Yola Çıkış

Yola Çıkış

Yola Çıkış


4 Ağustos 2017 08:46
font boyutu küçülsün büyüsün



YOLA ÇIKIŞ …

Beklenen gün gelmiş ve  tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Aşağı yukarı görev dağılımı belli olmuş Bayram sevinicini yaşayan çocuklar misali Sultanımıza kavuşma heyecanı VE Kopuz Ata 5 in yayınlanan son bölümünde belirtildiği üzere yaşanacak olanlara şahit olacak olmamızın heyecanı,  yola çıkmadan tüm bedenimizi ve ruhumuz sarmıştı. İlk duyurulan toplanma zamanı  29 Temmuz Cumartesi Sabah 07:00 şeklinde olması hasebi ile bir çok kalperen arkadaşımız gibi bizlerde 1 gün öncesinden yola koyulmuştuk. Sultanımıza Yük olmamak adına en azından Cuma gecesini bir başka yerde konaklama düşüncesinde iken , Sultanımız ,Gelecek olan herkesin mutlaka bulunduğu köye intikal etmelerini isteyerek istisnasız herkesin KOCA GÖNLÜNDE yeri olduğunu ve herkese eşit muamele ile yaklaştığını yaklaşacağını, makam , mevki ,rütbe kariyer vs..nin  burada geçerli olmayacağını ve ısrar ile böyle davranacağını Tüm Kalperenler e bir kez daha açık seçik göstermişti. Bizler gibi oturuyor, bizler gibi yiyip içiyor ve bizlerle beraber oluyor bizi bizden daha çok yani ,,biz kalperenleri düşünüyordu. Teşbihte hata olmaz ise BİZE BİZDEN DAHA FAZLA TAHAMMÜL GÖSTERİYORDU. Diğer yazı gönderen arkadaşların da belirtmiş olduğu gibi Adakların yerine getirilmesi ile birlikte 29 Temmuz Cumartesi günü 16:00 da ki oğlak ziyafetinin ardından ÖTÜGEN e varmak için yola çıkmıştık.22 Araç ve 80 Koldaşımız ile birlikte  zamanın da sınırlı olması nedeni ile kısa bir ……….göl ziyaretinin ardından Nihai olarak araçlarımız ile varılması gereken noktaya gelmiş, ARAÇ İN komutu ile birlikte yaklaşık 250-300 Mt yüksekliğe tırmanışa geçmiştik. Zorlu bir tırmanışın ardından Sultanımızın işaret etmiş olduğu Ardıç ağacının altında ki  ancak bir yol genişliğindeki düzlüğe yerleşmiştik. Dağa  Tırmanış esnasında , kimi koldaşlarımızın tecrübeli olması onlara avantaj sağlarken, belki de ilk defa böylesi zorlu bir tırmanış ile karşı karşıya kalan bir çok Koldaşımız  ve Bacı beylerimiz için de zorlu bir tırmanış olmuş oluyordu. Tecrübe sahibi Koldaşlarımızın yardımları ile Tırmanış eksiksiz , Tam ve herhangi bir kazaya mahal vermeyecek şekilde tamamlanmıştı. O günün kahramanlarını herkes bilmekte idi..

Başkanımız ve Sultanımızın emri ile Ateş yakılmış ve etrafında konuşlanılmıştı. Kısa bir süre sonra hava kararmaya başlayıp gecenin karanlığı tamamen üzerimizi kapladıktan sonra Oktan Sultanımız Eski Türk Kıyafetleri içerisinde belki de bir rütüelin tamamlanması adına… Ok ve YAY ile birlikte Tavşan avlanmaya gideceği söyledikten kısa bir süre sonra; ,  tek bir ok ile vurulmuş bir tavşan elinde, bulunduğumuz yere gelmişlerdi. Sonrasında diğer arkadaşlarında bahsettiği gibi Kanser hastası birine ulaştırılmak üzere bir parçasını ,ve kalan diğer kısımım tüm kalperenlerce az da olsa tadılmak sureti ile yenilmesini istemişti. ( bu olayda  dahi , ne hikmetler yatıyor nice  sırlar barındırıyordu…. )

Bir müddet sonra Sultanımızın kolbaşılığın da  Dr. Cenk ve Burak koldaşlarımızın da Kopuzları eşlik ederek  geceye ayrı bir güzellik katıyor, Çalınan Türk ezgileri ile Hava daha da bir esrarengiz bir hal alıyordu. Hatırlayabildiğimiz kadarı ile Oktan Sultanımızın Gece 24 civarı herkes uzansın ve gökyüzüne bakarak HUUUU şeklinde zikretsin- Ulusun demesi ile birlikte dağdaki sessizlik  yerini sanki bir Cenk meydanına dönüştürmüştü. Bir Müddet sonra bulunduğumuz yerin 5-6 mt. Yukarısında  KULBAK ATA MIZ zuhur etmiş bizleri selamlıyordu. Artık bizler ayakta , sultanımızın devam edin komutu ile Huuuu , Huuuuuu diye uluyarak KULBAK BİLGEYE SELAM VERİYORDUK. Bir ara Huuuu sesleri  o kadar yükseldiki Kulbak bilge Asasını yukarı kaldırarak sevincini ve memnuniyetini  gösterircesine bizlere selam veriyor, uzun beyaz sakalları ile birlikte teşbihte hata olmaz ise ASLAN YELESİ gibi dalgalanıyordu.. Bahsedilen diğer 2 kişinin de suretini çok net olmamak ile birlikte  Kulbak bilgenin etrafında yer alıp, bir ara birkaç metre mesafe kalacak şekilde bulunduğumuz yere yaklaştıktan sonra , tepenin yukarılara doğru uzaklaşıyorlardı.

Sonrasında gördüğümüz UFO görüntüleri , adete karşı tepelere indirme yaparcasına inen ve ışıklarından çok açık birer uzay aracı  olduğunu gördüğümüz sahneler sanki bir filmin fragmanı gibi idi. Kendi gözlerimiz ile açık seçik her şeyi net olarak görüyorduk.

Hayal midir… gerçek midir…. bilemem ama Henüz Sultanımız ile görüşüp doğrulatma imkanımız olmadığı belirtmek ile birlikte Bunun dışında şahsi olarak yaşadığımız özel bir durumda sizler ile paylaşmak isterim.

Bir ara tüm bu yaşadıklarımızın sonrasında, Sultanımızın bulunduğu yer ve Ateşin etrafını saran diğer koldaşlarımızın yanına Eşim ile birlikte gidip Sultanımızın sohbetini dinlemeye çalışmıştık… Bulunulan yerin Kuzeyi yani yukarısı Bayanların ,; Güneyi, yani  aşağısı da Erkekler için tahsis edilmiş ve olası ihtiyaçlar için kullanılmak üzere belirlenmişti.

Halkanın dışında Sultanımızı dinelmeye çalışırken Bir ara Kuzey yönünden Yukarıdan bir ışık sanki bir fener eşliğinde Hızlıca bir şeyin aşağıya doğru bize doğru geldiğini gördük. Fakat  o kadar hızlı ilerliyordu ki ,o taş yolda normal bir insanın yürüyebileceği bir hız ve şekilde değildi. Yanımda, o hızlı inişe eşimin dışında Ertuğrul koldaşımız da şahitti. Bahsetmiş olduğumuz ışık ve nesne ne ise hızlıca yanımıza doğru yaklaştıkça Eşim bunun bir FİL olduğunu söyleyerek korkusundan gayri ihtiyari kenara çekilmeye çalışıyordu. Eşimin ısrar bir fil geliyor demesi üzerine Ertuğrul koldaşımızda ürkerek hafiften kenara çekilmeye çalıyordu.  Gelen  nesne ve Işık yaklaştıkça bende adete bir FİL yüzünü ve hortumunu gördüğümü ifade edebilirim... Sonrasında tam bulunduğumuz noktaya vardıkları AN Gelenlerin Kemal Abi Ve Eşi olduğu en azında o anda bu şekilde zuhur ettiklerine şahit olduk. Allahu alem.. kim bilir Belki onlar için tahsis edilmiş bir binek … belki de bizler için bir hayal idi..

Velhasıl aynı zaman da bizler için bir imtihan olan bu yolda ,sınavı geçebildik Mİ..! Allah-u Alem., Umarım bu yolculukta tüm kalperenler olarak bu sınavı verebilmişizdir. Her daim Sultanıma layık birer kalperen olabilmek duası ile. Sürçü lisan etti isek affola..

SON Sözüm, Sultanımızın dediği gibi ;””TÜRK , TANRININ YANINDA YER ALAN KİŞİ DEMEKTİR””

Her daim İyilik duvarına Tuğla koyabilenlerden olabilmek Duası ile ., NE MUTLU TÜRKÜM DİYE.


Sevgi ve Saygılarımla,


N.Ramazan DEMİR


 


 


 


 









Bu haber 2,023 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (2)
  • alaca / 5 Ağustos 2017 00:29

    Teşekkür..

    Temiz ve Güzel duyguları aksettiren bu Makale için çok teşekkür ederiz.
  • Savaş / 4 Ağustos 2017 12:24

    Önemli

    Farklı göz ve gönüllerden akanları okumak...

    EyvAllah Ramazan koldaşım SAĞ ol VAR ol İnşAllah.

    Selam ve dua ile...






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar