Başlıksız Yazı

Başlıksız Yazı

Dr. Münir Derman'ın daha önce yayınlanmamış bir yazısını yayınlıyoruz.


14 Mart 2012 09:19
font boyutu küçülsün büyüsün


Münir Hoca'nın daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1287,

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1316 

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1328

yazılarından sonra, şimdi de dördüncü yazısını  yayınlıyoruz.

 

BAŞLIKSIZ YAZI

 

Bilen söyledi.

Bilmeyen mırıldandı.

Âlim dediğimiz kimseler izah ettiler.

Cahil âlimler sinsi olarak meseleyi mayasız yoğurdular. Ülkemizde sessiz bir rüzgâr gibi esip duyulmayan, garip, ötede beride dolaşan bir zihniyet ortaya çıktı.

Bunu müdafaa edenler.

Buna kızanlar, hatta mücadele edenler türedi muhtelif kisve altında...

Selâhiyettar kimseler izah etti. Kitaplar, broşürler yazıldı. Sempozyumlar kuruldu. Yuvarlak masalarda fikir beyan edildi.Tarihi gelişmeler tartışıldı...

Bu yazı senelerce devam eden bu sinsi ve bir mana ifade etmeyen çekişmenin, anlaşılmayan, izah edilemeyen hakikatini açıklayacak bir mütalaadır.

Nedir bu; tek bir kelime :Lâiklik. Bunun manasının ne (din)le ne de (dinsizlik)le alâkası yoktur.

(Din ve dinsizlik) manaları üzerinde durulacak bir kelime değil dir bu... İslâmı ele alıp bununla bu kelimeye hücum dindar için küfürdür. Yani ahlâk dışı, insanlık dışı, hakikat bakımından da küfürdür.

Küfür, hakikate karşı hakaret, adeta insanın kendi yüzüne ayna karşısında tükürmesidir.

İslam’da sülâle yoktur… Emeviler devrinde sülâle ortaya çıkmıştır. Devleti idare eden halk tarafından seçilir. O eldeki yasa ile ümmeti idare eder. Adalet esastır. Müddeti yoktur. Ölünce yenisi tekrar seçilir. Bu reis, peygamber tarafından vazolunan ilahi yasanın emirlerini yerine getirir. O'na itaat peygambere itaattir. Bu da Allah’a itaat etmek demektir...

Fakat o güzel, adil zihniyet ve idare zamanla sülaleye ve birçok Siyonistlerin tesiri ile karışmış, mezhep kavgalarına, zihniyet düşmanlıklarına çevrilmiş...

Nihayet Ebu Müslim'ler, Emeviler arasında kanlı savaşlar olmuş. Hâlâ bu zihniyet devam ediyor. İslam geçinenler harbediyorlar bu gün. Osmanlılarda,Yavuz zamanında hilafet alınmış ve sülâleye intikal ederek bazen adil, bazen karışık durumlar olmuş.Bu hal karmakarışık bir yumak olmuş ve yasa halinde devam etmiştir.

Araya cahil din adamları girmiş, dini umdeler yasalaşmış fakat. Padişah’ın iradesine intikal etmiştir.

padişahlar devrinde Ulul emre itaat.

Meşrutiyet devrinde meşveret zihniyeti ve idaresi muvakkat teşekkül etmiş.

Nihayet ''İslâm sosyalizmdir; düşüncesini ileri sürmüşlerdir. Bunların hepsi hatalıdır. Hepsi kendi içinde muayyen düşüncelere bağlı kalmışlardır.

Nihayet İslam hukuku yazılmış(Mecelle) güzel yüz madde...Hiç birinde adil olmayan bir şey yoktur.

Şahsi düşünceler de bunu parçalamış. Bir ulema sınıfı teşekkül etmiş. Devlete tesir etmeye başlamış, cahil halkın bir zümresine dayanarak...

Bunları ayıklamak devri başlamış. Ayıklanmış, Yasa yapılmış. Yasada: Bu millet (laik) tir, denilmiştir. Bunun din veya dinsizlikle alâkası yoktur. Atatürk  “Türkiye lâiktir" demiştir.Yani devlet reisi milletin seçimi ile olur. Aynı peygamberden sonra olduğu gibi demektir... (Lâiklik) tam manası ile Resul-ü Ekrem'den sonra seçim ile olan cemiyet millet demektir.

(Lâiklik) din işi ayrı,dünya işi ayrı manasında değildir. Bununla da alâkası yoktur.

Minarelerde ezan okunuyor.

Camilerde namaz kılınıyor.

Herkes hür. Sana mani olan mı var.?

Aklı başında dır dır edenlere söylüyorum .

Lâik Cumhuriyet demek:

1-Millet her şeyde hâkimdir.

2-Meclisini, cumhurbaşkanını millet seçer.

3-Sülâle işi yoktur. Milletin içinden biridir.

Daha ne istiyorsun, utanmak lâzımdır. Kendi kendinize hakaret etmeyin...

İslâmda: Halife peygamberin vekilidir. Yani vaaz ettiği hukuku ve her şeyi elindeki yasa ile devam ettirendir.

Kur'anda:"Ey iman edenler (Yani peygambere iman edenler, O'nu tanıyanlar) Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin. İçinizde emir verenlere de itaat edin" emri vardır.

Meşhur Lâplas (Dünyanın tekevvününde Kant-Laplas nazariyesi vardır, bilirsiniz. Lâipnitz’in Monat nazariyesi de vardır.) Lâplas,  Mekanik Selest (Sema mekaniği) diye 150 sayfalık bir kitap yazmıştı. Bunu Napolyon imparatorken okumuş. Hoşuna gitmiş. Lâplas'ı çağırmış, Töileri sarayına... kendisini tebrik etmiş... Bir aralık-Napolyan dindar bir katolik idi bilirsiniz- Lâplas’a: kitabın çok güzel, memnun oldum. Yalnız Allah’tan hiç bahsetmediniz, demiş, kitabınızda...

-Laplâs: Evet bahsetmedim.

-İnanmıyor musun, demiş. ,

-Öyle bir şey söylemedim. Bu sualinizi, haşmetmeab, açık söylemek lâzım gelirse beğenmedim...

Bahsetmedim, doğrudur.Fakat onun dışında değiliz ki,demiş...

(Lâiklik) kelimesi üzerinde durarak bunu söz konusu edenlere Lâplas’ın sözünü hatırlatırım.

Atatürk dinsiz midir? Haşa..

Babası ve anası İslâm-Türk'tür Babası ile camiye de gitmiştir. Oruç da tutmuştur, Kuran’da okumuştur.

Nutuk’un 264. vesikasında Resul-ü Ekremin Hatemennebiyyi. Olduğunu Onun kadar büyük bir edep içinde mükemmel ispat ve izah eden görülmemiştir.O bahsi dikkatle okumanızı dilerim.

Atatürk, İslâm’a asri zihniyet ve buluşlarla bakmamıştır.

Asrı, İslâmi  zihniyetle bakarak, tetkik ederek, hurafe ve bidatlardan ayırmış ve bu ameliyeyi (Lâiklik) kelimesi ile,  lâkonik bir kelime halinde umde olarak kabul etmiştir..

Bel kemiği ile düşünenlere sözümüz yoktur. Atatürk İslam, Türk çocuğudur.

Sözümüz bu kadar.                       

 

Dr. Münir DERMAN








Bu haber 4,867 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (19)
  • s.ö. / 23 Haziran 2012 17:38

    bilineni bilmekte fayda var...


    Bilindiği üzere Güneş ilk olarak doğudan doğar ve batıdan batar. Bu sebeple gün doğumu ilk olarak en doğudan başlar ve ilk ezan en doğuda okunur.

    İşte en doğuda Japonya’da bulunan camii yaptıran kişi ise Mustafa Kemal Atatürk’tür. 1931 yılında kendisini ziyarete gelen Japon Elçisi Torijori Yamada Atatürk’ten Japonyada bir cami yaptırmasını istemiş ve Atatürk bu teklifi kabul etmiştir. 1931 yılında inşa ettirilen bu caminin tüm masraflarını Mustafa Kemal Atatürk karşılamıştır. Her sabah ezanın ilk okunduğu bu camiyi bizzat M.Kemal inşa ettirmiştir.

    kaynak : http://www.dubleyol.com/ilk-sabah-ezani-okunan-cami-nerededir/
  • metin kara / 22 Mart 2012 16:28

    asıl amaç farklı

    zaten laiklik akımını bize yerleştiren zihniyetin amacı,dinsizlik olsun demiyor,istiyorlarki dindar kişiler 5 vakit camiye gitsin dinlerini yaşasın,fakat ülke yönetiminde söz söyleyemesin.asıl amaç budur..
  • mikail / 17 Mart 2012 18:38

    hallaci mansur aklima geldi nedense,MELEK hocamizin himmetleri daima uzerimizde olsun insallah.
  • kulcan / 17 Mart 2012 12:42

    Susma Hakkımı Kullanmak İstiyorum

    Fakaat,sırf bu yüzden bazı soruların beynimi tırmaladığı halde sormadığımı da bilin ve lütfen bu yorumumuda yayınlayın.
  • mehmet üstün / 17 Mart 2012 10:21

    atatürk

    kenan kesin atatürk'ün son meclis konuşmasını örnek vermişsin ama o konuşmanın tamamını bilhassa son taraflarınıda yazsaydın keşke ozaman ne demek istediği çok açık net olarak anlaşılıyor ama sanırım işinize gelmezdi herhalde
  • mehmet üstün / 17 Mart 2012 09:46

    atatürk

    kenan bey'e ithafen '' hangi şey ki akla toplum çıkarına uygundur. bir şey akıl ve mantığa milletin çıkarına,islamın çıkarına uygunsa kimseye sormayın o şey dinidir. eğer bizim dinimiz akıl ve mantıkla uyuşan bir din olmasaydı en mükemmel en son din olmazdı'' M.KEMAL ATATÜRK
  • yssk / 15 Mart 2012 21:01

    yorum yok

    Kenan arkadaşıma katılıyorum..ama yorumumuz yayınlanmamış :-)
  • alsancak33 / 15 Mart 2012 08:26

    lozan

    laiklik anlamak için Lozan antlaşmasının iç yüzünü iyi bilmek gerekir. Sayın Oktan keleş hocam bu konuda da çalışmaları olursa bizi aydınlatacaktır.
  • alsancak33 / 15 Mart 2012 08:16

    hilafetin kaldırılması

    peki 1922 hilafetin kaldırılmasına ne demeli o zaman?
  • bekir öztürk / 15 Mart 2012 07:43

    gerçekler birbir ortaya çıkarken

    gerçekler birbir ortaya çıkarken! onaltıyıldız bayraktarlık yapıyor.
  • Kenan Kesin / 14 Mart 2012 21:56

    bir yorum

    ben öncelikle şunu belirtmek istiyorum,sn.Münir Derman hocayı eleştirmek benim haddime değil, sadece bir ka nokta dikkatimi çekti onları söylemek istiyorum.
    yazıda laiklik sistemi varken ezanına veya namazına karışılıyor mu deniliyor fakat biz müslümanlığı ve islamı sadece islamın temel 5 şartından mı ibaret sanıyoruz buna bakarsak birçok yabancı devletlerde de bu temel 5 şartı yerine getirebiliriz.laik sistem bu ülkeye geldiği zaman din adına neler yapıldığını ve nelerin yasaklandığını uzun uzadıya yazmaya gerek yok fakat bir anektod olarak paylaşayım,bir dönem bu ülkede hacca gidişler bile kanuni olarak olmasada yasaklandı, ülkenin paraya ihtiyacı var diyerek insanlara hac vizesi verilmedi.araştırmak isteyenler bakabilir.
    birde Münir Derman hocanın; Atatürk'ün nutukta Peygamber efendimizi övüşünden bahsediyor ve Dinsizmidir? sorusuna haşa diyor fakat aynı Atatürk bir meclis konuşmasında '' ...fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz'' diyor bir meclis konuşmasında.hatta kendi sesinden de dinleyebirsiniz.Böyle bir konuşma yapan kişinin İslam dininin dışında bir dairede olduğunu söylemek için fıkıh alimi olmaya gerek yok.Ben bu noktada Münir Derman hocayla aynı fikirde değilim...
  • Abdul Kadir / 14 Mart 2012 21:52

    selam

    Münir Derman Hazretleri iyi ki tanımışız. sizin sayenizde teşekkürler onaltıyıldız a...
  • Recep / 14 Mart 2012 21:26

    Bir meczub soyle demisti,,Ata ya kizan bazi dindarlar yarin mahsede cok sasiracaklar....Hakikat inanin azmini inanmayanin zararini artirir...
    Oktan baba,ozledik sesini ,cemalini,nefesini...
  • mert mirza / 14 Mart 2012 19:31

    keops_731@hotmail.com

    gercekten güzel bi yazı gercekten ama şurda unutulan bişey var ve size unutmamanızı tavsiye ediyorum dinini yaşamak istiyen insanların bu ülkede laiklikle bi derdi olmadı hiç bi zaman kimin oldu kendini laik deyip bu milletin bütün örfüne adetine hakaret eden insanların oldu laiklik diye millete kendi düşüncelerini dayatmaya calıştılar gazi MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 'ü kullanarak bu millete olmadıgını ettiler ve ellerinde fırsat yok olsa daha beterini edecekler . bu milletin ne laiklikle nede atatürkle bi derdi yok asıl derdi olanlar hem atatürk ühemde laikligi kulllananlar
  • ateş / 14 Mart 2012 19:09

    Adrese teslim...

    Allah(c.c.) rahmet eylesin Münir Derman hz.'e, ışığı çağlar ötesine ulaşmaya devam eder, inşaallah. Gerçekten de ,bu kadar mı güzel çözülür, kördüğüm olmuş bu 90 yıllık yumak. Dilerim ki Mevlam, bu yazıyı, Başbakan'ın okumasını ve dahi idrak etmesini nasip etsin. Evet! Çünkü böyle bir ışıktan ziyalanmak, ancak bir nasip meselesidir.
  • didemkuz / 14 Mart 2012 15:52

    uslup

    Çok sevdiğimiz her derde Derman hocamız değişik bir uslup kullanmış bu yazısında...Rahmetle anıyorum.Allah sırrını yüceltsin.
  • yasin murat / 14 Mart 2012 13:14

    On Altı Yıldız Üniversitesi

    Geçenlerde ülkemizin en iyi üniversitelerinin birinde bir seminere katılmıştım..bilgisayar mühendisliği hocalarından biri matematikle ilgili bişeylerden bahsederken birden lafı Fatih Sultan Mehmed ve İstanbul'un fethine getirdi..Dedi ki "biz İstanbul'u feth etmişiz ve batılılar da Doğu'nun yaptığı bilimsel gelişmeleri alıp kaçırmışlar ve rönesans başlamış öyle mi..bırakalım böyle şeyleri "..sonra salonda gülüşmeler falan..Bu, özellikle de okumuş kesimin belli bir oranının batı kaynaklı aşağılık kompleksi için güzel bir örnekti..dedim ki kendi kendime "ulan kılkuyruk..sen matematik bilsen nooluur, bilmesen noolur..tipin bile zaten onsekizinci yüzyıl fransız kılkuyruklarına benzemiş"..Aklıma Onaltıyıldız geldi sonra..benim güvendiğim tek okul burasıydı..
    Oktan ağabeyin, milletimize aşılanmak istenen aşağılık kompleksi ile ilgili çok güzel bir yazısı vardı burda bi ara..tek sayfada herşeyi çok güzel bir şekilde anlatan bir yazıydı..
    İşte bu sitedeki her yazi, aslında batının en güçlü silahı olan kendi kendimizi onların karşılarında küçük görmek, aşağılık kompleksine kapılmak hedeflerini parçalayan birer kılıç gibi..
    Münir Derman Hz.'ini ben ilk defa bu sitede tanıdım..Ve bu yazılar da, sadece dıştan değil, bizden görünen truva atlarının oyunlarını da kılıçtan geçirdiği için çok ama çok değerlidir..hatta bu ikincisi daha da değerlidir, çünkü vücudun içinden gelen saldırı gelende çok zor def edilir..O yüzden bu yazı serileri altın değerindedir..
    Allah, bu sitenin arkasındaki ekipten, en büyüğünden en küçüğüne..sevdikleriyle beraber razı olsun...
  • Onur NakşiMelami / 14 Mart 2012 11:33

    Allah razı olsun

    Allah Oktan Hoca ve arkadaşlarından razı olsun ve tabii ki Münir Derman Hoca'mızdan...Oktan Hocam, uzun süredir sizi göremedik, inşaallah en yakın zamanda mesaj ve açıklamalarınızı bekliyoruz...
  • Murat Üstüntaş / 14 Mart 2012 11:14

    Bu kadar güzel ifade edilemez di.

    Laiklik, bu kadar güzel ifade edilemez di. Ne olup ne olmadığı aşikar oldu. Rabbimiz, bu yazıyı okumamıza vesile olanlardan, Münir Derman Hz. ve Atatürk' ten razı olsun.