Sınırda UFO Operasyonu

Sınırda UFO Operasyonu

1999 yılında ışık saçan yabancı cisimlerin sınır hattında uçması üzerine önce bölgeye F-16 savaş uçakları, ardından helikopter ile Özel Kuvvetler Komutanlığı timinin gönderdiği ortaya çıktı


7 Ocak 2018 12:20
font boyutu küçülsün büyüsün


BİZ yazmıştık, bazıları inanmamıştı:
 
http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=484

Diyarbakır'da 1999'da 7'nci Kolordu Komutanlığı yapan ve daha sonra Balyoz davasından da uzun süre tutuklu kalan emekli Korgeneral Doğan Temel'in anılarını anlattığı kitapta, 19 yıl önce Mardin'in Nusaybin ilçesinde yapılan operasyonun detayları anlatıldı.

ELEKTRONİK SİSTEMLER KİLİTLENDİ

Temel kitabında, sınır hattı bölgesine gönderilen F-16'ların yabancı cismi yakalaması ile elektronik sistemlerinin kilitlenmesi sonucu döndüğünü, ardından özel kuvvetlerden bir timin helikopter ile bölgeye gönderildiğini ancak, UFO olduğu tahmin edilen cisimlerin daha sonra kayıplara karıştığını yazdı.

19 yıl sonra ortaya çıkan 'sınırda UFO operasyonu'


FOTOĞRAFLARI PAYLAŞTI

Doğan, kitabında UFO olduğu değerlendirilen ve sınır hattındaki askerlerin termal kamera ile çektiği fotoğrafları da kitabında paylaştı.

Diyarbakır'da, 1999-2001 yılları arasında 7'nci Kolordu Komutanı olmarak görev yapan ve 2003'te Harp Akmedemileri Komutan Yardımcısı iken emekliye sevk edilen Korgeneral Doğan Temel'in anılarını 'Torunum Sana Hangi Birilerini Anlatsam' adlı kitapta yazdı.

19 yıl sonra ortaya çıkan 'sınırda UFO operasyonu'


Kitapta, Güneydoğu- Terör, Kıbrıs ve İrtica konularında değerlendirmelerini yazan emekli Korgeneral Temel, 1999 yılında Türkiye-Suriye sınırında yaşanan ve bugüne kadar hiç bilinmeyen bir operasyon ve detaylarınıda yazdı. Kitapta, 'UFO'lar' başlığı altında detayları verilen kitapta şöyle denildi:

"TERMAL KAMERALAR KAYDETTİ"

"Mardin'in Nusaybin ilçesi yakınında, Suriye hududun­dan iki ışıklı cismin havadan hududumuzu geçtiği bilgisi geldi. Kolordu Harekât Merkezinden durumu takip ediyor­dum.

Değerlendirmelerimiz biri önde, diğeri arkada onu ta­kip eder görüntüsü veren bu iki ışıklı cismin, Suriye helikop­terleri olduğu şeklindeydi.

Suriye hududunda, biribirinden tamemen uzak ve fark­lı iki hudut karakolunda, gece görüşlü termal kameraların, yine biribirinden habersiz olarak kaydettikleri görüntüler son derece ilginçti.

"ANİ HAREKETLER, RENKLİ IŞIKLAR"

İki meçhul ışıklı cisim; zaman zaman bi­ri diğerini kovalar gibi, zaman zaman aniden havada asılı durarak, veya aniden hızlanıp ayrılarak hareket ediyor, ba­zen bir köye yaklaşıyor, bazen sarı-turuncu-mavi-yeşil ışıklar çakararak iniş yapıyor görüntüleri veriyordu.

"ELEKTRONİK SİSTEMLER KİLİTLENDİ"

Diyarbakır'daki 2'nci Taktik Hava Kuvvetlerinden, hazır bekleyen iki F-16'nın bölgeyi ve ışıklı cisimleri kontrol et­mek için havalanmalarını istedik. F-16'ların bölgeye yak­laşırken tüm elektronik sistemlerinin kilitlendiğini ve geri döndükleri bildirildi.

Gece yarısı olmuş, hepimiz merak ve biraz da heyecanla olayı takip ediyoruz. Helikopter olsalar, havada bu kadar saat kalmaları veya bu kadar hızlı hareket etmeleri mümkün değildi."

UFO'LAR İÇİN ÖZEL KUVVET KOMUTANLIĞI TİMİ GÖNDERİLDİ, UFOLAR KAÇTI

Emekli Korgeneral Temel kitabın devamında, operasyonu anlatırken, durumu yerinde incelemesi için Özel Kuvvetler Alay Komutanı Kurmay Albay H.K. ve bir özel timin Black Hawk helikopteri ile Nusaybin ilçesine gönderdiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu arada meçhul cisimlerden birinin Nusaybin kuzeyinde bir köyün yakınlarına indiği köye yakın jandarma karakolu kule gözet­leme nöbetçisi tarafından bildirildi. Özel Kuvvetleri bildirilen köye yönelttim. Özel tim, zorunlu olarak helikopterden inip yaya olarak köye ulaştığında, indiği söylenen cisim koybolmuş fakat köylülerce de görülmüştü. Kovalamaca sabahın ilk saatlerine kadar devam etti ve sonunda iki cisim Diyarbakır istikametinde gözden kayboldular.

"İKİ YANI ISIRILMIŞ ELMA KOÇANI ŞEKLİNDE"

Sabah ilk işim, olayı görüntüleyen termal kamera uz­manlarını ve ilgili Birlik Komutanlarını yanıma çağırarak bizzat dinlemek oldu. Termal kamera operatörü uzman er­baş gördüğü cismi; 'iki yanı ısırılmış elma koçanı şeklinde, altından turuncu, yeşil, mavi ışıklar çıkarıyordu' diyerek tanımladı.

"GÖRGÜ TANIKLARI ÇOKTU"

Diğer operatör astsubay ve görgü tanıkları da benzer şeyler söyledi. Görgü tanıkları çoktu; hudut karakolları, Özel Kuvvetler Alay Komutanı ve timi, jandarma karakolu görevlileri ve köylüler.

Elimde 1 yıl önce Diyarbakır güneydoğusu sema­larında görülen 4 meçhul cismin çok net çekilmiş bir fotoğ­rafı vardı. İfadelerle, bu fotoğrafta görülen meçhul cisimler aynen örtüşüyordu; 'İki yanı ısırılmış elma koçanı' gibi, renkli ışıklar saçıyorlardı."

"TEDBİR ALIN DEDİK"

Emekli Korgeneral Temel kitabında UFO olduğu değerlendirilen sicimler ile ilgili başından beri üst komutanlıklarına bilgi verdiğini kitabında anlatırken, "Çekilen görüntüler, video kasetler ve görgü tanıklarından bazılarını gönderdik. Bu arada, hudut birlik komutanlarına, uygun fo­toğraf makineleriyle ertesi günün akşamı için tedbir almala­rını ve tekrar görülmeleri durumunda meçhul cisimleri gö­rüntülemelerini istedim.

"ŞIRNAK'TA DA GÖRÜLDÜLER"

Şırnak'a yakın bir hudut karako­lumuz, bu kez kendilerinin oldukça yükseğinde, çok az ha­reket eden benzer bir cismi tespit ettiler. Ancak, gece çek­tikleri resim arzu edilen şekilde ve netlikte olmadı." dedi.

Emekli Korgeneral Doğan Temel, söz konusu F-16'lar ve Özel kuvvetler'inde katıldığı UFO operasyonu ile ilgili o zaman çekilen fotografları da paylaştı.

 http://www.ensonhaber.com/19-yil-sonra-ortaya-cikan-sinirda-ufo-operasyonu.html

 https://odatv.com/f-16-ve-ozel-kuvvetler-ufo-kovalamis-0701181200.html








Bu haber 3,469 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (5)
  • Metin / 9 Ocak 2018 11:08

    Hamdi kardese cevaptir...

    Ben ümitsiz hiç olmadim.Bu yaşa kadar kendi isimi kendim gördüm kimseden bir yardim ve beklentide olmadim.İster melek ister uzayli hic farketmez benim aklim fikrim iradem herseye yeter.Birlik olursak bütünlesirsek bizden güclü kim olabilir.Fakat benim burada anlatmak istedigim başkaydi.İstilaci ser tarafindaki uzayli varliklar dunyada kendi gibi olanlarla ittifak edip fasiklik ve savas karisiklik cikariyorlar bunun bilincindeyiz.İyiler dedigimiz taraf ise insanlara artik eskisi kadar guvenmiyorlar bunuda gormek lazim.Zaten onlar bir konsey olarak karar alip zaman zaman mudahale ediyorlar.Genelde savunmadalar.Ayrica turklere ayri diger insanlara ayri bakildigini dusunuyorsaniz cok yanilirsiniz.Dunyada milyarlarca insan var.Ayrim iyiler ve kotuler seklindedir.Nice bilinmeyen baska milletlerden iyi tarafta olanlar var.Bizim su durumda yapabilecegimiz tek sey gelisen olaylari iyi analiz edip iyilerin tarafinda durmak ve bilinc olarak suurlu olmak.Siyasi ve basit cikarlar cercevesinde bakip konusmamak.Bize bizden baska yardim eden olmaz...Daha cok sey var soylenecek ama daha bu bakis acisiyla hazir degiliz.İnkar edilecegini dusundugum icin geciyorum...Bir cok sey yikilacak ama zamani var.
  • Hamdi cenk düzgit / 8 Ocak 2018 10:54

    Metin Bey'e cevaben

    Metin Bey,
    neyin gerçek neyin hayal olduğunu ayırt ederken , her tür önyargıdan uzak hareket etmek gerekir. UFO denilen makinaları dünyada imal edilmiş ve dünya dışı kaynaklı olarak görmek mantıklı elbette, ancak şerlilerin verdiği "yardım"ile imal edilenlerin teknolojisi çok geride...
    Türk Devleti kadimdir Metin Bey bunu unutup ta ümitsizliğe kapılmayın.Çaresizlik senfonisini dinleyip de gerçek gücü,medyada gösterilenin çok altında olanların masallarına da kanmamanizı tavsiye edicem...
    Göktürklerin yardımına ve savaşına bizzat şahit olan birisi olarak şu kadar söyliyeyim Türk Devletinin yerlerde ve göklerde müttefikleri var bizim de onlara akıl bilim ve vicdan boyutunda ulaşmamız şart.armutu beklerken bir şeyler yapmak lazım Türkler de o gereken şeyi her yerde her zamanda yapıyorlar!
  • emrah / 7 Ocak 2018 16:50

    ufolar kaçtı

    Özel kuvvetler gidince ufolar bile kaçtı,düşman nasıl kaçmasın :)
  • metin / 7 Ocak 2018 14:44

    Cinlerin uçan daireleri

    Artık gözünüzü açın nolur...Ufo dediğiniz araçlar insanlar tarafından geliştirilmiştir çoğunlukla.Bu bilgiyi verenleri kenara koyun ama çoğu insan yapımı ve kullananlar da insan.Dunya dışından gelenler yok demiyorum ama onlar bu işi dünyadaki yandaş satanistlere vermişler devamlı gözcülük ve çeşitli şekillerde bozgunculuk ifsat çalışmalarındalar...Hayali bir şeylere inanmayı bırakalım artık bunlar safsata çünkü.En eski kavimlerden beri dünya dışından gelen çeşitli türlerin istila ettikleri toplumlar bunlara tapmışlar tanri ilah diye...Ellerindeki çeşitli teknolojilerle kendilerine taptırmışlar cahil insanları...Dünyadaki belli odaklar bunların teknolojisini alıp geliştirip kullandı ve kullanıyor.Bunları söyledik hep zamanında.Osmanlıdan sonra bunları kafaya alıp kullanan nazi almanyasıydı.Amaç Müslümanların öcünü almaktı.Fakat iş çığrından çıktı.Ellerindeki bilgileri kaptırdılar amerikaya rusyaya.Zaten nazileri maddi olarak destekleyenler yine bu çeteydi...Uzun lafın kısası uçtu kaçtı işleri çoktan bitti.Artık dünya dışından gelip hiç bir insana yardım etmiyorlar çünkü zamanında ettiler sonuç ortada...Sadece kötüler azgınlar ve istilacılar hala iletişimde kendi yandaşlarıyla...Esasında bunlarda aynı insan psikolojisinde şımaran yoldan çıkan egolu düşünmeden duygularıyla hareket eden vesaire...O nedenle tarih boyunca doğru düzgün bir hayr gelmemiş gelende kişisel fayda olarak sınırlı kalmış...Ben isterdim ki tüm insanlığı komple hidayete iyiliğe adalete yönlendirecek eşitlilk ve saygı sevgi yayacak bir bilgi güç destek gelsin...Maalesef olmamış olmazda.Onlarda da okadar geniş bir vizyon yok ve bunun hiç bir vicdani sorumluluğunu hissetmiyorlar.Bizim kümesteki tavuklara baktığımız gözle insanlığa bakıyorlar.Olsada olur olmasa da...Ki bu yüzden defalarca insan oğlu yok edilip tekrar üretilmiş bildiğin labrotuvar yeryüzü...Dindar geçinenlere sorarsan bu durumun çıkış yolunu bulmuşlar Allahın takdiri deyip...Aldatılmayı bir an önce bırakıp objektif düşünmeye ve sorgulamaya başlayalım yoksa durumlar daha kötüye gidiyor esaret yolu görünüyor heberini vereyim...
  • M Balcı / 7 Ocak 2018 14:01

    Konuya benzer yaşanmış bir olay

    Yıl 1994 Sonbahar. Mardin sınır. Görevim Tabur Nöbetçi Amirliği ( Yedek subay 5 ay uzatmalı, teğmen rütbesi) Gece dolunay var. Saat 23:30 sıralarında Güney de( Suriye tarafı) ay büyüklüğünde ama çok daha parlak bir ışık belirdi. 01:00 sıralarında İnsiyatif alarak Kriptoyu çalıştırdık. Durumu Diyarbakır hava radar komutanlığına raporladık. Yaklaşık saat 04:00 sıralarına kadar sabit bir şekilde durdu ve bir anda kayboldu. O zamanlar bizim elimizde sadece filmli basit fotoğraf makineleri vardı. (Onunla çektik ama fotoğrafları tab ettirdiğimizde görüntüler tam seçilemiyordu.)
    Haberdeki tek ışıklı fotoğrafı görünce yaşamış olduğum bu olayı aktarmak istedim.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara