En Sıcak Konular

GDO ve Cenin

22 Haziran 2020 05:45 tsi
 GDO ve Cenin Stj.Dr Adil Han Doğan Yazdı: GDO ve Cenin

 GDO ve Cenin

Başta Sultan Babam olmak üzere tüm balalara, koldaşlarıma sevgi ve saygılarımı sunarak yazıma başlamak istiyorum. Bu sefer kardeşimle birlikte bir araştırma yapamadık, sınav tarihlerimizden ötürü. Konumuz belli “Kafesteki Cenin”. Sultanımızın çok önemli bir konuyu deşifre ettiği Kambala 5 videosundaki balalar bunun üzerine bilimsel makaleler yazsın sözünü âcizane üzerime alınarak videoda da bahsi geçen  GDO(genetiği değiştirilmiş organizma) konusundaki bilimsel makaleleri ulusal ve uluslararası tıp ve biyoloji bilgi ağlarında taradım. Sizlere yine bir bilimsel makale formatında sayılabilecek bir yazı sunacağım.

Genetiği Değiştirilmiş Organizma ( GDO), modern biyoteknolojik yöntemler kullanılarak yapıları iyileştirilip geliştirilen ürünler için kullanılan bir deyimdir. Transgenik ya da biyotek ürünler de  GDO’lu ürünler yerine kullanılabilmektedir.


İlk  GDO’lu ürün 1994 yılında piyasaya sürülen modifiye Flavr Savr domates bitkisidir.Domatesin raf ömrünü uzatmak amacıyla yapılan bir  GDO işlemi, denendi ancak piyasada pek tutunamadı çeşitli sebeplerden ötürü. Domatesten sonra ise en çok  GDO yapılan ürünler ise soya, mısır, patates, tütünler daha ileriki yıllarda yani günümüze yakın zamanlarda ise çiftlik hayvanlarının genetiği ile oynandı. GDO da ise asıl amaç ise artan dünya nüfusuna yetebilecek gıda sağlayabilmek için verimi arttırmak, ve en az bu kadar önemli olan bitkileri pestisidlere(böcek kemirgen vs) karşı dayanıklı hale getirmek. Bu şekilde açıklıyorlar amaçlarını. Ancak yaptığım araştırmalarda veriler gösteriyor ki  GDO tarım ilacı kullanımında hiç de azalmaya yol açmamış.

 

 

 

2002 yılında yayınlanan bir makalede şöyle yazıyor: “ GDO’lu patateslerle beslenen farelerde karaciğer yetmezliği görüldü. Farelerde sindirim enzimleri azaldı ve farklı yiyeceklere alerjik reaksiyonlar vermeye başladılar (1)”2)İtalya’da 2006’da yapılan bir başka araştırma  GDO’lu soyayla beslenen erkek farelerin testislerinde farklılaşma, sperm sayılarında azalma ve spermlerde dejenerasyona rastlandığını gösteriyor. Rus bilim insanlarının yaptığı ve 2006 yılında yayınlanan bir araştırma ise(3),  GDO’lu soya fasulyesi ile beslenen anne farelerin bebeklerinin yarısının ilk üç hafta içinde öldüğünü rapor ediyor.

Dişi fareler ne kadar uzun süre  GDO’lu soya ile beslenirse doğurganlıkları da aynı oranda azalırken, bebekleri de daha düşük kilolu doğdu.  GDO’lu soya ile beslenen farelerde üç jenerasyon sonra ise tamamen kısır bir nesil ortaya çıktı.”

2012’de Norveç’te yapılan bir araştırmada (5) fareler üç ay boyunca  GDO’lu mısırla beslendi. Bu fareler, kontrol grubundaki farelerle karşılaştırıldığında şu sonuçlar ortaya çıktı:  GDO mısırla beslenen fareler daha kiloluydular ve bağırsak yapılarındaki farklılaşma yüzünden proteinleri sindirmekte zorlanıyorlardı. Kan değerleri bağışıklık sistemi fonksiyonlarında da belirgin bir azalma olduğunu gösteriyordu.

Bilim insanları, üç ayın sonunda kanda, kas dokusunda ve karaciğerde genetik olarak değiştirilmiş DNA parçaları bulduklarını da bildirdiler.

Haziran 2013’te Public Library of Science’da (PLOS) yayınlanan bir araştırma(6)besinlerle alınan DNA parçacıklarında, bilinmeyen bir mekanizmayla dolaşım sistemimize karışan genler olduğunu gösteren yeterli kanıt bulunduğuna dikkat çekiyor. bu çalışma için 1000 kişiden alınan örnekler incelendiğinde yiyecekler yoluyla vücuda giren DNA parçacıklarının bütün genler taşıdığını ve bu genlerin bilinmeyen bir mekanizma ile parçalanmadan, hiç bozulmadan kan dolaşımına geçebildiğini gözlemledik. Hatta bir kan örneğinde insan DNA’sından çok bitki DNA’sı bulunuyordu.”

Yeni Zelanda’da Canterbury Üniversitesi’nde yapılan başka bir araştırma(7) öncelikle bir kez daha ‘değiştirilmiş genler sindirim sisteminde yok olur’ teorisini çürütüyor.Tüm bunlardan yola çıkarak araştırmacılar şöyle bir kanıya vardılar: “ GDO’lu buğdayda yaratılan bu moleküller buğday genlerini bastırmak için tasarlandılar ve hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da genlerin yapılarının değişmesine neden olabilir, bazı genleri bastırabilirler.”

2011 yılında Kanada’da hamile kadınlar üzerinde yapılmış bir araştırmanın(10)amacı annenin ve fetüsün  GDO’larla ilişkilendirilen söz konusu toksinlere maruz kalıp kalmadıklarıydı. Hamile kadınlardan ve fetüslerden alınan kan örneklerinde  GDO’lu gıdalarla ilişkilendirilen pestisitlere rastlandı. Araştırma annenin yediği besinlerle aldığı 3-MPPA ve CryAb1 gibi toksik maddeleri bebeğine aktardığını gösteriyordu

Yaşanan bir diğer olgu, Amerikan mısır üreticisi pestisidlere karşı Basillus thuringiensisten mısıra genetik bilgi aktarımı yapılıyor.Mısır içerisinde Cry9c içeriği(pestisidal protein) elde ediliyor.Bu  GDO lu mısır sadece hayvan yemi olarak kullanımda onaylı iken çapraz tozlaşma sonucu insan gıda zincirine giriyor. Bir kişide anaflaksi(bir şok biçimi) gelişiyor, aynı zamanda baş ağrısı bulantı kusma ishal gibi belirtilerle başvuran hastalara neden oluyor.

Fareler üzerinde yapılan bir diğer çalışma sonucu ise  GDO lu beslenen fare ve sağlıklı beslenen fare grubu arasında 3 aylık bir takip yapılmış anlamlı bir fark görülememiş.

Kronik toksisiteyi göstermek için yapılan bir çalışmada bir grup sıçan üzerinde yapılmış.2 yıllık çalışma sonucu  GDO lu mısırla beslenen sıçanlarda karaciğer ve böbrek kaynaklı ölümlerin daha fazla olduğu ve tümör geliştirme riskinin daha yüksek olduğu bulunmuş ve bu hayvanlardaki bazı antioksidan seviyelerinde %16 -30 arasında düşme saptanmış.

1966'da, soya fasulyesinin besin değerini artırmak için bir Brezilya fıstığı proteininin bir soya fasulyesine aktarılmasını içeriyordu. Alerjik bir protein de transfer edildi ve insan gönüllülerde alerjik reaksiyona neden oldu. 13 Bu yiyecek pazar için asla onaylanmadı. İkincisi, 2005 yılında, bezelye biti direncine karşı tasarlanmış bir fasülyenin hayvanların akciğerlerinde bir bağışıklık reaksiyonunu tetiklediği fareler üzerinde deneyler içeriyordu. 14

Dünya sağlık örgütünün açıklaması ise şu şekilde Dünya Sağlık Örgütü,  GDO lu gıdaların güvenliği hakkında genellemeler yapmanın mümkün olmadığını ve bunun duruma göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 

Sonuç ve Görüşlerim

Yukarıda yazdıklarım tamamen makalelerden ve tarım bakanlığındaki verilerden elde edilmiş bilgilerdir. Ne yazık ki  GDO ve insan sağlığı ilişkisi hakkında az sayıda yazıya ulaşabildim. Genel olarak diğer makalelerde  GD’ nun  etik yasal boyutu ve verimi üzerinde durulmuş. Ülkemizden de yapılan birkaç yazıda bazı profesörlerin  GDO ya destek yazıları yazdıklarını ve kesin  olarak kanıtlanmış bir  GDO zararı bulunmadığını belirtmişler. Dikkatimi çeken bir başka nokta ise bu destek yazılarını yazanların hiçbiri tıp doktoru değil. Çünkü herkes kendi alanıyla ilgileniyor(iyimser açıdan bakarak böyle söylüyorum) amaçları pestiside karşı direnç verim artışı vs ama ben bir staj.dr. olarak verime tarım maliyetine bakmam benim için önemli olan insan sağlığıdır. Türk milletinin sağlığıdır. Bir başka dikkatimi çeken husus da şu; yapılan araştırmalar deneylerde hep kısa süreli  GDO’ya maruziyet var kronik dönem sonuçları hakkında pek bir çalışma yok. Son olarak hala tıp eğitimi almakta olan biri olarak mevcut tıp eğitiminde öğrencilere  GDO hakkında verilen bilgi şu  henüz insan üzerine nasıl bir etkisi var bilmiyoruz. Evet %100 olarak  kanıtlanamıyor çünkü insan üzerinde yapılmış geniş katılımlı uzun süreli bir deney yok. Şahsen etkileri uzun vadede çıkacak. Zaten hemen çıksa kim kabul ederdi ki  GDO yu? Elimizdeki bu verilere göre  GDO lu gıdalardan kesinlikle uzak durmanızı tavsiye ediyorum. Sağlıklı Türk çocuklarını yetiştirmek hepimizin görevi.

Tengri biz menen.

Var olsun kutsal kadim yüce Türk devleti ve Türk milleti.

Sağlıcakla kalın...

 

Stj.Dr Adil Han Doğan

 

Kaynakça

1. “Can science give us the tools for recognizing possible health risks of GM food?”, Arpad Pusztai, Nutrition and Health, 2002, Vol 16 Pp 73-84

2. “Temporary Depression of Transcription in Mouse Pre-implantion Embryos from Mice Fed on Genetically Modified Soybean”,  48th Symposium of the Society for Histochemistry, 2006, Eylül 7"10

3. “Genetically modified soy affects posterity: Results of Russian scientists Study”, Regnum, Ekim 12, 2006

4. “Biological effects of transgenic maize NK603xMON810 fed in long term reproduction studies in mice,” Alberta Velimirov ve Claudia Binter, Forschungsberichte der Sektion IV, Band 3/2008

5. “Obesity, Corn, GMO’s "USA Biotech Corporations Responsible for epidemic of Diseases” Åshild Krogdahlmakale Norveç ve enternasyonal bilimsel araştırmalara adanmış bir online haber sitesi, Forskning.no’da 11 Haziran 2012’de yayınlandı

6.  “Genetically Modified Crops and Food Security”  Matin Qaim ve Shahzad Kouser, Public Library of Science (PLOS), 5 Haziran 2013  10.1371/journal.pone.0064879

7. “A comparative evaluation of the regulation of GM crops or products containing dsRNA and suggested improvements to risk assessments” Jack A, Heinemann , Environment International, Mayıs 2013, sayı.55, sayfa. 43-55

8. “The Paradoxes of Genetically Modified Foods” Leighton Jones, International Journal of Biological Sciences, 1999, Şubat 27, sayı.318, sayfa. 581-584

9. “Maternal and fetal exposure to pesticides associated to genetically modified foods in Eastern Townships of Quebec, Canada”, Aziz Aris ve Samuel Leblanc, Reproductive Toxicology, RTX-6510; No. of Pages 6

10. “Hematotoxicity of Bacillus thuringiensis as Spore-crystal Strains Cry1Aa, Cry1Ab, Cry1Ac or Cry2Aa in Swiss Albino Mice” Bélin Poletto Mezzomo, Ana Luisa Miranda-Vilela*, Ingrid de Souza Freire, Lilian Carla Pereira Barbosa, Flávia Arruda Portilho, Zulmira Guerrero Marques Lacava and Cesar Koppe Grisolia, Journal of Hematology & Thromboembolic Disease, 2013, sayı.1
56. Spiroux de Vendômois J, Cellier D, Vélot C, Clair E, Mesnage R, Séralini

GE. Debate on GMOs health risks after statistical findings in regulatory

tests. Int J Biol Sci. 2010; 6(6): 590"598.

57. Séralini GE, Clair E, Mesnage R, Gress S, Defarge N, Malatesta M, et al.

Long term toxicity of a Roundup herbicide and a Roundup-tolerant

genetically modified maize. Food Chem Toxicol. 2012; 50: 4221"4231.

11)Dünya Sağlık Örgütü. Besin Güvenliği. Erişim: http://www.who.int/foodsafety/areas_work/food-technology/faq-genetically-modified-food/en/. Erişim tarihi: 15 Aralık 2016.

13)Nordlee JA, Taylor SL, Townsend JA, Thomas LA, Bush RK. Transgenik soya fasulyesinde Brezilya fıstığı alerjeninin tanımlanması. N Engl J Med 1996; 334: 688-92. Crossref

14. Prescott VE, Campbell PM, Moore A, vd. Fasulye alfa-amilaz inhibitörünün bezelye içinde transgenik ifadesi, değiştirilmiş yapı ve immünojenisite ile



Bu haber 1,763 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,831 µs