Allah, Lale, Hilal

Allah, Lale, Hilal

Nihal Kaya yazdı: Allah, Lale, Hilal


24 Kasım 2016 00:49
font boyutu küçülsün büyüsün



Allah...LâLe...HiLâL

Değerli kalperen kardeşlerim, koldaşlarım; sultanımızın himmet ve duasıyla nasibimce acizane gönlüme düşen tefekkürü paylaşmak isterim.

Lale, Tasavvufta Allah’ın birliğini temsil eder. Üzerine yoğun mana  ağırlığı yüklenen bir çiçektir.

 


Lâle, kelime olarak ele alındığında Arapça "Allâh" lâfzına ait harfleri taşımakta olduğu görülür.

Lâlenin harfî manası "hilâl"e de ulaşmaktadır. Bir semâzenin en makro hâlidir, hilâli çevreleyen yıldızlar. Onlar, semâdaki hilâlin parıltılarıyla yol alır, yıldızlarla semaya dururlar.

Biz millet olarak hilâl'i İslam'ın simgesi haç'a karşı bizim simgemiz olarak görmüşüzdür. Lale  turizm de ülkemizin Logosudur. Dünya bizi bu simge ile tanır.

Hilâl ve Lale kelime olarak ikisi de 66 ya tekabül ediyor bu nedenle de lale’yi Cenab-ı hakkın simgesi olarak saymışız.

Lâlenin ebcet hesabı  Altmış altıdır ve "Elhamdülillâh"a denk gelir. Onlar o hayret makamının coşkusuyla yaşadığı istiğrak hâline hamd ederek "Elhâmdülillâh" derler.

Yani hilâl ile lâle, Cenab-ı Hakk'ın en muazzam ismi olan ALLAH aynı sayı değerindedir.

Gerçek lâlelerin hepsinde renkli altı yaprak bulunur. Bu ise îmanın altı nûrunun libâsına bürünen dervişin îmân ve ihsan potasında erimesi ve daha sonra bu nurun şualarıyla derinden bir yanışa gark olmasının da bir simgesidir

Mimar Sinan'ın şaheseri Selimiye Camii'nde mermere işlenmiş olan ters lale, “Allah'ı terk ederseniz batarsınız”, “Hilali düşürürseniz batarsınız” gibi farklı yorumlara neden olmuştur.

Lale, Batı dillerinde, Tulip, Tulipe, Tulpe gibi birbirine benzer isimlerle anılır.

Bu isimlerin kaynağı konusunda en yaygın görüş, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'ne uzanıyor.

Bu dönemde İstanbul'da bulunan Avusturya elçisi Busbecq, notlarında, Türklerin bu bitkiye 'tulipan' dediklerini belirtiyor. Sözcüğün, sarık anlamındaki 'türban'dan ya da kavuğa sarılan kumaş olan 'tülbent' sözcüğünden geldiği kanısı yaygın..

Eğlâl kelimesi de "lâle" kökünden gelir. Eğlâl ise Yâsin Sûresi'nde "eğlâlen" şeklinde geçmektedir. Manası ise; "boyunduruk"tur. 

YÂSÎN-8 Ayeti : Muhakkak ki Biz, onların boyunlarına, çenelerine kadar halkalar (zincirler) kıldık (geçirdik). Bu sebeple onlar, başları yukarı kaldırılmış olanlardır.

Resûlullâh Efendimiz hicret edecekleri vakit kapıdaki müşrikleri etkisiz hâle getirmek için Yâsin Sûresi'nin bu âyetini okuyarak onlara bir avuç toprak atmıştı. Müşrikler bunun etkisiyle sanki boyunlarına boyunduruk geçirilmişçesine başlarını aşağıya indirememiş ve Efendimiz'i görememişlerdi. Onlar Efendimiz'i göremedikleri gibi gözleri kâinatın bütün hakîkatlerine âmâ olmuştur.

Bunun mukâbili olarak kalblerine Allâh lafzını yerleştiren ve idrak etmiş olan Hak âşıkları da sanki boyunlarına nurdan bir halka geçirmişçesine başları yukarıda ilâhî cezbeye gark olmuştur. Aşağının kötülük ve pisliklerinden uzak, arınmış bir gönülle her şeyden mahrûm olanlar için duâ ve ilticâ hâlindedirler.

İnternetten derlediğim bu kısa bilgiler den sonra, tefekkürüme sebep olan Binengeçin şeklini Tasavvufi manalarla harmanladığımızda ; Binengeçin döne döne ışıkları OZ tamgasına dönüşmüş, Binengeçin kendi şekli ise bir LALE ye benziyor.

 

Geminin (binengeçin)içinde ki siyah nokta, Lâlenin içi kömür gibidir. Ancak dıştan görünmez. Dışı ise içinin tam tersine pasparlak, canlı ve rûha sekînet verici bir görünüme sahiptir. Onun bu hâli tıpkı bağrı yanık bir dervişin nûr hâleli yüzüne benzer. Lâlenin renkli yapraklarının yukarıya doğru olması da tıpkı bir dervişin duâ edişindeki edâyı andırır. Zira derviş bu hâl ile sırât-ı müstakîm üzere olmayı murâd etmiş ve ifrat-tefrit noktalarını törpüleyerek hakîkate, yani istikâmete ermiştir. Ve tıpkı lâlenin derûnundaki siyahlığı göstermemesi gibi o da içinde yaşadığı yanış halini gizlemiş ve kendine her nazar edene o güzel rengini sunarak ona ferahlık vermiştir .

 


Binengeç, dünyada Ekim günlerinden bir gece yuksekçe bir alana indi. Lale'nin Anavatanı Pamir, Hindukuş ve Tanrı dağlarıdır. Lale soğanları türlerine bağlı olarak Eylül - Kasım aylarında dikimleri yapılır..

Lalenin kapalı şekli tıpkı bir kapsüle benzer. Bu kapsül uzay gemisi olarak da  yorumlanabilir mi?

Bilgelerin getirdiği tohum acaba bir lale soğanı mıydı? 

Her birinin açılımı bir derya olan, değerli bilgileri, resimleri barındıran Kulbak Bilge ve Kopuz Ata da anlatılanları, puzzle parçaları gibi yanyana geldikçe okuyup zamanla  anlayacağız inşAllah. Bize tefekkür denizlerinde kaptanlık edip, hakikat bilgilerini önümüze sunan, güneşlerden bir güneş olan kıymetli büyüğümüz gönüller sultanından  ALLAH razı olsun. Hu erenler.... Kalperenler... 

Nihal Kaya

NOT: konuyla ilgili BARAN AYDIN koldaşımızın da kapsamlı tefekkür yazısı yayınlanmıştı,tekrar okuyup hatırlamakta fayda var..Allah razı olsun..

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5173

 

 Not: Yorumunuz eğer yayınlanmamış görünüyorsa teknik bir sıkıntı olabilir, lütfen onaltiyildiz@gmail.com  adresine YORUMUNUZU mail atınız.                








Bu haber 3,242 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (17)
  • BÜYÜK YÜCE TÜRK / 30 Kasım 2016 16:15

    BÜYÜK YÜCE TÜRK

    muazzam bir yazı tüp gibi iniyor lale oluyor mesele benim mesele ezelden ebediyete...
  • Hasan Kayacan / 25 Kasım 2016 17:36

    Allah ilmini artırsın

    Allah ilmini artırsın kardeşim, gönlüne sağlık
  • Ayşecik / 25 Kasım 2016 16:35

    .

    Gönlüne sağlık Nihalcim, çok güzel bi tefekkür, Allah ilmimizi artırsın. Sevgiler.
  • Murat Birkent / 25 Kasım 2016 10:52

    .......

    Bacibeylerimiz var olsun ,koldaslarimiz var olsun , ne güzel ifade edilmis masallah
  • Nihal Kaya / 25 Kasım 2016 10:14

    Allah razı olsun

    Basta pirim Oktan hocam ve tum gönülden desteklerini hissettigim koldaslarimdan Allah razi olsun,layık etsin insallah,sagolun,varolun..
  • Orkun akar / 24 Kasım 2016 19:09

    Tebrikler

    Selam selam...Nihal bacıbeyim bu guzel ve örnek calisman icin tebrik ederim...Gonullere,akillara maya olsun insAllah...Varolunuz...
  • Kıbrıs Fatihi / 24 Kasım 2016 18:23

    Ne kadar güzel

    Nihal hanım varolun. Çok etkileyici ve düşüncelere sevk edici bir tefekkür olmuş. Yüreğinize sağlık. Allah ilminize ilim katsın. Kalben selamlar.
  • Baran Aydın / 24 Kasım 2016 13:56

    Nihal Abla ma

    Nihal ablam çok güzel bir tefekkür olmuş. Bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. Allah ilmini artırsın. Ayrıca daha sık yazarsan seviniriz. Selamlar..
  • merarive / 24 Kasım 2016 10:10

    Lale simgesi

    Bugün tarihi eserlere baktığımızda lale sembolü kullanıldığını çok görüyorum . Kervansaraylarda ve birçok yerlerde lale kullanılmış . Çok teşekkürler bizlere ilim öğrettiğiniz için, yazılarınızın devamını bekleriz hocam.
  • oktan keleş / 24 Kasım 2016 08:57

    tebrik ederim örnek olmalı

    tebrik ederim nihal hanım, akıllara ışık, gönüllere feyiz veren bir çalışma olmuş.
    devamını temenni ederek teşekkür ediyorum.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 24 Kasım 2016 07:43

    EYVALLAH..

    eyvALLAH bacıbeyim sağolasın
    yüreğinize sağlık..
    ekim ve dönengeçbağlantınız çok değerli olmuş
    başarılar..
  • alaca / 24 Kasım 2016 02:15

    Teşekkür

    Çok güzel bir tefekkür. Lale’ye birde yazılım açısından da bakmak gerekebilir. LamElif ile yazılmasıyla ilgili bir Sır olabilir. Lale resmine baktığımızda içi sarı 6 tane (erkek olabilir) tohum , 6 yaprak ve ortada (bir dişi herhalde) tohum görülür. Bunu düşünce olarak yorumlamaya çalışırsak Kainatın görülen ve görülmeyen her şeyidir denebilir. Lale dışı mor renkli içinde sarı rengiyle sanki Güneşi, içinde saklayan nadide bir çiçektir. Yunus Balıklarını da analım bu vesile ile keza onlardan biri de Yunus As’ı içinde saklamıştır. Konu için teşekkür ederiz. Peygamber Efendimizin (SAV) Hicrette müşriklere toprak attığını ilk kez duydum. Aklımıza Lut AS’a gelen Melekler geldi. Allah bizi O’nun (SAV) izini görenlerden yapar İnşallah..
  • ateş / 24 Kasım 2016 01:30

    Nihal bacıbeyim, daha sık yaz lütfen...

    Sizin tefekkürlerinizde bir başka letafet, bir incelik var. Lütfen daha sık yazın. İlminiz daim olsun.
  • Tirendaz / 24 Kasım 2016 00:09

    Tebrikler

    12 den vuran bir çalışma. Allah razı olsun, gönlünüz var olsun.
  • çiğdem / 23 Kasım 2016 23:52

    Kalbi Erenlere Selam olsun.

    Elinize sağlık cok içten ve zarif olmuş. Ne güzel de olmuş. Elhamdülillâh... Selam ve hürmetlerimle.
  • Alpkaan ertunga / 23 Kasım 2016 22:49

    Dur.........

    Artık gizlenenler çıkmış sokaga, herşeyi apaçık sermiş ortaya, ne rahattırki kol geziyor ölüm, diller mühürlü gözleri kör yeryüzü. Şeytan dost edinmiş israiloglu ile ona tapanı, dumansız etrafında pir dönüyor dünyanın, cinleri yardımcı yapmış geliyor ahir azabı. Dünyada her an ölüyor insan canı, bebek çocuk farketmez mutlu olurmuş kör denen şeytan, plan üstünde plan kördüğüm çıkış, ölen hep müslüman neden diye sorulmazmı. Adam oglu şahlandı artık vakit cihat, dünya dar gelecek mühlet verilen şeytana, içimde çaglayanlar coşan okyanuslar, af dileyeceklere olmayacak şefkat.
  • Zeliha Türk / 23 Kasım 2016 22:44

    Maşallah, Sübhanallah!

    Sevgili Nihal, sayende hayret denizinde kulaç atıyorum şuan.Allah Allah İllallah Lailahe illallah. Daha bir kaç gün önce lale ve tevhidin manalarını düşünüyordum. Kısa bir araştırma yapmıştım. Senin tefekkürünle kafamdaki sorular yerini bulmaya başladı. Allah razı olsun senden.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar