Kulbak Bilge-9

Kulbak Bilge-9

Yaşayan roman Kulbak Bilge yeni sırları açıklamaya devam ediyor...


6 Mart 2014 20:22
font boyutu küçülsün büyüsün


KULBAK BİLGE 

Kulbak Bilge 1. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2936

 Kulbak Bilge 2. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2945

Kulbak Bilge 3. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2950

Kulbak Bilge 4. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2954

Kulbak Bilge 5.Bölüm:  http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2978     

Kulbak Bilge 6. Bölüm:  http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2983

Kulbak Bilge 7.  Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2995

Kulbak Bilge 8. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3013

 

Kulbak Bilge-9.Bölüm

DİĞER FORMAT. http://medya.onaltiyildiz.com/kulbakbilge-b09/#/0   

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER FORMAT. http://medya.onaltiyildiz.com/kulbakbilge-b09/#/0

(YAZI VE RESİMLERİ BÜYÜTMEK İÇİN)

  








Bu haber 63,931 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (93)
  • Serkan GÜNDOĞDU / 4 Ağustos 2014 22:21

    Hasan kardeşimize cevap

    Sevgili Hasan kardeşim dövme yaptırmak günahdır ama senin bildiğin gibi su geçmediği ve abdest kabul olmadığı için değil...
    Su geçmese deri çürür zaten ...
    O yüzden abdest almakda bir sakınca yoktur
    Dövmenin haram olmasının sebebi '' kıl '' hakkı içindir.
    Kılda ALLAH C.C bize emanet ettiği bedenin bir parçasıdır ve canlıdır dövmenin kıl köküne zarar vermesinden dolayı günahdır.
  • zeki dagasan / 31 Temmuz 2014 01:45

    acaba?

    Tam olarak bazı ağaçlardan zaman geçişi yapıldığı gibi olmasa da, otel avm gibi yapıların girişlerinin her iki yanına konup insanları içeriye girmek için ortasından geçmeye mecbur kılmalarının bir nevi tılsımlama yada olumsuz enerji verme gibi bir özelliği de var mıdır acaba diye düşündüm bir an..
  • hasan / 30 Temmuz 2014 22:43

    Gusül abdesti alınması için,bütün vücudu su ile yıkamak vardır, dövme yapıldığında ,dövme yapılan bölgelere su değmez, bu sebeple dövmeli kişi, gusülsüz gezer.
  • Muammer Kirpiz / 23 Mart 2014 18:43

    Ay ile ilgili bilgiler.

    Oktan Bey Ay hakkındaki bilgileri sabırsızlıkla bekliyoruz..Resmini çizdiğiniz o adacıklara benzeyen kraterlerin bir sırrı var mı acaba?.Bütün Onaltıyıldız ailesine sevgiler,saygılar..
  • Mehmet Ilhan / 16 Mart 2014 22:37

    Kulbak Bilge PDF FORMATI

    Degerli 16* kalperen kardeslerim, Kulbak Bilge 9.bölümünüde ekleyerek, hazirlamis oldugum PDF formatini güncellestirdim. isteyen dileyen arkadaslara mail ile gönderebilirim. PDF büyüklügü yaklasik 4MB.
    selam ve dua ile...

    mail adresim: ilhan.mehmet@ymail.com
  • AbdulMutekebbir / 16 Mart 2014 16:06

    Estağfurullah çorbada tuzumuz olsun.
  • ateş / 16 Mart 2014 11:20

    Milli gazete...

    Selâm olsun tüm aileye,
    Ercan Koçak kardeşimin verdiği linkteki haber oldukça ilginç. Yalnız ilginç olan haberin içeriği değil, Millî gazetede de yazıları yayınlanan Oktan hocamız, Deniz Baykal ihtimalini çok önce yazmış olmasına rağmen, ilk defa Reha Muhtar dile getiriyormuş gibi haber yapmış olması...Gerçekten şaşırdım.
  • mehmet yalçınkaya / 16 Mart 2014 00:37

    oktan abi asa kitabınızın siparişini verdim Allahın izniyle büyük hevesle bekliyorum okumayı... bütün gönüldaşlara selamlar olsun Adana'dan...
  • muallim54 / 15 Mart 2014 15:57

    Abdülmutekebbir Kardeşe...

    Saygıdeğer kardeşim..

    Direkt metinden kopyalayıp yapıştırırken gözümden kaçmış olabilir...

    İstirham ediyorum metinde olan YAZIM yanlışlığını şahsıma ait bir hata oalrak kabul edin...Zemme layık bizim gibi heyecandan bilgisayarı tam olarak kullanmasını bilmeyen acizden başkasında değildir.,,,,,
    Yoksa Zinhar Münir Derman Efendimize dair bir hata değildir...


    Saygı ve Selametle Efendim..
  • AbdulMutekebbir / 15 Mart 2014 12:21

    Muallim Bey

    Yazida bir hata var.Hicret 622'de Hz Ali 599'de dogmus 7 yasinda olamaz.
  • muallim54 / 14 Mart 2014 23:34

    *** Kâbe-Gölge-İnsan*** Bazı Sorulara CEVAB Olur İnşallah...

    **************************************************************
    *******...:...:... İNSAN - BEŞER - ADEM ...:..:...*******
    **************************************************************


    İNSAN : Bu kelime Allah dilinde; cisim ve şekil itibarı ile aynı dişi ve erkek cinsleri olan canlı, düşünen. (Natık)...
    BEŞER : insan seklindeki canlı. Ademden türeyen insan şeklindeki canlı.
    ADEM : ilâhi bir hamuleyi taşıyan insanın görünmeyen ruh hamulesinin ismi...

    ADEM : Ebul beşerdir. Bir şahsın ismidir.
    insan şeklindeki nesnede ademiyeti ortaya çıkması için vesile olan Allah'ın ilk yarattığıdır.

    Bu hamuleyi yani ademiyet hamulesine melekler secde etmiştir. Maddeye, cesede değil...
    insanlar da kendilerinde bulunan bu hamuleye secde ederler. Yani aslına.
    Aziz Mahmud Hüdayi saraya davet edilmiş, iftardan sonra padişah, erkânı vüzera, şeyhül islâm salona teşrif etmişler. Salonda da fakirlere yemek yedirilmiş. Herkes Hüdai hazretlerinin ve padişahın içeri girdiğini görünce kıyam etmişler... Fakir ve zayıf bir adam da elindeki yemekle bir köşede yiyiyormuş.. Yerinden kıpırdamamış. Padişahın dikkatini çekmiş. Padişah hiddetlenmiş ama, Hüdai hazretlerinin yanında belli etmemiş, oturmuşlar... Bir müddet sonra o fakir yemeğini bitirmiş, yerinden kalkmış, Hüdai hazretlerinin Önüne giderek bir secde yapmış ve geri çekilerek gitmiş kapının yanında oturmuş. Bir müddet sonra Hüdai hazretleri yerinden kalkmış o adamın yanına gelmiş, önünde secde yapmış... Adam ağlayarak kapıdan çıkmış gitmiş. Bunun sırtını kimse çözememiş.
    Padişah; Şeyh efendi hazretleri o zat siz içeri girdiğiniz zaman vezirler
    ve bütün millet ayağa kalktığı halde o kalkmadı. Ben buna üzüldüm ve
    hatta hiddetlendim.
    Huzurunuzda bunu belli etmedim. Bunun hikmetini lütuf buyururlar mı demiş.
    Aziz Mahmut efendi hazretleri; şevketlüm siz benim cesedime kıyam ettiniz. O fakir zat benim aslıma secde etti. Ben de onun aslına gittim secde -ettim buyurmuşlardır.
    (Bu hadiseyi merak eden Topkapı Sarayında Arşivi Osmani'de 87.nci cildinde bulunabilir.)
    Kabe dört köşedir. Dört tarafından da kâbeye doğru secde ederler. Kâ-
    benin içinde bulunan bir zat da istediği tarafa secde eder. içindeki bir
    zat ile dışındaki bir zatın aynı tarafta olduğunu farz ederseniz kâbe
    duvarını bir an için ortadan kaldırın şahıslar birbirlerine secde etmiş
    olurlar. Düşünmek gerekir.
    Havva: Adem 'değildir. Ondaki cevher muayyen şekildeki canlılık ki
    buna şekli itibarı île insan diyoruz ki o da beşerdir.
    Onu Hak'kın kudreti ile ortaya çıkaran kadın...
    Çiftleşmekten husule gelen nesne insan beşerdir.
    Ademiyyet başkadır.
    Resulü Ekrem'in aldığı bütün kadınlardan çocuğu yoktur kalan...
    Dul aldıklarından da evvelce dünyada kalmış çocukları yoktur.
    Yani üvey evlâttan yoktur. Düşünmek gerek. Bu işler herkesin kân
    ve üzerinde söz ve mütalâa yürüteceği meseleler değildir.
    Görünmede hüner yoktur Görünmeyeni görmede hüner vardır.
    insanı kâmil velî demek, bu dünyada iken (Ademiyet) hamulesiyle görünmek hünerine mazhar olandır.
    Bir ayeti kerime vardır;
    Hüvel evveli hüvel ahiri hüvel zahiri hüvel batın.
    Hüvel evvel: Nuru Resulullah. Bütün bu nurdan kâinat yaratılmıştır.
    (Sen buna akün sarsılırsa ilk atom nüvesi de)
    Hüvel-ahir ; Ümmeti...
    Hüvel zahir: Nübüvvet
    Hüvel batın: Resulü Ekrem'in ledünni iz alemi...
    Bu ayet bu hakikat; gizlemektedir...
    Bozüyük. 9.11.1949 gecesi rüyamda kâbeyi tavaf ediyordum.
    Sarıya meyyal beyaz sakallı cüsseli ve gayet küçük gözlü bir zat sağ omuzuma dokundu...
    Oğlum: Sana bir gün soracaklar, kâbe nedir? Cevabın şu olsun...
    Kabe: Kevni hakikatlerle ilâhi hakikatlar arasında bir geçit... Görünenlerle görünmeyenler arasındaki geçit...
    Onun için namazda ilâhi hakikatlerin zuhuruna vatan olan kâbeye dönmek lâzımdır.
    Böylelikle suretler kâbenin suretinde secdeyi bulurken, bildiğimiz hakikatlar de onun bilinmeyen hakikatında secdeyi bulur... Dikkat edersen:
    Namazda, Ötelerin şartından bu dünyada alınan bir rayiha vardır. (Kendini kâbenin içinde farzet, batıya doğru namaz kılıyorsun. Kâbenin duvarının dışındaki adam da kâbeye doğru kılıyor, kâbe duvarını kakh-nrsan karşı karşıyasın. O halde içdeki ve dışardaki duvara mı dönüyorlar, duvarı kaldınrsan yüz yüzedirler). Sonra bana avucunun içini öptürdü. Ve dedi. Ben Muhiddini Arabiyim... Devam etti: Gölge île vücut birbirinin aynı değildir. (Vahdeti vücut) düşüncesi yanlış gibidir...
    Bu düşünce eşiği o kadar derin ve girift bir incelik merkezidir ki orada çoklarının ayağı kaymış ve çoklarının kalbindeki hissi selâmet bozulmuştur...
    Bütün akılların idrak edemediği Allah sırrının çözüm noktası ölümdür... "Her şey bana dönecektir" Ayet.
    Bu ölmek değildir. Ölmek diye birşey yoktur. Şekilden sekile girmek vardır...
    ölümü herkes anlar. Fakat tekrar dirilmede akıl bulanır, vehim şüphe içinde kalır.

    (ölmek diye bir şey yoktur)...
    Allah ölüm ve tekrar dirilme ile bunu perdelemiştir, gölgelemiştir... Neyi.
    Gölge, bir cismin mekânda bulunduğunu bildiren maddeden ayrı bir
    görüntüdür.
    ölmek diye bir şey yoktur.
    Gölge, bir cismin mekânda bulunduğunu bildiren maddeden ayrı bir
    görüntüdür.
    O, varlığın mekânda bulunduğunun isbat ve şahididir. Kim...
    Gölge... Gölgesi olmayan ne var düşün bakalım:
    Mekânda birçok şeyler vardır. Gölgesi yoktur. Bu yoktur demekle ne
    kastediyoruz onu anlayarak düşün. O zaman suale cevap bulursun...
    Şunu da hatırlayarak düşünmek lâzımdır. Gölgenin de gölgesi vardır. Gölge ziya ile teşekkül eder. Ziya yani ışık olmayan yerde gölgeden bahsedilemez. Gölgeyi tevlit eden müessir yani ziyanın kudret, kuvvet, hafiflik, sönüklük derecesine göre gölge berrak görünürlükten belirsiz hale kadar değişir. Aynı zamanda geliş, derece, yükseklik, alçaktık durumuna göre de büyür, uzar kısalır, küçülür gözden uzaklaşır, adeta kaybolur...
    Gölgesi olmayanları arayıp bulunuz, ondan sonra düşünerek gölge hakkında kanaat ve mütalaaya varınız...
    (Gözümün nuru namazdır diyen Resul'ün gölgesi yoktu). Namaz vakitleri gölgenin değişmesi ile tayin edilir...
    Gölgenin büyüyüp küçülmesi, yok oluşu, görülmeye başladığı vakitlerdir bunlar...
    Bu vakit gelmeden namaz farz olmaz. Bunu çok düşün... Namaz vakitle farzdır. Vakit geçti mi o namaz kaza olarak eda edilir. Yalnız akşam ve sabah namazlarında gölge hikâyesi bahis mevzuu değildir. Niçin. Onu söylemeyeceğim.
    Size birşey söyleyeyim mi. İtiraz etmeyin, münakaşaya girmeyin (Rüyada) gördüğümüz şeylerde gölge yoktur.
    Dikkat etmediğimizden veya etmek imkânı olmadığından öyle şey olur mu demeyiniz...
    Vakit yoksa namaz da yoktur. Şimalde altı ay gece, altı ay gündüz oluyor. Buralarda ibadet tamamıyle başkadır. Öyle yerler vardır ki güneşin doğması ile batması bir olur. Biraz düşün. Miraçta ilk akşam ve sonra sabah namazı bildirildi
    Beş vakit namaz bu namazlardan üç sene sonra ara namazları da kılın
    ayeti ile Resulullah tarafından tayin edilmiştir...
    Rüyada: Renk ses vardır. Koku yoktur. Bir de gölge yoktur...
    Niçin bunlar yoktur merak etme...
    Efendim ben gölge gördüm diye zırıltı etme. Yoktur... Hemen cevap
    verilecek şeyler de değildir bunlar...
    Din alimiyim diye de zırıltı etme. Onu bilenler de vardır.
    Allah, kelâmında gölgeden bildirir.-
    "Onlar gölgelik olan arşın gölgesinde otururlar. " Ayet.
    Gölge kaybolur, gönül doyunca diye kibar bir söz vardır.
    Ruhla beden aynı şey değildir...
    Ruhla doymuş olsa beden ne acıkır, ne de yorulur. (Bu hal halvette
    öğretilir)... Ama su ister...
    insan bir gölgedir. Dünya yüzünde.. Kimin gölgesi, onu da sen bul.
    Allah'ın kulusun sana o kadar izansızlık yaftası vurmaktan utanırım...
    Nasip bitiyordu: Kâbenin cenup kapısından beni dışarı çıkardı...
    Haydi oğlum yürü ARAFAT'a çık... Yolun nurlu olsun...
    Kulağıma yavaşça adeta koku gibi fısıldadı:
    Alem, sıfatı kemallerin zuhur mahallidir.
    Başka söze kulak verme...
    Büyük bir ter içinde uyandım sabah ezanı okunuyordu...
    9.11.1949

    Namaz. Oruç. Sadakai fıtır gibi ibadetlerin müşterek iki şartı vardır, l - Vakit 2 - Niyet. Bunların ikisi de ayeti kerime ile sabittir ve farzdır. Vakit girmeden hiç biri farz olmaz.
    Ramazan ayında hilâlin görünmesi ile oruç başlar.
    Ruyeti hilâL Bu da ayeti kerime ile sabittir, nasdır. Resulü Ekrem hilâli görmeden oruç tutmadı. Kendileri Medine'ye teşriflerinden sonra oruç farz olduğundan 9 ramazan oruç tutmuşlardır. Bir gün bir zat gelmiş Ya Resulullah. ben hilâli gördüm demiş. Resulü Ekrem, sen müslümanmısm. Evet ya Resulallah. Adam kelime-i şahadet getirmiş ve Resul buna evet demiş ağızlarım çalkalayarak niyet etmiş. Oruç açmak ise güneşin batmasına göredir. O da ayet ile sabittir. Ramazanın birinci günü bir adam niyet etmeden yemese, içmese, yani fiili oruçlu olsa Ramazan orucu tutmuş olmaz. O gün için kaza eder. Yine bir kişi ramazandan başka bir ay hatta iki ay oruç tutsa, Ramazan orucunu eda etmiş olmaz. Ramazan orucunun başlangıcı Ruyeti hilâl iledir. Vakit girmeden namaz farz değildir.
    Girdiği dakikada farz olur. Onun için vakitleri kaçırmayınız emri Resulü vardır.
    Miraçta emrolunan akşam ve sabah namazlarım da vaktinde kılmak
    muhakkak lâzımdır.
    "Süvariler sizi kovalasa sabah namazının sünnetini kaçırmayınız" emri
    Resulü çok mühimdir. Dikkat et. Bu ne demektir.
    Ben bile korkarım ve farzdan evvel kendimi hazırlarım demektir.
    Dünya yüzünde ruyeti hilâli tesbit etmek mümkün değildir. Hatta hakiki
    namaz vakitlerini de tesbit çok zordur.
    Akşam ve sabah vakit namazları Hak'kın emridir. Diğer namazların
    vakti ise Resulü Ekrem tarafından tesbit edilmiştir.
    Islâmda her şey hüccete (kanaata) dayanır, İslâmda bu hüccet Resulü
    Ekrem'den sonra kurulmuştur.
    Resulü Ekrem zamanında ayeti kerimeden başka hiçbir şeye bakılmazdı.
    1 - Ayet
    2 - Hakiki hadis
    3 - kmai ümmet (Yani herkesin bunu kabul etmesi).
    4 - Kıyası fukaha


    Bu deliller baştan sona doğru gittikçe zayıflar. Yani hadis ayet hükmünü
    değiştirmez. Zaten öyle bir hadis yoktur. Olsa da hakiki hadis değildir.
    Icmai ümmet hadis hükmüne ilişemez. ilişirse o da uydurmadır. Kıyası
    fukaha icmai ümmeti bozamaz. Fakat esas ayeti kerimedir.
    Diğerlerinde yine şüphe mevcuttur. Dünyanın her yerinde ramazan şu
    gün başlar diye hesap etmek büyük bir hatadır.
    Ruyeti hilâl meselesinde ramazanın başlangıcı hakkında söylemek
    bugün çok tehlikelidir. İsrailiyet ile yani Yahudi uydurmaları ile bir
    hale gelmiş bugünkü İslâmi hükümler adeta nas gibi kabul edildiği için
    susuyorum.
    Gel bir an sana halvetten bir iki söz edeyim. Başka bir mevzuda... Yağmur duası küfürdür. Şaşırdın.
    Bana münkir nazarı ile baktın. Evet haklısın. Amma beni biraz dinle ve dinledikten sonra da ses çıkarmadan çek yanımdan git. Medinede ve etrafında kuraklık olmuş. Resulü Ekrem'e gelmişler. Dua et Ya Resulallah demişler. Dikkat et sözlerime...
    Mübarek gözlerinden yaşlar gelmeye başladı. Gözlerini yummuş ve mübarek başını göğe doğru çevirerek:
    Ya Rabbi bunlar sabır nedir bilmiyorlar... Senin her şeyi bildiğine gördüğüne, hatta errezzak olduğuna dair imanlarında farkına varamadıkları, bİlmediklleri şüphe gizli... Bunları küfürden kurtar. Sabrı öğrensinler diye dua etmişlerdir.
    Şaşırma dikkat et. Niye gözlerini yummuş ve başını göğe doğru kaldırmış. Bunu halletmeye savaş. Bu işler karışıktır. Dikkat et. Buraya bir şey daha ilâve edeyim de yine kafan karışsın.
    Resulü Ekrem hicrette Sevir mağarasına Eba Bekirle girmişti...
    Bir örümcek ağ gerdi.
    Güvercin yuva yapıp yumurtladı.
    Müşrikler bunu görünce mağaraya insan girmediğini anladılar.
    Müşrikler gittikten sonra: Ağ ve örümcek ne oldu. Güvercin ne oldu...
    Resulü Ekrem mağaradan çıkarken örümcek ağı muhakkak bozulacak.
    Güvercin kaçacak Öyle mi.
    Resulü Ekrem Hak tarafından kendisine ağ kurmasını söylenen örümceğin yuvasını bozar mı. Bunların cevabını ara. Sor. Bul.
    Sana bir kapı açılır. Bu basit bir tesadüf, basit bir hadise değildir. Resulü Ekrem Mekkeden çıkarken kendisine Cebrail görünmeden emir şu (Bir avuç toprak al, şunu oku üzerlerine at) emri ile çıktı Mekke'den. Mağarada ise başka hadiseler oldu. Bunları ve sebep ve hikmetlerini niçin

    öyle murat edildiklerini düşün.
    Hakikatler bazen toplumlar tarafından yargılanır. Hatta mahkûm edilirler. Bu, dünya yüzünde yalnız İnsanlara aittir. Hayvanlar aleminde bu yoktur.
    Sevir mağarasında biraz duralım:
    l - Söylerler, Resulü Ekrem Eba Bekir'e Sevir mağarasında hafi zikri öğretti.
    Kul olarak her ikisi de hayati tehlike halinde idiler. Müşrikler kapıda kılıçlan ile bekledikleri bir zamanda, bu vaziyette dünya işleriyle meşgul oldukları bir anda herşeyi unutup zikir talimi gariptir.
    Bunun hakkında gariptir kelimesi kâfi. Sebebini söylersem belki imanın sarsılır.
    Resulü Ekrem (Hicret et) emrini aldığı zaman burada kendi zatı mu-allalanna emirdir. Yalnız olarak demektir.
    Yok evvelce Ebu Bekir'e söylemiş, Hicret edeceğim, benimle gel, hazırlan emri ayeti kerimeye mugayirdir.
    Resulü Ekrem 7 yaşında olan Hz. Ali'yi yatağına yatırmış ve kendisi Mekke'den ayrılmıştır.
    Muharrem ayı başlangıcı. Ay yok gökte. Zifiri karanlık. Bir müddet sonra Ebu Bekir gelmiş Hz. Ali'ye sormuş. Resulü Ekrem çıktı demiş. Eba Bekir, ne tarafa gitti dîye sorduğunda Hz. Ali şu tarafa gitti diye bir söz etmiş. Eba Bekir o tarafa doğru gitmeye başlamış. Gece yansından sonra Resulü Ekrem arkadan birinin geldiğinin farkına varmış. Durmuş. Gelen yaklaşmış. Eba Bekir olduğunu görerek: Niçin geldin diye mübarek kaşlarını çatarak söylemiş:
    Eba Bekir: Ya Resulullah bu gece size müşrikler suikast yapacaklarmış kılıcımı aldım ve Ah''den öğrenerek size mülâki olmak için geldim.
    Resulü Ekrem ses çıkarmayarak yürümeye başlamış. Eba Bekir takip etmiş. Sevir mağarasına girmişler. Resulü Ekrem çok yorgun olduğu için Eba Bekir'in sağ dizine mübarek elini, sağ yanağına dayayarak koymuşlar. Mübarek yüzü Eba Bekir'in göğsüne müteveccih, o arada örümcek kapıyı örmüş. Güvercin yumurta yapmış. Eba Bekir de ayağından sandalını çıkararak sol topuğunu oradaki bir deliğe, tıkayıvermiş Bir aralık o delikten bir yılan Eba Bekir'in topuğunu ısırmış. Eba Bekir acıdan ayağını çekmemiş. Fakat gözünden sessiz yaş Resulullah'ın sol yanağına damlamış. Resulullah birden uyanmış. Ya Ebu Bekir ne oldu demiş.
    - Ayağımı deliğe koydum, size bir tehlike gelmesin dîye ... Yılan ayağımı sokmuş.
    Resulullah parmağını diline sürerek sokulan yeri meshetmiş ve ağrı derhal dinmiş. Bu, Resulullah'ın izni olmadan Eba Bekir'in peşinden gelmesine ceza olarak yılanın sokması ve Resulullah'ın merhametinin tecellisi olarak Eba Bekir'i afvetmesi hikâyesini ifade eder o sırada müşrikler kapıda görünmüşler. Gün açıyor, Eba Bekir titremeye başlamış. Resulü Ekrem (La tahsen Ya Eba Bekir, innallahu mana) hüzün etme Allah bizimle beraberdir demiş.
    Muradı ilâhi olduktan sonra Cenabı Allah'ın muradına kimse karşı gelemez.
    Bîr örümcek ağı ile karşı gelir.
    Güvercinin yumurtlamasının, niçinini söyleyemem. Müşrikler çekilip gitmişler.
    f
    Şimdi mağarada çok kalmayacağız. Kalırsak aklımız sarsılır, örümcek, güvercin Resulullah'ın orada olduğunu biliyorlardı demektir. Yılan bilmiyor muydu Resulullah'ın orada olduğunu. Biliyordu. Eba Bekir'in izinsiz Resulullah'ın peşine takılmasına ceza olarak ayağım ısırmıştır.
    Mağaradan çıkıyoruz. Örümcek ağı kendiliğinden, güvercin kendiliğinden
    ortadan kalktı. Resulullah'a tazim için. Güle güle Ya Resulallah demek
    istediler.
    Medine'ye varıncaya kadar hadiseleri söylemeyeceğim... Aradan seneler
    geçiyor. .Resuluİlah ceseden darı illiyin ettikten sonra Eba Bekir halife
    seçiliyor.
    Eba Bekir'in vefatına yakın l hafta evvel sol topuğundaki yılanın ısırdığı
    yer yara olarak açılıyor. Sebep: Yılan ısırarak ölen insanın cesedi şehit
    gider. Zira yılan cennet mahlûkudur. Cennet mahlukunun bir kula
    verdiği eziyeti Cenabı Allah cennet mükâfatı olarak cesede şehitlik nasip eder.
    Halvet denilen şey de Sevir mağarasını ifade eder. Bunu da unutma.
    Bu unutma kelimesini de unutma.
    8.6.1983
    ****************************************

    Münir DERMAN Hz..

    ****************************************

    Bu yazı, ALLAH DOSTU DER Kİ YAZILMAMIŞ SIRLARIN İLKİ YAZILACAK SIRLARIN SONU kitabından alınmıştır.
  • muallim54 / 14 Mart 2014 22:37

    Kulbak Bilge__Saife-85 'e Atfen Bir Köşe Yazısı

    Prof. Dr. Namık Açıkgöz
    Maldivler'de "Eyyub el-Ensari House"
    **************************************************


    Maldiv adaları ve Hz. Eyyub el-Ensârî’nin adının yan yana geleceğini hiç akıl etmezdim. Hint Okyanusu’nda bir tatil adaları takımı Maldivler... Hz. Ebu Eyyub el-Ensârî ile ne ilişkisi olabilir?

    Geçenlerde bir akşam akşam bir TV programını göz ucuyla seyrediyor, kulak ucuyla dinliyordum. Program bitişinde reklamları vermeye başlamışlar. Uzaktan kumanda tembeli biri olduğum için, başka kanala geçmeye üşendim. Reklamlarda bir ara “Maldivler’de Ebu Eyyub El-Ensari House” diye bir cümle duyunca, arslan kokusu almış tavşan gibi kulakları diktim... “Acaba yanlış mı duyuyorum?” dedim. Ekrana baktım.... Vallahi de billahi de cümle aynen öyleydi: “Ebu Eyyub El-Ensari House”...

    Gözümün önüne bi Hz. Eyyub El-Ensârî’nin evini; Peygamber Efendimizi misafir ettiği o evi getirdim, bi de Maldivler’de gösterilen oteli... Ne feci bir mukayeseydi ya Rabbim!... Ne acıydı!... Ne zulümdü!..

    Gözlerim fal taşı gibi açılmıştı bu reklam karşısında...

    “Fesüphanallah!...” dedim; kesmedi.

    “Estağfirullah!...” dedim; kesmedi

    “Hafazanallah!...” dedim... O da kesmedi.

    Ne dediysem kesmedi...

    Ancak bir yazı yazarsam rahatlayacaktım. Yok... Rahatlamayacak, öfkemi dile getirecektim.

    Bu mu yani “yeni Müslüman trendi”?...

    Müslüman’ın tek derdi Maldiv adalarında kadınların ayrı, erkeklerin ayrı tatil yapıp denize girmeleri miydi?...

    Ve hepsinden de önemlisi, o büyük sahabe, Peygamber Efendimizi, o fakir evinde misafir eden Medineli Eyyub’un adı, böylesine bir ticarete malzeme mi edilmeliydi?

    O fakr u zaruret ile bu lüks birbirinin tanımlayıcısı mı olmalıydı; zıddı mı?

    LÜKSİYAT VE HZ. EYYUB EL-ENSÂRÎ

    Dünyada pek çok kelimenin bir araya gelip kullanılacağına inanırdım da, Hz. Ebu Eyyub el-Ensârî’nin adı ile Maldiv adalarındaki lüks bir otelin yan yana geleceğine kat’iyyen inanmazdım. Hz. Eyyub El-Ensârî ve Maldiv adaları!... Oksimorondan da öte bir şey bu!... Oksimoron’un kitabını yazmış olan ben, inanın böyle bir kullanımı koyacak bir kategorii düşünememiştim. Düşünüyorum, düşünüyorum, Bu iki kavram arasındaki ilişkiyi bir türlü bulamıyorum. Kafayı yiyeceğim yaa!... Bir tüccar bu ilişkiyi kurar da kelimelere takla attıran ben, bu ilişkiyi nasıl kuramam!...

    Saatlerce düşünüp tam kafayı yemek üzereyken, iki kavram arasındaki ilişkiyi buldum: Hz. Eyyub el-Ensârî misafirperver biriydi; o lüks otel de müşterileri misafir edecekti. Tek ilişki “misafirlik”ti benim kıt aklıma göre.

    Böyle düşününce aklım ve zihnim bi açılsın, bi açılsın!... Eskilerin “zihne küşayiş gelmesi dedikleri şy, tam da bu olsa gerek.

    Açılan zihminde ilişkiler sürüsü sökün etmeye başladı. Bu öyle bir sökün edişti ki, ilişki sürüsünü sıraya soksan buradan taaa Maldiv adalarına yol olur da, millet deniz yoluyla gitmektense, ilişki sürüsünün üstünü otoban olarak kullanır.

    Mesela Eyyub el-Ensârî ile Maldiv adalarındaki otele gitmenin bir de seyahat ilişkisi var. Öyle değil mi ama? İstanbul’u fethetmek için Mekke-Medine’den taaa İstanbul’a kadar gelmek de bir tür seyahat değil miydi yani?

    Ayrıca, Hz. Eyyub el-Ensârî, İstanbul eteklerine kadar gelip şehid olarak ölmemiş miydi?... Şimdi de “beyaz Müslümanlar”, taaa Maldiv adalarına kadar gidip oranın güzelliğine vurulup öleceklerdi işte!...

    EDEB YA HU!...

    Şaka bir yana, yarım yüzyılı 8 sene geçen ömrümde, bu kadar sakîllik, bu kadar istismar, bu kadar dejenere bir şey görmedim. “Akabe Kundura, Bedir Çay ocağı, Hicret köftecisi, Miraç berber salonu” gibi şeyler görmüştük de, bu kadar sakîlliği görmemiştik.

    Şimdi Allah korkusuyla yüreği titreyen ve “Fakirliğim övüncümdür” diyen bir Peygamber’in ümmeti olan bir Müslüman Âdemoğlu, onca parayı harcayacak ve ulu bir sahabenin adını taşıyan lüks bir otelde tatil yapacak ha!...

    Kimsenin merede ve nasıl tatil yaptığıyla hiç ilgilenmiyorum. İsteyen istediği yerde, istediği şekilde tatil yapsın... Ammaaa!... Nasıl kazanıldığı meşkûk paralarla, kutsal bir şahsiyetin adının ilgisiz bir şekilde kullanılarak yapılan ticarî iş, o aşhsiyetin adını ve temsil ettiği zihniyeti kirletir. Ben buna karşıyım.

    Peygamberi evinde misafir etmenin şerefine nail olup bunun mutluluğunu yaşayan Eyyub el-Ensârî’nin İstanbul önlerine gidişindeki vecd ile, Maldivlere tatile gidecek bir Müslüman’ın hazzını yanyana getirmek, akıllara zarar bir şey!... İnsan bu ikikavramı yanyana getirirken biraz edeb eder.

    ELEŞTİRDİĞİNE BENZEMEK

    Hep millî gelir paylaşımındaki adaletsizliklerden söz edip aşırı lüks tüketimi eleştiren; halkı sömürerek sermaye depolayanların; açlıktan karnı içine göçmüş insanların yanı sıra, sömürdükleriyle karnını sişirenlerin yaşadıkları sınırsız tüketim hayatına eleştiri okları fırlatan Müslümanlar Maldiv adalarında tatil mi yapacak şimdi. Asgarî ücretin 800 TL olduğu ve bir türlü on bin dolarlık millî gelirin onda birini göremeyen fakir fukara insanların yaşadığı bir ülkede yaşayan Müslümanlar, istakoz gibi kızarmak için taaa Maldiv adalarına mı gedecek ve oraya gidip Hz. Eyyub el-Ensârî’nin adını taşıyan bir tesiste tatil mi yapacak? Bağda tarlada çalışmaktan teni, kızarmayı geç, kara-kavruk insanların yaşadığı bir ülkenin Müslümanları, kara-kavruk insanların bir yılda kazanamadığı paraları ödeyip Maldivler’de tatil mi yapacak?

    Hani bu tür adaletsizlikleri hep eleştirmiştik?

    Hani Müslüman için israf haramdı?

    Hani komşusu açken tok yatan bizden değildi?

    Bırak bütün bunları; o yüceler yücesi Hz. Muhammed’i evinde misafir etme ve i’lâ-yı kelimetullah uğruna İstanbul önlerinde şehid olma şerefine nâil olan bir sahabenin adı böyle kirletilecek miydi?

    Bu işe değil bir Müslüman’ın, şeytanın bile aklı ermez.

    Yazık!... Çok yazık!...

    İşte sana sözünü ettiğim “eleştirdiğine benzemek” budur Süheylâ!... Örnek istiyordun... Al sana örnek!...



    *********************************
    Kaynak: http://www.habervaktim.com/yazar/63599/maldivlerde-eyyub-el-ensari-house.html
  • Murat Birkent / 14 Mart 2014 20:34

    Kabe ve 6 gen yildiz

    Kabe yi bir ucuyla igne üzeri dengeye getir ...
    8 Dis köse ..
    8 Ic köse ..
    Caprazlama yani diagonal hayali igne üzerindeki kabe yi bir cevir...
    Hangi yöne ? Sonra ....
    Simdi yukaridan veya asagidan 45 derece aci ile dal kabe nin icine ...6 giris kapisi belirir , ya giris ya cikis ...yön ...
    Cevir..gördünmü simdi altigeni ?

    Simdi isiklari yak !her köseye bir günes ve cevirdigin icin bir de ay ...yanar döner ...maalesef burdan cizim gönderemiyorum ,daha rahat anlasilirdi....
  • Eskişehirli / 14 Mart 2014 15:15

    Barbaros Hayrettin Paşa'nın Sancağı

    Barbaros Hayrettin Paşa'nın Sancağında da iç içe geçmiş 2 üçgenden oluşan bu yıldız var.

    Bu İç içe 2 üçgen ve 2 Kareden oluşan 2 farklı yıldız sembolü ayrı şeyleri ifade ediyor sanırım. İkisi de kendine göre tılsımlı.

    Siyonistler bu sembolü ne amaçla kullanıyorlar, ecdadımız ne amaçlı kullandı merak ediyorum.

    Bu konu ile ilgili Oktan Keleş Bey'den bilgi rica ediyoruz. Şimdiden Teşekkürler.
  • ercan koçak / 14 Mart 2014 11:34

    http://www.milligazete.com.tr/haber/Reha_Muhtardan_bomba_Deniz_Baykal_iddiasi/312852#.UyLMPj9_uL0
  • ada / 13 Mart 2014 19:18

    Davut yıldızı

    Yanlış anlamadıysam orjinal Davut yıldızı içiçe geçmiş sekizgen iki kare.İsrail bayrağı üzerinde ki sembol ise şeytanilerin.İşin aslı bu ise tarihi çeşme ve Osmanlı ya ait kılıçlarda o bildik üçgen yıldıza neden rastlıyoruz?
  • Eskişehirli / 13 Mart 2014 14:48

    yedidokuzyedi ye teşekkürler

    Evet kabedekiler iç içe 2 kare imiş.. Bu gözümden kaçmış. Ayrıca şu bilgiler de varmış öğrendik.

    Selçuklu kültür ve sanatının temel figürlerinden biri olan sekiz köşeli yıldızın Ortadoğu’da bulunan eski medeniyetlerde ve İslam dünyasında yaygın olarak kullanıldığı, sayı biliminde 8’in cenneti anlatan bir sembol olduğu belirtiliyor.

    Ayrıca dini kaynaklarda İslamiyet’in 8 esasa dayalı olduğu, bunlara “sekiz cennet kapısı” dendiği, sekiz köşeli yıldızın da sekiz cenneti simgelediği belirtiliyor.

    Sekiz ilke “Merhamet ve şefkat, sabretmek, doğruluk, sır tutmak, sadakat, fakirliğini ve acizliğini bilmek, cömertlik, Rabbine şükretmek” olarak sıralanırken Sekiz cennet de şöyle isimlendiriliyor:

    1. Dâri-celal
    2. Dâri-karar
    3. Dâri-selam
    4. Cennetül huld
    5. Cennetül mevâ
    6. Cennetül adn
    7. Cennetül firdevs
    8. Cennetü naim.

  • yedi dokuz yedi / 13 Mart 2014 12:47

    davut yıldızı hakkında

    iki üçgen iç içe deildir. iki kare iç içedir orjini beyler biri piramitçilerindir yani bügünümüzün olan israilin bayragindaki asli olan hz süleymanin yüzündedir orjini mührü süleyman yani karedir yüzük her dört yanindaki egerli taşlar varir elmas safir yakut zümrüttür
  • Eskişehirli / 13 Mart 2014 09:00

    Davud Yıldızı

    Ahmed rumuzlu arkadaşa. Yazdıklarınız doğru evet geçmiş dönemlerde Davud Yıldızı bu şekilde kullanılmıştı. O zaman Siyonizmin simgesi değildi. Hz. Süleyman'ın mührü manâsı ile kullanılıyordu. Ancak günümüzde bu işaret tek bir şeyi simgeliyor "NE Yazık ki bu böyle" israil bayrağına konularak sahiplenilmiş bir siyonist işareti. Tüm yüksek manevi değerleri dejenere etmek zaten bunların görevi, o ambleme takılmadık, o amblemi sahiplenip, manasını kendilerine yontup, kendi idealleri ile andırıp, Mescidi Harama imzasını atan ecdadımıza nispet olsun diye gözümüze soka soka imza atmalatına takıldık. Bunu görnezden gelemeyiz, kuş havada uçarken gölgesi yerde uçar, bunların kuşlarının da gölgeleri sembolleridir... Onları gözümüzde büyütmüyoruz, ne yaparlarsa yapsınlar burunlarının bizlerin eli ile Allah'ın hükmü ve izni ile yere sürtüleceği günleri geri sayıyoruz... Onlar da bizleri boş duruyoruz zannetmesinler diye yazıyoruz bunları....
  • AbdulMutekebbir / 13 Mart 2014 03:13

    Yorumlar da Kulbak Bilge serisi kadar nadide bence.
  • ahmed / 12 Mart 2014 19:19

    davud yıldızı hakkında

    davud yıldızına değil, yahudilere ve siyonistlere karşı temkinli olun. davud yıldızı selçuklu döneminde başlamıştır camilerimize işlenmeye, osmanlı döneminde de devam etmiştir. konya,kayseri,manisa sivasta birçok kubbesinde davud yıldızı olan cami gördüm. o dönemde yapılan. HZ.DAVUD'u diğer peygamberlerden ayırmadı ecdadımız bu yüzden o zamanlar yapılan eserlerinde kullandılar. biliyorsunuz ki islam tüm peygamberleri ve kitapları (Allah'tan gelen kısımlarını) kapsar, ama o kafirler kuranı ve hz. muhammedi kabul etmez.
  • Selçuk KARACA (Battal GAZİ) / 12 Mart 2014 17:48

    Edirne’den Kars’a Hepsi Bizim Arsa…………….

    “HAKKIDIR HAKK’A TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL”
    nidası ile Enderunilere & Kalperenlere selam olsun.

    SULTANIM!
    Cenab-ı ALLAH sizi “Melikü’l Muzaffer ” ünvanı ile perçinlesin. (Amin)
    Ellerinizden öpüyorum.
    Dua ile! Aşk olsun! HU!

    Not: Kalperenler! Yukarıdaki sloganı bilerek eksik yazdım. Sultanımız yukarıdaki sloganı uzay (kainat) ile de irtibatlandırdı. Haydi Ya ALLAH! "Kaleme and olsun ki" diyerek eksik yazdığım o satırı tamamlayın. Aşk ile!
  • dertli mümin / 12 Mart 2014 15:32

    kalperenler memleket nire ?

    dün akşam trt müzik kanalında bir program izledim rahmetli barış manço ozanımızın 1990 yılında konuk olduğu bir programın tekrarı vardı barış abimizin söylediği 2 şey dikkatimi çekti dediki ben ortalama onbeş ONALTI ayda bir albüm çıkarırım bide şarkılarımı çok dikkatli seçerim mesela 70-80 şarkıdan bir iki tanesini seçer okurum dedi !!!! zaten oktan babanın kitaplarında yazılarında barış manço 2023 mevzusunu açıkladığından beri barış abinin şarkılarına isimlerine şarkı sözlerine daha dikkatli bakar oldum örneğin hemşerim memleket nire şarkısının sözlerine çok dikkatli bakın http://www.sarki-sozleri.net/baris-manco-hemserim-memleket-nere bihaber adem oğlu diyorki bu dünya benim memleket cevap hayır anlamadın ESAS MEMLEKET (yani atan adem ve eşinin indiği esas gezegen kulbak bilge 9 daki son sayfa ) NİRE ??? bir diğer örnek BABAANNE şarkısı http://sarki.alternatifim.com/data.asp?ID=152828&sarki=S%EF%BF%BDper+Babaanne&sarkici=Bar%EF%BF%BDMan%EF%BF%BDo bu şarkıda sanki biraz deruni devlet kitabında bahsedilen eli öpülesi DEMİR NİNELERİ anlatıyor gibi değil mi ? birdiğeri NİCK THE CHOPPER şarkısı ağaç kesen duş almayan eğitim görmeyen (hepsi hakkın istediğinin zıddı ) birisini anlatıyor velhasıl barış abimizi rahmetle saygıyla anıyoruz eee bu yorumu okuyan kardeşlerim kalperenler SAHİ BİZİM MEMLEKET NİRE ? teşekkürler
  • ilker.ç / 11 Mart 2014 22:49

    zor zaman

    Tüm kalperenlere ve okan abime selam olsun. şuan bulundugumuz kaos ortamında Allah yardımcımız olsun .canım vatanımın bu durumda olması beni gerçekten derinden üzüyor ben canım ülkemin bu durumdan cıkması için sürekli dua ediyorum ancak elimden başka birşeyde gelmiyor malum önümüzde yerel seçimler var kime oy vericemi şaşırdım bukadarda bilgi kirliligi varken dogru kararı vermekte zor ben bu konuda oktan abimden yardım istiyorum az çok oktan abim kendini belli etti ancak daha detaylı bir yazı yazmasını isterim Allaha emanet olun kardeşlerim
  • fizikalemi / 11 Mart 2014 22:09

    13. GEZEGEN İNSAN

    "Celcelutiyedeki 12 harf ve 13.harf "Nasıl ki kainat, şekillerle yazılmış bir Kur’ândır, Kur’ân dahi, harflere dökülmüş bir kainattır. Hz. Ali ‘ye atfedilen Celcelutiyye Kasidesi’nde tüm mevcudatın 13 harf ile yazıldığını ima eden işaretler var. Sonra o harflerin dökümünü yaparken, o hurufatın üçünün Tevratta, dördünün İncil’de beşi’nin Kur’ân’da zikredildiğini söyler. Böylece ortaya çıkan harf sayısı 12 olur. Ama hemen akabinde toplam hurufat sayısını 13 olarak ifade eder. Üçü Tevrat’ta, dördü İncil’de ve beşi Kura’nda zikredilen bu harflerin toplamı 12 ediyor. Peki biri nerde. İşte toplam 13 olması gereken ama 12’si zikredilen harflerin 13’üncüsü “İnsan”dır. Yani şu Tevrat, İncil ve Kur’ân aracılığı ile ‘fasih ve ebkem’ (yani canlı cansız) her mahlûka gönderilmiş olan Mektubat-ı Subhanînin anlaşılması, o harflere ancak insan harfinin de eklenmesiyle mümkündür. Çünkü ilahi satırlar toplamından ibaret olan şu kâinatın anlaşılması ancak ve ancak, insan cehd ve gayretinin şu formülün içine dâhil edilmesiyle mümkün olabilmektedir. 13. HARFİ OKUMAK Öyleyse, kainat, Kur’ân ve diğer ilahi metinler, içine insan girmeden anlaşılabilir değildir. O yüzden, ilmin kapısı olarak tavsif edilmiş Hz. Ali, bize açık bir şekilde, kainat anlaşılmadıkça Kur’ân, Kur’ân anlaşılmadıkça kainat, bu ikisi anlaşılmadıkça da makâsid-i ilahiye’nin anlaşılamayacağını, maksad-ı ilahiyi anlamakla tavzif edilmiş bulunanın da insan olduğunu bize söylüyor. Esasında gerek kâinat üzerinde çalışan samimi ilim erbabı, gerekse Kur’ân ayetlerini kavrama noktasında ciddi gayret sarf eden ehli tefekkür, şu iki kitabın biri birinsiz asla tam anlaşılmayacağını idrak etmişlerdir. Fakat ehli hikmet de bilir ki, her ikisini anlamakla mükellef olan insandır. Böylece demek olur ki, kâinatın tamamı (yani 12 harf) bir yana, insan (öteki harf) bir yanadır."
  • Niğdeli / 11 Mart 2014 17:00

    melekler

    Nefes-i Rical kardeşimizin yazdıkları önceden araştırdığım bir konuyu aklıma getirdi. Avrupa ve özellikle Amerikada meleklerden yardım isteme, büyüler ve melek kartları çok popüler. Özellikle kurulan bazı siteler, sorununuz ne ise ona göre iksirler yapıp size gönderiyorlar.
    Bazı sitelerde var ki size büyü yapmayı öğretiyorlar. Tabi bu konuda yardımcı olacak melek isimleri de veriyorlar.
    Örneğin;
    Görünmezlik için melek Forcas dan yardım isteyeceksiniz. Ama bu melek düşmüş meleklerden!
    Ya da melek Barbelo dan refah ve huzur isteyeceksiniz. Yalnız bu melek bir kadın!

    Bunları şu nedenle yazdım. Sizde bu tip zırvalıkları araştırdığınız zaman eminim benim gibi müslüman olarak doğduğunuz ve müslüman bir ülkede yaşadığınız için şükürler edeceksiniz. Bir de Oktan Hocam gibi bir zatın tedrisinden geçmek, yaşadığımız bu güzel ülkede diğer insanlardan daha şanslı olmak demek. Oktan Hocamın ellerinden öpüyor, Allahtan ona uzun ömürler diliyorum. Himmetini üzerimizden eksik etmesin inşallah. Ondan öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki.
  • Orkan / 11 Mart 2014 14:47

    Gündem

    Satrançta piyon karşı tarafa varınca herhangi bir taşın yerine geçer ya hani... Birileri vezirlerini kalelerini tekrar oyuna sokuyor.. Biz şah'ı görüyoruz lâkin şah'ı tutan el kimin elidir belli değil.. elbet tüm kalpler Allah'ın kudret elinde.

    a partisi b partisi c partisi, oylar dağılmış durumda... bakıyorsunuz, ortada bir adam var, pırıl pırıl bir insan; arkasındaki adamlarına bakıyorsunuz, başa geldiklerinde memleketi yemeye dünden hazırlar..

    Tüm sağlam karakterli insanlar bir çatı altında toplanmalı bence, hızlı ve kararlı olmalılar, sağlam adımlar atılmalı.. Zaman, egoları yarıştırma zamanı değil, deneme-yanılma için hiç zaman yok.

    Bir müjdeye istinaden, umutluyum.. bir Mehmet çıkacak diyorlar.. Hepsinin üstesinden gelinecek inşallah.
    Hayırlısı..
  • mehmet yalçınkaya / 11 Mart 2014 14:19

    selamlar gönül dostları, 2 gündür yolcu uçağı kayıp neden acaba??? http://www.sabah.com.tr/Dunya/2014/03/09/yolcu-ucagi-deniz-ustunde-kayboldu
  • ateş / 11 Mart 2014 13:41

    Ömer A. kardeşim...

    Tam olarak neye hazırlık yapmamız gerek demişsin. Tüm bilinçlerin şaşkınlıktan yitip gittiği ve hüsrana uğradığı o günde, Hakk bilinci ile ayakta kalacak zümreye dâhil olabilmek için hazırlık yapmalıyız. Bu siteyi takip ederek ve öğrendiklerimizi tefekkür ederek bu hazırlığı başlattık zaten. Selâm tüm ailenin üzerine olsun.
  • I.K. / 11 Mart 2014 00:26

    Eyvallah @Volkan c. Kardes

    Sundugun yazidan faydalandim insaallah. Tekrar düsündüm ve aklima Bilge Kaganimizin da katildigi bir Gönül mimarlari programinda Basbug Namik Kemal Zeybek bey tasavvufta insanlarin makamina göre konustuklarini ve bazen de seriata uymayan sözler sarfettiklerini buyurmustu yanlis hatirlamiyorsam.

  • ada / 10 Mart 2014 23:53

    GöKLERDEKİLER

    Öncelikle Selam ve sevgiler.Öteki Gündem programına katılan Ö.Tuğrul İnançer programın bir yerinde yedi kat kavramının yedi ayrı varlık tabakası olduğunu açıklayıp bu varlıkların bir kaç tanesinin adını zikrettikten sonra bu kadar yeter yeter diyerek konuyu kesmişti.Kuranda bakıldığı zaman o kadar çok ayette göklerde yaşayan varlıklardan bahsediliyor ki bunları melek diyerek geçiştirmek doğrusu ikna edici olmuyor.Gerek Şira gerek Tarık ve Ülker yıldızı üzerine klasik anlatımların dışında bilgi verebilecek dostların açıklamaları olursa sevinirim.Yusuf Suresi 76 da Her bilgi sahibinin üstünde başka bir bilen vardır.Ayeti yedi kat varlık hiyerarşisine işaret olabilir mi?Doğruluğu hakkında internetteki bilgiler dışında bir bilgim yok,bu konuda da aydınlatıcı olursanız sevinirim.Konu Peygamberimizin sancağı siyah zemin üzerinde beyaz hilal şeklinde bir yıldız bulunan UKAB. Değerli ve derûnî bilgi ve yorumlarınızı okumaktan
    buradaki herkes gibi mutlu olacağım.
  • NEFES-İ RİCAL / 10 Mart 2014 20:25

    İŞARET'ler ;

    * ÇOĞU DÖVMELERDE Kİ; ŞEKİLLER '' sözde melek dili olarak'' lanse edilen ;
    fakat esasın'da MARİD İFRİTLERİN sembolik dili olan ENOKYAN ALFABESİN'den alıntıdır !

    ** OKTAN HOCAM'ın İşaret ettiği üzre ! birer tılsım ve şeytani fevklerdir ! bir takım şeyleri besleyen ;
    . . . güdüleyen !

    '' [ MİSAL BU VARLIKLAR ÇİFT CİNSİYETLİ VE OLDUKÇA AZGIN VE SAPKIN anlatılır ;
    TASVİR EDİLİRLER ] acaba bedene çizilen bir takım şekillerin kişilik değişimlerin'de payı var mıdır !

    * Ey cin ve ins topluluğu! Semalar ve ARZ'ın aktarından (bedenlerinizin çekim gücünden)
    çıkıp gitmeye gücünüz yeterse, hadi çıkın gidin !

    Çıkamazsınız gidemezsiniz Kudretiniz olmadıkça ( RUHU SULTANİ /kudret sıfatı sizde açığa çıkmadıkça) geçip gidemezsiniz!

    /Sure-i RAHMAN 33

    ''BEDENE ARZA ''yapılması'' İLGİNÇ DEĞİL Mİ ! bu tür sembollerin tıpkı BAZI BÖLGE VE DAĞLAR; MAĞARALAR'da OLDUĞU GİBİ ! ..


    ''BEDEN MAĞARASI VE MABEDİNİ NE AMAÇLA VE NELERİN MABEDİ HALİNE GETİRMEK İSTEYENLERİN amaçları ayandır ehline !

    ZİRA ;


    ARZ Efüs'te ( Beden ) ve Onun Çekim gücü !

    Afakta ( Yerin/ Dünya bedeninin çekim gücü )'dür !


    * ''Hani Yusuf :

    Babacığım, rüyamda [ on bir yıldızla ] güneşi ve ayı gördüm. onlar bana secde ettiler .
    /Yusuf 4

    ''Hazret-i Musa'nın On İki [ Esbatı ]

    ''Hazret-i İsa'nın On iki [ Havarisi ]

    ''Hazret-i Muhammedin On İki [ İmamı ]

    ''Bana secde ediyorlardı !.

    'Neyler [ On bir yıldız ile Güneş ve Ay ]

    ''Neye Yusufa !.

    ''Yusuf[ Dünya ] '' On İki gezen ''Dünya'nın yüceliğine boyun eğen On İki gezegen !.

    ''Niçin boyun eğiyorlar !.

    ''Enfüs'te ve Afakta Ahsen-i Takvim OL'an [ Eşref-i Mahlukat ] O mahal'de O yerde 'de Onun için !.

    '' Üstünlüğü nedir Diğer !. On İki' gezegene nispetle !.

    ''En Ağır Emaneti taşıyorlar ZİRA ! Diğer On İki Şansını yitirdi !.

    ''Son dönem '!. Son devir !.

    ''Secde Ediyorlar ki ;

    ''Kainatın en yüce varlığı MUHAMMED MUSTAFA(a.s) orada, O mahal'de zuhur edecek !.

    ''Secde ediyorlar ki ;

    '' Meleklerin(melekelerin) sırrını beyan ediyorlar !.

    '' Meleklere: "Adem'e secde edin" dediğimizde [ İblis dışında ] hepsi secde etti !.

    13. Gezegen !.

    SELAM VE SEKİNET TÜM KALP-ERENLER'in ÜZERİNEDİR !

    ( N.Rcl )
  • Eskişehirli / 10 Mart 2014 18:13

    Davut yıldızı

    Mescidi Haramın neredeyse her yerinde davut yıldızı simgesi görünüyor. Kabe'nin bulunduğu büyük alanın en dış kenarlarında dahi bu yıldız yer almakta. Yere de iki uzun mavi halı sermişler, beyaz mermer arada görünüyor, yıldız da yer yerde... İsrail bayrağını zihinlerde çizdiriyor sapık dumanlı kafalara sahip yahudiler. Bu görüntüleri internette gördüm. Ama yüksek manevi değerlerin tümüne sanat, estetik vb. isimlerle montajlanan bu simgelerin karanlık gölgeleri ne kadar yaklaşabilselerde asla varamayacaklar hedeflerine, yaklaşmaları korkutmuyor, sadece üzülüyor insan... Amma Muradı İlahi böyle hükmetmiştir diyerek "La Tahsen" Hüznetme'yi emir kabul ediyoruz... Görüyoruz yani ey şeytaniler, salak değiliz... Tüm oyunlarınız sizlerin iğrençliğini pekiştiren bir işaret... Sizlerden korkmuyoruz. Gökdeleninizin gölgesi Kabeyi gölgeleyemez, Kabe'nin örtüsü zaten siyah.. Sizin asıl peşinde olduğunuz ve asla örtemeyeceğiniz şey için oraya koşuyor insanlar. Bu et gözle görünmeyen bir şey için VAR olduk ve olacağız. Sizlerin ancak dünyadaki süreniz dolduğunda ve herşey için geç olduğunda anlayacağınız şeyleri yaşıyoruz bizler... Amacınız boş... Yazık ettiniz kendinize... Ömrünüzü heba ettiniz... olan bu... İçinizden bu tarafa geçmek isteyenlere kapımız açık... En cesurunuz müslümanlığı seçebilenlerinizdir ancak.... Ayasofya İslamındır... Canlarımız Resullulah'ın S.A.V. yoluna fedadır. Siz bize ne yapabilirsiniz ki? Komiksiniz...
  • Latif Ömeroğlu / 10 Mart 2014 16:15

    Muallim54 Kardeşime.Allah'ın sözünün üstünde söz yoktur.

    Şeytanın bir melek olduğunu söylerler, diye başlamışsın.Kardeşim duyduklarımızla değil Kur'an ve sünnet bilgimizle konuşalım,yazalım ve yaşayalım.
    Allah Kur'an'da şeytanın cinlerden olduğunu söylüyor Kehf suresi 50.ayette:
    Ve meleklere, “Âdem'e secde edin.” demiştik. İblis hariç, hemen secde ettiler. O cinlerdendi.
    Allah doğru söyledi.
    Sözlerin en doğrusu Allah'ın sözüdür.(H.Ş.)
    Selametle
  • A-D-S-I-Z / 10 Mart 2014 15:16

    Bir daha ve son kez yazalım...

    Sâd Suresi, 74. Ayet ; '' Ancak İblis eğilmedi. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu.''
  • Volkan Ç. / 10 Mart 2014 14:28

    İ.K kardeş, şeytan cindir ancak, evliyadan Dr.Münir hocanın da bir bildiği vardır, anlamaya çalışmak lazımdır.

    Bu husus kafa karıştırmaktadır. Doğrusun. İşin ehlince izahı daha doğrudur. Bir de bu konuda site arşivinde Oktan hoca tarafından izahı yapılan şeytanla ilgili bir video var. O video da izlenmelidir. Hatırladığım kadar, o video da şöyle bir cümle geçmişti, belki de yarın insanlığın kıyametinden sonra, Allah(C.C) yeni bir yaratılışla bir yaşam formu çıkaracak ve kendi yüce katıyla şereflenen insana(yani o derece günahsız ruh beden insana) secde emri verecek o zaman insan kıskanacak mıdır? Ne cevap verecektir.

    Konu hakketen derin tefekkürlük bir konu, yani şöyle düşünelim, yüce dostlar katıyla şereflenen insan, o haliyle çamur mudur? Yoksa nurani midir?

    Konuyla ilgili sorularla İslamiyet sitesinden bir cevap:

    Cenab-ı Hak insanı kuru bir çamurdan, cinleri ateşten, melekleri de nurdan yaratmıştır. Yaratılışta ilk sırayı melekler, sonra cinler, ondan sonra da insanlar almıştır. İlk yaratılan insan, aynı zamanda ilk peygamber Adem Aleyhisselamdır.

    Cenab-ı Hak, Hz. Adem’i yarattığında meleklerin ona secde etmelerini emretti. Bütün melekler secde ettiği halde İblis secdeden kaçındı. Bundan sonra da kıyamete kadar şeytanlığını devam ettirmek için Allah’tan izin istedi. İsteği kabul edilince de insanları hak yoldan çıkarmaya devam etti.Meleklerin Hz. Adem’e secde etmeleri gaybi bir mesele olduğu halde hadisenin seyri ve şekli hakkında tefsirlerimizde bazı izahlar bulunmaktadır. Ebu’s-Suud’un izahlarına göre, İblis meleklerle birlikte yaşıyordu, onlar gibi ibadet ediyordu. Secde emri gelince İblis meleklerden ayrıldı.İkinci bir görüşe göre, meleklerin bir cinsi vardır ki, doğup büyürler, bunlara cin denir. İblis de işte bunlardandı. Başka bir görüşe göre, secde emri bütün cinlereydi. Fakat Cenab-ı Hak melekleri zikretmekle cinlere de hitap etmiş olmaktadır. Böylece sadece melekler değil, bütün ruhani varlıklar secde ile emredilmiştir.(1)

    Cin hakkında iki görüş vardır:
    1. Bütün ruhani varlıklara cin denir. Bu durumda melekler ve şeytanlar cin mefhumunun içine girerler. Böylece melek ile cin arasında hem umumi, hem de hususi manada bir durum vardır. Her melek cindir; fakat her cin melek değildir.
    2. Cin ruhani varlıkların bir kısmına denir. Çünkü ruhaniler üç kısımdır:
    a. İyiler: Melekler.
    b. Kötüler: Şeytanlar.
    c. Hem iyisi, hem de kötüsü bulunanlar: Cinler.

    Safvetü’t-Tefasir’de verilen bilgiye göre:
    1. İblis meleklerden değildir.
    2. Melekler masum varlıklardır, hiçbir zaman Allah’a asi olmamışlardır. Halbuki, İblis secde etmemekle Allah’a karşı gelmiştir.
    3. Melekler nurdan, İblis ateşten yaratılmıştır.
    4. Melekler doğup üremezler, halbuki İblis ürer ve çoğalır. Kehf Sûresinde
    geçtiği gibi “İblis cinlerdendir.”(2)

    İbni Abbas’tan gelen bir rivayete göre, bazı müfessirler, “şeytanın” insanların ve cinlerin sefih ve fitnekar kısmına dendiği görüşündedirler. Cinlerden olan şeytanlar var olduğu gibi, insanlardan olan şeytanlar da vardır.

    Meleklerin Adem Aleyhisselama secde ediş şekline gelince; emredilen bu secdenin Hz. Adem’e ibadet niyetiyle yapılmadığı açıktır. Çünkü Allah’tan başkasına ibadet etmek şirktir. Hz. Adem, yeryüzünün halifesi olunca, meleklerin ona secdesi bu halifeliği kabul etme yani ona biat etme şeklinde olmuştur. Bu hal, Hz. Adem’e bir hürmet olmakla beraber, esasta Allah’a yapılan bir ibadettir.

    Nitekim, eski ümmetlerde selamlaşma, ibadet kasdı olmaksızın, yere kapanarak secde etme şekilde vaki olmuştur. Mesela, Yusuf Aleyhisselamın kardeşlerinin kendisine secde etmeleri bir tazim ve saygıdan ibarettir

    Bunlarla beraber, meleklerin Hz. Adem’e secde etmelerinin ibadet manasına alınması da mümkündür. Bu durumda secde edilen gerçekte Cenab-ı Haktır. Hz. Adem ise bu secdede kıble vazifesi görmüştür. Dolayısıyla secde yine doğrudan doğruya Allah’a yapılmıştır.(3)

    Diğer taraftan, Cenab-ı Hak melekleri Hz. Adem’e secde ettirmek sûretiyle kainatın insana boyun eğdiğini göstermiş; İblis’in ona karşı üstünlük davasında bulunmasını zikretmekle de, insanlığın maddi ve manevi gelişmesinde şeytanların ne kadar büyük bir engel teşkil edeceklerine onların dikkatini çekmiştir.

    Kaynaklar
    1. Tefsir-i Ebu`s-Suûd, 1:87.
    2. Safvetü`t-Tefasir, 1:52.
    3. Hülasatü`l-Beyan, 1:97.
  • Omer A. / 10 Mart 2014 10:53

    ates kardesime

    Eger kamera cekimi yoksa,tam olarak neye hazirlik yapmamiz gerektigi konusunda paylasilanlari aktarabilir misiniz? Saygilarimla...
  • muallim54 / 10 Mart 2014 10:27

    ***Kaynak***

    Daha önceki yorumum da dahil olmak üzere Giritli Behçet Ağabeyime Saygılarımla...


    Lütfen Yazılarımızda Kaynak belirtelim; şayet kendi yorumlarımız değilse...

    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=230074733808690&id=223769634439200#


    bunun gibi...

    Sülç-i lisan ettimse !....

    Saygı ve en içten hürmetlerimle..

    İnşallah Oktan Ağabeyimin Sohbetlerinde Tanışmak Niyetiyle...

    Hakla Kalın....
    Efendim....
  • ateş / 10 Mart 2014 10:06

    Eskişehirli kardeşim...

    Selâm olsun tüm aileye,
    Eskişehirli rumuzlu yoruma dikkatinizi çekmek isterim
    dostlar. Zira dün akşam Darıca buluşmasında tam da bu minvalde tespitler yapıldı. Dün aksamın özeti olarak okuyabilirsiniz bu yorumu.
    Bu vesile ile, misafirperverliklerinden ötürü Darıcalı K'alp erenlere teşekkür etmek isterim. Sagolun, varolun can ağabeylerim. Selâmetle...
  • Giritli Behçet / 10 Mart 2014 09:39

    mehmet Eray Kardeşe

    Bir soru Sormuşsunuz.sorunuza cevaben,Ben bu konunun ehli kesinlikle değilim.ama illa cevab vermem sizin için önemli ise,kaynaklara göre Bakara 37 ve Araf 23 birbirleri ile direk alakalı gözükmektedir.En doğrusunu ALLAH C.C bilir.Kaynağa göre Bakara 37 . Adem Yüce Rabbi tarafından bir kısım kelimeler aldı. Onun üzerine tövbe eyledi. Tövbeleri ziyadesiyle kabul eden, pek ziyade merhamet sahibi olan ise ancak o Kerem sahibi Rab'dır.

    37. (Adem) Aleyhisselâm, şeytanın kıskançlığından yapmış olduğu o aldatma ve iknayı müteakip (Yüce Rabbi tarafından bir kısım kelimeler aldı) bu kelimeler; alimlerin beyanına göre: "Ey bizim Rabbimiz! Bizler nefislerimize zulüm ettik, artık sen bizlere mağfiret etmez, bizlere merhamet buyurmaz isen elbette bizler

    hüsrana zarar ve ziyana, mânevi cezaya uğramı; kimselerden oluruz." mealindeki âyeti kerimesidir. (Onun üzerine tevbe eyledi

    tevbe edip bağış diledi, (tevbeleri ziyadesiyle kabul eden) ve kulları hakkında (pek ziyade merhamet sahibi olan ise ancak o Kerem sahibi Rab'dir.) Binaenaleyh Hz. Adem'in töbesini de kabul buyurmuş, onun hakkında yine sonsuz rahmet ve merhameti tecelli etmiştir.

    Tevbe: Lügatte bir şeyden geri dönmektir. Şeriat lisanında ise günahı bilip itiraf etmek, o yapılan günahtan dolayı pişmanlıkta bulunmak ve o günahı bir daha işlememeğe kesin olarak niyet eylemektir. Tövbe edene "Taib" denir. Cenâb-ı Allah'ın yaptığı bildirilen bir tövbe ise ceza vermekten affetmek, kulunun günahını lütfen bağışlamak mânâsıdır. Bu yönden Yüce Allah "tevvâb" ismi cehlini taşır.

    § insanlar, İnsanlık icabı zaman zaman bazı günahlarda, hatalarda bulunabilirler. Elverir ki kusurlarını bilsinler. Bunları bir an evvel terkedip bir daha işlememeğe azim etsinler ve bu hatâlarından dolayı Cenâb-ı Hakka niyaz edip onun af ve mağfiretini istirhamde bulunsunlar, İşte Hz. Adem kıssası, bize bu hikmet dersini

    vermektedir.Saygılarımla
  • Abdul Kadir / 10 Mart 2014 02:42

    Selam

    Milli Gemilerin fikrinde ve geliştirilmesinde her bir geminin 27 Eylül de TSK'ya tesliminde ki, her bir teslimin Preveze'nin tekrarı niteliğinde Zafer taşımaktadır.. hediye fırkateynler Karadeniz'de görev yapmıyor demek ki.. neyse ki yazıdan anlıyoruz ki; Türkiye'yi çekmek istedikleri tuzağa çekemeyecekler inşallah.. Temir'in kamasını düşündüğü ve tevafuk sonucu karşısına çıktığını düşünürsek kamanın önemini anlamamız zor. fakat kamanın materyali kodlara karşı önem arz ediyor olabilir. burada gollonun Sayın Oktan Keleş Bey'in Deruni Devlet Kutsal Halı kitabında bahsettiği Türk'ün Oğlu İstanbul'un savaştığı düşman komutanı olması muhtemeldir. inenler de yine anımsadığım kadarıyla bir video kaydında bahsedilen Ay'a hapsedilenler olabilir. buradan şunu çok iyi anlıyoruz ki neden ilk çağlarda ya da tarih öncesi çağlarda insanlar nasıl olur da gezegenlerin varlığını gözlemleyebiliyorlar. 7 gezegenden bahsediliyor. buradan bunun cevabı çok açık çıkıyor. teşekkürler..
  • mehmeteraycakir / 9 Mart 2014 23:02

    Giritli Behçet Abime

    Sevgili ağabeyim
    Tövbe konusunu uzunca zamandır düşünmekteydim ki sizde bundan bahsetmişsiniz. Size bir sorum olacak:
    Cenabı Allah Bakara 37 ayetinde: "derken Adem rabbından bir takım kelimeler telâkkı etti yalvardı, o da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı, Filhakika odur ancak öyle tevvab öyle rahîm" diye buyurmaktadır.
    Burada "bir takım kelimeler tellaki etti" nin mahiyeti için bazı kişiler Araf 23 teki ayeti celileyi göstermektedirler.
    Bu ayetle alakalı sizin bir bilginiz, çıkarımınız var mıdır?
    Onaltıyıldız maidesine selamlar...
  • yıldız / 9 Mart 2014 22:45

    giritli behçet kardeşime yada abime

    evvela sa. sayırılarımla, bence şeytan konusunda yanlış düşünüyrsun yada yanllış ifade ettin yada ben yanlış anladım. şeytanın kendisi de lanetlenmiş. Kuran'da insanın apaççık düşmanı olduğu söyleniyor. yani bi anlık bile vicdan yapmıyor insafa gelmiyor. gözünde en masum insanlları düşün ister çocuk ister yaşlı ister bebek, hatta Peygamber efendimizi sav. , onu bile sevmiyor. hiç yorulmadan helakımıza çalışıyor. görev olsun diye de değil. yani Azraill a.s ın gibi bi durumuda yok, gönüllü ve nefretlle. şimdi böle bi yaratık laneti hakketmiyorsa daha kim hakkediyor. buna sövülmezse kime sövülür. (he yok şeytan neden var diye Allah'a isyan gibi bi küfürden bahsediyorsan o ayrı tabi ) tekrar selamla tüm ailleye saygı ve sevgilerimi sunarım.
  • biyolog / 9 Mart 2014 22:37

    dejavu

    daha yeni dejavu filmini izledim. film bir feribotun patlamasının nasıl gerçekleştiğini, geçmişe giderek çözen bir ekibin hikayesini anlatıyor. bu bölümdeki kama olayı ve zamanlar arası yolculuk ile bu film çok örtüşüyor. izlemenizi tavsiye ederim.
  • Orkan / 9 Mart 2014 20:34

    Mehdi a.s.

    Bir sırrı burada paylaşmak ne kadar doğru bilmiyorum, yine de gönüllere ferahlık olması dileğiyle yazmak istedim. İlim sahibi bir büyüğümüz var, çok yardımını gördük. Mehdi a.s.'mı sordum bir gün, gözleriyle görür gibi bakıyordu adeta: dedi ki sıradan bir vatandaş gibi yaşıyor, henüz kendi de bilmiyor mehdi olduğunu, Türkiye'de...

    Zamanı geldiğinde her şey olur elbet. Önemli olan, bizler yaratılış gayemizi biliyor ve Allah'a kulluğumuzu hakkıyla yerine getirebiliyor muyuz?

    Bu arada, Rusların İstanbul'a gelip 6 ay kalacağına dair bir rivayet vardır büyüklerden, onu da sordum ve o günlere daha zaman var dendi.. Dünya nüfusunun büyük kısmı müslüman olduğunda yaşanacakmış. Doğrusunu Allah bilir.

    Gelecekten haber vermek gibi olmasın, yanlış anlaşılmaz umarım. Lâkin ok yaydan çıktı mı bir kere, hedefin neresi olduğunu anlamak o kadar zor olmasa gerek ehline..
  • muallim54 / 9 Mart 2014 19:27

    ***Lütfen Şahsi Olmayan Yorumlarımızda Kaynak Belirtelim***

    *******************************************************
    ...:...:... Şeytan ...:..:...
    *******************************************************

    Şeytanın bir melek olduğunu söylerler, ismi Haris'dîr. Yaptırdığı işlerin ismi de Hannas dır.
    Şeytan kâfir değildir. Meleklerde kâfirlik diye bir şey yoktur. Kâfir: Hakkı hiçe sayan Allah'ı inkâr eden demektir. Kâfir şeytan derler. Bu doğru bir lâkırdı değildir. Şeytana küfredilmesi de küfürdür. Allah'ın meleğidir. Hak tarafından bir vazife verilmiştir ona... Sebebi bilinir fakat söylenmez. Kendisi değil vazifesi lanetlenmiştir.
    Şeytan ismi nedir: Meleğin lanet ile üzerine aldığı vazifenin ismidir. Müfret olarak kullanılmıştır. Zira şeytan ismi verilen melek tektir. Kur'anı Kerimde bir de (şeyatin) lâfzı vardır. Cemi olarak şeytanlar demektir.
    Bu şeyatin lâfzı umumiyetle şeytanın bir çok olduğu düşüncesini doğurmuştur. Hatta (şeytan bir tarafı erkek bir tarafı kadındır birleşirler zurriyet husule getirirler) diye saçmanın şampiyonluğunu gösteren bir kitapta yazıyor, bu astın mürşitlerinden biri. Şeyatin, şeytanın birçok olduğu demek değildir,
    Şeyatin insanlar arasında geçen fena kötü, Hakkın men ettiği arzu hilâfına olan fiillerdir. Lanetlenmiş fillerdir. Hareketlerdir. İşlerdir. Bu işlerin yaptırma mümessilleri olan şeytan yaptırdığı bu işlerden dolayı mesul değildir. Fiilleri yapan insanlar bunlardan mesuldür. Şeydana kâfir demek küfretmek de küfürdür. (Lânetullahı aleyh) lanet edilir. O da Hak namına olur. Şeytanın yani meleğin şahsına değil, yapacağı vazifelere yaptırdığı fena, kötü işleredir bu lanet...

    Cenabı Hak kelâmı celilinde: Meselâ içkinin. Hınzır eti yemenin (ame-lişşeytan) şeytanın amelidir buyurması bu işlerin,şeytanın yaptıracağı vazifelerin isimleridir. Yoksa şeytan melektir, ismi, hariçtir. Ne yer Ne içer. Ne içki kullanır. Ne kumar oynar.
    Hatta cennetde cennetlik kullara lâtif hareketlerle, kerem göstermekle vazifedar melekler vardır.
    Cehennemde Hakkın emirlerini, azaba müstehak mahlûkları zorbalıkla değil hilmiyet ve nezakette icra etmeye memur melekler var. (Zebani) dediğimiz melekler de onlara verilen vazifenin isminden dolayı verilmiştir.
    Bir insan yapmak istediği şeyi yapar. Fakat ne istediğini tesbitte hür değildir.
    Hakkın nehyettikteri şeyleri yapanlar: Bunlar cesede ait. Ruha ait. Bir de ruh cesedin aklın arasına girmiş nefse ait kabahatler vardır. Şeytan ruha musallat olmaz. Nefse musallat olur. Nefse ait kabahatlerin tövbesi vardır:
    Bunlar da Hakkın yarattığı insandan sudur ediyor. Bu iş sanki başka birine atfediliyor. Şeytana... Bu suretle Hak tövbeyi kabul edip af ve mağfiretinin hudutsuz okluğunu şeytanla perdeleyerek ifade etmiştir.
    Şeytan meleklerin hocasıdır. Hangi meleklerin onu da sen bul...
    ilmiyle. Akliyle bütün meleklerin hocası olmuştur.
    Meleklerin hocası olan (Şeytan) kendiliğinden bu vazifeyi üzerine
    almak için icbar edilmemiştir.
    ilim ve akıl da, (kibir) in büyük bir şirk olduğunu bildirmektedir.
    Ben şeytanımı öldürdüm
    Şeytan Hz. Ömer'den kaçar
    Abdesli olana şeytan yanaşamaz
    Şeytan peygamberden kaçar
    Şeytan insan kam içinde dolaşır.
    Bunların hepsi hadistir. Bu hadislerin inceliklerini düşünürsen başka kapılar açılır sana...
    Geçmiş peygamberlere şeytan görünürdü.
    Sokaklarda dolaşan kadınlar.
    Hamamlar.
    içlerinde fışkı fücur işlenen evler.
    Kumar içki eylence yerleri.
    Yalan dolan dedikodu.
    Manasız boş sözler ve işler.
    Pazar yerlerinde toplananlar.
    Kapı eşiklerinde uzun sohbet edip boş lâf konuşanlar. Bunlara sokak
    ehli denir ki cehennem ehlidir. (Ehlessükuk ehlünnar)
    Benim ümmetimin yahudüeri namaz kılmayanlardır.
    Şeytan olmasaydı cennet ve cehennem halk edilmezdi. Artık sen düşün.
    Bizden söz bu kadar.
    Şeytan Hak'ka karşı gelmemiştir. Yaptıracağı işler için Adem'e secde
    yani muti kalmamıştır. Adem'i Hz. Havva yoluyla kandırmıştır. Havva
    ile arası bozuk değildi.
    Havva kanalı ile Adem'i kandırdığı için yanlış olarak kadına şeytani
    amellere İşlere vesile olduğundan şeytan demişlerdir. Bu da Hak'km
    emri ve muradı iledir. Bu işler herkesin kavrayacağı işler değildir.



    ********************************************************
    *************Münir Derman Hazretleri***************
    ********************************************************


    Allah Dostu Der Ki-2
    ALLAH DOSTU DER Kİ YAZILMAMIŞ SIRLARIN İLKİ YAZILACAK SIRLARIN SONU

    Kaynak:http://ekitap.sonsuzlukkulesi.com/Munir-Derman/kitaplari/2.cilt/45.htm
  • I.K. / 9 Mart 2014 17:34

    Münir Dermanin Seytan hakkinda yazisi hakkinda

    Amacim anlamak. Sundugunuz yazinin tamami http://www.estanbul.com/munir-derman-hz-anlatiyor-seytan-310063.html.
    1. Münir Derman hazretlerinin yazisinda seytan bir melektir deniyor ve ona küfür etmek de küfür deniyor.
    Peki Kehf suresi 50 de iblisin cin oldugu apacik belirtiliyor. Yani melek degil. Büyük Însan M.Derman (ks) nasil melek oldugunu buyuruyor?

    2. Seytan nasil kafir degildir? Bakara 102 ayetinde : "Seytanlar kafir oldular." buyruluyor.

    3. Seytana küfretmek insani neden kafir mi eder?



  • hay-applered__-Kızılelma / 9 Mart 2014 16:26

    ...

    ........................Ya Hayy , ya Kayyum.......................
  • Giritli Behçet / 9 Mart 2014 03:13

    Düşmanını tanı

    şeytan'ın ismi Haris dir.Yaptırdığı işler hannas dır.şeytan kafir değildir.Kafir:HAKK'I hiçe sayan ALLAH'I inkar eden demektir.Şeytana küfredilmesi küfürdür.HAK tarafından bir vazife verilmiştir ona...KENDİSİ DEĞİL VAZİFESİ LANETLENMİŞTİR.ŞEYTAN İSMİ LANET ÜZERE ALDĞI VAZİFENİN İSMİDİR..KURAN'KERİM'DE birde şeyatiin lafzı vardır.cemi olarak şeytanlar demektir.Şeyatin şeytanın bir çok olduğu demek değildir.Şeyatin insanlar arasında geçen fena,kötü,HAKK'IN men ettiği Arzu hilafına olan fiillerdir.lanetlenmiş fiillerdir.hareketlerdir.işlerdir.bu işlerin yaptırma mümessilleri olan şeytan yaptırdığı bu işlerden dolayı mesul değildir.fiilleri yapan insanlar bunlardan mesuldür.Şeytana kafir demek,küfretmek küfürdür.(lanetullahu aley) lanet edilir.O da HAK namına olur.Şeytanın şahsına değil,yapacağı vazifelere,yaptırdığı fena,kötü işleredir bu LANET...CENABI HAK KELAMI CELİLİNDE:mesala içkinin,domuz eti yemenin,Şeytan amelidir buyurması bu işlerin,şeytanın yaptıracağı vazifelerin isimleridir.yoksa şeytan ne yer,ne içer,ne içki kullanır.ne kumar oynar.HAKK'IN nehyettiklerini yapanlar:bunlar cesede ait.ruha ait,birde ruh cesedin ve aklın arasına girmiş nefse ait kabahatler vardır.şeytan direk ruha musallat olmaz.Nefse musallat olur.Nefse ait kabahatların tövbesi vardır.BU SURETLE HAK TÖVBEYİ KABUL EDİP AF VE MAĞRİFETİNİN HUDUTSUZ OLDUĞUNU şeytanla PERDELEYEREK İFADE ETMİŞTİR.Şeytan olmasaydı cennet ve cehennem halk edilmezdi.Selam olsun 16 lara,selam olsun erenlere,selam olsun sultanımıza...saygılarım ve hürmetlerimle
  • Melih Kölük / 9 Mart 2014 00:54

    Gezegenler

    Dünyanın yaşadığımız zemini üzerinden, Ay yörüngesine kadar olan sahada yedi kat yer vardır...
    Ve bu anlayışa göre biz şu anda yedi kat yerin dibinde yaşamaktayız...
    Bizim üstümüzde altıncı kat yer, üstünde beşinci yer ve Ay’a kadar birinci yer vardır...
    Esasen bu anlatım, bizim atmosfer tabakalarını tanımlamaktadır...
    Atmosfer dışında birinci semada yani gökte Ay vardır, ikinci katta Merkür, üçüncü katta Venüs, dördüncü katta Güneş, beşinci katta Mars, altıncı katta Jüpiter ve yedinci katta da Satürn ve diğerleri mevcuttur..(Talak suresi 12.Ayet çerçevesinde değerlendirmekte fayda var.) İbni Abbas’ın şunları söylediği nakledilir:
    Yeryüzünün her birinde İbrâhim gibi , yeryüzündeki mahlûkata benzer mahlûkat vardır. Ayrıca her gökte de İbrâhim vardır.
    Bu naklin daha yaygın olarak ifade edileninde ise:
    Yedi yer vardır. Her yerde sizin peygamberiniz gibi bir peygamber, Âdem gibi bir Âdem , Nûh gibi bir Nûh , İbrâhim gibi bir İbrâhim ve İsâ gibi bir İsâ vardır.
  • kadir21 / 8 Mart 2014 21:50

    tsk uzay komutanlığı

    bu yüzden mi tsk uzay komutanlığı kuruyor.
    http://www.haber7.com/guncel/haber/1128604-tsk-uzay-komutanligi-kuruyor
  • s.saral / 8 Mart 2014 16:35

    murat eroğlu kardeşe

    islamda hırsızlık yolsuzluk rontgencilik gıybet evliyaya hakaret vs şirk daha birçok şey yok israliyat tefsirleri mistizimden beter.bu çizgi roman islam karşıtlarının silahını ustalıkla onlara kulanan metod anlayana selamlar.
  • Eskişehirli / 8 Mart 2014 16:21

    Hazırlık var...

    Bilinmeyen kavramları bildiğimiz şeyler ile anlatma işine açıklama denir. Böylece kurulan benzeşimler ile ilk defa adı konan şeylerin özellikleri öğrenilmeye başlanır. Başka şeyler ile ortak noktaları ve ayırt edici özelliklerinin tanımlanması bu yeni kavramları gelecekte bir zamanda nasıl kullanabileceğimiz konusunda bize yardımcı olacaktır. Bir yapboz parçasının garip şekli ile büyük resimdeki boşlukta bir benzeşim yakalanırsa, o parça yerine konulur. Şimdi bu tanımların ardından asıl merak ettiğim şu, bu sitede açıklanmaya çalışılan şey bilgilendirmekten öte hazırlama gibi bir hissiyat veriyor. Şuanda şunlar oluyor, bunlar oluyor, bir de bu durumun şöyle bir açıklaması var. Hep aynı açılardan bakmayın, bir de şöyle düşünün. Evet gerçekten de beyinlerimizde bazı şeyler oluyor. Kalplerimiz de ilginçtir onay veriyor bu garip hazırlanışa... Yeni bir bilinç tohumu ekilmeye çalışılıyor. Bu tohum GDO suz bu günler için saklanmış yerli bir tohum... Devam etmekte olan maddi ve manevi saldırılara karşı yapılan mücadelenin kahramanları birbirlerine görünmeyen bir hat ile bağlı. Bunun farkına vardırmaya çalışıyorlar. Farkına vardığımızda dualarımız ile katkıda bulunmamız için gizli bir çağrıyı da barındırıyor aslında bu deşifre edilen açıklamalar. Konuşulmaya başlanan şeyler yürek ile desteklenince değişim için ilk adım atılmış oluyor. Aynı şeyleri konuşan bir topluluğu yürekleri ile birlikte bir konuya odaklayabilirsek o konu için fetih mümkündür. Özetle bu başlangıç hepimize çok iyi geliyor. Bu ülkenin ortak değerlerini yücelten ve halkını da ortak paydalar altında birleştiren şahsiyetlerden Allah binlerce kez razı olsun.
  • dertli mümin / 8 Mart 2014 14:32

    damara devam :))

    yahu arkadaş biriside sormuyor bu inenler kimdir nedir nasıl bir varlıktır en önemlisi NEREDEN İNDİLER ??? yoksa nibiru-marduk geldide haberimiz mi yok ? http://www.bluebox.bbs.tr/ ilk insan ve eşi nasıl indiler ? nasıl yolculuk yaptılar ? acaba bir uzay gemisiyle mi ? sirius (şira) gezegeni bu işin neresinde ? ilginçtir dünyada birçok bölgede sirius gezegenini işaret eden arkeolojik bölge yapı mevcut (örneğin bizde göbeklitepe afrikada dogon kabilesi ilginçtir ) acaba geldikleri gezegeni unutmamak anmak için mi yapıldı ? deruni devlet kitabının son kısmında anlatılan yeşil çocuk başka bir gezegende bekliyor yaşıyor mu ? ilginçtir oktan baba mehdinin türk kavminden çıkacağını söylemişti mehdinin geçtiği oturup kalktığı yerlerin yeşilleneceği rivayet edilir acaba nükleer savaştan radyasyondan (radyasyon-elektronik cihazlar-dumansız ateş ? ) sonra çözüm böyle mi olacak ? kırımda 25-30bin yıllık piramit bulunduğu söyleniyor nette videolar mevcut kırım nispeten kadim türk şehri istanbula yakın acaba o piramitlerle türklerin bağı-izi-işareti var mı ? teşekkürler 16 yıldız
  • MURAT EROĞLU / 8 Mart 2014 14:18

    İSLAM

    OKTAN HOCA İSLAMDA MİSTİSİZİM VARMI
  • I.K. / 8 Mart 2014 13:48

    Adem, esi yeryüzüne esi ve iblisle

    Bakara 24´de:

    (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

    Yukaridaki son resimde
    "Adem, esi ve yeryüzüne esi iblisle" ne anlam ifade ediyor?

    Üstad bizi bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.
  • oğuzkağan / 8 Mart 2014 11:50

    barış manço ve gökler

    Kurtalan express, barış mançonun eserlerinden "Göğe selam-II" eserini çıkarmış..



    bir de barış manço dünyayı geziyordu,



    http://www.zaman.com.tr/cumaertesi_mirasyedi-diyenler-allaha-havale_2203635.html
  • Oya Kisir(Oya kara) / 8 Mart 2014 09:41

    .

    Dövme ile ilgili verilen sırlar muazzam.Allah razı olsun.Tıpkı dövmenin şeytanilerce bilinçli bir şekilde yaygınlaştırılıp moda haline getirilmesi gibi evde köpek beslemek de bu kesimler tarafından bilinçli bir şekilde yaygınlaştırılmışolabilir mi...Son yıllarda büyük şehirlerde evde köpek beslemek de tıpkı dövme yaptırmak gibi bir akım haline geldi.Evde köpek beslemenin caiz olmadığını bildiren,köpek beslenen eve Rahmet meleklerinin girmeyeceğini bildiren Hadis-i Şerif var.Rahmet meleklerinin girmediği bir evin,zamanımızda metafizik savaslar en ust sevıyelere cıkmısken metafizik alemin olumsuzluklarından etkileneceğini düşünüyorum.En doğrusunu Cenab-ı Allah bilir.
  • Mustafa Özkan / 8 Mart 2014 00:45

    ŞeytanınGüzellik Ölçüsü

    Son zamanlarda Tweeter ve İnstagram da Facebook gibi yerlerde Selfie adı verilen kişinin kendi cep telefonundan çektiği fotograflar paylaşılıyor.

    Bu fotograflara dikkat ettiyseniz kadın veya erkek yarı çıplak eski çağ heykellerine benzettikleri vücutlarını teşhir edip yayınlıyorlar. Yani kendilerini put, tanrı veya tanrıçalara benzetmeye çalışıyorlar. Durum ne kadar ciddi söylenenler ne kadar gerçek bir ispatı.
  • fahrettin / 8 Mart 2014 00:06

    kulbak bilge kasıp kavuruyor

    kulbak bilgemizin müptelası olduk bütün gün iş arkadaşlarımızla kulbak bilgemizin bölümlerini tartışıyoruz
    Allah bilge kahan oktan beyden razı olsun.
  • Bekir ÖZTÜRK / 7 Mart 2014 23:37

    9. bölüm

    1/ Boğazlardan rus ve abd gemileri geçerken; Yavuz - Midilli vakası aklıma geldi, yanımdaki dostlarıma aynen anlattım. Abd gemileri Çanakkaleden giriş yaparken "Dur yolcu yazı ve resmi ALTINDAN geçerken TV ler özelliklemi gösteriyor? Malum ÇANAKKALE GEÇİLMEZ. İşte geçiyoruzmu deniliyor?!
    2/ Kama ve değerlerimiz şeytanilerce dumansızlarca yada insan şeytanları eliyle çalınırken, yeraltı- define adı ile yıllardır ülkemizden kaçırılan değerlerin nasıl gözümüze sokulurcasına ülkemizde sergilendiği anlaşılıyor.
    3/ DÖVME meselesi tıpkı eski paganların şehirlerine yaptıkları tılsım gibi sembol, şekil ve sayı, harfle bir şeyleri çağırmaları eski zamanda olduğu gibi net. Şimdikilere anlatsan masal derler. değil. ALT YAZILAR DA kesinlikle dikkate değer bir bilgi, Genelde insanımız yabancı dil öğrenme isteğiyle bu şekilde filmler izliyor.
    4/ Kainatın genişlediği Kuranda net ve bu gün bilimde bunu netleştirmiştir. Buna istinaden, başladığı gibi tersine hareketle sonlanmasıda olasıdır. Tarık = TÜRK yıldızı meseleside aynen bir arkadaşın dedği gibi evrenin merkezi olabilirmi? ALLAHUALEM. mantıklı, Uğranılan tüm gezegenlere bir gün ulaşılaçak ve İbni arabinin ve tüm PEYGAMBERLERİN izlerine ulaşamak mümkün. AYa haps edilenler saldırıyı tavşan deliğinden ve SEDdi yıkarak başlatmayamı çalışaçaklar?
    6/TAŞ yapıların sürekli prizma ve üçgen şekilde yükselerek artması bir enerji koridoru içinmi? çelik iskeletlileri çekmek içinmi?
    7/ 5. boyut, 23. kategori tüm diğer türlerin ve tüm her şeyin açığa çıktığı zamandayız. Kabenin yön değiştirmesi sekizgen olması meselesindeki gibi Dünyanın merkezinin , eksenin kayması ile kutupların yer değiştirmesinden dolayı, MEVSİMLERDEMİ yer değiştiriyor? Bir kaç ay mevsimler tıpkı KAMERİ- AY takvimindeki gibi ileriye doğru bir gidişmi var? Dünya 365 gün 6 saat 22 dakika artık dakikalar uzun zamanlarda ; gün, hafta, ay hatta yıl olarak takvimde sapmalaramı sebep oluyor:? Bu sapmalardan dolayı yapılan hesaplar şaşıyormu?
    7/ BAİRİNCİ DÜNYA SAVAŞININ 100. YILINDA yine şapa oturaçak olan şeytaniler bu sefer nasıl bir yol izleyeçekler. 1897 basel in Rövanşı nasıl 1997 de alındı ise 1914 ün de rövanşı evel ALLAH 2014 ve sonrasında alınaçaktır.
    KULBAK Destanın dan da anlaşılaçağı üzere bir çok değerli geleneğimiz Kocakarı inanışı diyerek batıl inanç denilerek yok sayılıp hafife alınırken; batı bize eski büyülerini, tılsımlarını, putperest ve paganlığını MODA yaparak dövme, erotizm, dönmelik, efeminelik olarak, sıfır beden, baklava göbek olarak yutturuyor. Uyanık olmakta ve tüm değer, söz, davranışlarımızın kökenine İNMELİYİZ. Bekir ÖZTÜRK
  • biri / 7 Mart 2014 22:54

    ...

    Bilgenin yüreğinde her dilek,
    Anka kuşu gibi gizli gerek.
    Damla nasıl inci olur denizde:
    Sedefler içinde gizlenerek.
  • Sevan / 7 Mart 2014 22:33

    Eyvallah

    Ellerine Sağlık
  • Murat Birkent / 7 Mart 2014 21:30

    9

    Ayni an da ic ice gecmis 9 boyutun karanlik tarafin görevlileri nin köpekleri ,Cüce Dennis in üstündeki cizgilerde bekler ...

    Bu cizgilerde düz veya köseli ilerler isen bu cizgilerde ki köpeklere av olup ruh esir alinir ..

    45 derece aci veya 90 derece aci veya 180 derecede avcilar seni bekler ...
    Köseli veya düz ilerlemek mümkün degil kanun geregi ..

    360 derece dönerek ilerlemeli dönmeli dönmeli ,orantili dönmeli nefes gibi...
    Ya nerde durmali ve ne yapmali ???
  • kuzra / 7 Mart 2014 20:49

    ay ile ilgili..

    Oktan keleş beyin ay ile ilgili bu sayfalarda açıkladığı çok önemli bilgiler var ve bir sebebten de ay'ın içinin boş olduğu söyleniyor mesela aya giden astronotlar ay üzerinde zıpladıklarında garip gong sesine benzer bir ses duyduklarını belirtmişler, ay'da ağır metaller bizim dünyamıza nazaran kabuk kısmında toplanmıştır ( bu gerçekten garip ) normalde ağır metaller dibe çöker .ve tabii ki peygamber efendimizin ay'ı parmağı ile ikiye ayırması olayı .yecüc mecüc ayın içindemi olaki :)
  • Abdal / 7 Mart 2014 19:00

    Bozkurt kullanıcı adlı dosta ve diğer bütün gönüldaşlara armağan

    AYI KİMLER YAPTI? CHRISTOPHER KNIGHT,ALAN BUTLER.
  • Kendini Arayan / 7 Mart 2014 17:59

    Bozkurt Kardeşim Ay Hakkında

    İlim sahibi olan Allah-u Lemyezel, Dünya' nın ahenk ile Güneş' in etrafında dönmesi
    için Ay'ı yerleştirmiştir. Ay, Dünya' ya yörüngesel dönüşünde titrememesi (bir nevi
    arabaların dönerken tekerleklerinin sağa sola yalpalamaması için rotbalans gibi)
    için yardımcıdır. Ay olmazsa mevsimler olmaz, gelgit olayaları olmaz. Bu durum da
    Dünya üzerinde yaşamsal öneme sahip mekanizmalar olmaz anlamına gelir.

    Ayrıca, Ay, Dünya' ya gelen astroidleri kendi üzerine çekerek bir nevi astroid kalkanı
    görevi de yapmaktadır.

    Ay, Dünyadan her yıl (yanılmıyorsam 3cm) yörüngesel olarak uzaklaşıyor. Bu uzaklaşma
    bir aşamadan sonra yerçekim dışına çıkacak ve Dünya yörüngesinden tamamen kopacak.

    Dünya o zaman çok ciddi sorunlar ile karşılaşacak. Dünya yalpalamaya başlayacak.
    Bu yalpalamanın modellemesi yapılmış durumda. Dünya ekvatorsal yörünge üzerinde de
    yalpalamaya geçebiliyor. Buda "Güneşin Doğudan Doğması" için bir nokta oluşturuyor.

    Ay' sız Dünya üzerinde, depremler, tusunamiler, ciddi hava olayları oluşmaya başlar.

    Goldstream akıntıları, Ay' ın yörüngesel dönüşünde Dünya ile olan çekim gücüyle bir
    motorsal akış yakalar. Bu motorsal akış durursa, tüm mevsimler değişir. Sıcak ve soğuk su
    akışı duracağı için planktonların üremesi durma noktasına gelir. Buda yukarıya doğru tüm
    besin zincirisini etkiler. Burada ayrıca çok önem nokta, Dünya üzerinde en çok oksijen
    üreten canlılar bitkiler değil, planktonlardır. Planktonların yok olması, Oksijen üretim
    mekanizmasının da durması anlamına gelir.

    Ay, anlaşılacağı gibi, Dünya ve yaşam için çok büyük bir öneme sahiptir.

    Ay Dünya için neden çok önemli? http://is.gd/s19suG adresinde daha fazla bilgi bulabilirsiniz.

    Kalın sağlıcakla.
  • Niğdeli / 7 Mart 2014 17:42

    Sayın Metin Dülger Bey

    Oktan Hocamız büyük ihtimalle Elmalılı meali kullanmakta. Zaten orjinalinide programda göstermişti. Hicr suresinin 27. Ayetinin meali aynen hocamızın yazdığı gibidir. Hoş gerçi hocamızın mealede ihtiyacı yok. Onun gibi veli zatlar kuran ilmine tamamıyla hakimdir. Hocama verdiği sıralardan dolayı çok teşekkür ederim. Allah uzun ömürler versin.
  • Bozkurt / 7 Mart 2014 16:03

    Ayın dünya yörüngesinden ayrılması diye
    Bir şey mümkün mü? Tefekkürü ve bilgisi
    olanlar bu konu hakında yazabilirle mi?
    Teşekkürler.
  • Kel Aliço / 7 Mart 2014 14:19

    Montö .Delindi

    Kulbak Bilge 9 yeni sırlarla hoşgeldin. Seni çok bekledik. sabrettik. Bilgemiz gündemle ilişkili bilgiler veriyor.
    Bunlardan biri de Ukrayna Kırım gerginliği bahanesiyle,
    ABD savaş gemileri Karadeniz'de inşaallh 2. Yavuz ve Midilli vakası yaşanmaz
    http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=33886
    Biz kuşa bakarken( tapeler, internet sansürü, sosyal medyanın kapatılması tehtidi, seçim şarkıları ...)
    şeytan Karadeniz'e sarktı.
    ‘Darbe’ye teşebbüs’ten tutuklanan subayların 15’i Kara ve Hava, 12’si ise Deniz Kuvvetleri’nde önemli görevlerde olmasının ve Deniz Kuvvetlerinin 40 amiralinden 13′ü hapiste olmasının bununla bir ilişkisi var mı?

    Türk deniz kuvvetleri neden hedefe kondu?
    Türkiye Cumhuriyeti altına imza attığı Monrö Boğazlar Sözleşmesi'ne uymayarak savaş gemilerinin geçişine neden izin verdi?
  • Kamil Türk / 7 Mart 2014 11:57

    KAMER-1 Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.AY ın ahir zamanda önemi büyük ki diğerlerinden bağımsız tutuluyor.Resimdeki şahıs da herkesce bilinen malum adam islam adı altında her türlü rezilliği yapan şahıs.(Sevgi Selam olsun Onaltıyıldız ailesine,Kulbak bilgeye Temir atamıza.
  • Giritli Behçet / 7 Mart 2014 11:20

    KUL İSTEYİNCE

    ALLAH C.C Merhametlilerin en Merhametlisidir.Hiç bir yarattığına sebepsiz bela ve müsibet göndermez..Yaşadığımız bütün İmtihanlar,belalar,ve musibetler, ancak biz yani KULLAR İSTEDİĞİ İÇİN OLUR.ALLAH'I unutursak,şeytan ve yandaşları devreye girer.Yüce RABBİM ne güzel söylemiş KURAN'INDA(şeytan onlara öyle etki gösterdiki,ALLAH'I unutturdu.ALLAH'I UNUTANLAR şeytan'ın yandaşlarıdır.Şeytan'ın yandaşları hep kayıptadırlar.Mücadele 19) Demek şeytanın görevi ALLAH'I unutturmak.Unutursan yandaş olursun,Yandaş olursan ruhunda okadar çalınmaya müsait olur.Şeytanın tek derdi RUH ,onu kabz etmek.kölesi yapmak.Zahirde baktığında bilinçsizce yapılanlarla ALLAH'I UNUTUP şeytana köle olmaya müsait kullar yokmu var.Dövme yaptranlar,playstatıon,marka düşkünlüğü,medya kazanı,v.s v.s çoğaltılabilir.Sonra çağrılan kobayda olursun kölede,çok dikkatli olmamız lazım.ALLAH'IN gücüne gidecek şeyler yapmamamız lazım.ALLAH C.C nün ADİL esması vardır.Musa A.S hikayesi çok önemli bir örnektir.Musa A.S pepe idi konuşurken,firavun rüya gördüğünde seni yeni doğan çocuklardan biri yok edecek diye.yeni doğan bütün çocukların ölüm emrini verdi.Musa saraya nehirle ulaştığında eşi Asiye Tasarrufuna Aldı.Musa a.s mı İKİSİDE çok sevdi.GÜNLERDEN BİR GÜN firavun MUSA A.S MI KUCAĞINA ALIP SEVİYORDU.MUSA A.S firavunun sakalını bütün gücünle çekip firavunun canını acıttı.Yanındaki sihirbazlar bunu gördü ve acaba bu çocukmu diye firavuna fitne verdiler.firavun test etmeye karar verdi.4 adet önüne(oyuncak,yemek,ateş,silah) koydular.MUSA A.S tam oyuncağa giderken ALLAH Musa A.S elini ateş'e soktu VE ateş onun elini yakmadı..Ateşe götürdüğü için firavun bu değil dedi.MUSA A.S
    ateşten çıkardığı elini,diline götürdüğünde DİLİ yandı.firavun ilahlık iddaa eden bir mahluktu.ALLAH C.C OKADAR ADİL'Kİ...Musa a.s firavunun sakalını tutup acıttı diye O ELİ ATEŞTE YAKMADI.Ama ara sıra firavuna BABA dediği için DİLİNİ YAKTI.Selam olsun 16 lara,Selam Olsun Erenlere,Selam olsun Sultanımıza,Saygılarım ve Hürmetlerimle
  • şizofren / 7 Mart 2014 10:45

    Beklenen

    Beklenen Dizenin 9. bölümü Yeni Savunma Sistemlerimiz Oldu Elhamdülillah Abicim
    Allah Razı Olsun
    Var Ol
    Selam Ve Dua İle Huuuu
  • Metin Dülger / 7 Mart 2014 10:29

    Teşekkür

    Bir kez daha anladım ki Oktan Keleş ve On altı yıldız ekibi doğru yolda. Biz de sizleri takip etmeye çalışmakla doğru yolda oluruz inşallah. Allah yardımcınız olsun.
    (soruma da açıklayıcı ve kısa zamanda bilgi verdiğiniz için de özellikle teşekkür ederim)
  • kara mehmet / 7 Mart 2014 10:27

    oktan abi

    abi tam anlayamadım gezegen kısmını yanii milyarlarca galaksi var deniyo mesela onların hepsinde de bulundu mu atamız ya da sadece kendi galaksimizdeki gezegenlerde ve bu yakınlaşma nasıl oluverdi başlangıçta ve atamız nasıl gezenler arasında seyahat ettiler vasıtaları neydi ve bi de abi o halde insanlık tarihi binlerle ifade edilenin çok ötesinde bi tarihe sahip olmalı,46lı
  • biri / 7 Mart 2014 10:03

    ...

    Adem, eşi yeryüzüne Eşi ve iblisle!!!
  • biri / 7 Mart 2014 10:01

    Talak 12

    Ashabın âlimlerinden olarak bilinen İbni Abbas r. a. 'ın şöyle dediği nakledilmektedir: "O Allâh ki yedi semâ yaratmış, arzdan da onların bir mislini; ARALARINDAN hüküm inip duruyor! (Talâk: 12) Âyet-i Celiylesinin tefsirini yapacak olsam, beni taşa tutardınız. " Bir başka nakilde de: "Beni tekfir ederdiniz!")


  • Metin Dülger / 7 Mart 2014 09:56

    Hicr, 27

    Öncelikle belirtmeliyim ki verdiğiniz bilgiler ile ufkumuzu açmaktasınız. Allah başta sayın Oktan Keleş olmak üzere tüm on altı yıldız ekibinden razı olsun. Dövme konusunda belirtilen hicr suresi 27. ayetin "cinleri insan vücudundan geçecek ateşten yarattık" ifadesini çeşitli kaynaklardan meal ve tefsirine baktığımda bulamadım. Genel olarak "Cinleri de daha önce dumansız ateşten yarattık" şeklinde geçmektedir. Konu hakkında bu fakiri bilgilendirirseniz sevinirim. Selam ve dua ile.

    NOT:Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

    http://www.kuranmeali.org/15/hicr_suresi/27.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
  • Mananın Maliyesi / 7 Mart 2014 09:39

    ,

    Maşallah Oktan Bey'e bu yazılarıyla ufkumuza ve gönlümüze nurlu ışıklar vererek aydınlatıp bizleri geleceğe bilinçli bir şekilde hazırlanmamıza vesile oluyor. Bizlere fener olup aydınlatıp öncülük ederek yol gösteriyor.KULBAK BİLGE yazılarınız çooook güzel, müthiş birşey zihinlerimize zamanda yolculuk yaptırıyor sanki.Tüm dikkatlerimizle geçek insanlık Filmimizi yaşıyor ve izliyoruz........ALLAH' ım sizi korusun
  • rüzgarla dans / 7 Mart 2014 07:01

    evren

    devamini geciktirmeyiniz lütfen 9. Bölümü çok bekledik
  • Halim Özdemir / 7 Mart 2014 06:18

    Maşallah

    Maşallah Oktan hocamız Kulbak ereni anlatırken yine yazının aralarına birçok sırlı bilgiyi de eklemiş.İnşallah ektiğiniz bu bilgilendirme ve aydınlatma tohumları meyvelerini verecektir.

    Sihirli kama ile ilgili şu videoya da bakmanızı tavsiye ederim.Olay uzak doğuda Çin,Tibet,Doğu Türkistan,Moğolistan hattında geçiyor.1998 yılında yılın oyunu seçilen dünyaca meşhur Tomb Raider 2 oyunu sonradan filmi de yapıldı.(Angelina Jolie başrol oyuncusuydu)
    Videoda göstermiyor fakat oyunun içinde mevcut kamayı çaldırtan bir tarikat lideri yaptığı özel bir ayin sırasında kamayı kalbine saplıyor ve ejderha oluyordu.
    http://www.youtube.com/watch?v=y0NM4zx23_8
  • Mustafa Özkan / 7 Mart 2014 02:42

    Sayı Dizileri.

    Çağrıcıların yaydığı,harf,sayı ve semboller. JJ Abraham dizilerinde bir çok sayı ve sembolleri kullanıyor, Meşhur Lost ta ki sayılar her bölüm defalarca tekrar edilerek zihinlere adeta çakılıyordu. Bu sayılar ve semboller daha sonra bir çok yerde kullanılmaya devam edildi.

    Lost'ta bahsedilen Dharma kuruluşunun sembolü Cern çarpıştırıcısının şekline benzemektedir ve Cern de neyi arayıp çağırdıkları malumdur.

    http://www.endelrivers.com/conceptual/cern60.png
    http://www.solo-lost.net/wp-content/uploads/dis_dharma-300x137.jpg
    http://www.storymindmedia.com/angryalien/images/lost/DIlogo.jpg
  • mehmet yalçınkaya / 7 Mart 2014 02:25

    farkında iseniz kulbak bilge'nin kıyafetini hep yeşil renk ile göstermiş bize oktan abimiz. neden olabilir acaba!!! ve son olarak kırımın durumu ''16 marta'' ertelenmiş neden 16 mart???
  • hüseyin / 6 Mart 2014 23:20

    gezegenler ve arz...

    Enbiya suresi 30. ayette "göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı görmezler mi?" ayetinin de konuyla ilgisi var mı acaba?
  • Nihal Kaya / 6 Mart 2014 23:18

    beklediğim an geldi çok şükür bu bilgileri getirenlere..

    islami değerleri şevhetle aynı anda anmak denilince aklıma şu meşhur kanal geldi..Çizimdeki kadın mı erkek mi ne olduğu belli olmayan ucube tip aslında o kanalda çıkan kişiler ne kadar da benziyor düşününce..
  • timur / 6 Mart 2014 23:09

    sırlar sırlar..

    maşallah...la kuvvete illa billah...

    Soru: Talak 12. ayette geçen "ve mislehunne" ifadesiyle oktan abinin anlattığı gezegenler ve arz ilişkisini nasıl izah ederiz?
  • Omer A. / 6 Mart 2014 22:59

    Tarik Yildizi

    Yeni bolum cok guzeldi,devaminda da Ay hakkinda yeni seyler ogrenecegimiz icin heyecanliyim,acaba Tarik Yildizi ,Arzin tek bir butun oldugu zamanlarda o arzin merkezi miydi? Bu yuzden mi eski Turkler atalarinin o yildizdan geldigine inanirdi?
  • karaelmas / 6 Mart 2014 22:37

    yediler

    şükür yediler görev başındalar inş helal oktan hocamıza
  • Vatansever / 6 Mart 2014 22:32

    Tengri cezanı vermesin senin Temir :)

    Korkunç gerçeklere devam.. Uzun süredir bekliyorduk bu bölümü, Allah razı olsun abi. Şimdi şu dövme yaptıran arkadaşlarımıza bunları anlatmak için harekete geçebiliriz On Altı Yıldız dostları.. Selametle...
  • hayy-Kizilelma-applered__ / 6 Mart 2014 22:30

    ...

    2 gündür Yusuf Suresi ve Şira yildizi ile ilgili arastirma yapiyorum Allah'in izniyle ve her seferinde oldugu gibi yine BAMMM... Dogru yolda oldugumu teyit ettiniz.Allah Razi olsun.
  • karaelmas / 6 Mart 2014 22:24

    yıldız

    ışık tutan kandil eyvaalah oktan hocam
  • karaelmas / 6 Mart 2014 22:07

    kama

    kalp mühür içinde efendimizin mührü olan kama aklıma geldi ve yazıyordu ( peygamber efendimizden hz aliye devam ediyordu )
  • muallim54 / 6 Mart 2014 21:45

    Ya İlâhi !...

    Ya'Rabbim !...

    Ufkumu aç...

    Kabımı Genişlet...

    Buna vesile olacakları nasibime kat..

    Şerleri Hayr..

    Hayırları Nasibim eyle...

    Ya'Rabbim...

    Sen ne yaparsan güzel yaparsın şüphesiz..

    Sevgi ve Aşk ile...

    Oktan Ağabeyime Selam ve en kalbî Hürmetlerimle Efendim...






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar