ÇALIŞTAY: Kalpoder 12. Çalıştayı

ÇALIŞTAY: Kalpoder 12. Çalıştayı

ÇALIŞTAY: Kalpoder 12. Çalıştayı


30 Aralık 2017 10:00
font boyutu küçülsün büyüsün


ÇALIŞTAY: Kalpoder 12. Çalıştayı

 İlkini denediğimiz ve Kalperenleri Gökbörü ve Gökpars adlı iki takıma bölerek gerçekleştirdiğimiz münazaralı çalıştay çok çekişmeli geçti. Hakikat avcısı Kalperenlerin kimin daha çok hakikatı gizlendiği yerden çıkartacağı format üzerine kurulan münazara çok çekişmeli geçti. Bundan sonra Gökbörülerle Gökparslar konuşulacak.

 https://www.kalpoder.com/2017/12/28/munazarali-calistay-16-12-2017/

 








Bu haber 2,282 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (8)
  • Nurgul tan / 13 Ocak 2018 04:03

    Resulullah in Türk u ovmesi

    HZ Muhammed (sav) turkler hakkindaki bilineni..
    Istanbul elbette feth olunacaktir. Onu fetheden komudan ne guzel komudan, onu fetheden ordu ne guzel ordudur..
    Hz Muhammed (sav) turklerle ilgili dedikleri soyledir: Turk dilini ogreniniz, cunku Turklerin cok uzun surecek bir hakimiyetleri vardir... Ulu ve Aziz Allah diyor ki; benim Turk ismini verdigim ve masrikta iskan ettigim bir takim askerlerim vardir ki herhangi bir kavme karsi gazaba gelecek olursam o Turk askerlerimi iste o kavmin ustune saldirtirim...
    Turklere isaret eden ayet Maide suresi nin 54 ayeti
    Ey iman edenler! Sizden kim dininden donerse, bilin ki Allah onlarin yerine oyle bir topluluk getirir ki, Allah onlari sever, onlar da Allah i severler. Onlar mu' minlerekarsi alcak gonullu, kafirlere karsi güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. Hi bir kinayicinin kinanmasindan da korkmazlar. Iste bu,Allah 'in bir lutfudur. Onu diledigine verir. Allah lutfu genis olandir, hakkiyla bilendir..
    El-Mearic 40,41 ayet.
    Muhammed suresi 38 ayet.
    El Enbiya 105 ayet.
    El Hac 41 ayet . Bu ayetlerde Turkler i isaret ettigi kabul edilmektedir.
  • yahya kaptan / 1 Ocak 2018 19:27

    programı dinlerken uykuya daldım. sayın oktan keleş i ruyamda gördüm. hayrolsun. teşekkurler bu guzel program için
  • Kaan murat / 1 Ocak 2018 03:14

    Rica

    Üstadlar gönül ister ki nargile sesi motivasyonumuzu bozmasın ama bozuyor.Tam odaklanıp dinleyemiyoruz.Buna bir çözüm Allah aşkına.Tüm kalperenlerin yeni yılı kutlu olsun.
  • Ukab / 1 Ocak 2018 01:45

    Sırrin sahibi

    Geliyor hak hakikat günu gonlunu Allaha mirad(ayna) eyleyen kurtuldu (Cemal Baba hzleri..)


    Bir bakmissin olmus ,birgecede bin yıl yıl olmuş,kendi bile bilmez kendini ,Habibin halifesidir o,hemde ta kendisi ,çıkagelir kara nin bir köyünde ,hemde kızalaçalan o cennetül bakide ,feyizlenir İNSANI KAMIL IN golgesinde.....
  • seyhan baş / 31 Aralık 2017 01:46

    Ön türk

    Rahmetli kazım mirşan hocamızın söylediği Orhun alfebelerinde Göktürk yazısının olmadığı ordaki yazının ökük türk yani rabbani türk yazdığını söylemişti saygılarımla.
  • alaca / 31 Aralık 2017 01:09

    11. Çalıştay

    Çok güzel ve zevkli bir münazaralı çalıştay oldu. Katılımcıların hepsine çok teşekkürler. Son bölümde Oktan Abi özellikle yerinden kalkıp Ali İmran 79. u bilgisayardan bulup vurgulayarak Rabbani kullar olunuz ayetini okuması ilgimizi çekti ve ritüellerle de bir bağantısı vardır gibi geldi bize. Rabbaniyetin özelliklerine baktığımızda Maide suresi 44. Ayette 2 farklı bir yaklaşım göze çarpmaktadır. Birincisi Rabbani olanları Hidayet üzerine olanlar, ikincisi de Ahbarlar yani nur üzerinde olanlardır. Hidayeti anlatabilmek için doğru yol yada orta yol demek eksik kalacaktır. Ayette Kitabı korumakla görevlendirilmiş ve Şahit oldukları vurgulanmıştır. Ahitlerine sadık olan bir zümreye Rabbaniler denilmiştir. Kitapta ki töreyi korumakla da nurani boyutu gösterilmiştir. Bunu ritüellerle yada ibadetlerle birleştirirsek Allah’ın bizim ibadetimize muhtaç olmadığını bunu kendimiz için istediğini Oktan Abi söylemişti. Bunun gerekliliği görme hassasının gelişmesi açsından zaruridir. Peygamberimiz Sav. Gözümün nuru namaz derken görmeye vurgu yapmış ve konsantrenin olabilmesi için belli ritüellerin yapılmasının mecburiyetini dile getirmiş olabilirler. Tasavvufta ki Aynel yakin olayı vuku bulabilmesi için belli şartların insan eliyle, diliyle, fikriyle olgunlaştırılması mecburi gözükmektedir. İnsan İlmen yaptığı tefekkürlerinde ne kadar doğru isabet ederse etsin Aynel gördüğü şeyleri yorumlamasında farklıymış gibi görülebilir. Bu farkı anlayabilmek için Münir Derman Hazretlerinin “şahin gibi” bir de “umman gibi” sözlerinden anlayabiliriz. Eski Türklerin Kam Ayinlerine bu gözle bakabilirsek bir çok önyargıyı da kendimizden uzaklaştırmış olacağız. Göl içindeki bir damlanın oraya gelirken hangi tecrübelerden geçmiş olabileceğini düşünerek bulması başkadır, yaşayarak görmesi bambaşkadır. Bunları biz kendimiz yaşadığımız için değil mantıksal olarak bu şekilde olmalı gibi düşünüyoruz. Tekrardan teşekkürler
  • Kıbrıs Fatihi / 30 Aralık 2017 19:37

    Hay maşallah

    Helal olsun canlar. Çok güzel bir konsept olmuş. Çalıştayın sonunda buğazım düğümlendi. Hepinizden Allah razı olsun inşallah. Selam ve dua ile
  • Ismail bayar / 30 Aralık 2017 17:06

    G-izli

    Gizli ye giden yolda gidene bir iz vardir.
    Adımlar atıldığında heyeyanlandıran bir tiz vardir
    Bir adim kalbe-bir adım akla baglı
    Gizliden muammaya ince bir titiz vardır






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara