En Sıcak Konular

Baal’in Çocukları Ve Erlik Han’ın Boğası

17 Aralık 2020 10:48 tsi
 Baal’in Çocukları Ve Erlik Han’ın Boğası Aşık Avşari Yazdı...

               Baal’in Çocukları Ve Erlik Han’ın Boğası

Bu yazı Oğuz Kağan torunu Okyay Kağan’a ithaf edilmiştir. 

Kut’lu Ocakta nefeslendiğimiz bir gün…Gecenin geç saatlerinde Sultanım Baal putu ile ilgili birkaç cümle sarfetti ve sembollerinden birinin lale olduğunu söyledi. Konu orada kapandı ama Kur’an’da dahi ismi geçen bu Baal putu benim zihnimi bayağı meşgul etti. Araştırmaya başladığımda ve çeşitli metodlarla bulduklarımı birleştirdiğimde beni çok şaşırtan çıkarımlara ulaştım. Lafı çok fazla uzatmadan başlayayım:

Öncelikle kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bahsedeceğim mitolojik karakterler Tengri tarafından zamanında insanüstü diyebileceğimiz güçler verilmiş, kimisi bu gücü iyiye kimisi de kötüye kullanmış karakterlerdir. Ancak insan bu üstün güçleri görünce zamanla onları tanrı diye adlandırmış ve hatta tapmaya başlamıştır. Tengri’nin Türk’ünde yer alan Türk’ün İlk Kırmızı Kitabı’nda bu kişilerden şu şekilde bahsedilmiştir:

 

 Bu konularla ilgili olanlar bilir ki, İlah zannedilip tapılan bu kişilere ait aktaracaklarım en az 2000 yıllık tabletlerden alınmadır.

Şimdi Baal’i anlayabilmemiz için öncelikle Marduk’tan bahsetmem gerekir. Marduk, Babil yaratılış destanı olan Enûma Eliş'te tanrıların en büyüğü ilan edilmiştir. O aynı zamanda Babil'in koruyucu tanrısıdır. Marduk kendisini Baal ve Tammuz(Temmuz) adı ile devam ettirmiştir.(Yani aslında Mardul, Baal ve Tammuz aynı sözde tanrıdır.) Sin, İştar ve Şamaş tek bir tanrıda, Marduk'ta birleşerek üçlük inancını oluştururlar. Buna göre Marduk bütün ışık veren gök cisimleriyle simgelenmiş olur. (Vikipedi) 

Asur ve Babil’de tapınılan tanrılar Marduk’ta birleşmiştir. Bu üçleme daha sonra çizeceğim şemada da farklı isimlerle karşımıza çıkacaktır.

Şimdi buraya dikkat edelim: Marduk’ta birleşenler:

-Sin(Sembolü AY)

-İştar(Sembolü YILDIZ)

-Samaş(Sembolü GÜNEŞ)

Yani Marduk bu üç sözde tanrının güçlerini ve sembollerini kendinde birliyor ve yukarıda da bahsettiğim gibi bütün ışık veren gök cisimleriyle  simgelenmiş oluyor.

Şimdi Marduk(Baal) için Tengri’nin Türk’ünde yer alan  ‘Türk’ün İlk Kırmızı Kitabı’ ne demiş bakalım. Önce tercümesini, sonra kitabın aynı sayfalarının orijinal çizimlerini alıntılıyorum. İşaretli kısımlara dikkat!

 

 

 

Evet Marduk(Baal)’un tüm sözde ilahları kendinde birleyerek, kendisini nasıl ilah ilan ettiğini ve anlatılan Ay, Güneş ve Yıldız sembollerini Tengri’nin Türk’ünde yer alan Türk’ün İlk Kırmızı kitabında gördük. Ve 10. Sayfa tercümesinde de belirtildiği gibi Baal’in cezasını Oğuz Kağan kesmiştir. Oğuz Kağan’ın torunu da  Baal’e tapan Baal’in çocuklarıyla savaşmaya devam etmektedir! 

Devam edelim…Baal kelime anlamı olarak efendi, sahip gibi anlamlar taşır. Ugarit yazıtları Baal'ı şimşek, rüzgar, yağmur ve bereket ile ilişkilendirir.Kenan bölgesinde tarım, Mısır ve Mezopotamya'da görülen her sene düzenli şekilde taşan nehirlerin aksine yıllık yağışlara bağımlıdır. Bu yüzden bu bölgelerde Baal'ın özellikle yağmur yağdırmadaki rolüne olan inanç, bu ilaha tapınmanın yaygınlaşmasına ve Sami panteonunda yüksek bir mertebede bulunmasına neden olmuştur. Eski Orta Doğu bölgesinin ve Kartacalıların baş tanrısıdır. Diğer adı Tammuz’dur.(Vikipedi)

 Şimdi Marduk’un, Baal’in ve Tammuz’un nasıl aynı kişi olalarak görüldüğü hikayesini kısaca özetlemek istiyorum. Bu Baal’e tapınma ritüellerini anlamamız açısından önemli.

Marduk yani Baal, İştar(İnanna) ile evlenir bu evlilikten Tammuz ortaya çıkar.  Tammuz reankarnasyon yoluyla babası Baal’in ruhunu almıştır. Yani Baal ve İştar’ın evliliğinden doğarak babasının ruhunu alan Tammuz, Baal’den başkası değildir.Marduk, Baal ve Tammuz aynı sözde tanrıdır. (Bu durum Hıristiyanlıktaki baba-oğul-kutsal ruh inancıyla da bağlantılıdır.) Bu nedenle Marduk veya Tammuz’dan bahsettiğimde mutlaka Baal’i aklınıza getirin.Bu kısmı daha iyi anlatabilmek için çizdiğim bir şemayı sizlerle paylaşmak istiyorum.Şemada soy kütüğü ve her sözde tanrının sembolleriyle renkleri(kırmızı yazdıklarım) ele alınmıştır. Dikkatlice inceleyelim:

 

Bu sahte tanrı Marduk (Baal)’un üç sözde tanrının gücünü ve sembollerini kendisinde topladığını ve baş tanrı olarak anıldığını, Türk’ün Yasak Kitabı’nda bunun nasıl karşımıza çıktığını açıklamaya çalıştık. Şimdi şemadaki üç sembolü bir araya getirdiğimiz gibi üç rengi de bir araya getirdiğimizde bakalım size neyi hatırlatacak?..  Baal’in çocukları!

Devam edelim…

Tabletlerde şiir şeklinde geçen hikayelere baktığımızda özetle:

 İnanna(İştar) yer altına iner yeraltı tanrısı onun yeraltına hükmetmek istediğini düşünerek onu cesede çevirir. İştar’ın yeraltında kaldığını duyan halk yas tutar çuvallar giyinir. Pazarlıklar yapılır, İştar’ın yeraltından çıkmasına izin verilir ama kendisi yerine birini bulması şart koşulur. Şartı kabul ederek yeryüzüne çıkan İştar, bakar ki tüm halk kendisi için çuvallar giymiş yas tutuyor ancak sevgilisi Tammuz (Baal,Marduk) bir gölgede gönlünü eğliyor, sefa sürüyor. Bunun üzerine İnanna(İştar) sinirlenir ve Tammuz’un yeraltına götürülmesini ister. İnanca göre Tammuz (Baal, Marduk) yılın bir kısmını yeraltında bir kısmını yeryüzünde geçirir. Mart ayında yeraltından çıkaran Tammuz(Baal),  İştar’la tekrar çiftleşir ve böylece bahar, bolluk, bereket gelir. Şimdi bu Baal’e tapanlarınların kadimden beri bu birleşmeyi sağlamak için iki temel ritüeli vardır:

Bunlardan biri akıllarınca Tammuz(Baal)’u yer altından çıkarıp İştar ile çiftleşmeye zorlamak için, bu birleşmeyi simgeleyerek tapınaklarda cinsel ayinler yaparlar. Tapınakta fuhuş kutsal sayılır. Baal putu yüksek taşlar, sütunlar üzerine yerleştirilir.(DİKİLİ TAŞLAR). Sonra Baal’e kurbanlar sunulur. Bu kurban hayvan olabileceği gibi genellikle tercih edilen kurban masum çocuklardır!

Kurban demişken, yüce kitabımız Kur’an’ın haram kıldığı bir bir kurban şekli vardı. Ayeti hatırlayalım:

MAİDE-3:

“Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.“ (Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali)

 Evet, görüldüğü gibi Allah'tan başkası adına boğazlanan… dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı.“  deniliyor. Çünkü Baal’e tapanlar Baal (Tammuz)’in simgesi dikilitaşlar önünde sahte tanrıları Baal için masum çocukları kurban ediyorlardı. En doğrusunu Allah bilir.

Bu arada Kambabam, Ant Kitabı’nda kurban konusunu işlemiş ve konunun hakikatini açıklamıştı.( https://www.onaltiyildiz.com/?haber,2484 )

Bu ayette ele alacağım bir diğer konu da fal oklarının haram sayılması. Bu konu da Baal’le ilgilidir. İslam öncesi Kâbe’de bulunan en büyük putun adı Hubal-Hübel’dir.Hubal kelimesi Kur’an’da bahsedilen Lat-Menat-Uzza putlarının da babası olarak tasvir edilir. Putperest Araplar, Hubel’e tapınırken fal okları çeker ve işlerini buna göre görürlerdi. Bu konu İslam Tarihi ile ilgili kitaplarda ele alındığı gibi Arap tarihçileri tarafından da ele alınmıştır. İlgililer inceleyebilir, birden çok kaynak ve olay mevcuttur.Dil bilimciler tarafından Hubal kelimesinin Ha(erkek cinsiyet eki)-Baal şeklinde türediği söylenir ve Arapça olmadığı eklenir.

Baal’e masum çocukların kurban verildiğini söylemişken, bu bağlamda; putperest Arapların çocukları gömmesi, Dünya’da koybolan masum çocuklar, toplu çocuk ölümleri bir kez daha düşünülmelidir.

Bir parantez açarak Sultan’ımın “YeniMekke-2“ ve Tarık C. Bey’in “Hubel’in Dönüşü“ adlı yazısının linkini bırakayım.Böylelikle  bazı Arapların putperestlikte ısrarlarını ve Kabe’deki dev saat kulesine Hubel’in sembolünü nasıl diktiklerini bu yazıyı okuyarak hatırlayalım:

Yeni Mekke-2: (https://www.onaltiyildiz.com/?haber,1288 )

Hubel’in Dönüşü:  (https://www.onaltiyildiz.com/?artikel,225/ )

Baal’e çocuk kurban edilmesi meselesinden bahsetmişken bu konu Tevrat, İncil gibi kitaplara da girmiş, burada Baal’e tapanlardan ve İlyas peygamberin Baal putperestleriyle mücadelesinden bahsedilmiştir. Bu konu yüce kitabımız Kur’an’da da yer almıştır. Ancak burada paylaşacağım son ayet olan Saffat-130’da “İlyasine“ ifadesi vardır. Oysa İlyas peygamberden bahseden diğer iki ayette (Enam 85-Saffat 123) “İlyase“ ifadesi geçmektedir. Bu konudan haberdar olmamızı sağlayan ve konuyu açan  Sultan’ımızdır. Kendileri, buradaki mealin ya direkt olduğu gibi İlyasine şeklinde (ki Elmalılı Hamdi Yazır böyle çevirmiştir) ya da İlyaslara şeklinde çoğul anlamda çevirilmesi gerektiğini söylemişlerdir ve konu burada kapanmıştır. Şimdi ayetleri mealen yazalım:

SAFFAT  SURESİ(Elmalılı Meali)

123-  Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.

124- Kavmine şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?

125- O en güzel yaratanı bırakıp da Ba'le mi yalvarıyorsunuz?

126- Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı" demişti.

127- O zaman onu yalanladılar. Şüphesiz ki onlar da (cehenneme atılmak üzere) hazır bulunduruldular.

128- Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.

129- O'na da sonrakiler içinde şunu bıraktık:

130- Selam, ilyasine

 

Evet görüldüğü gibi İlyas peygamber Baal putperestlerine karşı mücadele etmiş ve onları doğru yola davet etmiştir.Ve ayette: O'na da sonrakiler içinde şunu bıraktık:Selam, ilyasine-İlyaslara denilmiştir. Yani İlyas adı sonrakilere bırakılmış ve İlyaslar’a selam denilmiştir. Yazımda belirttiğim gibi, tabletlerden ve metinlerden anladığımız üzere Baal’e tapan Baal putperestlerinin en belirgin iki tapınma şekli çocuk katletmek ve fuhuş şeklinde cinsel ayinler yapmaktır. İlyas peygamber Baal putperestlerini engelledi ve böylelikle çocuk katli ile soyun kesilmesi önlendiği gibi, cinsel ayinler de son bulunca soyun karışması da önlenerek nesil korundu. İşte bu nedenle onu sonrakilere (sonradan gelenlere) bıraktık ifadesi kullanıldı. İlyaslara selam olsun derken, İlyas gibi Baal putperestleri ile mücadele edenlere, nesli koruyanlara  selam olsun anlamı çıkmaktadır. (Atatürkler, Fatihler derken kelimeye kattığı “benzeri“ anlamı gibi) Bu nedenle tekil şekilde İlyas peygamberden bahsederek başlayan ayet çoğul şekilde İlyaslar olarak devam etmiş olabilir.Bu kelime İl-Ya-Sin şeklinde parçalanarak da ele alınıp, çeşitli sonuçlara ulaşılabilinir diye düşünüyorum. En doğrusunu Allah bilir.

Devam edelim. Yukarıdaki çizdiğim şemayı ve bu sahte ilahın hikayelesini tekrar hatırlayalım. Şemayı tekrar alıntılayayım:

 

Hatırlayacağınız gibi İştar yeraltına indiğinde herkes yas tutarken, Tammuz(Baal)’un başkalarıyla gönül eğlendirmektedir. İştar(İnanna) yer yüzüne yerine birini bulmak şartıyla çıktığında bu durumu görür ve Tammuz(Baal)’un yeraltına gönderilmesini ister. İnanca göre Tammuz(Baal) bahar gelince yeryüzüne çıkıp İştar ile birleşmelidir ve Baal putperestleri de bunun için sapık ayinler yaparlar. Tekrar özet geçtiğim bu hikayede dikkatinizi çekmek istediğim kısım Baal-Tammuz’un yeraltına inmesi, hapsedilmesi ve burada zaptedilmesi. Peki, Türk mitolojisinde yeraltının efendisi diye tabir edilen kim? Erlik Han. Yukarıdaki şemada Tammuz’un sembol hayvanına bakalım: Boğa.

Evet Boğa hayvanı ile sembolize edilen Tammuz(Baal) Erlik Han’ın mekanı yeraltına yollanmıştır ve orada Erlik Han tarafından zaptedilmektedir. Nitekim anlatılarda Erlik Han hep bir boğa üzerinde tasvir edilmiştir.Anlaşılan, Erlik Han Baal’in asasını almış semer yapıp boynuna takarak üzerine binmiştir. Şimdi sizlerle Baal’in antik bir tasvirini ve Erlik Han’ın tasvirlerinden birkaçını paylaşayım:

 

Urgarit’te bulunan Baal heykeli. Boğa sembollü başlığına dikkat!

HATIRLATMA: Bahsettiğim bazı semboller Türklerde de vardır. Ancak şeytani tayfa bunu alıp dezenformasyona uğratmıştır. Sembol ilminin alimlerinden olan Sultanım bunu bazı yazılarında dile getirmişti. Ufak bir hatırlatma yapmak istedim.

 

Uygur Türk’ü Muhammed Siyah Kalem’e ait Minyatür. Erlik Han’ın elindeki boğaya dikkat!

 

 Erlik Han ve boğası. 

Semboller ve resimler demişken tam da bu konuyla ilgili bir kabartma resimden bahsetmek istiyorum. Bu kabartma Anadolu’nun en eski camisi olan Diyarbakır Ulu Camii’nin dış duvarında yer almaktadır. Cami Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından restore edilmiştir. Kabartmada Türk Devlet’inin ve asil kanın sembollerinden olan Pars, bir boğanın tepesine binip onu ensesinden avlamaktadır.

 

Baal’in cezasını Tengri’nin Türk’ünden anladığımız gibi Oğuz Kağan kesmişti. Biz asla puta tapmamış, Tek Tengri’ye and vermiş Töreli Türkleriz! Baal’in çocukları putperestliğe devam ededursunlar. Ya Oğuz Kağan gelir, gereken cezayı keser; ya bir Pars enselerinden tutar, boğalarını boğazlar;  ya da Boğaç Han gibi bir Alp çıkar ve boğalarının kafasına yumruğunu indirir! Oğuz Kağan’ın torunu Okyay Kağan ve onun gösterdiği yolda olmaya çalışan Ötüken Alpleri mücadeleye devam etmektedir.

Tengri yüzümüze bolsun!

Saygılarımla…

Âşık Avşarî

 

 



Bu haber 3,848 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,965 µs