En Sıcak Konular

Dokuz Tuğ'un Sırrı

29 Nisan 2016 08:46 tsi
Dokuz Tuğ'un Sırrı Gök Atalar'ın İzinde: Dokuz Tuğ'un Sırrı

GÖK ATALAR’IN İZİNDE: DOKUZ TUĞ’UN SIRRI!

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Selâm; efendimiz Muhammed Mustafa’ya, O’nun âl ve ashâbına,kadim tarihimizin Kutlu Atalarına ve sizlerin üzerine olsun. 

Gönül hanemize bir güneş gibi doğan 16 YILDIZ ile tanıştığımızdan beridir, hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Hayata ve olaylara bakışımızı değiştiren, gönül gözümüzle birlikte ufkumuzu da açan gönüller sultanı, Derûnî Babamız, değerli Oktan hocamız sayesindedir ki, kadim Türk tarihi dimağımızda yitirmiş olduğu anlamını yeniden kazanıyor.

Bu anlamlardan biri ve zannımca en önemlisi; Türk Atalarımızın gök ile olan ilişkileri ve bu ilişkinin günümüze kadar süregelen yansımalarının, yeniden hak ettiği öneme kavuşmasıdır. Bunun için bakılması gereken bilgiyi, yine ilk defa olmak üzere, Oktan Keleş hocamızın bin bir emekle hazırlayıp bizlere sunduğu Kulbak Bilge serisinde görüyoruz.

Kulbak Bilge -14’te, Türk’ün Yasak Kitabı ve gizlenen tarihinden bahsetti hocamız. Adem atamızın, yeryüzüne gelene kadar daha önce uğradığı gezegenleri; bu gezegenlerde Şeytan aleyhillane ile verdiği hakimiyet mücadelesini ve nihayetinde hakimiyet kurduğu 9 gezegene TUĞ dikerek, hakimiyetini sembolleştirdiğini öğrendik Oktan hocamızdan… 


 
Evet; Adem atamız yeryüzüne inene kadar uğradığı diğer konaklarda, Şeytan ile girdiği hakimiyet mücadelesinin dokuzundan galip çıkmış ve hakim olduğu bu yerlerin her birine TUĞ dikmiştir.Bu tuğlar, daha sonra cihan hakimiyetine ulaşacak olan Osmanlı Türk Devleti’ne de sembol olacak; padişahlar hükümdarlığının sembolü olarak  9 TUĞ’u kullanacaktır.

 Peki, edir bu TUĞ? Adem atamız galip geldiği yerlerde tuğ olarak ne kullandı acaba? Daha sonra dünyada hüküm süren Türk devletleri, tuğ olarak neyi kullandılar? Yeryüzünde kullanılan TUĞ ile, Adem atamızın diğer gezegenlere diktiği TUĞ arasında bir benzerlik var mı? Bu soruların cevabını ararken, kadim Türk milletinin, göksel tarihini bu dünyadaki hayatına nasıl  geçirdiğini; Gök ve Türk’ün nasıl ayrılmaz bir bütün olduğunu görünce, Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ümün:

‘Türk milleti Atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır!’ sözünün anlamını daha iyi idrâk ettim.

Önce, TUĞ kelimesinin anlamını bir görelim ve içeriğine hakim olalım…

‘’Tuğ - Türk ve Altay halklarının devlet geleneğinde hükümranlık sembolüdür. Sancağın tepesine takılan at kuyruğu, kıldan yapılan flama şeklindedir. Toğ veya Tuk şeklinde de söylenir. Moğollar Tug derler. Uğur ve Kut işareti olarak kullanılır. Kimileyin savaş isteği, başkaldırı ve isyan sembolü olarak kullanılmıştır. Önceleri bayrağın üzerine asılırken, daha sonraları dokuz kollu bir değnek şeklinde özel olarak tasarlanmış ve uçlarına dokuz kutlu hayvanın kuyruğu asılmıştır. İlerleyen zaman içinde ise bu kuyrukların yerine renkli püsküller geçmiştir. Türklerdeki dokuz tuğ geleneği, dokuz sayısının kutluluğu nedeniyle gökteki dokuz gezegeni temsil etmektedir. Gök dokuz kattır ve Türk dünya anlayışında yeryüzü dokuz bölgeye bölünmüştür. Tanzimat'tan önceki padişahların savaş bayrakları, Oğuz geleneğine uygun olarak dokuz tuğdan oluşurdu. Bu uygulama bir cihan imparatorluğu sembolüdür. Cengiz Han, kağanlığını ilan ettiğinde dokuz kollu beyaz bir tuğ diktirmiştir.’’ Böyle diyor Vikipedia… 

Paragraftaki şu ifadelere dikkat edelim:

‘…Sancağın tepesine takılan at kuyruğu, kıldan yapılan flama şeklindedir.’

 ‘…ve uçlarına dokuz kutlu hayvanın kuyruğu asılmıştır. İlerleyen zaman içinde ise bu kuyrukların yerine renkli püsküller geçmiştir.’

İlk önce tuğa AT kuyruğunun kılı takılmış. Daha sonra ise, Türklerde kutsal olan DOKUZ KUTLU HAYVANIN kılı, veya tüyü!

TÜRKLERDE KUTSAL HAYVANLAR

1- EJDERHA

HUNLARDA VE İSKİT-SAKALARDA EJDERHA KUTSAL BİR BİR HAYVANDI, GÜCÜN İHTİŞAMIN GİZEMİN SEMBOLÜYDÜ. 

Alttaki resimde Büyük Hun Devleti’nin bayrağı görünmektedir. Üzerinde EJDERHA figürü vardır.
 

Ejderha konusuna değinmişken; benim yanlış anladığım, belki bir çoğunuzun da aklında soru işareti olarak kalan bir konuya açıklık getirmek isterim.

Yine ilk defa Oktan hocamızdan öğrendiğimize göre, ejderhalar geçmişte Türk milletine ÇOK ÇEKTİRMİŞTİ! Hâl böyle iken, nasıl olur da ejderha Türklerin kutlu saydığı hayvanlardan olabilirdi?

 
Yine Kulbak Bilge- 14’te görüleceği üzere, ejderha resminin yanında ‘ejderhalar çok çektirdi!’ yazmış Sultanımız…

Ben bu ifadeyi okuduğum  günden, konuyu Oktan Hocamıza sorduğum güne kadar ejderhaların, diğer gezegenlerdeki hakimiyet savaşlarında şeytanîlerin safında savaşarak, Türk Atalarımıza çok fazla kayıplar verdirdiğini ve eziyet çektirdiğini düşünüyordum. Meğer gerçek bambaşka imiş!
 
 

 

Türk Atalarımızın ejderhalardan çektiği, onların verdiği zarar yüzünden değilmiş. Aksine, EJDERHALARI EVCİLLEŞTİRİP EĞİTİRKEN ÇOK UĞRAŞMIŞ ATALARIMIZ!

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin? filmini bir de şimdi izlemek gerek…

Ejderha bu yüzden kutlu hayvanlar arasında imiş! 


2- KURT

GÖKTÜRKLER OLARAK BİLİNEN TÜRÜK BİL FEDERASYONUNDA TÜRKLER KURT BAŞI FİGÜRÜNÜ MİLLİ BAYRAKLARINDA KULLANMIŞLARDI. KURTLARIN YAŞAM BİÇİMİNİN TÜRK TOPLUMUNA VE ASKERİ YAPISINA ÇOK DEFA ÖRNEK OLMUŞ BAĞIMSIZLIĞI ÖZGÜRLÜĞÜN DÜNYA ÜZERİNDEKİ ÖRNEĞİ KABUL EDİLMİŞTİR KURT.
TÜRK AİLE YAPISINA DAHİ KURTLARIN YAŞANTILARINDAN ÖRNEKLER ALINMIŞ VE BENİMSENMİŞTİR.

KURT BÜTÜN TÜRK KAVİMLERİNDE,GÜNÜMÜZDE DAHİ SAYGI GÖREN VE KUTSAL OLARAK KABUL EDİLEN BİR HAYVANDIR.

 
GÖKTÜRK DEVLETİ (TÜRÜK-BİL FEDERASYONU) BAYRAĞI

Kurt’un hikayesini  ve kutsiyetini sanırım hepimiz biliyoruz. Yine de merak edenler Türeyiş ve Ergenekon Destanına bakabilirler.

3- TUĞRUL KUŞU
 
TUĞRUL KUŞU YADA TURUL OLARAKTA TELAFFUZ EDİLİR, EVSANEVİ TÜRK HÜKÜMDARI ATTİLA’NIN TACINDA DA BULANAN FİGÜR, AVRUPA HUN DEVLETİ’NİN BAYRAĞINDA DA KULLANILMIŞTIR.

TUĞRUL KUŞU, BÜYÜK KOMUTAN, EFSANEVİ HÜKÜMDAR ATTİLA'YA TANRININ KILICINI GETİRMİŞTİR. TUĞRUL KUŞU SAKA DÖNEMİNDEDE KUTSAL KABUL EDİLMİŞ VE BİRÇOK FİGÜRDE RESMEDİLMİŞTİR.


 

EFSANEVİ TUĞRUL VE KILICI ATTİLA'YA GETİRİŞİNİ ANLATAN HEYKELİ…

4-KARTAL


BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU’NUN BAYRAĞINI ÇİFTBAŞLI KARTAL OLARAK BELİRLEMESİNİN SEBEBİ, KARTALIN KUTSAL HAYVAN SAYILMASININ YANI SIRA, KADIN ERKEK TEK BEDENDE OLARAK SEMBOLİZE EDİP, MEDENİYETTEKİ DÜNYA MİLLETLERİNDEN ÇOK DAHA İLERİ OLMASIYLA BİRLİKTE, İSLAMİYET ÖNCESİ İNANÇ VE YAŞAM BİÇİMLERİNDE KADININ DEĞERİNİN BİR GÖSTERGESİ OLARAK YAŞATMIŞ OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ.

 

 SELÇUKLU DEVLETİ BAYRAĞI



 

       SELÇUKLU DEVLETİ KABARTMA ARMASI


5-AT

ÇOK ESKİ DEVİRLERDE DAHİ, ATIN EVCİLLEŞTİRİLMESİNDEN SONRA AT, TÜRKLER İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYAN BİR HAYVAN OLDU. AT, TÜRKLERİN YAŞAMLARI BOYUNCA KENDİ BEDENLERİNDEN BİR PARÇAYMIŞ GİBİ KAYALARA, HEYKELLERE, KABARTMALARA İŞLENDİ. DİNİ MOTİFLERDE AT, HERZAMAN TÜRK KÜLTÜRÜNDE DEĞERİNİ VE YERİNİ KORUDU.

 
İSKİT-SAKA TÜRKLERİ, ALTIN BİR AT DİZGİNİ YANAK SÜSÜ


 
AVAR İMPARATORLUĞU BAYRAĞI

6-GEYİK

GEYİK ERKEN DÖNEMLERDEN İTİBAREN TÜRKLERDE KUTSAL KABUL EDİLMİŞ HAYVANLARDAN BİRİYDİ. ÇEŞİTLİ EFSANELERDE, MARAL İLE KURDUN ÇİFTLEŞMESİNDEN TÜRKLERİN MEYDANA GELDİĞİ ANLATILIR. BU ŞEKİLDE GEYİĞİN TÜRKLER İÇİN YAŞAMSAL DEĞERİ VURGULANMIŞ OLUYORDU. BİRÇOK FİGÜRLERİNDE GEYİK, MARAL YERİNİ ALMIŞ GÜNÜMÜZE DAHİ BU KUTSAL DEĞERİNİ KORUMUŞTUR. KİLİM, MİNDER, HALI, KAFTAN DESENLERİNİN, DUVAR KİLİMLERİNİN HER ZAMAN VAZGEÇİLMEZ FİGÜRÜ OLMUŞTUR.

İSKİT-SAKA ALTIN BİR AT DİZGİNİ YANAK SÜSÜ ( GEYİK KABARTMASI)
 
Göktürklerle ilgili bir mitoloji de, Göktürklerin atalarından birinin, (ki ataları kurttur) bir mağarada, ak geyik kılığına giren bir deniz tanrıçası ile ilişkisi olduğu anlatılır. Göktürkler nesillerinin kurttan geldiğini söylemekle beraber efsanelerinde dişi geyikte rol oynar. Dişi geyik bir ilahedir ve vücudundaki lekeler yıldız işaretleri olarak görülür. Dişi geyik eski Hun anlatılarında yol gösterici rolü oynar.

Türk kültüründe Sığın (Geyik)

Kutsal bir hayvandır. Bazen erenler alageyiğe dönüşür. Kimi zaman Göksığın olarak da adlandırılır. Bazı Türk ve Moğol boyları, soylarının bu kutlu varlıktan türediğine inanırlar. Çoğu zaman soyun bir kolu Gökkurt’tan, diğer kolu ise Gökgeyik’den gelmektedir. Geyik sürülerinin başında bulunup idare eden kurtlara da Gökgeyik denilir. Geyiklerin boynuzları kamların en önemli simgelerindendir. Kubamaral dokuz boynuzlu, boynuzları dokuz budaklı olarak betimlenir. Bozkurt gökyüzünü temsil eder. Alageyik ise yeryüzünün simgesidir. Macarların (Hungarların) ataları da bir geyiği izleyerek denizi geçmişler ve bu denizin ortasındaki yarı bataklık bir adada türemişlerdir. Anadolu ve Asya halılarında ve kili desenlerinde Geyik motifine resim veya sembol olarak sıklıkla rastlanır. Anadolu’da alageyiği kovalayan ve kaybolan avcı motifi masallarda ve türkülerde sıklıkla görülür. “Geyik de çekti beni kendi dağına.” (Anadolu Halk Türküsü). Yine bir Macar efsanesinde Hunların ve Macarların ataları olan Hunor ve Magor adlı iki avcı bir geyiği kovalarken bataklıkta kayboluyorlar ve orada kayıp soylu kızları bularak onlarla evleniyorlar. Bir başka efsanede Türklerin ataları hayatlarını bir mağaranın içinde sürdürmekteydiler. Her gün güneş batınca Deniz/Göl ruhu, ak geyik (buğı)[1] şekline giren kocasını deniz altına götürüp, sabah olunca denizden çıkarır. Öküz başlı, at kuruklu olarak tasvir edilir. Kutlu bir hayvan olarak erenlerin veya ozanların yanında yer alırlar:

“Yaramı sarsınlar şehitler ile / Kırk yıl dağda gezdim geyikler ile” (-Pir Sultan Abdal)
Umay Ana ile geyik arasındaki ilintiye daha sonra değineceğiz…

7-DAĞ KEÇİSİ-OĞLAK

DAĞKEÇİSİ-OĞLAK TÜRKLERDE İNANIŞLARI OLAN TENGRİ-GÖK TENGRİ YERİN MERKEZ KATMANINDAKİ EN KÜÇÜK YAPI TAŞI DAHİL BÜTÜN UZAY BOŞLUĞUNU KAPLAYAN, İÇİN İÇİNDE VE DIŞIN DIŞINDA OLAN TANRIYA İNANILIYORDU, VE BOYNUZLU OLAN HER HAYVAN SÜREKLİ BUNU İŞARET ETTİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR VE KUTSAL KABUL EDİLİYORDU.
 
 
İSKİT-SAKA HÜKÜMDARININ TACI ( GEYİK VE DAĞ KEÇİSİ FİGÜRLERİ )


8- BOĞA

BOĞA TÜRKLERDE ÇEŞİTLİ HİKAYELERİN MOTİFLERİNDE, KİLİM, HALI, MOTİFLERİNDE YİNE VAZGEÇİLMEZLERİNDENDİR. ÖRNEĞİN BOĞAÇ HAN.

BOĞANIN KUTSALLIĞI TÜRKLERE ''Ğ'' HARFİNİN SESİNİ VE DAMGASINI VERMİŞTİR. TÜRKÇE’DE Ğ HARFİ YOKTUR DİYENLER, KAZIM MİRŞAN HOCAMIZIN ARAŞTIRMALARINA BAKABİLİRLER.

 
TÜRÜK BİL YAZITLARINDAN - ÖNTÜRKÇE '' Ğ '' DAMGASI

9- PARS-BARS

BARS: FİLİ DEVİREBİLECEK GÜÇTEKİ KAPLAN

Divanı Lügati't Türk’te Kaşgarlı Mahmut böyle tanımlamış. Devam etmiş, ALPAR TUNGANIN OĞLU BARSGAN.

BARS-PARS TÜRKLER İÇİN KUTSALLIĞINI HER DÖNEM KORUMUŞ, GÜCÜN KUVVETİN SEMBOLÜ OLMUŞTUR.
 
Yazının buraya kadar olan kısmındaki bilgiler, bilgi ağlarında ( Başbuğ’umuz Zeybek Bey’e selam olsun) bulunan bilgilerden derlemedir. İkinci kısımda kullandığım Türk Tamgaları ile ilgili bilgiler ise, çok değerli Resim öğretmeni ve aynı zamanda bir Blog yazarı olan Nuray Bilgili hanımefendinin
http://www.turkkozmolojisi.com/
isimli sitesinden alınmıştır. Kendisinin yapmış olduğu bu çalışmalar, gelecek nesillerin Atalarını tanımalarına ve anlamalarına katkıda bulunacaktır.

Türklerin kutsallık atfettiği , yukarıda saydığımız hayvanların her birinin isminin, gök atlasında yer alan 88 takımyıldızdan 9uyla aynı  olduğunu fark ettim.

Latince ve Türkçe isimleri ile bu takımyıldızlar şunlar:

1-Ejderha( Draco)TakımYıldızı(TKY)

2-Kurt(Lupus)-Burada Canis Major, yani Büyük Köpek TKYıldızını da referans olarak alabiliriz.

3-Tuğrul Kuşu ( Anka Kuşu)( Phoenix) TKY

4-Kartal( Aquila) TKY

 5-At(Kanatlı At) (Pegasus) TKY Andromeda tkyıldızına yakınlığı önemlidir.

6-Geyik( Astrolojide geyiğin Venüs gezegeni ile ilintili olduğunu görüyoruz. Venüs aynı zamanda, Türk mitolojisinde UMAY ANA figürüne de karşılık bulmaktadır. Umay Ana ise, mitolojide anlatıldığına göre hayvan olarak dişi geyik kullanır.Derneğimizde yer alan Ötüken duvarında da, Umay Ana resminin hemen altında bir geyik figürü yer almaktadır.)Aynı zamanda Corona Borealis, yani Kuzey Tacı takımyıldızını da geyiklerin çektiği anlatılır astronomik mitolojide..

7-Oğlak( Capricornus ) TKY

8- Boğa ( Taurus) TKY  Aldebaran Yıldızı

9-Pars (Ak-Pars) TKY

Şimdi ise isimleri, Türklerin kutsiyet atfettiği hayvanlarla aynı olan bu takımyıldızların ve gezegenlerin, Türk boyları ile olan ilişkisine bir göz atalım.
 
4 Ayrı Türk Sanat Eserinde Ejderha ve Ejderhanın Kalbi İkonografisi
(Akrep ve Akrebin Kalbi olan Türklerin Savaş Yıldızı Antares)
         


Hun ve Göktürkler, Sin Yıldızı yani Antares,, (Gece Göğünde) ufuk çizgisinden göründüğü zaman büyük ateşler yakarak bunu kutlardı. Bu ritüel 6 Mayıs tarihinde yapılırdı, yani Yaz mevsimi başlangıcı. Antares Ejderha Takımyıldızın Kalbi sayılıyordu. Astrologlar çok iyi bilir, arkaik dönemlerde bu yıldız çoğu zaman Mars ile ilişkilendirilmiş hatta onunla karıştırılmıştır. Ve elbette Mars'ın Kılıcı efsanesi Türkler tarafından da biliniyordu. Avrupaya bu mitolojiyi Attila taşımıştır. (Attila'nın Kılıcı Efsanesi olarak da bilinir.)

Türk İnisiyasyon yani ERGİNLENME ve ER OLMA Ritüelleride bu özel dönemlerde Ata Mağarasında yapılırdı. Kılıç Üzerine Ant İçilerek Kağana Bağlılık yemini ediliridi. Muhtemelen bu Yıldızlar yani Mars ve ANT-ARES (Türkçe Ares yani Mars'a ANT içme) Şahit tutularak Ant içiliyordu, Çünkü Hunlar Güneşi Şahit tutarak da Ant İçebiliyordu.

Türk Sanatında ve İkonografisinde, bizim çoğu zaman anlamadığımız ya da çözemediğimiz ve sadece bir süs ya da motif olarak gördüğümüz gizemli simgeler mevcuttur. Bunlar Stilize edilmiş ve soyutlanmış Sembollerdir. Çifte "Vav" sembolünde olduğu gibi Türkler, "hepsini değil bazı" Arap Harflerini de, Tarihsel süreçte kendi süsleme biçimlerine uydurmuşlardır.

Bunlar, Binyıllar boyunca süzülen, bilinçaltından bir anda çıkıp gelen Türklere ait önemli kültür kodlarıdır. (Nuray Bilgili)

Birinci konağımız: Antares-Mars

Ejderha Takımyıldızı, Terazi, Akrep ve Yay Takımyıldızlarını kapsar. Türk ikonografisinde ve sanat eserlerinde, Akrebin Kalbi adı da verilen Antares, Ejderha kuyruğunda, kalp şekli verilen bir düğüm ile ifade edilir. Türklere ait Yay Burcu ikonografisi, minyatürlerde üstü okçu-avcı ve altı at olan antropomorfik bir mitolojik yaratık ile betimlenir. Centaur adı verilen bu yarı at yarı insan imaj, arkası dönük ok atmaktadır ve kuyruğu düğümlü bir ejderhayı hedeflemektedir. Ejderha Centaur’un arkasındaki kuyruğun uzantısında resmedilir. Çok ilginçtir, bu astrolojik simgesellik aslında, Türklerin hem doğu hem de batı kozmoloji geleneğinin bir sentezidir. Ejderha aslında Türklerin Orta Asya’da kullandığı, Batı Astrolojisindeki Akrep Takımyıldızına denk gelir ve Burçlar kuşağında bu takımyıldız Yay Takımyıldızı ile yan yanadır. Ve yine akrebin kalbi üç boğumludur. Bu sembolizm tamamen Türk Kozmoloji düşüncesi ile örtüşür. (Nuray Bilgili)
 
Mitolog Joseph Champbell’e göre evrenin simgesel döngüsünün merkezi, kıpırtısız bir nokta gibi görünen Samanyolunun Merkezi yani Galaktik Merkezdir. Burası Samanyolunun dönme merkezidir. Bu noktanın altında Tanrısal yaşam enerjisi veren öz, ejderhanın-kozmik yılanın başı vardır. Tam olarak Akrep-Ejderha Takımyıldızının bulunduğu konumdur. Yaşam Ağacı, evrenin kendisi yani Samanyolu bu noktadan büyür. Kökleri galaktik merkezde yani karanlık noktadadır. Zirvesinde altın güneş kuşu yani Kartal Takımyıldızı yer alır. Bu merkez tüm kadim uygarlıklarda ve Türklerde de zamanın başladığı bir doğum yeri olarak görülür. Türkler bu İkonografiyi yani KARTAL-EJDERHA ve HAYAT AĞACINI sanat eserlerinde sıkça kullanmışlardır.(Nuray Bilgili)
 
Kartal Takımyıldızı’nın Arapça’da  ki ismi Deneb Al UKAB’dır. UKAB, peygamber efendimizin asm. Sancağıdır. Sancağın üzerindeki Hilal ise Tarık yıldızını temsil etmektedir. Tarık’ın ne olduğunu Oktan hocamız yine detayı ile anlatmıştı..

Ayrıca, Kartal takımyıldızının göksel izdüşümüne baktığımızda çift Başlı Kartalı, yani Selçuklu Devleti’ni görürüz. Aynı zamanda Dodurga boyunun da sembolü olabilir.
 
Bir başka boy ve göksel ilintisi: Bayındır ve Büyükayı, Oz tamgası…
 
 

 

Türkler de, Geyiğin Boynuzları Hayat Ağacı, Gökkuşağı ve Sonsuz Yaşam Döngüsünü İfade eder. Bunun yanında Geyik "Güneşi" de sembolize eder. Çünkü Geyik Dişildir ve Hayat Verendir. Güneşin ve Venüsün ""Yersel Hayvan İzdüşümüdür". Türkler de geyik, Tanrıçanın Özellikle de Tanrıça Umay ve Tanrıça Ak Ana'nın Tezahürüdür. Türk İkonografisinde Tanrıçalar daima "AK" renk simgeciliği ile ve "Boynuzlu" olarak sembolize edilir. Tanrıça Umay Ana'nın üç dilimli tacı aslında Üç tane boynuzdur..Tüm kadim Tanrı ve Tanrıçalar Bolluk bereket ve yeniden doğuş sembolizmine bağlı olarak, Boynuzlu olarak resimlenmiş ve ifade edilmiştir. Kanımca ve bulgularım doğrultusunda, günümüzde kullanılan Astrolojik sembollerin tamamı, Türklerin Tamga dediği simgelerdir. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim..(Nuray Bilgili)
 

Neptün gezegenin simgesinin, Hun Türkleri ve Selçuklu Türklerinde kullanılan stilize edilmiş Kartal sembolünün türevi olduğu çok açıktır. Yunan mitolojisinin kaynağının, bu gözle bir kere daha araştırmak yerinde olacaktır.( Bülent Ateş)
 

Akrep takımyıldızının sembolü apaçık bir şekilde Salur- Çepni boy tamgasında görülmektedir.


Bu ve benzeri bir çok bilgiyi Nuray Bilgili’nin sitesinden, ilgili arkadaşlar takip edebilir.
http://www.turkkozmolojisi.com

Tüm bunlar bize gösteriyor ki, Türk Atalarımız yıldızları yalnızca göç zamanı yol tesbiti için kullanmamış. Aynı zamanda onları yaşam biçimi haline getirmişler. Hemen burada aklıma şu soru geliyor:

-Acaba, her Oğuz boyunun farklı tamgası olması ve hemen hemen her tamganın gökte bir takımyıldızın iz düşümüne sahip olması; bu boyların, ilgili takım yıldızlardan geldiğine işaret olabilir mi?

Bir başka soru da şu:

-Tuğ dikilen gezegenlerde, tuğun ucuna hayvanın kuyruğu veya tüyü takıldı ise;

 Bu hayvan o gezegende mi yaşıyordu?

Ne mutlu ki, bu sorunun cevabını Oktan hocamızdan aldım…

Evet, tuğ dikilen gezegenin bulunduğu takımyıldıza ismini veren hayvan, Adem atanın hakimiyet kurduğu gezegende yaşıyordu. Dolayısı ile, Türklerde Kutlu sayılan bu dokuz hayvan, Atamızın hakimiyet kurduğu gezegenlerden,  yeryüzüne getirilmişti!

Dahası, yeryüzünde ne kadar canlı varsa, HİÇ BİRİ BU DÜNYAYA AİT DEĞİLDİ!!!

Evet, böyle söyledi Oktan hocamız. Yerde Nuh, Gökte HUN tufanı yaşadı , diyordu ya Kulbak 14 de… Demek ki orada da canlılar bir gemi ile tufandan kurtarılıp, en son konağa kadar getirildi. Yani Dünyaya!

Buraya kadar tespit edebildiğim ve doğruluğunu Oktan hocamıza onaylattığım; Adem atamızın dünyaya inmeden uğradığı ve hakimiyet kurduğu 5 gezegen veya yıldız şunlar:

Mars, Venüs, Satürn, Ay ve Aldebaran… Bu gezegenlere inişin bilinen bir sırayla değil de, rast gele olduğunu da eklemem gerek. Geriye 4 tane daha kalıyor. Umarım, onları da yakın zamanda keşfetmek nasip olur. Şimdi diyebilirsiniz ki;

‘ E, ne oldu yani? Bunu bilmek bize ne fayda sağlayacak?’

Haklısınız. Bize değil belki, ama gelecek nesillere çok faydası olacağı kesin! En azından nereye gitmeleri gerektiğini bilecekler, araştırmalar için!

Hatamız, kusurumuz kul oluşumuzdandır. Sübhan olan Allah’ı tenzih ederiz. Ya Rab, ilmimizi arttır, amin.

 Vesselâm.

Bülent ATEŞ




Bu haber 30,204 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,839 µs