En Sıcak Konular

Tengri'nin Türk'ü Hakkında

13 Ağustos 2019 10:00 tsi
Tengri'nin Türk'ü Hakkında Tengri'nin Türk'ü Hakkında

TENGRİ'NİN TÜRKÜ HAKKINDA...

 

Yaklaşık 3 yıldır Sultan Babam'ın büyük emekleriyle yazdığı Tengri'nin Türkü elime ulaştığında çok mutlu oldum.Kitabı bir kez hızlı olarak ,bir kaç kez de sindirerek okudum.Aralanan kapılar,açılan sırlar,tanıtılan Kişiler...Of of of...

İçimden neler geldiyse,neleri daha sıklıkla görebildiysem,sizlere onlar ile ilgili şeyler yazıcam.Elbette ,Kalperenler de kendi görüşlerini yazacaklardır...

Bismillah...

Türklerin yaradılış gereği Gök soylu olduklarını ,köklerinin Kök'te(Gökte) olduğunu daha önce söylemişti Sultanım.Çocukluğumdan beri içimde olan bir his,beni buraya ,Sultanımın dergahına,Erenlerin yanına,Kalperen Atabeylerimin,Bacıbeylerimin,kardeşlerimin yanına çekmişti...Tengri'nin Türkü; bu hissin ete kemiğe dönüşmüş haliydi benim için.

Bazen insan rüya görür,uyanık olduğunu sanır.Bazen de uyanık olduğunu sanır,aslında rüyadadır...Bu his hiç başınıza geldi mi? "Evet" dediğinizi duyar gibiyim...

İşte böyle bir rüyada ; Gök Türklerin gemisi içinde olduğumu görmüştüm.Yanımda,Ogün ve Serdar da vardı.Geminin içinde ne işim var diye sağa sola bakınırken,Ogün'ün karşımızda bize bir şeyler anlatan gri-gümüş saçlı bir komutanı pür dikkat dinlediğini fark etmiştim. Komutan; bize "rahat olmamızı,bunun gibi pek çok cenge girildiğini,her şeyin sırasıyla anlatılacağını" söylerken, ben de O'nun gözlerine bakıyordum.Sanki, gözlerinin hemen önünde bir ışık var gibiydi.Tarifi zordu bu ışığın,sanki çok ileri bir teknolojiye aitti.Nur gibi.Sonrasında geminin içinde,inanılmaz hızda manevralar yaparken sağa sola savrulmadığımızı gördüğümde,bunun farklı bir gemi olduğunu anlamıştım.Rüyam; başarılı bir hava savaşının ardından,geminin adeta dağın içine "çarpmadan" girmesi ve iniş yapması ile devam etmişti.Gemiden indikten sonra; Komutan bizleri götürürken bir yandan "Tebrikler çocuklar,ilk adımınızı attınız,devamı gelecek" diyor,ben ise arkamdaki kara gümüş gri geminin şekline bakıyordum.Bu şekilde son buldu rüyam...

Bunu neden mi anlattım? 

Daha sonraki bir sohbetinde,Sultanım bana " kitabı okuyunca bak bakalım o adamı tanıyabilecek misin ?" demişti.Nasıl yani? o gördüğüm rüya değil miydi? diye düşünürken,aslında cevabını hep hissettiğim bir şeyi Sultanımızın kitabına sırladığını hissetmiştim.

 

Kitabı elime aldığım anda , O Adamı,işte  bu histen dolayı bulacağımı biliyordum...

Tengri'nin Türkü olmayı hedeflemiştik.Yanımızda başımızda Yol Başçımız Sultanımız vardı.O , Tengri'nin Türküydü ve bize Tengri'nin lütfuyla bu An'da yol gösteriyordu...Allahım! Bu gerçekleri neden bu kadar geç anlamıştım! Kendi kendime ne kadar zaman kaybettiğimi söylenirken,aslında An'ı da kaçırmıştım.Hep bir sonraki An'ın hedefi ile yaşarken,Sultan Baba'nın yanındaki An'lardan bazılarını kaçırmıştım...Halim haraptı.

Bu karışık hisler ile kitabı açtım.

Kitap ; OkOz'un , Uluların, İlk Türk'ün,İlk Ötükenin,O'na uyanların ve düşmanlarının hikayesi ile başlıyordu...Okyay'ın  gençliği  ile devam ederken,aslında OkYay'a çooook ötelerden yazılmış olan kaderinin vuku bulunuşuna şahit tutuluyorduk.Kulbak Bilge Atam, Okyay'a görevini vermişti...Türk ; Tengri için, O'na ulaştıran görevler için yaşar ve uçmağa varırdı.

Tan ormanlarında yol alırken ; Omgları ve Ongları görmüştü.Buraya bir virgül koyalım.

Omglar bana ; yüzüklerin efendisindeki Elfleri hatırlattı. Orman Elfleri de büyülü bir ormanda yaşıyorlar ve etraflarındaki canlı dokuya zarar vermeden yaşıyorlardı.Atatürk ; Yalovadaki köşkünü ,ulu bir ağaç için "yürütmüştü". Atatürk'ün, doğaya olan sevgi ve saygısını bu kitapta da Omglar ve Onglar anlatılırken görmüştük.Zaten ; yüzüklerin efendisini yazan Tolkien'in de kesinlikle kadim Türk efsanelerinden etkilendiğini açıktı.Bitkiler ile doğa ile iç içe yaşayan ve İnsan öncesi yaratılan türlerden birisi olan Omglar, hayvanları koruyan Onglar ile komşu yaşıyorlardı. Okyay ; bu iki ırkın gösterdiği yoldan giderek,dağlara,dağların zirvesindeki bir yere vardı.İnmeden çıkamayacağı ,sonunda Gök Türklerin üssüne ulaşan bir yol tutmuştu.

Orada ,Onu karşılayanlar,Okyay'ı ,oradaki uzay gemisinin(Binengeç) kaptanına götürdüler.

 

 

Binengecin Khanı(kaptanı) , Okyay'ı arkaik su taşını bulmak üzere görevlendirdi.Bu görevin alınış ve gönüllü olunuş tarzı bana Kuran'daki Zulkarneyn (Kansuvan,Oğuz Kağan) kıssasını hatırlattı.Okyay,Oğuz Kağan'ın soyağacından geliyordu.Bu soy ki, Tengri için yaşar Tengri için uçmağa varırdı.OkYay da Atası Zulkarneyn gibi Kutlu görevler için yaradılmıştı.Burası çok önemli.Bu Kutlu görevler her kula nasip olmazdı...

 

 

Peki su taşı neydi? Brifingdeki Gök Türk ; su taşı sayesinde göklerde tan ormanının kopyasının yapılacağını anlatmıştı.Bu taşın içinde, bu büyülü ormanın hayat sırları mevcuttu.Su taşının; yağmur yağdırıp hava olaylarını kontrol edebilen  Yada taşı ile bir bağlantısının olduğunu düşünüyorum ancak,su taşı bir ana bilgisayar olarak düşünülürse yada taşı onu aktive edebilen güç kaynağı olabilir...

Kitabın devamında; Okyay yoldaşları ile şerli şehrinden bir Ötükenliyi kurtarıyor, dönüşü ise kendi çağına değil,oz çarkı ile bizim çağımıza oluyor.Buraya dikkat!  Vakıa 60-61 iyi okunursa, Ötükenlilerin çağ aşımları daha iyi anlaşılabilir.Bu konunun detayına girmiyorum, Erenleri dinleyin zaten bu konuyu anlatmışlardı, zamanı gelince daha da detayını anlatırlar.Kulbak bilge,OkYay'a bizim çağımızda yalnız olmayacağını,diğer Ötükenlileri de bir araya getireceğini anlatıyor.

Okyay bu çağda Adem olarak dünyaya gelir.Zorlu ve iyi bir eğitim sürecinden geçer(Türk bilge savaşçılarının hepsi iyi eğitim almıştır). İyi bir eğitim almak da yetmez,Tin gücünün yoğun olması gerekir.Tin demişken,bu kelime Tengri kelimesi ile direk bağlantılı.Bunu Ön Türkçe bilgilerimiz ışığında açalım inşallah:

TENGRİ/TENRİ  = Yoktan var edici,Yaratıcı.

Sözlük:
Et/Ed: Yaratmak,Olmak.Yaradan
Er: Erişme.Kişi.Er
En: Durum,statik hal.
İn/İng: İnmek.İnen,inmiş
İt: İtme,itilme,itilen.İt(köpek).İmpuls/Etki
Tin:Ruh
Okumaya çalışalım...
TEN-Rİ aşağıdaki gibi okunabilir:
ET-TİN -ER-İ = Yaratan-Tin- Eri = Tini/Eri yoktan Yaradan
ET-TİN-GERİ = Tinin/Tinlerin geri döneceği Yüce Yaratıcı

TİN= İT-İN veya ET-İN/EN olarak okunabilir.
Yaratılan Durum/statik hal veya
İtilerek-İnen anlamı çıkıyor.Bir anlamda; Tengriden itilen/üflenen ve aşağı inerek Kişiyi bulan güç/hal.
Bu bilgiler ışığında kendi yorumumu yaptım.Elbette en doğrusunu Yüce Yaradan bilir.
Tinlerimizin her An Tengriyi Anabilmesi duasıyla devam ediyorum...

OkYay'da Tin gücü ,Gök Soylu oluşundan dolayı yüksektir.Bunu kitaptan da anlıyoruz.

 

 

Bizim çağımızda ,Ötükenlileri bulur. Türk Devleti için çok önemli görevler üstlenir.Bektaş Baba'dan kadim Türk kitabını teslim alır.Kitap en az 2000 yıllıktır.Kitabı TMT(Türk Metafizik Timi)'ye götürür.Orada incelerler.Timur Yarbay, kitabın kopyasının Kalperenlere de gösterilmesi önerisini yapar.Bu kadim kitabı çözmek için her şeyi yapması gerekir Kalperenlerin. İnşallah...

 

 

Tengrinin Türkü kitabının en arkasında bu kadim kitaba ait olan ve ilk sayfa olduğunu düşündüğüm  sayfayı müsaadenizle buraya koyuyorum.Çözümü için gereken bilgiler şunlar:

1-Hangi coğrafyada bulundu(Kitapta bu sorunun cevabına atıf var,malum kazı!)

2-O bölgede yaşayan ana kavim kimdi? Daha doğrusu hangi Türk boyuydu.Kullandıkları bazı harfler değişiyor bu yüzden bunu öğrenmeliyiz.(Kazım Mirşan'ın Türklerin Anadoludaki yazılarını incelediği kitaba bakmalıyız.Orada o zamanda kullanılan aktif tamga ve sesleri incelemiş) Yoksa kitap başka yerde/çağdaki harflerle yazılıp,Anadolu'ya mı getirildi? 

3-Kulbak Bilgenin aktarımlarından anladığım kadarıyla ,bu kitabın ihtiva ettiği konular arkaik dönemlere ait.Bu arkaik bilgiyi,kitabın yazıldığı dönem Türklerine aktaranlar kimdi? Bunun önemi şu ; Kitap yazım zamanında yaşayan Türkler , belli ki bu kitabı bizim çağımızda bulunmak üzere sırlamışlar.Bu An'da bizim çağa geldi bu bilgi,dolayısıyla bize ait bir anahtar bu. Anahtarı anlamalıyız ki, hangi kapıyı açıp,nereye gireceğimizi bilelim. Bir Tin ayini sırasında, yana yakıla anahtarı arayan birini tanıyorum.Bulmak için her şeyi yapmıştı...

Bu kitabı çözmek ; Türkler olarak boynumuzun borcu.

Sayın okuyucu; Tengri'nin Türkü kitabında anlatılan her şeyi burada benim tek başıma açabilmem için ehillerinin bir kaç kitap yazması gerekir.Hep beraber inşallah derinlemesine irdeleyeceğiz.Lütfen siz de okuyup,kendi görüşlerinizi yazınız.Ben ; naçizane gördüğüm detayları kendi bakış açıma göre inceliyorum.

25 Şubat 2019 gece 01:16'da İstanbul semalarında beliren ışıkla , kitap çok hızlı biçimde ,çok daha fazla miktarda sır açmaya başlıyor.Neresinde başlasam bilemiyorum, aşağı inen şerlilerin liderinden başlayayım.Bu şahsın adı Iropiyon.

 

 

Bu ismi ve şahsın özelliklerini ele alalım.Öncelikle ; var olmak için oksijen tüketmeyen bir yapısı var.Vücut renginden ve kendi ifadesinden bu anlaşılıyor.Koyu,morumsu-grimsi bir renkte.Oksijene ihtiyaç duymuyorsa ne ile yaşıyor sorusu akla geliyor.Bunlar kitaba göre "çağ delici" bir ırk.İleri bir zamandan günümüze müdahale etmeye çalışan şerli varlıklar.İleride yaşanacağı söylenen SİN çağından günümüze gelmeye çalışan öncüler olabilirler.(lütfen Yasin suresini bir de bu anlamıyla okuyunuz) SİN çağını, Sultanımızın kitaplarından ve sohbetlerinden biraz biliyoruz.Bu çağda ; insan olmayan ancak yapay zeka ile bütünleşik , kompozit metal organlar ile yaşayanların olacağını okumuştuk. Böyle bir vücudun, günümüz bilgisayarlarıyla karşılaştırılırsa,yaşamak için enerjiye ihtiyaç duyacağı açıktır.

I R O P I Y O N

Anagramları incelenirse ;
Orion yip = Orion takım yıldızına gönderme var.Bilgi ağlarında pek çok yerde Şerli ırkların Orion'dan geldikleri anlatılır.

I ion ropy = İyonlaşmaya atıf var. Biz iyonu artı veya eksi yüklü parçacık olarak biliriz.Burada yapay bir yaşama dair iz var.Negatif enerjiden beslenen şerli varlıklar bunlar.

IP iron yo = IP; günümüzde bilgi ağı adreslerini belirtmek için kullanılır.Iron ise İngilizcede demir demektir. Sin çağında metalden yaşamlar olacak demiştik.Burada da buna atıf var.

Yani IROPIYON ismi ; nereden bakarsak bakalım sıkıntılı bir isim.

Bu ismi ÖnTürkçe metodolojisiyle okursak:

ER- OP/AP- İY(UW)-ON olarak okunur.Anlamı da ;

Kutlu uzaydan aparılmış(soyutlanmış) Er(Kişi)...Anlam çok açık değil mi? Bu varlıklar her ne iseler, Kut alamıyorlar.Tengri ile hiç bağları yok.Tengri onlardan haşa habersiz değil.Onlar , Tengri ile bağ/sıcaklık/muhabbet kuramıyorlar.Elmanın çürük yarısı gibi düşünelim onları.

Et yiyorlar,ama havaya ihtiyaçları yok.Daha önce de çağı delip, çağın ötesi Tepegöz ile insanlara zulüm getirmişler ancak,Kurt la gezen İhtiyar(selam olsun Ona) ile Basat, tepegözü taş uçlu silahla yeniyorlar.

 

 
Iropiyon ve adamları ; Töreciyi görür görmez, taş uçlu silah teknolojisini,Ay'ın sır anahtarını ve Su taşını istiyorlar...Bu taşların ne olabileceği ile ilgili Sultanımız bir sohbetinde konuşmuştu. Tengriye bir kez daha şükrettim ki taşları Türk'ün kontrolüne vermişti.

Iropiyon ve avanesi  ve bunlarla aynı niyete sahip olanlar ; Kuran'ı Kerim'de size ne olacağı açıkça yazılmış: Ali İmran 12: İnkar edenlere de ki :" Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız.Orası ne fena yataktır!"

 

Kitabın bu kısmı çok ilginç.Türk Ordusunun , TMT'nin ne kadar donanımlı ve hazırlıklı olduğunu gözler önüne seriyor.

 

 
Okyay Pusat elbisesi...

Türklerin her çağda her anda , o Anın Çağın pusatlarıyla teçhiz edilmiş olarak Tengrinin yanında cenge hazır beklediklerini bir kez daha Anlayın! 

Bu elbiseyi yapana da giyene de kurban olayım.Rengini,şeklini, niteliklerini Allah'ın izniyle hepiniz kitapta gördünüz.Sultan Babamın kitaplarını takip edenler bilir, kitapta anlatılanların çoğu bu çağda yaşandı bile.Balık hafızalı günümüz insanına örnek vermekten,sayfa göstermekten yorulduk.Soyut mu somut mu ? tartışması yapa dursunlar, Türk Tengriyi bilir! 

Kitap, Adem Beyin şerli planlarını bozması ve Türk Ordusunun mutlak galibiyeti ile devam eder. Kara Yer'den Bayrak açılmış.Kadimler Türk'e yardıma gelmişlerdir.(bkz.eski dünya tasviri-16yıldız.com) 

Ey bu kitabı soyut kabul edenler! Bu kitapta anlatılan bilgilerin ışığında sizlere somut sorular sormak istiyorum? 

1- şerliler ve piyonları amerika, neden Ay'a geri dönmek için harıl harıl çalışıyor? 

2- Türklerin elinde ciddi bir koz olmasa, coğrafyada terör estiren şerliler Anadoluya açıkça saldırmaz mı? 

3- Tüm dünya vahşi bir sistem ile yönetilir iken, Gönül ile çalışan tek milletin Türkler olması tesadüf mü? 

4- Cern'de zaman/çağ delmek için somut deneyler yapılır ve bilim adamları zamanda yolculuğun mümkün olduğunu söylerlerken, farklı çağdan/boyuttan günümüze sızmaya çalışanlara karşı duran Türkler mi soyuttur? 

5- Taşlardaki şifa ve çeşitli enerjiler kadim zamandan beri bilinirken, bu taşları kullanarak şere karşı duran Türkler mi soyuttur? Kullanmakta olduğunuz harddisk ,dvd vs 'nin de sentetik taş olduğunu bilmezmisiniz? 

6- Türklerin kadim Atalarının bizim zamanımıza bıraktıkları kitaptaki sırlar çözüldüğünde, ey şerliler o zaman nereye kaçacaksınız?!? 

Türk unutmaz! Sizi de yazdık. Latif Baba'yı ve Erenleri ablukaya almanın da ayrı bir cezası olacak bunu da iyi belleyin! 

 

 

Kadim kitaptan bir sayfa daha... 

2 li tamgalardan oluşan 3 sıra mevcut.Okumaya çalışalım inşallah.
 

Kadim Kitaptaki 4.sayfanın bu üç satırında sırasıyla: 

 

Hayat/zaman dönüşüm 

Tengrinin en yüce Eri(kitaptaki anlamıyla Tek'in Biri) 

Kutlu On yedi 

anlamları çıkıyor.Bunu hep beraber çalışmak ve Sultan Babamın rehberliğinde,hep birlikte çözmek hepimize nasip olsun inşallah 

Gördüğüm bir rüyayı anlatmıştım en başta...O kişiyi kitapta bulmak nasip oldu,dünya gözü ve bu çağda tanışmak da hepimize nasip olsun inşallah. 

Yazıma son verirken; Sultan Babam Oktan Keleş Beyefendiye,tüm Eren Babalara ve Gök Türklere minnet duygularımı sunmak istiyorum.Biliyorum ki, ne kadar şükretsek azdır.Ne desek , gönlümüzden geçenlere tercüman olmaya yetmez. 

Ne Mutlu Türküm Diyene!
Hamdi Cenk Düzgit- Pars Göktay



Bu haber 1,977 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,874 µs