Hayır Tepeleri

Hayır Tepeleri

Hayır bizzat Yaratıcının en değerli hazinelerinden ve hazinelerin anahtarlarından biridir


26 Mart 2018 08:16
font boyutu küçülsün büyüsün



HAYIR TEPELERİ


Hayır bizzat Yaratıcının en değerli hazinelerinden ve hazinelerin anahtarlarından biridir. Zira bu anahtarlardan birine veya birkaçına sahip olan kul artık hayır sahibi olmuştur. O hayra; Hayır tepesine o kulun adı yazılır. Gönül tepesine hızla yaklaşıyorduk. İlhami Abi, Latif Baba, Yusuf, Cemil ve ben yılan gibi kıvrık yollardan etrafı seyrederek yürüyorduk. Bir müddet böyle sürdü. Derin bir hendeğin önüne vardığımızda İlhami Abi durmamızı söyledi.

Latif Baba’ya dönerek:

- Âdem, Nuri ve sen hendeği geçin.

Yine ayrılıyorduk onlardan. Latif Baba eliyle işaret ederek hendekten geçmemizi söyledi ve kendisi bir hamlede geçti hendeği.Arkasından bize işaret etti. Nuri’yle ben bir an duraksamamıza rağmen atlamamız gerektiğini biliyorduk. İnsanı ürperten bir çukurdu. Önce Nuri atladı. Geride ben kalmıştım. Latif Baba arkasını dönerek bana baktı. Gözleriyle atlamanın zamanı geldi der gibiydi. Bir Bismillah çekip atladım. Düşeceğim diye de hayli korkmuştum.

Düşseydim ne olurdu? Dünya hayatındaki hendekler de böyle değil miydi? İmtihan olarak ne kadar hendekle karşı karşıya kalmıştım. Hele hayır yolunun hendekleri ne kadar çok oluyordu ve o kadar da ürkütücü. Bunlar geldi gözlerimin önüne. Burası da dünyanın bir yansıması olduğuna göre.. İşte tereddütsüz atlamıştım.

- Ne o Âdem korktun mu?

Latif adına yaraşır bu latifeli ses bir ilaç gibi gelmişti.

- Dua et. Deve üstünde getirmedim buraya. Zira deveye
hendek atlatmak zordur.

İçimdeki gerginlik eriyip gitmişti:

- Baba dedim aynı latifeyle. Doğrusu bir develik yapacağımdan da korkuyorum. Bir an düşeceğimi sandım da.

- Düşebilirdin; ama dua et ki dünya hayatında Allah rızası için birkaç hendek atlamışsın. Müşahede âlemindeki hayrın buraya yansımasaydı düşebilirdin. Müşahede âlemindeki hendekleri aşmayı bundan böyle bir çukuru aşmak gibi değil, bir define sandığına ulaşmak gibi görecektim. Korkular, gayretler insana ter döktürüyordu; ama sonunda neler neler varmış. Onlar ter değilmiş meğer; birer elmas, birer inci, yakutmuş. Ha gayret Âdem atla atlayabildiğin kadar!


- Baba bu hendek nedir?

- Bu hendeği Şeytan kazdı. O lanet, hayra giden her yolun üzerine işte böyle hendekler kazar, kuyular açar ve engeller inşa eder. Hayra gelen Allah’ın kulları düşsün diye etraf bak hep kuyularla dolu. Bunlar da “Vehim kuyusu” Hayra gidenlerin
yollarına sıkça açar bu kuyulardan. Tek düşüncesi şu karşıdaki “Hayır tepeleri”ne o kulları ulaştırmamak. Ulaşabilene de “Hayır definesi”ni aldırmamak. Zira bu  Hayır tepesine, bu  hendekleri, bu kuyuları aşarak ulaşabilen kul bir de defineyi alabilirse “Hayrın sahibi” olur.

Hayrın kendisi sahibini bekler.Hayır bizzat Yaratıcının en değerli hazinelerinden ve hazinelerin anahtarlarından biridir. Zira bu anahtarlardan birine veya birkaçına sahip olan kul artık hayır sahibi olmuştur. O hayra (Hayır tepesine) o kulun adı yazılır. O hayra (o anahtarlara) sahip olan kullar maddi, manevi  birçok definelerin kilitlerini açarlar. Bunun için Kur’an’da hayır sahiplerinden sıkça bahsedilir ve hayırda yarışanlar anılır.

Gözlerim ister istemez, hayır tepelerine çevrildi. Acaba benim adım da yazılı mıydı bu hayır tepeciklerinden birinde?Birkaç eşin, dostun da isimleri vardı -ama hayrettir- dünya hayatında tanıdığım, ancak hiç ummadığım insanların ismini de görmüştüm birkaç tepecikte.

“Kimin hayır sahibi olduğunu Allah bilirdi.”

Artık bu lafza mutmain bir kalple teslim olmuştum. Olurken de için için utanıyordum. etraf hendeklerle, kuyularla doluydu. Latif Baba bana dönerek:

- Âdem şu hadisi unutma: Efendimiz (sav) şöyle buyurmuş:

“İçinizden birine hayır yapmak geliyorsa hemen yapınız; zaman geçirmeyiniz. Şeytan ve nefsiniz o iyilikten sizi alıkoymasın.”

Demek ki hendekleri zaman geçirmeden atlayacağız. Hayır tepesine ismimizi yazdırmak için hayırda yarışacağız. Bunları söylerken başımı aniden sola çevirdim. Çünkü değişik müzik sesleri geliyordu o yönden ve bir anda rengarenk gökkuşakları belirdi her yerde. Bir sürü sesler, cezbedici görüntüler...- Sakın oraya bakma! Kafanı bu tarafa çevir.Ne olduğunu anlayamamıştım. Latif Baba’nın yüksek sesle yaptığı bu uyarıyla hemen başımı çevirdim.

- Hayır tepecikleri senin istikametin doğrultusunda Âdem. Neden sola bakıyorsun? Sol tarafta gördüklerin, duydukların şeytanın insana hayır yolunu unutturması için kullandığı tuzaklar.Dikkat et! Bir an aklını, gözünü, kalbini o yöne kaptırırsan “Hayır yolu”nu unutabilirsin. Kehf Suresi’ni hatırla:

“YUŞA’YA (AS) BALIĞIN CANLANMASINI ŞEYTAN UNUTTURMUŞTU.”

Zira ayet böyle diyor. Kehf / 63. ve Enam / 68. ayetleri düşün.

“AYETLERİMİZ HAKKINDA İLERİ GERİ KONUŞMAYA DALANLARI GÖRDÜĞÜNDE ONLAR BAŞKA BİR SÖZE GEÇİNCEYE KADAR ONLARDAN UZAK DUR. EĞER ŞEYTAN SANA UNUTTURURSA HATIRLADIKTAN SONRA ARTIK O ZALİMLER TOPLULULUĞU İLE OTURMA.”

Bu ayetten de anlayacağın gibi Şeytan laneti hayır yolunun üzerine oturur. Engeller çıkarır. Kuyular, hendekler açar. Bunları aşanlara da en son silahı olan unutturmayı kullanır. Bu unutturmayı nasıl yaptığının ipuçlarını demin sola baktığında gördüğün görüntülerden, duyduğun seslerden anlamışsındır. Gördüklerine, duyduklarına yöneldin mi, hele de kalbini yönlendirdin mi gerisini sen anla.

“Ne ki O zannedersin O, O’na perde.”


Latif Baba’nın dediği gibi aklımı iyi kullanmalı, gözlerimi iyi açmalıydım. Hele kalbim... Çok dikkat istiyordu. Bir kere dalmaya görsün insan, her şey renk değiştiriyordu. Gerçek sandığımız bir sürü yanlış. Her taraf perde. Derya kıyısında da olsak ağa yakalandık mı sadece bir avuç filenin içinde çırpınıyorduk. Hep aynı yerde düğüm düğümdü ömrümüz. Ne acı! Haram lokmalar için boğum boğumdu boğazlar. Haram adımlar için hendek hendekti yollar.

Oktan Keleş

Melekler Ağlarken Sh. 189 vd) 








Bu haber 4,024 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (7)
  • yıldıray / 2 Nisan 2018 10:09

    emanetler

    şimdi bazı taşlar yeri yerine oturmaya başladı yıllardır konuyu kafamda soruyu oktan hacom pirim açıklamış oldu boşuna bir günde iki kere selde klamamışım .....
  • Ötüken Çocuğu / 26 Mart 2018 22:21

    Bir de şöhret tepesi vardı ALLAH Muhafaza... Muhteşem bölümler her zaman canlılığını koruyor yıllar geçse de...
  • Alaca / 26 Mart 2018 20:39

    Öğüt

    Bu çok çarpıcı bir öğüt. Ve nereye çekersen çek her yerde karşında farklı giysisiyle, farklı yaklaşımıyla, farklı tonlarıyla. Çok teşekkürler
  • Alperen Doğan / 26 Mart 2018 19:47

    Barış Manço

    İşte hendek işte deve
    Ya atarsın ya biçersin
    Baktın olmaz vazgeçersin
    Zordur almak bizden kızı.
  • Ozan Aydin / 26 Mart 2018 13:17

    HENDEK GELENEĞİ

    Hac 27:" ve insanlar arasında haccı ilan ettik ki, yaya olarak ve DEVELER üzerinde uzak dağ yollarının hepsinden sana gelsinler"

    Gasiye 17:" Onlar hala deveye bakmıyorlar mı ki nasıl yaratılmış?"

    Araf 77": Sonra DEVEYİ kestiler ve rablerinin emrine isyan ettiler ve şöyle dediler ya salih şayet sen gönderilen resullerdensen bize vaadettigin seyi getir"

    Buruc 4:" Hendeklerin sahipleri HELAK edildi"

    İste DEVE iste HENDEK
    Ya atlarsın ya düşersin...

    Deve ile Hendekten atlamak...

    HENDEKLERİ yerde, gökte ve mana da kazanlar, DEVEYİ yerde, gökte ve manada kesenler aynı gelenek sahipleri. Ama sonunda helak edilmişler...


    Bu gelenegi bozan, ateşi söndüren TÜRK ORDUSUNA selam olsun. TURK'ün milletine selam olsun.

    Ya HAK...
  • ziyaeddin çörekçioğlu / 26 Mart 2018 10:35

    Allah hayirli işlerden ayirmasin
  • e.y / 26 Mart 2018 09:40

    istikamet

    Rabbim ,gönlümüzü ,aklımızı ,ruhumuzu ,ayaklarımızı kendi yolunda sabit tutsun inşaALLAH...Hocam ,sayenizde çok şükür ki islamiyet bizim bildiğimizden daha güzel ve anlamlıymış .Hamdolsun ..Selam olsun arayanlara ,bulduranlara ,kavuşanlara...






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar