En Sıcak Konular

Gök'ten Süzül, Gök'e Var!

27 Aralık 2020 11:57 tsi
Gök'ten Süzül, Gök'e Var! Aşık Avşari Yazdı...

GÖK’TEN SÜZÜL, GÖK’E VAR 

 

Âşık Veysel’in beni çok etkileyen bir şiirini okurken, yaptığım çözümlemeleri, gönlüme düşenleri sizlerle de paylaşmak istedim. Gök Sultanım’ın nefesiyle Âşık’ça okumaya çalıştığım bu şiiri öncelikle bir bütün hâlinde sizlerle paylaşıp, sonrasında parça parça çözümleyerek devam etmek istiyorum. Başlamadan önce belirtmek isterim ki, gerçek âşıkların eserleri öylesine söylenmiş, kâfiye olsun diye yazılmış sözler değildir. Ben şiiri incelerken teknik özelliklerinden ziyede manâsına yoğunlaşmaya çalışacağım.

GÖKLERDEN SÜZÜLDÜM TERTEMİZ İNDİM

Göklerden süzüldüm tertemiz indim
Yere indim yedi renge boyandım
Boz bulanık bir sel oldum yürüdüm
Çeşit çeşit türlü renge boyandım

Azgın azgın çağlayarak akarak
İnsafsızca tahrip edip yıkarak
Ne utandım ne kimseden korkarak
Kusur günah kirli renge boyandım

Bir kuru sevdanın peşine düştüm
Nice kayalardan taşlardan uçtum
Irmağa kavuştum kendimden geçtim
Utandım da arlı renge boyandım

Yüzlerimi yere vurdum süründüm
Çok dolandım ırmak oldum göründüm
Eleklerden geçtim yundum arındım
Kamilane karlı renge boyandım

Irmak olup kavuşunca denize

Dalgalandık coştuk taştık biz bize

Çok zaman seyrettim aya yıldıza
Ay’dan parlak nurlu renge boyandım

Veysel, yoktan geldim yok olup geçtim
Ben deyenler yalan gerçeği seçtim
Bir buhar halinde göklere uçtum
Kayıp oldum sırlı renge boyandım

ÂŞIK VEYSEL

 

 

Göklerden gelen bir aşık Veysel Baba.

“Göklerden süzüldüm, tertemiz indim”…Dikkat etmemiz gereken ilk şey ‘Göklerden’ diyerek çoğul ifade kullanması. Demek ki tek bir gök olmadığının bilincindeydi ve bunu özellikle şiirinde belirtti. Göklerden süzülüp tertemiz indim dizesini okurken, “tertemiz inmek” ifadesi aklıma bir ayeti getiriyor.

Tin Suresi 4-5: Biz insanı en güzel biçimde yarattık, sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.

En güzel yaratılmak ve aşağıların aşağısına inmek… Bu ayetler ilk dizeyle ne kadar da yakın anlamlar içeriyor değil mi?

Göklerden süzülmek ifadesini sadece kuş gibi süzülmek olarak da düşünmeyin. Aşıkların şiirini çok anlamlı düşünüp, çok yönlü okumak gerekir. Veysel Baba süzülmek derken yüksek ihtimalle süzüldüğü özü de kastediyordu. Süzüldüğü: O-HU…

Dikkat ederseniz şiirde tekrar eden kısımlar (redif) :Boyandım. “Yere indim yedi renge boyandım’’ dizesini okurken yine aklıma bir ayet geliyor. Özellikle bir ayet aramıyorum ama sanki ayetler beni buluyor.

Bakara-138: "Biz, Allah'ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah'ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona kulluk edenleriz."

Göklerden inince yedi renge boyandığını söylüyor Veysel Baba. İlk defa boyanıyor. Ya öncesi?..Hepimizin bildiği ışığın prizmada kırılması görselini hatırlayın. Beyaz ışık prizmada kırılır ve renklere ayrılır. Su damlasına ışık vuruyor ve onu renklerine ayırıyor.

 

Gökten yere indikten sonra ilk iş yedi renge boyanmak. Yedi renk demişken yedi rengin birleştiği, hepimizin çok sevdiği bir oluşum var: Gökkuşağı. “Şimdi bunun konumuzla ilgisi ne?” demeyin. Umay Ana’nın gökten inerken gökkuşağını kullanarak indiğine dair inanışlar var.

“Türk kültüründe Alkım veya Alakuşak da denir. Umay Ana yeryüzüne inmek için gökkuşağını kullanır. Bazen göğe asılmış bir yay olarak düşünülür. Bazen bir yol olarak tasvir edilir. "Al inancı"yla bağlantılı olarak ele alındığında yerle göğü birbirine bağlayan büyülü bir köprü olduğu anlaşılır.” (https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6kku%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1)

Gelinen yoldan tekrar Göklere çıkmanın yolu yedi rengi kendinde birleyen bir yay’ı bulup yay tarafından tekrar O’na fırlatılmak mı?

 

Veysel Baba devam ediyor:

‘’…Boz bulanık bir sel oldum yürüdüm
Çeşit çeşit türlü renge boyandım

Azgın azgın çağlayarak akarak
İnsafsızca tahrip edip yıkarak
Ne utandım ne kimseden korkarak
Kusur günah kirli renge boyandım’’

Veysel Baba’nın şiirinden anladığımız kadarıyla yedi renge boyanmak olması gereken. Ya diğer renkler? Mayamızdaki kötü boyalar? O’nun yere inerken bize verdiği güzel boyaya düşürdüğümüz lekeler? O’nun boyasını beğenmeyip, yarattıklarında kusur görmemiz? Farkında mısın, önceleri süzülüyordun ama artık boz bulanık oldun ve yürüyorsun?

 

Ø ‘’Bir kuru sevdanın peşine düştüm
Nice kayalardan taşlardan uçtum
Irmağa kavuştum kendimden geçtim
Utandım da arlı renge boyandım’’

Bundan sonrasında, Ulular’ın nefesiyle biraz derinlere dalmaya çalışalım.

Artık temizlenmek gerek. Temizlenmek için akan bir ırmak bulmak gerekir. Ruhunu temizleyecek, nasıl temizlemen gerektiğini gösterecek, geldiğin yeri sana hatırlatacak bir ırmak. Ama bu ırmağı bulmak için öncelikle aramalı, sevdanın peşine düşmelisin. Dağları, taşları aşmalısın. İşte bulacağın o ırmak ‘’Erenlerin Gönlü’’dür. Akar kendisinden sana doğru, akar ve temizler. O ırmak senden bir karşılık beklemez. Irmağa kavuşunca kendinden geçersin, hakikati anlayınca utanırsın.

 

Ø Yüzlerimi yere vurdum süründüm
Çok dolandım ırmak oldum göründüm
Eleklerden geçtim yundum arındım
Kamilane karlı renge boyandım

Temizlenmek yeter mi, bitti mi her şey? O ırmak sana öyle mi öğretti? Yetmez tabi ki. Sen de uzun uzun temizlendikten sonra, ırmağın kıyısında durup ırmak olmayı öğrendikten sonra diğerlerinin temizlenmesine yardım etmelisin ve sonra onları ırmak yapmalısın. Yapmalısın ki ırmaklar artsın, çağlasın, yeşertsin dört yanı…

 

Ø Irmak olup kavuşunca denize
Dalgalandık coştuk taştık biz bize
Çok zaman seyrettim aya yıldıza
Ay’dan parlak nurlu renge boyandım

Sonra diğer ırmak ettiklerinle bir olmalısın, birleşmelisin. Bir’leşip, geldiğin kaynağa doğru yol almalısın; Er denizine dökülmelisin…Er denizindeki diğer ırmaklarla “biz bize” coşmalı, taşmalısın. Çünkü diğerleri seni anlmayacak, aşkına, yaptıklarına anlam veremeyecek. Denize karışmayan, denizin dalgalanmasını köpürmesini anlayabilir mi? Anlamadığı gibi kızar, sitem eder belki de neden coşuyorsun, taşıyorsun diye. Sonra Göklere bakmalısın. Sultanımın, kambaba videosunda sırrını verip, söylediği gibi gökleri seyretmelisin. Göklere, aya, yıldıza bakarak onlar gibi parlamalı hatta onlardan da parlak nurlu renge boyanmalısın. İnsanın yüzü Ay’dan parlak olur mu? deme. Sen erenlerin yüzünü gördün mü? Belki baktın ama gördün mü? Bir erenin yüzünü seyretmenin gözünü yaşartmasını yaşadın mı? Onların yüzleri zahirde sana dönükken, batında kime secdede düşündün mü?

“…Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir…”(Fetih 29)

“Yüzlerinde nimet ve mutluluğun parıltısını tanırsın.”(Mutaffifin 24)

 

Ø Veysel, yoktan geldim yok olup geçtim
Ben deyenler yalan gerçeği seçtim
Bir buhar halinde göklere uçtum
Kayıp oldum sırlı renge boyandım

                                                           Âşık Veysel Şatıroğlu

Artık ben’liğin parçaları yok olmalı, ben demeyi bırakmalı, benlikten geçmelisin.Benliğin yok olduğunu anladıktan sonra hâkikati seçebilirsin.

Evet, sen bir ‘’hiç’’tin, sonra  su damlası oldun, göklerden süzüldün tertemiz indin. Işık vurdu, ayırdı seni renklerine. Ayırdı, sen ayrılmak istedin belki de. Yeri geldi pis sulara karıştın, gökte süzülüyorken yerde yürüdün.  Sonra temiz ırmakları buldun, temizlendin. Sonra sen de ırmak olup, temizledin. Irmaklarla kavuşup aktın er denizine. Nur ile boyandın ve yok olduğunu anladın, benlikten geçtin. Şimdi geldiğin yere dönme zamanı; buharlaş, yok ol ve uç göklere!

Sırrın kut’lu olsun!

Tengri yüzüne bolsun!

 

Saygılarımla…

Âşık Avşarî



Bu haber 2,164 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,082 µs