En Sıcak Konular

Kambala 6 Dabbe Üzerine Çıkarımlar

26 Haziran 2020 08:43 tsi
Kambala 6 Dabbe Üzerine Çıkarımlar Buğra Ayyıldız Yazdı: 6 Dabbe Üzerine Çıkarımlar

Kambala 6 Dabbe Üzerine Çıkarımlar

Gönülden sevgi ve saygılarımla.

Hünkarımın Kambala 6 Dabbe konuşmasını izledikten sonra kendimce çıkarımlarda  bulunmaya çalıştım.Tefekkür diyemiyorum çünkü Hünkarımın Bir Meczubun Rüyası kitabında tefekkürün ‘düşünmeyi de düşünmek’ olduğunu okumuştum. Ben düşünmeyi düşünecek bir bilinç düzeyinde değilim. Acizane çıkarımlarımı kitabımız Kur’an’dan, çalıştaylardan. Sultanımızın eserleri Deruni Devlet Kutsal Halıdan, Kopuz Ata dizi yazısından, ve Tengri’nin Türk’ü eserinden  yola çıkarak oluşturmaya çalıştım.İzlenceyi izlerken bu bağlantıların herkesin aklına geldiğinden eminim. En doğrusunu Allah bilir.Yanlışlarım için şimdiden özür dilerim.

Sultanımız Kur’an ayetlerinin her ana, her çağa hitap ettiğini çalıştaylarda, eserlerinde anlatmıştı.

Neml 82: “ Söylenen söz başlarına geleceği zaman, onlar için yerden bir dabbe çıkarırız, insanların ayetlerimize kesin inanmadıklarını kendilerine söyler.” (Elmalı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş)

Dabbe konusunda Sultan Baba ilk sırları Deruni Devlet Kutsal Halı eserinde açıklamıştı. Neml 82.ayetin o anlatılan çağa hitabı kısaca şöyleydi:Anlatılan çağın insanlarının bir kısmı bedenlerini güçlendirmek adına kendilerine metalden organlar,kollar,bacaklar taktırmaya başlayacak.Sonra yerden çıkan bir duman yeryüzünü kaplayacak. Dokunduğu maden eriyecek, maden uzuvları olmayanların alnında iz oluşacak. Kendilerine madenlerden  yapay kemikler,uzuvlar taktıranlar ise o madenler eridiği için yerde debelenip duran,bir yere gidemeyen,konuşamayan,göremeyen bir duruma girecek.

Değeri kolayca tarif edilemez bu eserin ilk bölümünde ele alınan dabbe konusunu çok kısaltarak aldım.

 Geçen yaz Sultanın Tengri’nin Türk’ü eseri yayınlandı. Burada da Türkün Kırmızı Kitabının 12.sayfasının çevirisi (sayfa 116’da) Neml 82.ayetin başka bir çağa hitabını okuduk.

(Eserden aynen alıntı) Tengri’nin adamı yine geldi. İnsanın yarattığının üç kolunu kesti,onu yere yatırdı.Yerin altına hapsetti.Türeyenlere yeni çağlar hediye etti.Yeni döngüler.Yılan (ejderha) debelenir yerin altından çıkmak için.Artık yerin altında da yayıldılar.

Ayrıca Sultan Baba buraya Neml 82’ye işaret Dabbe notu düşmüşlerdi. En doğrusunu Allah bilir Tengri’nin Türk’ü sayfa 116’da sayfa 11-12 ile ilgili çeviriler Sultanın kayıtta anlattıklarını çağrıştırdı.

Şimdiye kadar kendilerinin öğrettiği her anı kuran Kur’an yaklaşımı üzerinden anlatılanları çokça kısaltarak geldim. Sultanımızın bahsettiği çağda sinyallenip başka bir hale geçenler kısmını dinlerken Kopuz Ata aklıma geldi. Fakat burada başka bir yapımdan bahsetmek istiyorum. Bazı filmler, çizgi filmler, animeler, mangalar, diziler kötü amaçla insanları yönlendirmek ya da bilinçaltını hazırlamak için yapılıyor. Pek çok kişi de bunun farkında. Benim konuyla ilgili olduğunu düşündüğüm yapım ise bir Japon animesi Neon Genesis Evangelion. Konunun yalnız bizi ilgilendiren kısmıyla kısaca anlatayım.Adem ve 16 çocuğu dünyaya inerler.Adem kendisine bir  eş yaratır. Bu eşin ismi Lilithdir.(Eserin senaristi Yahudi, Hristiyan kaynaklarından yola çıkmış ayrıca Lilith Yahudilikte bir tür şeytan olarak görülür).Sonra Adem  Lilithle düşman olur ikisi de uzun bir uykuya yatar ve uyanmazlar Adem’in 16 çocuğu evrene dağılır. Çağlar sonra Lilith’e tapan bir grup şeytani bir planı devreye koyar. Dünya insanlığının yarısını nükleer bir felaketle öldürüp suçu melek olarak adlandırdıkları Adem’in 16 çocuğuna atar.(Bu arada Hz.Adem’i de çocuklarını da dev robotlar olarak göstermektedir anime). Adem’i 16 çocuğunu bunlar dışında 16 çocuk yenilince ortaya çıkacak olan 17.çocuğu da yenip Lilith’i uyandırmayı planlar.(Animeyi izlerken ’16’sını yendik sıra 17.de’ dediklerinde baya manidar bulmuştum)

Asıl planları ise isteseler de istemeseler (isteyecek olanlara tüm acılarınız silinecek sonsuza kadar mutlu olacağız diyerek istemeyenleri de zorlayarak) insanları tekilleştirmek ( animedeki orijinal sözcüğüyle singularity) insanlığı madden, manen yok edip sahte bir bilinç dünyasına sokmaktır.

İnsanlığı yok edip başka bir hale koymak peki bu hal ne?

Sultanımızın konuşmasında  insanları her istediğiniz olacak deyip sinyalleyip, sonra yok oluş başladıktan sonra geri dönmek isteseler kendilerine Allah’ın yaratılıştan verdiği gönül, kalp, can, ruh hepsini terk ettikleri için oradan asla dönemeyeceklerini dinledik.Yani kısaca ne ölüdürler ne de canlı.Kopuz Ata 5’te sayfa 66’da Okyay varla yok arası bir görüntü görür. Karşısındaki ‘kibire kapıldık Tengri Kut’umuzu kaldırdı artık ne varız ne yokuz ne ölüyüz ne de diri. Tengri bizi varla yok arasındaki hapishaneye hapsetti’ der.Sonraki sayfa da Latif Babamız Taha 74.ayeti okur.

“Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne dirilir”. (Elmalı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş)

En doğrusunu Allah bilir eğer doğru anladıysam Sultanın bahsettiği sinyallemeye uyanlar yaratılışlarındaki tüm maddi, manevi özellikleri sildirip varla yok arası bir kafese, bir hapishaneye koşa koşa atılır. Başta orayı gerçek güzel bir yer sanırlar.Erlik Han arzdan-yerden gelip oranın gerçek durumunu onlara gösterince varla-yok arasından çıkmak isteyip çıkamayacaklar çünkü ne varlar ne yoklar.Kendi kafeslerine,hapishanelerine koşmuş olduklarını anlayacaklar.Sonra ne olacaktır.Şüphesiz Allah bilir fakat 33.Çalıştayda cehennemde ebedi kalınması meselesi Gönül Kıymetlimizce yine Kur’an’dan açıklamıştı. Hud 107.108 

“Onlar orada gökler ve yer durdukça sürekli kalacaklardır. Ancak Rabbin dilediği süre başka; çünkü Rabbin, dilediğini yapandır.”

33.Çalıştayda sultanımızın anlattıklarından anladığım kadarıyla. Gökler ve yer durdukça asla dönemeyecekleri varla yok arası hapishanelerinde kalacaklar. Rabbimizin dileği sürenin sonunda cennetler,cehennemler de başka bir hale geçecek.Belki Neyzen Babanın dediği gibi iflas edecek.Onlar da o halden kurtulmuş olacak. En doğrusunu Allah bilir. Açizane anladığım  Hünkarımın bahsettiği çağda o çağın şeytanilerinin sinyallerine uyanlar kendilerinin maddi, manevi varlıklarını terk edip,varla yok arası bir hale kendilerini düşürecekleri idi.Çıkarımlarım yanlış olabilir Kopuz Ata 5’teki varla yok arası hapishane/durum ile Kambala 6 Dabbe’de kendilerini düşürecekleri durum çok farklı olabilir.Allah bilir.Kendimce anlamaya çalıştım.Son olarak varla yok arası bir hapishaneye düşüp tüm insanlığını,yaratılıştan verilen tüm insani özellikleri kalıcı olarak silme fesadı bana çok korkutucu geldi.İçimi açmak için şu ayeti okudum.Yazının kapanışı da onunla olsun.Saygılarımla.

Şöyle yakar: "Rabbim! Affet, merhamet et! Sen merhametlilerin en hayırlısısın!" Müminun 118

Buğra Ayyıldız

 



Bu haber 1,232 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,558 µs