En Sıcak Konular

Korona Hibrit Savaş Unsuru mu?

19 Ocak 2021 16:32 tsi
Korona Hibrit Savaş Unsuru mu? Okuyucu Tefekkürleri


Sultanımıza, Başkanımıza
ve Kalperenlere en içten
Saygı ve Sevgilerimle 


KORONA HİBRİT SAVAŞ UNSURU MU?


Hibrit savaş; açık veya gizli birden fazla savaş unsurunun bir arada kullanıldığı savaş türü. Kirli savaş olarak da adlandırılıyor. Amaç; savaş ilan etmeden bir ülkedeki yönetimi devirip, kendi çıkarlarına uygun bir yönetimin gelmesini sağlamak. 2. Dünya savaşından sonra ABD tarafından dünyanın değişik bölgelerinde uygulandığı belirtiliyor. İşleyiş mekanizmasına dair bazı misallere bakarsak; hedef seçilen ülkede gizli servis elemanları tarafından belli kişiler eğitiliyor, halk isyana teşvik ediliyor, medya aracılığıyla kamuoyu yanıltılıyor, hedef ülkenin kritik kurumlarına saldırılıyor, terör kışkırtılıyor, ekonomik olarak kuşatma uygulanıyor.

Bu tabloya bakmak bile, hibrit savaşın en etkin şekilde uygulandığı ülkelerden birinin, belki de ilkinin ülkemiz olduğunu görmek için yeterli. Diğer yandan, aynı savaşın Rusya tarafından da yürütüldüğü  biliniyor.

Hibrit savaşta, gözle görülmeyen silah ve sistemler de savaş unsuru olarak kullanıldığı için, metafizik savaş olarak da adlandırılıyor.

"En büyük savaş, cephesi her yer olan savaş idi. Ve diğer savaşlar, asıl olan bu savaşı gizlemek içindi"

Dolayısıyla, burada şu soru akla geliyor.
Korona, tüm insanlığa uygulanan bir hibrit savaş unsuru olabilir mi?

▪︎Koronaya yakalananlarda görülen ilk semptomlar; koku ve tat alma duyusunun kaybolmasıydı.  

İnsanda koku almayı sağlayan binden fazla alıcı var. Bunlar yaşadığımız sürece yenileniyor ve kokuları birbirinden ayırt etmemizi sağlıyor.
Koku alma duyusunu diğer duyulardan ayıran bir başka özellik, doğrudan beynin derinliklerine gitmesi. Beyinde kokuları işleme koyan ve " koku alma soğanı" olarak adlandırılan bölge, beyin çıkıntısı  hipokampüs ile yan yana. Hipokampüs; hafıza ve yön bulma ile alakalı. Mesela, görme, işitme duyuları gözde ve kulakta başlıyor, beynin orta bölümünde aktarma merkezi işlevi gören talamusta toplanıyor. Koku alma duyusu ise; talamusa uğramadan direkt beynin koku ile ilgili bölgesine ulaşıyor. 

Nörologlar, hipokampüsün yeni olaylar için hafıza yaratmada önemli işlevi olduğunu belirtiyor. Beynin bu bölgesi hasara uğrayan kişiler, hatırlamada zorluk çekiyor. Yeni bilgiler öğrense dahi bunlara dair hafıza oluşturmada sıkıntı yaşıyor. Diğer yandan yapılan araştırmalar, koku hafızasına dair bozulan algıların, bunama gelişiminin habercisi olabileceğini belirtiyor. Bundan hareketle, koku kaybının Alzheimer'ın erken teşhisinde kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. 

Diğer yandan, güzel koku insanın ruh halini etkiliyor. Ecdadımızın şifahanelerde, akıl hastalığının tedavisi için, güzel kokular da kullandıkları biliniyor. Koku alma duyusunu tamamen yitiren denekler üzerinde yapılan araştırmalar, bu kişilerin yaşam isteklerini tamamen yitirdiklerini gösteriyor. 


Tat alma duyumuz da koku alma duyumuz ile bağlantılı. Onun için, koku alma duyumuzu kaybettiğimizde, yediklerimizden de tat alamıyoruz.
Tat alma duyumuz beynin zaman algısı ile alakalı. Ancak; beyinde zaman algısının tam olarak nasıl oluştuğunun yanıtı henüz verilemiyor. Şizofreni, depresyon gibi ruhsal bozuklukların, zaman algısında sapmalara neden olduğu belirtiliyor.

Şimdi, burada şu soruları sorabilir miyiz?

Koronaya yakalanıp ta iyileşenler arasında, koku ve tat alma duyusunu kalıcı olarak kaybedenler var mı?

Koku ve tat alma duyusu geri gelenlerde, tamamen mi geri geldi, yoksa kayıplar var mı? Önümüzdeki yıllarda bunama ve şizofreni vakalarında artış görülme riski var mı?

Bu konularda yapılan istatistik çalışmaları mevcut mu?

Birileri hafızamıza ve zaman algımıza müdahale mi etti?

▪︎Peki, koronanın  enerji bedenlerimiz üzerinde nasıl bir tesiratı oldu?

Çakralar vücudumuzun enerji merkezleri. Beden ve zihin arasında dengeyi sağlıyor. Dengeli çalışmamaları fiziksel ve ruhsal hastalıkları yol açıyor. 

Kök Çakrayı kapatan unsur; korku.

Sakral Çakrayı kapatan; suçluluk duygusu. Solar Çakrayı kapatan; utanç duygusu, Kalp çakrasını kapatan; üzüntü, keder. Boğaz çakrasını kapatan; yalanlar. Alın çakrasını kapatan; yanılmalar. Taç Çakrayı kapatan; dünyevi tutkular.

Peki, pandemi süreciyle neler yaşadık? İnsanlara sürekli korku pompalandı. Eğer yasaklara uymazlarsa sevdiklerinin ölümüne sebep verebilecekleri algısı ile suçluluk duygusu yaratıldı. İzolasyon ile insanlar yalnızlığa ve depresyona sürüklendi. Doğru yanlış birçok bilgiye maruz bırakıldı. Farklı görüşlerin kendini ifade etmesi büyük ölçüde engellendi. İnsanlar zihin karışıklığı ile, doğruyu yanlışı ayırt edemez hale geldi.

Yani, şunu söyleyebilir miyiz?

İnsanların fiziksel bedenlerindeki enerji merkezlerini kapatan bütün unsurlar aynı anda işleme kondu.

Diğer yandan; bizim fizik bedenimizi çevreleyen, aura adını verdiğimiz enerji bedenimiz var. Bu enerji bedenimiz katmanlar halinde ve cakralar ile bağlantılı. Eterik, duygusal, zihinsel ve ruhsal bedenlerden oluşuyor.

Auramız sağlam ise; bizler fiziksel ve ruhsal olarak hasta olmayız.

Dolayısıyla, insanların auralarında ciddi hasarlar meydana getirildi.

Buradan şu sonuçta çıkar. 

Gelecek olan bir başka salgında insanlık, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda daha dayanıksız. Çünkü; fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal bedenleri büyük hasar aldı. Bu da yaşanabilecek yıkımın boyutunu arttırır.

▪︎Karantina sürecinde, insanlar cep telefonu ve tabletlerin başında daha çok vakit geçirdi. Cep telefonları, tabletler mavi ışık yayıyor. Mavi ışık; yüksek enerjili ışık. Doğal olarak güneşte de bulunuyor. Ancak; güneşteki sağlığımız için faydalı iken; teknolojik aletlerdeki mavi ışık zararlı. Mavi ışık, gözün arkasındaki retinaya doğrudan ulaşıyor ve Melatonin hormonunun salgılanmasını engelliyor. Bu hormon mavi ışığa çok duyarlı. Bu ışığa maruz kalınca üretimi kesiliyor. 

Bu da uykusuzluk, odaklanma sorunu, kandaki kortizol düzeyinin artması, depresyon, hafıza zayıflaması gibi sorunlara neden oluyor.

Burada şu tespiti yapabilir miyiz?

Nihai hedef; beyin. Hafıza ve zaman algısına müdahale ile beyinler hedef alındı.

▪︎Uzmanların, korku bağışıklık sistemini çökertir uyarılarına rağmen sürekli ölü sayıları paylaşıldı. 

Fiziksel mesafe yerine, sosyal mesafe tabiri ısrarla kullanılmaya devam etti.

Sosyal mesafenin neye göre belirlendiği sorusu cevapsız kaldı.  

Burada şu sorularda sorulabilir.

İnsanların auraları ile bu mesafenin bağlantısı var mı? Auraları yüksek insanların etki alanı ne? İnsanların birbirine enerji aktarımında bulunması engellendi mi?

▪︎Pandemi süreci ile insanlar takip sistemlerine entegre olmak zorunda bırakıldı. İnsanlara normal şartlar altında kabul etmeyeceği, hak ve özgürlüklerini kısıtlayan uygulamalar, "sizlerin güvenliği için" algısı ile dayatıldı. Ölüm gösterilip insanlar sıtmaya razı edildi.

▪︎Hayatin yavaşlatılması aşamasında büyük işletmelerin birçoğu, çoğu zaman sağlık koşulları gözetilmeksizin üretime devam etti. Alt tabakadaki pek çok insanın istihdam edildiği sektörler kapatıldı. Burada şu soru sorulabilir, Neden zaten zor şartlarda hayatını idame ettiren insanların çalıştığı sektörler kapatılırken, büyük ölçekli şirketler faaliyetlerine ara vermeksizin devam etti? Ya da şu an Avrupa ülkelerinde uygulanan tam kapanmanın tabanda sıkıntı yaratacağı belli değil mi?

Bu politikalar kimlerin menfaatlerine hizmet ediyor? Bu durum zaten halkı isyana teşvik etmez mi? 

Buradan da uygulanan önlemlere bakıp kimin ne tarafta olduğunu anlayabilir miyiz?

▪︎Salgın, çöken dünya ekonomisini kamufle etmek için kullanıldı. Sürdürülemez hale gelen ekonomik sistemler evrilirken, salgın bahane edildi. İnternet üzerinden kamu hizmetlerinin görülmesi, alışveriş gibi unsurlar, hayatımızda kalıcı hale getirildi. Nakit para, tehlikeli algısı yaratıldı. Adım adım insanların zihni, yeni geçilecek para sistemine evrildi.

▪︎Pandemi sürecinde evden çalışma, eğitim uygulamaları hayatimizin parçası haline geldi. 

Burada şu tespiti yapabilir miyiz?

Kurulmak istenen yeni düzene geçiş aşamasında, insanların alışkanlıklarını değiştirmek için, salgın kaldıraç olarak kullanıldı.


▪︎İnsanların dikkati salgın üzerine odaklanırken, dünyadaki güç merkezlerinin değişmesi, yaşanan kıran kırana mücadele gözlerden kaçırıldı.

▪︎Diğer yandan, dünya çapında aşılamalar başladı. Randevu sistemi uygulanıyor. Dolayısıyla, ne zaman nerede kimin aşılanacağı belli.

Peki, devlet güvenliği için kritik önem arzeden insanlar aşılanırken, herhangi bir biyolojik saldırıya maruz kalmayacaklarının garantisi var mı?

Bu liste daha da uzatılabilir.

Bununla birlikte, ülkemizde çokça eleştirilmesine rağmen tam kapanmanın uygulanmamasının, salgınla birlikte tüm unsurları ile devreye sokulan "5 tuzak öğretisine"karşılık, Türk Devlet Aklının manevralarından yalnızca biri olabileceği kanaatindeyim. 

Diğer yandan, Türk Çağının ilan edilmesinden kısa bir süre sonra çıkan bir salgın, Çin'den dünyaya yayılması, küresel güçlerin Çin'i kendilerine yeni üs seçmesinin başka manaları da olabilir mi sorgulanabilir. Neden Çin?

Neden 5 tuzak öğretisinin ortaya çıktığı ülke?

Gerçek şu ki; tarihte eşine az rastlanır dönüşümlerin yaşandığı bir çağa erişmiş bir nesiliz. Türk Çağı, tüm insanlık için kutlu ve mübarek olsun, inşaAllah!

 

Gamze Orcan 




Bu haber 1,865 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,693 µs