En Sıcak Konular

Oktan Keleş



Oktan Keleş
21 Mayıs 2020

Kambaladan Selamlar-4



 https://www.youtube.com/watch?v=vAyLEkzRLZA

 

 

 

 Konuşmanın Deşifresi: (Konuşma birbir deşifre edilmeye çalışılmıştır, ancak referans noktası konuşmanın kendidir.)

 

Kambala’dan Selamlar-4

Yüce Türk Milletini ve Balaları en kalbi duygularımla, saygılarımla selamlıyorum.

Evet, bir program daha çekelim dedik. Küçük bir video olsun ve gündem ile alakalı, gelen sorularla alakalı ve mesajlarla alakalı cevaplar vermeye çalışacağız. Şimdiden tekrar özür diliyorum. Zamanımız kısıtlı hızlı hızlı konuştuğum için bağışlayın lütfen. Evet, Korona dolayısı ile de ilk çektiğimiz Korona ile ilgili videodan geçen tarihe bakınız ne söylüyorsak aynısını söylüyoruz. Her şey normale dönecek, her şey eskisi gibi olacak dolayısı ile de ülke gündemimiz ve dünya gündemi birbiriyle endeksli olarak hayatı devam ettirecek.

Kıymetli dostlar, "ağız değiştiriyorlar" dedik. Malumaliniz televizyonda, sosyal medyada birçok kişi Korona ile ilgili konuşmakta ve korku panik havası yaymakta idi. Şimdi biraz yarı yarıya düştü. Neden mi? Çünkü söylenilen o korku senaryoları işte “bu virüs bitmeyecek, bu pandemi sona ermeyecek” dedikleri meseleler normalleşmeye, insanların özellikle dünya insanının ve ülkemizde de devletimizin çeşitli önlemler alarak bir takvim yayınlaması itibari ile ve Korona’nın da etkisini vefat sayılarının düşmesi itibari ile kaybetmesinden dolayı ağız değiştirmeye devam ediyorlar. Gündemi takip ediyorlar. Evet, “İkinci dalga gelecek, üçüncü dalga gelecek, beşinci dalga gelecek” diyenler normalleşmeyi görünce “Evet, bu bitiyor ama ikinci dalgayı bekleyin!” Dünya Sağlık Örgütü veya dünya çapındaki çeşitli organizasyon tıbbi insanlar, tıp adına konuşanlar, virüs adına konuşanlar bir deklarasyon yayınladıkları zaman hemen bu kişiler deklarasyona göre ağız değiştiriyorlar; “Evet gelmeyebilir beklemiyoruz ikinci dalgayı.” İkinci gün aynı cenahtan bilgiler farklı şekilde gelince “Bekliyoruz gördünüz mü? demiştik, söylemiştik.” falan filan. “İşte ben iki sene önce söylemiştim, üç sene önce söylemiştim” falan filan. İşte bilim, illüzyon, bilim büyüleri, teknoloji büyüleri 2006’daki Asa kitabımı alıp okuyorlar -ki okusunlar zaten- ki söylüyorlar. Çipçiler, Dijital Dünya Sistemini devamlı deklare edenler daha önceki videolarda da dikkatinizi çektim yine istirham ederek dikkatinizi çekiyorum.  Mutlaka Küreselcilerin bu adını çok zikrettikleri Bill Gates’lerin ve o çeşitli hegemonik güçlerin zurnalığını yapıyorlar. Evet, korku psikolojisi böyle bir şey. Bakın ben biliyorsunuz ki yakından takip edenler yıllardan beri 32 yıl olmuş ilk makalem bir gazete de yayımlanalı. 32 yıl kıymetli izleyenler. Dolayısı ile de araştırmalarım, kitaplarım, yüzlerce televizyon programı, konferans vs. derinlemesine ilgilendiğim birçok alanla ilgili yazmış olduğumuz, çizmiş olduğumuz şeyler kısmen tahakkuk ediyor; fakat korkuya gerek yok. Korku politikaları. Efendim dünyada çipli insanlar gezecek. Daha öncede söyledim. Kimliklerimiz, bilgisayar teknolojileri, işte birçok navigasyon şu bu, hatta ehliyetlerimiz, nüfus cüzdanlarımız çiplenecek. Olabilir. Görsel anlamda, dinleme anlamda zaten takipte belli güçler dünyayı. Korku, panik havasına gerek yok. Şimdi onlar da biraz ağız değiştirdiler: "Korkuya gerek yok" falan filan muhtemelen videoları izliyorlar. Çünkü halktan tepki geliyor. Devamlı kötü senaryolar daha öncede söyledim; eşek arıları bilmem nereye gelecek, çekirgeler söyledim fırsatım olmadı ama inşallah çekeceğim evimde bir program daha Bayramlaşma programı çekebiliriz. Her şey normalleştikten sonra. Söylemiştim herkes plajlara gidecek, endişelenmeyin hayatını sürdürecek. Peki, ikinci dalga gelir mi? Arkadaşlar mesele pandemi değildi. “3 sene sonraya hazırlık yapıyorlar.” demiştim ilk videoda. Bendeki veriler böyleydi şimdi kelli felli kişilerde aynı şeyleri söylemeye başladılar. Bunlar ben söyledim, sen söyledin meselesi değil. Benim derdim burada Türk Milletinin en azından bu adam ne diyor diye yıllardan beri takip eden bir kitlemin bilgim miktarınca aydınlatmaya çalışmak, araştırmalarımı deklare etmek ve sizden gelen soruları kısmen cevaplayabileceğim kadar cevaplamak.

Kıymetli izleyenler; Evet, yapay zekâ konusunu biliyorsunuz ki yine kitaplarımda yazdık, detaylı anlattık. Aslında emin olun yıllardan beri hatta Türkiye de ilk bu konuyu anlattık. Kitaplarımın çıkış tarihi meydanda hep söylüyoruz gülüp, alay edilip komplo teorileri, uçmuş kaçmış diyenler şimdi akademik anlamda da birçok çevrede söylediklerimizi yazdıklarımızı değiştirmeden, teknoloji büyüleri bilim, illüzyon, insanlığın zihnine format atma, dijital alem falan gibi kelimeleri dahi değiştirmeden söylemeleri hoşuma gidiyor aslında. Fakat dostlar insanlık âlemi içerisinde beni Türk Milleti, Türk Budunu ilgilendiriyor öncelikle. Tabi ki insanlık ailesi de ilgilendiriyor insanız. Ülkem, Vatanım ilgilendiriyor. Bu merkezden bakarak yorumlamak gerekiyor hadiseleri. Yapay zekâ meselesi dedim ya aslında biraz da bıktım her şeyi aynı şeyleri tekrar etmekten, anlatmaktan kıymetli izleyenler herhalde yeni yeni izleyenler falan oluyor ki aynı soruları tekrar tekrar sormuşlar. Kısaca yapay zeka arkadaşlar;  Dünyada yeni bir proje değil. Kod Mehdi diye bir yine Asa kitabımda bir bölümünü yazmıştım. https://www.onaltiyildiz.com/?haber,1617 Her şey bir bilgisayara, dünya bir bilgisayara yüklenerek Deccal’la, Rahmani savaşın Şeytaniler ile Rahmaniler, Hilaliler ismini söylemiştim. Şeytan, insanoğlunu yoldan çıkarmaya çalışacak, insanlığını unutturmaya çalışacak, hafızasını, geçmişini, tarihini sildirerek yeniden bir programla insanlığı oyuncak edecek. Çipli maymunlar, taklit eden maymunlar durumuna belki getirilecekler. Şimdi yapay zekâ aslında şudur, gelinen noktadaki konumu şudur; Kıymetli izleyenler, İnsanlık nüfusu sistematik olarak dünyadaki sistemlerin, o gücü elinde tutan güçler, aileler yüzünden, yanlış sistemler yüzünden nüfusun artması bu sisteme bağlı olarak insanlığın nüfusunu kaldırmıyor. Adamlar açık açık söylüyor 500 milyona indireceğiz insanlık nüfusunu falan filan biliyorsunuz. Yapay zekâ bütün bu insanlık kitlesini ilk etapta kontrol altında tutup ayrı bir zihni muhteva ile programlamak. Yeni bir insan türüne geçiş için bir hamle. Nedir o? Çünkü İnsanoğlu ne yapar? Üst makama geçmek ister, eleştirir, asi olur, sorgular. Dolayısı ile bunlarda sistem için bir virüs kabul edilir. Yapay zekâ zihni muhtevası, formatı ile programlanmış bir türü düşünün hiç ses çıkarmıyor. Efendileri ne veriyorsa onu yapıyor. Makam, mevki yükselmek istemesi yok, dolayısı ile isyan yok. Ne emrediliyorsa yapıyorlar ve bu düzeyde bir tür, bu türü oluşturmadan önce işte şimdiki nokta bu. Yapay zekânın zihin formatlaması yapay zekâ şu anda öğreniyor kıymetli dostlar. İnsanlığın duygularını, hislerini, hatta hayallerini. O konuya belki daha sonra girebiliriz ilerleyen günlerde. Gerçi geniş bir makale kitabımda bir bölüm yazmıştım bununla ilgili. Hatta “Ya şehveti öğrenirse” yapay zekâ demiştim. Kıymetli dostlar, dolayısı ile de böyle bir tür insanlık, insanlıktan ümidini kesmiş ki böyle bir tür çıkarmaya çalışıyorlar. Bunlar için felsefe kuruyorlar, felsefi sistemler oturtturmaya çalışıyorlar. Bu, bugün başlamadı. Yıllar önce dedim ya yazdık, çizdik. Bakın göstereceğim size, televizyonda göstermiştim. “Yeni Dünya Düzeni, Mantıkçılar” diye. Televizyon programlarında bizzat bu 32 basım olacak kitabı da gösterdim. Kitabın ismi “Yeni Dünya Düzeni” Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’te not düşmüştür, okumuştur. Kitaplığında vardır o kitap yani yeni bir proje değil. Fakat bu günlerde, işte bu Korona pandemisi ki virüsler daha önce biliyorsunuz teknolojinin ve tıbbın ilerlemesi ile programlanabilir hale geldiler. Mutasyonu geçiriyor, geçerken bazı hadiseler kurgulanıyor işte bunun bir yan sanayisi oluşturuluyor, insanlık tabi korku ile yönetilmeye çalışılıyor.

Kıymetli izleyenler; Peki bu noktada ne olur? Hiçbir şey olmaz, henüz çok erken. Teknoloji her daim ilerliyor. Size görsel olarak bir daha ki video da nasip olursa göstereceğim. Nereden nereye geldik şu 50 sene zarfında, hangi eşyaları kullanıyorduk, hangi materyalleri kullanıyorduk. İlkel materyal diye kullandığımız aletler bugün mevcut ama son model teknoloji diye adlandırdığımız aletler de bugün mevcut ve bunları kullanan insan da bugün mevcut. Çünkü 50 senelik bir yaşam zarfına sığdırıyoruz daha gerisi de var. Size materyalleri tanıtarak böyle bir video çekeceğim nasip olursa, göreceksiniz tüplü televizyondan nereye geçmişiz mesela değil mi bilgisayar 20, 25 sene önce esamesi okunmayan teknolojiler birden verilmesi. Bugünde işte bu teknolojinin ve sistemlerin buna göre ekonomik anlamda kurgulanması ve dünya insanlığının yönetilme paylaşımı yapılmakta. Bugünün işi değil ama pandemi ile alakalı bir mesele de değil, pandemi buna alet ediliyor. Deneyler, sosyal deneyler yapılıyor. Daha önceki videolarım da bunları anlattım lütfen onlara bakarsanız anlayacaksınız.

Evet, peki arkadaşlar şimdi gündemimizle ilgili de birçok soru var fakat ben soruların bazılarını burada işaretledim hep sorulan aynı soruları cevaplamaktayım. Korona olayı bitiyor! İkinci dalga falan yok! İşte Kasım ayında başlayacak falan başlarsa yine uyduruk bir şey bakın altını çiziyorum. Anlaşmalar var demiştim hatırlıyor musunuz ilk videoda. Amerika’da ki seçimler vs. Amerikan derin devleti, beyaz saray başkanlık çekişmeleri, Pentagon, Çin ile Amerika'nın anlaşmazlığı, tarafların ayrılması, büyük markaların Çin’de yaptırmış olduğu birçok teknolojik, insanların tüketimine sürülen markaların bu durumda Çin’de mi yapılacak başka bir yerde mi yapılacak kavgası bunu belirleyecek demiştim. Bakıyoruz gündem yavaş yavaş eski hale dönüyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Kim kullanıyordu bunu? Siyasetçiler. Demek ki onlar kullanıyor. Her şeyi Korona’ya atacaklar mı? atacaklar tabi. Ekonomi kötü, Korona, şu oldu, Korona, bu oldu, Korona. Siyasi işler dünya çapında sadece bizle alakalı değil. Ekonomisi bozuk olan ülkelerde, ekonomik değerleri kötüye kullanan iktidarlar bu Korona’yı tabii ki kullanacaklardır. Fakat bir şey var. Dünya güçleri bu işi kurgularken bakın planlar diyor. “Bundan sonraki plan ne olacak?” Bundan sonra ki bir plan yok kıymetli dostlar. Neden yok biliyor musunuz? Çünkü plan zaten var, önceden hepsi yapılmış. Mikrop öğretiliyor -mecaz yapıyorum- panzehir üretiliyor. Hepsi hazır mikrobu yayıyorlar. Korona üzerinde söylemiyorum genel manada her şeye uyarlayabiliriz. Daha sonra istekleri, ulaşacağı hedefler ‘Ölümü gösterip sıtmaya razı etme’ meselesi var ya bunlar gerçekleşince panzehiri sunuyorlar, bu panzehiri de bedava sunmuyorlar. Yine bir plan proje fakat bu planlar yapılmış bu Korona’nın planı çoktan yapılmış. Yarın ne olacağı değil. İşte şimdi planı uyguluyorlar, bu plan uygulanmakta yani var olan bir plan üzerine uygulanmakta. Ne olacak? Hiçbir şey olmayacak yine söylüyorum bakın her şey normale dönüyor. Yakında camiler açılacak, Avm’ler açıldı vs. Yine plajlara basın çok şey yapmıyor ama gidenler var ki 10 15 gün sonra göreceksiniz cıvıl cıvıl olacak yine her şey. Fakat dünya konjonktürü de gidiyor. Teknolojiye ayak uydurarak gidiyor, konjonktüre ayak uydurarak veya konjonktürü planlayan, programlayanlar taraf oluşturuyor. Emperyalizmden geçen videoda bahsettik. Batı’yı gördük çöktü birçok alanda o imajı çöktü yanlış anlaşılmasın. Amerika'sı imajı çöktü. Uzaylılarla savaşan bir Amerika, işte her şey bunlar elinde falan derken bir maskeye muhtaç. Tabi o maskede bu maskelerden değil onunda altını çizelim daha önce onu da söyledik. Fakat artık bakın hani bizim ekranlarımıza Batı seviciliği yapan profesörlerimiz vardı. Çıkıyor Almanya bilimde şöyle gitti, Fransa böyle yaptı, Rönesans’ı şöyle götürdüler, böyle gitti derken gördük. Çünkü insanlık teknolojiyi yenen bir unsurdur bu da Türk Milletin de gizlidir. Aslında gizlidir derken mesele kudrettir, kuvvettir, damarlarındaki asil kudretin kıymetini bilmek; ama önce onu tespit etmek gerekir. Evet, kıymetli dostlar Korona’dan korkmuyoruz her şey normale dönüyor ama ilk videomda demiştim nasip olursa son bir videoda bu konu ile ilgili çekebiliriz. O gün sizi korkutanlara sizler cevap vereceksiniz ben değil. İlk gün benim videolarım da ben ne demişim o bana sormuş olduğunuz -ki isimlerinden bahsetmiyorum- o çipçileri falan filan çip takmaya böyle, çok insanlığı işte felakete götürmeye, dijital maymun falan korkularla çünkü fırsat. Yani arkasına kitapları koyarak, kravat falan takarak insanlara öyle iki kelimeyi de doğru düzgün bir araya getirmeyerek, ha bu işi bilenler var yapanlar var, onlara da saygı duyuyorum yani hakkıyla yapmaya çalışanlar, bilgili olanlar var onları tenzih ediyorum baştan beri. Ama bu korku salanlara bana birçok isim gönderiyorsunuz televizyonda şöyle dedi, işte videosunda böyle dedi onlara cevabı siz vereceksiniz. Efendim ikinci… ya ne olmasını bekliyorsunuz. Birinci dalgada bir şey olmadı gördüler.İnsanlıkta uyandı şimdi benim geçtiğimiz videolarda söylediklerimi söylüyor, evet insanlıkta artık yemiyor, yutmuyor. E ben bunu daha ilk gün söyledim. Dolayısıyla da bana lütfen isimlerden bahsetmeyin. Birileri papağanlık yapsın, birileri kitaplarımızı, konuşmalarımızı, makalelerimizi zaten anlatsın. Biz bunun için varız. Tek bir şey var kaynak gösterin, dezenformasyon yapmayın en azından. İnsanlığı korkutmayın! Türk Milletini korkutmayın! Defaatle söylüyorum.

Neyse bakalım ne diyorlar. İç politika ile alakalı çok şey var. Arkadaşlar diyorlar ki bana “hocam siz devamlı takipçilerinizi itidale davet ediyorsunuz, aman gençler sokak hareketlenmelerine maruz kalacak pozisyonda olmayın, tahriklere gelmeyin, Devletin yanında olun, Türk Milletinin yanında olun, Devletin kanunlarına ve yasalarına uyun” diye. Evet, yine aynı şeyleri söylüyorum. Ve bu arada işte diyorsunuz ki takip ettik onu, gördük. Birileri liste hazırlamış. Arkadaşlar, tahrike gelmeyin! Bunlar yurt dışından yönlendirilen çakal sürüleri. Türk milletini tahrik etmek isteyen cahil cühela takımı. Efendim bakın size bir mesele. 2. Kambala videomu lütfen inceleyin ve yazıya da döktüler. Fatih'e selamlarımı sunuyorum ve Ankara’dan Ayşe Demet Hanımefendi onlar yazıya dökmüş. Bu konuşmaları onun için kısa tutmak istiyorum yazıya döküldüğü zaman onlara bir zulüm olacak, külfet olacağı için. Orada bir şey söyledim dedim ki “Dostlar devlet ne için kutsaldır. Dedim benim 50 tane yeğenim var benden 1, 2 yaş küçük yeğenlerim de var. Bakın orada hem yazılı hem sözlü. Her güçlü olan aşiretti, sülalemdi diyen sokak başlarını tutsa, zulüm yapsa olur mu? Devlet bunları engellemek için vardır, onun için kutsaldır. Can güvenliğimizi, ırz güvenliğimizi, mal güvenliğimizi, inanç güvenliğimizi her şeyi sağlamakla mükelleftir. Onun için devlet benim için her zaman kutsaldır. Ben baştan beri söylüyorum. Ben devletle beşik kertmeliyim. Bu kelimeleri söyledik, yayınladık. 15-20 gün sonra bir kadın benim verdiğim rakamla çünkü o 50 birazda şeydir 50 kişilik liste falan yaptık. Utanın. Burada komşularımız, işte çevremizdeki arkadaşlarımız, dostlarımız aynı fikirden değil diye bak vatan hainleri başka bir şey ülkemi karıştırmak istersen, vatanımı işgale gelir isen herhalde burada böyle muhabbet edecek değilim, Resneli Niyazi’nin geyiğini de yapacak değiliz değil mi? Vatanımızı, canımızın ve nefesimizin sonuna kadar ne pahasına olursa savunacağız. Sıkıntı yok Dostlar. Bunlar tahrikkar unsurlar. Bir tane daha çakal birçok var bunlardan.

Şimdi görüyorum bu troller falan var bakın bu trollerin yapmış olduğu kabahatler, hatalar, bu hakaretler, küfürler falan not edin silmeyin, kaydedin yarın öbür gün yasa da çıkmaya çalışıyor bu konuda -doğru ben çıksın diye destekliyorum- ama bu iktidar gitse dahi onlar kayıt altında. Hem çok tazminat kazanacaksınız, hem onlara ceza verecek bak bildiğim şeyler var buradan bunları söylüyorum. Neyse Türk Milletini tehdit ediyor işte silahlar gömdük bilmem ne. Ya sen kimi tehdit ediyorsun? Şimdi bekliyor ki bizde buna aynı şekilde bizim gibiler, gayri aklıselim olarak cevap verelim. Yok, öyle bir şey. Türk Milleti, Türk Budunu seninle mi başladı be geri zekâlılar. Binlerce yıllık atalarımızın, ecdadımızın süre gelen devlet geleneğimizin bir sonucu. Gazilerimizin, şehitlerimizin müsebbibiyiz biz. Daha doğrusu müsebbib onlar, bizler sonucuyuz. Sakın! Gençlere tavsiyem, bu itlere cevap dahi vermeyin. Devletimiz emin olun her şeyin farkında. Siyasetçilere, iktidarlara bakmayın her dönemde bunlar çıkar. Onun için biz Türkçü, Maneviyatçı bir nesil yetişsin diye çabalıyoruz. Bir makama bir adamı getiriyorsun iki tane cahili idare edemiyor, iki tane genci idare edemiyor, kapris yapıyor, dikta ediyor, bir şeyler yapıyor. Neden? Maneviyatı eksik. Neden? yetişmemiş, ehilleşmemiş. Hemen o makama bir şekilde getirilmiş hangi makam olursa olsun. “Çingeneyi padişah yapmışlar babasını asmış.” diye bir tabir vardır. Roman vatandaşlarımıza da selam olsun bu arada. Çengihane, çingene değil o, onun tarihi bellidir. Şimdi dostlar, gençler, siyasete kayıtsız kalın demiyorum; fakat devletimize akamete uğratacak bu gibi davranışlara kesinlikle tahrikkar olup karşılık vermeyin. Bunlar yurt dışından sütü bozuk, nesli bozuk, kanı bozuk damardan beslenenler. Türk Milletini Ulan sen kimsin de Türk Milletini tehdit ediyorsun? Sonrada kıvırıyor efendim darbecileri de, falandı, işte Tayyip Bey... Kardeşim Tayyip Bey Cumhurbaşkanımız. Tayyip Beyi iki bin kişi koruyor, devlet koruyor, asker koruyor, polis koruyor, özel kuvvetler koruyor. Senin benim korumama ihtiyacı da yok. Ha oldu ki bize iş düştü elbette ki o makamın ağırlığını, devlet makamı olduğu için elbette ki bizde atılırız ama devletimiz bize diyecek. Öyle oradan bir gazeteci yazmış, oradan sosyal medyadan bir şey söylemiş. Bırakın bu işleri. Bu işleri bakın benim yaşım 50’yi geçti 12 Eylül'ü de gördüm hep bir önceki versiyon oluyor. Bu işte herkes devletçi oluyor, milletçi oluyor ama yaptıkları adaletsizlikleri, yaptıkları zulümleri devlet adına yapıyoruz falan kaotik ortamlar.

Tarih bazen tekerrürden ibarettir kelimesini biz sıklıkla idrak ediyoruz. Efendim şimdi biz bunu söyleyince sen işte iktidarımı savunuyorsun. Kardeşim ben iktidarı falan savunmuyorum. İktidar benim umurumda bile değil benim için Devlet önemlidir. Yüce Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Milleti. Herkesin kendine göre fikri olabilir, siyasi, ideolojik, hayat felsefesi, duruşu olabilir. Fakat devlet başka bir şeydir. Şimdi bu çapulcular ve bunların ağa babaları ne istiyorlar ortam karışsın, gerginlik olsun, sende de bende de liste var. Kardeşim bak! Eyyy! Onları söyleyen zirzoplar. Bu kadar da söyleyelim yani zirzop falan. Türk Milletinin elindeki listeye bir bakın. O listede elektrik faturası, su faturası, doğal gaz faturası, kasap, manav, çocuğunun okul harcırahı, yurt parası, mutfak gideri listelemişler. İşte hep söylüyoruz; İslamcı zihniyet ‘İslamcı’, İslam dini münezzehtir yanlış anlaşılmasın. İslamcı zihniyet, İslamcı ideoloji işte bu noktaya gelir, her zaman gelir, tarih öncesinde de gelmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’te bunu vurgulamıştır. Gelinen nokta budur. Ramazan ayında Türk Milletini, Müslüman’ı komşusunu falan filan şunu yaparız, bunu yaparız falan öbürünün de eli armut topluyor. Zaten toplamadığı için ağa babaları, bu salaklar bir şey bilmiyor. Türk Milletini birbirine düşürsün de oradan bir kaos çıksın. Efendim peki bu iktidar sahipleri bilmem neler şunlar bunlar da tezgahlıyor olabilir mi? Bilmiyorum, bilmiyorum ama şimdi kardeşim bakın bu İslamcılar var ya İslamcılar ben bunlara neden kızgınım. İslamcı ideoloji işte mübarek Ramazan ayında kendi kutsal değerini herkesin mi böyle hayır tabi canım istisnaları, dindarları, mütedeyyinleri gerçekten tenzih ediyorum. Bakın iktidarın bir fotoğrafını çizelim. İslamcı ideoloji diyoruz ya bunlar halk, cahil zümresi. Neden böyle söylüyorum biliyor musunuz? Elinde gül gibi bir Kur’an var. O dinin örneği olan bir Hz. Peygamber var, onun öğretileri var. Peygamber öyle mi yapardı? Haşa, öyle mi tembihlerdi? Haşa. Şimdi bunlar bunları ölümüne şöyleyiz, böyleyiz diyorlar ya hepsi gemiyi terk edecekler arasında önce koşanlar olacaklar. İslamcı zihniyetin geldiği nokta budur işte. Çünkü onun bunun karısını, kızını cariye Utanmazlar!

Ama ben birazdan Türk tarihinden bahsetmek istiyorum. Geçen Mu Hanlığından bahsettim ya bu sırları biraz biraz daha açalım. Neden bunlar başımıza geliyor. Sorduğunuz sorular o kadar çok ki hepsini cevaplamak mümkün değil. Onlara alet olmak istemiyorum. Ben siyasetçi değilim. Ben siyasetçilere danışmanlık yaptım, Başdanışmanlık yaptım vs.vs. Siyaseti bilirim ve bir gün siyasetçi olursak -ki öyle bir niyetim falan da yok yanlış anlamayın- Parti pırtı diye her zaman teklif gelir bize. İslamcı ideolojinin geldiği nokta işte komşusunu öldürmek, karısına, kızına göz dikmek yani Allah adına, davası adına. Davaya bak budur. Herkes mi böyle Hayır. İslam bundan münezzehtir kıymetli izleyenler. Bunu da ayırmak lazım. Bunları da bahane ederek İslam’a da, dine de saldırmamak lazım. Onlarda oradan da fırsat kolluyorlar. Şimdi beni konuşturmayın. Fakat bu İslamcı ideolojide bu asarız, keseriz, biçeriz diyen var ya ortada İslam falan yok. Arkadaşlar mütedeyyin siyaset uygulayan ama izm’lerle hareket eden, ideoloji ile hareket edenler. Resim şudur; bu ülkede içki mi yasak? E kuran da yasak, İslam’da yasak zina, fuhuş, fuhşiyat Kur’an da yasak peki ülkede? Hayır. Arttı arttı. Ramazan da bile ekranlarda görüyoruz, medyada görüyoruz değil mi? Yasaklara rağmen çıkanlar maalesef. Eşcinsellik arttı İstanbul sözleşmesi kim imzaladı? Yırtın atın onu! Domuz çiftlikleri mi yok? faiz? Edebiyat yapıyorlar faiz kötüdür, haramdır falan. 18 yıl sizin iktidarınız yönetti bunu hala yönetiyor. İslamcılara söylüyorum ha hangi İslam? Hani İslam irtica filan kardeşim yok öyle bir şey yok öyle bir şey beni şimdi konuşturmayın. Bakın ben bunları bilerek konuşan insanım da bu işlere alet olmak istemiyorum. Saydığım unsurlara bakın kumar mı kalktı bu ülkede? E Kura'nda yasak, haram. Kumarhaneler mi kalktı? Genelevler mi kalktı? Hep içimdeki uhdedir oradan kazanılan parayla devlete vergi verip söylemeyeceğim onu işte din adamlarına para gidiyor bilmem ne. Kalktı mı kardeşim? Bütün büyük, kebahir günahlar bu iktidar eliyle devam ettiriliyor. Yani bunun karşısındaki seküler hayat yani ehli dünya diye onların tabir ettiği insanlar rahat olsunlar ya. Bundan önceki iktidarlardan daha fazla bunlar artarak devam ediyor yani hayatta bir şey yok. Peki, ne oluyor? başörtülü bir takım sakallı, sarıklı insanlar seküler hayata katıldı. Oyunu anlamıyor musunuz? İstisnaları, samimi olanları tenzih ederim. Biraz düşünün madem beni konuşturuyorsunuz, soruyorsunuz. Bana iktidar tarafından da muhalefetinde sorular geliyor gerçi hiçbir tarafa yaranamıyoruz çünkü doğruları söyleyince Umurumda da değil cevap veriyorum sadece verebileceğim kadar, vermek istediğim kadar. O demek ki mütedeyyinim deyipte başörtüsü, özgürlük, kahrolsun İsrail diyenler, İsrail ile en büyük anlaşmayı bu hükümet yaptı İslamcılar. Çünkü İslam münezzehtir bak -ci -cı -cu -cü oldu mu iş değişiyor. Fuhşiyat, zina, kumar, faiz, İsrail ile anlaşmalar…

Ya marka ismi vermeyelim bir kolanın açılışını bu iktidarın başı yaptı Ceo’suyla beraberler. Hani Amerikan askerlerine gidiyordu -ki öyle- Müslüman öldürüyorlardı evet öyle. Ya bu iktidarı destekleyenlere söylemiyorum hani karşısında irtica hayır hayır siz daha rahat yaşayacaksınız rahat olun rahatsınız her şey düzgün gidiyor. Sadece birtakım bunları kullanan ki -o da büyük bir oyun bence Siyonizm oyunu, emperyalizmin oyunu bu- inançlara da musallat oluyor biz onun için Türklük diyoruz işte. İslamcı ideolojinin çöktüğünü anlayamıyorlar. Bakın mütedeyyinlerde bu seküler hayata katıldılar. Dediler ki biz de inançlarımıza…. Ne yaptılar otellerde 10 katlı pastalar keserek aşkım canım cicim böceğim…  sekülerleri eleştiriyordunuz iktidara gelmeden önce başörtülü hanımefendiler, sakallı insanlar son model arabalarda filan. Bu sekülerliği siz yıllarca eleştirdiniz. Kaldı ki benim de eleştirdiğim noktalar var; fakat bu iktidar sekülerizme kendi taraftarlarını da kattı. Kavga buydu. Bakın bunu benden başka söyleyen yok ülkede korkarlar neden biliyor musunuz? Şimdi bunu bilirler bilmezler değil. Benden başka derken cesaret edip söylemezler. İslamcılar söylese kendi mahallesi öbür taraf söylese öbür tarafın mahallesi bunları taşlar benim umurumda bile değil ben Türkçüyüm, Maneviyatçıyım ,Milliciyim ayrı konu oraya geliriz. Fakat bu ülkede hiçbir şey değişmedi. Ağızlarında bir şey gelmeden önce Ayasofyayı açalım. Ya tutan mı var? Açmazlar. Her seçimden önce Ayasofya açılacak idam gelecek filan bu biraz daha iç siyaset hadi geçtik onu. Televizyonlarda yıllarca Namık Kemal Zeybek Başbuğumla bunları eleştirdik biz. O zaman bize demediğiniz kalmadı. O zaman da hendekler kazılıyor işte filan ne dedik gömeriz. Ve gömüldü.

Bugün de Korona için aynı şeyler bak korkmayın arkadaşlar! Türk Milleti korkmayın! gerisi beni ilgilendirmiyor. Neden beni ilgilendirmiyor beni dinlemiyor ki beni dinleyenlere. Türk milletinin hepsi de beni dinleyecek diye bir kaide de yok. Ben etki alanım kadar konuşuyorum, düşündüğümü konuşuyorum. İslamcılar bu ülkede -samimi Müslümanları tenzih ediyorum, müminleri tenzih ediyorum.- Sekülerizm’e yani ehli dünya hayatına katıldılar. Hem de öyle bir katıldılar ki seküler olanlar bile şaşırdılar “ulan ne oluyor bunlara” dediler. Sevgilisine son model arabayı böyle aşkım, canım video klipler çekmeler, laylaylom mevlitler, takılar vs. bunlar aslında neydi dostlar lütfen iki tarafta şöyle bir baksın, araştırsın. Emin olun Siyonizm’in parmağı var bu işte. Yani bu iktidar zinayı, İslam’ın büyük günahlarını kebahir günah değil mi kaldırdı. 18 seneden beri her sene şöyle bir şey vardır demi “bir bildikleri vardır” derler hep. Çok duydum bunu ben. Senin zaten vaktin gider ondan sonra sen hain olursun, atılırsın, kullanılırsın ya da iktidardan gidersin ondan sonra da tam yapacaktık gitti falan filan öbürü yerine öbürü. Siyonizm bu işi böyle dengeliyor. Aynı şekilde sol ideoloji için, sosyalizm için, liberalizm için diğer ekoller komünizm için vs. hepsi de böyledir aslında. Şimdi neden böyledir?

Bizim ne yapmamız gerekir o zaman? Anlatıyorsun da ne yapmamız gerekir diyenler var. Evet, doğru. Bunlara cevap vereceğim. İktidar şu anda zaten bundan önceki bütün açık ve net söyleyeyim birçok ehli dünya tabir edilen sistemi uyguluyor. Tekrar söylüyorum içki yasak mı? No. Zina, fuhuş? No. Eşcinsellik, İstanbul sözleşmesi? No. Kumar, kumarhaneler? No. Genelevler? No. Ulan! Daha ne kaldı? Hangi günah kaldı? İşte adam öldürme falan filan oralara girmeyelim. Ya kebahir günahların sürdürüldüğü bir gündemlerden bahsediyoruz. İslamcılarda bunu düşünsün, ehli dünyada. Korkmayın ya değişen bir şey yok. Hatta ehli dünya ha nedir buradakiler Allah Allah diyerek bu işleri yapıyorlar, 2 hadis sallıyoruz -ayet hatta- ayet sallıyorum diyen bir bakanları vardı bunların bakara makara televizyon da çok eleştirmiştik. Üzerimize o zaman nasıl gelmişlerdi şimdi geldiğimiz eleştirdiğimiz her noktaya geldiler. Çoğu kişi benden helallik diliyor. Kıymetli Namık Kemal Zeybek Bey ile de geçtiğim günlerde de bir aradaydık geleceğim oraya biraz sonra. Sizlere de selamları var aktarmış olayım tekrar. Ne oldu biz beş sene programda bunları eleştirdik hep İslamcısı saldırıyordu. Vatan, millet diyorduk hendek mendek, akil adam nedir besteleri yapıp çalıp çığırıyordum televizyonda. Üzerime milliyetçisi de geliyordu, dinlisi de, dinsizi de bilmem nesi de… problem değil. Mevzu bu değildi. Ama şimdi bunlar bizim o gün eleştirdiklerimizden daha fazla eleştiri yapan kitle haline döndüler. Onun için korkmayın bu iktidar ve bunun gibi iktidarlar mevcut statükoyu devam ettiriyorlar. Saydığım unsurlara dikkat edin. Seçimlerden önce vatan elden gider hain şu bu darbeci vs… bunların hepsi onun için bu liste miste sakın ses etmeyin arkadaşlar. Darbeyi sandıkta yapın. Nasıl sandıkta? Legal anlamda, hukuk devletinin gereği demokratik bir seçimde oyunuzu oraya atın. Bakın burada sadece İslamcıları falan eleştirmeyelim canım. Soruyorsunuz ya sorular minvalinde konuşmaya çalışıyorum konuşamıyorum da.

Arkadaşlar, evet bu iktidar bu kayyum meselesini evet güzel yapıyor bak mesela ben de bundan memnunum. Terör meselesinde bu iktidarı destekliyorum çok güzel işler yaptı. Hendekleri nasıl eleştiriyorduk megri megri diyen bunlardı ha şimdi de efendim falan parti pırtı adı da vermek istemiyorum. Pırtı kelimesini de kullanmayalım ama pırtılar var yani benim için parti olmayan kurumlar var yani. Söyleyeceğim kardeşim ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşıyım, Türk Milletinin ferdiyim, Türk’üm hakkım var. “Efendim işte HDP ile İyi Parti bir…” Ya bırakın kardeşim İyi Parti’den birçok kişiyi tanırım ben, milliyetçi kişilerdir. Bunu MHP’si de çok iyi bilir. Biz birbirimizi iyi biliriz ya Türkçüler, milliyetçiler şunlar bunlar kimyaları uyuşmaz. Ama politikacıların işi nedir arkadaşlar. Şimdi bu HDP’nin 6 milyon oyu var. Şimdi bu iktidar almaya kalkmadı mı kıymetli izleyenler. İktidarı destekleyenlere söylüyorum. Bak bunu da burada şimdi öbürlerine de bir iki kelam edeceğim tabii. Bu İstanbul seçimlerinde -yenilettiler ya hani- bir şey oldu bir şey olmadı falan olmuş olabilir falan filan gırgır şamataya da gitti. Yenilendiği zaman bakın arşivde yazım var 86.000 oyla gelir bu sefer ortaya bir sıfır koymayı unutmuşum 806.000 oyla geldi. Çünkü görmüyorlar, toplumsal psikolojiyi görmüyorlar. İktidarlar bir müddet sonra güç sarhoşu olurlar, yanlarındakilerden tedirgin olurlar kendi şakşakçılığını yapacak insanları doldururlar ben bunları gördüm Ankara kulislerinde. Benim işim şimdi siyaset anlatmak değil. Benim mecram farklı. Entelektüel olarak bir iki kelime de kullanabiliriz yani. Başdanışmanlıklar, danışmanlıklar yapmış biri olarak sorduğunuz için her şeyi de değil tabii ki yani. O İstanbul seçimlerinde tekrarlandığı zaman bebek katili Abdullah Öcalan’ın kardeşini, abisini Osman Öcalan’ı TRT’ye, bizim vergilerimizle kurulan o TRT’ye bunlar çıkarmadılar mı? Şimdi hangi yüzle diyeceksin ki siz şunla… ya bırak ya bırakın bu işleri diğerlerini saymıyorum fetö metö bilmem ne televizyonda yıllarca bağırdık, çağırdık ya sonuçta bizden beter şimdi duruma geldiler eleştirel anlamda bizim noktamıza geldiler.

Şimdi arkadaşlar, olay şu yani seçim atmosferi var onu da söyleyelim. Evet, ben erken seçim bekliyorum belki hatta baskın seçim. İşte diyorlar ki Sayın Bahçeli dedi ki: “kesinlikle seçim yok.” O zaten ne zaman öyle dediyse baskın seçim olur. Sonrada gülerek kameralara şöyle der: “vaktinde yapılmayan her seçim baskın seçimdir” der. Değil mi? Bundan önce öyle demişti. Ya politikacılar, siyasetçilerin işi bu arkadaşlar. Havayı koklarlar, kendi menfaatleri ve lehlerinde ki her şeyi kullanırlar. E politikanın poli-tika, poli:çok tika:yüz demek çok yüzlülük. Dolayısıyla da bunu yaparlar işleri bu. Ben seçim bekliyorum ve bundan kaçınılmayacak yani siz bakmayın seçim olacak bu benim görüşüm. Arkadaşlar, bana bunları söyleyen arkadaşlar var işte hem iktidardan, hem muhalefetten. Ya gidin bunları genel başkanlarınıza söyleyin ben siyasetçi değilim tamam mı? Şimdi bunlar böyle konuşuyor ya Osman Öcalan’ı televizyona çıkaran adama konuşun genel başkanınız kimse gidin ona söyleyin bana değil. Ben siyasetçi değilim ülkeyi yönetmiyorum. Ha devlete arada sırada rapor gönderiyoruz. Bana bu iktidar partisinin kurucuları gelir evime görüşürüz, hukukumuz olan insanlar var -birçok partide olduğu gibi- vatan hainleri hariç onu ayrı tutuyorum. HDP kapatılması, bak ben de iktidarın bu ciddilerse şu anda ne zararın, yanlışın, hatanın neresinden dönerlerse iyidir diyorum destekliyorum kapatılsın. Televizyonda söyledim bunu dostlar kapatılsın. Ben onu parti olarak görmüyorum TBMM’ye yakışmıyor. Ama öbür tarafta yine bana soran milliyetçi arkadaşlar sen de git genel başkanına sor. Biz bunları televizyonda Sayın Zeybekle konuşurken bu hainliktir, bu HDP kapatılmalıdır derken genel başkanınız elini sıkıyordu Ahmet Türk’ün. Ona sor bana sorma. Ben bir Türk olarak kanaatimi o zaman televizyonlarda da söyledim KRT’de yaptığımız programda hem de haftalarca söyledik. Şimdi kalkmışsın bana bu böyle olacak her taraftan geliyor bu sorular. AKP’lisinden, MHP’lisinden, İyi Parti’sinden öbür şeylerde böyle şey ağızlarıyla filan. Evet, ben HDP’nin kapatılmasını istiyorum Türk vatandaşı olarak bu da benim görüşüm. Ama yapmıyorlar 6 milyon oyu kim kapar olay bu. İnanmayın ne ona ne buna ittifak mittifak yüzde 50+1. O zaman hayır destanı diye bir parça yapmıştım KRT’de. Hayır, verin bakın bu çok kötü diye. Şimdi bakanlık yapmışlar başka partiye geçtiler AKP’den şimdi bunları söylüyorlar utanmıyor musunuz be o zaman biz bunları televizyonlar da söylerken bize trollerinizle neler demediniz be. Şimdi onlardan beni sevenler vardır beni gerçi çok severler ama şöyle derler: “hocam bize çok laf konuşuyorsun ya seni seviyoruz ama… İstiyorlar ki lehlerinde bir şey konuşalım. Arkadaşlar doğruya doğru eğriye eğri. Biz bunu bugün konuşmuyoruz ki. Sorduğunuz için bu kadar geyik muhabbeti yaptık.

Atatürkçü parti dediğiniz parti şimdi oraya da gelelim seküler hayata. Oradan da bana sorular geliyor. Hocam ama sen şimdi… Devleti savunmak başka bir şey, hükumeti savunmak başka bir şey. Hükumet doğru bir şey yapıyorsa onu da alkışlarsın ya doğru dersin. Yapıcı muhalefet, yapıcı iktidar bunlar değil mi siyasetin olgularıdır. Fakat ben devletçiyim arkadaş! Devletimi savunurum şu yönetmiş bu yönetmiş değil. Konjonktüre göre devlet işini bilir. Yani herkes -adını da söyleyeyim- Tayyip Bey’e, AKP genel başkanı olduğu için siyasi bir figür aynı zamanda. Yani sadece şey değil Cumhurbaşkanı makamı. Sıkıntılı bir kavram. Partili Cumhurbaşkanı, yanlış. Söyledik. Şimdi buralara girmeyelim. Mesele şu arkadaşlar; Tayyip beyi götüreceksiniz diye devleti mi akamete uğratacağız. Diyecekler ki şimdi devletle Tayyip Bey… Değil değil mesele o değil. Devletin konjonktürü vardır, bir işleyiş yapısı vardır. Toplumsal, sosyolojik birçok riski vardır. Ben açık ve net söyleyeyim ben AKP’ye oy vermedim, vermem de. Bak net söylüyorum birileri gibi kıvırmıyorum. Şimdi iyi dinleyin. Bunu bana soranlara söylüyorum. Atatürkçü partiyim diyorsun partinin içerisinde her türlü zevat mevcut. Kusura bakma. Bana bu mesajları soruları soranlar onlarda gitsinler kendi genel başkanlarına sorsunlar kardeşim. Atatürk şu anda hayatta olsa idi Atatürkçüyüm diyen -adını da verelim hadi- CHP’ye gider miydi? CHP’ye ne derdi? İçinde Kürtçüsü, bilmem necisi, şucusu bucusu bu nedir ya? Ya sen bir kere kimliğini orada her türlü işte liberali… Atatürkçülük başka bir kavramdır. Şimdi oraya gireceğim. Bunları konuşmayacaktım ama konuşturuyorsunuz. O kadar mail geliyor ki. Devlet başka bir şey, parti pırtı işleri başka bir şey arkadaşlar. Kaos mu çıksın? Ne istiyorsunuz? Birilerinin hani o Korona da “2.Dalga gelecek, 3.Dalga gelecek” milleti korkutarak… Ne bekliyorsunuz siz ya? Dükkanı kapatıp gidelim, yakalım dünyayı. Kıyamet mi kopacak, Tanrıyı kıyamete zorlamaya gerek yok. Geçen söyledim müteahhitler de kıyamete zorluyor. Zina, bina üreyecek demişti ya yani çoğalacak hadisleri vardı ya dedik. Eee İslamcı müteahhitler en çok binaları yükseltiyor. Biraz önce söyledim bu iktidarın İstanbul sözleşmeleri. Burada da Atatürkçüyüm diyen parti kusura bakmayacak kardeşim. Ben siyasetçi değilim ama siyasi fikrimi söylüyorum yanlışları görüyorum. Yanlışları görüyorum. Ve ben hiçbir zaman sola da oy vermedim onu da açıklıkla söylüyorum, vereceğimi de zannetmiyorum. Şimdi ikna edin kardeşim sandık gelsin ikna edin.  Vatandaşı ikna edin. CHP ikna edebiliyor musun? Efendim işte İstanbul seçimleri… Evet, İstanbul seçimlerini Ekrem İmamoğlu aldı ama konjonktüre dikkat edin içinde birçok fraksiyonun oylarıyla aldı. CHP tek başına, kendi oylarıyla almadı ki. Neden? Atatürk’e dönmedikleri için! Atatürk demek aydınlanma, bilim hep bunlar klasiktir ya evet ilericilik demektir. Ama Atatürk bir semboldür zihni bir muhtevası bir sembolizmadır aynı zamanda. Biz zihniyeti temsil eder. O zihniyete dönmediğin sürece oradan oy alıyor yani ne fark ediyor o onla ittifak yapıyor o onla ittifak yapıyor efendim 3-5 oy fazla alsın diye o +1 için aynı şey be kardeşim. Kendin olarak Atatürk’ün yolunda Atatürk’e dönmüş olsaydın. Bunu bana soranlar genel başkanlarına sorsunlar. Milliyetçiler milliyetçi genel başkanlarına, Atatürkçüler Atatürkçü genel başkanlarına, İslamcılar İslamcı genel başkanlarına sorsunlar, bana sormayın ben vatandaş olarak fikrimi söylüyorum.

Ha şimdi seçim olayları hatırlıyorsunuz genel seçimlerde baya bir kızdım bir video çekmiştim İzmir'deydim, köy evinde. Mustafa Kemal’in askerleriyiz dediniz neredesiniz? Yaz tatilinde plajlarda şurada burada. Şimdi bakın dikkat edin seçim olsa bugün Korona bahanesiyle filan herkes psikolojikmen eve kapandı ya herkes o haydaaa tatil köylerine işte stres atacaklar tatil köylerine plajlara filan. O anda seçim olsa emin olun yine kimse gelip doğru düzgün oy kullanmayacak. Gerçi yerel seçimler farklı oldu. Siyasetçiler bunları değerlendiriyor. E sizde bilimsel olarak siyaset yapın kardeşim toplumun nabzına, değerlerine bakın. Atatürk’e dön Atatürk’e! içinde envai çeşit insan bulunduracaksın, konuşturmayın beni ya. İstanbul il başkanından tut bilmem neyine. Sor bakalım İstanbul il başkanına çıksın kamera önüne ben köküne kadar Atatürkçüyüm desin. CHP’nin İstanbul il başkanı veya işte saydırmayın bana isimleri şimdi burada. Ondan sonra Abdullah Gül denen işte o malum şahıstan, Davutoğlu’nu da Başbakanken televizyonlarda çok eleştirdik günlerce haftalarca üstelikte Başbakandı o zaman. E ne oldu geldiniz bizim sözümüze AKP’liler o zaman siz bize işte şöylesiniz böylesiniz. Şimdi Davutoğlu’na benden daha fazla kötü şeyler, hakaretler ayıp ayıp yapmayın. Davutoğlu’ndan bu ülkeye fayda bekleyenler, Babacandan fayda bekleyenler… bunlar AKP’nin yavrucukları. Çıktılar şimdi Atatürkçüler ne yapıyor? Nasıl bundan 3 oy 5 oy oradan gelirse falan filan olursa AKP’yi böyle yıkarız. Atatürkçülük bu mu ya? Kendi zihni muhtevanla, kendi karakterinle, kendi fikriyatınla, kendi ikna ediliciğinle vatandaşa bir sunumun yok mu senin be! Bir oradan oy alırız bir Davutoğlu’ndan. Ya Davutoğlu’ndan, bak Davutoğlu atıp geziyor şimdi kusura bakma Ahmet Davutoğlu “bize oy verin…” Ya sen başbakanlık yaptın uyduruk bir başbakan oldun 2 tane yazar kalem çizdi seni Başbakanlıktan alaşağı etti. Sen şu anda nasıl milletten oy istiyorsun ki ne yapacaksın? Başbakan olmuştun zaten Başbakanlıkta duramadın iki kişi tuttu indirdi seni. İstikşafi görüşme oyun oynadın Türk Milletiyle o koalisyon moalisyon meseleleriyle hatırlıyor musunuz o CHP’ye gidiyor, geliyor, sırıtıyor, bıyık altından gülüyor. Şimdi de kalkmış bana oy verin göreceksiniz şöyle yapacağız böyle yapacağız… Sen zaten Başbakan olmuştun Allah tarafından muhteşem bir ikram gibi. Nitekim ne yaptın? Zaten senin ne yaptığını gördük. Şimdi ne yapacağını merak edenlere de yazıklar olsun. Babacan’a gelince o da AKP’nin çocuğu, gerçi şeydir o birazcık ekonomiyi filan şey yaptı. Abdullah Gül, Yüksek Askeri Şuralara şerh düşen adam. Bütün bu kaotik ortamlar hep bunların elleriyle oldu. “Stratejik Derinlik” kitabı yazmıştı değil mi? Televizyonda çok eleştirdik Suriye bataklığına soktu. Emevi caminde Cuma namazı kılacaktı arkadaşlar. Emevi camii kalmadı. Hatta o zaman televizyon da bir şey söylemiştim. Hani biz Suriye’ye giriyorduk Suriye bize girdi 5 milyon. Bakın Suriyelilerden hiç yayın var mı bu korona morona hikâyelerinde. Geçtiğimiz videolarda sordum çok kurcalamıyorum. Devletimi de zora sokmak istemem. Hükumet umurumda bile değil. Hükumete yazın kaydedin kardeşim eksiklerinizi, gediklerinizi şunları bunları sandık geldiği zaman bilimsel olarak ve bir kaliteli oy atan zihin olarak sandıkta sorun hesabını. Yazın bir kenara aha sandık geliyor meraklanmayın.

Şimdi bu meseleleri yüzlerce mail geldiği için özür diliyorum hani AKP’lisini anlattık işte İslamcı zihniyet. İslamcılık falan yok ortada. İslamcı birtakım insanları da seküler hayata kattılar. Onlarda acayip bir şey oldu. Dediğim gibi her şey tıkır tıkır işliyor. Ha devlet başkadır, iktidar başkadır. Ne olmasını bekliyorsunuz sokaklar karışsın. O, onu kessin o, onu kessin farklı şeyler olsun. Bu oyunlara Türk Milleti gelmemelidir. O yüzden itidale çağırmaya, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yasalarına, kanunlarına uymaya davet edeceğim her zaman. Beni dinleyen etki alanımda olan insanlara bu kadar basit. Bu da ne AKP’ciliktir, ne CHP’ciliktir, ne bilmem neciliktir. Ben, Türkçüyüm kardeşim. Bazıları söylüyor işte sen çok güzel kitaplar yazıyorsun. 10 tane kitap yazdım 1-2 tane daha çalışmam var yakında çıkacaktır nasip olursa. O tasavvuf kitapları, İslam kitapları çok güzel şeyler yazdın filan eee? ama şimdi Atatürk’ten bahsediyorsun. Aptal adam ilk kitabımda Mustafa Kemal’in nesliyiz diye ibare vardır “Bir Meczubun Rüyası”nda aç bak bakalım. Ağız değiştirmedim ki çizgim hep aynıdır benim milli ve maneviyatçı, anti Emperyalist, anti Siyonist açık ve Türkçü, maneviyatçı Hoca Ahmet Yesevi, Hünkar Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Sarı Saltuk, Geyikli Babalar, Kaygusuz Abdallar, Horasan Erenleri, İslam’ı en güzel yorumlayan, benim ruhuma en azından hitap eden yüce şahsiyetler, erenler. Hurafenize mi kanacağız? Emevi saçma sapan, Yezid propagandalarınıza mı alet olacağız?

İslamcılık bakın dünyada kaybetmiştir. İşte bir milyar yedi yüz milyon İslamcılık vardır arkadaşlar. İslamcılık bunlar içerisinde İslam olun Müslümanlar vardır. Çünkü Cılık ayrı, Müslüman ayrıdır İslam münezzehtir. Açlık, sefalet, işgal her türlü melanet İslam dünyasındadır, kaybetmiştir. Terörist algısı, çapulcu algısı bakın bunu 10-15 sene olmuştur kitapta da yazdım. İslamiyet’i terörle endeksleyecekler diye nitekim bunlar gerçekleşti Usame bin Ladinler, İşid’ler bilmem ne yazdık çizdik bunları gülüyorlardı. Onları anlatacak değilim. Ha bunları da söylememde ki sebep biliyoruz konuları ikide bir bana aynı şeyleri sormayın diye söylüyorum arkadaşlar. Şimdi öyle bir İslam algılaması var ki dünyada terörist, açlık, sefalet, rezalet değil mi? Bir Budizm’in altında sefalet bir din görünümü imajı verdiler dünyada. Şöyle bir dünyanın dışına çıkın bir bakın. Her ülkenin İslam anlayışı farklı. Sahte ümmetçilik hep eleştirmişimdir. Türkçülük, Türk birliği olmadan ümmet birliği olmaz demiştik. Nitekim Türk Milleti, Viyana kapılarına kadar gitti. Attila, Müslüman olmadan önce Roma İmparatorluğuna kök söktürdü, Papa Leo’ya ayağını öptürdü. Benim ecdadım! Arkadaşlar, dostlar, kıymetli budun bunu bir düşünün. Şimdi Türk Milleti mesela diyorlar ya “Türk Milleti İslam ile şereflendi.” Ne demek bu? İslam’dan önce şerefsiz miydi? Daha İslam filan yokken 1400 sene önce Türk Milleti 20-30 bin sene önce tamgalarda Tengri yazıyordu be! Ne diyorsunuz siz! Arapçılar, Emeviciler, Yezidçiler. Türk Milletini zaten bu yanlış İslam algısı, Arapçı din algısı mahvetti. Öbür taraftan Farslar, bu taraftan Araplar mahvettiler. Türk Milletinin ülküsü nedir? Kızılelma. İslam’ın böyle bir ülküsü var mı? İslamcılar hatta vatan kavramı yok. Ne diyor ayetten örnek göstererek “yeryüzüne nereye secde edersen ora vatandır.” Yok ya! Ayıp ayıp. Türk milletinin büyük bir ülküsüdür Kızılelma. Zaten o Kızılelma ile İslam’ı Viyana kapılarına bu Millet götürdü. Kelimeleri doğru konuşmak lazım. Efendim işte Türklükle ırkçı… Ne münasebet be! Benim atalarım, ecdadım altın elbise giyerken -ki bu şaşa ve azamet için değil- Osmanlı da savaşlarda olur 2 tarafta kendi azametini altınlarını, hazineyi götürür kim kaybederse o ganimet olur. Öyle değil, bunların her birinin bir sırrı vardır. Altın elbiseli adamlar varken, budununa da o elbiseleri giydirirken o sırmalı bugün de giydiğimiz o İç Anadolu bölgesinin, balkanlarda hani o Osmanlı sırma bayanların şeyi. İşte o altın elbiseli adamın geleneğinin devamıdır. Onlar altın değildir ama o süsleme sanatı büyük bir medeniyetin sanatı ve ulaştığı müreffehliğin bir göstergesidir. Şimdi nostaljisini yaşıyoruz. İslamcılık çöktü çöktü. Bak İslam’dan bahsetmiyorum. Müslümanlık gitti, müminlik önemli. Dolayısıyla da Türk Milleti ama gene var.

Şimdi ben madem buralara girdik arkadaşlar işte Türk Milletinin tökezlemesini isteyenler var bunu söyledik, hainler var. Şimdi bir de bizim mavi vatanımız var. Neresidir orası? Denizlerimiz, deniz karasularımız. Vatan topraklarının yüz ölçümünden hariç onun iki katı neredeyse denizin dibinde yani denizin içinde karalarımız var bizim. Mavi vatan. Şimdi bakın yine söylüyorum devlet güzel bir şey yapıyor Libya’da destekleyeceksin, destekleyeceğiz değil mi Doğu Akdeniz’de. E şimdi ortalığı karıştıralım, askerimiz orada efendim birde darbe… Hadi be! Hadi be! Soytarılığı bırakın be! Asker Libya’da, asker Suriye’de, İdlib’de asker Kuzey Irak'ta Irak'ın kuzeyinde, asker Kafkaslar'da Afganistan’da, Pakistan’da, Balkanlar’da ne diyorsun sen be! Asker, mübarek asker görevinin başında. Darbe yapacakmış da bilmem neymiş de falanmış bir de bazı şeyler var işte tanklara…. ya yapmayın bu işleri ya yapmayın be. NATO’nun en büyük 2. Ordusu Türk Silahlı Kuvvetlerinin tankını durduracaksın yapmak istese öyle mi? Ayıptır be tahrik yapmayın. Ama askerde tahrik olacak zihniyet yoktur. Vatan asker için kutsaldır asli görevleri O’dur. Vatan da herhangi bir şey tehlikeye girerse gereğini yapmakla mükelleftir. Askerle uğraşmayın, Türk Silahlı Kuvvetleriyle, Türk Ordusuyla uğraşmayın.

Evet, sorun bu genel başkanlarınıza siyasetçi genel başkanlarınıza milletvekilinize, seçtiklerinize bunlara sorun siz neyden yanasınız? Amerika’dan mı? Rusya’dan mı? Çin’den mi? Araplardan mı? Neyden yanasınız.

Şimdi kıymetli dostlar peki bu ülke niye bu hale geldi? Bakın geçtiğimiz günlerde de yine bu notlara da bakalım. Arapçılıkla, İslamla ayırın onu söyleyelim bak. Kızılelma’da Türk Ülküsüdür. Bunu niçin söyledim Müslümanın ülküsü değildir bu inancı. İnanç başka bir şeydir arkadaşlar. Yani Gagavuzlar Türk değil mi? Kazaklar Türk değil mi? Yani İslam dininden olmayan birçok soydaşımız, ırkdaşımız Türk değil mi? Türk. Bunlar şerefsiz mi şu anda. İslam ile şereflenmeyen bilmem kafir… hadi be! Türk Töresinden ayrıldığımız için bugünleri yaşıyoruz. İşte ne yapacağız diyen sorular var onlara cevap verelim. Her Türk annesi çocuğuna Türklük bilincini aşılayacak, Atatürk'ü aşılayacak. Bakın Kazım Mirşan Hoca ışıklar içinde yatsın tamgalar üzerine efsanevi eserler bıraktı. 50’ye yakın kitap, programlar yaptı kimileri akademisyenler biraz alay etti ama şimdi dünya o noktada onu arıyor. Türk dünyası en az 50.000 sene, 100.000 sene. Kim söylüyor Ahmet Taşağıl. Sibirya mağaralarına girin 100.000 senelik resimleri gösterdi. Yani İslam olmadan önce de Tengri diyen, Tek Tengri diyen bir soyun mensubuyuz. Şerefli haysiyetli onurlu, töreli bir mensubuyuz. Bunu dinle örtbas ettiler. Ne yapmamız gerekir. Türk anneleri Türk çocuklarına Atatürk'ü anlatacaklar.

 Devamı: 

https://www.onaltiyildiz.com/?haber,7902/kambaladan-selamlar-4



Bu yazı 3,674 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Haziran 2020 Kambala-6: Dabbe
    • 17 Haziran 2020 Nerden Nereye...
    • 15 Haziran 2020 Kambala-5 Kafesteki Cenin
    • 28 Mayıs 2020 Gök Taşı mı NASA?
    • 21 Mayıs 2020 Kambaladan Selamlar-4
    • 7 Mayıs 2020 Kambaladan Selamlar-3
    • 29 Nisan 2020 Pentagon UFO İstanbul
    • 17 Nisan 2020 Kambaladan Selamlar-2
    • 10 Nisan 2020 Kambaladan Selamlar
    • 31 Mart 2020 Koronorgan Kulağı
    • 27 Mart 2020 Kutsal Korona Aşısı, Aziz Korona mı? İnsanlığın Yeni Tanrısı mı?
    • 22 Mart 2020 Hz. Corana (ra) Açıklaması- Video-
    • 15 Mart 2020 Hz. Corona (r.a)
    • 11 Mart 2020 Virüsten Yağ Çıkarmak
    • 13 Şubat 2020 Şeytanın Ölçüsü: Işık Hızı Muamması
    • 30 Ocak 2020 Korkmayın, TÜRK Var!
    • 12 Kasım 2019 KUR'AN'DA TÜRK İSİMLERİ
    • 7 Kasım 2019 Siyaset Eşeği
    • 4 Kasım 2019 Cumhurbaşkanı Gitmemeli!
    • 8 Ekim 2019 Trump Ürür, Türk Ordusu Vurur

    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,641 µs