En Sıcak Konular

Oktan Keleş



Oktan Keleş
31 Temmuz 2012

KIZ KULESİ 1919



KIZ KULESİ 1919

 

Bilindiği üzere Milli Mücadele’nin başlamasının sembol tarihi 19 Mayıs 1919’dur.

Mustafa Kemal Paşa’nın, BANDIRMA vapuru ile  yola çıkıp, Samsun’a ayak bastığı tarihtir bu tarih. Her yıl, bu kutlu günü yad etmek ve anısını yaşatmak için günün anlam ve önemini çeşitli etkinliklerle kutlarız.

Bir de bu günün "resmi  tarih" anlatımları vardır; ATATÜRK’ÜN  Bandırma vapuru ile seyahati esnasındaki vakalar, anılar vs.

Bu konularla ilgili olarak yıllarca bir şeyler yazılıp çizildi. Hatta bu konuda belgeseller yapıldı. Ders kitaplarına konu oldu. Uzun uzadıya bu konulara değinecek değilim. Ancak, bu tarihi anlatımlara bazı itirazlarımız olacak. Özellikle Bandırma Vapuru ve yolculuğa başlama noktasına.

Yıllarca Bandırma Vapuru’nun eski olduğu, Karadeniz gibi hırçın dalgaları olan bir denizde yüzmesinin mucize olduğu, üstüne üstlük, Bandırma Vapuru’nun PUSULASININ olmadığı ya da bozuk olduğu, yol için lojistik erzak ve gerekli unsurların olmadığı… Buna benzer bir çok yalan yanlış şeyler anlatılmıştır. Bütün bu anlatılanlar maalesef "resmi tarih" olarak da  benimsendi. Tabi ki bunun böyle olmadığını biz biliyoruz. Ne zaman gerçekleri ifşa etsek, malûm korolar konsere başlıyor. Şunu belirtelim ki, bu durum bizi daha da şevklendiriyor.

İşte Bazı Gerçekler:

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E hem “müthiş askeri deha, teşkilatçı, planlamacı,” diyeceksiniz hem de “pusulasız, lojistik eksiği olan, yüzmesi sakıncalı bir vapurla koskoca bir milletin kaderini yüklediği gemiyle meçhule açıldı” diyeceksiniz. Öncelikle Bandırma Vapuru, bugünkü TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN temellerini taşıyordu. Yani yeni bir devletin kodlarını...

"Kurmay subayların ömrü plan yapmakla geçer" sözü, tarihe kazınmış bir sözdür. Mustafa Kemal Paşa’nın emniyetsiz bir gemi ile yola çıktığı söylemleri bizzat Paşa’ya karşı büyük haksızlıktır. İnsan, küçük bir sandalla balığa çıkarken bile gerekli hazırlıkları  yapıyor da… Neyse…

İşin Doğrusu:

Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a, Milli Mücadele’nin kıvılcımını tutuşturmaya gönderilmesi BİR DEVLET OPERASYONUDUR. Padişahı da aşan bir plandır. Tabi ki padişahın bilgisi ve yetkisi dahilinde hareket edilmiştir.

30 Nisan 1919 tarihli Resmi Gazete Takvim-i Vekâyi’de Atatürk' ün devlet kararıyla gittiği açıkça beyan edilir.

Şimdi yanlış bilinenlere ve itirazımız olan konumuza gelelim:

Atatürk,16 Mayıs 1919 gününün akşamı Bandırma Vapuru’na, Sirkeci’den değil, Kız Kulesi açıklarından binmiştir. Çünkü Sirkeci İngilizler tarafından sıkı kontrol altındaydı. Bu gerçekleri, Bandırma Vapuru’nun Kaptanı Kayserili İsmail Hakkı Durusu  anılarında anlattı. Böylece bir çok yanlış, açığa çıktı...

İşte  bu hatırattan bazı alıntılar: İSMAİL Kaptan’ın babası Hacı Ahmet Efendi de kaptan imiş. Yani denizci bir aileden geliyor İsmail Kaptan. 1891 tarihinde denizcilik okulundan mezun olmuş ve 1892 tarihinde Kayseri Vapuru’nda stajyer kaptanlık yapmış. Bandırma Vapuru’nun kaptanlığını yapmadan önce de Doğan Vapuru’nun Kaptanlığını yapmış. Atatürk’ü, Samsun’a götürürken, tam 27 yıllık bir kaptan kendisi. Üstelik Hindistan’a dahi gitmiş tecrübeli bir kaptan.

1919 yılındaki bu seyahat  ile ilgili çok önemli bir belgeyi aşağıda görmektesiniz. Bu belgenin içeriğini ileride inşallah açıklayacağız:



Bakın ne anlatıyor İsmail Kaptan; Atatürk’le ilk defa iddia edildiği gibi Bandırma Vapuru’nda değil, Şişli’deki evinde görüştüğünü, yolculuğa dair bir çok planlar yapıldığını, anlatıyor. Yine anılarında; 1 Mayıs’ta Bandırma Vapuru’nun kaptanlığına resmi olarak atandığını,15 gün önce hareket planlarını ve geminin rotasının dahi bizzat ATATÜRK tarafından kendisine verildiğini, bu plan doğrultusunda, rotayı kendisinin belirlediğini, anlatıyor.

Bandırma vapurunda bırakın pusulanın olmamasını veya bozuk olmasını; gemide birden fazla pusulanın ve hız ölçer aletinin bulunduğunu, gemi eski olmasına rağmen dayanıklı ve haftalar önceden defalarca bir heyet tarafından yolculuk için kontrolden geçirildiği, yazıyor anılarında İsmail Hakkı Kaptan. 1919’dan önce, 5 yıl sadece Karadeniz’de kaptanlık yaptığını da anlatıyor.  Burada bir bilgi daha öğreniyoruz: Atatürk’ün Samsun’a hareket ederken, ilk kalkış noktası olarak, Sirkeci’den değil, Kız Kulesi önünden kalktıklarını anlatıyor.  Atatürk’ün, Kız Kulesi açıklarında duran Vapur’a gizlice bir sandalla gelerek bindiğini, söylüyor İsmail Kaptan. Geminin İngilizlerce takip edildiğini ve büyük bir maharetle İngilizlere karşı  izini kaybettirdiğini ve o gün fırtına olmasına rağmen gemiyi iyi idare ettiğini, anlatır. Bunlar daha önce de yayınlandığı için bilinen ama unutulan bilgilerdir. İsmail Hakkı Durusu, bunları 1937’de Ulus Gazetesi’nde açıklamış fakat çok dikkat çekmemiştir bu hatırat. 15.11.1998 tarihli Milliyet Gazetesi’nde  bu hatırat: “Bir Ayıptan Kurtuluyoruz” başlığıyla verilmiştir.



(O dönemdeki Kaptanlardan biri, giyim ve kuşama dikkat edelim.)





 (Yukarıda gördüğünüz orjinal fotoğrafta Ertuğrul Fırkateyni de dahil olmak üzere bir çok gemiye denizci kaptan, deniz subayı yetiştiren okulu görüyorsunuz. Bu okulun bir sınıfının aralarında taktıkları isim ise Kız Kulesi Muhafızları, İsmail Kaptan da aralarında.) 
             

Şimdi asıl konumuza yani  hiç bilinmeyen bir hadiseye gelelim:

Hiç şüphesiz İsmail Hakkı Durusu yani İsmail Kaptan,1937’de Atatürk hayatta iken Ulus Gazetesi’ne ancak söyleyebileceği kadar beyanat vermiş ve hatıratını yazmıştır.

Burada  konumuzla alakalı kısım ise;  Atatürk’ün Sirkeci’den değil, Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuru’na,  bir sandalla gelerek Gizlice Bindiği ve hatta  Uğurlama Heyeti dahi istemediğidir, zira İngilizleri uyandırmak istememiştir.

Şimdi sıkı durun: Atatürk, Bandırma Vapuru’na binmeden önceki son ayak bastığı kara parçası KIZ KULESİDİR.Kız Kulesi önünde bekleyen Bandırma Vapuru’na binmeden önce Kız Kulesi’nde bir toplantı yapmıştır.

Şimdi sizlere 1919  tarihli Atatürk ile ilgili orjinal resimler sunuyorum. Bu resimleri Time Dergisi almış kullanmak üzere ancak kullanmamıştır. Buradaki resimler dediğim aslında yarısı yanmış film negatifleridir. Yarısı yandığı için kağıda basılamamıştır. Tab'ı yapılamayan; 3 cm'ye 2 cm ebatlarındaki bu filmlerdeki görüntüleri yüksek ışık altında fotoğraflamayı başardık. Sandalda ayakta duran kişi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Arkasında Kız Kulesi. Kız Kulesi'nin yanındaki yer ağaçlık gibi görünse de filmlerin yanmasından dolayı meydana gelmiştir.






Hava karardığında hazır bekletilen sandalla, daha önce Üsküdar kıyısındaki tarihi külliyesi olan Camii’nin mezbeleliğinde kamufle edilmiş, cephane ve kişisel özel lojistik unsurla vapura gizlice binmiştir. Atatürk ve bazı istihbarat arkadaşları, daha önce de Kız Kulesi’nde gizli toplantılar düzenlediği gizlenmiştir. Bu bilgi, o gün Bandırma Vapuru’na sandalla giderken kürekleri çekenlerden biri olan o günlerde teğmen olan Trabzonlu Teğmen Mehmet Ali’ye aittir.

Külliye'de izbe bir yerde saklanan, Bandırma Vapuru'na yüklenecek sandıkları aşağıda görmektesiniz.



 

Trabzonlu Teğmen Mehmet Ali, daha sonraki yıllarda anılarını yazmaya başlamış  maalesef tamamlayamadan vefat etmiştir. Yarım hatırat Genel Kurmayın elindedir. Hayli yıpranmış ve okunaklı bölümleri çok az olan kısımlardaki şu ibare oldukça önemlidir:

“o gece Mustafa Kemal Paşam, bizi, Kız Kulesi’nin kapısı önünde bıraktı, dışarıyı gözlememiz için. İçeride kimler vardı bilmiyorum. Ama kuvvetli dua sesleri kulağımıza geliyordu: Allahu ekber! Allahu ekber…! 15-20 dakika sonra bir aslan gibi heybetiyle sandala bindiğinde, fırtına iyice hızını arttırmıştı. Endişemi anladı ki; ‘korkma bir gün buralara yeni Devletimizin sancağı altında gezmeye geleceğiz,’ demişti. Demek ki zaferin müyesser olacağını, o anda, bir şekilde biliyordu.”

Evet yıllar sonra Atatürk sadece 56 gün kaldığı Savonaro yatı ile  Kız Kulesi önünden defalarca geçmiş, kendini selamlayan balıkçılara mendilini sallayarak karşılık vermiştir.




Şimdi Atatürk hakkında yazılan ilk hatırattan bahsetmek istiyorum. Ali Fuat Paşa'nın yazdığı ve 1923 tarihinde yayınlanan Atatürk ile ilgili bu hatıratın ne yazık ki, nüshaları ortadan kaldırılmıştır. Bir nüshası bizde olan bu hatıratı inşallah ilerleyen zamanlarda yayına hazırlayacağız.




Teklifim 1919 kutlamaları Kız Kulesi’nden yapılmaya başlansın. Zira burası Yeni Türkiye'nin  kurulmasının başlangıç yeridir. Kurtuluş’a atılan ilk adımın noktasıdır.

Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç noktasıdır Kız Kulesi, sembolüdür. Bandırma Vapuru’nun ilk harekat noktasıdır.

Sahte Bandırma Gemisi'ni bu millete kimler yutturmak istiyor?

 

1919 ruhunu saygı minnetle anıyorum.  

Ruhun şad olsun Paşam ve silah arkadaşları.

Bu yazımız da Türk Gençliği'ne ithaf ediyoruz.

 

Saygılarımla.

Oktan Keleş

 

oktankeles@gmail.com

onaltiyildiz@gmail.com

 

18 Mayıs 2012







Bu yazı 14,655 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Kasım 2019 KUR'AN'DA TÜRK İSİMLERİ
    • 7 Kasım 2019 Siyaset Eşeği
    • 4 Kasım 2019 Cumhurbaşkanı Gitmemeli!
    • 8 Ekim 2019 Trump Ürür, Türk Ordusu Vurur
    • 24 Ağustos 2019 Akdeniz Nükleer Tuzak mı?
    • 23 Mayıs 2019 Derin Analiz S-400, F-35 Meselesi
    • 31 Mart 2019 TERÖRİST BATI MEDENİYETİ VE ATEİZM
    • 19 Şubat 2019 ESKİ DÜNYA TASVİRİ
    • 4 Ocak 2019 Yapay Casus Zekalı Kulak Hırsızı
    • 30 Aralık 2018 Büyük Marketler Hastalık saçıyor
    • 27 Kasım 2018 Ata'ya Şikayet
    • 17 Kasım 2018 Bir Soru Bir Cevap
    • 26 Ekim 2018 Cemal Kaşıkçı Mesajı
    • 4 Eylül 2018 Gündem Değerlendirmesi
    • 27 Haziran 2018 Seçim Özel
    • 21 Haziran 2018 Çökerken
    • 7 Haziran 2018 Siyonizmin Trolleri, Üst Akılcılar
    • 24 Mayıs 2018 İşte Bu
    • 15 Mayıs 2018 Makariosun Çocuğu Mustafa Akıncı
    • 11 Nisan 2018 Kahrolsun Suudi Arabistancılık

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,908 µs