En Sıcak Konular

Oktan Keleş



Oktan Keleş
31 Mart 2020

Koronorgan Kulağı




Pandemi ilan edilmeden önce Amerikan Ordusu ve Avrupa Ordusunun ortak tatbikatı Avrupa'da yapılacaktı. 20.000 Amerikan askeri Avrupa Birliği üyesi ülkelere dağıldı. Pandemi ilan edildiğinde bu askerler bu ülkelerde varlığını sürdürdü ve ek olarak 25.000 asker daha gönderildi Amerika'dan Avrupa'ya. Dolayısıyla tatbikat iptal edildi, ertelendi ama bu askerler sözde tatbikat alanlarında varlığını sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor. Alman ve Amerikan gazetecilerin Trump'a sorduğu soru: "Bu virüs sebebiyle her gün Avrupa'da yüzlerce kişi ölürken Amerikan askerleri nasıl etkilenmiyor ve  etkilenmeyecek?" Trump'ın verdiği cevap: "Endişelenmeye gerek yok askerlerimizin hepsi bu virüse karşı bağışıklık kazanmış durumda." Aynı soru Amerikan Kuvvetleri Komutanına soruldu O’da aynı cevabı verdi. Üstelik Avrupa topraklarında bu cevabı verdi. Şimdi düşünülmesi gereken: Bunlar nasıl bağışıklık kazandı? Tabii ki aşıyla. Bu aşıyı yapan yapay zekâya yaptırıldı. "Kutsal Korona Aşısı, Aziz Korona mı? İnsanlığın Yeni Tanrısı mı?" başlıklı yazımızda bunun ayrıntılarını vermiştik. https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7750/kutsal-korona-asisi-aziz-korona-mi-insanligin-yeni-tanrisi-mi Diğer bir soru: Madem bu virüs özellikle yaşlıları daha çok etkiliyorsa, 73 yaşındaki Trump, halkın arasında, seçmenlerinin elini sıkarak, seçim kampanyasını nasıl yürütüyor? Trump aşı mı oldu?

Yazıyı kısa tutacağım. Kasım ayında Amerika'da başkanlık seçimleri var. Amerikan derin devleti ile Trump arasında bir çekişme var. Trump'ı istemeyen güçler arasında. Amerika bu virüsü Çin'e yayarak ve Çin'in kültürel beslenme alışkanlığını, yaşam tarzını gerekçe gösterdi. Tüm dünya Çin'i suçlayacaktı, öyle de oldu. Çin ve Amerika arasındaki rekabette hangi blok kurtarıcı olacak? Dünya'ya bunu göstermek için bir tiyatro oynatılıyor. Avrupa'nın bir kısmı cezalandırılarak özellikle İtalya ve İspanya'ya asıl efendisinin kim olduğu öğretiliyor.

 Hatırlayın! Çin 5G teknolojisini ilan ettiğinde ve daha ucuza Dünya'ya temin edeceğini söylediğinde Avrupa'nın ve Amerika'nın tüm uyarılarına rağmen bu teknolojiyi Çin’den ilk İtalya alacağını duyurmuştu. İtalya'ya çok büyük tehditler yapan Amerika, İtalya'yı bu kararından vazgeçiremedi. Birkaç Avrupa ülkesi de İtalya'nın yanında yer alarak Çin'den bu teknolojiyi alacağını deklare etti. İşin sadece ekonomik yönüne bakarak analiz yapmak doğru değildir. Çin'in ucuz iş gücünden bütün Avrupa faydalanmaktadır. Bütün ünlü markalar zaten Çin'de, fason ve doğrudan Çin'in ucuz iş gücünden faydalanmaktadır. Bu virüs, tüm Avrupa'nın ve diğer dünya ülkelerinin ekonomi şah damarını kesti.

Hep yazdık, çizdik şeytaniler bir taşı bir kuşa atmaz. Birçok kuşu öldürmek için atar. Üst planlar, alt planları doğurur ve devreye sokar. Bir üst plandan bir alt planın parçasından bahsedelim.

Üst plan: Çin'e ekonomik darbe gibi gözükse de Amerika'nın asıl 5G konusunda çekindiği şuydu; ABD, “echelon” teknolojisiyle (Büyük Kulak) tüm dünyayı uydu, cep telefonları, kamera sistemleri, bilgisayar ve tablet dâhil aklınıza gelmeyecek birçok yan ekipmanla bu sistem sayesinde dinliyor ve gözetiyordu. İşte Çin’in 5G teknolojisi,  bu sisteme perde yaparak zaafa uğratacak ve ABD'nin tekelinden çekip alacak bir teknolojiydi. Yine bu yüzden başta ülkemizde de aylarca Dünya'nın birçok ülkesinde olduğu gibi bilgili veya bilgisizce 5G teknolojisi hakkında medya ve yayın organlarında tu kaka yapıldı. Şöyle zararlı,  şöyle kanser yapacak, şöyle özel mahremiyet delinecek vs. Sanki camilerin minarelerindeki, ve her mahalle de bulunan baz istasyonları bunları yapmıyormuş gibi. Sanki şu anda  gözetim, dinleme olmuyormuş gibi. Tüm bunları 5G yapacakmış gibi, insan zihnine empoze edildi. Echelon sistemi dijital Tanrı'nın kulağıydı. 5G ile bu kalağa sahip başka Tanrılar istenilmiyordu. Konu çok detaylı ama şimdi burada yazmayacağım. Bu virüs operasyonuyla ilk 5G'ye geçmeyi Çin'den almaya çalışan İtalya ve O'na uyan ülkelerle şu anda cezalandırılmaktadır. Bu konu da tarafsız kalan Papa'da cezalandırılmaktadır.

ABD Başkanı Trump durmadan açıklama yapıyor, tweet atıyor. Ben ve Biz diyor. "Ben" kelimesinden kendini kastederek, "Biz" kelimesinden de derin güçleri kastederek; “müdahale etmeseydik Dünya'da milyonlarca insan ölecekti, “diyor ve ekliyor. “Çok yakında güzel gelişmeleri duyuracağım, önlemleri 30 Nisan'a kadar uzattık müjde vereceğim.” Şimdi düşünün! Ne önlemi aldılar? Gelişme ne? Tabii ki planları tıkır tıkır işliyor. Yapay zekâya yaptırdıkları aşı ellerinde. Günün sonunda insanlığı kurtaran efendinin kendilerinin olduğunu algılatması. Bu arada diğer ülkelerde harıl harıl aşı bulma çabasında.

 Düşünün; Aşı bulunmuşsa daha doğrusu önceden planlanmış olarak zaten var olan aşı, bu güçlerin elinde ise bir başkasına aşı buldururlar mı? Planlarına ortak olurlarsa belki. Yani kısacası aşı mevcut sadece ilanı beklemektedir. İlan edilene kadar olan süreçte de plan işletilmekte. Dünya’ya korku üfleme tiyatrosu. Öyle ki Amerika kendi şehirlerine bile asker indirerek bu senaryoyu kendi ülkesine de uygulamakta. Burada mesele ikiye ayrılıyor: Kasım’da Amerika’da seçimler var. Kurtarıcı Trump mı olacak yoksa Trump’ı istemeyen ABD derin güçleri mi? Bu çekişme Amerika halkının da aleyhine, çünkü senaryo uzatılırsa Dünya’ya verilen korku daha da katlanır. Sonuçta; bundan yine şer güçler nemalanır. Kurtarıcı Tanrı yine kendileri olacaktır. Evanjelistlerin ABD’de ki korona ayinine bakın. https://www.haber.com/abdde-evanjelistler-koronavirus-ayini-yapti-sana-gitmeni-emrediyorum-covid-19-283767/

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7760/-evanjelistler-den-koronavirus-ayini

Amerika’da ki seçim lobileri tıkır tıkır çalışıyor. Buradan bile insanlığın anlaması lazım ki; pompalanan korku karşılığında günlük planlarını uygulamaları yersiz. Geçen sene dünya sigortacıları: “Artık yaşlıların sağlık giderlerini karşılayamıyoruz. Bunlar uzun yaşıyor, zorlanıyoruz ve buna bir çözüm gerekir.” Dediklerinde, Trump: “Meraklanmayın biz çözümü bulduk.” demişti. Papa’da “ölümlü insana hayat vermek insanın işi değil” dediğinde bu ulvi bir söz gibi algılanmıştı ahmaklarca. Bu konuyu çok açmıyorum bu konuyla ilgili Sayın Erol Elmas Bey vakti geldiğinde çok güzel bir makale yayınlayacak.

Şimdi, bu işler yakında bitecek meraklanmayın. “Dünya korona günü, anma günü” filan ilan ederler günün sonunda. Çin ve Amerika rekabetinde, tarafını seçenler sil baştan veya kaldıkları yerden devam ederler. Korkan, korktuğu kadarıyla kalır. Burası da önemlidir çünkü bu korku unutulmamalıdır ki daha sonra ki yapacakları büyük planda çok işe yarayacak. Dünya korona gününü hafızalarda tutacaklar.

Şimdi gelelim alt plana; New York’ta Dünya Sağlık Örgütünce bir merkez oluşturuldu. Bu merkeze dünyanın her yerinden korona virüsü ile ilgili bilgi gitmektedir. Korona vakaları dünyanın neresinde olursa olsun ölüm, kalım, vaka sayısı bu merkezde toplanmaktadır. Günün sonunda vaka sayısı çok olan ülkelere Dünya Bankası ve Amerika kesenin ağzını açacağını bildirdi ve tabii ki kendi plan ve programları dâhilinde hareket edeceklere.

Şimdi düşünün! Bu merkeze 1000 korona ölümü bildiriliyor, kayıta böyle geçiyor. Oysa bildiren ülkelerde açıklamalar şöyle; Korona vakası tespit edilen, tedavi altında bulunan, 10 kişi bugün öldü. Medya bunu “Korona’dan 10 kişi daha öldü.” diye veriyor. Dikkat! Adam 90 yaşında çoklu organ yetmezliği var, kanseri var vs. ama korona vakası da tespit edilmiş ölmüş, şimdi bu insan Korona’dan mı ölmüş oluyor? Evet deniyorsa neden bu net açıklanmıyor da kelime oyunlarıyla duyuruluyor. Mesela direkt bu şahıs Korona’dan vefat etmiştir denmiyor. Dünya’da tedavi altında korona virüsü pozitif çıkan biri ölmüştür deniyor. Yani o ölen, başka hastalıktan tedavi edilirken sivilce çıksa sivilceden öldü mü oluyor vs. Tersine, ölüm raporu net diyen ülkelere dikkat! Diyenler kim? Demeyenler kim, bu net ölüm raporuna?  Ancak New York’ta ki merkez bunu Korona’dan ölüm olarak lanse ediyor. Korona neleri örtüyor acaba?

Şimdi bir istatistik bizim ülkemizden olsun. Bizi ilgilendiren biziz sonuçta. 2018 yılı Türkiye Ölüm İstatistiği: Resmi= 426.106 kişi. Gün başına, bin küsur kişi. 2019’da daha fazla. Şimdi ülkemizde günde iki bin ölüm olurken bunların ölüm sebebi korona mıydı? Yani pik yapacak olan Korona’ya da çok anlam yüklemeyin. Devlet şükür gerekli tedbirleri alıyor. Türk Devletine güvenin.

Şimdi asıl tehlike ABD, Avrupa’da ki 40.000 askerin yanı sıra, 5.000 kişilik ayrı bir birlik kurmuş İsrail işbirliği ile. Papa da işin içinde, diyet ödüyor. Avrupa’da ölen ya da diğer ülkelerde ölenlerden bazılarının organlarını çalıyorlar. (Türkiye için böyle bir şey söz konusunu değil.) Kimse virüs yüzünden ölülere yaklaşamıyor. Gömme işlemi bile askerlerce yapılıyor. Şimdi “virüslü organı ne yapsınlar?” diye soranlar olur. Ölenlerin hepsinin koronalı olduğunu nereden biliyorsun?

 Dünya insanlığı, alçak ABD ve Çin’den tazminat almalıdır. Gün gelecek Türkler bu hesabı tüm insanlık adına soracaktır. Korkmayın! Bu günler geçecek hem de çok yakında. Bu günler geçince korku pompalayanlar hangi yüzle ekranlara çıkacak, yazı yazacak, ibret alanlar kaldıkları yerden mi devam edecek yoksa yeni bir sayfa mı açacak göreceğiz.

Biz yeni planlara hazırlanıyoruz bile. Şeytanilerin bu planları deşifre oldu.

Yaşasın Türk Devleti, Milleti, Ordusu.

İtlerin en çok korktuğu ordu, Türk Ordusu.

Saygılarımla.

Tengri Biz Menen

Oktan KELEŞ

oktankeles@gmail.com

onaltiyildiz@gmail.com

Twitter:@oktankeles

 https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7761/koronorgan-kulagi



Bu yazı 2,191 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 1 Eylül 2020 Yunanistanla Savaş
    • 31 Ağustos 2020 Hz. Yusuf'un Kuyusu - Altın Elbiseli Adam
    • 24 Ağustos 2020 Kambaba-10
    • 20 Ağustos 2020 Kambaba-9
    • 19 Ağustos 2020 Kambaba-8
    • 14 Ağustos 2020 Kambaba-7
    • 4 Ağustos 2020 Kambaba-6
    • 1 Ağustos 2020 Kambaba-5
    • 29 Temmuz 2020 Kambaba-4
    • 27 Temmuz 2020 Kambaba-3
    • 24 Temmuz 2020 Kambaba-2
    • 21 Temmuz 2020 Kambaba-1
    • 4 Temmuz 2020 Göbeklitepe Kam Mimarisi
    • 29 Haziran 2020 Portrenin Sırrı
    • 25 Haziran 2020 Kambala-6: Dabbe
    • 17 Haziran 2020 Nerden Nereye...
    • 15 Haziran 2020 Kambala-5 Kafesteki Cenin
    • 28 Mayıs 2020 Gök Taşı mı NASA?
    • 21 Mayıs 2020 Kambaladan Selamlar-4
    • 7 Mayıs 2020 Kambaladan Selamlar-3

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,005 µs