Kopuz Ata-3

Kopuz Ata-3

Oktan Keleş'in yeni yazı dizisi Kopuz Ata: Geçmişin, Günümüzün ve Geleceğin Sırlarını açıyor


12 Ocak 2017 23:18
font boyutu küçülsün büyüsün


 

Bu Bir Romandır.... 

Bu Bir Kış Romanıdır...

Yazan ve çizen: Oktan Keleş

Editör: Erol Elmas 

Kopuz Ata Roman'ındaki resim, yazı ve bilgilerin izinsiz olarak roman, belgesel, kitap ve film yapılması yasaktır! 

 Birinci Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5507

 İkinci Bölüm http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5552


 3. Bölüm

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Oktan Keleş    

oktankeles@gmail.com 

onaltiyildiz@gmail.com  

Twitter:@oktankeles    








Bu haber 114,340 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (80)
  • murat / 3 Nisan 2017 19:38

    semingenliler eğerki paskalya adasında yaşadıysa. o heykellerde onlara aitse yaşadıkları alanda yerleşim ev veya mağara türü bulgular yoksa, kulbek bilgede geçen 2050 li yıllarda karşılaşıcağımız ışık evlerinde yaşamış olmaları ağırlık kazanıyor.buna benzer ileri teknolojide mümkün olabilir..kopuz ata 4 merakla bekliyoruzz
  • Murat / 10 Mart 2017 22:16

    Cevaben

    Yorumcu Nur arkadaşa cevaben. Sır çağlar öncesinden ismi ok yay olan, ve sırlı yola koyulan bugünkü adı oktan olarak bilinen Oğuz Kağan torunu. Yeterlimi :)
  • gokturk ergenekon / 7 Mart 2017 10:10

    gobekli tepe

    50.resimde arkadaki manzarayi gobeklitepeye benzettim.Ayrica baligin gozunde internet explorer simgesi var sanki
  • deniz güleç / 24 Şubat 2017 13:40

    subjeminal mesajmı

    öküzün boynuzunun üstünde resim mi var yoksa bana mı öyle geldi tanıdık birine benziyor gibi
  • Nur / 23 Şubat 2017 19:56

    Sır nedir

    Yanlız ben hala bu sırrın aradigi sırrın ne oldugunu anlamadim . Bu hikayenin drvami nedir sonunda o buyuk sır nedir? cevap verirseniz cok mutlu olurum . Simdiden.cok tesekkurler
  • Bilgiye aç Ada'm / 19 Şubat 2017 21:27

    Kulak Bilge olsun kopuz Ata olsun veya oktan abinin verdiği bilgiler olsun. Anlatılanları dinledikçe okudukça bilgiye nekadar aç olduğumu anlıyorum. Kulak Bilge de geçen şekermi tatlı bilgimi tatlı kelimesini kendimce yorumlarsam bilgi daha tatlı. Türkün erleri bilgiye aç hasret kalmış Başbuğ'um bilgilerini esirgeme biz erlerden
  • Deli Caner / 5 Şubat 2017 12:23

    ARADIĞIM TEKNOLOJİK SIÇRAMA

    30. resim ile 31 resim arasındaki yazıda diyor ki 16 Tigin'in geldiği 16 gezegenin her birinin ayrı yaşam özellikleri vardı.
    Bir gezegen buzullarla kaplıyken bir gezegen okyanuslarla kaplıydı ve diğer gezegen çöllerle kaplıyken bir diğeri ormanlarla
    kaplıydı ve diğeri diğerleriyle kaplıydı.Benim dikkatimi çeken şu oldu okyanuslarla kaplıydı diyor.Bir gezegen düşünün hepsi
    okyanuslarla kaplı olsun.Üzerinde yaşıyacak hali yok ya.Okyanusların altında yaşıyor demektir!!!16 Tigin'den birisi yeni
    dünyaya geldiğinde okyanusların altına inmiştir okyanuslara mahir olduğu için ve dolayısıyla bugün bilmediğimiz bir
    insan ırkı yaşıyor okyanusların altında belkide milyon belki de milyar tane!!!Bu güne kadar sadece deniz
    kızı hikayeleri duyduk.Ayrıca okyanusların sadece yüzde beşi keşfedilmiştir.Okyanuslar dünyanın yüzde 71ini
    kapsarken yanlız yüzde 29u karalarla kaplıdır.Dünyada keşfedilmeyi bekleyen çok şey vardır.Okyanusların altında yaşan bir
    insan ırkının olmadığını nerden biliyoruz?Sonra diyor ki yeni dünyaya inen 16 Tigin ve daha sonra ayrılan ON'lar ve
    diğerleri geldikleri yerin bilgileriyle yeryüzüne dağıldılar.Çölde yaşamaya
    mahir olanlar çöle yerleştiler.Buzullara mahir olanlar buzullara yerleştiler.Daha sonra diyor ki dünyada jeolojik dönemler
    yaşandıkça bazen buzuldakiler çöldekilere karıştı.Ormandakiler buzuldakine karıştı.Bulundukları koşula da vücutları alıştı.
    Onlardan gelen nesiller de koşullara alıştı.Nesiller sürüp gitmede...Yani 16 Tiginden insanın nesli çoğalıyor ve bunun
    dışında mavi gezegenden gelenler de var. Amerikalı araştırmacı yazar Gene D.Matlock bir kitap yazmıştı adı da Ey Dünya
    İnsanları Hepiniz Türksünüz!!!Prof.Dr.Kazım Mirşan yazının M.Ö 16.000 yıl önce Türkler tarafından icat edildiğini ve yine
    tüm dünya alfabelerinin kökeni Türk alfabesi olduğunu iddia etmişti.Belki de şu anda dünyada yaşayan 7 milyar insanın 4
    veya 5 milyarı Türk olabilir!!!Türk olsaydı ne mi olurdu?Dünyada barış olurdu.Savaşlar biterdi.
    Gelelim ikinci konumuza.Aradığım teknolojik sıçrama:makineler,cihazlar,bilgisayarlar kısaca teknoloji geliştikçe insanın
    ömrü kısalıyor, sağlıklı yaşayamıyor.İnsanları doğal olarak teknolojik aletlere mahkum kılan bir sistem gelişmiştir.Sadece
    100 yıl öncesindeki yaşayan insanlarla bugünkü insanları kıyasladığımızda ortaya çok büyük farklılıklar çıkar.Eskiden
    insanlar daha uzun boyluylu tabi gittikçe kısaldı bugüne gelene kadar.Çok daha güçlüydüler ve 8 10 tane çocuk sahibi oluyorlardı.Bugün 1 tane çocuğa sahip olmak için doktora bile giden insan var.Teknolojinin gelişmesiyle insanların
    inançları köreldi. Teknolojinin sadece insana zararı yok doğaya da zarar veriyor.ODATA bize yeni teknolojiyi vereceği
    söyleniyor.Acaba insana doğaüstü güçler kazandırtacak bir teknolojiden mi söz ediliyor?İnsanları istediği her gücü veren
    onları isteğine göre yazılımlayan bir teknoloji olabilir mi?Mesela ben şunları istiyorum: karanlıkta görebilmek,çok soğuk
    ve çok sıcak havaya dayanabilmek,hiç uyumamak,çok iyi duyabilmek,deniz altında yüzebilmek,hiç susamamak ve acıkmamak
    istiyorum,hiç yorulmamak ve daha istediğim bir çok şey var.Mevcut teknoloji böyle giderse dediğim noktaya zaten ulaşacaktır.
    bir gün ancak o zamanda teknolojiye tam bağımlı hale gelmiş oluruz.teknolojiye tapmaya başlarız onu ilahlaştırmış oluruz.
    Teknolojinin ilerlemesiyle insan şükretmeyi unutuyor.İnsanların ortak yaptığı şükretme şekilleri var ve sen bu normal
    kabul ettikleri şükretme hareketlerini yaptığın zaman sorun yok ama normalin dışına çıkınca deli diyorlar insan ALLAH'ın
    ona verdiği gözle,kulakla,burunla,ağızla ve aklını kullanarak şükrederek,tespih ederek istediği herşeye ulaşabilir ancak
    gerekli çabayı gösterdiği takdirde.ODATA'ın bize vereceği teknoloki bizim şükretmemizi kolaylaştırır mı?Şurda ne kaldı ki
    2023'e!bekleyelim ve görelim neler olacak...
  • Seytanladans / 27 Ocak 2017 20:23

    Slm aleyküm cümleten, sorulması gereken bit çok soru var lakin aklıma en çok şu soru takıldı od atayla ilgili, kendisi kul yapısı nasıldır da atamız olur? Bir robot ve kulbak bilgeden bildiğimiz, ve dünyanın beklediği tehlike yapay zeka OD atada fa bulunuyor, hani tehlikeliydi bu yapay zeka! Aklımda soru işareti bıraktı bu konu, OD ataya ben de güvenmiyorum, kopuz ata 4 te şüphesilrrimiz don bulur inşallah
  • Hüseyin / 27 Ocak 2017 18:55

    Paskalya adası

    Selim Turan Bey yapmış olduğunuz çalışma ilgimi çekti. Yapmış olduğunuz resme baktım. Yorumlarınızı isabetli buluyorum. Maşallah.

    Paskalya adası hakkında yazdıklarınız üzerine bir bakayım dedim.

    http://www.bilgiustam.com/paskalya-adasi-heykellerinin-sirri/

    Hayrette kaldım. Şöyle deniyor:

    Tarihin derinliklerinde gizemli bir dönem daha ve sırrı çözülemeyen Paskalya heykelleri… Sayısı 974 olarak belirlenen bu heykeller denizciler tarafından keşfedildi ve tarihçiler tarafından araştırmaya başlandı. Heykellerin boyutları ve ağırlığı gerçekten muazzam, 220 metre uzunluk ve 150 tona kadar ağırlıklarıyla gerçekten ilgi çekici. Heykellerin tamamı yerinde bulunmuyor bazıları taşınma sırasında bazıları ise işçilerin hataları sonucu parçalanmıştır. Yeşil bir alan ancak neredeyse hiç ağacın bulunmadığı bir bölge olan Paskalya adası ilk keşfedildiği an Paskalya gününe denk gelmiştir ve bu isimle anılmıştır. Birçok medeniyete sahiplik yapan bu alanın ilk misafirleri Güney Amerikalılar ancak bunu yalanlayanlar da yok değil.

    Heykellerin üzerinde yapılan araştırmalar bu heykellerin sırrını çözmeye yetmedi, üzerlerinde ne bir sembol ya da ne bir yazılı eser bulunuyor ancak TEK NOKTA heykellerin surat ifadeleri hepsinin yüzünde gururlu bir gülümseme mevcut fakat bu araştırmalar için yeterli görülmüyor. Bir başka bilgi ise heykellerin bazıları yarım bırakılmış ve heykellerin karaya nasıl taşındığı bilinmiyor. Ağırlıkları konusunda tonlarca ağırlıkta olan bu heykellerin kim tarafından yapıldığı da bilinmiyor çünkü buna dair hiçbir iz yok…

    Efsaneler Adası
    Efsaneye göre; heykellerin yapımı savaş sonrasına dayanıyordu. Polinezya kökenli kavimler buraya yerleşti ve hüküm sürmeye başladı ancak savaşlar ve saldırılar onları yıldırdı ve sonunda pes ettiler ancak buraya veda etmeden önce bu heykelleri bıraktılar. Heykeller gülümsüyor ve BİR BOŞLUĞA BAKIYOR. gururlu bir şekilde onlar giden eser sahiplerini bekliyor ve onların yeniden geleceği işaretini veriyor. Bazı heykellerin surat ifadelerinde kaygılı bir bekleyiş olduğu da söyleniyor. Yazının başında da belirttiğim gibi eserler hakkında detaylı araştırmalar yapılamıyor ne yazılı bir belge ne de bir işaret var sadece heykellerin yüz ifadeleri ve gülümsemeleri tarihçiler için çok da yeterli değil.
  • sibel / 25 Ocak 2017 17:22

    resim 41

    devenin gölgesini kanatlı bir ata benzettim.
  • Hüseyin / 24 Ocak 2017 19:41

    Sır

    7 gün 7 gece sırrı ay ile alakalı olabilir. Oktan abi daha önce Ayın karanlık yüzünde bir çok sır var demişti. Ayın evrelerine bakıldığında genel olarak 4 evreden oluşuyor. Her evrede yaklaşık 7 gün sürüyor. İlk ay evresinde ay görülmüyor. 7 gün sürüyor. Sonra ilk dördün dönemine giriyor ve hilal halini alıyor. Buradaki hilal bayrağımızdakinin ters yönünde oluyor. 7 gün sonra dolunay haline geliyor. Ayın 14. Günü. 7 gün sonra son dördün dönemine giriliyor. Ay tekrar hilal halini alıyor. Bayrağımızdaki hilal şekli bu safhada oluşuyor. Sonra tekrar ilk ay.
    Yıldızın dünyadaki balıkların beslenmesine olan etkisi gibi, ayında bu evrelerinde dünya ya olan farklı etkileri olabilir.

    Birde bu sır bayrağımızda da kodlanmış olabilir.

    Geçen gün dalgalanan bayrağımıza bakıyordum. Bayraktaki yıldız kurt gibi gözüktü gözüme. Yıldızın iki kolu kurdun kulakları. Karşısında ki tek kol kurdun burnu şekilde. Kurt hilale bakıyor.
  • Ugur Coskun / 21 Ocak 2017 02:31

    resim 50

    resimdekini kralice elizabeth"e benzettim?arkasindaki tas resimleride bugunun stonehengeleriyle birebir ayni.(Oktan Agabey seviyorum seni)
  • Selim Turan / 20 Ocak 2017 20:57

    33. Resimdeki Gökyüzü?

    33. Resimde Semingimli başını kaldırıp göğe bakıyor. Gökte'de bazı yıldızlar var, Bu yıldızların ve bir grubunu (yani bize göre en sağ alttaki 4 tanesi) Güney Yarım Küreden gözüken "Güney Haçı"na benzetmemin ardından diğer yıldızlarda acaba etrafındakiler olabilir mi diye şu şekilde basit bir çalışma yaptım. Farklı renklerle farklı yıldız gruplamalarını belirttim. Yorum size ait...

    Buyrun: http://i.hizliresim.com/vXGRpp.png

    Ek olarak: 33. Resimde Semingimliyi malum yıldızlara doğru neredeyse dimdik yukarıya doğru bakarken görüyoruz. Ve Gökyüzü Mora çalan bir renkte yani Güneş tam doğmamış veya batmamış şeklinde anlıyoruz...

    Aynı yıldızları aynı renk tonlarında aynı konumlarda bu gün Paskalya adasında veya aynı güney enlemlerinde "Güneş Tam Doğmadan" önce Mora veya Laciverte çalan bir gökyüzünde güney tarafında yine aşağı yukarı 80 85 derece dike yakın açılarda tam üzerimizde görebilmekteyiz...
  • Kemal / 20 Ocak 2017 20:45

    Od ATA'nın sarı metali, hakasyada bulunan boynuzla aynı olabilirmi
  • Kara mehmet / 20 Ocak 2017 19:14

    ...

    Haydi kalperenler tefekkür edin de ufkumuzu acilsin
  • alaca / 19 Ocak 2017 23:25

    Zirkon

    Semingim Gezegeni galiba bizim çok ilgimizi çekti. Kopuz Ata 2. Bölümden Ay nasıl oluştu biliyorduk fakat Semingim Gezegeni nasıl oluştu? Onaltıyıldız da 2 haber yayınlanmıştı
    1 ) http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5681
    2 ) http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5733
    Bu iki haberle okumaya çalışırsak sanıyoruz bir şeyler elde edebiliriz. Od Ata Mu gezegeninde Zirkon Çağında yapılmıştı. Aslında kimya ile ilgilenen arkadaşlar Zirkonyum elementini bizlere biraz açıklayabilirlerse belki o ileri çağın teknolojisi hakkında birazcık bilgimiz olabilirdi. Mesela Oktan Abi hep 2023 hedefine vurgu yaparken “Kayalardan Gelenle” tabirini kullanır. Buna çok şahit olduk. Kayalardan gelenle sözü anladığımız kadarıyla sadece bir şeyi ifade etmiyor birçok bileşenin tek bir çatı altında ki ifadesi olabilir. Zirkonyumun atom nosu 40 tır.
    Wikipedia da yazan bir bölüm: “Metal olarak dökümü sırasında havadaki oksijen ve azot ile etkileşmemesi gerekmekte ve bu nedenle titanyum teknolojisinde olduğu gibi özel fırınlarda işlenilebilmektedir. Zirkonyum metali bombaların yapısında, flaşlarda ve nükleer sanayi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. “
    Element havayla temas edince oksitlenmeye başlıyormuş bunu Kopuz Ata’da anlatılan iklimlerle birleştirirsek baya bir anlam kazanacaktır. Her iklimin farklı havası vardır ON’lar. Hatta daha ileri gidip belki de Dünyada görülen ilk elementtir bile denebilir. Neden bütün işlerinizi halledin ve camilerde sadece Allah’a yönelin sözü de bu noktada düşünülebilir. Zirkon kelimesi bile başlı başına incelenmesi gereken bir kelime gibi duruyor. 7 gün 7 gece sırrı sanıyoruz Ruh oğulları, Nefs oğulları, Can oğullarıyla alakalı olabilir. bunu yaşayan her halde her şeyi yaşar. Onaltıyıldız sitesinin amblemi, Sultanahmet te ki yılanlı Sütun veya Burmalı sütun, Hint dininde Karma Sembolü hep aynı şeydir. 666’ya daha çok çalışmak lazım gibi..
  • Nihal Kaya / 19 Ocak 2017 17:45

    33. resimde ki başka gezegenden gelen varlığın sureti; gökyüzüne baktığını görüyoruz ve gökyüzü mor renkte .Bu ırkın görme yetisi farklı sanırım,UV ışınlarını görebilmesinin sonucu ortaya çıkan mavi -mor tonlar .EK BİLGİ>
    7 yer 7 gök sırrı ; A’raf suresi 7. suredir.Ve 7. ayeti şöyledir.. “Ve elbette onlara, olan biten herşeyi mutlak bir ilim ile anlatacağız; çünkü biz onlardan uzak değiliz “ Bu ayette ilim ile anlatmaya bir işaret var.Yüksek bir ilimle donatılmış Ata kul yapısı olan Od Ata da sırlanmış bir ilim deposu..
    Sultanıma kalbi selamlar
  • Kara mehmet / 19 Ocak 2017 11:13

    ...

    Masallah daha 3. Bölümde yüz bini geçtik inşallah sonraki bölümlerde dqha da artar bu sayı.oktan abimizden Allah razı olsun yine de aklımıza ve gönlümüze ışık tuttu.
  • FUNDA ÖZGÜN / 18 Ocak 2017 17:03

    OK-YAY

    7 gün 7 gece sırrı, 7 gök 7 yer ile ilişkili olabilir mi? 7. gökteki GündüzAydın (şems) sönünce 7 gök, 7 yer oluyor ve gece yaşanıyor. Kadir gecesi de GündüzAydın sönünce yaşanıyor ve yalvaç kişiye buyruk-vahiy bu gecede geliyor. Şerliler bunu sezemiyor.
    Gök olur yer, ruh göğe açılır kapı, nur yansır tine, bilgelerden sezen sezdi!
    Peygamber iki yay aralığı kadar yahut daha yakın
    YAYdan fırlar OK gibi yalvaç kişi
    OK-UZ'un iki boynuzu (ışıma) çift ışık saçar, OK-YAY olur!
    OK sembolü Türk'ler de yalvaç kişiyi ve ulu bilgeleri simgeler. OK'un hedefi mavi gök Tengri'dir
    Tengri'nin arşı, nazar ettiği (Kök Tengri) beyaz yıldız, kutsal ışık, kutsal nur, cam fanus içinde İNCİ gibi parlayan bir YILDIZ.
    1.yer Uzay taşı akik
    2.yer Kızıl Gök taşı yakut
    3.yer Mavi Gök taşı turkuaz
    4.yer Ay Börk taşı zümrüt
    5.yer İç Gök taşı inci
    6.yer Gündüz Aydın
    7.yer Dış Gök (ışık)
    Aranılan, toplanan taşlar 7 Gökten gelen taşlar mı?
    İnci balıklarının yıldızı 5.Gökte mi, Arş mı?
    7 gün 7 gece sırrı neden bir ormanda başlıyor? Kutsal, mübarek ağaç, hayat ağacı, sidretül münteha ile bağlantılı mı?
  • Ahmet SOYLU / 18 Ocak 2017 11:56

    16 Suhuf

    Kuranda Hz. Adem'e verilen 16 Suhuf ile ilgili bir bilgi veya işaret var mı?
  • (KA)lb (BE)yin / 18 Ocak 2017 03:53

    Gözlem

    38. ResiM: MEVLANA!
  • olcayto giray / 17 Ocak 2017 23:09

    36-44

    36. resimde amerikadaki hürriyet anıtının tacı yıkılıyor ve şehir küle dönüyor ayrıca resmin alt tarafındaki kentlerde yanıyor... gerçeği ALLAH bilir ama 44 deki resim sanki koordinatları verilen fiziki bir harita gibi, Allahualem... demem oki kalperen kardeşlerim vakit yakın ateşe girip yunus misali pişmek nasip eylesin Mevla...
  • alaca / 17 Ocak 2017 03:33

    Teşekkürler..

    Acaba bu bölümü hangi branşa uygulayarak okumak lazım. Fizik, kimya, biyoloji, coğrafya, tarih, tasavvuf altta yorumda bir arkadaşımız çok güzel bilgisayar dili kullanarak bir tefekkür yapmış. Aslında hangisi kullanılırsa kullanılsın her şey birbirinin aynısının farklı görünümleri olduğu anlaşılabilir. Bu da alemlerin aslında yapı olarak farklı olabilir fakat özde aynı sistem ile oluştukları anlaşılabilir. Esmalar alemleri oluştururken alemlerin yapısına göre göründükleri sonucu çıkabilir. Bu birleşmiş gezegenler sistemi olarak fiziki anlamda sistem gibi belirirken kıta olarak coğrafi olarak belirginleşir ve organ olarak vücutta biyolojik olarak boy gösterir. Okyay Ata’nın 7 gün 7 gece sırrını öğrenmek için geldiği yere kadar ki bölümlerde aslında oraya gelebilmek için bir çok yerinde geçilmesi gerektiği sonucu çıkabilir. Bu da 10’ları anlamamız için gereklidir. OK Atamızı bulan 10 lar bir noktada! OK Atamızdan önce vardılar demek ki. Bu noktada Kehf Suresi 51. Ayeti düşünmek gerekebilir. Okyay Atamız 7 Gün 7 Gece sırrına geldiğinde balıklardan bahsedildi ve maymuna dönüşten.. bunları tarihten görmek mümkün https://tr.wikipedia.org/wiki/Enki#/media/File:Copia_de_Enki.jpg ve sobek http://tr.depositphotos.com/6395142/stock-photo-wall-of-relief-of-the.html sembolleri okumak isteyenler bu Kopuz Ata’nın bölümünü çok iyi sindirmesi lazım. Çünkü bu sembollerin hikayeleri tek tek anlatıldı. Semingim İşiten gezegen http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5552 Kopuz Ata 2. Bölümde etraflıca anlatıldı. Dünyada ki insanların fiziki görünüşlerinin sadece iklim farklılıklarından değil o iklimlerin de neden farklı olduğu çok net anlatıldı. Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin 47. Hikmeti:
    “Birisini gebr ve birisini tersa, cühud eyledi
    Birisini mümin birisini kafir, yahudi eyledi
    Şeytanı dergahından kovulmuş eyledi
    Hangi sebepten eylediğini bilemezdim
    Od Ata Umu Gezegeninde yapılmış. Deruni Devlet kitabında Dünyaya Sinya diyorlardı acaba Semingim Gezegenine de Umu mu denmeye başlanmıştı. Duymak görmek sıra da bilmek mi var acaba? İnsanlık neyi oluşturuyor? Balıkları avlayanlar bugünde İnsan oluşturma projeleriyle aynı şekilde ruhları avlamaya çalışıyorlar. Gdo’yla kişileri mankurtlaştırmak ve tek düze ırklar oluşturma çabası yazıda ki gibi maymunlaşmaktan öteye geçmeyecektir. Bu bölüm gerçekten muhteşem olmuş Oktan Abi’ye sonsuz teşekkürler.. Yasin Murat kardeşimize de teşekkür ediyoruz harika bir çalışma yapmış matematiksel de okumayı çok güzel göstermiş
  • Omer A. / 17 Ocak 2017 00:43

    Madalyon

    Yine harika bir bolum yine harika bilgiler...Madalyon hakkinda takip edemedigim bir durum mu var?Asagidaki yorumlara bakinca birseyler kacirmis olabilecegimi dusundum cunku, yoksa madalyon siz de mi Oktan Baba :) , zaten AYUKATA nin OK YAY a ne demisti: "Seni ya obana ozan, ya yurduna bilge ya da bir kagana danisman yaparlar ya da kagan". Geriye kaganlik kaldi o zaman :) OD ATA ilerde tekrar ortaya cikarsa bircok gercegin aciga cikacagini dusunuyorum. Uzay ve baska medeniyetlere ilgili yeni bilgiler gercekten cok doyurucuydu. Bana biraz Star Wars filmlerinin basinda ekranda gozuken o sozun aslinda dogru oldugunu hatirlatiyor. "Uzun zaman once, cok cok uzak bir galakside" sozuyle baslar ve bir nevi dunya insanliginin aslinda filmin konusu olmadigini anlatirken uzun zaman once uzayda buyuk savaslarin olduguna da vurgu yapmis oluyor.
  • beklenen / 17 Ocak 2017 00:28

    Konuya ta en başından başlayarak düşüncelerimi yazmam gerek. Demircinin kitabı kavramı, demiri işlemeyi iyi bilen, demir işleme sanatı ve işleyenlerin ciddi bir kurumsallaşma içinde olduğunun kanıtıdır. Ahi ocakları türünden bir kurumsallaşma. Prens kavramı ise, bizim geçmişimizde olan bir kavram. Hala lider krallık veya padişahlık, yani kut kavramı üzerinden yürüyor demektir. Bu onların tekâmül açısından belli bir seviye ama olması gereken göre düşük bir seviye demektir. Dikkat edin tekâmül açısından dedim. Teknoloji falan değil. Oğuz atanın yerdeki bilgelerden biriyle evlenmesi kavramı, yerde de benzer bir kut kavramı ve bilgelik kavramı vardır. En azından tekâmül seviyeleri eşit durumda. Bilgenin kızıyla evlenmesi, bilgenin çevresinde olmasından kaynaklanır. Yzımda sanırım bir yanlışlık var. Boğayla güreşme yazı bir sayada 15 diğerinde 5. Hangisi doğru bilsek iyi olur. Ormandaki 7 gün 7 gece hikayesi ise, 16 prensin göklerle olan temasının devamlılığı demektir. Bunun anlamı şudur. Onlar öyle sandığımız gibi uzay gemisi ile falan gelmediler. Farklı gezegenlerde bile olsa gerek birbirlerini bile bilmeleri gerekse dünyadan haberleşmeleri, onların zaman ve mekana hakim olduklarını gösterir. Yani zamanda ve mekânda yolculuk yapabiliyorlar. Yerdeki bilgede bu yolculuk kapasitesinde olan biridir. 6 prenses yeryüzünün belirlenen noktaları derken kast edilen, insan gruplarının olduğu yerlerdir. 10 bilgeden alınan sır ise halifeliktir. Yani Allah şeytana izin verdiğinde şeytan hemen faaliyete geçmiştir. Allah bunun üzerine Salih olan insanlarla (10 prens) insanları şeytanın oyunlarına karşı korumak, onları Salih insanlar olarak yetiştirmek üzere görev almışlardır. Yani 6 prens bilgi ve tebliğ konusunda uzmandır.
    16 soy dendiğinde aslında arka planda çok daha geniş bir medeniyet, kültür birikiminin olduğunu bilmelisiniz. Eğer bu soylar her biri ayrı gezegenden geliyorsa, sadece gezegenlerinin şartlarına göre yaşıyorlar demektir. Bütün fizyolojik yapıları buna göre demektir. Dünya ise hepsinin yaşam bulabileceği bir yapıda, sanki özel tasarlanmış bir alan. 16 soyun kaynaşma alanı gibi duruyor. Bu aslında bilimin açıklayamadığı bu kadar farklı insan türleri nereden geliyor a güzel bir cevap. Ha o gezegenlerde nasıl bulunuyor derseniz o gezegen şartlarına göre milyonlarca yıllık bir evrim en mantıklı cevap gibi duruyor.
    Sonraki yazılardan aynen yıldız savaşları filmindeki koloniler savaşlarına benzer ifadeler var.
  • orkun akar / 16 Ocak 2017 20:42

    ok boynuz

    selam selam.OK oğretisini alanlar muhtelif ek isimlerle belirtilmis.Ok-uz Ok-on Ok-altı Ok-yay Ok-tan gibi..Oguz atanın 7 gun 7 gece betimlemesiyle ogrendigi ilimin son asaması ok boynuzun sırtına binmek ile kodlanmıs Allahualem.Ok Boynuz.Okboynuz da aynı Umay ananın sıgın-geyik donunda gorundugu gibi Ok boynuz da boga donuna girmis bir muberrar varlık Allahu alem.Yani bildigimiz sıradan boga degil.
    Zirkon cagı.Nano nukleer cag...Zirkonyum nukleer reaktorlerde nukleer plazmayı hapseden bir kılıf gorevi gormektedir.Bu kılıf teknolojısını kullanmayı bilenlerin cagı..Seytanın OD sırrı od bilgisi.Bu sır bilgi od ata-O dATA bilgisi od atada var ve ok yay a vermek icin bulustular.lain bu bilgiyi Musa as ın tabut us sekinesinde de oldugunu biliyordu.Yani Firavunun dolaylı olarak hukumranlık aracı olarak kulandıgı kranlıgının enerjisini sagladıgı ve kendisine ilahlık atfetigi gucun kaynagı..Mobil reaktor zirkonyum sandık icersinde kullanılabilir halde.Aynı reaktoru Nuh as ın gemisinin de enerjisini saglayan tennur da gormekteyiz.Firavunada o sandıgın ne oldugu bilgisi Zirkon gezegeninden gelen serliler sirk-Zirk kosanlar verdi.Bu gunku sirk -Zirk gosterileri o gunlerden bozularak gelen bilgilerle devam ettirilen gosterilermi acaba.SSSSST...blokajı nın antisi ZZZZZT .S harf rakam karsılıgı 5...S nin sekilsel bir nevi antisi Z..Sunuda ekleyelim arı-nahl nasıl ses cıkarır..Vızzzzz...Arı sesi demekki kotucul frekansları bloke eden rahmani bir mudahale Alahualem..İzmirdeki toplu arı olumleri burada dikate deger bir husustur.Ayrıca bilim adamları arıların yasamdaki onemini defalarca dile getirmislerdir.Yani erenler lugatından ZZZZZT EREN KOY..kumda oynasınlar oyunları erenlere sokmez.selametle..
  • Büdü / 15 Ocak 2017 22:18

    kopuz Ata

    her biri ötekinden daha heyecanlı ve harika resimlerle dolu. Kopuz Atayı da kitap olarak görmek istiyoruz.
  • Melih Kölük / 15 Ocak 2017 17:05

    Sistem ve Zaman

    ODATA kelimesini O ve DATA olarak ikiye ayırırsak; ODATA'nın data saklayıcı olarak kodlandığını görüyoruz. Ancak ben Odata'nın sadece data saklayan bir harddisk olmadığını düşünüyorum. Okyay ile girdiği diyaloglara bakılırsa Odata çağımızın çok ötesinde teknolojilerle donatılmış, öğrenebilen bir yapay zeka gibi görünüyor ki bu komutanımızın Türk Devleti oluşturulmaya çalışılan yapay zekanın antisini oluşturuyor söylemiyle örtüşüyor. Ayrıca ODATA kelimesini OD ve ATA olarak ikiye ayırırsak; karşımıza ateş ata kavramı çıkıyor. Cİnler dumansız ateşten yaratılmışlardır ve ömürleri çok uzundur. Bu anlamda şeytaniler cinleri uzun ömürlerine binaen uzun dönemlerin bilgisini almak için kullanmaktadırlar. Bu durumun antisi - çok daha gelişmiş şekliyle- Odata'da kodlanmış gibi görünüyor. Öncelikle cinler ne kadar uzun yaşarlarsa yaşasınlar sadece yaşadıkları dönem kadarıyla bilgi aktarımı yapabilmektedirler. Odata ise çok daha geniş dönemlerin bilgisini saklayabilmekte ve aktarabilmektedirler. İkincisi; cinler iradeli varlıklardır. Bilgi aktarımını doğru yapmayabilrler ve onlardan bilgi alınabilmesi için bir şekilde iradeleri ikna edilmeli ve manipüle edilmelidir. Odata ise doğrudan bilgi saklamak ve aktarmak için kodlanmıştır. Bu noktadan sonra zaman üzerinden bir takım çıkarımlar yapmaya çalışacağım. Bilimin kabul ettiği üç çeşit zaman oku vardır. Bunlar; kozmolojik zaman oku, termodinamik zaman oku ve psikolojik zaman okudur. Kozmolojik zaman oku; evrenin sürekli olarak genişlemesine bağlı olarak zamanın da sürekli olarak geçmişten geleceğe doğru aktığını belirtir. Termodinamik zaman oku; entropinin sürekli artışına bağlı olarak zamanın geçmişten geleceğe doğru aktığını belirtir. Psikolojik zaman oku ise insanların zamanı geçmişten geleceğe doğru akan bir mevhum olarak algıladıklarını belirtir. Bu üç zaman okunda da zaman geçmişten geleceğe doğru, tek yönlü ve lineer bir seyre sahiptir. Adeta zaman içinde insanın konumu bir karınca sürüsü içerisindeki karınca gibidir. Kaınca sürüde ilerlerken sadece arkasındaki karıncadan, kendisinden ve önündeki karıncadan haberdardır. Ancak karınca sürüden dışarı çıkarsa bütün karıncaları görebilir. Bunun gibi insan da Kopuz Ata'da daha önce bahsedilen sistemin dışına çıkarsa belki de zaman algısı da farklılaşacaktır. Bir an için zamanın lineer değil de döngüsel olduğunu düşünelim. Bu durumda gelecek ve geçmiş kavramları ortadan kalkacaktır. Önce ve sonra olmayacak, yaşanmış ve yaşanacak kavramları ortadan kalkacak, zaman hiyerarşik bir yapıdan arınarak sonsuz tek bir ana dönüşecektir. Bu durumda neden teknolojik gelişimin lineer bir seyir izlemediği de daha kolay anlaşılacaktır. Peki biz mi zamanın içinden geçiyoruz, yoksa zaman mı bizim üzerimizden geçiyor. Bana kalırsa zaman bizim üzerimizden geçiyor. Şimdi sistemi merkezde bir nokta olarak düşünelim. İnsanları da algı kapasitelerine göre sisteme çeşitli uzaklıklarda yer alan noktalar gibi düşünelim. Zamanı da bu noktaların üzerinden sistemi merkez alacak şekilde çizilmiş daireler gibi düşünelim. Merkeze daha uzak olan noktanın üzerinden çizilen dairenin çapı daha büyük olacaktır. Burada sistemin noktalarla temsil edilen insanları kendisine doğru çekmeye çalıştığını düşünürsek; sistemden uzaklaşıldıkça çekim kuvvetinin etkisi azalacak hız artacaktır. Dolayısıyla daha uzakta olan nokta aynı sürede daha fazla zamanın üzerinden geçmesiyle daha uzun bir zaman dilimini yaşayacaktır. Komutanım saygılar... Emrinizdeyim.
  • Cengiss / 15 Ocak 2017 16:39

    Sıradışı

    Benim düşünüp bulamadığım sorulara cevap niteliğinde olmuş. Karbonhidrat eksikliği zeka geriliğine neden olur çok doğru beyin nerdeyse ekmekle çalışır diyebiliriz evet yanlış olmadı ekmekle, yani ekmek gibi unlu yiyecekler ve diğer karbonhidrat barındıran sebzeler demek ki neymiş et, süt, yumurta, balık, tavuk etc. Proteinmiş balık karbonhidrat değilmiş. Zaten havada kalan çok nokta var diğeri de bu geri kalan topluluklar insansılar dünyanın çeşitli yerlerinde bulunabiliyor bu kısım çok oturmadı diyebilirim. Eğer yazım yayınlanırsa kafama takılan havada kalan diğer yerleri de yazarım.

    Yine de insanı düşünmeye iten ütopik biraz da bilim kurgu film ve yazılardan ( Tanrı'nın arabaları) taşıyan bir çalışma olmuş.
  • Gaye kangal / 15 Ocak 2017 16:06

    Kızılderili resmî devamı

    Daha doğrusu kızılderililer gibi toprağını silah karşısında ok ile koruyana barbar kırmızı dosyalarla ve takım elbise ile işgale gelene medeni denmekte şu yalan dünyada.
  • Gaye / 15 Ocak 2017 16:01

    Kızılderili resmî onaltıyıldız

    Mete bey verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Her toplumda ver kurtulcular varmış demekki. Bunun adına da uzlaşma diyorlar. Medeniyet diyorlar.
  • Zeliha Türk / 15 Ocak 2017 14:51

    Oktan Hocam, Erol Koldaşım Allah razı olsun sizden ve emeği geçenlerden.
    Gerçekler bir bir ortaya çıkıyor sayenizde.Kanımca bu sırlara vakıf olacak taraf, Rahmani yolda Başkörmeze karşı mücadele veren 16'lar olacaktır Allahualem.Çünkü karşı tarafın eline geçerse bütün insanlar, canlılar ve doğa zarar görecek, belki de düşünmek bile istemediğimiz dünyadaki yaşam alanı yok olacak. Ki zaten şu an hileyle, haramla, zülumle ellerinde bulundurdukları sistem ve şirketlerle savaşlar da çıkararak yeterince zarar veriyorlar.
    O toplanan taşlar YADA taşı rengine benziyor. Tabi başka renklerde de oluyor mu bilmiyorum.
    Yol uzun mücedele çetin. Yüce Rabbim bu bilgileri hakkıyla öğrenip, bu yolda layık olabilmeyi nasip etsin.
  • Özlem Genç / 15 Ocak 2017 14:07

    Dileğimdir ki

    Rabbim madalyonu taşıyanın yanında bizi yoldaş/koldaş eylesin..
  • TamER / 15 Ocak 2017 13:37

    Yasin Murat'a Teşekkürler

    Destekli anlatım ancak bu kadar olur. Bilgileri derleyen fikri zahmetiniz takdire şayan. Teşekkürler.
  • Selim Turan / 15 Ocak 2017 05:35

    ...

    Kamil Türk kalperenimizin mesajından hareketle ilk aklıma şu dizeler geldi...

    "Gerilir zorlu bir YAY, OK'u fırlatmak için..."

    Nihal Atsız'ın bu dizeleri bugünlerde zihinlerde yer etmiş durumda Dağ 2 filmi vesilesiyle...

    Habil Karaca kalperenimiz OD-ATA'nın Star Wars'taki C-3PO'ya ve dertli mümin kalperenimiz de Semingonluların suretlerinin Büyük Okyanus'taki Paskalya Adası heykellerine benzerliği konusuna benden önce değinmişler... İlgili kısımları okurken benim de ilk aklıma gelen şeyler onlardı...

    OK-TAN, "TAN" sabahın doğuşuna işaret...

    Uzun zamandır üzerinde düşünürüm... 1977'de uzaya fırlatılan Voyager 2'nin üzerindeki Altın Plak'ta 55 Farklı dilde ülkelerden selâmlama sesleri kaydedilmiş halde bulunuyor. Genelde uzaylılara karşı selamlar, iyi dilekler ve biz şu dili konuşan insanlar olarak diye başlayan yine selamlama ve iyi dilek cümleleri...

    Türkçe mesaj ise diğer tüm dillerden farklı olarak karşı taraftaki muhatabını tanıyormuşçasına kesin ve net bir cümle içeriyor...

    "Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayrolsun."

    Bu da plağa kaydedilmiş orijinal ses kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=TSbY-asoUD8

    "Sabah şerifleriniz hayrolsun." Yani "Günaydın" "Karanlık Zamanlar bitti" "Beklenen Vaktin Gelişi"ne işaret vb...

    Bu mesajın böyle manalara gelip gelemeyeceğini bilinçli bir şekilde bu uzay aracına bu cümlenin seslendirilerek verilip verilemeyeceğini düşünmüştüm. "OK-TAN" meselesi burada yorumlar kısmında bir kaç kere dile getirilince bunu bu konuyla bağlantısını kurarak ele almak istedim.

    Voyager 2 ise şu an azami 57.890 km/saat hız ile Güneş Sistemi'ni terk edip Yıldızlarası uzaya geçme sürecinde Dünya'dan 17 Milyar Kilometre uzakta ilerlemeye devam ediyor.

    Derûni Baba'ya ve Tüm Kalperenlere Selâmlar...
  • mete / 15 Ocak 2017 05:27

    Gaye Hanım 4 köşe konusu

    O genç Kızılderili, ne yazık ki Gökleyen Jeronimo'yu ABD adına yakalayan genç 300 izci Kızılderilinin lideridir... o sözde "medeniyet" kizilderililer izin verdikleri için kurulmuştur
  • Gaye / 14 Ocak 2017 16:30

    Takkedeki yıldız

    Takkedeki yıldız niye dört köşeli ve Zülkarneyn başlığını andıran kızılderili reisinin başlığındaki ile aynı mı? Ve dört ana yönü mü işaret ediyor?http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=4867 Emaneti okuyabilecek kimse çıktı mı?
  • dertli mümin / 14 Ocak 2017 15:04

    düşündükçe aklımıza gelenler

    33 ve 34 sayfalardaki uzaylı resimleri bana paskalya adasındaki moai heykellerini anımsattı benziyo sanki bide denizin ortasında o adada devasa taşlar nasıl taşındı şekillendi vb. bugün bile halen anlaşılamamış bir gizemdir acaba bu uzaylıların teknolojisi sayesinde mi yapılabildi ? insanların maksadı saygı veya tapınma mıydı ? birde 50.ci sayfa bana ada (eski zamanlarda balıkçılık ) ülkesi ingiltereyi hatırlatıyor üstte sanki stonehenge benzeri taş yapılar altta kraliçeye benzer bir şahıs çizim vs. ingiltere bu işin neresinde ? düşünmeye araştırmaya devam
  • eser sertkaya / 14 Ocak 2017 12:38

    nerden geldik

    şimdi biz uzaydan mı geldik.?
  • hasan / 14 Ocak 2017 12:13

    En çok dikkatimi çeken konu:Bu halk yeterli şekilde et yemediği için,zeka geriliği oluştu.Şuanki halkın durumu,millet karnını doyuramıyor ki,et yiyebilsin ve durumumuz ortada.
  • Gökhan / 14 Ocak 2017 10:41

    Kız kulesi

    31 nolu resim;
    Ağacın altındaki bölüm, Atatürk ve Selanik teki ev olabilir mi?
  • A.Necdet Korutürk / 14 Ocak 2017 09:17

    müthiş bilgiler

    cumartesi yasağını maymunlaşan insan konusunu bilimsel ilimsel bu kadar tatmin edici anlatan ne bir alim nede bir yazı gördüm,yıllarca kafamı kurcalıyordu Allah razı olsun oktan bey.
    Birde sizlerle nasıl tanışabilir sohbetlerinizde bulunabiliriz?
  • Habil Karaca / 14 Ocak 2017 03:10

    Od Ata

    Ben Od atayı star wars filmindeki sarı robot droiddeC-3PO ya benzettimfilmde herşey bu rabata danışılıyor bütün bilgisayarları kullanıyor uçan geminin bilgisi herşey onda
    Selamlar
  • Hüseyin Bulduk / 14 Ocak 2017 02:23

    Sultanım

    Bizleri yeni bir hayret deryasına gark ettiniz sultanım. Anlayanlardan, idrak edenlerden olma duasıyla, hasretle ellerinizden öperim.
    TENGRİ BİZ MENEN
  • aslıhan / 14 Ocak 2017 01:46

    Hamdi Cenk Düzgit gönülden katılıyorum

    Haklısın bu bilgiler çok derinlerden boyutlardan tarihten ötelerden gelme.Böyle bilgeler kurgulanmaya kalkılsa imkansız.üstelik aklımıza ışık katıyor içimizde birşeyler oynatıyor hatırlatıyor sanki kımıldatıyor ,ismini koyamadığım tanımlayamadığım bir huzur ışık umut heyecan bir şeyler oluyor içimizde,bu bilgiler sıradan olamaz tıpkı anlatan gibi.
    Türkün büyüklüğü anlaşıldıkça tüm olumsuzluklara karşı aşağılık kompleksi büyüsü bozuluyor.
    OK TAN BİLGE OK YAR OLDUN BİZE.
  • Nihal Kaya / 14 Ocak 2017 01:45

    "OK boynuz OK UZ un önünde YER e eğilmiş Okuzu kendine efendi seçmiş Okuzun sırtına binmesine izin vermişti."
    Boğanın sırtına binme ondan üstün gelme hadisesi ; Peygamber efendimizin hadisi şeriflerinden “Dünya Sevr (Öküz) Ve Hut’un (Balık) Üzerindedir” alakalı olabilir mi..

    16 gezegenin herbirinin koşullarına uyum sağlamış kişilerin fiziki ve psikolojik farklılıkları ,Yine herbiri başka gezegen den gelen hayvanların da vücut yapılarında ki göz şekli,rengi,fiziki yapıları geldikleri gezegen hakkında ip ucu verebilir.Devenin çöl ve sıcak iklime dayanıklı fiziki yapısı,kum tepelerini andıran hörgüçleri çöl iklimi olan gezegenden geldiğinin bir kanıtı mı, beyaz kutup ayıları ve kürkleri ,su gezegeninden gelen balık nesli vs..

    Atalarının izleri üzere giden OK YAY yın az gidip UZ gitmesi : az gitme ama aynı zamanda uzak yere gidebilme mekanın ayaklarının altından kayması ,evrenin belli koordinat noktalarından kısa yolla varması olabilir.



  • dertli mümin / 14 Ocak 2017 00:21

    muazzam bilgiler sırlar işaretler alametler

    eski-mo dogonlar mu nun hakikati vb. artık biraz biraz kafamızdaki sorulara yanıtlar geliyor ALLAHA şükürler olsun bir düşünelim arkadaşlar OD ATA yapıldığı yüksek teknoloji gezegeni mudan bilgiler taşıyor bazı gezegenlere uğruyorlar tabi ki oralardan da bilgiler almıştır binlerce yıldır dünyada ses kaydı yapıyor (görüntü yalnızca bulunabildiği ortamdan mı yoksa yine bütün dünyada yaşanılanların görüntüsü mü ? ) savaşlar liderlerin belkide peygamberlerin nice erenlerin sesleri konuşmaları sohbetleri belkide görüntüleri offf offf nasıl bir imkan nimettir akıl havsala almıyor !!!! vereceği teknoloji belkide bize türklere bir altın çağ yaşatacak !!! hadislerde geçen islamiyetin müslümanların altın çağıyla bağı var mıdır acaba ? (aklıma jim carrey nin maske filmi geldi maskeyi takınca farklı özellikler bilgiler kazanması SARI renkte giyinmesi vb. ) bu robotu o ormanı nasıl bulucaz ? oktan babanın malzeme bilimi sohbetinde yok olmayan o muazzam cevheri ısrarla niye sorduğu şimdi anlaşıldı :)) ben ümitliyim bekir abinin dediği gibi rövanş yaklaşıyor birşeylerin zamanı gelmese bu bilgiler açıklanmazdı ALLAHUALEM emeği geçenlerden ALLAH razı olsun bizede bu yolda mevla şehitlik nasib etsin
  • Murat Ç. / 13 Ocak 2017 23:25

    ...

    37. Resimin altındaki yazıdan anlaşılıyor ki çağımıza büyük önemli bir kişi geliyor inşaAllah.
  • Yusuf / 13 Ocak 2017 21:19

    Yine bizi şaşirttiniz!! Allah sizden razi olsun oktan hocam
  • Murat Karaerkek / 13 Ocak 2017 20:56

    ANADOLU RUHU AYAĞA KALKIYOR....

    Her satırı o kadar açık açık açık açık yazılmış ki insan anlatmaya nerden nasıl başlayacağını şaşırıyor resmen ilim denizinde yüzüyoruz kulaç atıyor ama yorulmuyoruz heyecanımız zirvede ufkumuz gönlümüz resmen o günlere gidip geldi….

    İçimizdeki ruh resmen uyandı şaha kalktı durduramıyoruz…

    Ne kadar şükür etsek az inşallah bu bilgilerin hakkını verenlerden oluruz….

    Şeytaniler deccal dokuz doğurmaya başlamışlardır he he he he ………….

    Artık bize koşmak düşer…

    Haber salınsın dört bir yana ateşler yakılsın, davullar çalınsın, kuşlar yuvadan çıksın, Ankalar Kafdağı’ndan, gökbörüler tanrı dağından insin…

    Uzak ufuklara susamış atlar hazırlansın kılıçlar kınından çıksın, Kalperenler meydana gelsin el ele omuz omuza
    huuu zikirleri çekilsin…

    Mavi Gök’e kızıl Gök’e bayraklar çekilsin ….
    Yedi devlet birleşsin turan birliği ilan edilsin…

    Hey hak ordumuz değil ne ordularımız varmışşşş….

    Allahtan OKtan Keleş var ellerinizden hürmetle öpüyorum ahirzaman paşam….
  • yasin murat / 13 Ocak 2017 20:20

    OKYAY ve 19

    Kopuz Ata 3’te belirtilen ODATA isimli Türk’lerin icat ettiği ileri seviye robot, bilgi teknolojisindeki güce atıf yapmakta; bu bağlamda bu bakış açısı ile Kopuz Ata serisinin en başındaki sistem vurgusundan itibaren bir değerlendirme yapılabilir:

    Turan Bey’in ‘sistemin başında kim var?’ sorusuna, kelimenin kendisinden başladığımızda ilginç bir sonuç ortaya çıkmakta: Sistem, system veya systema; tüm çevirilerini sesle telaffuz ettiğimizde t harfi dahil bu kısma kadar olan kısmı fonetik olarak ‘ssssst’ şeklindedir. Hatta ‘ssssst’ kelimesini telaffuz ettiğimizde de yan yana iki sesssiz harfi çıkarırken insan zorlanacağından kendiliğinden bir i harfi ile ara doldurularak ‘sssisst’ şeklinde bir fonetik yakalanır. Dolayısıyla sistem kelimesinin başı ‘ssssst’ fonetiği ile şeytanın kendi sesi ise, sistemsel yapının başında da şeytanın kendisi mi vardır?.. Bu soruyu, günümüzün en büyük ve güçlü sistemsel yapılarından birini, dijital sistemleri özet bir şekilde inceleyerek irdeleyeceğiz:

    Dijital sistemlerde sayıların hakimiyeti vardır. Her türlü veri -harf, kelime, yazı, müzik, resim, video,vs.- bilgisayarların elektronik devrelerinde ‘2’lik sayı sistemine çevrilerek hayat bulur. Neden 2lik sayı sistemi de 3lük, 4lük, 5lik,vs. değil? Çünkü aslında 2lik sayı sistemini bilgisayar bir sayı sistemi olarak değil, sadece iki durumun 1 ve 0’ın olduğu var/yok mantalitesi ile algılar. Bilgisayarın elektronik sistemine indiğimizde milyonlarca mikroelektronik devreden birini seçip 1 değeri verdiğimizde, o elektrik devresinde voltaj var demektir. 0 değeri verdiğimizde ise o elektrik devresinde voltaj yok demektir. Yani var manasına gelen 1 değeri, voltaj var; yok manasındaki 0 değeri ise voltaj yok demektir. Bu voltajın değeri de +5 Volt’tur...

    Bir Meczubun Rüyası 4: Asa kitabının 80.sayfasında Komutanımız, ‘5 rakamı tıpkı S harfi gibi Kabala’da yılanı temsil eder. S – 5’ açıklamasını yapmıştır. Harfler dünyasında şeytan s harfiyle yaşarken, rakamlar dünyasında da 5 rakamıyla yaşamaktadır. Dijital elektroniğin kalbi olan 1 değerinin, elektronik manada 5 volt değer taşıması acaba tesadüf müdür?..

    Peki bizim bilgisayarda yazdığımız harfler, kelimeler, yazılar; bilgisayarın elektronik devrelerinde nasıl birlere ve sıfırlara dönüşmektedir? 0 veya 1 değerlerinin her birine bir ‘bit’ denmektedir. 8 adet bit, 1 byte’ı oluşturur. 1024 adet byte 1 kilobyte’ı (KB); 1024 adet kilobyte 1 megabyte’ı (MB); 1024 adet megabyte da 1 gigabyte’ı (GB) oluşturur ve bu şekilde bu sistem devam eder.

    Kopuz Ata’da belirtilen şeytanın tıslaması ‘ssssst’ şeklindedir. Dikkat edilirse 5 adet s vardır… Ve iki çeşit harften oluşmaktadır: ‘s’ ve ‘t’ harflerinden. Bu harfleri bilgisayar nasıl görmektedir? Her harfi bir byte (8 bit) olarak algılar ve s ve t harflerini ikilik sayı sistemine göre algılayışı şu şekildedir:

    s = 01110011
    t = 01110100

    s harfinde 8 bitin 5 biti aktiftir yani 8 bitlik mikroelektronik devrenin 5 bitinde 5’er volt elektrik vardır.

    t harfinde ise 8 bitin 4 biti aktiftir.

    Toplam 16 bit içinde 9 adet aktif bit vardır; yani 16’lık bir haznede 9 haznede 5’er volt elektrik vardır. Burda 9/16 kavramı karşımıza çıkmaktadır…

    9 adet 5 volt ise 45 volt eder. 45 sayısı ilginç bir sayıdır; zira tüm 9 rakamın toplamı da 45’tir… 1+2+3+4+5+6+7+8+9 = 45

    45 sayısı, yahudi ebcedi olarak da bilinen gematria’da Hz.Adem’in, yani ilk insanın sayı değeridir. Gematria’da sayı değeri 45 olan diğer bazı isimler ise ‘Kabbalah’, ‘DNA’ ve ‘Shakespeare’ olarak sıralanabilir…

    ‘systema’ kelimesini, ikilik sayı sisteminde bilgisayar şu şekilde algılamaktadır:

    systema = 01110011 01111001 01110011 01110100 01100101 01101101 01100001

    1’lerin toplamı: 5 + 5 + 5 + 4 + 4 + 5 + 3 = 31

    31 sayısı, bir asal sayıdır ama özel bir asal sayıdır. 31 sayısı, bir Mersenne asal sayısıdır. Herhangi bir tam sayı için, o tamsayının Mersenne asal sayısı, Mn = 2n − 1 kuralını izler. Bu durumda 31 sayısını oluşturan formül: 31 = 25 − 1 = 32 – 1’dir. Burda da 5 sayısı karşımıza çıkmaktadır. Mersenne asal sayısı hesabında değişken değere 5 verdiğimizde 31 asal sayısı elde edilmektedir.

    31 sayısı, bir mükemmel sayı olan 496 sayısı ile de ilintilidir. Matematikte mükemmel sayı formülasyonu: ‘Eğer 2p−1 bir asal sayı ise, o zaman (2p−1) . 2P−1 değeri bir mükemmel sayıdır’ şeklindedir. Mükemmel sayıları, tarihte ortaya koyan Öklid’dir. 31 asal sayısını ortaya çıkaran 2p−1 formülündeki p değişkeni 5’tir. Bunu mükemmel sayı formülasyonuna koyduğumuzda ortaya çıkan mükemmel sayı ise (2p−1) . 2P−1 = (25−1) . 25−1 = (32 – 1) . 24 = 31 . 16 = 496 sonucunu vermektedir.

    Bir mükemmel sayı, tüm bölenlerinin toplamına eşittir. 496 = 1+2+4+8+16+31+62+124+248. 496 mükemmel sayısının 9 adet böleni vardır… Ve 9 adet bölenin merkez böleni, 5. bölen olan 16 sayısıdır… Tüm mükemmel sayılar, üçgensel sayılardır:

    31 asal sayısından türeyen 496 mükemmel sayısı, üç köşesinde 31’er adet daire bulunan ve toplam 496 daireden oluşan bir üçgen ile tanımlanabilir. İbranice’de Elohim, Tanrılar demektir ve tekil hali ‘El’dir ( ), sayı değeri ise 31’dir.

    496 mükemmel sayısının bölenlerine ayrılmış şekli, 496 = 1+2+4+8+16+31+62+124+248 idi.

    496 sayısının bölenlerinin rakamlarını saydığımızda ise:

    1 + 2 + 4 + 8 + (1+6) + (3+1) + (6+2) + (1+2+4) + (2+4+8) = 55 sayısı elde ediliyor.

    496, mükemmel sayıların 3.südür. 496 birimlik üçgenin üç kenarını merkezleyecek şekilde 55’er birimlik üçgenler eklendiğinde 496 + (3 x 55) = 661 birimlik Davud Yıldızı elde edilmektedir.

    496, ayrıca İbranice ‘Malchut’ kelimesinin de sayısal değeridir. Malchut, Kabala’daki 10. ve son katmandır, böylece tüm katmanlar en sonda mükemmel bir sayı ile tamamlanmaktadırlar. Malchut, krallık anlamına gelmektedir. Kelimenin diğer yazılışları: Malkuth, Malchus, Shekhinah şeklindedir. Shekhinah kelimesinin Arapça’daki benzeri ise Sakina’dir.

    Kur’an’da, Bakara 248. ayette Sekine Sandığı geçmektedir.

    Dijital elektronik sistemleri kimlerin kurduğu ve başında kimler olduğu bu açıklamalarla belki bir nebze ortaya çıkarılabilir. Şimdi de yine dijital elektronikteki yani bilgi çağının merkezindeki aynı matematiksel yöntemlerle Kopuz Ata 3’teki OKYAY’ı inceleyeceğiz:

    OKYAY kelimesini bilgisayar şu şekilde görür:

    01001111 01001011 01011001 01000001 01011001

    Toplam 40 bitin 5 + 4 + 4 + 2 + 4 = 19 biti aktiftir.

    19 sayısı, bilindiği üzere birçok önemli hususa işaret etmektedir: Besmele, 19 harftir. Kur'an'ın 74. suresi olan ve bürünen, gizlenen demek olan Müdessir Suresi’nin 30. ayetinde “Üzerinde on dokuz vardır.” şeklinde geçer. Takip eden 31. ayette ise bekçi meleklerinin sayısı olarak, inkar edenler için bir imtihan, kitap verilenlerin şüphelerini gidermesi, inananların imanlarını arttırması için işaret edildiği belirtilir. Ayrıca kalplerinde hastalık bulunanlar da 'Bu örnekle ne demek istendi?' demeleri için bir işaret olduğu belirtilir.

    Gazi Paşa’mızın hayatında da 19 sayısı önemli bir yer tutmuştur: Mustafa Kemal Atatürk, 19 harften oluşur. Doğum ve ölüm yılları 19’un katıdır. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmış ve bu tarihten 19 yıl sonra vefat etmiştir. Türk gençliğine hitabesi toplam 19 cümledir. "Ne Mutlu Türküm Diyene" ile "İstikbal Göklerdedir" sözleri 19’ar harften oluşmaktadır.

    19 sayısı da asal bir sayıdır. Asal sayı listesinde OKYAY’ın işaret ettiği 19 asal sayısı 8. (Octon…), şeytani sistemin ibaresi olan systema’nın işaret ettiği 31 asal sayısı ise 11. (11 Eylül, 9/11…) sıradadır:

    2, 3, 5, 7, 11, 13, 17, 19, 23, 29, 31, 37, 41, 43, …

    Kabala’da 10 basamak vardır. 10. ve en üst basamağa işaret eden Malchut kelimesine karşılık gelen 496 sayısını daha önce irdelemiştik. 11. basamak ise şeytanı temsil eder. Eğer 9. basamaktan 11. basamağa atlanırsa o zaman Tanrı’yı yenmiş, Tanrı’nın gizemlerini çözüp bu gizemlerle yeniden hayata başlayarak adeta Tanrı’laşmış bir durum ortaya çıkması söz konusudur. Dijital elektronikle yakından ilgili olan yapay zeka ve singularity çalışmalarının da Tanrı’ya meydan okuyarak bu durumla paralellik taşıdığı aşikar değil midir?…

    Gazi Paşa’ya 19 kodunu verenler, Ahir Zaman Paşa’sına da mı 19 kodunu vermiştir?..

    Komutanıma Saygılarımla
  • Murat Birkent / 13 Ocak 2017 18:47

    Oguz Khan

    BEN SANA KURBAN OLAYIM CANIM OKTAN HOCAM...
    ALLAH bizlere bu yolda düsmana agir zayiat verdirip sehitlik nasip etsin insallah.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 13 Ocak 2017 17:31

    ANNEDEN GEÇEN SOY

    Anneden kendini bir millete aidiat gösteren yahudilerin erkekleri balık yasağına uymayınca soyları kesildiği ve soylarının kalan kadınları ile diğer ırkların birleşiminden devamını açıklayan en net bilgi
    ayette geçen kavim yahudilerdi. lanetlenmişlerdi
    kopuz ata 3 te bunların ticarette iyi oldukları anlatılıyor
    buna istinaden bu günde ticarette bu kavim bilindiği üzere ticari zekası ile tacirlikleriyle ünlüdür. Burada anlatılanlar Kuran ile örtüşüyor ve bilinmeyen sanılan bir çok şey oysa kayıt altında
    bu ezikliklerini örtmek içinde dünyada fesat çıkarıyorlar.
    Zaman yaklaşmıştır ve kaçınılmaz rövanş yaklaşmaktadır. Kadim Türk öğretisi ve atalar bilgisi YOLUMUZU AÇACAKTIR.
    Kayıp, yitik hazine olan İLİM inşallah bu ahir zaman da elimizededir.
    "Katımızdan ilim verdiğimiz KULLAR." Ayeti aşikar olmaktadır.
    Her gün her an düşünmek tefekkür etmek gerekiyor yeni açılımlar peş peşe aklıma zaman zaman hücum ediyor.
    Anlatamazsam da idrakimde bir şeyler çıkmayı bekliyor. Sadece küçük bir dokunuş yeterli oluyor.
    Birbirimizi tamamlayan biz kalperenler bu konuları aramızda sürekli konuşup tefekkür edip yeni şeyleri hatırlayacağımıza inanıyorum.
    Dokunuşu yapan YİĞİT, BİLGE Sultanıma selam olsun...
  • Kamil Türk / 13 Ocak 2017 16:32

    Bazı taşlar yerine oturuyor.Bu madalyon mevzusu 2 aydır kafama takılıyordu ama pek cevap bulamıyordum.Bu bölümü okuyunca sanki bana yazılmış gibi hissettim.Ne kutlu sırlardır bunlar.Yazan var ki yayınlanıyor,nasibimiz var ki okuyabiliyoruz.2017 de zaman dahada hızlı akmaya başladı.Kutlu vakitler yaklaştıkça zaman hızlanıyor.Ok-yay dan çıktı.

    Oktan ağabeyim varolun.Allah razı olsun.
    Selam Olsun Oğuzkağan torunlarına.
  • Abdulvahap Ünalmışer / 13 Ocak 2017 15:55

    Adamın Ham Maddesi = OKTAN KELEŞ

    Satırlar deryasında gözyaşlarımı tutamadım...
    Resimlere aşikar oldum...
    Hele 39. resim yok mu? Damlalar aktı, aldı götürdü beni...

    Yaşa var ol Pirim.
  • Hasan Kayacan / 13 Ocak 2017 15:32

    Neandertal sırrı

    Evet artık neandertaller konusu sırrıda açıklanmış oldu
    ''Tükenince bu balıkların besin maddesindeki bulunan maddeye bağımlı ve mecbur olan bu halk, bu madde ile beslenemediğinden çok kısa sürede zeka geriliğine uğradı. Öyleki onlardan doğanlar, dağda zekasız suretleri vücut yapıları değişmiş birer maymunu andırıyordu.Bunlardan doğanlar artık ayrı bir kavim olmuştu.İnsansı fakat maymuna benzeyen yaratıklara benzemişlerdi ve birde kısır kalmış nesilleri sınırlandırılmıştı, üreyememişti.''
    Allah razı olsun, ilminizi ve ilmimizi artırsın Ok-tan Hocam.
  • burak / 13 Ocak 2017 15:18

    48.resim

    48.resimde ağacın altındaki silüet atatürkün sakarya meydan muharebesindeki kar üzerinde yattığı resmini anımsattı bana ...Allah yardımcımız olsun
  • Ahmet SOYLU / 13 Ocak 2017 15:04

    16 Buyruk, 16 Emanetçi

    16 sayısının ilk kaynağını öğrenmekte nasip oldu, şükürler olsun.
  • Orkun akar / 13 Ocak 2017 14:56

    Kutlu sırlı bilgiler

    Selam selam.Muhterem buyugumuz,kiymetlimiz,pirimiz yine ufuklarimiza ışık oldu.Burdakiler ne kutlu ne muthis bilgilerdir ki bize acan Oktanımızdan Allah cc razi olsun....Bu bilgiler isiginda şu fikirler zuhur etti zihnimde;
    OK Kelimesi ve sonrasinda yer alan diger kelime ve butunlesik olarak ifade isaret ettigi kavram.OK_UZ,OK_ON,OK_ALTI(6Tigin den)OK_TAN.....

    OK:16 lar bilgisi,Ok gibi dosdogru giden,hedefi her daim 12 den vuran kesin,dogru,hakk bilgiler ogretiler.
    OK ... noktali alana gelen ek tanimlama,bu ogretinin hangi kismiyla/yontemiyle/amaciyla iş gorecek kişiyi/kişileri ifade ediyor! OK_UZ,OK_ON,OK_ALTI,OK_YAY,OK_TAN.....
    Bu ogretiyi Oğuz ata cocukken 7 gun 7 gece ormanda kayboldu diyerek betimlenen sekilde aldi....Ardindan On kisi bunlardan da kalan altı kişi....Alti kisiyle devam etmis olan 7 gun 7 gece koduyla kodlanmis bilgi OK_YAY a ulasinca o da ayni atasi oguz gibi ayni yoldan giderek duymakla kalmayip birebir tecrube edecek gibi Allahualem....

    Bu 7 gun,7 gece koduna bakmaya calistim,

    OK[UZ;ON;ALTI,YAY,TAN]~~~ 7Gün/7Gece

    Gün 24 saat.Gün ve gece ifadesini günün iki tarafi gibi dusunup 12 şer saat olarak alirsak,

    Gün: 7*12=84

    Gece:12*7=84

    84+84=168

    168 sayisi herseyi veriyor.16 / 8

    16 Ok öğretisi. 8 Bu sırrın son hamili,ulusu olan kişi.

    Latince 8 Octan demek...Bu isaretleri gosteren Rabbime hamdolsun.

    İkinci kisimda,Semingim,semingon a baktim.

    Semi:İşiten gim:gim/gimin/kaman Bu gezegenden yayilan frekans bilgileri işitebilme kudretinde olan kişi.Od ataya da bu bilgilerin işlendiği gezegen.

    Elegecirilince adı semingon olmuş.

    Semi:işiten. gom:gnom/gnome Genomos tan turetilmistir.Yerin icinde yasayan acaip teknikler bilen cüceler.

    Od atayi gnome olarak taklit etmişler...Yer cuce cini de denir.Cüce Dennis i bir daha dusunmeli....

    Kiymetli hocam Rabbim ilminizi arttirsin.Huzurunuz da bir alp iniz olarak yere diz vurup baş kesiyorum....Buyruk Okuz kaganimizindir....
  • Murat Efe / 13 Ocak 2017 14:30

    Maşallah

    Güzel bilgilerle ufkumuzu açtınız devamını dört gözle bekliyoruz. Resimdeki ufo İzmir Tire'ye düşen UFO'ya çok benzerlik içeriyor. FBI talepte bulunmuştu Türk hükümeti ufo dosyalarını bizimle paylaşsın diye
  • İbrahim K. / 13 Ocak 2017 14:05

    Ok-Tan

    Peki bu çağda ortaya çıkmış Ok-Tan kim? Alnındaki kayı boyu işareti neyi simgeliyor?
  • Nihal Kaya / 13 Ocak 2017 13:04

    Allah Allah.. nefesimizi tutarak okuduğumuz şok edici yeni bölüm hepimizin feyzini arttırsın inşAllah..

    ON’LAR >> OK UZ çocuğu bulan ON kişi ON lar diye anılacaktı.. Tamgalı Say”daki 35 bin yıllık kaya defterlerinde, iki adam ve baş bölgesinde güneşle simgelenen motif ve içinde ki on benek acaba ON Tigin ve bu noktaların baş bölgesinde olmasından dolayı taşıdığı hafıza bilgilerini mi ifade ediyordu. Yine aynı resimde parsın kutsanmasını görmekteyiz. https://uqusturk.files.wordpress.com/2011/08/kadirparlak_2907831073.jpg
    .https://onturk.files.wordpress.com/2011/03/gc3bcnec59fadam.jpg

    KAZIM MİRŞAN’IN araştırmalırından : ON, “KOZMOS, kozmos kişisi” demektir. Ya KUBBE şeklinde, ya da ON nokta, 10 benek, 10 tüy, veya 10 aynı cinsten figürle gösterilir.... ANADOLU’da bulunan HİTİT kurslarının üzerindeki ON GEYİK, ON FİGÜR de ON tamğasına işarettir.
    GREK mitolojisinde geçen DAKTİLLER (Dactyiles) demircidirler. Nereden geldikleri konusunda çeşitli rivayet vardır. FRİGYA’daki İDA DAĞI’ndan (yani bizim EDREMİT’teki KAZ DAĞI), veya GİRİT’teki İDA DAĞI’ndan geldikleri öne sürülür. Bunlar ON KİŞİ’dirler… DAKTİL parmak demek olduğuna, ve iki elde ON parmak olduğuna göre, DAKTİLLER bu açıdan ON KON kelimesi, aynı zamanda bir kısım PROTO-TÜRKLER’in kendileri için kullandığı addır. Tıpkı bizim şimdi kendimize ÂDEMOĞLU dediğimiz gibi, onlar da kendilerine ON = KOZMOS KİŞİSİ derlerdi. Diğer bir kısım PROTO-TÜRKLER de OK = YERYÜZÜ KİŞİSİ adını almışlardı. Ama kullandıkları semboller hep aynı idi. ORTA ASYA’da kurulan TÜRK devletinin adı ON-OYUL, daha sonra İSVİÇRE merkez olmak üzere AVRUPA’da kurulan devletin adı da ON-OYUNG idi.
    ON kelimesi, zamanımıza anlamını kaybederek, sadece ON sayısını ifade etmek suretiyle yansımıştır. Ancak ANADOLU’da ON tamgaları halılarda, kilimlerde, çeşitli eşya ve süslerde varlığını devam ettirir.
    Araştırmaya ve düşünmeye devam inşallah sultanımızın himmetiyle...
  • BÜYÜK YÜCE TÜRK / 13 Ocak 2017 12:25

    BÜYÜK YÜCE TÜRK

    eline saglık hakira bir yazı hocam sevgiyle kalın
  • zekhan / 13 Ocak 2017 11:58

    OK-TAN

    Tesla'nın Kara Şovelyesi ve/veya Güvercini daha bi anlamlı oldu şimdi.
    Yada Ergün Arıkdal gibilerin bilgi akışını aldığını iddia ettiği varlıklar daha bi gerçekçi.
    Tasavvufta var bu bilgi akışı, Kuran da da görebilirsiniz.
    Şimdi de TÜRK OĞUZ töresinde bulduk şükür.
    Buluşturan OK tan getiren OKTAN dan Allah razı olsun.
    Onların Kara Şovelyeleri varsa bizimde OD-ATA mız var Şükür.
    Soru şu: Ne kadar layık olabileceğiz. Ne kadar anlayabileceğiz. Sırlara ulaşmak için ne kadar gezeceğiz.
    İlim için Çine gidenle Sır için Kara ormana giren olabilmek kime nasip olacak.?

    Sen tüm Kalperen kardeşlerimi onlardan eyle Ya Rab. ....
  • c.d / 13 Ocak 2017 11:30

    Abi ellerinize sağlık. Birdaha ki yeni bölüm ne zaman cıkacak???
  • Selim / 13 Ocak 2017 10:18

    Od ata

    Kiev astronotu diye adlandırılan bu eski buluntu Od Ata olabilir mi?
    http://www.uyanangenclik.com/index.php?topic=33644.0

    http://ancientufo.org/2016/06/real-ancient-astronaut-truth-kiev-idol/
  • Hamdi Cenk Düzgit / 13 Ocak 2017 09:09

    Ufuk ötesi bir görüş kabiliyeti bu.Çağlar boyutlar yerler ötesinden gelmiş bu bilgiler.Ve inanıyorum ki; Oktan Ağabeyim , sırlar açılmaya başladığına göre , o kutlu çağa yaklaşıyoruz demektir.
  • Ömer Faruk Gümüşer / 13 Ocak 2017 09:08

    Kopuz Atam

    Allah'a şükürler olsun. Bugün en güzel cuma haberi gene derya deniz bilgilerden nasibimizce Allah almak tefekkür etmek nasip etsin.
  • şizofren / 13 Ocak 2017 09:03

    Muazzam

    İnsan ne diyeceğini bilemiyor Deruni Babam.
    Allah Sizlerden Ve Dahi Tüm Erenlerden Razı Olsun Bizlere Atalarımızı Tanıtıp Daha Büyük İşler Başaracak Kudretin Damarlarımızdaki Asil Kanda Olduğunu Bir Kez Daha Hatırlattığınız İçin.
    Allah İlminizi Arttırsın.
    Bizlere De Bu Öğrendiklerimizin Hakkını Verebilmeyi Nasib Etsin.
    Ellerinizden Hasretle Ve Saygıyla Öpüyorum...
  • BEKİR ÖZTÜRK / 13 Ocak 2017 08:57

    lk emir OKU

    Bu anlatılanlar ışığın da acaba diyorum. Kuranın ilk emri; "OKU" Bir manada OK'U Tanı, bil, anla, öğren de olabilirmi? Allahualem!...
  • BEKİR ÖZTÜRK / 13 Ocak 2017 08:52

    sırlar açılıyor

    resimlerin birinde dikili taşlar dolmenler var.
    bu bölümden şunu anlıyoruz. bu güne kadar açıklanamayan büyük mabedlerin nasıl ve kimler tarafından yapıldığı aşikar oldu.
    kuran ile paralel cumartesi yasağı anaşılıyor
    resimdeki OK YAY madalyonu kimde anlıyoruz.
    Yeni OĞ UZ kaan yakında herkesce bilinecektir.
    Ne büyük ne değerli güzel bilgiler ve müjdeler. Selam olsun verene verenlere...
    kADİM ÖĞRETİLER meydana çıkıyor. Oğ Uz nesli geliyor inşallah...
    resimler, bilgiler ne kadar kıymetli
    o yüzdeki "ben" ne çok şeyi faş ediyor.
    devamını hasret heyecan ve sabırla bekliyoruz.
    Selam 16 lara ve 17. ye olsun...
    Yolunuzda, yanınızda ve kalbinizde olma duasıyla....
    Bizlere bunu nasip eden ALLAH a sonsuz şükürler olsun.
    Siz değerli sultanımdan ALLAH razı olsun.
    İşlerinizde, mücadelenizde ALLAH C.C. yardımcınız Erenler ve Hızır ata, tüm atalar yoldaşınız olsun.
  • savas karabulut / 13 Ocak 2017 08:38

    yeni cag

    yeni cagin habercisine selamlar olsun
  • Yasin Akdoğan / 13 Ocak 2017 08:30

    OK-TAN

    Cümle sonu değil en başında TEŞEKKÜRLERİMİ arz ederim.
    Günümüzce bilinçli ve bilinçsiz noksan ayrıca yanlış Oğuznamelere karşı ORİJİNAL bir DÖNÜŞÜMÜN seyrine tanık olmak büyük bahtiyarlıktır!
    Kadim "OK" neslin ahir sonu bilgesi ile şereflenmek duygular üstü bir hâl. Resimdeki bir yüzü görünen kolyeler bize tanıdık geldi... işareti ayan oldu.
    7 gün ve 7 gece sırrın "TAN" yolcusuna SELAM olsun.

    TENGRİ BİZ MENEN
  • BEKİR ÖZTÜRK / 13 Ocak 2017 08:15

    OHH BEE NEFES OLDUNUZ

    Sabrın sonu selamet
    ALLAH razı olsun Sultanım.
  • 16 Tigin / 13 Ocak 2017 07:30

    Tungatigin

    Allah Allah 3. Bölüm çıktı sonunda
  • ozcan kokal / 13 Ocak 2017 03:49

    yıne bır solukta resımlerde gızlenmıs sıfrelerle bır solukta okuduk
  • Kıbrıs Fatihi / 13 Ocak 2017 01:57

    Yeni

    Bizim için yeni olan bu sırlar, yeni şimşekler çakmasına sebep beynimizde. Her çakan şimşek ile bir taş yerine oturuyor. Taş yerinde ağırdır. Selam olsun o yerlere...
  • Yücel Özkan / 13 Ocak 2017 01:20

    Oktan abi çok teşekkür ederim.Merakla devamını bekliyoruz.
  • Mustafa Yolcu / 13 Ocak 2017 00:32

    Resim 40 ve 44 deki yüzler ,sanki 40 daki koltuk tedarikcisi 44 de ise sol altta olan Gazi paşam, diğer iki sima ?,Cenabi mevlam ilminizi bilginizi artirsin Sultanim.
  • ERTUĞRUL ORDU / 12 Ocak 2017 23:07

    KOPUZ ATA

    Uzun zamandır bekliyordum inşallah en kısa zamanda kitap ta çıkar.