Arkaik Dönem Çalıştayları

Arkaik Dönem Çalıştayları

Arkaik Dönem Çalıştayları


5 Aralık 2017 15:26
font boyutu küçülsün büyüsün



Arkaik Dönem Çalıştayları; 

 

Bitmiş olanın değil, henüz başlamayanın, uyarısıdır!


“Yaklaşıyor, yaklaşmakta olan. Ve siz gülüyorsunuz da, ağlamıyorsunuz! Ve siz gaflet içinde oyalanıyorsunuz!” (Necm Suresi  57.60.61. ayetler)

Gönül sultanımız, sevgili Oktan Keleş’in önderliğinde bir süredir yaptığımız ve devamı nerde biter kestiremediğimiz çalıştaylarımızın asıl amacının geçmişte yaşanmış, bitmiş olan olaylar ışığında yaklaşan büyük tehlikeler için bir uyarı olduğunu daha ilk çalıştay, ilk açıklamalarda hissettim ve bazı koldaşlara burada anlatılan geçmiş değil, gelecektir demiştim.

Tüm peygamberlerin uyardığı, tehlikelerin arifesinde olduğumuzun deklare edilmesi, bu çalıştaydır.

Yukarda verdiğim ayette çok açık bir uyarı ifadesi olup, aklımızı başımıza alarak, hakikat ve hakkın yanın da olmamız gerektiğinin en net açık uyarılarından biridir.

Çalıştayımıza başlarken; sultanımız bize yine bir ayet ile ufuk açtı. “Esatir-ül evvelin” yani “Eskilerin masalları” ifadesinin olduğu ayet ile konuya girdik.

Ayeti hatırlayalım. “Ona âyetlerimiz okununca, “Eskilerin masalları” der. “  MUTAFFİFİN- 13

Bu ifade birçok surede aynı şekilde (Esatir-ül evvelin) yine birkaç kez tekrar edilmiştir.

“Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.”NEML-68

“Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman, “Öncekilerin masalları” dediler.”NAHL-24

“Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.” KALEM-15

Ayetlerden de anlaşılacağı gibi insanlar her dönemde uyarılmış, lakin başına gelmeyeni ya da görüp, anlayamadıklarını masal, efsane, hikâye diye alaya alarak kendini kandırdığını anlıyoruz.

Gerçek ağır ve mücadele istediği için insanlar gerçeklerden kaçıyor. Avami tabirle; “Cehalet mutluluktur.” Deve kuşu gibi gerçeği görmemek için kafasını cehalet kumunun içine sokup kendince bilmediği, görmediği tehlikeden uzaklaştığını sanıyor.

Uyarıcılar, yani peygamberler dinlenseydi; Kutsal metinler, mit ve efsanelerde anlatılan büyük helak, yıkımlar olmazdı. Tarih sürekli tekerrür ediyor.

Kuran’da anlatılan büyük olayların o gün yaşayanların anlayacağı kelimeler ile anlatılması ve artık bu günkü teknoloji ile anlamının tam oturması bize Kuran’ın gücünü bir kez daha açıkça gösteriyor.

Arkaik dönem öncesi, ancak mit, masal, hikâye ya da efsane olarak anlatılanlardır. Somut verilerin olmadığı zamanların hikâyesidir.

Arkaik dönem; gerçeklerle, efsanelerin birbirine girdiği söylencelerdir.  Mitoloji ve sembolizm ile bu güne gelenlerdir.

Zamanın en eski dönemlerinde anlaşılamayan olaylara yüklenen doğaüstü, akıl almaz, güç yetmez durumların masalsı anlatımlarıdır.

Bu gün dahi anlamlandıramadığımız olayları, doğaüstü güçlerle açıklamaya çalıştığımızı düşünürsek,  binlerce yıl önce ki insanları anlamak için, sembol  ve benzetmelerin üstünde çok detaylı düşünmeliyiz.

Öğretmenimiz sevgili Oktan sultanımızın dediği gibi “kelime arkeolojisinden” yararlanarak bu zamanın teknoloji, ilim ve donelerinden faydalanarak daha kapsamlı bakmalıyız.

Eski zamanlarda anlatılan olağan üstü durumlar ve olayların belki de o zaman gerçekten yaşandığını ve sonraki nesillerin ellerinde ki gücü, ilmi kaybederek, sanki sıfırlanmış bir zamandan başladığını düşünmek gerek.

Daha önceki sohbetlerde sultanımız hep bir zaman resetlemesinden, sıfırlamasından bahis etmişti. Bu süreçte tüm birikimini kayıp eden insanlık, sıfırlanmış ve yeniden başlamıştır.

O halde, efsanelerde anlatılan Mu ve Atlantis kıtası savaşı gibi tarihin belirli devirlerinde büyük olaylar olmuş ve insanlık kendi kıyametini, sonunu hazırlamış olduğunu görürüz.

Bu yıkımlardan sonra ayakta kalan insanlığın yeniden bir hayat kurması ve yeniden belli bir seviyeye gelmesi çok uzun zaman almıştır.

Bu süreçte eski, kültürel ve dini yazıtlarda anlatılanlar dikkate alınmalıdır. Ki bizim için en önemli değer olan Kuran’ın helak kıssalarından anladığımız da bazı devirlerde büyük yıkımlar olmuştur.

Mesela bir sayha ile yıkılın bir kavim. (Semud kavmi) Sahya; şiddetli, korkunç ses demektir. Bu gün bilimsel olarak sesin yüksek desibel düzeyinde yıkıcı olduğunu anlıyor ve biliyoruz.

Yine, Kuran da Lut a.s.’ın yaşadığı ve uyardığı kavmin yok oluşu ile alakalı anlatımlardan da sanki nükleer bir silah ile yok olduklarını görebiliriz.

Buradan şöyle bir düşünce çıkarabiliriz, insanlık bazı devirlerde teknolojik olarak çok üstün bir seviye ye gelerek, kendi helakına sebep olmuştur.

Günümüz teknolojisi de akıl almaz ilerlerken, insanlık ya da güç, bilim elinde olanlar, sanki eskilerin masalların da ki gibi kendilerini “ilah!” Sanırken yine yanlış zannı ile acaba kendini yıkıma mı sürüklüyor?

Gidişat eski zamanlarda ki gibi, güç sarhoşu olan insan. Elinde ki gücü olumsuz ve diğer varlıkların iyiliği yerine, yıkımı için ya da azınlık bir zümrenin, elitlerin çıkarı uğruna kullanma yarışında.

İşte bu azgın, azınlığın planlarının deşifresi ve yaklaşan tehlikenin anlaşılması için bu çalıştayların yapıldığına tüm kalbimle inanıyorum.

İnsanlığın düşmanı, bu sefer çok güçlü ve planlı olarak geliyor. Tüm zamanlarda ki aldığı yenilgilerinden edindiği tecrübe ile çok yönlü planlar ile adım adım geliyor.

Bu sefer, yapay zekâ, robot diyerek yaratma iddiasın da bulunacak. Uzun ve sağlıklı yaşam diyecek. Kim bilir teknolojik olarak sanal bir yaşam sunacak.

 Saldırıları, biyolojik silah, salgın hastalık, nükleer saldırı ile devam edecek. Belki de, ayrı ayrı yaptığı her planı, aynı zamanda devreye sokacak.

İnanmıyor ya da bilmiyor olabilirsiniz, uzay ve başka galaksilerden müttefikler edinerek belki de geçmiş, gelecek her şeyi kullanarak saldıracak.

Bu yüzden en başta söylediğimiz ayete dikkat çekiyorum. “Yaklaşıyor, yaklaşmakta olan. Ve siz gülüyorsunuz da, ağlamıyorsunuz! Ve siz gaflet içinde oyalanıyorsunuz!” (Necm Suresi  57.60.61. ayetler) Ayetlerin olduğu sure ismine dikkat! Necm yani yıldız! Yıldız ile uzaya, evrene bir dikkat çekme olduğunu görmemiz gerek.

Kuran’ın bazı surelerinin isimleri, Necm, Kamer ve Şems! Bu isimler Yıldız, Ay ve Güneş anlamlarında dır. Bu sureler üzerinde tefekkürlerimizi artırmalıyız.

Ve yine Kuran sürekli ayet başlarında; Yıldız’a, Güneş’e, Ay’a ve Asr’a yani zamana yemin ediyor. Burada bizlerin durup düşünmesi gerektiğine inanıyorum.

Asra, yani zamana dikkat çekilirken, “Asra yemin olsun ki, İnsan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (ASR Suresi)

 ASR suresinde, insanın zararda olduğu ancak iman edip, güzel işler, iyilik yapan ve birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin ziyandan uzak olduğunu söylüyor.

Buradan da şöyle bir anlam çıkarmalıyız. Öyle bir zaman gelecek ki, herkes yanlış, delalet içindeyken, sizler hak ve sabır ile uyarılarınızı, ikazlarınızı yaparak, hakikati öğrenip, öğretiniz. Sabırla, “kınayanın kınamasına aldırmadan” uyarılarınızı yapın.

Bu bir uyarı ve gerçeğe çağrıdır. Duyan duydu. Duymayan uyudu.

Bu mücadele, Hak ile batılın mücadelesidir.

Bu mücadele, gelecekten gelen şerliler ile Ötüken’den (geçmişten) gelen rahmanilerin mücadelesidir.

Biz bu yolda karınca misali, Hak ve hakikatin tarafındayız. Maksat taraf belli olsun.

Hedefe, zafere varamasak ta, yolunda ölürüz. Elbette bir gün, kesinlikle zafer, hakikatin ve hakkındır. 

O zaman sen nerdesin?


BEKİR ÖZTÜRK


 


 


 


 


 









Bu haber 2,902 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (24)
  • Zeliha Türk / 8 Aralık 2017 17:47

    Yaşa varol, demir bilek, güzel yürek koldaşım
  • oktan keleş / 8 Aralık 2017 11:14

    varol

    komanbay Can bekirim
  • Bekir ozturk / 7 Aralık 2017 12:20

    Nuh kardesim

    Nuh kardesim tesekkurler uyari için
    Eyvallah
  • semsondokuz / 7 Aralık 2017 12:05

    Selam Aleyküm

    EyvaAllah...
    Arefesindeyiz...
    Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olurmu?
    Kalemin keskin ola...
    Allah Allah...
  • Abdulkadir DEMİR / 7 Aralık 2017 06:26

    ..

    Kalemine, canına sağlık. Güzel ve açıklayıcı bir yazı olmuş.
  • Mustafa Şahin / 6 Aralık 2017 20:22

    Birileri var !

    Yüreğine sağlık Bekir ağabey.Kelimeler gönlünden kopmuş anlaşılan.
    Hayat eylemdir ağabeylerim ablalarım.Zamanı boşa harcamak en büyük budalalıktır bence.Hayata haz almak için geldiklerini sananların vay haline.Hala titreyip kendine gelemeyenler var.Gerçeği görüp gözünü kaçıran korkaklar var.Bunlar da biliyorlar sonbahardan sonra kış geleceğini.Bunlar Ağustos böceklerinden başka bir şey değildirler.Kış gelip çattığında anlarlar yedikleri haltı.Ama iş işten geçmiştir artık.Yazıklar olsun o Dünya ya gezip tozutmak için gelenlere...
  • nuh hozar / 6 Aralık 2017 15:30

    delalet ve dalalet kalem sürçmesi

    sevgili Bekir abi biz senin yolundayız,kelimeleri kullanırken biraz daha hassas olunursa yol erleri için daha aydınlatıcı olur,burada dalalet demek isterken imla hatası nedeniyle yanlışlıkla delalet yazılmıştır
    delalet: 1-aracılık.2.kılavuzluk.3.mec.im,iz.4.
    (bir işte, bir konuda) aracılık etmek, yardımcı olmak.
    5.kılavuzluk etmek, yol göstermek.6.anlamına, demeye gelmek, anlatmak, göstermek.
    7.belli etmek, belirtmek.
    dalalet:sapınç,sapkınlık.
    hörmetler eder ellerinizden öperim hakkınızı lütfen helal ediniz maksadımız kimseyi yargılamak değildir o'na giderken doğru gidebilmektir
  • KİM BİLİR (ADEM) / 6 Aralık 2017 12:59

    Sen Ancak Haşyet Duyanı Uyarırsın

    Kalemine ve yüreğine sağlık Bekir yoldaş. Uyaran her kulunun dilinden uyarıyor.Bizlere düşen Sorular sorular sorular bir türlü bitmek bilmeyen sorular açılmak için genişlemek için soru sormamızı istiyor Rahman ayetlerini açıklamak diliyor bizlere o yüzden muhatapsın yüzümü çevirdim sizlere diyor ama sen dönüp bakmadın bile Allah burda kendini özünü bilebilecek kapasitede yarattığı kuluna sitem ediyor , sesleniyor ve ne diyor bizlere Yasiyn süresini iyi okuyalım 7-) lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yu`minun;
    Andolsun ki onların ekseriyetinin (birçoğunun) üzerine o söz (Şakavet hükmü,Allah'tan perdelilik) hakk olmuştur... Bu sebepden onlar iman etmezler.
    8-) inna cealnâ fiy a`nakıhim ağlâlen fehiye ilel`ezkani fehüm mukmehun;
    Muhakkak ki biz onların boyunlarında ağlal (halkalar, kayıtlar, bağlar?) oluşturduk... O (ağlal) çenelerine kadar (dayanmış) dır... Artık onlar (boyunlarını çeviremedikleri için; yani, boyun eğme-hakikatlerine itaat-teslimiyet-fena’dan engellendikleri için) başları yukarı doğru kalkıktır (dik başlılardır).
    9-) ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feağşeynahüm fehüm lâ yubsırun;
    Onların önlerinden bir sed ve arkalarından bir sed oluşturduk da böylece onları (gece karanlığı gibi) bürüdük (her yönden perdelenip kapatıldılar)... Artık onlar görmezler.
    10-) ve sevaün aleyhim eenzertehüm em lem tünzirhüm lâ yu`minun;
    Onları uyarsan da uyarmasan da onlara birdir; iman etmezler!. Rahman Ademi kendi sureti üzere halk etti.Yarattı kelimesi kullanamayız burda Ka(l)beErenler Adem ismi ile halk olunan zürriyet kendi özünü yani Allah'ı kendinde tanıyıp bulabilme ona erebilme özelliği ile vasıflandırılmıştır.Yani atanmıştır,meydana çıkarılmıştır.İnsansı ise sadece dünya hayatı için yaratılan kulluk edegelen mahluktur.Onun dünyası yeme,içme,zenginlik,süs eşyaları,seks,gezme,eğlenme,mülk sahibi olma bedenselliğini Rab ilah edinmektir.Siz böyle birine uyarıda bulunduğunuz zaman onun fıtratında ilahi olan yöne karşı bir bağlılık mevcut olmadığı için sizin uyarınız fayda vermez tam tersi bir etki meydana getirir azgınlıklarını (bedensel arzu ve istekleri daha da şiddetlenir) ellerinden çıkmasın diye her türlü gayri ahlaki durumu sizin için hazırlarlar:))Yani Adem kelimesi ile işaret edilen insansı bedeninde atanan, meydana getirilen halife ins+AN'dır. Yani beşeriyet diye tabir edilen kelime şuur varlık olan Adem'in beden bilinci artı içinde bulunduğu arzın, yer kürenin kanunlarına tabi olan bedenidir.Arz (şuurun içinde bulunduğu beden)+(bedenin içinden bulunduğu yer küre)+ (yer kürenin içinde bulunduğu 7 kat yerin aşağısında bulunan en sefil yaşam (esfeli safiliyn) birinci kat sema diye tarif edilen şuur boyutu) Yukarıların yukarısı da (iliyyin) 7 kat semanın en üst şuur boyutu.İnsan var oluşun sonsuz basamaklarına yolculuk için yaratılmıştır bu yönüne rasul (risalet boyutu) ile işaret (zira kendini tanımanın sonu yoktur:)) edilmiştir.Dünyevi olan yaşam biçimine işaret edilen yönünü ise (nübüvvet boyutu) yani nelerin yapılması ile nelere ulaşılacağı bilgisi haber (nebi) verilmiştir.ALİ İMRAN-191 Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı). Onlar (öze ermişler) ayakta, otururken ya da yanları üzere uzanmışken Allâh'ı anıp (hatırlayıp), semâların ve arzın yaratılışını (günün getirisi ölçüsünde evren ve derûnu ya da beyin indînde bedenin yeri ve özelliklerini) tefekkür edip; "Rabbimiz, bunları boş yere yaratmadın! Subhan'sın (yersiz ve anlamsız bir şey yaratmaktan münezzeh, her an yeni bir şey yaratma hâlinde olansın)! (Açığa çıkardıklarını değerlendirememenin getireceği pişmanlıktan) yanmadan bizi koru" (derler). YASİYN SÜRESİ 11-) innema tünziru menittebeazZikre ve haşiyer Rahmane Bilğayb* febeşşirhu Bimağfiretin ve ecrin keriym;
    Sen ancak Zikre (hakikatına, O+Ku(r)Nân’a) tabi olan ve Bil-gayb (gaybı-hakikatı olarak) Rahman’dan haşyet duyanı uyarırsın... Onu bir mağfiret ve keriym bir ecir ile (B sırrınca) müjdele!. KURÂN “B” MEÂLİ. Rahman olan Allah'a kulluk onun kendisini bize bildirdiği şekilde tanımak.
  • Neo / 6 Aralık 2017 12:28

    İki farklı rüya KAMER

    Bu yazıyı okumamıştim.iki rüya gördüm 2 gün önce.
    İlki kabus gibiydi.
    Sanki hipnoz edilmiş insanlar bir rampaya doğru yürüyüp,yukari doğru çıkıyor,ve orada önce kafa derilerini kesip alan,daha sonra kafalarını kesen garip dünya daki varlıklara benzemeyen varlıklar.daha sonra bu kesilenler kıyma makinası gibi döner platforma atılıp aşağıdan kanları,bekiri kafalari vs çıkıyordu.kimse karşılık vermiyor sadece sonlarını bile bile o rampadan yürüyüp hipnoz olmuscasina başlarını önlerine koyuyorlardi..bir grup isyana kalkıştı ellerden bicaklar alındı ama çok az kişi kaçabildi,etraf hapishane gibiydi..

    2.ruya

    Ay ,dolunay gibiydi

    İkiye yarıldı
    Yeryüzüne düştü gibi yere serildi..

    O tarafa doğru "Ay yarıldı,kıyamet yaklasti,ayetini okuyarak,la havale ve la ilahe ....diyerek kostum..bir grup insan daha koştu.onumde biri düşüp öldü,ben la havle çekmeye devam Edip ayın yanına koştum..

    İki mezar gördüm..

    Kabir...biri Hz .Adem ..diğeri HZ Nuh

    İdi..

    Rüya bitti...


    Allah yardımcınız olsun..
  • alaca / 6 Aralık 2017 10:49

    Teşekkür

    çok güzel bir makale olmuş. Teşekkürler.
  • Savaş / 6 Aralık 2017 09:34

    ÖZ

    ÖZ'ü anlatımı ÖZTÜRK gibi. VAR olasın abi.
    Yaşananların perde arkasını aralayan yazılar. Allah ilmini arttırsın İnşAllah.
    Selam ve dua ile...
  • mete / 6 Aralık 2017 05:26

    ... Asr ... en şiddetli şekilde "Usare"mizi çıkaran zaman...

    Tavsiye ettiniz hakkı sabrı
    Son gündemde Tavsiye, vasiyet ve Vasi kelimelerinin köklerinin aynı olması şaşırtıyor adeta mucize olarak aciz bırakıyor...
  • ASLI HANZADE / 6 Aralık 2017 01:20

    ANUNAKİLER

    Yazıda tam olarak açıklanmış sayılmaz ama bilenler biliyor ve daha fazla yazılar yazılmalı insanlar bu konuda bilinçlendirilmeliler. Oktan Keleş hocamız ve tüm fikir kardeşlerine , yoldaşlarına çok teşekkür ederim Yüce ALLAH yardımcıları olsun .Eksiklerimizi kapatmak adına çok faydalanıyoruz ve çok fazla kirli bilgi mevcut hatta çoğu gerçek dışı ve kafa karıştırıcı o yüzden insanlık bilenlerden hizmet bekliyor .
  • Ece UZEL / 6 Aralık 2017 01:14

    ÖTÜKENLİLER

    Büyük bir merakla sürüklenerek okudum.İnsan daima HAKTAN yana ve tetikte olmalı...Gönlünüze ve kaleminize sağlık.
  • Serhat Turkmen / 5 Aralık 2017 23:10

    Yorunge ve Mantik ilmi

    Soyle bir cikarimda bulunabilinir, eger gezenlerin bir yorungesi var ise,

    gezegenlerin uzerinde bulunanlarinda bir yorungesi bulunmali,

    yani bir hersey bir donusum icerisinde bir programi, yaradilis yorungesi,

    Matematikte bu bir nevi Turev olarak dusunulebilir,

    uzun lafin kisasi, bazen oyle noktalar cikiyor ortayaki

    ve kelimeler kifayetsiz kaliyor ve sadece noktalar var

    insan caresiz ve ayni zamanda kendi kendine care

    yani zitliklar

    ve bilinc gerek, yani cozulmus denklemler yeniden cozulmeli

    ve dunya hayati zindan misali sabir gerektiriyor ve ayni zamanda ise akil

    cunku sonsuz olan bir varlik sonlu olan seylerle tatmin olmuyor

    yunusun dedigi gibi bana seni gerek seni diyordu

    Tengri Biz Menen

    Tum Kalperenlere Selam




  • Neo / 5 Aralık 2017 22:29

    Ay yarıldı

    Ay yarıldı ve kıyamet yaklaştı.onlara deliller gösterildiği halde onlar yalanladılar,görmezden geldiler.
    Nefislerine uyan huylarin peşinden gittiler.
    Halbuki onları uyaran ayetler gelmişti.
    Bu Kur'an adalete ulastiran,
    Sağlıklı ve hikmetli bir topluma götüren bilgiler içerir.
    Öyle ise sende onlardan yüz çevir
    Çünkü onlar gözleri,zilletten düşmüş halde kabilelerinden cikiverir..
    Onlar ki İsrafil in sesini duyduğunda
    Bu çok şiddetli ve çetin Birgün dur deyip cagriciya koşacaktır.bundan önceki Nuh'un milleti Nuh'un yalanlayip delildir demişlerdi.Nuh yardım dilemisti.

    Şuan dan itibaren bu kadar süre kaldı..bir gemi yapım süresi...değişim için..

    Hayırlı olsun
  • Hüseyin Kozan / 5 Aralık 2017 20:53

    Elden ne gelir

    Çalışmalarınızı yeni yeni takip ediyorum. Bahsettiğiniz durumları sizin çalışmalar haricinde de görebiliyor. Denizlerin tutuşturulması örneğini ele alırsak; ilgili ayet :

    http://www.kuranmeali.org/81/tekvir_suresi/6.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

    Ve deniz suyunun tutuşabildiği haberi :

    https://www.youtube.com/watch?v=e8utkoK2DhA

    Haberde bahsi geçen elektromanyetik dalgalar için de manyetik kutupların yer değiştirirken magnotosferin kısa süreliğine bizi korumayı bırakması ile mümkün olabilir:

    http://magneticreversal.org/

    Manyetik kutuplar ters dönünce belki güneş de batıdan doğar. Allah bize hayır ve kolaylık versin.

    Yaklaşmakta olan yaklaşırken aldığınız tedbirler var mıdır ? Bizim yapabileceğimiz birşey var mıdır ?

    Belki büyük olaylar sonraları olur ama bu bahsettiğim manyetosferin kalkmasıyla kullanılan elektrikli araçlar da kullanılmaz hâle gelebilir. Üstünlük sağlacaksa kılıç kalkan dövmeye mi başlasak ?
  • dertli mümin / 5 Aralık 2017 20:51

    yaklaşıyor az kaldı

    bekir bey güzel yazmış allah razı olsun nacizane bir ekleme yapayım şeytanilerin hollywoodu kendi emelleri planları için sıkça kullandıkları malum zombiler uzaylılar mesih vb. birçok konuda kullanıyorlar marvelın infinity war isimli filminin fragmanı yayınlandı konusu şöyle bir anda gökyüzünde (new york semaları) bir boyut kapısı açılır uzaylı yaratıklar işgale katliama başlar bu konu bana çok tanıdık geldi https://www.youtube.com/watch?v=6ZfuNTqbHE8
  • Çiğdem / 5 Aralık 2017 19:34

    Ne mutlu Türk um diyene

    Bekir bey kalemize sağlık. Karınca misali Allah cumlenizden razı olsun. Hayır olsun gönüllere dolsun. Selam ve hurmetlerimle
  • Hüseyin Eroğlu / 5 Aralık 2017 19:07

    Kuran tüm Zaman'lara hitap ettiğine göre gelecek zamana da hitap eder. Acab Kuran'ı Kerim'de geçmiş de olduğu yazılan helak olayları gelecek de olmuş olamaz mı.
  • x / 5 Aralık 2017 18:51

    YILDIZ ☆

    Ya Allah , Ya Nasip, İlahi Plan, Kader, Ahir, Kıyam...
    ...
    ...
    ...
    ( Döne(r)nce )
  • Orkun akar / 5 Aralık 2017 18:21

    Sözün özü

    Selam selam.Bekirim,koldaşım kalemine saglik.Ne de guzel ozetlemişsin.Evet lain yine aynı oyunu sergiliyor,tanrilardan olmak,sonsuz olmak,ölümsüzlük....Hasat vakti yaklaşıyor,hakkin yaninda olanlara selam olsun....
  • Hamdi Cenk Düzgit / 5 Aralık 2017 16:45

    Tengri , ilmimizi cesaret ve basiretimizi artırsın! Ben bu uyarıyı; sayın Oktan Keleş Kağanımızın bitmez tükenmez sabır ve yardımlarıyla ve sevgili Koldaşların desteği ile duyanlardan sadece biriyim.
    Allah sizlerden razı olsun ki, ben kendimden Türk yaşasın diye geçmek kararında olanlardan biriyim.
    Uyarı çok ciddi,bunu bilimsel olarak görebilmek bugünün şartları ile artık mümkün iken, uyarıyla alay edileceği 1400 yıl önceki Kuran'da yazıyor! Dikkat! "yaklaşan yaklaştı" artık anlamazsanız da anlasanız da bizler , sizler için de mücadele ediyoruz ve kanımızın son damlasına kadar edeceğiz...
    "Hayatta en gerçek yok gösterici bilimdir" diyen Atamızı dinleyin bari, bakın neler olmuş ve oluyor,parçaları üst üste koyun,puzzle' ı nasıl yaparsanız yapın ortaya çıkan resim aynı...
    Kağan'ım! ,
    Allah senden razı olsun, bizlere gösterdiğin emeği biz 100 ömür yaşasak da ödeyemeyiz ama öderken de tereddüt etmiycez. Allah bizi mahçup etmesin.
    Bekir Tuğbeyim,
    kaleminden dökülmüş olan her satırı anlayabilmeyi ve anlatabilmeyi Rabbim hepimize nasip etsin.
  • ilknur / 5 Aralık 2017 16:39

    Çalıştaylarda da bahsedildiği gibi düşününce hata mı yapıyorum yada bu düşüncem beni yanlışa mı sürükler dediğim yerde düşünmeye nokta koyuyordum. Tefekkürleriniz yeniden bambaşka bakmamı sağladı.Hiç mi aklınızı kullanmazsınız diyor yaratan evet kullanmadık korktuk korkutulduk.Kuranı nasıl meal edildiyse düz okuduk.yeri geldi konudan konuya atlanmış bu nasıl olur deyip anlam veremedik sığ bir bakış açısıyla.Oysa hiçbirşeyi eksik bırakmadık diyor yaradanımız.Türk olmak istiyorum .Allahın ayetlerini yaşayarak Cebraili yaşatmak istiyorum. İyijki varsınız Kalperenler.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar