En Sıcak Konular

Bir Zamanlar

9 Ekim 2019 10:59 tsi
Bir Zamanlar Bir Zamanlar


BİR ZAMANLARI HATIRLIYORUM

O günler burada geçmemişti. Boyu çok uzundu. Orada çoğu kişi uzun boylu olurdu. Saçları uzun ve gümüşi beyazla dolunay rengi arasındaydı. Bıyık ve sakal oranın şartlarında çıkmazdı. Dünyamız birkaç farklı gökyüzünün uyumlu bir birleşimi içinde idi. Bakılmaya doyulamayacak zümrüt kayalıklar, küçük, büyük tepeler. Gök denizler. Hepsi dostumuz olan çeşitli canlılar vardı. Bu dünyadan çok uzaktaydı.Evlerimiz çeşit çeşitti. Canlı ağaçlar,yüksek zümrüt kayalıklar,gök kaleler var idi.

Suyumuz hep arı idi.Yurdumuzun da gezegenimizin de suyu hiç kirlenmezdi.Biz de diğer canlılar birlikte suyun bir damlasını bile kirletmezdik. Zaten suyumuza kir giremezdi. Nasıl desem bizim suyumuz O’nun sonsuz sevgisinden bize gelen bir akarsuydu.Biz de bu akarsuyun içindeydik sanki. O arı akan akarsu gezegenimizden onun sonsuzluğuna geçip giderdi. ‘Her şey O’nda O’nun sonsuz sevgisinde arı olarak baki durur’ demişti sorduğumda O.

‘O yarattığını kirlettirmez O’nun tarafından korunur’ demişti. Aslında  yurdumuzda,gezegenimizde kir diye bir kavram da olgu da yok idi.Kullandığımız,içtiğimiz suyun bilincini bize duyduğu sevgiyi hissederdik .  Su da ona olan saygımızı,sevgimizi sezerdi/bilirdi. O suyun doğduğu yeri görmeyi çok istemiştim. O’nun yüceliği yaratan yücelik ötesi olanın bize gönderdiğini.Nasıl desem o suyun O’nun yarattığı yerden kopup buraya gelişini görmek istemiştim. (1)

O günler burada geçmedi.O günler bir yurdun bir dünyanın  aşkı,töreyi  istinasız bir bütün olarak bir olarak yaşadığı günlerdi. Ne zamandı üzerinden buranın anlayışına göre ne kadar zaman geçti bilemiyorum. Buranın anlayışına göre ne kadar oldu,nasıl oldu  bilemiyorum.Ağaçlarımız ,çiçeklerimiz,zümrüt kayalıklarımız, uçan kalelerimiz, gök denizlerimiz,gök akarsularımız,beyaz ışıklı ağaçlarımız,sarı ışıklı ağaçlarımız,zümrüt yeşili ışık saçan ağaçlarımız,dolunay beyazı ışık saçan ağaçlarımız,bize yorgan döşek olan mübarek ağaçlarımız,birbiriyle sohbet ederek birbiriyle dans ederek gelen gündüzümüz ve karanlık olmayan gecemiz,yıldızlardan gelip yurdumuzu,gezegenimizi okşayan ışıklar,nasıl olduklarını hiç anımsayamadığım ama hepsi dost ,barış içinde birlikte yurdumuzu,gezegenimizi paylaştığımız canlılar.

Hepsini çok özledim…..

Orada yurdumuzda,evimizde,gezegenimizde toz yoktu. Taş vardı ama parçalanmak yoktu.Kayalarımız parçalanmazdı.Taşlarımız bize ondan hediye idi. Pek çok özellikleri vardı.Anımsattırmıyor bana burayı bu gerekli demek.Birini yarım yamalak anımsıyorum.Çok büyük kütleleri kaldırıp,uçurmaya yarardı.

O çok sevgi dolu idi.Daha doğrusunu diyeyim onun gönlü O’nun sonsuz sevgisinin içinde idi. ‘’ Bir taştan su çıksa onu koysan bir yere derya olsa taşı bulabilir misin’’.(2) Bu sözdeki gibi idi sevgisi.Derya içinde derya idi.Burada buranın anlayışı o ve diğerlerini layıkıyla tanımlayamıyor bu yüzden.Sonsuz sevmek verilen bu sevgi ile güzel olan her şey olur.Her işten anlar.Her işten ilimden anlar.Sayısız kahramanlık yapar.Buranın anlayışı o ve diğerlerini anlayamaz,tanımlayamaz.Tanımlamaya gücü yetmez.

Yurdumuzda gezegenimizde toprak vardı toz yoktu.Toz ,toprak ile ilgili töreden kopunca ortaya çıktı.(Buna şahit mi oldum öğrettiler mi bilemiyorum).Kaya,kayalık vardı parçalanamazdı.Sanat üstü sanat eseri idi de ondan. Taş vardı ama yaratılıp gelmişti.O’ndan gelenden oluşurdu yurdumuz,gezegenimiz. O’ndan gelir her şey ama özü ondan olmak ile birlikte çarpıtılan O’ndan değildir. Ben lafı yoktu hep biz ve bizli konuşulurdu.’Sevgimiz sizinle sevgimiz sevgimizdir’ yada ‘biz saygımızla saygımızlayız’ gibi az çok buraya göre çevrilebilir konuşmamız.

O izin verirse devam edeceğim.Bunlar hayalgücü,kurgu,tefekkür değil.Bir iddiam da yok.

Not:Okuduklarınız dağınık gelirse affedin. İsmimi yazmayacağım.

Saygılarımla,sevgilerimle.

Dipnotlar: 

 

1- إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ إِذَا أَرَدْنَاهُ أَن نَّقُولَ لَهُ كُن فَيَكُونُ
İnnema kavluna li şey'in iza erednahu en nekule lehu kun fe yekun.
  

Nahl suresi 40.ayet: Bizim, herhangi birşey için sözümüz onu murat ettiğimiz zaman, yalnızca ona: "Ol!" dememizdir. O da hemen oluverir.

2-Bu sözü Münir Derman (K.S.) Hocanın bir konuşmasında duymuştum.Genel olarak böyle idi.Direkt kelimesi kelimesine aklımda değil fakat Tengrinin Türkünü okuyunca su taşı ile alakalı diye düşünmüştüm.

 

Oktan Ağabeyim, yaptıklarını anlatmaz. Tanrı’dan gelene olan örnek saygısından dolayı. Sevecek olan gönlün özünden onu sevsin diye.Bu gönlün özünden sevme herkes için en temel gereksinimdir.


Bu haber 2,093 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,661 µs