En Sıcak Konular

Şeytaniler Arıları mı Hedef Aldı?

11 Ocak 2012 09:29 tsi
Şeytaniler Arıları mı Hedef Aldı? Amerikan Bilimadamlari, YENI bulunan Sinek Türü'nün (Apocephalus borealis) bal arılarına musallat olduklarını açıkladılar.

ŞEYTANİLER ARILARI MI HEDEF ALDI?

Amerikalı bilimadamları, "YENI bulunan Sinek Türü'nün (Apocephalus borealis)  bal arılarına musallat olduklarını" açıkladılar.

Bu yeni türün boyu; sadece 1,7 mm olmasına ragmen, milyonlarca arının ölümünden sorumlu.

Bu yeni sinek türü; bal arılarına o kadar benziyor ki, onlardan ayırt edilemiyor. Bal arıları ile karıştırılabiliniyor. Ancak bu yeni sinek türü, bal arılarının aksine gece de uçabiliyor. Genetiği de diğer arılara benzemiyor.

Bu parazitin dişileri, yumurtalarını arıların üzerine bırakıyor, bu lavralar da geliştikçe arıların beynine zarar veriyor. Böylece arıların yön bulma yetileri kayboluyor ve bu da ölmelerine sebep oluyor.

Bu yeni tür hakkında araştırmalar yapılıyor.

 

Oktan Keleş ASA Kitabında konuyu şöyle anlatmıştı: (sh 118-119-120)

ARI GERÇEĞİ 

Firavunlar ve Eski Mısır olsun veya o dönemlerin önde gelen kavimleri olsun arıya çok önem veriyorlardı. Tablet ve kabartmalardaki arı figürleri mistik bir figür değil, bilincine varılmış bir varlık olarak resmedilip saygı gösteriliyordu. Eski Mısır’da arı kutsal bir varlıktı ve tüm arı kolonileri firavun’a aitti. Mısır halkından hiçbir kimse, kendine ait olarak arıcılık yapamazdı. Eğer bir arı, halktan bir kimsenin evine girerek kovan örse, o ev kutsanır ve sahibi ödüllendirilirdi. Eski Mısır arıların çiçek tozlaşmasındaki faydalarını ve balının kıymetini çok iyi biliyordu. Firavun ilahlık iddiasında bulunmasına rağmen, arının da ilahı olduğu iddiasında bulunmaz, onun kralı olduğunu ilan ederdi. Gizlenen Mısır tabletlerinden birinde şu yazılı idi:

“Kara adam geldi. Tüm arıları yok etti. Mısır yeşilliği çöl oldu. Arının kralı, kara adama boyun eğdi.”

Bu ibarelerden de anlaşılacağı gibi, o dönemde Şeytanîler askerî strateji olarak, ele geçirecekleri ülkelerdeki arıları yok ediyorlardı. Bu olaydan sonra, Mısır’da arı daha da önem kazandı. Daha sonra firavunlar arıları ülkesindeki sazlıklara, evlere, her yere yaydılar. Arıcılığı strateji olarak kullandılar. Mısır tarımı Mısır uygarlığı için çok önemliydi. Bir daha kara adam saldırısına karşı arı kolonilerini sazlıklara da gizlediler ve bu sazlıkları askerî bölge ilan edip oralara girilmesini engellediler. Sazlıklar artık yasak bölgeydi. Zaten bu arı kovanlarına sazlıkta ulaşmak hemen hemen imkansızdı. Zira bataklık zehirli yılanlar ve timsahlarla doluydu. Bu iş için görevli olanlar sık sık sazlıklara, arılar orayı mesken tutsunlar diye bal, şeker dökerlerdi. Bu işi yapan kişiler kölelerdi. O bölgeye bu işi yapmaya giderlerdi; ama geri dönemezlerdi. Çünkü çoğu timsahlara, zehirli yılanlara yem olurdu. Bu yüzden birçok Mısır tabletlinde “Firavun, arının ve sazlığın kralıdır.” ibaresine rastlanır.

Arı Kabala sembollerinde, askerî strateji anlamında silah olarak kullanılan bir semboldür.
Albert Einstein Yahudi, Alman bir bilim adamıdır. Onun teorileri arasında meşhur “arı teorisi” vardır. Şöyle der:

“Arılar yeryüzünden kalkarsa, dört sene sonra kıyamet kopar.”

Bu ibare, arının işlevi açısından birçok bilim adamınca kabul edilir. Hatta teori kategorisinden çıkarıp bilimsel bir gerçek olarak kabul ederler.

Albert Einstein bir Kabalacı idi. Şeytanîlere bağlıydı ve bunu; yani arı teorisini, bilimsel bir bilgi olarak değil, bir Kabala bilgisi olarak sarf etmişti. Kabala da Mısır’daki vakayı deneysel olarak yazar. Kara adam (Şeytanî) arıları yok ettiğinde, Mısır dört yılda adeta kıyameti yaşamıştı.

* Tüm ciddi ülkelerde arıcılık, stratejik bir devlet politikasıdır.

* Efendimiz (sav) buyurur:

“Ümmetimden ilk kalkacak rızık “bal”dır.”

* 2007 yılında, günlerce medyada şu haberler veriliyordu:


“Arılar topluca kayboluyor. Ülkemizde arıcılık alanındaki arıların %80’ini kaybettik. Dünyada da arılar esrarengiz şekilde yok oluyor. Acaba baz istasyonları mı arıları etkiliyor?”

Birçok bilim adamı bunu tartıştı. İşin aslı şudur:

Bu bir Şeytanî saldırısıydı. Kabala taktiği.

O dönemde televizyonlarda sık sık Einstein’ın bu teorisi anlatıldı.

* “RABBİN BAL ARISINA ŞÖYLE VAHYETTİ: DAĞLARDAN, AĞAÇLARDAN VE KURACAKLARI KÖŞKLERDEN GÖZ GÖZ EVLER (KOVANLAR)YAP. SONRA MEYVALARIN HEPSİNDEN YE DE RABBİNİN MÜYESSER KILDIĞI YOLLARDAN UÇ. İÇLERİNDEN, RENKLERİ MUHTELİF BİR İÇECEK; BAL PEYDA OLUR Kİ ONDA İNSANLARA ŞİFA VARDIR. ŞÜPHESİZ BUNDA TEFEKKÜR EDECEK BİR KAVİM İÇİN ELBETTE İBRET VARDIR.”  Nahl / 68

Konuyla ilgili diğer bir makale : http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=614

 

Erol Derman

buulkem@gmail.com


 



Bu haber 12,500 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,207 µs