En Sıcak Konular

Tefekkürler

3 Ocak 2018 08:28 tsi
Tefekkürler ÇALIŞTAYLAR ÜZERİNE YAZILAN TEFEKKÜRLER


Kalpten sevgi ve saygılarımı sunarım. Yazımda varsa bir doğru Kağan Atam Oktan Keleş ve Kalperenlere çokça yanlışlar ise bana aittir. İlk olarak bir takım düşüncelerimi paylaşacağım. Kağan Atam benim de bulunma onurunu yaşadığım 28 Ekim 2017 tarihli çalıştayımızda Hz. İbrahim’i örnek verip: Yanlış çıkarımlara varsanız bile düşünün sonucu iyiye çıkar demişlerdi.Ben de bu sözü tutup düşünmeye çalıştım.Yanlış çıkarımlarım için affınıza sığınıp doğrusunu öğrenmek isteğiyle dolu olduğumu tüm kalbimle diyorum. Arkaik Dönem Çalıştayları üzerine yazılan tefekkürlerin (kendi yazımı hariç tutarak) bir bütün olduğunu gördüm. Yazanlardan müsaade alıp şimdi o yazılardan edindiğim çıkarımları, düşünceleri paylaşacağım. İlk olarak Tuğbeyim Bekir Öztürk Atabegimin yazısından başlamak istiyorum.

Ebedilik yani sonsuzluk Tek Olan Tanrı nazarında hiçtir. Ebediliğin bir aşağı derecesi daimdir. Olmuş,oluyor,olacak,olur yani dört zamanı bir bütün ettiğimizde daim olan oluşur(sonsuz değil) bu bütün parçalardan oluşan bir bütün olduğu için parçalar arasında geçişler ve birleşmeler olabilir.Zaman yolculuğu denen kavramı bu şekilde tefekkür ettim.Tabi zamansızlık ve zaman ötesi kavramları ayrıca bu kavramlar içinde de yolculuk olabileceği gerçeğini de katabilirim.Tekrar aziz ve can ağbim Murat Ateş’in yazısına bakmanızı tavsiye ederim.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=4245

Lütfen aşağıdaki çizimi naçizane yazdıklarımla bakınız. Naçizane kendi çapımda tefekküre çalışıyorum ama eminim ki yazıyı okuyan pek çok kişi bu meseleyi benden çok daha iyice anlayacaktır.

 

Diyelim ki arkaik dönem 18’te olmuş.19’a geçerken bütün parçalar bir tam olduğu için 18’dekilerin bir kısmı belki farklı şekilde 19’da olabilir. Çünkü parça-bütün mantığıyla bakarsak her parça kendi başına ayrı bir anlam ifade ederken bütün olduklarında daha büyük bir anlam ifade eder. Burada Kuran’dan misal vereyim.

Kamer suresi 17: Andolsun ki, biz Kuran’ı öğüt almaları için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mıdır?

Aynı surenin 40.ıncı ayeti: Andolsun ki, biz Kuran’ı öğüt almaları için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mıdır?

Bu iki ayet aynı aradaki ayetlerde de sınanan ve sınanmayı kaybedip yok olan kavimlerin hikayesi haber edilmekte.40’tan 17’e 17’den 40’a parçalar bir bütün olarak anlam ifade ederken parçalar kendi başlarını da anlam ifade etmekte. Tüm varlık boyutları ve devreleri gene Kamer suresinin 50.inci ayetindeki gibi aynı AN da olmaktadır. Anlamak fiilinin bu AN’dan geldiğini düşünen cahilliğinin farkında bir Ademoğlu olarak diyorum ki bu AN içindeki gerçekleşen her şey tabiatıyla birbiriyle alakalı ve bağlantılı. Bu bağlamda Ainuların Valar oluşu hepsinin TEK OLAN’dan gelmeleri Kağan Atamın öğrettiği halef-selef, melek meselelerinin farklı bir anlatımı olduğunu görülür ve Murat Ateş ağbimin yazdıkları ışığında aslında kişiye hiçte şaşırtıcı gelmemelidir. Tuğbeyim Bekir Öztürk Atabegimin: Bu mücadele, gelecekten gelen şerliler ile Ötüken’den (geçmişten) gelen rahmanilerin mücadelesidir ifadeleri de hiç şaşırtıcı gelmiyor. AN’da doğal olarak geçmiş, şimdi, gelecek hem parça hem bütün olarak bulunacağı için elimizde yazılmış tarih ve yazılmakta olan tarih duruyor.

 

Burada Cenk Hamdi Düzgit Atabegimin yazısından istifade edeceğim. Tuğbeyimin Yıldız, Ay, Güneş bölümlerini (surelerini)önermesiyle bu ayetlere bakarken Cenk Atabegimin tefekkürünün bana gayet yardımcı olduğunu gördüm.Kamer suresinin son ayetinde:Yine onlar,doğruluk meclisinde ve tüm gücü elinde bulunduran bir hakanın yanındadır. Aslında melîkin muktedir diye yazıyor. Yüce  Tanrı için muktedir melik denmez zanımca. Burada Cemil Kılıç beyin tercümesini kabul edersek büyük güce sahip bir Melik-Hakan var.

Melek Kelime Kökeni: Arapça mlk kökünden gelen malak ملك  “bir tür tanrısal varlık” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice məlāk מלך  “elçi, haberci” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice #lAk לאך “gönderme” kökünden türetilmiştir.

Bu açıklamalarla beraber Kamer suresinin son ayetindeki Melikin Muktedir Tanrısal güçlere sahip bir yüce yönetici olarak anlaşılıyor. Doğruluk meclisini de Çalıştaylardan tuttuğum notlara göre Mele-i Ala yani Melekler üstü olanlar olarak anladım. Sad suresi: Mele-i Ala’da onlar tartışırken benim bir bilgim yoktu. Benim de bir bilgim yok tefekkür sonucu açizane bazı çıkarımlarım var. Ainur’dan gelen Ainular Mele-i Ala tartışmaları bu içinde bulunduğumuz evren, oluş, boyut, alem hepsinin bir nevi inşası. Melekin Muktedirde onların lideri olarak anlıyorum. Amacım iyilik çıkarımım yanlışsa önce Tek Olan Tanrı sonra sizler affetsin beni.

ERU-İLUVATAR TEK OLAN: TEK TENGRİ

Mele-i Ala: Ulular meclisi.(Ulular, Üstünler Tengrinin Türkünde meleklerden üstün olanlar)

Melikin Muktedir. TENGİR kişi

https://www.youtube.com/watch?v=snno04zfb6M

Bu videoyu Tengrinin Türkünü okuduktan sonra izledim Necm suresinde geçen Meva cennetleri ve Sidretül Müntehanın Ötüken ve Hayat Ağacı olduğu kanısına vardım.

Meva Cennetleri: Ötüken(Tengrinin Türkü)-Arda(Silmarillion)

Hayat Ağacı: Sidret-ül Münteha

AN sırrı gereği şu An’da Ulular Meclisi, Tengir Kişi Ötüken’de Hayat Ağacının yanında.

Kamer suresi 54-55 e bakalım: Allah’tan sakınanlar ise cennetlerde ve ırmak kıyılarındadır.Yine onlar,doğruluk meclisinde ve tüm gücü elinde bulunduran bir hakanın yanındadır.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6279

 

Ve Kamer (ay) suresinde verilen müjdeye göre iyilik yolunda olanlar hep onlarla. Sadıklar makamına layık görülmüşlerdir.

Enbiya 26; “Böyle iken dediler ki: «Rahmân çocuk edindi.» Allah bundan münezzehtir. Doğrusu melekler (Allah’ın çocukları değil) ikram olunmuş kullardır.”

Al-i İmran 80;”Ve O size: «Melekleri ve peygamberleri tanrılar edinin.» diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size hiç inkârı emreder mi?”

Tolkien’in  kitabının temelinde TENGRİ inancı Türk’ün inancı olduğunu göremeyenler ERU ‘yu Ainuların babası olarak görüp bilgi ağlarında Tolkien’in anlattıklarını paganizmmiş gibi yansıtmaktadırlar. Paganizmin gizlendiği semavi dinler yalanının arkasından gün yüzüne çıkarken bunların sebebini yukardaki ayetler açıklıyor. Üstün güçlere sahip yaratılanların ilah sanılması.

Cenk Atabegimin tefekküründen istifade ederek devam edeyim. Zariyat 24;”İbrahim’in ikram edilen konuklarının haberi geldi mi sana?”

En’am 75;”Bu sûretle İbrâhîme göklerin ve yerin melekûtünü gösteriyorduk ki yakîn hâsıl edenlerden olsun”

Meleküt dilimize ;  Hükümranlık, Krallık gibi çevriliyor. Göklerin ve Yerin Krallığı…Şimdi bu da neyin nesi?

Zaten meleküt kelimesi de melek kelimesi de mülk kelime kökü ile bağlantılıdır.

Mülk Kelime Kökeni: Arapça mlk kökünden gelen milk veya mulk مِلك/مُلك  “1. sahip ve egemen olma, sahiplik, egemenlik, hükümdarlık, krallık, 2. sahip olunan şey, egemenlik alanı” sözcüğünden alıntıdır. 

Yine ; anlam olarak hükümdarlık krallık manaları çıkıyor. Zaten İblis de Adem Atayı nasıl kandırmaya çalışmıştı:

Ta’ha 120;”Derken şeytan ona vesvese verdi: «Ey Adem, sana sonsuzluk ağacını ve çürümesi olmayan bir saltanatı(mülkü) göstereyim mi?» dedi.

Bu kadar ayetin işaret ettiği nokta aslında şu: İnsanoğlunun; yaradılışından beri içinde olan gerçek gücü ve yükselme basamaklarını fark edememesi .

İblis’in ve çömezi Başkörmez’in Melikin Muktedir-Tengir Kişi’den Adem Atadan yani onların korumak istediklerinden almak istedikleri öç: İnsanoğlunun içine ikram edilen kerem edilen gücün verdiği o kalpte duran anlatılamaz isteği,duyguyu çarpıtarak insanı Tek Olan Tanrıya karşı nankör etmek.

Necm 26:Ve kem min melekin fîs semâvâti lâ tugnî şefâatuhum şey’en illâ min ba’di en ye’zenallâhu limen yeşâu ve yerdâ.

 Yaşar Nuri Öztürk: Göklerde nice melekler var ki, şefaatler hiçbir işe yaramaz. Allah’ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna.

Kağan Atamdan öğrendiğim ters tefsir mantığıyla bu ayete bakacak olursak: Yüce varlıklar, büyük güçlere hükümranlıklara sahip varlıklar gökler yani uzayın dışındaki diğer dünyalarda vardır.Fakat onların verecekleri yardım nizamı(uyumu) bozanlara fayda vermez.

Eğer ki nizam bozulursa nizama uyup Tanrının hoşnutluğunu kazananlara yardıma gelecekler Ulular meclisi, Üstünler, Yalvaçlar. (Belki çoktan geldiler bilen bilir cahil cesaretiyle yazıyorum bağışlayın)

Cenk Atabegimin yazısından alıntı yapmaya devam edeyim.

Yakın gelecekte; kadim düşmana,onun uzaylı dostlarına ait işaretler belirdiğinde şaşırmayın,”sihire” kapılmayın, güce aldanmayın diye…

Gaybı Allah bilir ama bence olacak olan Kamer suresi 45:O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.

Saffat 8:” Ki onlar «Mele’-i a’lâ» ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovularak atılırlar. Onlar için (âhiretde de) ardı arası kesilmez bir azâb vardır.”

Tengri’nin Masasında yenilenler her yandan kovularak atıldılar. Gene kovularak atılacaklar çünkü Mele-i Ala’daki İlk Ataların planlarına dair hiçbir bilgileri yok.Acaba bu oluş-evrendeki iyi-kötü savaşını yönetenler Mele-i Alada mı?

Hicr 16-18:“ (16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.

Cin suresine bakmayı açizane tavsiye ediyorum. Hattâ izâ raev mâ yûadûne fe se ya’lemûne men ad’afu nâsıran ve ekallu adedâ(adeden).
Nihayet vaadolundukları şeyi gördükleri zaman, artık kimin yardımcısı daha zayıf ve sayı bakımından daha az, yakında bilecekler.

Tekrar sözü Tuğbeyim Bekir Öztürk Atabegimin sözlerine getireceğim. Necm(yıldız).Kamer (Ay) Şems(Güneş) ve Asr(Çağ) surelerini bir arada düşünelim.

Asr Çağ demek 100 yıla bir çağ diyoruz ama hudutlarının sabit olmadığı ortada. Bu oluş-alem-evren dediğimiz bu varlığın başından sonuna kadarına Asr diyelim. Kulbak Bilge kitabı 359-362 sayfalara tekrar bakılmasını tavsiye ederim.

Bu kutlu eserde Kağan Atamın sözleri

Önce VAR’ı bil VAR’ın içindekilerin hepsi bir. Sadece bu sözü almaya içim elverdi o 4 sayfadaki her şeye benim gibi bir cahil bile sayfalarca yazı yazabilir.Kısaca tefekkürüm Yıldız,Ay,Güneş ve içlerinde bulundukları VAR bir ASR-ÇAĞ içinde.Mavi Gök,Uzay,Kızıl Gök bu üçünü içinde barındıran VAR,Gündüz Aydın,Ay Börk bu üçünü içinde barındıran Ruh Gök, Gündüz Aydın, Aybörk. Necm, Kamer, Şems sureleri.

Eminim ki Kulbak Bilgeyi benden çok daha iyi anlayanlar var. Kalbimden gelen bir şey şu bildiğimiz Resul, Nebilerin bu dünyada olduğu gibi başka dünyalarda da görevli olarak geldiği.

Bu meselenin Tengrinin Türküyle alakası tüm bu yukarda anlatılanlar Adem Atayla başladıysa ERU’nun Ainularının o müzikleri ile yada İlk Ataların yaptıkları bunları inşa ettiyse.(Tanrının verdiği yetkiyle)

 

Müminun 14:Sonra da nutfeden bir alaka yarattık. Sonra alakadan bir çiğnem et bir mudga yarattık. Bundan sonra mudgadan kemikleri yarattık. Daha sonra kemiklere et giydirdik. Daha sonra da onu, başka bir yaratışla inşa ettik. İşte böyle Allah, Mübarek’tir, yaratanların en hayırlısıdır.

Burada ayrıca şunu da söylemek istiyorum: Son Çalıştaylardan birinde büyük bir Bilge olduğuna kalpten inandığım Orkun Akar Komutanım söz almıştı. Ben de sizin gibi bir beşerim ayeti üzerinden kutlu bilgiler vermişti. Beş er beş adem yani ademin 5 basamağı. Kağan Atamın Bir Meczubun Rüyası serisini okurken Kağan Atam bazı şeyleri bir hikmet gereği yazmamış derdim kendi kendime. İlhami abinin ademin 3 basamağını anlattığı kısmı söyleyen Orkun Komutanım yazılmayan iki basamağın daha olduğunu söylemişti ve Kağan Atam bunu onaylamıştı. Ayrıca Resulullah Hz.Muhammed Atamızın beşer şartlarına uyarak tebliğini yaptığını yoksa yüce güçlere sahip olduğunu söylemişti.Gerçi Kuran’da Yüce Tanrının dediği gibi inkarcılar melek resul geldiğinde ‘ne de olsa melek biz onun anlattığına uyamayız’ insan resul gelse ‘bu da bizim gibi bir insandır neden uyalım’ diyip uymamıştır.Devam edersem Hacc suresi 5.inci ayette ve Müminun 14’te beş aşamadan bahsediyor.Parça-bütün mantığı ve  iç içe geçmişlik mantığıyla bakarsak:İnsanın fizyolojik aşamaları,evrenin oluşumu,gezegenlerin,Ademliğin 5 aşaması ve daha pek çok oluş aşmalarının 5 aşamalı olduğunu düşündüm.Kadir Sevcan beyin yazısında ele aldığı noktalar bu açizane tefekkürümle bağlantılı olarak gözüktü bana.

Yoktan var eden Tek Olan Tanrımız. Onun verdiği izinle vardan var yapanlar var. Kağan Atam çalıştaylarda açıkladı. Vardan iyi varlar yapanlar olduğu gibi (Ainu,İlk Atalar) vardan kötü var yapanlar var.(Singularityciler)

Yazımın bu kısmında Kadir Sevcan ve Onur Öner beylerin yazılarından istifade edeceğim noktalar olacak. Kendileriyle zahiren tanışmadığım için izin soramadım bağışlasınlar.Paganlar kendilerini çeşitli dinlerin içinde saklayıp gizemli mitolojik anlatımları filmlerle,dizilerle ve daha pek çok yolla insanların zihninde taze tutmaya çalışıyor.Türk’ün kadim bilgisinde ise gerçekler var.Bilgi kirliliğine karşı tek çare bu kadim bilgilerin yazıldığı eserler: Kulbak Bilge, Kopuz Ata, Bir Meczubun Rüyası serisi ve Tengrinin Türkü. Bütün gezegenler ve yıldızlar zamanında bir bütünse veya aynı özden gelmişse doğal olarak birbirine bağlanan çeşitli geçitler, kapılar da vardır. Onur Öner Beyin Denizler ve Tanrılar yazısını okuyup ‘peki böyle olaylar oldu ise bu varlıklar bu dünyaya nasıl geldi’ diye soracak birisine gereken cevap aşağıda paylaştığım resimdedir. Deniz Kızların sırrı da kanımca aşağıda ama bence bu konuları Ömer Genç Atabegim çok güzel bir şekilde anlatır.


Murat Genç Atabegim bu videonun 2.26’sından itibaren ufuk açan bir dna anlatımı var. Naçizane görüşüm Onur Beyin yazısını anlamaya yardımcı olacaktır.

 


Oku ve senin Rabbin, sonsuz kerem sahibidir.

Kalpten sevgi ve saygılarımla

Tuğbeyim Bekir Öztürk Atabegime, Cenk Hamdi Düzgit Atabegime, Onur Öner Beye, Kadir Sevcan Beye, Orkun Akar Komutanıma, Serdar Kazanç Komutanıma, Yener Dursun Başkanıma ,Kağan Atam Oktan Keleş’e yazıları,sözleri ile bana öğrettikleri için kalpten teşekkür ederim.Allah razı olsun.Yazımda doğru yerler varsa sizlerin yanlışlarsa benimdir.

Buğra Ayyıldız



Bu haber 2,874 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11705 µs