Kopuz Ata-2

Kopuz Ata-2

Oktan Keleş'in yeni yazı dizisi Kopuz Ata: Geçmişin, Günümüzün ve Geleceğin Sırlarını açıyor....


8 Kasım 2016 07:43
font boyutu küçülsün büyüsün


 

Bu Bir Romandır.... 

Bu Bir Kış Romanıdır...

Yazan ve çizen: Oktan Keleş

Editör: Erol Elmas 

Kopuz Ata Roman'ındaki resim, yazı ve bilgilerin izinsiz olarak roman, belgesel, kitap ve film yapılması yasaktır! 

 Birinci Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5507

 2. Bölüm

 

  

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

Oktan Keleş    

oktankeles@gmail.com 

onaltiyildiz@gmail.com  

Twitter:@oktankeles    

 

Not: Yorumunuz eğer yayınlanmamış görünüyorsa teknik bir sıkıntı olabilir, lütfen onaltiyildiz@gmail.com  adresine YORUMUNUZU mail atınız. 








Bu haber 113,985 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (61)
  • Omer / 10 Ocak 2017 08:58

    Kolay değil kayaların oğlu olmak

    https://www.youtube.com/watch?v=gUsrXi-xprU

    1923`ün ılık bir ekim sabahında
    Kayaların toprağa dikine saplandığı yerde doğdum
    Toprak anayla kaya babanın oğluyum ben
    Toprak anam sevgi dolu, bereket dolu
    Toprak anam sessiz, ama toprak anam dopdolu
    Toprak anam toprak anam Anadolu
    Babamsa sağı solu belli olmaz
    Bir gürledimi yer yerinden oynar
    Göğsünde çatırdamalar olurmuş
    Onun için derdi, onun için sayısız irili ufaklı
    Kaya parçaları vardır bu topraklarda
    Ve sen benim oğlum
    Ve sen kayaların oğlu
    Bu taşı toprağı birarada tutacaksın
    Kolay değil kayaların oğlu olmak
    Kuzeyden esen rüzgara
    Güneyden gelen kavurucu sıcağa
    Karşı koruyacaksın onları
    Kolay değil, kolay değil
    Kayaların oğlu olmak
    2023`ün ılık bir ekim sabahında
    Bacaklarımda hafif bir uyuşma ile uyandım
    Ve sankı yüz yıllık ulu bir çınar gibi
    Kök salmaya başladım o sabah
    Ve ilk kez sağımda solumda asırlardır
    Durmakta olan diğer çınarları farkettim
    Doğudan hafif bir seher yeli yükseldi
    Ve asırlık çınarlar benide aralarına aldılar
    Ve 2023`ün ılık bir ekim sabahında
    Yeni bir kayaların oğlunun doğuşunu
    Beraberce seyre koyulduk...

    Düşünülesi..
  • Barış / 8 Ocak 2017 16:19

    Özellikle biz yozlaştırılmış olanların içerisinde yer alacağı küresel bir arınma sürecinin gerçekleşmesi https://www.yenidenergenekon.com/859-osmanli-16-yuzyilda-yikildi/ Türklerin kendi elleriyle topraklarına buyur ederek başlarına bela ettiklerinden, onların geldikleri günden beridir üzerimizde sürdürdükleri saldırılardan kurtulmamızın tek yolu gibi. Kirletilmedik tek bir şey bırakmadılar, umalım da gezegen tüm bu karanlıkla birlikte yok olsun.
  • Burak / 7 Ocak 2017 12:57

    Dönengeç

    Dönengeç acaba bulundu mu?
    http://www.aybekgazete.com/abd-deki-turk-ogrencisi-yeni-bir-tur-galaksi-kesfetti/23178/
    Uzayı gözlüyoruz Allah-u Alem!

  • Caner / 29 Aralık 2016 18:01

    Kop-uz ata3 ne zaman gelecek?

    Kopuz ata 1 ile kopuz ata 2 arasında sadece 16 gün vardı.merakla ve heyecanla 3.sünü bekliyoruz.tam 51 gün oldu.neden bu kadar gecikti acaba.bu romanın bir kış romanı olduğu yazılıyor.erken mi bitecek bahara kadar mı sürecek?
  • caner / 8 Aralık 2016 15:38

    inatçıyım

    insanlar düşüncelerini olumlu yönde kullanabilirse başaramıyacağı bir şey yoktur.insanın bu dünyada var oluş nedeni imtihandan geçmesinden dolayıdır.eğer hayat imtihanı geçersek cenneti kazanıcaz kaybedersekcehennemi boyluyacağız.yaptığımız en ufak işte bile ya ileri gidiyoruz ya da geriye.bir şeyi elde etmek istiyorsan çok çalışacaksın asla pesmeyiceceksin.ve bu yolda kötülük dokanabilr sana başına gelenlere sabredeceksin.sonuçta imtihandayız şeytan seni kandırmasın istediğin bir şeyi hemen elde edebilseydin eğer ne anlamı kalırdı imtihanın.sen allahı tespih ederken çelışırken sana kötülük dokunuyorsa tekrar çalışıp çalışmayacağını test etmek içindir.hayalini kurduğum şeylere ulaşamıyorsak bilmediğimiz günahları işliyoruz demektir.kutsal kitabımızda diyor ki çalışan için hep bir bağışlanma vardır.ben de düşünceleri hep olumlu yöde kullanarak geleceği değiştirmek istiyorum.istiyorum ki kötü hiç bir şey olmasın insanlar niye ölüyor bu dünya herkese yeter.neyin kavgası bu.neyi paylaşamıyoruz?
    birilerinin çıkıp dünyayı kurtarmasını mı bekleyelim?bütün canlılar cennete girsin imtihana giren ne kadar canlı varsa.geçmişte ne kadar canlı gelmişse yeryüzünde ve diğer bütün alemlerde ne kadar canlı varsa bundan sonra ne kadar gelecekse hepsi cennete girsin şeytan bile cennete girsin.cehennem ateşi sönsün...amin.yemin billah elimde olsa gücüm yetse ben söndürecem o ateşi.ama çok çalışmak lazım..siz de benimle birlikte hep olumlu düşünelim dua edelim savaşlar bitsin dünyamıza barış gelsin.dünyayı hep birlikte kurtaralım.bir elin nesi var iki elin sesi var!!!
  • Serdar Kazanç / 30 Kasım 2016 20:59

    İPhone 7

    Aslında bu paylaşımı yapmak için Kopuz Ata 3 yazısını bekliyordum herkesin haberdar olup okuyabilmesi için ama gelişen duruma göre böylesi uygun oldu.

    Bildiğiniz gibi Kopuz Ata yazı dizisi yayınlanmaya başladı. Benim için Kopuz Ata yazı dizisinde dikkat çeken konulardan birisi şeytan aleyhillanenin uzaydaki frekansı meselesidir. SSSSSST sesi uzayda şeytanın frekans kesmesidir. Dünyada da hakikat konuşulduğunda ŞŞŞŞŞT kelimesi ile konuşulan hakikati yarıda keseriz. Bu kelime bize uzaydan kalmıştır.

    Peki Kopuz Ata yayınlanmaya başlamadan bir süre önce Onaltı Yoldız Sitemizde bir makale yayınlanmıştı. Makalenin konusu İphone 7 idi.

    http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5409

    İPhone 7 şeytanın bu frekansını kullanarak, beynimizde ne zaman hakikatle ilgili bir şey uyansa, yaydığı frekansla hakikatin canlandığı beyin bölgesini uyuşturuyor, tabir yerindeyse beyni kilitliyormu acaba?
  • Ali Alkan / 29 Kasım 2016 22:08

    Türke and olsunki
    Türk nedir nereden bileceksinki
    O ışığı ile karanlığı Delen bir yıldız
    Hiç bir kimse yokturki üzerinde bir koruyucu olmasın
  • ilker.c / 27 Kasım 2016 23:54

    selam olsun 16 lılara Huuuu sırların açıklanması vaktin yaklaşması demek lakin kafama takılan sorular var bu dünyaya sadece türklermi taşındı taşındıysa diger ırklar nasıl oldu veya gelinen eski dünyada sadece türklermi vardı bu konuda bilgi verirseniz sevinirim ayrıca bazı kardeşlerim abd deki beklenen depremi trump olarak değerlendirmiş bence fiziki can ve mal kaybına yol açacak şiddette depremler olacak özellikle 2017 ortalarında bekliyorum abd tam olarak bize saldıramadı başkanlık seçimleri ve yeni başkanın koltuga oturulması beklendi saygılar.
  • Seytanladans / 25 Kasım 2016 11:28

    Hayırlı cumalar olsun, dişi cinlerin çizimi, bana medusa yı anımsattı, saç şekillerinden, Ayasofyanın altından çıkan lahitteki varlık (yaratık) onlardan (dişi cinlerden) biri olabilirmi?
  • Yasin / 23 Kasım 2016 15:08

    Simdi dunya yok olup insanlik bu gezegende bitecekmi.

    Yoksa bu olacaklar seytanilerin basinami gelecek anlamadim.
  • ildiz / 23 Kasım 2016 00:02

    25.resimde sag ust taraftan dunyaya kadar golge cizim var.
    anitkabire benzettim. dunyaya carpanini carpmasina az bir zaman once uzaklasan 16 ulu turkun uzaklasan gemisi sultanimiz o uzaklasan gemiye 16 rakamini cizmis sultanimizin dedigine gore anitkabir bir frig tumulusunun uzerine insa edilmis. anitkabirin altinda bir hazinenin oldugundan bahsetti. acaba diyorum tabutu sekine orada olabilirmi yada yok olan bir dunyadan en son neyi kurtarirdiniz.
  • Nihal Kaya / 22 Kasım 2016 22:21

    Selam Selam;



    20. resimde 14. ayın dönengeçteki zincirinden koptugu anda , zincirdeki ilk aya şeytanilerin müdahaleleri var sanki ,sürüngen yüzüne benzer ağzından mavi ışın çıkan bir suret


    SAF Suresi 14 ayetten oluşur 8. ayeti söyledir: "Onlar ağızlarıyla ,Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar.Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlıyacaktır" Dönengeçe müdahele etmeye çalışıyorlar,Dünyalar Aya Ay lar dünyaya dönüşür . Allah kemalata
    erdirir, nurunu tamamlar kafirler istemese de..Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve yine dönüşümüz O'nadır.


    Bedr (bedir) sözlük anlamı Ayın on dördüncü gecesi, dolunay demek....üzerinde bulunduğumuz ayın (dünyanın) 14.ay olması ilginç.. Bedr savaşı ?...


    Ulu bilgenin Başlığında ki çarpanın şekli ; kraliçe taçlarına dikkat buyurunuz .. bilgenin başından sarkan 7 adet kuyrukları olan kırmızı top sembolü kraliçe taçlarındaki sembole benziyor mu!! Şeytanilerde başlarına gelecek olan afetin işaretlerini görmüş olabilirler
    hatta bu sembolü belki onlarda başlarında taşımışlar taç şeklinde .
  • emrehan nadir görür / 20 Kasım 2016 19:32

    İŞİK

    ışik oldunuz bu karanlik günlerde hepinizin yüreyine salik iyiki varsiniz bizleride hazirliyorsunuz bu büyük davaya bizde hazirir üzerimize düşeni yapmaya samimiyetiniz var ola
  • cem gerçek / 20 Kasım 2016 12:49

    ???5

    Selamünaleyküm 16 ay gezegeninden biri Şuan var olduğumuz gezegenin içinde 15 ay gezegeni yine yoluna devam ediyor 16 ulular kendi gezegenlerine döndüklerine göre 14. Ay gezegenin bilgesi benim kanatimce dünyadan kopan parçada olabilir asıl olay dünyaya gelen dişi cinler yer kürede bulunan erkek cinlerle buluşmaları ve aranan neslemi yoksa birimi ???
  • Caner / 18 Kasım 2016 18:47

    YOK ARTIK!!!

    Üzerinde yaşadığımız dünya da mı yakın bir zamanda yok olacak?bu yüzden mi geliyor 16 ulu tekrar?
  • Ahmet SOYLU / 15 Kasım 2016 11:17

    Mavi Yıldız

    İnternette araştırma yaparken Mavi Yıldız ile ilgili 18 Aralık 2014 tarihli şu haberle karşılaştım. 16000 ışık yılı uzaklıktaki Mavi Yıldız.
    http://bilimfili.com/1600-isik-yili-uzakliktaki-mavi-yildiz-kumesi/

    Kulbak bilge romanında geçen 02.12.2014 tarihi aklıma geldi. Aklıma bu tarihten itibaren kendilerini göstermeye, buraya doğru harekete mi başladılar diye geldi.
    http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3583
    215-218 arası resimler.
  • Turan / 14 Kasım 2016 21:24

    Resimleriniz

    Sayin Oktan Keles resimleriniz harika. Resimlerinizde cok gizli seyler oldugu belli. Ancak bunlardan nasil bi cikarim yapacagiz. Daha fazla tarih okuyarak, sembolleri ogrenerek mi bi cikarim yapmaya calisalim.

    Belirlenen gunden bahsettiniz. Gelecekleri gunu siz biliyorsunuz yani !?!

    TRAPPIST alicisiyla dunyaya benzeyen gezegen bulmuslardi.


  • Hüseyin / 13 Kasım 2016 16:32

    Selam

    20. Sayfada dünyanın sağ tarafında kızıllığın olduğu yerde ganeş silüeti yok mu
  • Yedi nur / 12 Kasım 2016 15:17

    Arsiv

    Bu bilgiler devlet arsivlerimizde var mi acaba?
  • BEKİR ÖZTÜRK / 12 Kasım 2016 09:22

    14 ekim ayın yaklaşması

    14 Ekimde AY en yakın hale gelecek! O halde ayın çekim gücü ile oluşan med cezir hareketide en yüksek seviyede olaçaktır.
    Buda dünyamızın teknotik hareketlenmesini hızlandırıp kuvvetlendirmezmi?
    Doğal afetler ki, deprem gibi olaylara dünya bu günlerde daha açık olur gibime geliyor. büyük ve kırılması beklenen fayları ayın dünyaya yaklaşması ALLAHU alem tetikleyebilir..
    ABD ve batı nın da artık tersine bir dönüşü olmazmı?
    Adı üstünde dönengeç, dönence, her şey aslına döner. güçlüler zayıflar, zayıflar güclenir.
    Ayetlerde de yazar. "Biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!" Bakara/155. ayet gibi..
    DÜN ZENGİN GÜÇLÜ OLANLAR BU DEVİR İLE TERSİNE DE DÖNER. Döner inşALLAH...
    Zaman lehimze HAK yerde durur HAKİKATI anlarsak...
  • Nihal Kaya / 12 Kasım 2016 00:57

    Selam olsun deruni babama hürmetle ellerinden öperim ; hayretimiz her geçen gün artıyor , şükürler olsun,anlamayı nasip etsin rabbim..Site de yorum yapan tüm koldaşlarımızın Allah ilmini arttırsın inşAllah ..

    KAM BAYÇU nun tabiat doğa kendi fıtratıyla bir bütün, bu bütünü insan kendi bölmektedir.Böldüğü parçanın bir tarafı kötülük,çirkinlik olur.Ulu bilgenin bu sözleri şu ayeti kerimeyi aklıma getirdi..
    Fussilet 11 : “Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: «İSTEYEREK veya İSTEMEYEREK BİR ARAYA GELİN ” buyruğuma gelin.» dedi. Her ikisi de: «İsteyerek geldik» dediler. “
    Rabbimiz bize "İsteyerek ya da istemeyerek bir araya gelin" buyurdu. İsteyerek bir araya gelenler sevgiyi, barışı,paylaşmayı, birlenmeyi, alçak gönüllülüğü ve hoşgörüyü: Ve istemeden bir araya gelenler Nefreti, kini, öfke ve savaşı, saldırganlığı, uyumsuzluğu, kendi çıkarlarını ayrılığı, bölünmeyi ve bölmeyi, muhalefeti, agresifliği, kibiri ve horgörüyü ürettiler.

    Selim kardeşimizin dediği gibi eski dünya şimdiki dünyadan epeyce buyuk çizimlerde, ve bu dünyaya bilgeler 19 yıl 365 sefer yapmış..Eski dünyanın ekseni etrafında dünüş yılı büyükluğunden ötürü farklı olmalı yaşadığımız yeni dünya ya göre, çizime göre nerdeyse jüpiter büyüklüğünde ..kıyaslarsak jüpiterin kendi ekseni etrafında dönüşü 11.8 yıla tekabül ediyor.Eski dünyaya 19 yıl gidip gelmek çok uzun bir süre olmalı..Düşünmeye devam....Allah razı olsun ..
    , bu şeklidede düşünmeli
  • Ahmet SOYLU / 11 Kasım 2016 22:02

    Merak ettiklerim

    Hocam eski dünyaya çarpan ateş topu doğal bir afet miydi yoksa bir saldırı mıydı? Dönence tekrar geldiğinde yeni dünya diğer 15 kardeşine mi katılacak? Bir de Bekke eski dünyada mıydı? Bu soruları inşallah yanıtlarsınız.
  • i.akgün / 11 Kasım 2016 17:18

    kendine gel türk

    Gök denince akla Türk geliyorda benim anlamadığım değerlerimizden bu kadarmı kopmuşuz hep yer güçleriyle uğraşıyoruz sefil durumdayız
  • Bülent Ateş / 11 Kasım 2016 15:26

    Sitedeki yorumlar, yazılar kadar değerli maaşAllah.




    Selim Turan kardeşim, yok olan dünyanın enkazının, sistemdeki asteroid kuşağı olması gayet mantıklı görünüyor. Gerçekten de, ortada bir enkaz olmalı, değil mi? Tabii, Dönengeç bu enkazı süpürüp te gitmediyse...

    Orkun komutana selam olsun. Yine ilmini konuşturup, müthiş çıkarımlar yapmış. Ve neredeyse, hazırlanıp Han dağı'na yola çıkasımız geldi. Gelenleri karşılamaya...

    Bu noktada, sitede bugün çıkan Süper Ay haberi de, Orkun abimin hesaplarına destek verir nitelikte. Ekim günleri !5 Ekim- 15 Kasım arasında ise... Süper Ay da 14 Kasımda görülecek. O gün Ay, dünyaya normalden yaklaşık 50 bin kilometre daha yakın olacak. Eğer Ay'dan dünyaya yola çıksaydınız, bu hangi gün olurdu? Yolumuzu 50 bin kilometre daha kısaltmak fena olmazdı, değil mi?
  • Orkun Akar / 11 Kasım 2016 11:40

    Selam Selam..Kopuz atam açıyor sırlı bilgileri...Ekim günleri,Tarlalardaki ekim zamanı.Binergeç seferlerine işaret ediyor Allahualem.Zamanlarina,yerine...Ekim gunleri ve tarlalardaki ekim zamani;Tarla ekimini bugday koduna göre acarsak,Genel ekim tarihi olarak 15 Ekim-15 Kasım araliginı baz aliriz.Yani 32 günlük bir zaman araligi.
    15/31 Ekim=17 gün ;31 Ekim/15Kasim=15 gün

    17.Sure: İsra
    15.Sure:Hicr
    31.Sure:Secde

    İsra:Gece yürüyüşü(Gündüze gore daha mesakkatli yuruyus)
    Hicr:Kayalık bölge(Han Tanrı dağı.Ayrıca HCR kökünden Hacer e yani Hacer ul esved e isaret.Tanri dagindan Kabeye getirilen)
    Secde:İbadet olarak yapilan şekli tavır.Usul,ilim olarak yapilmasi gereken uygulamalarin tümü.Okursak;

    17 yürü,git meşakkatle 15 e Hicr e, kayalik bir yere, yani Han Tanrı dağına çık.Vardığında 32 yi yap.Toplan orda,geleni karşıla ve hamd et,secde et rabbine.Bu kısım birinci yönü.Kelimeleri kurgulayip decode edersek;

    EKIM-GÜN-TARLA-ZAMAN

    TÜRK GEMİ ALAN NAMAZ.....Bu kelimeleri yazmaya calisirsak ;Namaz alani olmuş,ilk toplanilan yer olmuş Bekkeye Türk gemisi yine gelecek....

    Selam olsun Atilla hocama.Sormuslar ya aranilani bulmak icin ne yapmaliyiz diye,sanirim cevabi Oktan hocamizin,kıymetlimizin yazdigi dörtlukte...

    Sazı var hemde asa
    Vurdumu kopuza demi
    Türkün oğlu
    Kalkar şaha.

    Sazı var,vurdumu demi; Kalkar asa.Türkün oglu!Kop!Uz'a(Oğuz ata) Şah'a......

    Kimin sazıyla demleniyoruz?Yesevi atanın asa sını görmedik mi?Uz ataya Oğuz ataya,Şah a kopacağız nalları kıvılcımlar sacan atlarimizla....Bizi bu hikmet ve bilgelik deryasina daldiran muhterem hocam varolunuz.Allah razı olsun..
  • Selim Turan / 11 Kasım 2016 08:16

    İlk önce okuduğumu nasıl anladığımdan bahsedeyim:

    Güneş'in yörüngesinde yüzden ilk insanların yaşadığı (Hz. Adem'in ilk indiği Dünya olmalı) bir ilk gezegen var. Bu bilinen İLK DÜNYA Gezegeni... Daha sonra Dönengeç yani "16 Ay Gezegenler Sistemi" geliyor... Barış Manço'nun deyimiyle Dönence...

    Bu Ay Gezegenler sisteminin "14. Gezegeni" Bu İLK DÜNYA'nın çekimine kapılarak (veya bilinçli bir şekilde hareket ettirilerek) çevresindeki yörüngeye oturuyor.

    Bu ilk Dünya'da yaşayanlar gelecek felakete karşı uyarılıyor ve gezegen tahliye ediliyor. İnsanlar ve Cinler yörüngeye oturmuş olan "14. Ay gezegenine" yerleşiyorlar.

    Çarpan "yani yabancı bir gök cismi" gelip Bu İLK DÜNYA'yı yok ediyor.

    Yok olan Bu İLK DÜNYA'nın bir parçası, "14. Ay Gezegenin" çekimine kapılarak onun çevresinde yörüngeye oturuyor. Ve Bu parça bu gün bildiğimiz AY dediğimiz uydumuz oluyor...

    Mülteci haline gelmiş İnsanlığın sığındığı bu "14. Ay Gezegeni" ise zamanla TOHUMLANARAK bu gün üzerinde yaşadığımız İKİNCİ DÜNYA oluyor.

    Peki Durum yazdığım şekildeki gibi ise, İLK DÜNYA gezegenine ne oldu? Yok olan gezegenin enkazı nerede?

    Naçizane, Tefekkürlerime gelirsek:

    Bu durumda şöyle düşündüm. BU İLK DÜNYA resimde de çizildiği gibi günümüzde yaşadığımız İKİNCİ DÜNYA'dan daha büyüktü... Ve yok olduğunda geride devasa bir enkaz bırakmış olmalı. Bu gün güneş sisteminde bildiğimiz yaşanılabilir kuşağa en yakın büyük enkaz Mars ile Jüpiter'in yörüngeleri arasına yayılmış Ünlü Asteroit Kuşağıdır.

    Bu tespit ışığında BU İLK DÜNYA'NIN Mars ile Jüpiter arasındaki bu yörüngede döndüğünü düşünüyorum. Fakat diyeceksiniz ki söz konusu o yörünge yaşanılabilir sıcak bölgenin dışında kalıyor. Güneş'e bizden daha uzak olan Mars bu bölgenin tam sınırında. Yani orada bir Gezegen vardıysa üzerinde yaşama elverişli gerekli sıcaklık koşulları oluşmamalıydı...

    Gözden kaçan bir detaya girmek istiyorum. İLK DÜNYA, yukarıda bahsedildiği gibi şu anki İKİNCİ DÜNYA'dan daha büyük idi. Daha büyük olması yer çekiminin daha kuvvetli olması demek, aynı zamanda daha kalın bir atmosfer ve daha kalın manyetosfere sahip demektir.

    Bu durumda bizim İKİNCİ DÜNYAMIZ büyüklüğündeki bir gezegen için uzak ve yaşama elverişsiz olan o yörünge "daha kalın ve gerekli ısıyı içeride tutabilen atmosfere ve manyetosfere sahip daha büyük bir gezegen" yaşam için uygun koşulları o uzaklıkta sağlayabilir diye düşünüyorum.

    Aklıma eski insanların bu günkünden daha uzun boylu ve iri yapılı olduğunu söyleyen rivayetler geldi... Fakat bu gün bilim, sağlıklı bir İnsan'ın maksimum 2 buçuk metreden yüksek olamayacağını söylüyor. Bu bilgi ışığında bundan çok daha uzun boylu insanların yaşadığı rivayetleri şu an Yaşadığımız İKİNCİ DÜNYA koşulları göz önüne alındığında imkansız gözüküyor. Dinozorların kemikleri çıkıyor ama Dev İnsan iskeletleri çıkmıyor. (Bilgi ağlarında dolaşan dev insan fotoğraflarının hepsi sahte inanmayın)

    Fakat Yok olan İLK DÜNYA'nın büyüklüğü göz önüne alınınca daha büyük yer çekimine ve daha kalın atmosfere sahip o gezegende yaşam için canlıların daha güçlü kas ve iskelet sistemine sahip olmaları gerekiyordu. Bu nedenle rivayetlerde yer alan ve günümüz için aşırı abartılı olan "Dev İnsanlar Tezi" Yok olan O İLK DÜNYA ortamı düşünülünce gayet bilimsel bir dayanağa sahip olmuş oluyor.

    Bu arada Transformers filminde, yere dikilen bir tohum vardı. Ve bu tohum dikildiği alanı ziyaretçilerin ana gezegenine çeviriyordu. Burada bahsedilen tohum da bunun gibi yaşama uygun olmayan bir yeri İnsan yaşamına uygun bir hale getiriyor olmalı...

    14. Ay Gezegeni yani İKİNCİ DÜNYA yani şu an yaşadığımız gezegen o yörüngede yaşama uygun koşulları sağlayamayacağından suni bir şekilde bu günkü yörüngesine oturtulmuş olmalı. İLK DÜNYA'dan kalan yoldaşı Ay ile birlikte...

    Şöyle bir soru gelebilir, Mars ve Jüpiter arasında yer alan Asteroit kuşağındaki tüm cisimlerin kütlesi ancak Bizim Ay'ın kütlesi kadar. Eğer orada devasa bir gezegen infilak etmiş ise geri kalan kütleye ait enkaz nerede? Orada şu an olandan belkide %99 daha daha fazla bir enkaz olmalıydı.

    Bu durumda şöyle düşündüm. Zamanla söz konusu enkaz başta Jüpiter'in devasa çekim gücüne kapılıp malzeme kaybetmiş olabilir. Sadece Jüpiter değil, diğer yakın gezegenler Mars ve hatta Güneş malzemeyi kendine çekip etrafa dağıtmış olabilir. Zamanla Asteroit kuşağında ancak bu günkü kadar enkaz kalmış olmalı...

    Neticede o Asteroit Kuşağının nasıl oluştuğu konusu Astronomideki cevabı belli olmayan sorulardan birisi, hakkında da bir çok teori mevcut: http://www.astronomidiyari.com/?p=5696

    OAY'yi Oktan Keleş'i takibe devam... Yanlış hatam ve kusurum varsa affola
  • Aykut Raşit ILGAR / 10 Kasım 2016 22:12

    kadir21 e

    Kadir bey soruyu oktan ağbeye sormuşunuz edepsizlik olmasın ama ben o depremin gerçek deprem olduğunu düşünüyorum yani beklenen deprem gerçek bir deprem trump felan olduğunu sanmıyorum.
  • Mustafa GÖKTÜRK / 10 Kasım 2016 18:19

    Kulbak Bilge 14 ile Kopuz Ata 2

    Kopuz Ata 2 de yer alan bu bilgiler ile Kulbak Bilge 14 te anlatılan "Türkün Yasak Kitabı" arasında nasıl bir bağlantı var? Beni bu konuda bilgilendiriseniz sevinirim. Kopuz Ata 2 ile Kulbak Bilge 14 arasında acaba şöyle mi yoksa böyle mi gibi düşünceler üretmekle beraber hala daha net bir cevabım yok. Merakla beklemekteyim. Selamlar ve saygılar.
  • Selim / 10 Kasım 2016 09:03

    Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir. - Yasin,41
  • Emin Ulu / 10 Kasım 2016 00:37

    Yalan dünya

    Selamlar Oktan Abey eline saglik,möhtesem ötesi.Su anda yasadigimiz yerküre dönengecten firlayan gezegenmi ( dünya nin gercek sekli patetese benziyor)
  • rahime kurt. / 9 Kasım 2016 22:51

    idrakler deprem yaşıyor.

    Tüm OYA selam ve dua ile, analiz yapmak için , beyin fırtınası yapmak lazım, oda imkanımız ölçüsünde. Aslında Kopuz ATA; Kulbak bilge yanında diğer kitaplardaki öğrendiklerimize tanım getiriyor gib; mesela zannediyorum "deruni devlet kutsal halı" kitabında Şeytanilerin peşinde olduğu Tanrı parçacığı dedikleri şeyin, hayat enerjisi de dedikleri; kadimden, kapalı bir sandık( pandoranın kutusu) daki külü (mısırlı kabala öğretisi insiyeleri) getirip Türkiyede, İstanbul Ayasofya yakınlarında bir merkezde o enerji odak noktasında canlandırma çalışması yapılmış olabileceği bilgisi var. yani şeytan enerjisi. farklı bir şekilde o enerji noktasında yeniden hayat bulan..acaba diyorum eski DÜNYAdan getirilen "SIR"omu?eğer öyleyse orayı çok iyi korumak lazım. kısaca özetlersek siteye de ad olmuş 16 yıldız(16 ve ulular) kendi sırlarını bize açarak ufkumuzu aydınlatırken, Dünya ve Dünyalar yeni ve yine yeniden kurulurken oluşurken , kayıtlara düşen, ALGIMIZDAKİ tarihin bütünüyle de yeniden dosdoğru yazılması zaruretini göstermiştir. bize verdiği bilgiler ile, yeni afaklar açan , başta OKTAN KELEŞ beyefendi olmak üzere, elini taşın altına koyan herkestan . biz razıyız Allah da razı olsun.saygılar efendim.
  • beklenen / 9 Kasım 2016 21:15

    İnceden inceye tefekkürlerimizi sunalım. Belki anlayan olur, katkımız olur.
    İlk sayfada bütünü insan bölmektedir diye bir yazı var. Parçalardan biri kötülük, çirkinlik olur diye devam ediyor. Bir şeyin doğru anlaşılması lazımdır. Konu aslında VAR lık konusuna gitmektedir. VARlığın temel sebebi 1 olan Allah’tır. Onun için varlığın her şeyi mükemmeldir. Her şey birbiri ile son derece uyumludur. Ancak çokluk gibi bir kavramı kullanırken, bir hataya düşmemeliyiz. Çokluk 1 in yansımasıdır sadece. Bizim algımızdır. Var olan her şey zaten 1 dir. Bölünemez. Yazıda ki gibi negatif kutuplar sadece bize göre olandır. İyilik, güzellik dediğimiz kavram ne kadar Allah’a aitse, kötülük dediğimiz kavramlar da Allah’a aittir. Hepsi 1 olanın içindedir.
    Ama biz bunu algılamakta zorlanırız. 1 liği algılamak gerçekten çok zordur. Kötülük dediğimiz kavramda Allah’a aitse nasıl oluyor da biz onu kötü olarak görüyoruz.
    Unutmayın şeytan Allah tarafından görevlendirilmiştir. Onun izni dışında hiçbir şey yapamaz. Şeytanın görevi kötülüğe sahip olmaktır. Onun işi budur. O işi verende Allahtır. Allah şeytana görevi tevdi ettikten sonra ona görevi için alanda açmıştır, görevine uyacak olan kötülerin insan sahiplerinide yaratmıştır. Ve bir daha insan iradesi bölmeden yana değildir. Sadece Allah’ı bilmeyen insan bölmeyi yapar.
    Nerden çıkarıyor bilmem ki!!! Şeytanın öyle hep canlı kalmak ve bunun için suyu ele geçirmek gibi bir hedefi yoktur. Belki kötülüğü yaymak için imtahan sahibi olanların temel yapı elemanı olan suyu kullanır, izin verildiği oranda ama temle hedef değildir su. O ateşten yaratılmıştır. Onun derdi ateşe geri dönmektir sadece. Ancak niyetinin de önemi yok. Şeytan Allah’ın emrinin dışında iş yapamaz. Şeytanın can ile bir işi yok ki ele geçirsin ve kullansın. Yani bizim anladığımız anlamda ki can şeytana bir şey ifade etmez. Kaldı ki CAN tamamen Allah’ın kontrolündedir. Şeytan, şeytan olduğu halde haddini bilir.
    Adem ataya düşman olma meselesi de yanlış anlaşılıyor. Veya yanlış aktarılıyor diyelim. Şeytan bize düşman dır. Tamam da, verilen görevi odur. Biz yaratılış olarak ancak Allah’a sığınınca onun muhteşemliğini yaşarız. Durduk yerde Allah’a sığınma gibi bir derdimiz yok . İşte şeytan düşmanlıkla bu sığınmayı sağlar. Asıl bilmemiz gereken şeytanın düşmanlığı değil, Allah’ın dostluğudur. Allah bize şeytan sizin ap açık düşmanınız derken, hemen ardından kendi dostluğunu vurgular. Hani belki kıt aklımızla anlamayız diye belki hiç arayışa girmeden olanı söyler Allah.
    Gelelim 2. Paragrafa
    Tamam ortada bir tespit var. İnsan doğayı tahrip ediyor. Ama yüksek binaların betonarme yapıların şeytandan olması anlaşılır bir şey değil. Sorarım size: Tamam yüksek binalar yapmayalım şeytandandır diye. ( yüksekten kastım gökdelen değil, max 1. katlı binalar gökdelenlere bende karşıyım) bu kadar insanı nereye koyacaksın. Yüksek yapılar şeytandan ise o zaman bir ölçü olarak 2-3 kat mı anlamamız gerek. Şehirlerin bu durumda daha fazla genişlemesi gerekecek demektir. Onu sorunları çok daha fazla olacaktır emin olun. Birde uzun zamandır bulamadığım soru burada da ortaya çıkmış. Yaratılış fıtratımıza uygun bir toplun bugün nasıl olurdu. Nasıl bir ekonomi, hukuk, kentleşme, sanayi, vs vs. bu konudaki düşüncelere açığım.
    Teknolojinin olması gereken değil, olmaması gereken yönde ilerlediğinin farkındayım. Ancak alternatif oluşturmak gerçekten çok zor.
    Ay konusunda ki mavi dönence ise daha önce yayınlanan bir sohbetinde açıklana Var kavramı ve mavi gök denilen kavramla birebir ilgili olmalı. Çünkü mavi dediğimiz kavramın kökeni mavi göktedir.
    Çarpışma il ilgili olarak anlamadığım olay şu: Mavi felekten önce bir gezegen dünya çekiminden etkilenerek ayrılıyor. Orda 15 tane gezegen aklıyor demektir. Bu arada 14. Gezegene yok olacak dünyadan insanlar naklediliyor. Bu arada ilk dünyaya bir çarpma oluyor. Çarpan şey ilk olarak mavi felekten ayrılan gezegen olmalı. Çarpıp sıçrıyor ve 14. Gezegenin yörüngesine giriyor bu günkü ay oluyor. 14. Gezegende bizim şimdiki dünyamız. Doğrumu anlamışım bilmiyorum.
    Şu 6 evreye bir sıralama yapacak olan var mı?

  • Ahmet SOYLU / 9 Kasım 2016 18:43

    Semazen-Kaman

    Tekrar bakınca bir kaman da olabilir.
  • Yedi nur / 9 Kasım 2016 18:37

    Harika

    Okurken Ataturkun Turk milleti atalarini tanidikca, daha buyuk isler yapmak icin kuvvet bulacak sozunu hatirladim.

    Bir de Cin devletinin futbol sahasi buyuklugunde telescope yapmasinin sebebini anlamis olduk.
  • Ahmet SOYLU / 9 Kasım 2016 15:15

    Semazen

    20. resimde sanki bir semazen var.
  • ömer / 9 Kasım 2016 15:15

    bir yorum ; 19 YILDA 365 SEFER. YILDA 19 SEFER.
    1 AYDA 1,6 SEFER. ALTIN ORAN =1,6 EDER.
    BAŞKA BAKIŞLA YILDA 19 SEFER VARSA EĞER BU O ZAMANKİ DÜNYA ZAMANI İSE, HER AY GELDİKLERİ DÜŞÜNÜLÜRSE 1 YIL 19 AYA DENK GELMELİ .
    19 AY VARSA 1 AY 19 GÜN DEMEKTİR. HER YER 19!!!!
  • GÜL / 9 Kasım 2016 14:54

    SÜPER AY

    14.11.2016 Süper Dolunay rakamsal değerler toplamı 16 ve ortalama %14 daha büyük görüneceği söylenen dolunay.

    'Bugün ayın Ondördü
    Kız saçını kin ördü
    Ördüyse yarim ördü
    İSPAT getir kim gördü' diye devam eder türkümüz.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 9 Kasım 2016 14:50

    AYIN YARILMA MUCİZESİ

    Ayın yarılma mucizesiyle oraya habsedilenler yani cinler.
    bu mucizenin bir o gune bakan birde yarına bakan yüzü bu sohbetlerde aydınlanacak inşallah
    birde kıyamet koparken bile ağaç dikiniz hadisini şimdi şöylemi anlamalıyız? Buradan giderken varılan ilk yere yada giderken buraya son görevimiz geride kalanlara bir rahmet olarak son görev ağaçmı dikmek! birileri gargat ağaçlarına saklanırken DUT ağaçları son da da başta da yani yeni gidilen yerede götürülmeli
    ayrıca sevgili Erol ELMAS abimizin "yesevinin asası ve ankara" yazısını ve dut yaprağının önemi nin anlatıldığı yazıyla birleştirip yeniden okumalı ve tefekkür etmeliyiz diye düşünüyorum.
    selam sevgi ve dualarımla...
  • OGÜN / 9 Kasım 2016 12:54


    Selamun aleykum canlar
    Nacizane bir tefekkürde bulundum, paylaşmak istedim.

    Genel olarak "309 dünya yılı" kavramını okuyunca ben de hepimiz gibi ilk olarak "ashabı kehf"e işaret edildiğini düşündüm. Fakat bir de işareti şöyle okumak istedim; "309 dünya yılı/yolu". Yol göstericimiz Kurana bakınca 30.sure 9.ayette ilginç bir şekilde bu bölümün özünü gördüm: "onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı?" Kopuz Ata bize, bizden öncekilere neler olduğunu anlatmıyor mu?
    Daha sonra başka bir açıdan bakmak istedim; 309'u tersten incelemeye niyet edince yani 903 olarak yine şunu gordum, 90.sure 3.ayet! Anlam bütünlüğünü olması açısından 90.sure ilk 3 ayet su şekilde:
    1-savururak esip dağıtan rüzgarlara ant olsun. (14. gezegen kendi yörüngesinden savrulmadı mı?)
    2- ve de yük taşıyanlara (16 ulular oradan bir sır taşımadılar mı?)
    3- sonra kolayca akıp gidenlere (gelenler vakıf oldukları teknoloji ile kolayca geri gitmediler mi?)
    Tefekküre devam edip,
    Kopuz Ata'nın işaretlerini takip edince bir başka kapıya vardım: "..16 ay gezegeni vardı. Kopup ayrılan gezegen 14.olanı idi.." bilgisinde şunu fark ettim; 16.sure 14.ayette "gemiden" bahsediliyordu. Evet, Bayçu ne diyordu: "14. Gezegenden bir binengeç (uzay gemisi) döne döne geliyordu."

    Derken başka bir kapıya geldim: "19 dünya yılı 365 sefer" bu işaretleri su şekilde ele aldım; 19 ve 365. 19365. Yıl 1936, 5. ay...

    İnternette bu tarihi araştırınca direk karşıma şu bilgi çıktı: "Turk Bayrağı kanun ile şekillendirilmiş ve ulusal bayrak ilan edilmiştir."

    Şimdilik aklımın yettiği kadarı ile böyle bir tefekkürde bulundum, herkese selamlar.

    Ogün
  • kadir21 / 9 Kasım 2016 12:27

    amerika saldırsı

    sayın keleş önceki kitabınızın bir bölümünde....abd nin Türkiyeye saldırı hazırlığı yaptığı, tam saldıracakken abd de büyük bir deprem olduğunu yazmıştınız..bu deprem başkan seçilen trump olabilirmi?
  • halil ibrahim çelebi / 9 Kasım 2016 12:05

    kadim

    ALLAH bizi sevdiklerinin yanından ayırmasın.
    Kulbak ATA Kopuz ATA daha niceleri.yolları yolumuz olsun.ellerini öpmek nasip olsun.
    Huuuuu Erenler.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 9 Kasım 2016 09:46

    ayın 14 dü

    dilimizde güzel bir deyim var; "AYIN 14 ü gibi"
    bu sözde yine bir şeyleri anlatan saklı sırlardanmış anlıyoruz.
    güzelliği vurgulamakta kullanıyoruz genelde. yada net/ somut/ büyüklüğü anlatıyoruz
  • dertli mümin / 9 Kasım 2016 02:30

    biz sizin hakkınızı ödeyemeyiz

    muazzam bilgiler hele ki ayetlerle örtüşmesi açıklayıcı nitelikte olması müthiş dikkatimi çeken bazı bilgiler dinozorların atalarının özleri diyor burda genetik bilimine bir işaret yok mu ? (hz. nuhun gemisi ? ) diyor ki inanmayanlar çoğunluktaydı bugünkü dünyamız dahada beter durumda değil mi ? yaklaşık yedibuçuk milyar insan mevcut birbuçuk milyarı müslüman (ama nasıl müslüman orası ayrı mevzu ) yani beşte biri civarı e o zaman ? zaten oktan baba ahir zamanın ortalarındayız sona doğru gidiyoruz demişti bir diğeri türkün hakimiyeti için beklenmekteler belirlenen vakit üzere diyor yani ne zaman gelecekleri tam olarak biliniyor mu ? 2023 mü acaba ? bayçu mevzuya önce aydan başlayalım diyor peki diğeri aybörk nedir ? kızıl elma gemimiz bu işin neresinde ? artık aya çıkmamız şart olmuştur ya gidemeden şeytaniler aya zarar verirse veya hatta yok ederse ? offff uyu uyuyabilirsen oktan baba erol abi 16 yıldız latif baba ilhami abi bayçu ve o sohbet meclisindeki güzel insanlar HEPİNİZDEN ALLAH RAZI OLSUN
  • alaca / 9 Kasım 2016 01:25

    Müthiş bilgiler İçin Teşekkürler..

    Bu bölümde Kulbak Bilgeyi devam ettirebilmeliyiz gibi. Gemi orada da vardı ve oradan Yeşilay, kızılay şimdi daha net anlaşılıyor gibi. Gemiden inildiği zaman gemidekileri yer halkı karşılıyordu bunun iyi düşünülmesi gerekiyor gibi. Burada bir zaman kırılmasından ileri bir zamana gelme olayı da olabilir. Burada kurgu bizim hikayeden görülen tarafından baktığımızda anladığımız doğrusunu Oktan Keleş Bey daha iyi bilir. Sondan bakarsak dünyaya çarpması beklenen yıldızın demir yüklü bir yıldız olduğunu düşünebiliriz. Sonuçta dünyanın çekirdeğinde oldukça yüklü miktarda demir vardır ve Hadid 25. Ayetle bağlantı kurabiliriz. Tekrar Kulbak Bilge’ye dönersek Hakasya raporu bölümünde mağaralarda Kuyruklu yıldız çizimleri vardı. Oradan tarihsel seyir yaparsak Sümerlerin bu Hakasya Halklarından sonra oluştuğu ve Hakasyalıların devamı niteliğinde olduklarını yada Hakasyalıların onlarla karıştığını sadece Sümer Efsanelerinde Marduk’un Güneş Sistemine dışardan gelmesini anlatan yazılara bakmak yeterlidir. O Zaman sır nedir ve ne arıyorlar. O Kuyruklu Yıldız neden dünyaya çarpmıyor birisi mi bunu engelliyor ya da nasıl engelliyor? Gerçi Hakasya Raporunda bu da anlatıldı Gemiden inen 16 Bilge, Ata Kağan ve Prens inmişti 16 Bilge gitmişler zamanı gelince tekrar gelecekler fakat Ata Kağan ve Prens kalmış anladığımız kadarıyla. Dikilen tohum buğday olabilir. Çünkü ekim zamanı denince Ekim iki anlamlı kullanılmış olabilir. Bu arada 29 Ekimin Cumhuriyet Bayramı olarak niye seçildiğinin de bağlantısı kurulabilir. Unutturmaya çalışanları bizde unutacağız Yaşatmaya çalışanları da asla unutmayacağız. Aslında Kuran Ayetleriyle ilgili çok bağlantı var ama yazı uzun oldu Dünya’nın yaratılması anlatılırken özellikle Yunus AS’ın geçtiği ayetleri iyi okumak lazım. Bilimle, teknoloji ile ilgilenen Türk Gençlerinin Gemi tasvirini iyi gözlemlemesi gerekir. Demek ki bir motorun svastika şeklinde çıkardığı bir hava sirkülasyonu ya da bir enerji sirkülasyonuyla gemi havada durabiliyor gibi. Svastikanın uçları hep birbirini takip eder sonuçta bir daire oluşturuyor herhalde. Biz örnekleme vermek için biraz uçmuş olabiliriz onların bakışları daha gerçekçi olacaktır. bu kuyruklu yıldız Halley olabilir mi acaba?
  • Yasin / 8 Kasım 2016 17:36

    Simdi kafamdami pazıllar yerine oturmaya basliyor

    Baris manco parcasinda ne diyordu.Duyuyorum biliyorum görüyorum dönence
    Dönence gün dönende dönence
    Bir gün gelecek dönence biliyorum


    Demekki gelecek.ne kadar uzakta olsada.

    Demekki baris manco bu bilgileri biliyordu.
  • DRDRD / 8 Kasım 2016 16:37

    Ay Dudu

    Memleketim de farklı bir dut veren ağaç vardır. Alakası nedir bilmiyorum, ismine memlekette Aydudu derler.
  • klm / 8 Kasım 2016 16:07

    emeğinize sağlık devamını sabırla bekliyoruz inşaAllah
  • ada / 8 Kasım 2016 15:12

    ...

    Hacıbektaş türbe bahçesinde bulunan DUT ağacı ile bu dikilen tohum arasında ilişki var bence.Bir ucu yanık derler muhtemelen çarpışmadan kaçırıldığının hatırası olarak.
  • antisosyal / 8 Kasım 2016 14:43

    çok güzel ama!!!

    belgesel tarzı videolu gösterimi olsa daha bi albenisi olur diye düşünüyorum malum pc basında olamayanlar başka işle meşgul olanlar dinleyerek öğrense ve hatta okuma alışkanlığı olmayan bi ülkede ben dahil izlemek ve dinlemek daha bi akılda kalıcı olmazmıydı inşallah vidosunuda hazırlarsınız
  • Bülent Ateş / 8 Kasım 2016 13:55

    Selam üzerinize olsun OAY ailesi,

    Bu bilgilere yorum yapmak haddimize değil. Sadece bir kaç soru ile, şaşkınlığımızı gidermeye çalışalım:




    -Allah cc. her canlıyı, yaşadığı yerin tabiatı ile bir bütün olacak şekilde yaratmış ve tabiata ve yaradılışa bir çok his ve sır yüklemiş.

    O halde, eski dünyada insanoğlundan önce Cinler yaşadığına göre; Cinleri de, eski dünyanın tabiatı ile bir bütün olacak şekilde yaratmış. Ki, Cinlerin sırrının eski dünyanın yerinde olduğu zaten yazıda belirtilmiş. Buna göre; eski dünyadan kopan parça bugünkü Ay'ı oluşturduğuna göre, Cinlerin sırrı da, bugünkü Ay'da saklı olarak duruyor.




    -Şeytan, topraktan olan Adem'i değil de, SU'dan olanı ele geçirmek istiyor. Her CAN'lı SU'dan yaratıldığına göre; CANOĞULLARI da SU'dan yaratılmış olmalı! Şeytan CAN'a mı kastediyor?




    -Aradığımız sırların başlangıcı, örtülmüş çağlardaki bilgilerde... O halde Taş Devri, Tunç Devri diye örtülen zamanlar yok olan eski dünyaya ait olduğuna göre, bu dönemler, sırrı arayan gözlerle tekrar incelenmeli.




    -Eski dünya yok olurken ,kopan parça bugünkü Ay'ı oluşturduğuna göre; o dünyanın tabiatına gizlenmiş hisleri, sırları bulmak için bugünkü Ay'ın toprağı, madenleri incelenmeli.




    -16 Ata'nın eski dünyanın Bilgelerine verdikleri ve hemen o anda yere dikilen tohum ne idi? Yok olacağı bilinen bir dünyaya neden bu tohum ekildi? Görklü Muhammed'in

    'Kıyametin koptuğunu görseniz, elinizde bir fidan varsa, onu dikiniz!' hadisi, bu sırra mı işaret ediyor?O anda dikilen bu tohum, yeni dünyaya da taşındı mı? Bu tohum DUT ağacı mı, ÇINAR ağacı mı? Belki de ağaç bile değildir!
  • SİNAN YILDIRIM / 8 Kasım 2016 13:15

    MAAŞALLAH SÜPHAN ALLAH .ÖĞRENMEYE DEVAM. ALLAH CC SİZLERDEN RAZI OLSUN. ALLAH CC YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN. ERENLERE SELAM OLSUN.
  • şizofren / 8 Kasım 2016 13:09

    Nutkum tutuldu

    "Onun üzerinde 19 vardır"
    16 tane idi.
    Bir tanesi bu dünya oldu.
    Kaldı 15 tane.
    Deruni babamız bir keresinde biz 4. deyiz demişti.
    Allah Sizleri Başımızdan Eksik Etmesin.

  • Murat Birkent / 8 Kasım 2016 12:27

    Kulbak Bilge...

    Bekliyoruz,Göktürklerin gelecegini biliyoruz Türkün hakimiyeti icin ,kadim düsman SSSSSSt frekansi ile nasil baglantiyi bozuyorsa ,aranilan sir da onun sssst frekansini yok edecek insallah.Allah dünyadan elektrigi ya cekerse misali....Atom bombalarinin patladigi anda ve yerde o enerjiyi emen ve depolayan ve istenildigi yere yönlendirilebilen bir kadim sir ...
  • Seytanladans / 8 Kasım 2016 11:34

    Yorumları okumadan, yorum yaptım, Bekir öztürk abi de değindiğim yerleri yazmış olduğu nu gördüm, bir kalperen le aynı düşünce de olmak sevindir di beni, inşallah bize de kalperen olmak nasip olur
  • Seytanladans / 8 Kasım 2016 11:29

    Hayretim şaştı

    Cümleten selam aleykum verilen bilgiler hayret verici bilgiler, kehf süresi geldi aklıma 309 yıl, 16 lar ve 19 sırrı tefekkür denizine dalma vaktidir bu bilgiler le ; Anladığım kadarıyla bugün üzerin de yaşadığımız dünya gezegeni, güneşten kopan bir parça değilmiş, mavi felekteki bilgilerin yapmış olduğu bir gezegen imiş, ( ALLAHın izniyle) aranılan sır da bu sır imiş, doğrusunu ALLAH ve bildirdiler bilir
  • ömer / 8 Kasım 2016 10:39

    Bu kadim bilgilerin Kuran ile bire bir örtüştüğü görülüyor. Atalarımıza selam olsun.
  • ada / 8 Kasım 2016 09:47

    ARADIĞIMIZ İŞTE BUYDU

    Şükür ki sizi tanımak nasip oldu. Var olun Oktan Abi.
  • Kendini Arayan / 8 Kasım 2016 09:11

    Hay Maşallah.

    Oktan Ağabey,

    Maşallah, Suphanallah.. Allah c.c. yolunuzu daim kılsın. Sizi her türlü şerden korusun.

    Amin.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 8 Kasım 2016 08:37

    309 YIL

    19. RESİM ALTINDA 309 YIL İFADESİ VAR.
    Bu ifade KEHF SURESİNDEKİ 300 artı 9 yıl ayetine vurgu var.
    Ayrıca, KEHF suresi bundan sonra ve çağlar ötesinin bilgisi ile dolu.
    "Ahir zamanda Kehf suresini okuyun" hadisi şimdi açığa çıkıyor.
    Kehf suresi, bilinmeyen ileri teknoloji ve dünya dışı olay ve zaman ile alakalı olduğu açık oluyor bu bölüm ile..
    Hayret hasret ve ilgi ile takipteyiz. İnşaALLAH öğrenebilir. ANLAYABİLİRİZ...
  • Ogün / 8 Kasım 2016 08:33

    Eyvallah

    Allah Allah. Eyvallah pirim eyvallah
  • BEKİR ÖZTÜRK / 8 Kasım 2016 08:30

    hey maşALLAH...

    B u konuyu nasıl anlayacağız...
    Beynim durdu.
    Aklım, kelimeri yerinde kullanmama yeterli değil. Kelimeler kifayetsiz kalıyor.
    Lakin gönül anlamlandırıyor. Benim kelime haznem bunları anlatmaya yeterli değil...
    TÜRK DÖNÜYOR! Sadece onu anlıyorum...
    Bu dünya yavaş yavaş sona gidiyor. Yaşam devam ediyor.
    Yaşasın 16 lar....
    ALLAHA ŞÜKÜRLER OLSUN.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara