En Sıcak Konular

Göbeklitepe Gerçekleri

25 Ocak 2018 08:50 tsi
Göbeklitepe Gerçekleri Göbeklitepe Gerçekleri

   
Göbeklitepe Gerçekleri


Ali İmran Suresi 191. Ayet: Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler) Rab’bimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru.

Acaba Göbeklitepe sakinleri de bu ayetin hakkını vermek için uğraşmışlar mıdır? Çalışmamız da bunu anlamaya çalıştık ve sembol diliyle anlatmak istediklerini mantık duvarlarını zorlamadan çözmek için uğraştık. Kaynaklarda T taşları çoğunlukla numaralandırılmış olarak mevcut yani D yapısın da 12 taş vardır 2 de Göbekte toplam 14’tür. Fakat kaynaklarda bu D Yapısı dikilitaş 30 ya da D Yapısı dikilitaş 43 şeklinde yazılmış dolayısıyla orada ki toplam 14 taşın yaratım ve oluşum hakkında ki birçok bilginin bulunması zorlaşmıştır. Yapıların girişlerinde ki T taşlarını 1 den 12’ye kadar numaralandırılması ve D yapısı ise başında belirtilmesi birçok şeyin kolaylaşmasını sağlayabilirdi. Bu yapıların her biri farklı farklı şeyler anlatır ama birbirini takip eden bir süreci gösterirler.  Dolayısıyla her bir yapının ayrı ayrı bütün unsurlarıyla bir düşünülmesi zorunludur. Yoksa hiçbir şey anlaşılmayacaktır. Bazı heykeller bulunmuş ve müzelerde sergileniyor oysa nereden alındıysa onlar bulundukları yerler hakkında bilgiler verilmesi için konulmuşturlar oraya. Göbeklitepe kazılırken yabancı bir arkeoloğun çekmiş olduğu yerinde fotolardan bazı heykellerin hangi yapılardan alındığını bulabildik. http://bharatkalyan97.blogspot.com.tr/2017/04/gobekli-tepe-archaeoastronomy-meteor.html
Klaus Schmidt ve Mehmet Özdoğan Göbeklitepe ile ilgili nette kitapları mevcut biz resimlerinden faydalandık. D Yapısı bütün yapıların toplamı olduğu için ona odaklandık ve örnek olarak sadece onu derinlemesine incelemeye çalışacağız Öteki yapılardan Oktan Abi’nin “Tengri’nin Türk’ünde Evrim Teorisi”
http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6441 isimli makalesini referans alarak, Göbeklitepe’de Yaratılış Bölümünde birkaç resmi kolay açıklamak için kullanacağız.

D Yapısı


 


Göbeklitepe’de Zaman:
Araf Suresi 142. Ayet: Musa'ya da otuz gece vaad etmiş, sonra on daha ilâve etmiştik;
 


D Yapısında ki 1. Nolu taş hangisi 2 nolu taş hangisi bilemediğimiz için,taşları gelişi güzel yorumlamakla beraber mantıksal kurgularla yerlerine koymaya çalıştık. Sol alttaki Güneş Diski, D yapısında ortada ki 2 T taşın arasında olduğunu Mehmet Özdoğan’ın Göbeklitepe isimli kitabında paylaşmıştır. http://www.hermetics.org/pdf/gobeklitepe.pdf

Resimde görüldüğü üzere takvimde Doğu- Batı çizgisi ile gösterilen 2 dönem vardır. Fakat bunlar kendi aralarında Kuzey-Güney çizgisi ile ayrıca 2’ye ayrılırlar. Bunun nedeni Güneşin gözükmesiyle ve Ay’ın evreleriyle alakalıdır. Bunu biraz daha açarsak 21 Mart’ta Güneş doğar. Ay ile Güneş aynı anda hareket ettiğini düşünürsek, Ay, 2.5 günde 1 Burç geçer. 7.5 günde Haziran 21’e gelir. Bu sırada Ay, İlk dördün pozisyonundadır. Bu demektir ki Mart 21’de Koç Burcunda tutulmadan sonra yola çıkan Güneş, Ay’ın İlkdördün durumuna 3 ay sonra gelecektir. Zaten Haziran 21’e 3 ay sonra gelir. Ay, Dolunay olduğu zaman yani 23 Eylüle geldiğinde O noktaya Güneş 6 ay sonra gelecek demektir. Son dördün olduğu zaman Ay, Aralık 21’de olur. Güneş 9 ay sonra gelecek demektir. Mart 21’de Yeni Ay olur ve Güneş 1 sene sonra gelecek demektir. Ve aynı döngü Nisan ayında ve yılın bütün aylarında bu şekilde devam eder.  1 yılda 365 gün vardır Ay takviminde ise 355 gün. Her yıl Ay 10 gün geri kalacaktır. Bunu ayarlamak için ne yöntem kullandıklarını anlamak zor fakat her 19 sene de bir Güneş tutulması aynı noktada olur. Verdiğimiz örnekte Güneş tutulmasını Koç Burcunda olduğunu var sayarak yapmıştık yani 19 sene sonra tekrar Koç Burcunda olacaktır. Tutulmalar bir Kuzey yarım kürede sonra Güney yarım kürede olur. Bu şekilde Takvimi kullandıkları, sosyal yaşantılarını mevsimlere ve aylara göre ayarladıkları ortadadır. Bazı dikilitaşların altlarında sunaklar veya bazı arkeologlara göre içine Bira koyup bayram yaptıklarını söyledikleri kaplar bulunması aslında İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ekinokslarıyla alakalıdır. Bu taşların yapılma mantığı Güneş Koç Burcundan doğduğu zaman, Gündüz yıldızları görmek imkansızdır. Dolayısıyla ortada ki 2 Büyük taşın arasında ki Güneş diski taşların nerede yapılması gerektiğini belirliyordu. Gece Diskin altında ki Suyu yada biralı suya Terazi burcu gözüküyorsa tam karşısına Koç burcu Dikilitaşı konuluyordu. Ve Güneş, Koç burcundan doğup Terazi’de battığını ifade ediyordu. Bu şekilde 12 Burcun temsili T taşları döşenmiş oldu. Her Yapıda ki Ortada ki T taşları, yapının giriş kapısında ki 2 taş ile aynı şeyi sembolize eder. Bu yaratılışla alakalıdır. Yani O iki taşın etkileşimleriyle diğer taşlar var ediliyordu. Güneşin bir burçtaki devri 30 gündür. Güneş yaz ekinoksundan Kış ekinoksuna girer. Aslında Dünya Güneşten uzaklaşır. Fakat sanki Güneş girmiş gibi gözükür. Resimde ki Güney tarafı Kış ekinoksunu anlatabilmek için sarı Güneş sembollerinin önünde beyaz noktalarla tam tersi döngünün devam ettiğini gösterir.  Ay, İlk dördün olarak gözüktüğü zaman arkasında bize göstermediği bir son dördün saklıyordur. Fakat bu başka bir zaman diliminde gözüküyordur yada gözükmüştü. Ya da yaşanacaktır. “Ne ekersen O’nu biçersin” sözünün çıkış noktası budur. Bu konuyu Yaratılış bölümünde daha detaylandırmaya çalışacağız. Güneşin kış ve yaz ekinokslarını Mısır Sagesselerinde gözükmesi bu sembolledir.    
 


Göbeklitepe’de Yaratılış: Yusuf Suresi 69. Ayet: Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, Yusuf kardeşini yanına aldı ve 'Ben senin kardeşinim; artık onların yaptıklarına tasalanma' dedi.       

Bir Rivayet:


Rivayet edildiğine göre Hz. Yûsuf, kardeşlerine ziyafet verdi. Onları sofraya ikişer ikişer oturttu. Bünyâmin yalnız kalınca ağladı, dedi ki: “Kardeşim Yûsuf sağ olsaydı o da benimle beraber otururdu.” Hz. Yûsuf onu kendi sofrasına aldı. Yemekten sonra kardeşlerini ikişer ikişer evlere misafir verdi. Bünyâmin yine yalnız kalmıştı. Yûsuf, “Bunun eşi yok, o halde benim yanımda kalsın” dedi. Böylece Bünyâmin onun yanında geceledi. Ona, “Ölen kardeşinin yerine beni kardeş olarak kabul eder misin?” diye sordu. Bünyâmin, “Senin gibi bir kardeşi kim bulabilir?; fakat sen babam Ya‘kub ile annem Rahel’den doğmadın” diye cevap verdi. Hz. Yûsuf bunu işitince ağladı, kalkıp Bünyâmin’in boynuna sarıldı ve “Ben senin kardeşinim” dedi (Râzî, XVIII, 177)

Rivayetler doğrudur yada yanlıştır bizim amacımız bunları söyleyenlerin anlatmak istedikleri Hikmeti anlamaktır. Burada Yusuf AS yemek masasına kardeşlerini oturturken kendisinin yanından oturtmaya başladığını anlamaktayız. Kendisi 1. Kişidir sonra 2, 2 sandalyeye oturtuyor en son 1 kişi açıkta kalıyor onu da kendi yanına alıyor. Yusuf AS ve Kardeşi, Göbeklitepe’de ki 12 T taşın giriş kapısında ki 2 T taşı anlatır. Bu masonik sembollerde Boaz ve Jackin dedikleri 2 sütundur. Yusuf Suresinde Bir oluşum, Bir de gelişim göze çarpmaktadır. Kardeşini yanına alması gelişimi gösterir 99. Ayet ise oluşumla alakalıdır.


Yusuf Suresi  4. Ayet: Bir vakıt Yusüf babasına, babacığım dedi: ben ru'yada on bir yıldızla Güneşi ve Kameri gördüm, gördüm onları ki bana secde ediyorlar.


11 yıldız ve Yusuf AS toplam 12 yapar Güneş ve Ay ile beraber 14 olacaktır. Bu Göbeklitepe’de ki D Yapısında ki 14 taşın sayısını verir. Yusuf AS, Kardeşini orada alıkoyar ve daha sonra diğer kardeşleriyle anne ve babası da gelir.


Yusuf Suresi 99. Ayet: Nihâyet Yûsuf'un yanına vardıklarında (Yûsuf) ana babasını kendine çekip kucakladı ve: "Allâh'ın dileğiyle güven içinde Mısır'a girin!" dedi.


“Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken “ Girişte ki ya da başlangıçta ki en eski olan 2 sütun artık ortada ki 2 sütun ve başka bir başlangıcın 2 giriş kapısı olmuştur. Bundan sonrası:


Bakara suresi 60. Ayet: Ve bir vakit Musa, kavmi için su dilemişti, biz de asan ile taşa vur demiştik, onun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı, her kısım insanlar kendi su alacağı menbaı bildi, Allahın rızkından yeyin, için de müfsitlik ederek yer yüzünü fesada vermeyin.


Diye devam eder ve o T taşlarının özellikleri incelenir. Göbeklitepe’ye devam edersek bundan sonra sırasıyla seçeceğimiz bazı taşların yaratılış mantığı açısından incelemesini yapmaya çalışacağız.
A Yapısı:

 

      
    


A yapısında ki Dikilitaş 1’in yan tarafındaki 5 sembolü birçok arkeolog balık olarak yorumlamıştır. Mısır ve Roma mitolojisinde geçen “Her şeyden önce Kaos vardı” denilen durumun anlatımı buradan çıkmıştır. Yaratılışın ilk safhalarını anlatabilmek için çizilmiş Dikilitaş 2’de yani 3 resim de, Boğa, Tilki ve Kuş sembolleri, 1. taşta ki şimşeklerin ne olduğunun anlatımını sağlaması içindir. Yaratılış açısından bakıldığında Dikilitaş 1’de ki en üste olan 3 şimşek, 3. resim de ki Boğa ile gösterilmiş sırası ile Tilki 1’de ki 3 şimşeğin altında ki 1 şimşek, en altta yukarı doğru giden şimşekte, Kuş ile sembolize edilmiştir. Aslında Kaosun anlatıldığı yerde hiçbir sembol olmaz burada konulmasının nedeni her şeyin ilkinin nasıl başladığını anlatabilmek içindir. Yani o şimşekler zamanla evrilecek ve 3 şimşek aslında kendinde dişi ve erkek yılan olmak üzere 2 unsur taşıdığını, resim 3’te ki boğa da, bu tilki ve kuş olarak gözükecektir. Bir çok yerde alttaki yılanın neden yukarı doğru gittiğine anlam verilemiyor bu onun dişi olduğunu anlatmak içindir. Nitekim bu taşın açılımı olan karşısındaki taşta bu Turna Kuşu olarak gözükmüştür. Bu yapılar sadece tapınak olarak görülmemeli ayrıca akademi, üniversite, ilahiyat ve okul olarak kullanıldığı göze çarpmaktadır. Bu yapıda 5 adet T taşı ve bir adet U şeklinde taş vardır. U taşları Göbeklitepe’yi anlamanın en kilit noktalarıdır. Küçük nüansları vardır ama gizemli H sembolünün anahtarıdır. A yapısında Hava - Ateş unsurları vardır. Su-toprak daha gözükmemiştir.  Bunu U taşından anlıyoruz. Hidrojen havadır ve Helyuma dönüşmesi ateşi anlatır. Burada ki ateş son bölümde bahsedeceğimiz Aslanlı Yapının görünüşüdür. Yani O ateş Aslan olarak sembolleşmiştir. A yapısında ki U taşında herhangi bir sembol var mıdır yok mudur bilmiyoruz ama C yapısında ki bulunan U taşında Aslan sembolü vardır. C Yapısı bütün üretim unsurlarının tek yerde toplanmasını anlatır.
B Yapısı:
Kehf Suresi 32. Ayet: Ve onlara iki adamı temsil getir: birine her türlü üzümden iki bağ vermişiz ve ikisinin de etrafını hurmalarla donatmışız ikisinin arasına da bir ekinlik yapmışız.

          
        


Pir Hoca Ahmet Yesevi
62. Hikmet

Hâlık'ımı ararım gece gündüz cihan içinde;
Dört yanımdan yol indi evren ve mekân içinde.
Dörtten yediye yettim, dokuzu geçip gittim,
Ondan ikiye geldim çerh-i keyvan içinde

B Yapısında 10 adet taş vardır. Bu yapının 2 yönü vardır. 5. Resimde gösterilen pencere gibi olan Dikdörtgen kap aslında bir oluşumu gösterir. Bir de bunun duble şeklinde 2 pencerelisi vardır.        
        


Bu tarz heykeller olsun sembol taşıyan yapılar maalesef yerlerinden kaldırılmış müzelerde sergileniyor. Bunların nerede bulundukları çok önemlidir. Yoksa anlaşılamazlar. 1. Dikdörtgenli oluşumda artık su oluşmuştur. Fakat toprak gözükmediği için suyunda varlığı anlaşılamamaktadır. 2. Resimde kertenkele gibi olan sembolün belirgin olmaması uzuvlarının sanki uzuyormuş gibi çizilmesi suyun oluştuğunu anlatmak içindir. Bu 1. pencerenin görüntüsüdür.  Onun 3 görüntüsü vardır 1. Aslan 2. Kertenkele gibi olan 3. ise Tilkidir. Bunların Üçü de aynı semboldür yani Güneştir. Farklı görünüşleri vardır. 3. Resimde Boğanın altındaki pencerenin sağ ve sol taraflarındaki 2 sembol artık oluşmuştur. Pir Hoca Ahmet Yesevi’nin Dokuzu geçtim Ondan ikiye geldim demesi 2 pencereli oluşumun ilk safhasıdır. Yani Boğa’nın kendinde taşıdığı 2 şey ve Yusuf Suresi 99’da Yusuf AS’ın Babası ile Annesini alıp kucaklaması babasını tek almıyor, annesini de tek almıyor 2 sini alıyor bunun gibi. Bundan sonra toprak gözükecektir. Buraya kadar Gökler yaratılmış ve yerlerin yaratılması başlayacaktır. 1 resimdeki birbirine bakan 2 tilki taşları bir şeylerin yıkılıp yeniden inşa edileceğini anlatır. Burayı biraz daha açalım. Merkür ve Venüs oluşumu 3 karanlık dönemdedir. Pir Hoca Ahmet Yesevi’nin 4 ten 7’ye yettim sözünden 4 olunca yani üç karanlık dönem geçince 7 bir anda gözüktü sonra 9 olunca 10 da olmuş oldu. Burada 4 Lat’tır. 7 Uzza’dır ve 9 Menattır. Keyvan’da ilk kez Oktan Abi’den duyduğumuz kayıp gezegendir. http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5733
C yapısı:
“Kadın ALLAH'ın Hayy esmâsının tezgâhıdır. “ Dr. Münir DERMAN

                 
    
         


C yapısında U taşı ve bol bol Domuz sembolleri vardır. U taşı bir de A yapısında vardır. A yapısında ki Havayı ve Ateşi temsil ediyor C yapısında ki Toprak ve suyu temsil eder.  C yapısını levha gibi düşünürsek kalemin yazdığı defter gibidir. Hafızayı tutma, depolama hepsi C yapısının görevidir. Bunu Dünyaya tabiatın işlenmesi şeklinde örnekleyebiliriz. 1. Resimde U taşının sağ üst köşesinde çizilen Aslan, havayı, ateşin işlemesiyle oluşan 1. Dönemdir. 4. Resimde ki alttan yukarı doğru çıkan şimşeğin aynı hava gibi 2. Dönemi anlatır. Şu anda yaşamış olduğumuz dünyada 7. Dönemdir. 7 numaralı resimde 7 ördek bu 7 oluşumu gösterir. Bu T taşı, D yapısında vardır. D yapısı her şeyin her alanda gözüktüğü mekandır. 3. Resimdeki elinde kafatası tutan heykel 7. Dönemi anlatır. 5 nolu resim ters yatmış ölü pozisyondaki domuz ve 6 nolu resimde Tilki’nin altında ki domuz, Onun neye dönüşeceği 3 Kuş ile anlatılmıştır. Pir Hoca Ahmet Yesevi’nin 62. Hikmetinin 2. Yönünü bu yapıda görebiliriz.

“Dörtten yediye yettim,” derken her Dört oluşumda Bir pencere oluyordu. Bu 7. Resimde ki 4 ördek demektir. 7 ördekten sonra bu 8 ördek olacak ve pencere 2’li olacaktır. Her bir oluşum B Yapısında, 10 aşamadan oluyordu. Yani 4*10, “Dört yanımdan yol indi evren ve mekân içinde.“ 4 Kapı *10= 40 Makam düşünülüp bulunmamış, yaratılışın kodları ile oluşturulmuş bir öğretidir. Anlaşılıyor ki, o pencereler hep aynı şeyi işliyor fakat görünüşleri farklı farklı gibi duruyor.
3. Nolu resim:
Enbiya Suresi 18. Ayet: Hayır, Biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar.

D yapısı:

              
                


12 taş 12 Burcu simgeler. Merkezde ki 2 taş, Ay ve Güneşi simgeler. Güneş 21 Martta Koç Burcundan doğar ve 23 Eylül’de Terazi burcundan doğar. Her 19 senede bir Güneş ve Ay aynı burçtan aynı yerden doğar. Taşlar yapılırken her taşın kurulumu için 1 ayları vardı eğer o zaman zarfında yapılmadığı taktirde, 19 sene aynı döngü için beklenilmesi gerekirdi. Bazı taşların boş olması herhangi bir sembol barındırmamalarını buna bağlayabiliriz. Koç burcu ile Başak burcu arasındaki burçlar, Kuzey Burçlarıdır. Geri kalanlar Güney Burçlarıdır. Kuzey Burçları Doğu ve Kuzey, Güney Burçları da Batı ve Güney olmak üzere 2 ye ayrılırlar. Bunun nedeni Ay’ın hareketleri ile ilgilidir. Doğu’da Yeni Ay olarak hareketine başlayan Ay 7,5 Gün sonra Kuzeyde İlk Dördün olur. 7,5 gün sonra Batıda Dolunay’a döner. Sonra Güneyde, Son Dördün ve nihayet Doğuda başlangıç noktasına yani Yeni Ay’a geri gelir. Ay’ın bu evlerinin oluşması Ay’a Dünyanın gölgesinin vurması ile ilgilidir. Eğer arada Dünya olmasaydı Ay her zaman Dolunay olurdu. Örneğin Ay İlk Dördün pozisyonunda iken, eğer Aydan Dünyaya baksaydık Dünyayı Son Dördün olarak görürdük. Yani biri daha başlangıcı yaşıyorken öteki bitimi yaşar. Taşların mantığı da bu şekilde yapılmıştır. Ay, Dünyanın çevresinde 7,5 günde 4 oluşumu, yani Burçlar Kuşağını ve onu var eden 4 oluşumla, Dünyanın bulunduğu pencereyi inşa ederler. B yapısında bahsettiğimiz pencereyi. Güneş, Ay’ın parlak halidir. Uzak olması ve hızlı olmasını, Ay’a oranlarsak ikisi de 1 gün içinde Dünyanın çevresinden dönerler. O kadar parlak ki Güneş, onun evrelerini anlayamıyoruz. Oysa Ay ile aynı evrelere sahiptir. Ona da Dünya gölge yapar. Bir an Güneşi karanlık hayal edersek ve Ay ışığıyla gökyüzünü aydınlatırsak, Güneş doğudan doğduğu zaman hilal gibi doğacaktır. Tam tepe noktasında Dolunay olur ve batışında tekrar yeni Ay olur. Bu sefer dünyanın öteki tarafına geçer aynı döngüyü yaşar. Bu hakikat Kuzey Burçları ve Güney Burçlarının aslıdır. Yani Burçlar kuşağını 2 ye bölersek bunun nedenin cevabıdır. Mesela Ay, 1 yılda 12 burç geçer, Güneş ise 1 ayda bir burç geçer. Bu şekliyle Ay, güneşten hızlıdır. Ay, kendi etrafında 29,5 ya da 29 günde döner Güneş ise 25 günde kendi etrafında 1 turunu atar. Bu şekliyle ise Güneşten daha yavaştır. Bilmediğimiz, Güneş 12 saat içinde 1 aylık Ayın evrelerini gösterir yani 12 saatte 30 günlük yolunu kat eder.  Geri kalan bizde gece olan bölüm de de 12 saatte 30 günlük yolu aşar. Yani Güneş 1 günde 2 ay geçer.

Sebe Suresi 12. Ayet: Süleymân'a da, sabah gidişi bir ay(lık mesafe), akşam dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgârı boyun eğdirdik

Bu kadar neden anlattık çünkü bunu bilmeden Aslanlı Yapıyı anlamak zordur. Onu oluşturan evreler de görünmez sadece ışık vardır ama O ışık olmadan önce bir o kadar da karanlık vardı.

Gündüz Güneş’sin
Gece Ay’sın
Sen benim Uçmağ’ım
Kızıl Elma’msın.

Oktan KELEŞ

Dolunay olduğu zaman birçok fenomenlerden bahsedilir. Kurt Adam, kanın kabarması, kendini zinde hissetmek gibi gibi uzar gider. Asıl Dolunay olduğu zaman Dünya, Yeni Ay pozisyonundadır.  Dolayısıyla Güneşte Yeni Ay pozisyonundadır. Ve İnsan birçok mıknatısiyet etkisinden kurtulmuştur. Ruhun kendini özgür bulması insanda bu tarz duygu patlamalarına neden olur. Ay’ın Dolunay olması kadar Dünyanın Yeni Ay olması da bir o kadar etkilidir. Cehennemle ilgili ayetleri bu tarz ters okuyabilirsek acaba nelerle karşılaşırdık.

Pir Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin 62. Nolu Hikmetine gelişim mantığıyla dönersek;

 “Hâlık'ımı ararım gece gündüz cihan içinde;”

Bahsettiğimiz Aslanlı yapıyı anlatır yani Gece Gündüz başlangıç noktasıdır. Yani Burçlar Kuşağını 2 eşit parçaya bölünmüş halinin aslı diyebiliriz.


“Dört yanımdan yol indi evren ve mekân içinde.”


Burçlar Kuşağının 4 eşit parçaya bölünmesini anlatır. 1 parçasında Koç, Boğa, İkizler 2. Parçasında Yengeç, Aslan, Başak Kuzey Burçları biter. 3. Parçasında Terazi, Akrep, Yay ve 4. Parçasında Oğlak, Kova , Balık bu şekilde Güney Burçları da biter.
“Dörtten yediye yettim, dokuzu geçip gittim,”


4’ten yani Koç Burcundan başlayıp 4. Yani Yengece, oradan da Teraziye, yani 7’ye yettim 2 Parçası geçilmiş 9’un geçilmesiyle Batı’da ki Burçlarda bitmiş oldu.


“Ondan ikiye geldim çerh-i keyvan içinde”


10 Oğlak Burcuna gelinmiş oluyor sonra 2 ye yani hem 12 burç geçilmiş oluyor hem de en başta ki 2 oluşum tekrarlanıyor. Yani Son 2 burçları Merkezde ki taşlarla düşünmek gerekiyor gibi. 10. oluşum  Oğlakla sembolleşmiş fakat aslı Koç’ta aramak gerekiyor sanki.


Son olarak: Pir Hoca Ahmet Yesevi 36. Hikmet

Muhammed'i tarif eylesem kemine,
Anasının adı bil Amine:

Babasının adı Abdullah'tır
Anadan doğmadan ölmüştür.

Muhammed'i dedesi korumuştur
Çıplak açları yoklayandır.

Dedesi biliniz Abdulmuttalib;
Gönülde saklayınız iyi bilip.

Dedesinin babası idi Hâşim;
İşitince akmakta gözde yaşım.

Biliniz dördüncüsüdür Abdulmenaf;
Onları bilse her kim, gönlüdür sâf.

Rasûl'un bilse her kim dört ceddini,
Kıyamette gezer sekiz cennetini

En çok sembolün olduğu D Yapısı Kainatta ki her şeyin gözüktüğü mekandır.

               
                


Merkezde ki 2 taştan Batı yönünde ki U şeklindeki taşın karnındaki sembol Uzzayı Sembolize eder. Bu Taş doğuda da olabilir resimleri temsili koyduk ki anlatabilelim diye.                
                


Bu taş da ise Lat, Uzza ve Menat vardır. Haritada ki kesik iki sarı çizgi ile çizilmiş Kuzey bölümünde V oluşmuştur. Bu aslında üsteki sembolün en dıştaki U tarafını anlatır. Sarı V’nin içine çizdiğimiz Beyaz 3 uçlu çatal ise üsteki resimde ki ortada ki 3 çataldır. Haritada 4 bölge vardır biz sadece birinde gösterdik örnek olsun diye aslında hepsinde o oluşum vardır. Fakat biri karanlıkta yani Yeni Ay döneminde oluşmuştur.

                


1. Resimde Yılan, Boğa ve Tilki vardır. Bu taşın yerini bilmiyoruz ama anlatmak istediğimiz mantığı örneklersek, 1. Resim var oluşu anlatıyorsa bunun tam karşısı Yok oluşu anlatıyordur. Resimde ki 21 Haziran yazan taş 1. Resim ise tam karşısında ki 21 Aralık yazan taş 2. Resimdir. Fakat akılda tutulması gereken şey ise, yok oluş dediğimiz şey aslında bir öncesinde var oluşu oluşturuyordu.                   
                 

2. Resimde üstte 3 adet sepet ve sepetlerin yan tarafında sırasıyla küçük sembollerle çizilmiş Kuş, Tilki ve Boğa sembolleri vardır.                
                                  
                 


Bu resimde varoluş ve yok oluş iç içedir. Var olması bir önceki dönemi anlatırken yok oluş ise kendi zamanının bilgisini verir. Resim sağdan sola okunmalıdır. 3 sepet yani en üst bölüm sırasıyla Menat, Lat, Uzzadır. Birbiri ardınca oluşumları anlatır. 3 sepetin bir alt bölümdeki 4 oluşumu nasıl oluşturdukları resmedilmiştir. 4 kuştan 1. Dikkat edilirse embriyo gibi çizilmiştir. Yukarıda anlattığımız Güneşin Kertenkele gibi gözüktüğü, B Yapısında ki halinin başka bir boyutta Kuşların oluşumunu anlatırken görünme hali ile özdeşleştirilebilir. Ters H ile gösterilen sembolde Hava, Ateş ve Su vardır. Toprak, H sembolü oluştuktan sonra belirmiştir. Toprak’ta Kuşun elinde tuttuğu Kafatası, yok oluş olduktan sonra var olmuştur. 4. Kuşta artık kemalat zirve yapmış ve başka bir oluşum artık hazır olmuştur.


Vakia Suresi 61. Ayet: Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var edelim diye.


Vakia Suresi 62. Ayet: And olsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?

En alttaki bölüm, en üstteki 3 sepetin ve ortadaki Kuşların teferruatlarıdır. Orada Akrep, Yılan, Kuş, Başsız insan gibi 7 sembol vardır. 7 sembol, D Yapısında ki Merkez taşlarından Doğu yönünde olan T taşının altındaki 7 ördektir. Akrepte 12 burcun izi vardır. Yani 4 bölümden 3 lü oluşum. Taşın yan tarafında Aslan ve Akrep sembolleri ve Aslanın Akrebi parçaladığı görülmektedir. Bunun ne anlama geldiğini Oktan Abi Kopuz Atada çok anlatmıştır. Bu ayetlerle ve T taşlarının bize anlatmak istediği bilgi ve “Tengri’nin Türk’ünde Evrim Teorisi” makalesiyle bir okumak gerekir.  http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6441 değişimin nasıl olduğu yukarıda ve aşağıda bu şekilde net görülebilir.

                
 


 
Taşta ki Kuşların olduğu bölüm Venüs gezegenini anlatır. Tilki Güneş metaforudur. Bu taş aslında yukarıda ki 3 sepetli resmin farklı yerde ki görünüşüdür. Kuşların görünüşünün teferruatıdır.


Neml Suresi 18. Ayet: Nihayet karınca vadisine geldikleri zaman, bir karınca; Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin dedi.

                  


Kartal, Aslan ve 5 parmaklı bir hayvan resmi vardır. Bu 3 döngü her zaman bu şekilde gider. Bu resimde aslında hepsinin sola bakması gerekiyor ama bu noktada vurgulamak istedikleri artık İnsan zamanı gelmiş olduğudur. Yani bu sefer ki yok oluş İnsan eliyle olacağı.

Aslanlı Yapı:

Necm Suresi 20. Ayet: Üçüncü olarak da öteki Menat'ı?

Ali İmran Suresi 147. Ayet: Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibarettir; Ey Rab’bimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla; Ayaklarımızı sabit kıl; Kâfirler topluluğuna karşı bizi muzaffer kıl!                  
                   

  



                  

Ayaklar, niyetimizin tezahürü olan yaptığımız amellerdir diyebiliriz. Resimdeki kadın gibi çizilmiş olan sembolde 2 ayak doğurduğu görülmektedir. Bu kadın aslında 4. Resimde ki ve her yerde gözüken Boğa’nın anlatımıdır. Boğanın boynuzları aşağı yöne bakar bu dişil özellik olduğunu gösterir.

                 “Cennet Anaların ayağı altındadır” Hadis.


Resim de kadının ayaklarında 3 parmak (Kuş Ayağı) vardır. Fakat elleri (İnsan Eli) 5 parmaklıdır. Bu önce 3’ü sonra 5’i meydana getirecek demektir. Yani görüntü olarak o şekilde görülecektir. 2. Resimde ki eller niyetin anlatımı yani el sembolü görülmez bunun görüntüsü ayak şeklinde gözükür. Cebrail AS, Adem AS’ın toprağını elleriyle yoğurdu işte bu noktanın anlatımıdır. 2 ayak, Aslanlı Taşlardaki 2 Aslanın oluşumunu anlatır. Aslında 1 Aslan vardır fakat bir zaman sonra tersine hareket ettiğini gösterir. Örnek olarak Güneş doğarken sağa bakıyorsa batarken sola bakıyordur. Bu nokta 2 oluşumu gösterir. D Yapısında anlatmaya çalıştığımız burçlar kuşağının 2’ye bölüneceği ezelden bu şekilde planlanmıştı. Bu noktada Zaman nasıl oluştuğu da ortaya çıkar.                  
 



1. Resim Hitit Tanrıçası denilen Kybele dir. 2. resim Aslanlı Yapıda bulunan doğuran kadın sembolüdür. Sadece bu 2 resimdeki benzerliklerden Hitit’lilerin DNA larında ve yaşam tarzlarında, inanışlarında, gelenek-göreneklerinde Göbeklitepe Halkının katkısı vardır.

Eter, Toz, Töz, Nötrino:                  
 
              

Eter, Tesla’nın boşluğu dolduran madde diye açıkladığı, Einstein’in ise böyle bir madde yoktur deyip bunu reddettiği maddedir. Tesla’nın hedefi boşluğu tamamen dolduran Eteri enerjiye çevirerek Uzayda ikinci bir Güneş meydana getirmekti. 1. Resimdeki baklava desenli motif eterin ilk görülen halidir. İlk halin bir alt evresi sis yada duman, kırağı şeklinde açıklanabilir. İlk hali çıplak gözle görülmez ama elbet görenler varmış ki çizilmiş. 2. Resim eterin, kar ve yağmur şeklindeki görünüşünü ifade eder. V ve ters V bunu anlatır onları birbirine bağlayan gibi görülen ortada ki şerit o eterdir. Yani o kesen şerit bir ayrımı ifade eder. 3. Resimde yağmur ve eter vardır. Yağmur olduğu zaman, yağmur, yaşamı, eter tarafı ise yaratımı gösterir. Aslında ikisi de aynıdır. Selçuklu deseninde Eterin günümüz dünyasında ki görünüşü bu şekildedir. Yani bütün mevcut olan her şeyin var olduğu, dünyada ki son halidir.

                
                  


http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=4980 Selçuklu Mimari Desenleri ve Fütüristik teknoloji haberi.

                


H Yapısı:

Bu yapının T taşın yan tarafında bir yılan ve alt bölümde bir boğa gözükmektedir. Boğanın başının her iki yanında El’e benzeyen 2 sembol daha vardır. T taşının görülen yüzünde Balık tan itibaren kertenkeleye ya da timsaha kadar değişen hayvanlar mevcuttur. Ortada ki Sol tarafa bakan Kuş Aslanlı yapıda ki Sol tarafa bakan Aslanın başka bir yerde farklı görünüşüdür. Artık yaratılışın sembolleri açıklanmış ve yeryüzünde nasıl görüldüğü açıklanmaya başlamıştır. Yani daha bulunacak çok fazla T taşı mevcuttur. Doğuran Kadın Sembolünden de önce bir yapılı bir oluşum daha olması gerekmekte gibi. O da bulunmayı beklemektedir.

Kadir SEVENCAN
                                 



Bu haber 7,060 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11062 µs