En Sıcak Konular

Ustam yok Diyen Ölür!

24 Ekim 2010 19:14 tsi
Ustam yok Diyen Ölür! Genç Yazar Ustasız kalma! Dergi takip etmek keyifli iş ama biraz daha içine dalınca bakalım neler çıkıyor ortaya.

 

Senin Ustan Kim? 

“Kendi kuşağımdan duyup duyup da büyük bir kitle haline gelen birkaç meselenin ilk dökümüydü bu yazı. Belki devamı gelir. Umarım gelmez, edebiyat ahlakı diye bir şey bana da, kuşağıma da bulaşır.” 

Dergah 232Dergi takip etmek çok keyifli bir iştir. Her ay, her hafta bir derginin yeni sayısını beklemek heyecanı, okumanın en doyulmaz noktasıdır. Edebiyat, tarih, siyaset gibi sosyal alanlarda çıkan dergiler, bir ülkenin refahının, gündeminin, maddi zenginliğinin, manevi gücünün bir aynası gibidir. Çünkü bir dergiye yazı vermek, o toplum içinde yaşayıp da harflerin siperine yatarak, atan nabzı an be an yoklayan âdem işidir. Yürek işidir.

Hele bir edebiyat dergisine şiir yazmak, hikâye yollamak eli kızgın bir ateşe korkusuzca daldırmak kadar cesaret ister. Bunlar özgün işlerdir. Ortaya yeni bir sanat eseri koymaktır. Bir kitap hakkında eleştiri yazmaya, bir yazarla söyleşi yapmaya ya da bir mesele hakkında kaynaklı makale yazmaya benzemez.

Şiir ve hikâye, yazarından bir bedel ister. Kendisiyle yatılıp kalkılmasını, sofrada kendisine de yer açılmasını, işe beraber gidilmesini ister. Bu iki tür, bu yüzden baharda bahçe çitine asılan çamaşırlar gibi kurudukça şımarır, rüzgârın kamçılamalarıyla yerlerinde duramazlar.

Cahit Zarifoğluİlk üründe sıkıntı varsa…

Hikâye ve şiir elden çıktıktan sonra geri dönerse, çektirdiği sıkıntıların kat kat fazlasını mutluluk olarak yazarına yaşatır. Yolladığı dergide yayımlanmaz, geri dönüş yapmazsa vefasızlıkla suçlanır, küskünlüğe uğratılır ama onlara asla yüz çevrilmez. Bu özgün metinler inadına daha çok çalışılmakla kendi yolunu bulur, sahibine gelir.

Yayımlanan ilk şiir, ilk hikâye kusurları varsa, genç bir sanatçının büyük ideallerini barındırıyor diye yayımlanır. Orada hata aranmaz, her acemilik genç bir sanatçının titreyen kalemine yorulur. Kendisine bir sonraki eserlerinde dikkat etmesi gereken hususlar telkin edilir. Yazdığı üründe kullandığı imgelerin, motiflerin hangilerinin eskidiğini, hangilerini daha da genişleterek yazması gerektiği anlatılır genç yazara. Sonraki yazılarının değeri, bu telkinlere ne oranda kulak verdiği, ne oranda kulak arkası ettiğiyle alakalı olacaktır.

Ali Haydar HaksalGenç yazarın tek yardımcısı, kaleminin arkasında durabilecek bir ustadır. El’an edebiyat camiasında var olabilen her yazarın diz kırıp bel büktüğü bir hocası olmuştur.

Bir usta neye yarar?

Bugün gençliğinin verdiği bütün heyecanla, bazen bir dostunun çıkardığı dergide bazen de ilk acemiliklerini göz ardı edip ürünlerini yayımlayan yerlerde yazanların üç beş üründen sonra tozla duman olmamalarının tek çıkar yoludur bir usta. 

İbrahim TenekeciKendine bir usta tayin etmeyenlerin, bir kitleye dönüştürdüğü kalabalık yığını haline gelmiştir edebiyat tarihimiz. Yıllıklar onların adlarından geçilmez, sahaflarda ayakaltlarında satılan dergiler onların kotardığı yazılarla doludur. Yazdıkları bir kâğıt israfına dönmüştür yıllar sonra. Büyük manifestolarla, kendilerinden önce gelen her yazara-şaire sövgüler dizerek yola çıkmışlardır. Yeryüzünde söylenmemiş bir söz varsa o da onların dillerinin altında saklıdır. Azıcık sıkı gördüklerinde sığınabilecekleri bir ehil kalemleri yoktur onların. Burunlarından kıl aldırmayan ve arkalarındaki ustaların yazdıklarına göz ucuyla bile bakmaktan erinen bu “sanatçı”lar, değirmen taşı olan edebiyat piyasasında öğütülüp gitmişlerdir.

Semtine göre dergi…

İsmail KaraEdebiyat dergilerinin çokluğu hepimizin dikkatini çekiyor olmalı. Beyazıt’ta, Fatih’te, Beyoğlu’nda kitapçıları gezdiğinizde bu ülkede çıkan dergi profili hakkında bir bilgiye sahip olabilirsiniz. O kadar çoktur ki bunlar, az önce baktığınız dergilerin hangisinde ne vardı, içeriği neydi, unutursunuz. Bir de bu dergilerin hemen hepsinde sayfaların üçte ikisine oranla şiir yayımlandığını görürsünüz. Bu ülkede şairden, sonra da hikâyeciden geçilmez. Oturup kara kara düşünürsünüz: bu kadar şiir neden yazılıyor, bu insanların derdi ne?

Kalıcı olmak gibi bir amaçları var mı? Az önce değindiğimiz meseleye dönersek bu kadar şairden çoğu kendisine bir kılavuz istemez. Büyük şairlerin hiçbirini okumaz. Hatta kendi kuşağından, aynı dergide yazdığı akranlarının metinlerine bile bakma inceliğini göstermez. İşte tam da bu yüzden üç günlük ömrü olan bir çırpınma yaşar, girdap ona hak ettiği yeri gösterir.

İsmet ÖzelGençler üç senede bir temizlenir!

Her üç beş sene, kışın odaların soba kurumlarından temizlenmesi gibi genç yazarları temizleme yoluna gider. Bu genç dostlarımızın yerine yenileri gelir. Dergi sayfalarını onlar doldurur, kalabalık yaparlar, ellerindeki zaman içinde istedikleri gibi hüküm sürerler, hemen manifesto metinlerine sarılırlar. Sadece kendilerine bir usta seçenler ve ustalarından ateş çalanlar istikrarla yollarına devam ederler.

Yedi İklim DergiYalınız amatör dergilerde yazanlar için mi bu böyle? Elbette hayır! Yedi İklim, Dergâh, Hece gibi büyük edebiyat dergilerinde yazmış nice isim bugün yok. Hatta kimileri öyle iyi şiirler, hikâyeler yazmışlar ki… Hep hepine umutsuz bir durumdan bahsetmiyoruz. Bunlar diğerlerinin aksine kumaşlarında gerçekten bir sanatkârlık olan isimlermiş. Bir dizesiyle hatırlanacak kadar iyi şiirler yazmışlar ama yollarını bir ustanın ayak izlerine karıştırmaktan imtina etmişler.

Yedi İklim, Zarifoğlu’nun, Özdenören’in, İnan’ın, Bayazıt’ın Türkiye’de yeni geleneksel-kentli düşüncenin mimarlarının bir emaneti olarak yola çıktı. Derginin her sayısında bir ustalığın emaresi vardı. Bu emare bize iyi şiiri, temiz hikâyeyi gösterdi. Ali Haydar Haksal, Hasan Aycın, Kamil Eşfak Berki, Osman Bayraktar, Seyfettin Ünlü, Zafer Acar, Hüseyin Atlansoy ve daha nice isme yuva oldu. Kimler geçmedi ki Yediiklim'den. 

Dergâh, Mustafa Kutlu’nun ustalığında bugün nice isimler armağan etmiştir edebiyatımıza. 90’ların başında vira bismillah diyen Dergâh, İsmail Kara, İsmet Özel ve Mustafa Kutlu’nun -şiirde, hikâyede, düşüncede- ayakları üzerine kurulmuştu. Ustanın acemiye dokunan eli bugün Dergâh’tan yetişen birbirinden iyi şairler, hikâyeciler, düşünce adamlarını tanımamıza imkân sağladı.

Ali Ayçil, Ahmet Murat, İsmail Kılıçarslan, Murat Menteş, Sibel Eraslan, İbrahim Tenekeci, Kamil Yeşil, Abdullah Harmancı gibi sanatçılar hepsi bugün edebiyatımızın ustalardan el alarak değer kazanan isimleri olarak okuma serüvenlerimize katılıyorlar.

Mustafa Kutluİşittir ne yapsın kulak…

Bugün birçok arkadaşla oturup, günümüzde dergilerden, isimlerden bahsetme imkânımız oluyor. Kimimiz yazdığı son şiirin hangi dergiden nasıl cevap aldığını anlatıyor, kimimiz de yeni hikâyesinde tartışmak istediği meseleyi! Nedense hiçbirimiz üzerinde çalışıp ortaya koyduğumuz ürünümüzü bir bilene okutma derdine düştüğümüzü paylaşmıyoruz. En iyisini yazıyoruz çünkü biz! Çünkü biz bugün acemilikle yayımlatabildiğimiz yazılarımızın, yakın zamanda yerimize gelecek olan yeni gençlere kurban gideceğini bilmiyoruz. Özgünlük ve iyi metin ortaya koymak bizim edebiyat camiasında kalmamız için birinci şartımız olmalı. Bu şartı da bir ustanın sözlerini kulağımıza küpe yaparak sağlarız diye düşünüyorum.

Yoksa değirmen taşında öğütülmemiz an meselesi.

Kendine bir usta seç. Bunca derginin çokluğu sadece ürün yayımlatmanı kolaylaştırır, senin birkaç sene sonra anılmanı değil! 

 



Bu haber 2,433 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,831 µs