En Sıcak Konular

Emir Yıldızdan

Köşe Yazısı
Emir Yıldızdan
3 Ocak 2011

Deprem Senaryoları ve İstanbul



Son günlerde neden İstanbul'da bir deprem olacağı ve bazı tarihi binaların yıkılacağı söyleniyor?


Bazılarının; elektromanyetik dalgalar yolu ile iklimleri değiştirme, depremler oluşturabilme , volkanları harekete geçirebilme yeteneğine sahip silahlar geliştirdiğini biliyoruz."

ABD Savunma Bakanı William Cohen; 1997, Georgia Üniversitesi "Terörizm, Kitle İmha Silahları, Kitlesel İmha ve ABD Stratejisi" üzerine konferansta yaptığı konuşmadan bir alıntı.

Yine,1934 yılında New York gazeteleri 78. yaş gününde Tesla'nın; kilometrelerce öteden orduları ve uçak filolarını bir enerji dalgası ile yok edebilecek silahın temelini oluşturacak teknolojiyi geliştirdiğini duyuruyorlardı. Bir sene sonra; Tesla'nın 79. doğum gününde, gazeteler bu sefer bilim adamının dünyanın katmanları üzerinden enerji iletimi sorununu çözdüğünü ve bunun "kontrollu depremler" oluşturmak için askeri anlamda kullanılabileceğini duyuruyordu.

Tesla'nın prensipleri üzerine geliştirilen bir diğer dal ise MagnetoHydroDynamics (MHD)

Bu dal; "iletken bir sıvı ile manyetik alanın" etkileşiminin incelenmesi olarak özetlenebilir.

MHD'nin en büyük avantajı; mekanik parçalar olmadan verimli enerji sağlaması ve bu sıvı bir doğal yakıt ile ısıtılıp plasma haline dönüştürüldüğünde oluşturulan enerji ise, normal santrallerden elde edilenden çok daha verimli hale geliyor. Örnek olarak; 1000 Megawatt'lık bir MHD jeneratörü 42.000 pound ağırlığında olabiliyor ki; bu rahatça hava taşıtları ile kaldırılabilir bir büyüklük.

Günümüzde bu prensibi kullanarak enerji üreten jeneratörlere yönelik araştırmalar yapılmakta olup; bu araştırmalardan bir tanesinin başlığı aynen şöyle :

"MHD Jeneratörlerin oluşturduğu Elektromanyetik Etki Sonucu Oluşan Sismik Faaliyetler"

Araştırma; MHD jeneratörlerin oluşturduğu elektromanyetik darbenin yarattığı deprem dalgasının incelenmesini ve bu dalganın; küçük depremler yaratarak büyük depremleri önleme yolunda kullanılıp kullanılmayacağını incelemeyi hedefliyor. Araştırmanın; ön sonuçları MHD jeneratörünün çalıştırılmasından 2-7 gün sonraki aralıkta yerel depremlerde ciddi bir artış gözlemlendiği yönünde...

 http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=85

Yukarıdaki makaleyi birkaç yıl önce hazırlamıştık. Sebebi de şuydu: Suni depremlerin oluşturulabileceği bilimsel olarak mümkündü...

Son günlerde yine İstanbul ön plana çıkarılarak, insanların bilinç altına; İstanbul=deprem= tarihi eserlerin yıkılması, algısı yerleştirilmeye çalışılıyor?

http://www.aa.com.tr/tr/daily-telegraphin-deprem-senaryosu.html

Depremler olabilir. Bu depremlere hazırlıklı olmak ayrı bir konu, depremin olabileceğini söyleyerek, bazı gizli emelleri deprem üzerinden gerçekleştirmek ayrı bir olay. Deprem bahanesiyle, bir yerleri yıkıp, suçu depreme atma planlarından bahsediyoruz.

Deprem konusunda Türkiye'nin en yetkili kişisi çıkıp; "İstanbul’da büyük bir deprem olması durumunda en kritik tarihi eserin Fatih Camii olduğunu" söylüyorsa elin yabancılarına ne diyelim?

Emir YILDIZ'DAN romanımızın 3.Bölümünde bu konuyu şu şekilde işlemiştik:

"Evet evlat… Gelelim dünkü konumuza. Fatih’ten bahsediyorduk değil mi? Bak, bugün bile Fatih’ten  korkuyorlar. Fatih onların elinden İstanbul’u aldı. Gerçekte İstanbul zaten bizimdi ya… Her neyse, bu konuya şimdi girmeyelim. Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’u alınca, bunlar Fatih’e karşı bir KİN beslemeye başladılar…

 Fatih’e karşı olan hınçları bugün bile geçmiş değil. Aradan asırlar geçti ama onların kini geçmedi. Fırsat kolluyorlar. Yangınlar, depremler daha ne fırsatlar beklediler. Ama Fatih’in yanına yanaşamadılar. Oralar da boş değil evlat, oralarında kendine göre bekçileri var. Zaten Fatih kendini koruyamıyorsa, Fatih değildir! Bu söz, inceler incesinden ehline bir sözdür, unutma!

 

Teknolojinin imkânlarından yararlanarak, suni depremler oluşturma hevesinde olan bazı gözü dönmüşler, deprem bahanesiyle ilk yok edecekleri yer; Fatih’in türbesidir. Hadi onlara bir şey demiyorum, onların amacı belli. Bizim deprem konusunda çalışma yapan kurumlarımızın  başındaki en yetkin hocalar, niye “İstanbul’da deprem olursa, Fatih Camii yıkılır” diyorlar. Neden Fatih’i ön plana çıkarıp, insanların bilinç altına işliyorlar. Amaç, yarın deprem olduğunda, suçu depreme atmak. Fatih’in naaşını çalıp, depremde yok oldu demek. Ama şimdiye kadar, bu kadar plan program yapmalarına karşı, Fatih’in naaşını çalamadılar. Ayasofya’yı ön plana çıkararak, Fatih Camii ve türbesi ile ilgili emellerini  gizlemeye çalışıyorlar. Bu konuda uyanık olmamız lazım…"

 

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=237

İyibilgi'deki kardeşlerimiz güzel bir analiz yapmışlar:

"17 ağustos 1999’un üzerinden 11 yıl geçti. Depremin ardından en tartışılan konulardan biri, 1997 yapımı, ‘Conspiracy Theory’ (Komplo Teorisi) isimli filmde bu depremin gayet belirgin şekilde tasvir edilmesiydi.

Filmin bir sahnesinde başrol oyuncusu Mel Gibson gazetede bir haber okuyor, ABD Başkanı’nın Türkiye geleceği sırada, tarih de vererek Türkiye’de bir depremin oluşturulacağı (suni biçimde) teorisini kuruyordu. Hani Başkan Clinton’un gelip deprem bölgesinde burnunun bir çocuk tarafından sıkıldığı ziyaret.)

Film Türkiye’de de hayli izleyici toplamış, doğal olarak o sahne üzerinde durulmamıştı. Ama depremden sonra film çok iyi hatırlandı. Öyle ki, ABD’nin suni deprem oluşturmaya muktedir olduğunu iddia eden kitaplar bile yayınlandı.

35 bin ölü

Şimdi önümüzde benzer ve yeni bir durum var. İngiliz Daily Telegraph Gazetesi, İstanbul’u gezerek deprem riski ile ilgili bir haber yaptı. “Kraliyet Coğrafi Araştırmalar Topluluğu ve Land Rover şirketinin desteğiyle gerçekleştirilen” gezinin yazısında Türk akademisyenlerin görüşlerine de yer verildi.

Örneğin, Jeofizik Profesörü Şerif Barış'ın, "18 bin insanın hayatını kaybettiği 1999 depreminden sonra 7,5 şiddetindeki yeni bir depremin yüzde 65 ihtimalle 30 yıl içinde İstanbul'da gerçekleşeceği hesaplanıyordu. 10 yıl geçti bile" sözlerini yansıttı.

Sultanahmet Camii ayakta

Ancak gazete bu habere başlarken bir “senaryo” yazdı: "Saat 8.25. 9 Mart 2017. Her zamanki gibi, İstanbul yolları fabrikalara ve iş merkezlerine giderken duman kusan otomobil ve otobüslerle dolu. 15 milyon insan için rutin bir gün. Aniden yer sarsılmaya başladı. Binalar yıkılıyor, gaz ve su boruları patladı. Panik olan insanların yüklenmesi nedeniyle telefon sistemi çöktü. Sahilde temiz bahar havası almak için gezen insanları bir anda tsunami yuttu. Günün sonunda 35 bin insan öldü, 200 bin kişi yaralandı, 80 bin bina enkaz oldu. Sultanahmet Camisi ayakta kaldı, ancak üzerindeki çatlaklar yıllar boyunca 2017 depremini hatırlatacak."

Kimine göre yeni komplo teorisi kimine göre saçmalık sayılacak bu haber, ilk “tesadüfü” gerçekleştiren film gibi sonradan anımsanmaz umarız.

Elbette bunlara karşı en akıllıca olan depreme karşı sağduluyu olmak ve hazırlıkları artık tamamen bitirip, geleceğe yönelik önlemleri düşünmek."

Şimdi, 2008 yılında yazdığımız, "Deprem Silahı İstanbul'da Denenir mi?" yazımız lütfen tekrar okuyun.

 http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=85

 

Erol Elmas

buulkem@gmail.com


27 Aralık 2010







Bu yazı 7,545 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Mayıs 2019 Barbarosun Sancağı
    • 12 Aralık 2018 NATO mu PESCO mu?
    • 17 Ağustos 2018 Papaz Kaçtı Oyunu
    • 17 Aralık 2017 Yüzyıllık İntikam
    • 13 Ağustos 2017 Gökteki Türklerle Yerdeki Türkler Birleşti!
    • 4 Ağustos 2017 Gargad-DNA Görünmezliği Projesi ve Manyetik Biyoloji
    • 31 Temmuz 2017 Pentagon'un Planını 5 Yıl Evvel Deşifre Etmiştik
    • 23 Haziran 2017 27 Uçağın Sırrı
    • 4 Mayıs 2017 LOLAN (LÜLEN)-ECE-AYSULU TÜRK'e Kavuştu!
    • 6 Şubat 2017 13 Ocak 16.40, Denktaş, İstanbul
    • 1 Ocak 2017 Tarikatlar-Cemaatler ve İstihbarat-1
    • 6 Aralık 2016 Ordu, Bütün Türk Milletidir!
    • 1 Kasım 2016 Sessiz Sözsüz Yaşananlar
    • 22 Eylül 2016 Kadim Savaş Devam Ediyor
    • 16 Eylül 2016 Che Guevara Yahudi'dir!
    • 28 Ağustos 2016 Biden Hangi Şantajlarla Geliyor
    • 5 Ağustos 2016 Şifreler Açıklanıyor!
    • 29 Haziran 2016 İstanbul'un İlk Sahibi Türklerdi!
    • 8 Haziran 2016 Türklerin Sırrı AY'da Saklanıyor
    • 29 Mayıs 2016 TIME Dergisine Kapak Olmak

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,724 µs