En Sıcak Konular

Sinan Ümmi

19 Kasım 2012 10:30 tsi
Sinan Ümmi Sînan Ûmmi Elmalı ilçesinde doğup büyümüş Türk-İslam şairi, mutasavvıfı, müderris alimidir.

Sinan Ümmi Elmalı'nın yetiştirdiği nadide şahsiyetlerden biridir. Ümmi Sinan 16. yy'nın ikinci yarısında, 17. yüzyılın birinci yarısında yaşamıştır.

Sînan Ûmmi Antalya Elmalı ilçesinde doğup büyümüş Türk-İslam şairi, mutasavvıfı, müderris alimidir. Asıl adı: Yusuf'tur. Bir beyitinde kendisinden bahsederek:

İsmi a'zam bi-nişan û lâ-mekan şehrindendür

Şenr-i Elmalu Sınan Ümmi okurlar adıma demektedir.

Ümmi Sinan'ın doğum tarihinin 1553 yıllarında olduğu söylenebilir. Ümmi Sinan Halveti Büyüklerinden EROĞLU NURİ'ye intisab etmiştir. Bir manzumesinden şöyle söylemiştir:

Bülbülün mekanı güller içinde

Kargalar ötmez bülbüller içinde

Berü gel nefsini bilmek dilersen

Nedir göstereyim haller içinde

Vucudun milkine cevlan idersen

Yolun öğredeyim yollar içinde

Erenler her kime kılsa bir nazar

Söylenir irfanı diller içinde

Gelüp bu tevhidime dil verenler

Misl-i dana olur kullar içinde

Tarikat bütesinde kâl olmayan

Yek bula değmez ehiller içinde

Âşık olan kişi aşkın tadını

Bulamaz sükker-ü ballar içinde

Hakikat bağının bülbülleri gör

Seyrider envarı güller içinde

Velayet tahtına sultan olanlar

Yürüner hırka vü şallar içinde

Bu sırra irdüğüm halım sorarsan

Baş kodum bir zaman yollar içinde

Ümmi Sinan ider EROĞLU dirler

İsmime Şeyhimin iller içinde

Ümmi Sinan' ın tahsil hayatı ile ilgili geniş bilgi yoktur. Fakat Elmalı'da o tarihlerde birçok medresenin, kütüphanenin bulunmasından hem Elmalı'nın bir ilim ve irfan yuvası olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki Sinan Ümmi Elmalı' yı manevi şahsında temsil edecek kadar şöhrete sahiptir.

Mısr-i Niyazi:

Senr-i Elmalı canda bulmalı

Ummi Sinandır şöhret-i Zatı

Dost illerinin menzili ki ali göründü

Derdi dile derman olan Elmalı göründü

Mustafa Lutfi de :

Zahirde diransan-ü batında cevahirden

Elmalı diyup geçmez bir dilki ola insan

Ümmi Sinan Halveriye Tarikatının Ahmediye (Yiğitbaşı) şubesinin mumesillerindedir. Tarikat Silsilesini bir manzumesinde (sılsile-ı name) şu şekilde belirtmektedir. (Alaüddin Uşşki' den itibaren olan bölümü atıyorum).

Ol dahi Alâ'üd-din Uşşak'a telkin evledı

Anın içün asr-ı alem dertlerin dermanıdır.

Ol dahi fehm ile Sems'üd-din e telkin eyledi

Anın içün bu tarikat ehlinin merdanıdır.

Ol dahi VEHHÂB-I ELMALU' ya telkin eyledi

Anın içün ol Muhammed nunnun mihmanıdır

Ol dahi bil anı EROĞLU'na telkin eyledi

Anın içün zar-ı Hakda ırdüğü Rahmânıdur

Ol dahi bilkim SİNÂN UMMİ 'ye telkin eyledi

Anın içün kurulan sadıkların meydanıdır

Cümlesinin ruhine bin bin tâhıyyat-ü selam

Talib-i Hak olana himmetleri erzânıdır.

Sinan Ümmi Hak aşığıdır, şairdir, âlimdir, eğitimcidir. Güçlü bir kalemi vardır. Yunus tarzında Türkçe şiirler yazmıştır. İki eseri vardır. Bunlar; Divan-ı İlahiyat, Kutb-ül Meani' dir. Sinan Ümmi'nin şöhretini sağlayan eseri Divan-ı İlahiyat öğrencisi ise Mısri Niyazi'dir. Şiirlerini aruz vezniyle yazmıştır, hece vezni ile de yazdığı olmuştur. Şiirlerinde Allah ve Peygamber muhabbetini, hakiki aşkı insan-ı kamil anlayışını işlemiştir.

Ümmi Sinan'ın eğitimci olduğunu da söylemiştik. O gündüzleri kendi adıyla anılan medresede eğitim veren bir müderris, akşamları tasavvuf vaaj ve nasihatleriyle çevresini aydınlatan bir ışıktır. O yaşadığı çağda toplumu ile bütünleşmiş, sorumluluğunu yerine getiren bir alimdir.

Ümmi Sinan'ın halifeleri ise şunlardır; Güleboğlu Askeri Şeyh Muhammed Uşsaki el Halvetı. Şeyh Mushiniddin Uşşak, Şeyh Ahmet Metlal, Müfti Derviş ve Niyaz-i Mısri'dir.

Ümmi Sinan, Mısri'nin tarih manzumesinde yazdığı gibi 1657'de Elmalı'da vefat etmiştir.

Uğradı can yine matem üsdüne

Olmıya bir nâle nâlen üsdüne

Can ü dii meksuf-u mansuf oldular

Kara gün doğdu hanem üsdüne

Fevzımın suyu yerinden od çıkar

Yaraşur bana ki yanem usdüne

Yıkılıp meyhane hiç mey kalmadı

Bir eşik bulam mı yatam usdüne

Geldi Şeyhimin Niyazi tarihi

San kıyamet kopdi âlem usdune

(Sene-H.1067)

  

Hayatı ile ilgili yapılan araştırmalardan bazılarına göre 1563-1567 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Doğum tarihi farklılık arz ettiği gibi gerçek isminin de farklı olduğu ileri sürülmektedir. Bazı kaynaklarda gerçek adının İbrahim olduğu belirtilmektedir. İbrahim Ümmi Sinan olarak kabul edilen eserlerde ise, yaklaşık bir asır önce yaşadığı ve ölüm tarihinin de 1568 olduğu ileri sürülmektedir. Dolayısıyla zaman itibariyle arada çok önemli bir fark vardır. Ancak, gerçek adının Yusuf veya İbrahim olması ve yaşadığı iddia edilen dönemler arasında bir asır gibi uzun bir zaman bulunmasına karşılık, kendisine atfedilen şiirler, farklı iki kişi olma ihtimalini akla getirmemektedir.

Tasavvufla ilgili yazılan eserlerde ve bazı mahalli araştırmalarda Yusuf adının daha çok kabul gördüğü anlaşılmaktadır. Yusufun (İbrahim) doğum tarihi kesin olarak bilinmediği gibi, görmüş olduğu eğitimi hakkında da fazla bilgi yoktur. Ancak, özellikle onun yetiştiği dönemde Elmalının önemli bir mevkide bulunması, burada mevcut olan medrese ve kütüphaneler göz önüne alındığında bir ilim irfan merkezi olduğu anlaşılmaktadır.

Buradan hareketle iyi bir eğitim gördüğü tahmin edilebilir. Ayrıca, aralarında Niyazi-i Mısrî gibi ünlü talebelerinin olması ve bunların eserlerinde hocalarından övgüyle söz etmeleri de kendisi hakkında daha fazla bilgi sahibi olma imkânı vermektedir. Anne ve babası hakkında da yeterli bilgiler elde yoktur. Sadece Süleyman ve Selami Halil adlarında iki oğlunun mevcudiyeti bilinmektedir.

Medrese eğitimini gördükten sonraki dönemde Halvetî büyüklerinden olan Şeyh Eroğlu Nuriye bağlandı. Medresede ilimle meşgul olurken buradan ayrılıp tasavvufa yönelmesinde gördüğü bir rüyanın etkisi olduğu belirtilmektedir. Bu şahsın vefatından sonra da yerine geçerek insanları irşat etmeye başladı. Şöhreti saray çevresine kadar yayılan Ümmi Sinan, gündüzleri kendi ismiyle anılan medresede ders verdi. Geceleri ise zamanını tasavvufa ayırarak vaaz ve nasihatlerde bulundu. İnsanları irşat etmekle meşgul olurken çok sayıda şiir kaleme aldı. Şiirlerinden oluşan iki eser vücuda getirdi. Tahminen doksan yıl gibi uzun bir ömür yaşadıktan sonra bazı kaynaklara göre Elmalı ve bazılarına göre de İstanbul’da vefat etti (1657). Yunus Emre ve Mevlânâ’nın takipçisi olarak kabul gören Ümmi Sinan, şiirlerini daha çok aruz vezniyle yazdı. Ayrıca hece vezni ile de yazdığı şiirleri vardır. Şiirlerinde kendi anlayış ve düşüncelerini, tarikat anlayışını dile getirdi. İnsan, varlık, ilâhî aşk gibi temalar üzerinde durdu. Yazılarında sade bir Türkçe kullandı. Çok yönlü bir insan olan Ümmi Sinan, yazılarında gerçek adını kullanmayıp mahlas olarak Ümmi Sinanı kullandı. Alim, müderris, şair, mutasavvıf ve ahlâk adamı olarak tanınıp şöhret buldu. Bu özelliklerinden ötürü zamanında çok sevilip sayıldı. Yunus Emrenin bir takipçisi olarak; ilâhilerinde İslam tasavvufu, aşk, yaratılış, varlık ve bilgi gibi konuları işlerken sade ama, önemli mânâlar ihtiva eden ifadeler kullandı. Ümmi Sinan ilâhilerinde kullandığı dil itibariyle tam bir Yunus takipçisi olarak ortaya çıktı. İlâhilerinde işlediği tema ve kullandığı dil, tanınıp şöhret olmasında önemli bir etken oldu. Birçok şiiri bestelenip dilden dile dolaşmaya başladı. kendisinden sonra gelen birçok şair ve mutasavvıfı etkiledi.

Yaşadığı toplum ile bütünleşerek üstüne düşen görevleri yapmaya ve gerekli yerde insanlara telkinde bulunmaya çalıştı.

Alıntıdır...



Bu haber 6,562 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,026 µs