En Sıcak Konular

Tarık C.

Köşe Yazarı
Tarık C.
12 Eylül 2009

Sel İmtihanı, Dokuzlar ve Önceki Yazı Üzerine



Sel İmtihanı, Dokuzlar ve Önceki Yazı Üzerine

  Yazı yazmak mesuliyetli bir iş. Yazdığınız yazı ile bir şeyleri abad da edebilir berbat ta edebilirsiniz. Geçen hafta yayınlanan ilk yazım bunu bana bir kez daha hatırlattı. Yazı hayatına başlamamdan dolayı mesajları ile beni teşvik eden okuyuculara teşekkür borçluyum. Yapabileceğim hatalara karşı nazik ikazlarda bulunananlara da… Allah hepsinden razı olsun.

 Kitaplardan ve hayatın bizzat kendisinden anlayabildiklerimi paylaşmak için "vira bismillah"  dedik ve bir yazı kaleme aldık. "Kuzu postunda 9 Nazgul ve 2012'ye 3 kala…" Oktan Keleş Bey ile beraberliklerimin,  yazdığı kitapların bende oluşturmuş olduğu ve benim de diğer bazı bilgiler ile terkip etmeye çalıştığım bir makale idi. Kulağına üflenen ve ilhama açık bir insan değilim. Dolayısı ile yaptığım bir spekülasyondur. Bunu da sırf bir orijinalite olsun diye yapmadım. İnsanlık üzerine oynanacak olan, gelmiş geçmiş en büyük; Rene Guenon'un "Büyük Parodi" dediği bu büyük oyun ve ilizyona karşı neslimizi uyarmak için mini bir teşebbüs idi. Yanlışlarımız olmuş ise kusurumuza bakmayın ve acemiliğimize verin lütfen.

 Şimdi ise bu yazı ile alakalı yanlış anlaşılan bir kaç noktayı ve sitemizin de bugün manşet yaptığı haber ile ilgili birkaç şeyi açıklamak istiyorum.

 Yapmaya çalıştığım şey -haşa- kahinlik değildi. Sadece, tespitlerine çok itimat ettiğim bir gönül ehlinin yazılarından günümüze tutmaya çalıştığım bir projeksiyondu. Bunlardan bazısında isabet etmiş, bazısında ise isabet edememiş olabilirim. Dediğim gibi bu bir projeksiyon tutma çabasıdır ve netice itibariyle bir spekülasyondan ibarettir.

  Sel bir tabî olaydır. Her şeyin asıl müsebbibi Allah olduğu gibi sel felaketinde de Müsebbibül esbab Hazret-i Allah'tır. Tabii sebeplerin perde olması hikmetince, bazı tabî olaylarda insanların dahli olabilir. Aynı Oktan Bey'in ifade ettiği "küresel ısınma" senaryosunun Şeytanîler tarafından manipüle edilmesi ve yönlendirilme meselesi gibi… Şahsen bu Marmara sel imtihanında insan parmağı olduğuna inanmıyorum. Dokuzlar ile ilgili bir operasyon olduğunu zannetmiyorum; yanlış anlaşılmasın lütfen... O yazımda, daha çok gelecek nesiller ile alakalı şeytanî planlara; özellikle de "9" adlı filme dikkat çekmeye çalışmıştım. Zira bu film 09-09-2009 tarihinde vizyona girecek ve konusu itibariyle bu amaca hizmet edecek bir animasyondu. Başka şeyler içinde "Bekleyelim, bakalım bir şeyler olacak mı?" demiştim. Bu kadar… Yoksa bir rakamı uğursuz göstermek ve günlere lanet isnat etmek gibi, itikaden ters bir meseleyi savunmaktan Allah'a sığınırım.

  Ama enteresan tevafuklar da olmadı değil. Tekrar söyleme ihtiyacı hissediyorum: Bunlar sadece bir spekülasyondan ve beyin jimnastiğinden ibaret. Dilerseniz Arthur Koestler'in tabiri ile "mantıklı safsata" da diyebilirsiniz.

  Bir gazete var. Necip Fazıl "Babıali" kitabında bu gazete ile ilgili enteresan bir olaydan bahseder. Zannediyorum Cağaloğlu taraflarında yürürken Sedat Simavi ile karşılaşırlar. Simavi mealen: "Necip, öyle bir neşriyat çıkaracağım ki, fikri darağacına asacağım." der. Evet bu neşriyat çıkar ve daha sonra da "okuma"dan ziyade "bakma"nın ön planda olduğu, zihin hadımlaştırıcı ve insan mankurtlaştırıcı gazetecilik tarzı ön plana çıkar.

 Bu gazete sel münasebeti ile bir şeyler söyledi. Sedat Simavi'nin sözleri ile bizce amacı malum bu gazete, Marmara'nın 9 ile bir irtibatı olduğunu, 9'un Marmara ve özellikle İstanbul açısından "uğursuz" bir rakam olduğunu ima etti. Hakikaten enteresan.

  Şimdi o gazetenin o haberine binaen bende -latife kabilinden- birkaç şey söylemek istiyorum Marmara, İstanbul, sel imtihanı ve 9'lar irtibatı hakkında...

 1- Sel İstanbul'da 09-09-2009 tarihinde oldu. (Gazete zaten bunu söylemişti.) Bu İstanbul'un en büyük sel imtihanı oldu ve bazı yerler itibariyle İstanbul depreminden daha büyük bir tahribat meydana getirdi.

 2- Yazımızda özellikle İstanbul'a dikkat çekilmişti. ("9" filminin afişindeki bir yere ithafen.)


 


 


 3- İstanbul 2010 kültür başkenti logosunun hemen üzerindeki resim "Yüzüklerin Efendisi" filminden bir enstantane. Dokuzlar (nazgul) Arwen'i (filmdeki iyilerden) sıkıştırmışlar. Arwen "nehrin içerisinde", elinde kılıç atını şaha kaldırmış. Ve biraz sonra dokuzların onu "suda" sıkıştırmasına mukabil Arwen onları kendi tuzağına düşürüyor ve dokuzlar o suyun "sel" haline gelmesi ile sürüklenerek kayboluyorlar. (Sel imtihanına benziyor biraz değil mi? Enteresan bir tevafuk.)


 

 


 


  4- Bilin bakalım, Marmara Denizi'nde bulunan, İstanbulluların aşinası olan Prens Adaları'nın sayısı kaçtır? Ben söyleyeyim: 9  (Arwen ve dokuzların resmini bir daha hatırlayalım.)

 5- Oktan Keleş röportajlarında, Hızır Aleyhisselam'ın İstanbul ile çok irtibatlı olduğundan ve Kız Kulesi ile ayrı bir münasebeti olduğundan bahsediyor. (Sahi; Arwen'in kız olduğundan bahsetmiş miydim?) Dokuzlar ve Şeytan ile yapılan savaşın başkomutanlarından biri kim? (Oktan Keleş'in kitaplarını okuyanlar iyi bilirler.) İlhami Abi -pardon- Hızır Aleyhisselam.

 6- Çok sevgili Oktan Abimin 09-09-2009 Çarşamba günü (hastane randevusu saat 09.00) yeni bir çocuğu daha oldu. Bilin bakalım bu çocuğun cinsiyeti ne?

 Bu küçük tevafuklardan ve esprili yaklaşımdan daha fazlasını ne olur beklemeyin? Dediğim gibi sadece bir beyin cimnastiği kabul edin. Bu rastlantıların bir mânâsı olabilir mi, yoksa sadece her yerde olabilecek bir denk gelme mi, Oktan Abiye soracağım inşallah (Tabii karşılaşırsam).

 Oktan Abimizi Netpano ailesi namına tebrik ediyor, evladının Hak yolunda, vatana ve milletine hayırlı bir insan olmasını Rabbimizden niyaz ediyorum.

 Sel imtihanında hayatlarını  kaybetmiş, mübarek Ramazan ayında şehadet mertebesine mazhar olmuş vatandaşlarımızın ruhuna rahmet diliyorum. Vatandaşlarımızın zarar gören evleri ve mallarının inşallah sadaka hükmüne gireceğini Efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem)den öğreniyoruz. Rabbimiz en yakın bir zamanda yüzlerini güldürsün inşallah. Tüm milletimiz olarak hepimize geçmiş olsun.

Tarık C.

tarkci@gmail.com












Bu yazı 6,773 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Ekim 2018 2 Aralık 2014 Olayı
    • 20 Temmuz 2017 Ordan Burdan-15
    • 28 Haziran 2017 Ordan Burdan-14
    • 20 Haziran 2017 Ordan Burdan-13
    • 10 Mayıs 2017 Ordan Burdan-12
    • 22 Nisan 2017 Ordan Burdan-11
    • 21 Mart 2017 Ordan Burdan-10
    • 5 Mart 2017 Ordan Burdan-9
    • 8 Şubat 2017 Ordan Burdan-8
    • 25 Ocak 2017 Ordan Burdan-7
    • 28 Aralık 2016 Ordan Burdan-6
    • 25 Kasım 2016 Ordan Burdan-5
    • 28 Aralık 2015 Ordan Burdan-4
    • 5 Kasım 2015 Ordan Burdan-3
    • 5 Kasım 2015 Ordan Burdan-2
    • 10 Mart 2015 ORDAN BURDAN-1
    • 26 Kasım 2014 Surete Aldanmak
    • 14 Kasım 2014 Kalperenler
    • 1 Ekim 2014 Yol
    • 21 Ağustos 2014 Oxford’a “HAYIR!” Diyorum!

    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,222 µs