En Sıcak Konular

Yaradılıştaki Döngüler

23 Aralık 2020 09:50 tsi
Yaradılıştaki  Döngüler Okuyucu tefekkürleri...

Sultanımıza, Başkanımıza
Ve Kalperenlere, en içten
Saygı ve Sevgilerimle

YARADILIŞTAKI DÖNGÜLER 


"Olan olmuştur, Olacak Olan
 Olmuşun İçinde"

Bu sır bize zamanın doğrusal değil, döngüsel hareket ettiğini ve sürekli kendini tekrarladığını ifade eder.

Dolayısıyla, buradan hareketle hem kendi yaradılışımıza hem de evrenin 
yaratılışına dair bazı döngülere ulaşabileceğimiz kanaatindeyim.
Bu durumda yaradılışa vurulmuş zaman mühürleri olmalı ve bunlar yaradılışın kodlarını taşımalı.

O halde, bu kodları ezoterik öğretilerde bulabiliriz. Mesela; 33 kodu gibi!

Yaradılıştaki 33 Kodu

33 rakamını bütün ezoterik öğretilerde görüyoruz. Eski Mısır da ruhanı  olarak 33 yükselme derecesi var. Tıpkı masonlukta olduğu gibi. İslam'da zikirler 33 ün katlarına göre düzenleniyor. Esmaül Hüsna 33 'ün 3 katı. Dolayısıyla, 33 rakamı ve ruhaniyet arasında bir bağ görüyoruz. 

Bu durumda, bunun bizim enerji bedenimizde de karşılığı olmalı.
Nitekim, enerji bedenimiz hem kozmostan gelen enerjiyi hem de yerden aldığımız enerjiyi vücuda dağıtan iç içe geçmiş, biri yukarıya diğeri aşağıya bakan iki üçgen görünümünde. Bu da bizi kadim bir sembole götürüyor.
"Davud Yıldızı " ya da Süleyman Mührü" olarak bildiğimiz sembol. Daire içinde, İç içe geçmiş biri yukarıya diğeri aşağıya bakan iki eşkenar üçgen. Eşkenar üçgen; mükemmelliği sembolize ediyor ve sayısal değeri; 33. 

Şimdi, ilginç bir şey, karşımıza çıkıyor!
Enerji bedenimizin de görünümü Davud Yıldızı gibiydi. Üçgenin sayısal değeri; 33 ise, iki üçgenin sayısal değeri; 66 yapar. Bu da bize; Allah Lafzı  nin sayısal değerini verir. Allah'ın insana  vurduğu mühür gibi! İnsan, Esmaların terkibidir sözü de, bu noktada  somut bir mânâ kazanır. Çünkü; Allah Lafzı; bütün Esmaları toplayan çatıdır.

"Mühür kimde ise, Süleyman Odur"
sırrı, bize  ne ifade eder? 

Süleyman Mührü; daire içinde iç içe geçmiş iki üçgen idi. Şimdi kendi öğretimize bakarsak ne görüyoruz? 
"O" bilinmek istedi ve Al Dairesini yarattı. O daire içinde, Allah ismi ile bize kendisini tanıttı. Yani; mühürdeki daire; Al Dairesi, iki üçgen Allah Lafzı Celali nin sembolü. Bu durumda mühüre sahip olmak; kendindeki mührün farkına varıp, Allah 'ın verdiği kudret ile, O'nun adına, O'nun icazeti ile yaradılışa tesiratta bulunmayı ifade eder mi? Bu da  bizi şu sonuca götürür; " Eğer yaradılışa vurulmuş bir mühür var ise; her çağda bu mührü kullananlar da  vardır"

Burada, şöyle bir soruda karşımıza çıkar; Bu mührü şeytanilerde kullanıyor, fark nerede?

Allah, ilmi isteyen, çabalayan herkese verir. Bu "Rahman" isminin tecellisidir. Ancak, O'nun bir de "Rahim" esması var. İşte, O müminlere özel. Kur'an ilimleri şeytanilere kapalı. Hani; her Asa Musa'nın Asasına benzemiyordu.          O halde, her mühür kullanan, Süleyman'a benzer mi hiç!

Bu anlattıklarımız ile bağlantılı olarak, Maya öğretisinde karşımıza çıkan ve bizim öğretimizle uyuşan bir bilgi daha var. Mayalara göre, yaradılışın doğası 13 ve 20 rakamlarının frekansını içeriyordu.
Toplamları yine, 33 yapıyor.

13 sayısının sembolü; daire
20 sayısının sembolü; kare
33 sayısının sembolü; üçgen

Mayalarda Hunab Ku; Tek Yaratıcıya verdikleri isim. Kutsal gördükleri Tanrıların ya da varlıkların resim ve heykellerini yapmışlar, ancak; Hunab Ku yu yalnızca bir sembol ile ifade etmişler.
Kullandıkları sembol;  daire içinde kare. Evrenin merkezi olarak da Dünyayı kabul ediyorlar.

Şimdi, bizim evren tasvirine tekrar döner isek; Al Dairesi vardı, diğer Gökler, Aybörk, Gündüz Aydın hepsi daire biçiminde, bir tanesi hariç!
Uzay kare biçiminde. Hunab Ku sembolü çıktı karşımıza. Al Dairesi içinde kare. Mayalara bu bilgiyi veren, Türk Atalar olabilir mi, acaba?

Bir toparlama yaparsak; 33 rakamı yaradılışın kodunu ihtiva eden rakamlardan. Hem fizik bedenimizde hem de enerji bedenimizde karşılığını görüyoruz. Omurgamızın 33 omurdan oluşması gibi. 

Peki; 33 kodunu zamana vurulmuş döngüsel bir mühür olarak da görüyor 
muyuz?

33 yılda bir Güneşin yörüngesi ile Ay in dünya etrafındaki izlediği yörüngede Ay Düğümleri kesişiyor.

Ay Düğümleri ne ifade ediyor?

Ay Düğümleri; Ay'ın , Dünya'nın yörüngesinin geçtiği varsayılan düzlemi kestiği noktalar. Kuzey ve Güney Ay Düğümleri olmak üzere ikiye ayrılıyor. Bireysel bazda baktığımızda; Güney Ay Düğümü; reenkarnasyona inananlar için, önceki hayatları, inanmayanlar içinse genetik mirası ifade ediyor. G.A.D. ejderhanın kuyruğu ve Satürn özelliklerini gösteriyor. Önceki hayattan getirdiğimiz duygu ve düşünceleri temsil ediyor. Kuzey Ay Düğümü ise; ejderhanın başı ve öğrenilmesi gerekeni hiç deneyimlenmemiş olanı  ifade ediyor. Böylece, kuyruğunu ısıran ejderha sembolünün de, zaman döngüsünü ve Tekrarı ifade ettiğini görüyoruz. Bu olayı kozmos ile bağdaştırdığımızda, çağların nasıl ve neden kendini tekrar ettiğinin cevabı da ortaya çıkıyor. Tekamül tamamlanmadı 
ise; kozmosta da aynı olaylar, zaman döngüsüyle tekrar ediyor.

Yine, Plüton Güneş çevresindeki dönüşünü tamamlarken ortalama olarak 33 yılda bir Satürn ile aynı hizaya geliyor. Bu ikilinin (Plüton/Satürn) döngülerinde uygarlıklar boyu süren çatışmaları gözlemliyoruz.

Satürn, yapılanma, kısıtlama, zorluk, disipline etmek, test etmek, karma, problemler, zaman, yaşlılık, yıllar, ölüm ile ifade ediliyor. Plüton ise değişim, 
dönüşüm, yıkım, güçlenme, mutasyon, toplu ölümler, yer altı, depremler, kan, savaş gibi konularla ifade ediliyor.

Dolayısı ile 33 yıllık bir zaman döngüsü karşımıza çıkıyor. Biz her çağın sahibi olduğunu ve Rahmaniler ile Şeytaniler arasında el değiştirdiğini biliyoruz.

Peki; çağlar neden el değiştiriyor olabilir?

Dönem dönem çağların Rahmaniler  ve şeytaniler arasında el değiştirmesinin Muradullah' taki bir yasaya tabi olduğunu düşünüyorum. "Yükselen her şey batar,batan ise; yeniden yükselir" İçinde bulunduğumuz çağda da Mu Hanlığının ve öğretisinin yeniden yükseliş içinde olması gibi.

İki tarafta neye göre plan kuruyor?

Her iki tarafında 100 yıllık,  1000 yıllık gibi uzun vadeli planları olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte konjonktürde kimi zaman Rahmani tarafın kimi zamanda şeytani tarafın üstünlük sağladığını görüyoruz. Bu durumda, yapılan plânların başarıya ulaşması için, iki tarafında kozmostaki enerjinin döngülerinden yararlanıyor olması ve döngülere göre strateji oluşturması  kuvvetle muhtemel. Böyle bir ilmin var olduğunu , ancak kamuya açık olmadığını, seçilmiş insanlara verildiğini biliyoruz. Tüm kozmosta bir yükseliş süreci başladığına göre, bu ilme dair kısmen de olsa bazı bilgilerin kamuya açılabileceğini düşünüyorum.
Burada şöyle bir soru da ortaya çıkıyor. 

Bu döngüler Rahmani ve şeytaniler arasında el değiştirirken, kriter ne?
Neye göre el değiştiriyor?
Tetikleyen enerji ne olabilir?

Burada birçok döngünün birlikte ele alınıyor olması gerek. Ancak, konu ile bağlantılı olarak, sadece 33 yıl döngüsü ile  yaptığım çıkarımları paylaşacağım.

Yukarıda  Satürn'ün yıkımı, Plüton'un ise; bir dönüşümü ve beraberinde yükselişi ifade ettiğini görmüştük .Bu da bize zıt kutupları hatırlatıyor. Dolayısıyla, Rahmaniler ve şeytaniler arasında yaşanan üstünlük, kozmosta ortaya çıkan yıkıcı ve yapıcı enerji döngüsü ile bağlantılı olmalı. Bu bizi şu sonuca da götürür,"Bu ilme vakıf olanlar, kozmosta ne zaman hangi enerjilerin ortaya çıkacağını biliyorlar ve tabiri caizse; rüzgarı arkalarına alacak şekilde plan kuruyorlar."

Şimdi, yaradılışa ve zamana vurulmuş bir 33 kodu var ise; tüm zamanların en kadim Kitabı Kur-an bunu bize bildirmiş olmalı. Bakalım, kodları okuyabilecek  miyiz?

▪︎Kur'an'da  "Şems" kelimesi  33 kez, Nur kelimesi 33 kez geçiyor.

Güneş, ateş elementi ile ilişkili ve bizim zahiri tarafımızı temsil ediyor.
Nur, Ay ile bağlantılı. Ay'ın elementi Su ve batıni tarafımızı simgeliyor. Burada,
Zıtların birlikteliğini görüyoruz. Bundan dolayı aynı sayıda tekrarlandığını düşünüyorum. Aynı zamanda 33 yıl döngüsüne de atıf var.

▪︎Şems Suresinde ardar da 11 yemin var  
▪︎33 rakamının çarpanları; 3 x 11        

Güneş, her 11 yılda bir Güneş Döngüsü  adi verilen dönemlere  giriyor.  Güneş Döngüsü , Güneş'in her 11 yılda bir manyetik kutuplarının  yer değiştirmesi. Bu döngüyü Güneş lekelerinden tespit ediyorlar. Bu döngüde Güneş lekelerinin en az olduğu zamanlara solar minimum, en çok olduğu zamanlara da solar maksimum deniyor.

▪︎Şems  Suresi 91. Sure. 
     9+1=10, 1+0=1                                        Bu döngünün sona erip yeniden başlamasını anımsatıyor, sanki!  

 ▪︎Şems Suresi 1. ve 2. ayetler;              

"Güneşe ve onun aydınlığına and olsun" "Onu izlediğinde Ay'a and olsun"      Güneş ve Ay'ın yörüngeleri  birbirini izliyor. Aynı zamanda  zahir ve bâtın  birbirini takip ediyor.          

Sonuç olarak; Allah evreni ölçü ile yarattı ve sebeplere bağlı kıldı. Bu ölçüleri, döngüleri anlamadan ne kendimizi ne de Evreni anlayabiliriz. Evrenin Yaradılışındaki bütün kodlar insanda gizli. Tasavvuftaki "İnsan büyük alem, Evren küçük alem" İfadesi bize bunu haykırıyor. Diğer yandan, " Kendini bilmeden Rabbini bilemezsin" sırrı da somut mânâ kazanıyor.

Geçmişte Atalar bu ilimlere sahipti ve yaşamın her alanında kullanıyordu. Bizler hayatin koşturmacası içinde, mekanikleşmiş bir şekilde yaşıyoruz. Çoğu zaman durup kendimize dahi bakmıyoruz. Robotlardan endişe ediyoruz, oysa; zaten robotlara döndüğümüzün farkında bile değiliz. Bunun için, çoğumuzun hayatında kıramadığı döngüler, zincirler var. Bizi bloke eden döngüleri kırmak için yavaşlamak ve kendi içimize bakmak zorundayız.

"An'da kalmak", da bize bu sırrı haykırmıyor mu? 
"Yavaşla, çok hızlı koşuyorsun!
Ancak, yavaşladığında duyacaksın, İlahi Ritmi! Onu duyduğunda, anlayacaksın zaten seyirde olduğunu! Ve seyre daldığında idrak edeceksin, Kur'an'ın; Sana, Seni anlatmakta olduğunu"

Su Taşı da, bize bunu tasdik etmez mi?
Evren, Sende gizli!
Evren de, Sen de Su dan yaratıldın!
Evrende ne varsa, Sende de aynısı var!
Bütün kayıtlar, özündeki Su ile Sana kodlandı! Dolayısı ile; Su Taşı; Sensin!
Dışarda arama, her şey Sende!
Tek yapman gereken; mührü açmak!

"Kapıyı, Vakit Açar"
İnşaAllah, mühürlerin açılma vakti gelmiştir!

 

Gamze Orcan



Bu haber 1,828 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,324 µs