En Sıcak Konular

Tengri’nin Türk'ü Üzerine Çeşitli İdrakler Ve Tefekkür

18 Ağustos 2019 09:53 tsi
Tengri’nin Türk'ü Üzerine Çeşitli İdrakler Ve Tefekkür Tengri’nin Türkü Üzerine Çeşitli İdrakler Ve Tefekkür

TENGRİ’NİN TÜRKÜ ÜZERİNE ÇEŞİTLİ İDRAKLER VE TEFEKKÜR

Bismillahirrahmanirrahim

Değerli hocam, gönül sultanımız Oktan KELEŞ Beyefendi’nin Tengri’nin Türk’ü kitabının basım evine verildiği müjdesini ocağımızın yöneticilerinden saygıdeğer Bekir ÖZTÜRK Beyefendi’den aldığımda, heyecanım, sevincim oldukça arttı. Bir an önce elime erişmesi için Kidega’dan ısmarladım. Ne nasipliyim ki, yüce Allah kitabın imzalı olanlarından nasip etti. Bu vesileyle çok kıymetli, bir çok kadim bilgileri İLK KEZ kendilerinden öğrenme şerefine nail olduğum Oktan KELEŞ hocama emeğinize, gönlünüze sağlık diyorum. 

Kitabın ön sözünü yazan çok değerli araştırmacı yazar Erol ELMAS Beyefendi’nin kitapla ilgili verdiği bilgiler, kitabı daha okumaya başlamadan beni etkilemeye, büyülemeye ve sarsmaya başlamıştı açıkçası. 

Bu, iyi ve kötü olanın savaşıydı çağlar öncesinden... Olacak olan olmuştu ant dairesinde. An bu andı, dem bu demdi. Herkes tarafını seçmişti. Sonradan şaşıranlar bile antlarını almışlardı affedilmeyi umarak.

“Türk, Tengri’nin yanında olan kişidir” sözü Türk olduğum için ne kadar iftihar etsem, ne kadar şükretsem, ne kadar bilinmeyene karşı endişeyle karışık bir merak ve mutluluk halinde olsam yine de yazıya dökmekte başarısız kalacağım bir ruh haliyetinin tezahürleri halinde yankılandı gönlümde... Yüce Allah bizden ne istiyor, ne bekliyor sorusunu sorduğumda Bakara Suresi 244-245. ayetler yankılandı beynimde.

Bakara-244. “Allah yolunda savaşın ve bilin ki Allah, her şeyi duyar, her şeyi bilir.”

Bakara-245. “Kim var Allah’a güzel bir şekilde borç verecek? Ve Allah böyle birinin verdiğini bir çok kez katlayarak arttıracaktır. Allah, kabz haliyle kısar, bast haliyle açıp genişletir. Ve yalnız O’na döndürülürsünüz.” 

Bizi sana daima şükredenlerden eyle Yarabbim ve bizi de Ötüken’de var et.

Rabbimizin elbette hiç bir şeye ihtiyacı yok. O her şeyi bizim için murad ediyor. Ancak insanlarımızın gayreti, gözünün, kulağının daima açık olması, zihinlerinin daima açık olması iyiyle kötünün kadim savaşında ne kadar mühim kimbilir. Ötüken’in hakikatine yapılacak yolculuktaki bineklerden belki biri de budur. Bu kutlu yolculukta, arkaikten çok önceki tarihlere unutulmaz bir seyahat yaparak, dolu dolu Türk töresini, peygamber, resul, elçi ve Tanrı mesajlarının hiyerarşik yapısını, kadim terbiyeyi öğreniyoruz sırasıyla. İki bilge arasında geçen konuşmada “ Tek Tengri’den korkulur mu?” sorusuna Baş Yalvaç’ın verdiği “Tengri’den Tengri sırlarını bilen bilgeler korkmalı, hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” cevabı oldukça sarsıcı bir gerçeği dile getirmiş. “Türk’ün Tengri’ye inanmaya ihtiyacı yoktur, zaten Tengri’yi bilir” diyerek olayı özetlemiş. Gönlün, akılla ruhun birlikte yürütülmesi tanımından hareketle, biz Türkler gönlümüze danıştığımızda hakikaten Rabbimizi bilmek için ikna edilmiyoruz. O’nu kendi gönlümüzde biliyoruz, tanıyoruz. İşte bu bilince sahip olanlar da (sayıları az olsa da insandan umut kesilmez) akarsuları, ağaçları, biyolojik çeşitliliği ve doğallığı koruma adına hep bir mücadele içindeler.

Ötüken, ilk Tengir olan Ata Türk’ün doğumundan sonra Tengri tarafından Türklere hediye olarak verildi. Bu kutsal şehrin girişindeki Tuğrul kuşu Albastı ve Görsay tarafından okla vurulmaya kalkılınca aslında savaş başlamış oldu. Ötüken’in beyni olan Kristal Otağ’ı Erol Elmas Bey şöyle tarif etmiş. “Çağın çok ötesindeki teknoloji ile Kristal Otağ’ı okuyunca şaşıracak ve başka versiyonlarının da sonradan yaşandığını hatırlayacaksınız” Ön sözdeki bu ifade bana bu otağın antisinin Hasan Sabbah tarafından yapılan Alamut Kalesi olabileceğini düşündürdü. Günümüzde de maalesef nice ormanlara ve ağaçlara, ekosistemdeki tüm canlılara kıyılarak yapılan sarayların hadsizce bu Kristal Otağ’ı taklit etmeye çalıştığını görüyoruz. Tabi ki hırsla, intikam duygusu ve kibirle yapılan kötülükler her şeyde olduğu gibi karşılığını buluyor. Zafer Tengri’nin Masası’nda Tengri’nin Türkleri’nin oluyor. 

Genç savaşçı Okyay ile Kam Kızı Kızıl Saçlı Ilduz’un çağlara yayılan aşkları, sevginin sonsuzluğunu, engel tanımazlığını bize anlatıyor. Kendisine verilen kutsal görevi layıkıyla yerine getirmek için genç yaşta tüm yaşamını, geleceğini, sevdasını ertelemek zorunda kalan genç Okyay’ı bilge Okyay’a dönüştüren iki ömürlük bu süreç hayatın sonsuz, yaşamların ise gerektiğinde tekrarlanabilir olduğunun ispatı aynı zamanda. Bilge Okyay’a sormak isterdim, acaba böylesine  BİR KUTSAL AMAÇ için yine böyle ağır sorumluluklar yüklenir miydi? Kaç ömür feda ederdi tüm bunlar için? Tefekkürde bulunan bir kalperen kardeşimiz (adını hatırlayamadım, affetsin) Vakıa-60 ve 61. Ayetlere işaret etmişti.

Vakıa-60. “Ölümü aranızda biz takdir ettik. Biz önüne geçilecekler değiliz.”

Vakıa-61.”Yerinize diğer benzerlerinizi getireceğiz ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden oluşturacağız.”

Kulbak Ata’nın mihmandarlığında Sonok’ta bilinçlendirilen, günümüze yeniden ve iyi ki doğan Adem suretindeki Okyay’ın, ÖLÜM-Hayatın Yeni Şekeri yazısından anladığım kadarıyla hayat denilen olgu kat be kat değişimler içeriyor. Her katın şartları farklı. Ancak değişmeyen tek şey bilinçli iyilik yapma hassasiyeti. Sonuçta bunun kaynağı da sonsuz sevgi. Büyük Yunus’un dizelerinde anlattığı gibi “Ölen bedenimdir aşıklar ölmez” sözü bunun ispatı değil mi?

Ya ölmeden önce ölenlere, tüm yaşamını iyiliğe adayanlara ne demeli? Bu iyiliğe karınca kadar da olsa bir katkıda bulunabilmek için, bilinçlendirilmeyi nasip etsin yaradan diyorum. Gerek kırmızı kitapta, anlatılanlar, gerekse Büyük Türk Ordusunun teknolojik olarak geldiği gurur verici aşamadaki bilgiler ve kadim düşmanla olan mücadele sonsuz hayatta devam edecektir. Bu kitaptan öğreneceklerim bitmez, sözler eksik kalır. O yüzden eksiklikler, kusurlar her daim bana aittir. Sonsuz Olan Yüce Yaradandır.

Tengri Türk Ordusunu, Türk Milletini her daim muzaffer kılsın. Oktan Hocam’a, Erol Hocam’a ve tüm Kalpten Erenlere Sonsuz Selamlar, Sevgiler, Saygılar.


Yasemin ALPAĞUT




Bu haber 1,551 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,310 µs