En Sıcak Konular

Oktan Keleş



Oktan Keleş
20 Mayıs 2014

Cumhuriyet Reisi



 


Cumhurbaşkanı seçimleri yaklaştı, toto başladı.Totoyu bir kenara bırakalım da real olaya bakalım:

1- Cumhurbaşkanı kim olacak, Erdoğan Köşk’e çıkacak mı? Çok istiyor, ama bir o kadar da endişesi var.

2- Endişesi ne? Parti dağılır, eski gücünü koruyamaz. Daha önce Özal’ın başına gelenler tekerrür eder mi?

Kısmen endişelerden biri bu olsa da asıl sebep bu değil. Zira yolsuzluk soruşturmaları asla kapanmayacaktır! Köşk’e çıksa bile bu davaları göğüsleyecek,  kendi yerine gelen kimse, kendisi gibi olamaz! Çünkü bir yerden sonra emanetçi, sadık kim olursa olsun muhalefetin;  Erdoğansız AK Partiyi, Erdoğan’ı konu ederek saldırmasına, mukavemet gösteremez. Çünkü muhalefetin eli daha da güçlenir. Mesela muhalefet ne diyecek; “bak Erdoğan kendini kurtardı, siz kaldınız vs.” Üstelik Erdoğan Köşk’e çıksa bile, muhalefetin Erdoğan hakkındaki diğer iddialarının  peşini bırakmaması ve bu konuda kendilerine ciddi müttefikler bulma olasılığı Köşk’te de  kendisinin pekte sağlam olmadığını hissettirir Erdoğan'a. 2. Soruya cevap kısaca; Erdoğan sessiz sedasız Cumhurbaşkanı olmaya razı. Yeter ki kimse arkasından uğraşmasın! Ama durum hiçte öyle değil. Yani iddia edildiği gibi “o yerinde duramaz, aktif yarı Başkanlık vs. istiyor” söylemleri doğru değil! Bu sadece bilmeyenlerin zannı. Arkasından uğraşılacağını bildiği için; yarı Başkanlık, halkın seçtiği güç vs. argümanları kullanma arzusu sırf endişeden. Aksi olsaydı güçlü Başbakanlığı devam ediyorken, bu koltukta aktivitesini sorunsuz sürdürürdü. Peki hırsı yok mu? İlk Başkan, yarı Başkan vs. var ama endişeleri de hadsafada.

3-Ak Parti içinde durum nasıl?

Ak Parti, Sayın Erdoğan’ın karizmasını çok iyi biliyor. Köşk’e çıkarsa,  yerine kendisinin bu konuda boşluğunu dolduracak karizmatik lider bulamayacağını da iyi biliyor. Seçenekleri kısıtlı, Köşk’e Erdoğan çıkarsa parti bölünür, dağılır, ya da evrilir. Yerine gelen liderle, mutlaka eskiye dayalı sorunlar milletvekilleri arasında vardır. Hizipleşme kaçınılmaz. Burada devreye 3. dönem şartı giriyor. Eski ağır toplar giderse, yenilerle bu iş, yani lidere Erdoğan üzerinden bağlılık mümkün mü? Değil. Ağır toplar, 3. dönem kuralını kaldırmak istiyorlar. “Kamuoyundan büyük baskı var.”  Bahanesiyle. Çok büyük sürpriz olmazsa 3. dönem kuralı kesinlikle kaldırılacaktır. Bunun sebepleri uzun, değinmeye gerek yok. Ak Parti içinde gündemleri paralel yapılanma olanlar da yavaş yavaş homurdanmaya başladılar. Ersoy Dede CNNTÜRK’te şöyle dedi: “Başbakan'a millet oyu paralel yapıyı bitirsin diye verdi.” İlginç bir çıkış, yani aslında çok oy alamazdı gibi bir anlamda ve daha bir çok anlamda çıkar bu cümleden ama şimdi   konumuz bu değil. Anlaşılacak kaygı şu; Erdoğan Köşk’e çıkarsa, paralel yapı ile mücadele zaafa uğrar; sözler, iddialar boşta kalır. Bu da Erdoğan Köşk’te iken Ak Parti’nin çöküşünü fazlası ile hızlandırır. Başbakan iken paralele ciddi bir yaptırım yapamıyor ya Köşk’te ne yapacak vs?  Tabandan da sesler yükselmeye başladı; “laf var, icraat yok! Paralelle ilgili ciddi bir dava yok vs." Buradan da şu çıkıyor; “Erdoğan Köşk’e çıkmamalı, zamanı değil”  diyenlerin sayısı bir hayli fazla.  Aslında Parti içi anketin aksine fazla. Buna karşı yani bu söyleme karşı Başbakan’ın argümanı şu; “en azından yarı Başkanlık yetkileri ile Köşk’te de paralel yapı ile mücadele ederim.” Bu yüzden paralel yapı bahane edilerek yarı veya Başkanlık sistemini getirmek isteyen bir Erdoğan var. Ancak risk çok, zira bir kanatta, çeşitli kurum kuruluşlarla, camialarla temaslı Ak Parti milletvekilleri; “kayıtsız şartsız Başbakan Köşk’e çıksın!” diyorlar. Azınlıkta olsa da piarları büyük bir kitle bunlar. Başbakan’ın Köşk senaryolarını en çok ateşleyen ses bu guruptan çıkıyor. Sebep; -bence çok azı hariç- iyi niyetli değiller. Başbakan Köşk’e çıkar ve yukarıdaki tüm riskler oluşursa hem Erdoğan hem Ak Parti tarih olur ki, bu risk çok büyük.

Peki Sayın Gül ne düşünüyor? Çok net Cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmek. Bunun çok sebebi var ama şimdilik bu kadar yeter.

Peki Dünya bu işe nasıl bakıyor? Başta İngilizler olmak üzere tüm Batı Sayın Gül’ün tekrar aday olmasından yana. Bu yüzden özellikle Ak Parti yandaşı kanallarda -diğerleri üstü kapalı- ÖZELLİKLE İngiltere aleyhtarı yayın ve söylemler hız kazandı. MESAJ KİME, KRALİÇEYE Mİ? İt ürür, kervan yürür. Birileri bir şey istiyor diye o olacak değil! Yanlış anlaşılmasın.

Ha birde bazı yazarlar var, Ak Parti tabanına ninni söyleyenler, masal anlatanlar. Gaz alanların en ilginci Abturaman Dilipak. Geçen tv'de büyü ayinlerinden bahsediyordu. Enteresan, merak ediyorum kendi elleri ile yağlı boya, Masonik herşeyi gören göz sembolünü yapıp, evine asmış mıdır kendisi ve neden? Dilipak'ı takip eden okuyucuları bu sorumuzu kendilerine sorsunlar bakalım, ne cevap alacaklar?

Burada Türk Devleti’nin dikkat etmesi gereken başka bir konuya değinelim; Dış güçler, yıllarca Hanedan'ı kullanmak istemişlerdir. Osmanlı Hanedan'ı buna pirim vermemiştir. Yine bugün özellikle alçak  İngiltere menşeili bazı sözler geliyor kulağımıza; Bazı tarih olmuş Beylikler'in (Osmanlı Hanedan'ı değil.) Bugün sözde devam eden bazı üyeleri, bu Beylik isimlerini, yüzükler üzerine devlet isimlerini yazıp, takıp  bir de kendi çevrelerinde; “kırmızı taş yüzüğü şehzadeler takar” deyip Türkiye’de bazı şehir isimlerini de değiştirip, Beylik isimlerini devlet olarak anıyorlarmış. Tabi masumane yapanlar, tarihi nostalji yapanlar için değil sözümüz.  Başkanlık sistemi olursa beylikler devrede olacakmış gibi davranıyorlar. Ancak bir Devlet vardır, o da yüce Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bir Millet vardır onun adı da yüce Türk Milletidir. Dış güçlerin, Karzai gibi kukla, bölücü paralelleri iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’ne karşı ayrı Devlet suçtur! Devlet bunları takip eder.

MİT yasası çok iyi olmuştur. Güçlü devletlerin, güçlü istihbarat birimleri olur. Yarası olan gocunsun, korksun MİT’in yetkilerinden. Polemiğe, endişeye gerek yok! Ama şöyle böyle demeye de gerek yok, bir şekilde kendi mekanizması kurulur içinde. Bir de idam cezası biran önce gelmeli. Büyük Devletlerin cihanşümul iddiası olma hedefi olan devletlerin olmazsa olmazıdır idam sopası.

Muhalefet yine gariban. Kılıçdaroğlu kılıcını kaybetmiş, bulan varsa versin. Ya Ak Parti’nin alternatifi  sanılan  Kamalak 0.1 oy artışını zafer ilan ediyor. Dedem, artık bırak git, yoksa yeni parti kurulacak; milli manevi değerleri kucaklayan… Sonra kimse milliyetçileri bölüyor, milli görüşü bölüyor demesin! Zaten deseler de inandırıcı olmazlar. Bu kadar seçim hezimetinden sonra sizinle olmadığını da gördüler de sineye çektiler. Dedeleri de al da git!

Başbakan yine gerginliğe yol açacak. 1 Mayıs kararını  gözden geçirse keşke. Bu usulle de gerginlik, kutuplaştırma metodunun kredisinin de bu konjonktür içinde tükendiğini görse. Konjonktür, dediğimiz gibi hızla değişmekte, bu değişen konjonktürü okuyamayan Başbakan Danışmanları, Başbakan'ı bu konjontür içinde daha ne kadar tutacaklar? Göreceğiz... 

Bir de evliya diye tanıtılan, algılatılanlar; Yunus Mevlana diye tanıtılanlar bir çoğu birbiriyle davalık olmuşlar. “Biz sadece Allah’a havale ediyoruz” deyip hakimlere de havale edenler şunu bilsin, DAVA ADAMI, davalar açmakla olunmaz!  Eee ne var bunda? Hem Allah’a hem kula, havale etmekte olmaz mı? Olur elbet, ancak MEVLANA YUNUS OLUNMAZ!

Saygılarımla.

Oktan Keleş

oktankeles@gmail.com

onaltiyildiz@gmail.com

Twitter @oktankeles

24 Nisan 2014 

 



Bu yazı 10,008 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Kasım 2019 KUR'AN'DA TÜRK İSİMLERİ
    • 7 Kasım 2019 Siyaset Eşeği
    • 4 Kasım 2019 Cumhurbaşkanı Gitmemeli!
    • 8 Ekim 2019 Trump Ürür, Türk Ordusu Vurur
    • 24 Ağustos 2019 Akdeniz Nükleer Tuzak mı?
    • 23 Mayıs 2019 Derin Analiz S-400, F-35 Meselesi
    • 31 Mart 2019 TERÖRİST BATI MEDENİYETİ VE ATEİZM
    • 19 Şubat 2019 ESKİ DÜNYA TASVİRİ
    • 4 Ocak 2019 Yapay Casus Zekalı Kulak Hırsızı
    • 30 Aralık 2018 Büyük Marketler Hastalık saçıyor
    • 27 Kasım 2018 Ata'ya Şikayet
    • 17 Kasım 2018 Bir Soru Bir Cevap
    • 26 Ekim 2018 Cemal Kaşıkçı Mesajı
    • 4 Eylül 2018 Gündem Değerlendirmesi
    • 27 Haziran 2018 Seçim Özel
    • 21 Haziran 2018 Çökerken
    • 7 Haziran 2018 Siyonizmin Trolleri, Üst Akılcılar
    • 24 Mayıs 2018 İşte Bu
    • 15 Mayıs 2018 Makariosun Çocuğu Mustafa Akıncı
    • 11 Nisan 2018 Kahrolsun Suudi Arabistancılık

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,201 µs