En Sıcak Konular

Tengri'nin Türk'ündeki Umay Ana Karakterinin Ve Ötüken Şehri'nin İncelenmesi

11 Aralık 2019 05:58 tsi
Tengri'nin Türk'ündeki Umay Ana Karakterinin Ve Ötüken Şehri'nin İncelenmesi Tengri'nin Türk'ündeki Umay Ana Karakterinin Ve Ötüken Şehri'nin İncelenmesi

OK-YAY"DAN ÇIKTI-2


TENGRİ'NİN TÜRK'ÜNDEKİ UMAY ANA KARAKTERİNİN VE ÖTÜKEN ŞEHRİ'NİN İNCELENMESİ

Birinci bölümünde "Tengri'nin Türk'ündeki Ağaç Figürü"nü incelemeye çalıştığım yazıma Umay Ana ve kutlu şehir Ötüken'i incelemeye çalışarak Sultanım'ın himmetleri ve siz değerli kalperenlerin destekleriyle devam ediyorum. Yazı ve resimlerde altı çizili ve koyu yerlere dikkat ederseniz, anlatmaya çalışacaklarımı daha kolay aktarabilirim diye düşünüyorum.

İzninizle Tengri'nin Türk'ünden bir sayfayla başlayalım:

 

Hayat Ağacı'nın meyvelerinden biri olan incirden süt akıtılmıştır. Türk Ata ana karnında bu sütle beslenmiştir.(Tengri'nin Türk'ü sayfa 9)


Şimdi Kur'an'dan Tin Suresi'nden bazı ayetleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Resimde de gördüğünüz gibi meal Diyanet'in sitesinden alınmıştır.


 
TİN SURESİ (1-5):
1-Yemin olsun incire ve zeytine
2-Sinâ dağına
3-Ve şu güvenli şehre!
4-Biz insanı en güzel biçimde yaratmışızdır.
5-Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik

(Not: 2. ayetteki "Ve Tûr-i Sinin" ifadesinin Sina Dağı olduğu konusunda bir ittifak yoktur. Bazı mealler "Ve Tûr-i Sinin'e" yazmakla yetinmişlerdir.)

Tin Arapça'da "İncir" Türkçe'de ise "ruh" anlamını taşımaktadır. 4. ve 5. ayetlerde insanın yaratılışı ile ilgili bilgi vermesi önceki ayetlerin de yaratılışla bağlantılı olabileceğini doğal olarak akla getiriyor.

Dikkat edersek ayetlerde bahsedilen ana kavramlar:"İncir-güvenli bir şehir ve yaratılış." Bu kavramlara dikkat edelim!

Şimdi yaratılışı açıklayan 4. ve 5. ayetlerden önce incire ve güvenli bir şehre yemin edilmesinin yaratılış süreciyle olan bağlantısına bakalım. Yukarıda da alıntıladığım gibi Tengri'nin Türk'ünde Türk Ata, Umay Ana'nın karnında Hayat Ağacı'ndaki incirden akan sütle besleniyor. İşte buradan incire yemin edilmesinin nedenini ve incirin yaratılış süreci ile olan bağlantısını anlayabiliriz.

İncire ve güvenli beldeye yemin edilmesi konusunu işlerken Eren Babalardan Dr. Münir Derman'ın (k.s.) "ANA-ANNE" adlı son yazısındaki bir kısım aklıma geldi:

"...Allah yemin ediyor ve onları şahit tutuyor. Kullara ispat için mi? Hâşâ. Sümme hâşâ. Kullara inandırmak için mi? Hâşâ. Sümme hâşâ. O halde niçin bu yemin ve şahit tutma... Kendi şanını tenzih ediyor. Ve insanı şerefli bir mahlûk olarak yarattığını anlatıyor... Paşam, ağam kıymetini bil. Kendini temiz tut. Temiz yaratıldın. Tekrar dönüşte alnın açık, ruhun temiz, vücudun şaibesiz olsun..."

 İncirle ilgili konumuzla bağlantılı bilimsel bir bilgi olarak şunu eklemek istiyorum. Bugün kuru incir anne sütünün artmasını sağlayan besinlerden biri olarak gösteriliyor.(Kesinlikle doktorunuza danışınız!)

Bu kısa bilgiden sonra yine incirle bağlantılı bir konudan devam edelim.

Mitolojide hayat ağacı ile ilgili kısımlardan birine baktığımızda: Yakutlara göre hayat ağacı, ilk insanın evi, bütün ağaçların en iyisi ve en büyüğü olarak gösteriliyor. Ve yakut inancına göre, bu ağacın dalları üç katlı olarak kabul edilen gökyüzünü delip geçer, ve cennete kadar uzanırdı. Dallarından açık renkli bir sıvı akar ve ilk insan ve diğer bütün canlılar bu ağaçtan beslenirdi. 

Bu ağaçtan gelen ve ilk yaratılanı besleyen sıvının incirden olduğu böylelikle açığa çıkıyor. Sultanım'ın kaleme aldığı Tengri'nin Türk'ü sayesinde mitolojideki bilinmeyen, eksik bilinen, unutulan kısımlar da açıklığa kavuşmuş oldu çok şükür.

İlk yazımda da bahsettiğim gibi Kur'an-Tengri'nin Türk'ü- Türk öğretileri, mitolojisi arasındaki bağlantıyı kurabildim zannediyorum.

Yukarıda mealini alıntıladığım Tin Suresi'nden devam etmek istiyorum:

Tin Suresi 3. Ayet'te yemin edilen "güvenli şehir"...Tefsirlerde Mekke olarak belirtilmiş. Ama ayette Mekke kelimesi geçmiyor.

Bu güvenli yer aklıma direkt Ötüken'i getiriyor. Zira Ötüken ilk yaratılan ve yaratılış süreciyle ilgili. Hem de Allah'ın güvenli diye and verdiği bir yerde güvensizlik, korku vb. bir ortamın oluşması dahi söz konusu olmamalı diye düşünüyorum. Ötüken bu tanıma çok uygun, çünkü Tengri'nin koruduğu bir şehir.(bkz. Tengri'nin Türk'ü sayfa-10)


 
Tin 4-5' i inşallah ileriki bölümlerde tekrar ele alacağım. Ama burada bir hatırlatmada bulunayım. Sonra kutlu şehir Ötüken'den devam edeceğim.
Tin 4-5'te insanın yaratılışı ve aşağılara indirilmesinden bahsedilmiş. Bunun için Sultanımız'ın yaptığı "Geçmiş mi gelecek gelecek mi geçmiş?" adlı sohbeti izlemenizi tavsiye ediyorum:
(
https://youtu.be/XoQB109k2j4 )

Sonuç olarak; Tengri'nin Türk'ünde Türk Ata Umay Ana'nın karnında incirden akan sütle besleniyor, bir süre sonra doğuyor(yaratılış süreci) ve Tengri'nin hediye ettiği güvenli şehir Ötüken'e gidiyor. Görüldügü gibi yukarıda Tin Suresi'nde ele alınan kavramlar, Tengri'nin Türk'ündeki olaylarla örtüşüyor. Böylelikle "incir-güvenli şehir-yaratılış" arasındaki bağ bu şekilde açıklanabilir diye düşünüyorum.

Evet bu güvenli belde Ötüken'den devam edelim. Hem de Kur'an'da "şehir-belde" adını taşıyan bir sure ile "BELED Suresi".İlk başta, bu sureyi en doğru şekilde çevirdiğini düşündüğüm Elmalılı Hamdi Yazır'ın (Allah rahmet eylesin.) mealini sizlerle paylaşacağım. Sonrasında da bunu günümüz Türkçesi ile yazacağım.(meal konusunda takıldığım yerlerde danıştığım Salih Yavuz abime teşekkürlerimi sunuyorum.)

Bundan önce şunu belirteyim ki Kur'an'da bu surede Mekke kelimesi geçmemesine rağmen yine tefsirlerde bu şehrin Mekke olabileceği belirtilmiş. Doğuran ve doğurduğu konusunda ise bir ittifaka varılamayıp, bunun Hz. Nuh'un soyu, Hz. İbrahim'in soyu, Hz. Muhammed(s.a.v)'in soyu olabileceği belirtilmiştir. Ayrıca "yemin edilen şehir-doğuran-doğurduğu ve yaratılış" ( Aşağıda gördüğünüz gibi, BELED SURESİ'ndeki bahsedilen kavramlar da bunlar,bu kavramlara dikkat edelim!) arasında bir bağlantı da kurulamamıştır.

Şimdi bir de biz inceleyelim bu ayetleri:

BELED SURESİ (1-4):
1-Yo... Kasem ederim bu beldeye
2-Sen hıll iken bu beldede
3-Ve bir validle veledine ki
4-Hakikaten biz insanı bir meşakkat içinde yarattık

BELED SURESİ (1-4):
1-Yok! Bu beldeye and içerim
2-Sana helâl olan beldeye
3-Doğurana ve doğurduğuna
4-Elbette biz insanı bir zorluk arasında yarattık.

Bu surede de o kut'lu şehirden bahsedilmiş, hatta and içilmiş. Ve 3. ayette de "doğuran" ve "doğurduğun"dan, 4. ayette de insanın yaratılışından bahsetmiş. Bu 4. ayetteki insanın yaratılış meselesi bu surede bahsedilenin "ilk doğurma-ilk yaratılış" şeklinde yaratma olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bu durumda:

•Bu belde; Ötüken
•Doğuran; Umay Ana
•Doğurduğu; İlk Tengir(Peygamber) Türk Ata olamaz mı?

Tengri'nin Türk'ünde Ulu Baş Atalar'ın doğmadığı, oldukları surette yaratıldıkları yazıyor. İlk doğuran ise Umay Ana oluyor ve Türk Ata'yı doğuruyor. Türk Ata'ya ise Tengri'nin hediyesi(helâl), Ötüken Şehri veriliyor.(Türklerden gayrısı giremezdi-Tengri’nin Türk'ü syf 10- demek ki Türk olmayana helâl değil.Sana helâl olan belde ifadesinin açıklaması)


İşte ayetlerde bahsedilen insanın yaratılışı--doğuran ve doğurduğu--şehir(belde)
arasındaki bağlantı ve bunlara yemin edilmesindeki sebepler Tengri'nin Türk'ü sayesinde ortaya çıkıyor. Anlayacağınız Kur'an'da Ötüken de var, Umay Ana da var, Türk Ata da var. Hatta Umay Ana'nın yediği tohum, Türk Ata'ya emanet ettiği tohum bile var. Nasıl mı?

Buyrun bakalım:

VAKIA SURESİ:
(60-61)-Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
62-Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!
63-Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!
64-Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? (Diyanet İşleri)

Vakıa Suresi 60-61 ile ilgili bir hatırlatma yapıp, değinmek istediğim kısıma geçeyim. Vakıa 60-61'de bize tekrar yaratılacağımızı bildiriyor, ancak bunun nasıl olacağını bilemezsiniz diyor. Sultanımız da Tengri'nin Türk'ünün ilk bölümü yayınlandığında Serdar Kazanç abim ile yaptığı röportajda Vakıa 60-61'e işaret etmişti ve bu yeniden yaratmanın anlamlarından birinin Ötüken'deki Yücelerin yeryüzüne gelmesi olarak açıklamıştı. Bunun linkini paylaşıp devam edeyim.
(
https://kalpoder.com/tenginin-turku-yayinlanan-ilk-bolum-roportaji/)

Vakıa 62'de ise (Vakıa 61'deki bilemeyeceğimiz şekildeki yeniden yaratılışın aksine) birinci yaratılışı bildiğimizden bahsediyor. İşte! bu birinci yaratılış Umay Ana'nın tohumla hamile kalmasına ve Türk Ata'nın doğurmasına işaret. Olayların ve hatta sıralamalarının nasıl örtüştüğüne bakın; birinci yaratılıştan sonra Vakıa 63-64'e: "Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?! Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?"
Doğumdan sonra Umay Ana'nın boynunda taşıyarak, doğunca Türk Ata'ya verdiği ve Türk Ata'nın ektiği tohum.(Tengri'nin Türk'ü sayfa 3 ve sayfa10)


 
Gördüğümüz gibi açıkça birinci yaratılış ve sonrasında tohum aynı surede ard arda gelen ayetlerde yer almakta. Tengri'nin Türk'ünde de Umay Ana tohum ile hamile kalıp Türk Ata'yı doğuruyor ve sonrasında da ona boynundaki tohumu emanet ediyordu.
Birinci yaratılış-tohum bağlantısı ve olayların sıralaması bire bir örtüşüyor.

Bu yaratılışta Türk Ata babasız doğuyor. Yine Eren Baba Münir Derman(k.s.) yine "ANA-ANNE" adlı son yazısında bir soru soruyordu. Sanırım artık bu soru ve cevabı hakkında bir tahminde bulunabiliriz diye düşünüyorum:
"Anaya babaya hürmet et. İlk defa ana söyleniyor. Niçin?"

Umay Ana hakkında eklemek istediklerim var. Umay Ana ile ilgili bir çok mitolojik bilgi var, bunları araştırıp rahatlıkla bulabilirsiniz. Dediğim gibi ben konuyu dağıtmamak Tengri'nin Türk'ü ile bağlantılı olabilecek bilgileri paylaşmak istiyorum:
Umay sözü, Moğolca'da "rahim", Tunguzcada ise "Omo-umo", kökü "yumurtlama" anlamında kullanılıyor. Doğum yapan kadınlara yardım ettiği ve çocukları koruduğuna inanılıyor. Bu da onun doğurmakla ve çocuklarla kuvvetli bir ilgisi olduğunu ortaya koyuyor.

Umay Ana Orhun Yazıtlarında şöyle geçiyor:

"...Umay gibi olan sultan annemin talihiyle küçük erkek kardeşim Kül Tegin erlik adını buldu..."

Ve beni en çok şaşırtan bilgi; Umay Ana'nın Altaylarda sembolize edilme şekli:

"Ok ve Yay !"

Not: Hiçbir iddiam yoktur. Yazdığım yazıdaki yanlışlıklar ve eksikliklerin tamamı şahsıma aittir. Saygılarımla...

"Benim koca atamı
Umay Ana doğurdu
Tengri yüce atamı
Ötüken'e çağırdı"

Kardeşiniz Âşık Avşarî


Birinci Bölüm: https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7604/ok-yay-dan-cikti



Bu haber 3,140 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,125 µs