibiz, Turan Birliğinden yanayız.

Fakat şimdi gelelim özellikle Balalara. Bu işlere müptela olan balalar var onlara. Mu Hanlığı yani Mu kıtasındaki Mu tarihini çok iyi bilirim. Bütün bu İngiliz kaynakları, Dünya kaynaklarının anlatımlarını falan tarihini yanlış çeviriden dolayı Mu dendiğini, kıta dendiğini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün nasıl bir araştırma içerisine girdiğini Tahsin Mayatepek’e gönderdiğini Mayaları vs. vs. buralara girmeyeceğim. Fakat ben işin çok farklı noktasına değineceğim. Ama size Türk Birliğinden Turan’a yakın şu çağlarda artık bazı sırların açılması gerektiğini düşünüyorum. Örtülmüşle ilgili. Mu Hanlığı yani Mu’nun Hanlığı. Mu-Han dikkat edin. Mu’nun Hanı; Han, Kağan ve Mete. MuHanMet, Mu-Han-Met. Muhammed değil, Ham-med değil Arapçasını söylüyorum. Muhammed kelimesi (A.S.) övülmüş, övülmeye layık anlamına da geldiği için Hazreti Peygamberden önce de söylenir ismi Fakat Mu Han, Mu Han Met ne anlama geliyor. Mu: su, uygarlık. Han: oranın Hanları, bilgeleri, Met ne demektir. Med-ceziri düşünün Met, ‘t’ ile Med Arapçası ile ‘d’ telaffuzuyla farklı da olsa Türkçede ‘met’; modu, boğdu, motu, bahadır vs. bir Metehan gibi düşünün. ‘MET’ yükselen anlamındadır. Türk Dil Sözlüğüne de bakarsanız, Arapçada da yükselen anlamındadır. Evet, arkadaşlar şimdi bakalım Mu-Han-Met ayrı ayrı ele alıyoruz ve Dede Korkutumuz var bizim değil mi? Bakın bakalım doğum tarihi ne gösterilir. Dede Korkut çok kadim bir Dede Korkuttur. Onun çok programını yaptım televizyonda. Hatta besteleyip kendim sazımla ismine türküde yaktım, söyledim televizyonlarda. Kitaplarımda da var. Fakat Dünya Türklüğünce doğum tarihi 570 kabul edilir, vefat tarihi de 632. Yani Hz. Muhammed’in doğum tarihi ile 570, 632 vefat tarihi ile aynıdır. Dede Korkut, Hz, Muhammed övülmüş, özdeşleştirilmiştir Türk tarihi ile lütfen araştırın. Tabii ki çok büyük kadim bir şeydir Dede Korkut ama Mu-Han-Met, yükselen. Evet, arkadaşlar bakalım ne varmış. Yükselen nedir? ‘Med’, yükselme med-cezir neydi hani şu gel-git olayı Ay ile alakalıdır. Şimdi Mu’nun sırlarından Turan’ın sırları çıksın ki önceden çalışalım üzerine Balalarca. Ay, gel-git, med-cezir, ‘med’ yükselmek. Kutadgu Bilig yani Yusuf Has Hacib merhum. Türkistan ona Doğu Türkistan diyorlar Doğu değil Türkistan, Büyük Türkistanlı Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig” eserini biliyorsunuz bir “Balasagun” doğumludur 1017 tarihi verilir. Şöyle der; ‘İnen yükselir, yükselen iner. Parlayan söner, yükselen durur.’ Med neydi arkadaşlar yükselmek ay, med-cezir ay ile alakalı tüyo veriyorum balalara. Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı da konferansta İslam ülkelerine ve Türk ülkelerine bu Kutadgu Bilig’den aynı dizeleri Türki Dilin 1017 doğumlu, Balasagun doğumlu Türk bilginin sözlerini Kutadgu Bilig demekte kitap manası ile ‘mutlu bilgi’, ‘kutlu bilgi’, ‘kutlu olma bilgisi’ anlamındadır ve Türk’ün bilgi, bilge kitaplarındandır, ilk kitaplarındandır bilinen yazılı anlamda söylüyorum kitap formunda. Turan yükselecek, ay ile alakalı. Mu Hanlığı’nın Met‘leri, yükselenleri. Daha sonra yıllarca o kelime Muhammed’e dönmüştür. Araplarda almıştır. Hz peygamberin de ismine Muhammed denir. Ama Muhammed söylenişi ile Mu-han-met söylenişi arasındaki farkı ben size söylüyorum. Su uygarlığının Hanlığı, o büyük kıta uygarlığı yükselecek, tıpkı Yusuf Has Hacip’in dediği gibi tekrar edelim. ki Cumhurbaşkanı da bunu gelişi güzel söylemedi bunu muhtemelen Aksakallılar önüne koydu. ‘İnen yükselir’ biz indik ama inmenin çok manası var. Acaba nereden indik? Hangi gezegenden indik? Yani yerle bir olduk anlamındadır Türk milleti olarak. ‘Yükselen iner’ yükseldiğini zannederler vardır. Değil mi işte Amerika’sı, Batı’sı şusu busu falanı filanı saymaya gerek yok. ’Parlayan söner, yükselen durur.’ Şimdi Turanın yükselme zamanıdır. Türk Milletinin, Türk Budununun, Yüce Türk Devletinin Yükselme Çağı’na girmişizdir. Türk Çağı’dır bu. Bakınız devlet ayrıdır, millet ayrıdır, budun, boylar değil mi bunlar ayrıdır. Ha bu arada Oğuz Boyu 24 Boydan ibarettir. Aslında 24 ana temadır çok fazla boyumuz var. Türk boyları ayrı. Oğuz Boyu, 24 Boy ne idi. Oğuz’un 24 tane boyu Oğuz, Ok- Uz, Oğuzhan. Aslında çok derinlere gitmek lazım tüyo vermek anlamında bunları söylüyorum ama bir düşünün bakalım 24 kromozom ne demektir. 24 Oğuz Boyu ile ırk gen ne manaya gelir bunları bir balalar düşünsünler. Yine yazılar yazsınlar biz bu Türk Milleti olarak Ergenekon’dan çıkmaktayız. Mu Hanlığının bilgeleri şu anda yeryüzünde, Göktürkler yine gidip gelmekte. Dolayısıyla da Yüce Türk kavmi yükselecek, Yüce Türk Devleti yükselecek. Şimdi gelelim hani bir laf vardır ‘Türkiye Türklerindir.’ Eyvallah tabi ki Türklerindir ama değil Dünya Türklerindir. Konuşmanın başında söyledim ya sorumluluğumuzda işte bu yüzden Dünya Türklere aittir. Her Türk Dünyanın sorumluluğunu çeker.

Bu arada da Türk Devleti’nin onlarca ülkeye uçakta şunu bunu götürdüğü meseleler vardır. Devletler bu gibi durumlarda iz bırakır, imaj bırakır. Türk Devleti’nin yaptığı çok doğrudur. Öyle bilgisizce efendim Bizde yok oraya gidiyor falan değil. Devletlerarasında bu işler döner. Yüce Türk Milleti kabile devleti değildir. İşte Türkiye Devleti budur. Mu-han-met’ler şu anda her balada bunun bir adayıdır. Turan’ın Hanlığı, Hanları, Bilgeleri anlamındadır. Ve yıllarca, binlerce kadim yıldan sonra bu uygarlıktaki isimlerde Araplaşmış, Farslaşmış işte vs. Çinleşmiş şu bu olmuş ama Mu meselesi bildiğimiz Mu kıtasının anlatıldığı gibi tam olmamakla beraber çok sırlar barındırmaktadır. Turan Birliği’ne doğru yükselme başlamıştır. ‘Met’ yükselme Yusuf Has Hacib’ in dediği gibi yükseldiğini zannedenler inecek, parlayan sönecek, yalancı güneşler, yalancı aylar, yıldızlar sönecek. Çünkü yoktular, gözümüzü boyadılar. Yüce Türk’ün, Yüce Türk Devleti’nin, Yüce Türk Kağanlığı’nın, Yüce Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önderliğinde bütün Türkler birleşerek tekrar dünyanın sorumluluğunu, daha sonra Divan-ı Lügatit Türk’teki 1072 nüshasında Kaşgarlı Mahmud’un dediği gibi, merhumun ‘Ilduz’ maddesi “gelinen yer” orayı fethedeceğiz. Dünya bizim için küçük bir yer ama bu sırları zamanla açmak istiyorum. Böyle küçük küçük tüyolar balalara vereceğim. Yanlış anlaşılmasın altını dolduracağım, onlarca saat konuşacağım mesele bu, Mu Hanlığı. Çok dezenfarmasyon bilgiler de var. Yanlış anlaşılmasın aynı şeyden bahsetmiyorum. Olmayan bir şeyden bahsediyorum.

Ve kıymetli balalar, Yüce Türk Milleti hepinizi saygı ve sevgi ile selamlarken,

Yaşasın Türk Milleti,

 Yaşasın Türk Ordusu,

Yaşasın Türk Devleti, Budunu ve

‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ diyerek saygılarımı sunuyorum.

07.05.2020

 https://www.onaltiyildiz.com/editor/index.php?l_users_id=3



Bu yazı 1,164 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 21 Temmuz 2020 Kambaba-1
    • 4 Temmuz 2020 Göbeklitepe Kam Mimarisi
    • 29 Haziran 2020 Portrenin Sırrı
    • 25 Haziran 2020 Kambala-6: Dabbe
    • 17 Haziran 2020 Nerden Nereye...
    • 15 Haziran 2020 Kambala-5 Kafesteki Cenin
    • 28 Mayıs 2020 Gök Taşı mı NASA?
    • 21 Mayıs 2020 Kambaladan Selamlar-4
    • 7 Mayıs 2020 Kambaladan Selamlar-3
    • 29 Nisan 2020 Pentagon UFO İstanbul
    • 17 Nisan 2020 Kambaladan Selamlar-2
    • 10 Nisan 2020 Kambaladan Selamlar
    • 31 Mart 2020 Koronorgan Kulağı
    • 27 Mart 2020 Kutsal Korona Aşısı, Aziz Korona mı? İnsanlığın Yeni Tanrısı mı?
    • 22 Mart 2020 Hz. Corana (ra) Açıklaması- Video-
    • 15 Mart 2020 Hz. Corona (r.a)
    • 11 Mart 2020 Virüsten Yağ Çıkarmak
    • 13 Şubat 2020 Şeytanın Ölçüsü: Işık Hızı Muamması
    • 30 Ocak 2020 Korkmayın, TÜRK Var!
    • 12 Kasım 2019 KUR'AN'DA TÜRK İSİMLERİ

    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,456 µs