En Sıcak Konular

Ya Hazreti Mevlana -3

19 Aralık 2010 10:31 tsi
Ya Hazreti Mevlana -3 Mustafa Özdamar'ın anlatımı ve Benefşe'nin hattı ile Mevlana...

 

BABANI GEÇMİŞSİN

Her yönden iri yarı ve heybetli bir insan olan Sultânül Ulema, zaman zaman coşup taşarak:

– Ben yaşadıkça ve mânâ meydanında at koşturdukça, benim gibi bir adam zuhûr etmez! Ben bu dünyadan göçünceye kadar bekle de oğlum Celâleddin Muhammed’in nasıl bir adam olacağını, benim yerime geçeceğini ve benim mertebemden daha yüksek bir mertebeye kavuşacağını gör! Derdi.

 

Sultânül Ulema, 1230’larda öte dünyaya göçtüğü zaman, Hazreti Mevlânâ olgunluğa koşuyordu.O tarihlerde Sultânül Ulema’nın en kâmil halifelerinden biri olan Seyyid Burhaneddin Tirmiz’deydi. Şeyhinin göç haberini gönül ekranından almıştı! Bu haberi alınca derhâl Konya’ya hareket etti.

 

Seyyid Burhaneddin Muhakkik Tirmizi çok derin bir gönül adamıydı. İlimde ve irfanda devrinin bir tanelerindendi. Konya’ya gelib de Hazreti Mevlânâ ile kucaklaştıkları zaman,aşk+şevk+zevk idraki ve Muhammedi neş’e içinde ikisi de kendilerinden geçtiler. Seyyid Burhaneddin, o günlerde olgunluğun eşiğine basan Hazreti Mevlânâ’nın ilmini ve irfânını şöyle bir gözden gönülden geçirdikten sonra, onun epey mesafe kat ettiğini görünce:

– Âferin, dedi, şeyhimin dediğini doğru çıkardın! Din ve yakîn ilminde babanı bir hayli geçmişsin; fakat, babanın hem hâl hem de kâl ilmi vardı. Bundan sonra senin “hâl”e yönelmeni istiyorum! Hazreti Mevlânâ’nın Seyyid Burhaneddin Hazretlerinden aldığı bu hâl tahsilinin dokuz sene sürdüğü söyleniyor.Bu dokuz veya on yıllık “hâl”lenmeden sonra Seyyid Burhaneddin Hazretleri, Sultânül Ulema’dan aldığı emaneti Hazreti Mevlânâ’ya teslim ederek kendisi Kayseri’ye gitti.

                                            *******

 

ALLAH’DA YOLCULUK

 

Bir gün bir cemaat Seyyid Burhaneddin Hazretlerine:

– Allah yolunun sonu var mı? diye sormuşlar.Seyyid Burhaneddin Hazretleri:

– Yolun sonu var ama, menzilin sonu yok! diyerek şunları eklemiş: Bu yolda yolculuk iki türlüdür:

Biri Allah’a doğru yolculuk, diğeri Allah’da yolculuk. Allah’a doğru olan yolculuğun sonu vardır, çünkü bu yolculuk, varlıktan ve süflî (aşağı, bayağı, iyreti, izâfi) dünyadan geçmektir! Kendi kendinden –nefsten, nefsâniyetten- kurtulmaktır. Bunların bir sonu ve sınırı vardır. Fakat Allah’a ulaştıktan sonraki yolculuk -seyir-, Allah’ın ilim ve mârifeti içinde olur ki, işte bunun sonu yoktur... Ayak izleri denizin kenarına kadar gider, ondan sonra yokluk denizinde –lâ deryasında- kaybolur. Kurak menzillerde –sâlikin aşağı mertebeleri bilmesi için- ihtiyâten köyler, evler, kervansaraylar vardır.Ucu bucağı olmayan hakikat deryasının dalgalı zamanında, konakların ne yeri, ne de tavanı vardır!..

                                                ***********


ESER: YUSUF COŞKUN BENEFŞE


 

İYİLİK VE İHSAN

 

Şeyh Selahaddin Zerkûbi, Seyyid Burhaneddin Hazretleriyle ilgili bir hatırasını şöyle anlatıyor:

Bir gün Seyyid Burhaneddin Hazretlerinin huzurunda oturuyordum. Hazret bize Mevlânâ’nın ulaştığı menzil ve mertebelerden söz ederken şunu söyledi:

 

– Çocukluğunda o Sultan’ın (Mevlânâ’nın) lalası ve atabeki idim. Miraç zamanlarımda onu yirmi kereden fazla enseme alarak arşa götürdüm! Neticede bu yüceliğe ulaştı! Benim onun üzerinde çok hakkım var ama, onun benim üzerimdeki hakkı benimkinden çok daha fazladır! Hazret böyle söyleyince, gittim bunu Mevlânâ’ya anlattım.

Bunun üzerine Hazreti Mevlânâ:

– Öyledir ve söylediğinden de çok daha fazla hakkı var bizde! O hânedanın merhameti, ihsanı çok ve sonsuzdur! diyerek sözünü bir beyitle bağladı:

İnsanlara iyilikte bulun ki, onların kalblerini kendine kul edesin!

İyilik ve ihsan, insanları kul ve köle eder!

                                               ************

SEN AĞZINI DÜZELT

 

Seyyid Burhaneddin çok cezbeli bir ârifti. Bir gün âniden cezbesi taşıp da eteklerini savurarak dışarı fırlayınca, birileri, heralde azıcık alaylı bir tavırla:

 

– Heey derviş! Eteklerin eğrilmiş, eteğini topla! Demiş.

Bu alaycı tavır Seyyid Burhaneddin Hazretlerinin gönlüne dokunmuş olacak ki, adama:

– Eteğim eğrilmiş doğrulmuş benim hiç umurumda değil bu! Senin ağzın eğrilmiş, sen ağzını topla! Deyince, adam bir bakmış ki, gerçekten de ağzı eğilmiş.

  

Birinci Bölüm İçin: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=282

 

İkinci Bölüm İçin   http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=323

 

http://www.kitapelinizde.com/detayliArama.asp?anahtar=insanl%FD%F0%FDn+piri&SearchTerm%3ASelectedValue=&x=39&y=9



Bu haber 4,281 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,183 µs