Kadir Gecesi

Kadir Gecesi

Dr. Münir Derman Anlatıyor: Kadir Gecesi


18 Haziran 2017 13:48
font boyutu küçülsün büyüsün


1. Yazı: Kadir Gecesi  

İdrakin dışındadır. 1000 aydan hayırlıdır. Bunlar ayeti kerimedir.  

Burada hayır nedir? Ay'a neye göre kıymet veriliyor. Kadir gecesi l000 aydan hayırlıdır buyuruluyor.
 
Kadir gecesi bir gece olduğuna nazaran gün hikayesi yok. Yalnız 1000 aydan daha hayırlıdır. Ay'a nisbeti nedendir? Bir Hadisi Şerifte: "Hayrın içinde şer, şerrin içinde hayır gizlidir." buyrulmuştur.
 
Herhangi bir dünya işimizde (hayırlı olsun) ... (Allah sonunu hayır etsin) deriz... Allah sonunu (hayır etsin) de hayırlı etsin kullanılmamıştır. O halde hayır, malûm olmıyan bir keyfiyettir. "Hayırlı etsin" demiyoruz, böyle dersek hayırın ne olduğunu bilmiş oluruz. O halde l000 aydan hayırlıdır. Hayrın içindeki hayır, bu hadis içinde düşünülmelidir. 

Kadir gecesinde bildirilen 1000 aydan hayırlıdır demek: Onlarda, yani aylardaki hayırdan başka bir cins hayır demek olur. Bu hayrın sonunda şer veya şerrin sonundaki hayır değildir bu hayır... Allah indinde dünyadaki l000 yıl ilâhi l yıldır. 

Bir Hadisi Şerifte "Dünya hayatı ve dünya bir andan ibarettir." buyrulmuştur. Rüya gibi. O kadar uzun görülen rüya uyanmaya yakın bir saniyelik zamanda görülür. Buradaki hayır ilâhi başka bir hayırdır, ilâhi yıl ile dünya yılı düşünüldükte ve Kadir gecesindeki hayır bu çerçeve dahilinde mütalaa edilirse bu hayır, her hayrın sonunda şer her şerrin sonunda hayır gizlidir Resulün hadisi doğrudan doğruya dünya hayatındaki yaratılmış her şeydeki maddi ve manevi muradın öyle olması ve ilâhi takdirin icabı kader ve kazasıdır. 

Halbuki Kadir gecesindeki hayır kelimesi kudret alemine ait imkân aleminde olmayıp bir kudret aleminden inen hususi, ilâhi, kullara bir ihsandır. Bildiğimiz hayırla alâkası yoktur. Ondan dolayı Kur'an o gecede ve yahut o gece Kur'an indiği için Kadir gecesi olmuştur. O hayrın beşeri bilgi ile tarifi mümkün değildir. Bundan dolayı da Cenab- ı Allah idrak edemizsiniz. "l000 aydan daha hayırlıdır" buyurmuştur. 

Kudret aleminin yılını imkân alemine vurduğumuz zaman ve Resul-u Ekrem'in dünya hayatı bir andan ibarettir, hadisinin yardımı ile anlamaya çalışırsak Hac ve Secde sûresinde ilâhi bir yıl l000 dünya yılına mukabildir buyrulması, bu idrakin dışındaki 1000 yıl saniyeye vurulursa: Allah indinde insan hayatı hesaba göre 6 sn'den azdır. Bunun önünde hamd ile secdeden başka idrak sahası yoktur... 

Muhitdini Arabi: "Essema" isimli risalisinde Kadir gecesini şöyle tarif eder. 

Lâtif, berrak bir gece. Ne sıcak ne soğuk. Sakin, hafif tatlı bir meltem ve hava olur. Köpek sesleri duyulmaz ... Ertesi günü güneş kızıl doğar. Seher vakti koyun ve kuzular melemezler.Horozlar ötmezler.

Niçin? Sorma:

Söyleyemem. Söylenemez. Lâflarının manası şudur: Söylenenlerden şüphe edilirse, söylenen şeye töhmet edilmiş olur. Hak'ka karşı hürmetsizliktir. İnanılmayan bir şeye yalan isnat edilmiş olur. Bunu söyleyeni de töhmet altına almış olursun. Küfre ve isyana girmiş olur. Öyle şeyler, meseleler vardır ki inanılmadığı takdirde insan kâfir olur. Kâfir Allah'ı inkâr demek değildir.
 
İnkârda olan bile tasdik etmiştir. Olmayan birşeye yok denemez. İnanmayan kâfir olur. Bir kısmına inanıp da, bir kısmına aklı ile itiraz bile insanı kâfir yapar. Bir emri yapmamak başkadır. Böyle şey olmaz demek başkadır. Hak'kın emirlerini yapmıyor fakat bazı emirleri yapmak şartı ile inanıyorsa kâfir olmaz.
 
Kuzular, koyunlar, melemezler. Horozlar ötmezler. Köpekler havlamazlar. Kuzular, koyunlar, horozlar (Kadir gecesi müstesna) Diğer gecelerde seher vakti melerler, öterler. Kadir gecesi diğer hayvanlar da ses çıkarmazlar.
 
Bunların niçin melemediklerini, içmediklerini, ötmediklerini, köpeklerin niçin havlamadıklarını    sorarsanız: Şunu öğren ilk evvel . . .

Seher vaktinde niçin melerler, öterler onu öğren...

Köpeklerin de diğer gecelerde niçin havladıklarını öğren sonra gel. Kadir gecesi niçin ses  çıkarmadıklarını o zaman söylerim. Bütün hayvanlar: Her zaman, her mevsimde ses çıkarmazlar. Bazıları bazı zamanlarda, mevsimlerde susarlar.
 
Tavuklar : Yumurtladıkları zaman bir de kuluçka zamanında ses çıkarırlar. . .

Leylekler, yalnız yuvalannda öterler. Yere kondukları zaman ötmezler. Niçin? 

Aslanım. Ağam bunları öğren de gel.

Ortalık ulema, şeyh, mürşit, ermiş geçinenlerle dolu sor öğren, öğrenmeden gelme... Lâf o kadar.   

Dünyanın bir tarafında gece iken diğer tarafı gündüzdür. Bunun sebebi, hikmet ve yaratılışı öyle oluşandandır.Gece gündüz malûm. Fakat burada gece iken meselâ Amerika'da gündüz.

Buna göre (Kadir gecesi) nedir?  

(Leyletil Kadir) Ayeti kerimesinin hakikatini bilmek lâzımdır. Resulü Ekrem Kadir gecesini Ramazan ayının filân gecelerinde arayın buyurmaları (gecelerinde) cemi (çoğul) olarak kullanılmıştır.

Sonra arayın müfret (tekil) olarak kullanılmıştır. Arayınız değil. Teker teker her inanan arasın demektir. Başkasının sözüne bakmayın... Ne aranacak? Bunu da bilmek lâzım. Ramazan ayı muhtelif ay ve mevsimlere tesadüf etmektedir. Sabit değildir. Sabit olan ay mıdır (ramazan ayı) mıdır. Ramazan Kur'ana göre: Ay göründüğü zaman oruç başlar. Tekrar küçülüp kaybolup da göründüğü zaman biter. Oruç müddeti güneşin doğusundan başlar batışında biter.  

Bu müddet dünyanın muhtelif yerlerine göre değişir. Fakat Ramazan aya göre olduğundan değişmez.

O halde ramazan dünyanın her yerinde aynı zamanda başlar, aynı zamanda biter. Bu durumda burada gece, orada gündüz meselesi ortadan kalkar. Bugün takvime göre oruç tutulmaktadır. Bundan ötürü birçok veballer ortaya çıkmaktadır.  

Bugün 19.6.1985 Çarşamba. Suudi Arabistan ve diğer birçok Arap ülkeleri ay göründü ilân ederek bayrama başladılar. Mısır ise bugün bayramın 3 üncü gününü idrak ediyor. O daha evvel görmüş. Ankara'da bizim takvimcilere göre bugün arifedir. Millet oruçludur. Bayram ise : Oruç haramdır. Bayram değilse : Bayram yapanlar bilerek oruç yemişlerdir. Bir tarafın doğru olduğu ya muhakkak veya değil. Burada Kadir gecesi diye yalvarıyoruz. Amerika'da bu anda gündüz. Onların Kadir gecesi ne zaman? Cevap isterim...      

Sen biliyor musun hoca : Evet. Şüphen mi var? Sen bütün sene her gece uyuma. Uğraş. Bulursun. Gaflette olursan o seni bulur. Yahu köpekler, hayvanlar, horozlar Kadir gecesini bilip de ses çıkarmıyorlar. Sen güya adamsın. Niçin bilmiyorsun Kadir gecesini? Hem bulup da ne yapacaksın? Sen daha Ramazanın ne zaman başlayıp ne zaman bittiği meselesi içindesin. Bunu hallet evvelâ. Ne ben senin yüksek makamına çıkabilirim , ne de sen o kibir aşağı zemin katına inmeye cesaret edemezsin.

Bu gibilerle konuşmak, birşey anlatmak, akıllarına sokmaya çalışmak, çölde su aramak gibi zor bir istir. Bütün bu ramazan takip ettik. Köpeklerin bağırmadığı bir geceye tesadüf edemedik. Dünyanın ne tarafında olursan ol, Kadir gecesi bütün dünyada bulunan köpekler havlamazlar. Bağırmazlar. Bağırmamalarının sebebi nedir? Bilir misin? Tabi hayır... Evvelâ köpekler niçin bağırıyorlar onu biliyor musun. Tabii ona da bir hayır. Bunları öğren. Sonra niçin bağırmadıklarını anlayabilirsin belki...  

Bağırmak ne demektir. Leylek yuvasına geldi mi lak lak eder. Yere konduğu zaman katiyen lak lak etmez. Karga yerde ötmez, ağaçta öter. Peki illa da Kadir gecesi dedik bu geceye. Köpekler de bağırıyorlar.  

Fetva ne olur. Cevabı şudur : Kadir gecesini insanlar kıymetten düşürdükleri için köpekler Kadir gecesini gizliyor dersin. Kadir suresinde (Matlail Fecir) lafzı vardır. (Fecir açıldığı zamana kadar) demek ki gece yavaş yavaş güneşin doğması fle gidiyor ve bu gece üe melâikeler de çekiliyorlar. Burasını anlamak lâzımdır. Sana bu yolda klavuz olanın bunu bilmesi lazımdır. Bilmezse o yalancıdır.

Yukarıda küçük bilmece seklindeki soruları hallettiğin zaman Kadir gecesinin dekoru çizilmiş olur ve Kadir gecesi nedir anlarsın. Tabii bu iş merak işi değildir. Bilmek kavuşmak meselesidir. Bu gibi sır diyelim, bilinmesi insandaki merak düşüncesidir. Ki merak bazı yerlerde küfürdür. Manevi yolun trafiğine uygun değildir. Merakmı tatmin edemeyen münevver dinsiz olur.  

Merakını tatmin edemeyen dindar bidatlâra saplanır kalır, yobaz olur. Bu meraktan istifade yolunda olanlar bugünkü asırda çok mürşit, şeyh vesaire zümresini teşkil eder. Hakiki Veli Allah'ın himayesinde ve muhafazasındadır. Ona kimse ne söz, ne tesir ne de eziyet edemez. Hacı Bektaş-ı Veli. Hacı bayram-ı Veli. Hacı Şaban-ı Veli. Göster. Bunlara kim düşman? Dost, zalim hükümdar, kim onlara saldırmıştır göster.

 (BİZ) geceden gündüzün ışığını çekeriz. Güneş de karar kılacağı yere kadar koşmaktadır. (Ayet) "Geceden gündüzü çekeriz”. O halde esas gece mevcut ve sabit demektir. Ona ışık vererek gündüz oluyor. Güneş de bu işi yapmaktadır. Karar kılacağı yere kadar koşmaktadır. (Koşmak) kelimesi bir yere varmak, bir emri yerine getirmek için kendiliğinden değil, işin içinde emir vardır. Onun da sonu vardır.Koşmakda, yorulmak. Durmak manası gizlidir. Fanidir demektir. Gizlidir. O da muvakkatdir.  

Halbuki ayın devri için de konaklar tayin (ettik). Ona bir vazife vermek içindir konak tayin etmek-. O da her devrin sonunda kurumuş hurma gibi kalır. Burada bir işin başlaması, bitmesi ve tekrar başlaması manası vardır. Ve mana da odur. Ne Güneş, Aya yetişebilir. Ne de gece, gündüzü geçebilir. Her biri bir küre içinde yüzer.  

O halde oruç sayılı günlerdir. 29-30 gündür. Bu, ayın görünmesiyle başlar, büyür, tekrar küçülmeye başlar, kaybolur, görünmesiyle ramazan bitmiş olur. Ay dünyanın her tarafında aynı zamanda görünür. O halde ramazan her yerde aynıdır. Yalnız orucun müddeti güneşe göredir.  

Güneş doğmadan başlar, batıncaya kadar.... Bu gece burada Kadir gecesidir, meselâ : Amerikada gündüzdür. Orada Kadir gecesi ne zamandır. Vakit nasıl güneşin dogması ve batması arasında takdir ediliyorsa bu da aynıdır. Halbu ki dünyanın her tarafında ay görünür.(Biz geceden gündüz ışığını çekeriz...) (Geceden gündüzü çekeriz) değil.

 19.6.1985, Çarşamba


 Eser: Yusuf Coşkun Benefşe


2. Yazı:Kadir Gecesi

Kadir gecesini her Müslüman bilir, ta’zim eder. Münkirler de bu geceyi bilir, fakat dillerini bu gece için oynatamazlar... Bir kelime ile mübareklerin mübareği bir gecedir...
 
Bu güzel geceyi anlatmadan evvel, gece nedir, onu biraz karıştıralım, sırlarını görelim, sonra da Kadir gecesini birlikte dolaşalım...
 
Gece, ruhani... Gündüz cismani âlem remzidir... Bütün muz’i ecram karanlığın namütenahiliği içinde parlarlar... Kendilerini ancak karanlıkta gösterebilirler veya bizim görme hassamız onları gece görebilir... Bu iki ters cümle üzerinde biraz düşünmenizi dilerim...
 
Karanlık namütenahi mülk-i İlâhide, aydınlığa nazaran çok galiptir, ruhani âlemdeki nurun temsili kamerdir... Kamer aynı zamanda ruhun âlemidir... Bedr-i tam zamanında ruhani çalışmaya delalet eder... Gece namazı Resûl-i Ekrem’e farzdır.
 
Niçin, Şakku’l-Kamer hadisesidir de, Şakku’l-Şems değildir?.. Hasefe’l-Kamer’dir de Küsüfe’l-Şems değildir?.. “Vecmüaşşems Ve’l-Kamer”dir de niçin “Vecmie’l-Kameri ve’ş-Şems” değildir?
 
Kudret-i Sûphaniye Settar esması kanalından tecelli eder de ondan... Ecramın karanlıkta parıldaması ibadetin karanlıkta olanı parlar olacağına işarettir... Güneş Aya giriyor... Niçin Ay güneşe girmiyor?.. Hem Ay küçük olduğu halde... Bütün mevcudatın ve mahlukatın yok olacağına ve Settar’ın içinde kaybolacağına işarettir... Aynı zamanda kıyamete işarettir...
 
Ruhaniyetin daimi olarak cismaniyete hakim olduğunu ifade eder. Bundan dolayı gündüz ile gece yapılan ibadet arasında muazzam fark vardır... Gündüz cesedin ibadeti, gece ruhun ibadeti yapılır. Miraç bile gece vakti olmuştur... Hayy esmasının tecellisi daima Settar esmasıyla kapanarak, örtülerek olur... Hangi tohum örtülmeden intaş eder? Arı, balını yaparken kimseye göstermez... İnsan alakası gizli olarak büyümeğe başlar... Ölünün cesedi bundan dolayı defnedilir... Vahy gelirken “Üzerimi örtün” diye Cenab-ı Resûl’ün buyurması, sıcak iklimde üşümesinden değildir... “Beni örtün!” Vahy’in şiddetinden husule gelen ihtizazın örtülmesini, görünmemesini, Settar esmasına karşı olan edep için örtülmesini emir buyurmuştur... Cenazeyi tekfin de bu edep için yapılır... Setr-i avret Hayy esmasının tezgah ve teferruatı olan, yerler için emir olunmuştur...
 
Edep yeri aşikare olan hiçbir canlı mahluk yoktur... Hepsi fıtri yaradılış icabı bir uzuv kısmıyla örtülüdür... Kimini kuyruk, kimini gulfe, kimini kıl, kimini tüy örtmektedir... Yalnız insanlarda bu gibi yaradılıştan teşrihi bir örtü olmadığından, (Bu yaradılış murad-ı İlâhidir) insanlara telebbüs lüzumu, te’sirat-ı hariciyeden sıyânet bahanesiyle setr-i avret mecburen ve habersiz yaptırılmıştır... Örtü Settar’ın naibidir. Esmanın dünyada naibi varsa evvelden mevcuttur. Naibi yoksa sonradan emirdir. Bu, büyük dini hakikatlerin bir kapı aralığıdır. Bunu anlayan, kapı aralığından hakikatlerin illetlerini, sebeplerini, niçin öyle olduklarını, nehiylerinin esasını anlamış olur. Bazı cümle ve kısa anlatışlar binlerce kelimenin, yüzlerce lafzın küçültülmüş ve akla sokmak için hazırlanmış usul ve yollarıdır...
 
Gece ve geceler insana daha yakındır gündüzlerden... Resûl’ün sırtındaki siyah mühr-ü nübüvvet, dünyada siyah ırkın bulunması, bu siyah derili insanların yaradılışındaki hikmeti düşünüp anlamak herkese nasip değildir... Hacer-i Esved, Kâbe örtüsünün siyah oluşu insanları düşündürmelidir. Bunlar tesadüfî şeyler değildir...
 
Hâlik, “Geceye kasem ederim” diyor... Karanlık yere daima her cansız cisim bile hürmet ediyor. Farkında mısınız?.. Güneşin ziyasında birçok dalgalar mevcuttur. Fakat aydınlık dalgaları hailleri geçmiyor; geçemiyor değil...
 
Dikkat buyurun... Karanlığı aydınlatmamak için röntgen şuası herşeyi delip geçiyor. Fakat kendini göstermiyor, kendi görünmüyor... Gündüzü mü seversiniz geceyi mi?.. Ne söylerseniz inanılmaz, muhakkak geceyi seversiz. Çünkü insanların yaradılışında gizli bir istek vardır. Geceyi sevmek... Hakikî sevgi ve kulluk gece belli olur. Fosforun gece parlaması tesadüfî bir şey değildir; bir hikmetin ve bir sırrın gizli kapaklı izah ve ifadesini haykırmaktır. Fosfor böceklerinin zikri gecedir. Ondan dolayı her bağırışlarında parlar, sönerler... O halde gece:
 
1- Geceye “Kasem-i İlâhi” verilen ehemmiyet ve kıymetin ifadesidir,

2- Güneşin küçük Aya girmesi, Settar’da herşeyin eriyeceğine, geceye verilen kıymetin ifadesine, birgün kıyamet kopacağına delalet eder.

Şimdi geceyi tariften sonra KADİR Gecesine gelelim:

Bu tarif edilen gecelerden birisi değildir Kadir gecesi... Ed-Duhan Suresinin 4 üncü âyetinde zikredilen gece. Bu gece, Kur’ân kül halinde Levh’den inmiştir... Sonra senenin içindeki bir gecede de parça parça inmeğe başlamıştır. Bakara Suresinin 185 inci âyetine göre, Ramazan ayına tesadüf eden bir gecedir. “Biz onu Kadir gecesi indirdik...”
 
“Kadir gecesini Ramazanın son haftasında arayınız...”

Elimizde Allah ve Resûl’den müntakil bilgilerimiz bunlardır...

Kadir gecesi, muayyen bir gece değildir. Bir sene tek gecede, bir sene çift gecede olmak üzere seyr ve intikal eder... Ramazan ayı da o geceye tesadüf etsin diye mevsimlere göre değişir.
 
İnd-i İlâhide evvelce böyle bir gece murad ve tespit edilmiştir... Ramazan daima bu gecenin bulunduğu aya tesadüf eder. Kur’ân-ı Kerim’in bu gece inmesi tensib-i İlâhidir. Ramazan ayı kamere göre olduğundan, senenin diğer muhtelif mevsim ve aylarında seyr ve intikal eder.
 
Buna nazaran, Kadir gecesi, İnd-i İlâhi’de sabit ve muayyen bir merkez noktasıdır. Güneş muayyen bir burca dünyayı aldığı zaman bahar nasıl geliyor, nebatat uyanıyorsa, senenin muhtelif zamanlarına ve mevsimlerine tesadüf eden kameri Ramazan ayı o gecenin zarfı mahiyetindedir.
 
Herhangi gece, (O Kadrin, şerefin merkezine) geldiği zaman Kadir gecesi oluyor, Kadir ismini alıyor, rahmet açılıyor... İnd-i İlâhi’de sudur muayyen bir zamanda oluyor. O sudur hangi geceye tesadüf ederse Kadir ismi ona intikal ediyor... Gece sabit değildir.
 
Rahmetin sudur merkezi sabittir. Sudur muayyendir. Muayyen bir zamanda oluyor. Tesadüf ettiği geceye şerefini saçtığından o gece Kadir gecesi ismini alıyor. Gök kapıları açılıyor diyoruz... Dedelerimizden gelme güzel bir tabir.
 
Şerefin, kadrin, rahmetin suduru İnd-i İlâhide muayyendir. Settar ile örtülü olduğundan o sudur zamanı bir geceye tesadüf ediyor.
 
Rahmetin suduru hangi geceye tesadüf ederse o gece sudurun şerefine mazhar olduğundan Kadir gecesi ismini alıyor... Bu suretle bütün senenin geceleri bu şerefe mazhar oluyor. Ve Settar’ın görünür naibi olan geceler Kadir şerefinden nasibini alıyor... (Adalet-i İlâhi)...
 
“Gece karanlık zamanıdır. Cahiliyyet devridir. Cihanın hakiki irfan ve nurdan mahrum olduğu zamandır. Resûl-i Ekrem gelmeden evvel insanlığı böyle bir gece sarmıştı. Böyle karanlık bir gecede bir devirde insanlık nurlara gark oldu, karanlıklar kalktı, Resûl’e gelen vahy ışıkları ile parladı.” diye tefsir ve tarifler de mevcuttur.
 
Gece cehaletin remzi olamaz... Nur geceden çıktığına göre nasıl olur?.. Cehaleti gideren de geceden çıkan nurdur... Yıldızlar gece parlarlar... Bu bir âyettir... Geceyi cehalete remz ve temsil yapmak biraz edep dışı bir iştir. Belki de inanmayanların aklına dökememek aczinin verdiği garip bir tarif olup, nezaketten doğmuştur bu tefsirleri... Bin geceden hayırlı olan bu gece diğer geceleri küçültmez. Her geceye nasip olduğu için her gece bu gecenin feyzinin ışıklarına sırası geldikçe çarpıyor...
 
Fecirde ışıklar başladığı zaman gece Kadirlikten çıkıyor. Nasibi bitiyor demektir. O halde gece nasıl cahiliyyet remzi oluyor?.. Olamaz... Gece ve geceler olmazsa nurun kıymeti kalmaz. Nur, feyz görünmez... 
 

Gül kokusu, gülü bıraktığından koku her tarafa yayılır... Koku görünmez, yayılır. “Benden sonra Peygamber yoktur.” mübarek sözü Allah’ın bir ihsanıdır. Bu söz Resûl-i Ekrem’in dininin şeref perdesidir. Bu gül kokusu, bu ihsan, bu şeref Kadir gecesi hürmetine beşeriyyete Resûl ile bildirilmiştir... Bundan nasibi olan korkmaz. Zaten haktan gayrı olan varlıktan korkmak gizli bir şirkten başka birşey değildir. Allah’a dayananın korkusu olmaz, olamaz da...

Kadir gecesi idi... Hastalığı ilerlemiş, ateşler içinde yatıyordu... Dudaklarından Allah’ın mübarek kelimeleri süzülüyor... Sevgili kızı başucunda idi. Gözlerinden inci daneleri sedasız dökülüyordu... Kızının güzel gözlerine fersiz gözlerini dikti:

- Sevgili kızım, Kadir gecesi bu gece değil mi? dedi. Kızı:

- Evet baba, der gibi gözyaşlarını eliyle sildi. Baba, tekrar kızına baktı:

- Artık ayrılmak zamanı geldi. Yolumuza gidelim, ben ölmeğe sen yaşamağa kızım. Hangisi daha iyi?.. Bunu Allah’tan başka kimse bilemez, dedi. Kadrin rahmet, şeref ve kokularıyla gidiyorum...

Resûl’ün mübarek ismini anarak ruhunu teslim etti... Fecr ışıkları başlarken bu Allah’ın velisi her zaman şöyle dua ederdi (Duası kabul oldu da Kadir gecesi ruhunu teslim etmişti):

“Ey gözlerin görmediği, fikirlerin varamadığı, övücülerin övemediği, hadisatın değiştiremediği, mesâip ve belâyanın korkutamadığı, Zat-ı Ecelliâlâ sen ki dağların kaç miskal, denizlerin kaç litre, yağmurların kaç katra olduğunu, ağaçlarda kaç yaprak bulunduğunu, üzerlerine kaç gecenin karanlığı yayıldığını, kaç gündüzlerin aydınlattığını bilirsin. Senden hiçbir gök öbür göğü, hiçbir yer diğer bir yeri örtüp gizleyemez, hiçbir deniz karnındakini, hiçbir dağ sinesindekini saklayamaz... Ey bu evsaf-ı celile ile mevsuf olan Kaadir-i Mutlak... Lütfet de benim ömrümün en hayırlı zamanını son dakikam ve en düzgün işimi işlerimin en sonu kıl... Günlerimin en mübareğini de Sana kavuşacağım gün eyle... Ya Erhame’r-Rahimin...”

O gün Kadir gecesi fecr ile ölmüştü. 

Dr. Münir Derman 

NOT: Yukarıdaki yazılar Münir Derman’ın; “Yazılmamış Sırların İlki, Yazılacak Sırların Sonu” isimli eserinden alınmıştır.

Erol buulkem@gmail.com








Bu haber 2,733 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (6)
  • İnci tatalır / 22 Haziran 2017 03:06

    İnanılır gibi değil gerçekten her gün mahallemizde delicesine tamda bu saatlerde uluyup oğlumun uykusunu kaçıran köpeklerin hiç sesi çıkmadığını farkettim. İnanın şoktayım. Allahım sırlarına erdirsin. İlmizi arttırsın gecemizde ettiğimiz duaları kabul eylesin inşallah
  • ... / 19 Haziran 2017 21:45

    32 yıl önce

    ''Bugün 19.6.1985 Çarşamba'' deniyor yazıda ...
    ve
    BUGÜN 19.06.2017 Pazartesi...
    32 sene ...
  • İbrahim / 19 Haziran 2017 14:11

    Dün geceydi sanki

    Çünkü gökte geniş bir alanı kapsayan yanıp sönen bir ışık bir parıltı vardı
  • --- / 19 Haziran 2017 12:40

    ahmet / 18 Haziran 2017 20:22

    Aynen katiliyorum.
  • ahmet / 18 Haziran 2017 20:22

    her gece gibi ibadet

    Zulfikar sende olsa Hz. Ali'nin yuregi olmadan neye yarar?
    Asayı alsan da Musa olmadan ne delersin ne açarsın.

    Sen kendini bil kendini, her geceyi kadir gibi yaşa, zaten ne yaşarsak hepsi onun Lütfü izzeti kendiliğimizden bir şey yok daha anlamadın mı?
  • İbrahim / 18 Haziran 2017 15:42

    Bu gece mi?

    Bu gece kadir gecesi mi?